Kadıköy Sürücü Kursları
Kadıköy’deki sürücü kurslarına ulaşmak için tıklayın. kadıköy sürücü kursları
Yorumlar kapalı
Kadıköy’deki sürücü kurslarına ulaşmak için tıklayın. kadıköy sürücü kursları
Yorumlar kapalı
Hızla gelişen motosiklet sektöründe yenilerin yanında olmak, onlara doğruyu göstermek, alt yapısı sağlam motosikletçiler yetiştirmek bizim asli görevimizdir. Gerek motosiklet alımlarında, gerek sürüş tekniklerinde, gerekse donanımlarında doğru yönlendirilmeleri, onların hayati ve ekonomik yaşamlarının korunmasını sağlar. Bu bakımdan yazılarımın çoğunlukla yeni arkadaşlarımıza yönelik olduğunu bilmenizi isterim.
Motordan ne zaman düşülür
Bakın sevgili Tolga, ki kendisi pek bir uzun zamandır bu ikitekerlerle münasebet halindedir, motordan düşmek konusunda neler döktürmüş… Pek çoğu tarafımdan da tecrübe edilmiş olduğundan sizinle paylaşmak istedim. Kulağınıza küpe olsun…
Vizörler
Kask camlarının (vizör) ömrü devamlı temizlemek zorunda olduğumuzdan, kask kadar uzun ömürlü değildir. Zaman içinde silinmekten belli belirsiz çizikler oluşur. Özellikle geceleri ışıkların kırılmasına neden olan bu çizikler kullanıcıyı yanıltarak tehlikeye neden olur. Mutlaka yeni vizör alınıp, temiz görüş sağlanmalıdır. Bu nedenledir ki, kask alırken satıcıdan kask camı ve mekanizmalarının yedeklerinin olup olmadığı sorulmalıdır. Bir de renkli ve aynalı vizörler vardır. Bunlardan sadece sarı renkli antifar olanlar gece kullanılabilir. Diğerleri güneş gözlüğü gibi ışınlardan korunmak içindir. Gece kullanıldığı takdirde görüş kalitesini düşüreceğinden tehlike yaratır. Gündüz kullanıyor olsanız bile tünel girişlerinden önce vizörünüzü mutlaka açmalısınız.Böbrek Ve Sırt KorumaMotosikletçiler arasında bellik diye anılan kuşağın kullanım amacı böbrekleri korumaktır. Beli saran bu kuşak hem böbreklerin üşütmesini, hem de sarsılmasını önler. Eğer sakin bir yapınız varsa, sadece bellik size yeterli olabilir. Yok eğer gaza gelen bir tipseniz, risk sınıfındasınız demektir. İşin doğrusu motosiklet kullanmamanızdır. Kendinizi tanımanıza rağmen motosiklete biniyor ve sert kullanıyorsanız size sırt koruma şarttır. İnsan vücudunda kafa ve omurilik, korunması gereken en hayati iki bölgedir. Kask başımızı, sırt koruma omuriliğimizi korur. Boyundan kuyruk sokumuna kadar uzanan balık sırtı dizili protektörler, sır üstü düşmelerde omuriliğe gelebilecek darbeleri karşılar. Bel kısmı ise kuşak şeklinde olduğundan, böbrek koruma özelliği taşır.DizlikMotosiklette oturum konumunda en fazla rüzgar alan ve darbelere açık yerimiz dizlerimizdir. Ekstra takılan diz protektörleri (diz koruma) olduğu gibi kendin diz protektörü motosiklet pantolonları da vardır. Diz protektörü diz kapağı kısmını sıcak tuttuğundan, ileriki yaşlarda romatizma riskini azalttığı gibi, başımıza en sık gelen bir örnekle otomobilerin arkaya bakmadan ani kapı açmalarında ilk muhatap dizlerimizdir. Bu olayı yaşayan iki arkadaşımızdan, diz protektörü takılı olan, kapının boyasının dizine bıraktığı izle atlatırken, dizlik kullanmayan arkadaşımızın sekiz dikiş yediğini hatırlatmak isterim.
Yüz Maskesi
Başa giyilen yüz maskesinin asıl amacı bilinmediğinden, kullanımı pek yaygın değildir.Çoğunlukla soğuk havalarda üşümemek için kullanıldığı düşünülür. Halbuki yüz maskesi hijyendir. Aynı çorap gibi vücuttan çıkan toksinin emilip kaskın iç yüzeyine geçmemesini sağlar. Sanıldığının aksine sıcak havalarda faydası daha büyüktür. Teri emer, kaskın içerisine kötü koku sinmesine mani olur ve her yıkanıp giyildiğinde mis gibi kokar. Kaskın giyilip çıkarılması esnasında yüzümüzün kask tarafından sürtünüp, çizilmesini önler. Soğuk havalarda da kullanıldığı doğrudur. İpek, merserize ve yün gibi çeşitleri vardır. Mevsime göre seçim yapılmalıdır. Bütün önlemlere rağmen kaskın iç yüzeyi zamanla kirlenir. Bunun içinde temizleyici madde (Helmet Care) temiz bezle silinerek ilk günkü gibi olmasını sağlar.FileMotosikletin bir köşesinde bulundurmakta fayda vardır. Arka ve yan çantalar hatta depo üstü çantalar olsa bile, seyahat halinde mutlaka extra bir yükleme çıkar. İşte o anda, yanınızda taşıdığınız küçücük bir file büyük bir iş halleder.
Yorumlar kapalı
Motosiklette Güvenlik 1: Önce Kafa
Motosikletinizi çalıştırmadan önce gidonu seleye bağlayan somunun fazla sıkı ya da gevşek olmadığına dikkat edin. Art Friedman
Motora binmeden önce hızlı bir kontrolden geçirmek her zaman tavsiye edilen bir şeydir. Burada kontrol edilecek bölümler; Tekerler (lastik, jant ve frenlerle birlikte), Kumandalar (Lamba ve diğer elektrik aksamı), Yağ (Zincir ve motor) olamlıdır. Seyahat arasında bile olsa en azından lastiklere arada bir bakmakta fayda vardır, ne olsa hayatınızı onlara emanet edeceksiniz. Ben birkaç kez lastiklerimden çivi çıkardım, hem de daha lastiği patlatmadan önce. Birkaç kez de gevşek tapalar keşfettim. Bu sadece birkaç saniyemi aldı ama görmeseydim sonuçları çok acı olabilirdi.
Peki ya diğer hayati parça? Motoru çalıştırmadan önce motorcuyu da kontrol ediyor musunuz? Durup da motorunuz kadar kendinizin de hazır olmadığınıza bakıyor musunuz? Motosiklet kazalarında mekanik problemlerin payı çok azdır. Öte yandan sürüş hataları çoğu motosiklet kazasının sebebidir ve pek çok diğer kazaya da katkıda bulunur.
Motosiklet sürüşteki insan faktörü hakkında birkaç kitap yazılabilir (ki yazılmıştır). Ancak bu kadar önem verilmesine rağmen, biz motorcular hala kaza araştırmacılarını hayrete düşürecek şeyler yapmaya devam ediyoruz. Birkaç genel sorun şöyle sıralanabilir.
Kaza yapma hazırlıkları içindeki en popüler davranış birkaç içki içmektir. Ölümcül kazaların yarısından biraz fazlasında motosiklet sürücüsünün alkollü olduğu görülmüştür. Uçak pilotlarının içki içtikten 8 saat sonra uçmalarına izni verilir. Her ne kadar motosiklet kullanmak uçak kullanmak kadar karmaşık kararlar gerektirmese de, pilotlar pek ender olarak bir motorcu kadar ani tepkiler vermek zorunda kalırlar. Bir uşağın önünden bir aracın sola kırması pek görülmez. Yine de çoğu motosiklet sürücüsü birkaç biradan sonra eve gitmeyi sıradan bir iş olarak görür.
Yasadışı haplar da etkenlerden biridir ama bunları kullanan insanların bu tür yazılar okuduğunu zaten sanmıyorum. Ya yasal ilaçlar? Nezle ve grip ilaçlarından azıları herhangi bir araç sürücünün dikkatini dağıtacak etkiler yapabilir. Aldığınız ilacın etkilerini bilmekle yükümlüsünüz. Eğer grip için bir ilaç aldıysanız, doktoru dinleyip yatakta kalmanız için bir sebebiniz daha var demektir.
Kafanızı kimyasallarla bulandırmanın başka yolları da vardır, mesela eldivensiz ve maskesiz olarak güçlü solvent’ler ile temizlik yapmak gibi. Kapalı bir garajda motor çalışır vaziyette durmak da olabilir. Açık havada bile kafayı tutmanız mümkün. Yüksek bir dağ tepesindeki bir ormanlık alanda geçireceğiniz birkaç saatte alacağınız aşırı dozda oksijen de kafanızı bulandıracaktır, üstelik bunu ilk viraja kadar fark etmeyebilirsiniz de.
Sadece motosiklet kullanmak bile sorun olabilir. Bazen herkesin motosiklet üzerinde saatler geçirmeye alışık olmadığını unuturum. Birkaç yıl önce bize bir gezide katılan arkadaşım uyuyakaldı ve yol kenarındaki bir çite girdi. Vücudunuzun kaldırmayacağı programlar yapmayın.
Motosikler üzerinde geçen uzun günler tahmin ettiğinizden daha yorucu olabilir. Aynı şekilde oturmanın getirdiği yorgunluğun dışında rüzgar basıncı, titreşim ve zaman zaman gelen adrenalin yükselmesi de yorgunluğunuzu artırır. Çarpıp geçen rüzgar da sizi yıpratır. Normalden daha önce susuzluk hissedersiniz. Rüzgarın sesi de çok yıpratıcıdır ama yine de ancak çok azımız buna önlem alırız. Yüksek bir ön cam, iyi kalite bir kask ve kulak tıkaçları gürültüyü kesecektir. Aynı şekilde sessiz bir egzoz da öyle.Eğer önünüzdeki yaz için uzun bir seyahat planlıyorsanız buna iki üç kala hazırlıklara başlayın, işe motorla gidin ve her defasında biraz daha uzun haftasonu sürüşleri yapın. İlk gününüz için uzun bir sürüş planlamayın. İkinci ve üçüncü günler büyük ihtimalle en uzun mesafeleri yapabileceğıniz günler olacaktır. Bundan sonrasında ise gittikçe daha yorgun olacaksınız tabi eğer birkaç gün dinlenmeyecekseniz. Seyahat boyunca hafif kahvaltılar ve öğle yemekleri yiyin ki uykunuz gelmesin, molaları da aksatmayın. Daha susamadan su için. Grup sürüşü yapıyorsanız planlarınız daha da hafif olmalıdır. Hep birlikte programın üzerinden geçmeli ve yorulan ya da daha fazla süremeyecek olanları tolere edebilecek şekilde hazırlıklı olmalısınız. Bir motorcunun problemi tüm grup için tehlike yaratır.
Bir kazasını anlatan arkadaşım şöyle demişti “Yaptığım ilk hata kızmaktı”. Sinir ve korku gibi hislerin motosiklette yeri yoktur. Stres de bu kategoriye girer. Eğer sürüş esnasında kalp atışınızı hızlandıracak bir olay olursa kenara çekin ve sakinleşin. Sinirinizi boşaltmak uğruna hayatınızı riske atmayın. Ailenizi düşünün ya da kendi kendinize bir iki espri yapın. Eğer stresliyseniz motora binmeden önce sakinleştiğinizden emin olun.
Aslında araba da kullanamayın. Motor kullanamayacak durumdaysam ondan beş kat daha ağır ve çok daha az manevra kabiliyeti olan bir aracı da kullanmama gerekir. Üstelik bununla etrafa verebileceğim zarar çok daha büyük olur. Maalesef çoğu kişi böyle düşünmez.
Herneyse motosikletinizi çalıştırmadan önce gidonu seleye bağlayan somunun fazla sıkı ya da gevşek olmadığına dikkat edin.
Motosiklet Güvenlik 2: Şeritte Konumlanma
Güvenliğin başlangıç noktası motosikletinizi şeridin neresinde kullandığınızla başlar. Şeritte doğru konumlanma size görünürlük, kaçış rotaları ve daha uzun reaksiyon süresi sağlar.
Motosiklet sürücüleri genelde trafik haberlerini duymazlar.
Günümüz trafiğinde her yerde bir sıkışıklık görülmektedir, hepsinden uzaklaşmak için çıktığınız bir hafta sonu motosiklet kaçamağında bile. Önünüzdekiyle bıraktığınız takip mesafesinin arasına giren pek çok sürücü görürsünüz ve güvenlik mesafesini bırakmaya ne kadar uğraşırsanız araya girn de o kadar çok sürücü olacaktır. Bazen trafikte geri gittiğinizi bile hissedebilirsiniz!
Normal reaksiyon takip mesafenizi düşürmek olacaktır, ki herkes de bunu yapar. İşte bu şekilde otoyollarda 100km/h ile giderken aralarında bir arabalık bile mesafe olmayan araç selleri oluşur.
Bilinçli motosiklet sürücüsü için bu tehlikeli olabilecek sıkıntılı durumla baş etmenin yolları vardır. Her şey kendinizi ileride neler olduğunu görebilecek şekilde konumlamanızla başlar.
Gözünüzle Gördüğünüz Başınıza Gelir
Motosiklet üzerindeyken arabalara karşı sadece iki stratejik avantajınız vardır, daha rahat bir görüş ve hacminiz. Motosikletlerin arabalardan daha çabuk duracağı ya da daha iyi manevra yapacağı efsanelerine inanmayın. Bu en iyi şartlar altında ve bir spor motosiklet için geçerli olabilir ama trafiğin içinde cruiser ile gezen pek çok insana için geçerli değildir. Burada tek seçeneğiniz var olan avantajlarınıza odaklanmaktır.
Motosiklet üzerindeyken en önemli bilgi kaynağınız gözlerinizdir. Diğer duyularınızdan gelen bilgi çok azdır. Kaza araştırmalarından öğrendiğimiz kadarıyla, karşılaşacağınız tehlikelerin büyük bir çoğunluğu tam karşınızdan gelecektir. Önünüzdeki yol, gideceğiniz yönü göstermektedir. Bu yüzden bu yöne yoğunlaşmakta fayda vardır.
Daha Az Sıkıntılı Şerit
Şehiriçi yollarda en iyi stratejik konumunuz; sola dönmesi muhtemel araçlarla aranızda bıraktığınız mümkün olan en fazla mesafe, muhtemel yol kenarı engellerine çarpmamak için yolun en sağı ile aranızda bıraktığınız yeterli miktarda mesafe ve önünüzdeki trafiği görebilme ile ilgilidir. Çok şeritli yollarda bunun anlamı sağ şeridin sol yarısı olarak tarif edilebilir.
Sürüş stilinize bağlı olarak, klasik sağ şerit pozisyonu size rahat geliyor olabilir. Agresif sürücüler genelde sol şeritte herkesin önünde giderler. Bu kabul edilebilir, tabi eğer her zaman karşılaşabileceğiniz sola-dönecek-araç ile aranızdaki mesafenin kısa olduğunun farkında olduğunuz sürece. Bu yakınlık tepki seçeneklerinizi azaltır, hatta belki toptan ortadan kaldırır. Çoğu ölümcül sola-dönen-araç durumlarında frenleme son çarenizdir, kıvırma ihtimali ise hiç yoktur.
En iyisi yanlış yerde yanlış zamanda olmamaktır. Bunu becermenin yolu ileride trafiği iyi analiz etmek ve olması muhtemel çatışmaları öngörebilmekten geçer. Sizi bu tür çatışmaların dışında tutacak yer ve zamanda bulunmaya çalışın. Bunu yapmanızın yolu da ilerinizdeki trafiğe odaklanmaktır.
Çatışmalardan Kaçınma
Otobanda karşılaşacağınız sorunlar normal şehirlerarası yollardan farklıdır. En büyük fark karşıdan gelen ya da yolu diklemesine geçen bir trafiğin (normal şartlar altında) olmamasıdır. Bu tür yollardaki tehlikeler genelde yolun sağ tarafında görülür yani otobana giriş ve çıkış noktalarında. Eğer otoyolu terk etmiyorsanız bu bölgelerden uzak durun.
Belli bir sürate erişmiş ve orta-ağır trafikte ilerliyorsanız, olunabilecek en iyi yer sol şerittir. Bu şeritte her yönden gelebilecek trafik çatışmalarının dışında kalırsınız. Sol şeritteyseniz sol taraftan gelecek tehlikelerden korunmuş durumdasınızdır, dikkat etmeniz gereken bölge sayısında bir azalma demektir bu. Daha az sıkışık trafikte ise kendinizi trafiğin akışına bırakın. En temel ve en az dikkat edilen kuralı uygulayın – sollama dışında sağ şeritte kalın.
Sıkışık Trafik
Trafik ağırlaştıkça ve takip mesafeleri kısaldıkça şerit içi konumlanma taktiklerinizi devreye sokun. Görünü olma kuralını hatırlayın. Sol şeridin sağ yarısında olmak, ilerideki trafiği görebilmek açısından sizin için en uygun yerdir. Böylece olabilecekleri tahmin edip karmaşadan uzak kalabilirsiniz. Bu şeritteyken önünüzdeki araca biraz daha yakın gidebilirsiniz. Takip mesafenizden biraz ödün vermeniz bir tehlike yaratmaz çünkü yolun çok daha ilerisindeki değişimlere tepki verebiliyor durumdasınızdır. Eğer sol şeridin sol yarısında olsaydınız ilerideki yolun daha azını görebilecektiniz.
Bulunduğunuz şeridin soluna ne kadar yaklaşırsanız ileriyi de o kadar az görebilirsiniz. İleri görüşünüz tamamen önünüzdeki araca bağlıdır. Özellikle yollarda giderek artan jip ve kamyonetleri göz önünde bulundurursanız, klasik şeridin-ortası pozisyonu daha da engellenmiş bir görüş sunmaktadır. Bu tür büyük araçlar görüşünüz için önemli bir engeldir ve arkalarından seyrederken özellikle dikkat etmek gerekir.
İleriyi görüşünüzü artırarak önünüzde oluşan değişiklikleri daha iyi görebilirsiniz ve böylece farklı durumları tahmin etmeniz ve gerekli önlemleri almanız kolaylaşır. Önünüzdeki fren lambalarını ve şerit değişimlerini erkenden görebileceğiniz için etrafınızdaki herkesten daha önce tepki verebileceksiniz.
Tabi ki ileriyi daha iyi görmek adına takip mesafenizden fedakarlık yaptığınız zaman gördüklerinize çok çabuk tepki vermeniz gerekir aksi halde bunun bir faydasını göremezsiniz. Ayrıca bu tür yakın takip yaptığınız zaman sizi sıkıştırmak isteyen ya da dikkate almayan sürücüler de biraz daha geri duracaktır.
Güvenli Sürüş
Güvenli sürüş ile ilgili önemli bir üçlüden bahsedeceğiz, “azalt, ayır ve fedakarlık yap”. Tehlikeyle karşılaşmadan önce alınan tedbirlerin amacı bu üçlü ile açıklanabilir; size zararı olabilecek bir potansiyel tehlikeyle karşılaşma ihtimalini azaltmak, iki ya da daha fazla tehlikeyi yer ve zaman olarak birbirinden ayırmak (aynı anda iki tehlikeyle karşılaşmamak) ve bu ikisinin mümkün olmadığı durumlarda fedakarlık yaparak tehlike potansiyelini azaltacak bir yol izlemek ya da bir tedbir almak gerekir.
Şeridin sağ yanında sürmek size sola doğru bir güvenlik bölgesi sağlar. Ayrıca bu şekilde sizi sağınızdan sıkıştırmak isteyen sürücüleri de engellemiş olursunuz. Son olarak da, eğer trafik aniden durursa fazladan fren mesafesi için şerit aralarını kullanabilecek bir yerde olursunuz. Ayrıca ileride şerit balıklarını da arkanızdan gelen ve aniden duran trafiğe uyum sağlayamayıp size çarpmak üzere olan bir araçtan kurtulmak için de kullanabilirsiniz. Siz bu şerit pozisyonunda zaten yolun yarısından çekilmiş durumdasınız, bırakın bir başkası sandviçin arasında kalsın.
Yukarıdakileri uygularken her zaman aklınızda olması gereken şey, trafiğin dinamik olduğu ve sürekli durum değiştirebileceği olmalıdır. Sizin tepkileriniz de değişen yol şartlarına göre farklılık göstermelidir. Sıkışık trafikle ilgili bu stratejiler, her sürüşte aklınızda olması gereken geniş strateji ve manevra repertuarının küçük bir parçasıdır. Bunları şerit konumlama teknikleriyle birleştirerek Yol Savaşçısı rütbesine yükseleceksiniz!
Yorumlar kapalı
Motosikleti seviyorsunuz. Onunla tanışmak, hakkında bilgi edinmek istiyorsunuz. Nereden nasıl başlayacağınız hakkında güvenilir bir danışmana ihtiyacınız var. O halde Motorium’a hoş geldiniz.
Yeni başlayacaklar için;
1- Motosiklet seçimi
Amacımıza uygun doğru motosikleti seçmek çok önemlidir. Bunu yaparkende henüz bu konuda yeni olduğumuzu unutmayıp, küçük hacimli uysal motosikletleri tercih etmeliyiz. At sporunda da önce refleksleri zayıflamış, yaşlı atlara bindirirler. Böylece acemiliğimizi absorbe etmiş oluruz.
2- Hangi versiyon?
Motosikletler kullanım amaçlarına göre çeşitlenirler. Scooter, chopper, enduro, racing ve turing en yaygın olanlarıdır.
Scooter
Daha çok şehir içi kullanımında pratik olan motosikletlerdir. Genelde otomatik şanzıman olarak üretilen bu motosikletler, kapalı karoserleri sayesinde üstümüzü de çamurdan korurlar. Sele altı boşlukları bir kaskın konulabileceği şekilde dizayn edilmiştir.Chopper
Klasik ve narin çizgiler taşıyan bol kromlu görsel motosikletlerdir. Ön furç açıları geniş olduklarından şehir içi kullanımlarında fazla kıvrak değillerdir. Bir biblo gibidirler, temizleyip parlatılması insana zevk verir.
Enduro
Her türlü hava ve yol şartlarında gidebilen çok amaçlı motosikletlerdir. Özellikle ülkemizin bozuk yolları için idealdir. Büyük çaplı jant ebatları, uzun amortisör mesafeleri sayesinde yol emniyetleri üstündür. Daha çok doğayı ve tarihi seven insanların tercihidir. Ana yoldan rahatlıkla çıkabilirsiniz.
Racing
Anıldığı gibi yarış motosikletlerinin sokak için yapılmış olanlarıdır. Spor ve cadde motosikleti de denilebilir. Kullanmak için ciddi deneyim gerekir. Özellikle yeni başlayan arkadaşlar hep bu motosikletlerin hayalini kurarlar. Başlamak için doğru seçim değildir. Çok arzu ediliyorsa tek silindirli iki zamanlı 125 cc bir racing motosiklet olabilir.
Turing
Uzun yol motosikletleridir. Oturum konumu sürüş rahatlığı açısından konforlu motosikletlerdir. Özellikle oto yollarda yolculuk yapan insanların tercihidir. Yola oturması rüzgar koruması ve uzun sürüşlerde yormaması turing motosikletlerin özelliğidir.
3- Tavsiye edilen motosikletler
Yeni başlayan arkadaşlarımız genelde çevrelerindeki arkadaşlarından etkilenirler. Eğer seçim doğruysa mesele yoktur ama sık sık vurguladığım gibi 4 silindirli 600 cc lik bir cadde motosikletini başlangıç motosikleti olarak seçiyorlarsa büyük hatadır. İlk motosiklet en fazla 2 silindir olmalı ve 250 cc yi geçmemelidir. Ülkemizde ithal edilmiş tek silindir iki ve dört zamanlı 125 cc motosikletler olduğu gibi iki silindirli dört zamanlı 250 cc motosikletler de vardır. Hatta alternatifler dahi mevcuttur.
4- Kim Öğretecek
En onemli konu budur. Maalesef gerçekleri vurgulamak zorundayım. İstisnalar hariç ehliyet kurslarında motosiklet eğitimi yok denecek kadar zayıftır. Bu durumda iki yol takip edebilirsiniz, ya tam teşekküllü bir kursa gideceksiniz, ya da özel ders alıp kendi motosikletinizle ehliyet müracaatı yapacaksınız.
5- Motosiklete binmeden önce
Kask, korumalı ceket, bellik, eldiven, dizlik motosiklete binmeden önce daima takılması gereken ekipmanlardır.6- Artık yoldayız
Bu aşamaya geldikten sonra her şeyde olduğu gibi kendimizi geliştirmeliyiz. Deneyimli motosikletçilerin sohbetlerinde öğreneceğiniz çok şey vardır. Onlarla tanışıp gezin, arkalarında gitmek size sürüş tekniği kazandırır. Kilometre yapın, tecrübeniz artsın. Göreceksiniz ileride seçeceğiniz motosiklete siz karar vereceksiniz. Çünkü zaman içersinde motosiklet sizin hayatınızda en çok nerede varsa o amaca yöneleceksiniz.
Yorumlar kapalı
Gürültü : Motosikletinizi başkalarını rahatsız edecek derecede gürültülü küllanmayın. Motosikletinizin ürettiği gürültüden rahatsız olan kişilerin tüm motosikletlilere düşmanlık beslemesine neden olursunuz.
Saygısızlık :
Motosikletinizi sürerken trafikte bulunan diğer araç ve özellikle yayalara saygı gösterin. Yapacağınız her kaba ve saygısız davranış tüm motosikletlilere mal edilecek ve motosiklet kullanıcısının saygınlığını zedeleyecektir.
Riskli Hareketler :
Daima Trafik Kurallarına uyunuz ve trafik emniyetini tehlikeye atacak riskli hareketlerden kaçınınız. Bu tür tehlikeli hareketler trafikteki diğer sürücülerin motosikletliye tepki göstermesine neden olur.
Kaza:
Motosikletinizle kaza ihtimali olan durumlardan ve kaza yapmaktan kaçınınız.Yapacağınız kaza bizzat kendinize maddi manevi zarar vereceği gibi, ailenize, yakınlarınıza ve diğer motosikletlilere de zarar verir.
Yorumlar kapalı
Uzun yol rehberi az sonra da yanınıza almanız gerekenler listesini göndericem
1.Limitlerinizi bilin ve seyatinizi ona göre planlayın..
Eğer hayatınızda yaptığınız en uzun mesafe 500 km. ise, 800 kilometrelik bir yolculuğu aklınızdan bile geçirmeyin. Günlük kapasiteniz 500 km. de olsa 1500 km. de olsa yol uzadıkça sonraki günlerin performansı düşer. Unutmayın ki en tehlikeli zaman 3 ve 7. günler arasında kalan zamandır. En doğrusu bu zaman diliminde performansınızın %65’i kadar yol yapmayı planlamaktır. Aynı zamanda yola çıkmadan önce planladığınız zamanlamanın gerisinde kalma riskini düşünerek en az 1-2 alternatif rota fikriniz olmalı.
2. Yüksek hızları unutun.
Yüksek süratlerin ve uzun mesafe yolculuklarının ortak noktaları çok azdır. Ana yollardan uzak duran ve sakin kullanan bir sürücü otobanda hız rekoru kırmaya çalısan bir sürücüden daha fazla yol katedebilir, aynı zamanda manzaranın ve virajların tadını çıkarabilir. Bunu yanında süratin, benzinci aramak için harcanan daha fazla zaman anlamında sarfiyata, rüzgara karşı boğuştuğunuz için yorgunluğa ve belki de bir hız cezasına neden olacağını da unutmamak gerekir.
3. İlaçlarınızı ve kahve stoğunuzu evde bırakın..
En basit şekilde, ilaçlar ve diğer uyarıcılar işe yaramazlar. Eğer dikkatinizin devamını sağlamak için kahve, kola ya da başka bir uyarıcı ihtiyacı hissediyorsanız, o gün için sürüşü sona erdirmenin ciddi bir uyku çekmenin vakti gelmiştir.
4. Motorunuzu yolculuğa hazırlayın.
Lastikleriniz, zinciriniz, motor yağınız gibi elemanlar yola çıkmadan önce mümkün olan en iyi şartlarda bulunmalıdır. Aksi halde yolda başınıza gelecek bir sorun size oldukça fazla zamana ve hatta belki evinizde halledebileceğinizden daha pahalıya malolacaktır.
5.Yolculuktan hemen önce akseuar temin etmekten kaçının.
Yeni kaskınızın rahat olmadığını veya yeni yağmurluğunuzun su geçirdiğini öğrenmek için yolculuk çok iyi bir tercih değildir. Bunun gibi aksesuarlarınızı daha önceden deneyin ve yolculuk sırasında macera yaşamayın.6. Yola çıktığınızda hazır olun. Yolda alışveriş ile vakit kaybetmeyin..
Mutlaka bir check list yapın ve yola çıkmadan önce kontrol edin. Yoksa çok değerli sürüş veya dinlenme zamanınızdan çalmak durumunda kalırsınız
7. Yaşamak istiyorsanız, kamyonlardan uzak durun.
Kamyonlar uzun ve büyük araçlardır. Direksiyonlarındaki ufak oynamalar ile arka kasasının oldukça büyük hareketler yapmasına neden olur. Kamyon şöförleri arkalarında kendilerini takip edenlerden rahatsız olurlar. Bu rahatsızlık dikkatlerinin dağılmasına ve size çarpmalarına yol açabilir. Ayrıca ağır yük taşıdıkları için lastik patlatmaları, kasasından bazı şeylerin dökülmesi veya fırlaması çok olağandır. Yakınınızda patlayan bir lastik veya dökülen bir şey ölümünüze yol açabilir. Ayrıca kamyonun arkasında seyrederseniz, önünüzü göremeyeceğiniz için kamyonun ani bir fren yaptığını ancak arkadan ona çarptığınızda anlarsınız.
8. Hiçbir zaman durabileceğinizden daha hızlı gitmeyin.
Ağır bir sis içinde şehirlerarası bir yolda seyahet ettiğinizi düşünün. Aniden sol şeritte duran bir araba görüyorsunuz. Çarpmadan önce durabilirmisiniz? Benzer bir örnek açık hava için de geçerlidir. Viraja sadece 20 km. daha hızlı girerek ilersini görememe ve 6 ay hastanede yatma riskini alırmıydınız? Bu şekilde düşünerek ertesi gün yaşıyor olmanızı sağlayabilirsiniz.
9. Daha hızlı gitmek için durmayı öğrenin.
Kendinizin yolda hangi hız aralığında motor kullandığını bilmelisiniz. Eğer süratiniz bu ortalamanın altına düşüyorsa mola vermenin vakti gelmiştir. Belki biraz uyuyabilir veya kısa bir yürüyüş yaparak bacaklarınızı ve kaslarınızı yumuşatabilir ve beyninize oksijen pompalayabilirsiniz.
10. Ne zaman durmanız gerektiğini bilin!
Bir saniye için bile gözünüzün kapandığını hissederseniz hemen en yakın yere çekin ve dinlenin. Eğer bir türlü istediğiniz sürata ulaşamıyor veya devamlı olarak hız kaybediyorsanız uykunuz gelmiş demektir. Aynı şekilde sinyalleri açık unutmak veya benzincide durup durmamak konusundaki kararsizliklar hep yorgunluk belirtileridir.
11. Doğru bir psikolojik durumda olun.
Yağmur, sıcak, soğuk gibi özellikle yolda olmaktan hoşlanmadığınız durumlarla karşılaşırsanız yola çıkmayın. Çünkü bu durumda negatif elektrikle başlayacağınız yolculukta yola konsantre olmak yerine hep içinde bulunduğunuz duruma kanalize olacaksınız. Bu yolculuk için tehlikeli bir durum yaratabilir.
12. Akıllıca toplanın ve gerekli kişisel eşyaları el altında bulundurun.
Güneş gözlüğü, kremler, lens suyu, fener, lastik basıncını ölçtüğünüz aleti, haritanızı ve diğer gerekli malzemeyi el altında bulundurun. Bunlara ihtiyaç duyduğunuz anda ulaşamazsanız, kullanamazsınız. Haritasızlık nedeniyle yolunuzu kaybederseniz değerli zamanınız kaybolur, veya güneş altında yanmış bir kafaya asla kask takamazsınız. Ruhsat, sigorta gibi gerekli evraklarınızı ise güvenli ve sudan korunaklı bir şekilde tutmalısınız13. Benzin ve yemek molalarını ayırın.
Benzin aldıktan sonra (kendi başına küçük bir mola) soyunup yolun karşısındaki lokantada yemek yemek ile 50 km ilerdeki lokantada yemek arasında zamansal bir farklılık olmayacaktır. Sonuç olarak elde edeceğiniz 1 tanesinin zamanı karşılığı 2 mola.
14. Benzine, ihtiyaç duymadan alın.
Benzin alma şansınız varsa kullanın. Daha sonra benzininiz çok azalırsa aramak için kaybedeceğiniz zaman daha fazla olacaktır.
15. Yağmurlukarınızı, yağmur yağmadan giyin.
Eğer yarım depodan daha az benzininiz varsa niye hem benzin almak hem de yağmurluklarınızı giymek için durmuyorsunuz. Bu hem çabuk hem de guvenli bir yoldur. Yağmur yağarken yol kenarında giyinmeye çalışırsanız yarım metre ötenizden süratle geçen ve yerden kalkan su yüzünden sizi görmesi engellenecek olan arabalarla mücadeleederek büyük bir risk alırsınız.
16. Lastik tamir seti taşıyın ve nasıl kullanacağınızı bilin.
Mutlaka bir lastik tamir kiti taşıyın ve nasıl kullanılacağını bilin. Eğer bu konuda daha önceden pratik yapmazsanız yolda başınız derde girerse hem çok zaman kaybedebilir hem de bu uğraşınız sonuçsuz kalabilir.
17. Takım çantanızı genişletin.
Birçok motorsikletin takım çantası yetersizdir. Bu takımları bir rehber gibi kullanarak kaliteli malzemelerle genişletin ve bir de dijital bir voltmetre edinin.
18. En az 2 litre su taşıyın.
Su stoğunuz 2 şekilde bulunmalıdır. 1. El altında içme suyu olarak, ve 2 acil durumlar için. Kendinize bir iyilik yapın ve acil durumlar için ayırdığınız suyu hemen ulaşamayacağınız bir yerde saklayın. Böylece gerçekten ihtiyaç duyduğunuzda orda olur.
19. Sıkıntıdan kurtulmayı öğrenin.
Sıkıcı yollarda bir walkman çok işe yarayabilir. Depo üstü çantada yolda atıştırmak üzere tatlı şeyler taşımak hep çalışan bir yoldur. Ayrıca ekşi bir limon suyu damlası bir anda şok etkisi yapacak ve sizi biraz daha idare edecektir.
20. Bir çekici servisine dahil olun.
Sigortanızın bir arıza durumunda sizi ve motorunuzu bulunduğunuz yerden kurtaracak fasiliteleri olmasına dikkat edin. Bu olmazsa mutlaka bu tip servisler veren kuluplere üye olun.
21. Sağlıklı yiyecekler yiyin.
Fast Food ve uzun yol yolculukları kötü bir kombinasyondur. Sabahları yulaf gibi tahıl tarzı yiyecekler yada tostla birlikte 1 yumurta iyi bir seçimdir. Tereyağından uzak durun. Öğle yemeği hafif ama sağlıklı bir şekilde yapılabilir. Akşam yemeği ise mutlaka salata ve makarna gibi karbonhidratlı bir yiyeceği kapsamalıdır. Unutmayın; “Doğrusunu yiyemiyorsanız hiç olmazsa hafif yiyin.”
22. Günün doğru zamanlarında yemek yiyin.
Standart iş temponuzun psikolojisinden kurtulmak için haftasonu erken, haftaiçi geç kahvaltı ediniz. Akşam yemeklerinin geç sayılmayacak saatlerde yenmesi gerekmektedir. Uzun bir yolculuk gününün sonunda geç yenilen bir akşam yemeği beraberinde rehaveti getirecektir. Bu da hemen uyku dolayısıyla ertesi sabah zinde olmayan bir vucüt anlamına gelir. Öğle yemekleri için kalabalık olmayan yerler seçilmelidir. Bu çok değerli zamanınıza mal olabilir. Eğer başka şansınız yoksa akıllıca davranarak ve önce siparişinizi vererek gerekli telefonları etme, motoru kontrol gibi rutin işlerinizi bu bekleme süresinde halledebilirsiniz.
23. Şehir sınırlarını geçerken dikkatli olun.
Genellikle yollar belediyelerin sorumlulukarındadır. Yani her 50 km.’de bir farklı bir belediyenin sınırına girebilirsiniz. Bu da değişik mühendisler ve farklı metodlarla inşa edilmiş yollar demektir. Bu sınırları geçtiğinizde dikkatli olun. Asfalt kalitesi, yol işaretleri, trafik işaretleri gibi şeyler değişmis olabilir. Bu sizin sürüş stilinizi etkileyecektir.
24. Bir elektrikli battaniye kullanın.
Üşümek için sıcak bir günün ardından güneşin batması veya yağmurlu bir havada sürüş yeterlidir. Böyle durumlarda elektrikli battaniye hayat kurtarabilir.
25. Bir cep telefonu taşıyın.
Bir cep telefonu ve çekici servisi veren bir sigorta yolda çok işinize yarayabilir.
26. Ağrı ve acılar için asprin taşıyın.
Asprin sizin vücut ısınızı düşürür. Ağrılarınızdan dolayı asprin alıyorsanız, vucudunuzu soğutacağını lütfen bilin. Ayrıca asprin pıhtılaşmayı önleyen bir maddedir. Kanayan açık bir yaranız varsa asprinden uzak durun.
27. Yanınızda vitamin bulundurun.
Normalde her gün one – a – day tarzı bir vitamin almak önerilebilir. Ancak yaz ve kış sürüşlerinde durumlar çok farklıdır. Doktorunuzun tavsiyelerine uyunuz. Uzun mesafe sürüşlerinde krampları engelleyecek tarzda olan vitaminlere bakın.
Yorumlar kapalı
Trafik kazalarında yeni TCK 179 maddesinde dava açılmaktadır. Ehliyetsiz sürücü trafik kazalarında ila kusurlu diye bir şey söz konusu olamaz ehliyetsiz olan sürücü Trafik kazasına karışmış ise ve herhangi bir ihlal yapmamamış o kazada kusur verilemez.Yeni TCK göre ceza mahkemelerinde kusur oranını sadece mahkemeler vermektedir hukuk mahkemelerinde bilirkişi tarafında kusur verirmektedir.Bilirkişiye vermiş olduğu karar mahkemeye bağlanmaz.Ehliyetsiz sürücü kırmızı ışıkta durmuş arkadan gelen araba ona çarpışsa arkadan gelen sürücü 1 dereceden kusurlu olduğu ve öndeki aracın kusuru bulunmamaktadır.Eskiden araca binen sürücü kazaya karıştımı mutlaka 8-2 kusurlu derledi şimdik ise Uluslararası eğitim almış teknik bilirkişi arkadaşlarımız ve Eğitimli trafik polisi arkadaşlarımız bu yanlışa düşmüyorlar.
Alkollü sürücü Trafik Kazasına karışmışsa kazanın durumuna göre hareket etmekiyiz ve şunuda unutmayalım 2918 KTY 972-c-2 Alkollü sürücü ölümlü ve yaramalı trafik kazasına karışmışsa ağır kusurun varlığı kabul edilmektedir.Bu yüzden trafik kazalarını kusurları araştırıken illiyet bağı ve 2918 sayılı trafik kanunu bilmelidir ve şunu bilinmeli ki yola inen her yaya kusuludeğirdir.Trafik Kazalarında 179 maddesine giren ihlal vvarsa şahış ceza alır.arac kullanırken kanunları iyi bilmek gerekir saygılarımla
Yorumlar kapalı
Bu yazının hedefi, size “demokratik” bir ülkede sosyal demokrasinin cevherlerini veya sorunlarını anlatmak değil.Bu yazının tek hedefi sizlerin ,bugün yaz tatilinden,yarın bayram tatilinden dönerken canlı ve tek parça halinde sevdiklerinize ulaşmanızı sağlamak.Bir birimizi ciddiye aldığımıza göre her yıl onca vatandaşımızı yok eden trafik kazalarını ortadan kaldırmak için çalışmamız lazım.Umarım zaten araba kullanırken bunların çoğunu uyguluyorsunuzdur ve yine inanmak istiyorum ki ,bu yazı hiçbir zaman “çok geç” aklınıza gelmez.
Uzun yol kullanacaksanız ,lütfen hiç olmazsa sevdiklerinizin uğruna hayatınızı ciddiye alın.Yola çıkmadan önce son gece en fazla 1-2 kadeh şarap yada tek duble rakı için.En az 6 saat uyuyun.Yola çıkarken yanınıza su ve atıştıracak bir şeyler alın,kan şekeriniz düşmesin,susayarak konsantrasyon kaybetmeyin.tercihen arabanın içine ağır çanta ve eşya koymayın ve siz dahil dört kişiden fazla olmayın.Sizi şoför olarak hiç kimsenin sinirlendirmesine izin vermeyin.Sizinle kavga edenler var ise ,gerekirse onları en yakın otobüs durağında indirin .Yarının dertlerini yolunuza ortak etmeyin.İşlerinizin stresini ve sorumluluklarınızı ertesi güne saklayınız.Arabanızın lastikleri ,frenleri veya debriyajı iyi durumda değilse uzun yola gitmeyin.Ayna ayarlarınızı yola çıkmadan tekrar yapın ve aşırı yemek yemeyin.Klimayı sürekli çalıştırmayın.Ayaklarınızın altına pedalların arasına bir şey düşürmemeye dikkat edin,düşürseniz de üşenmeyin,arabayı sağa çekip yerden alın.Yanınızda sevdiğiniz müzikler bulundurun.Yolu ve geçen saatleri hissetmezsiniz.
Yetişeceğiniz bir feribot,bir düğün ,bir iş randevusu vs varsa,yola hesapladığınızdan en az bir saat önce çıkın.Dünyanın en kötü şeyi bir yere belirli bir saatte ulaşma mecburiyeti karşısında yapılan hızdır.Yolda kışkırtıcı şekilde arabanızın arkasına yapılan kimseyle yarış yapmayın.Şehirlerarası tehlikeli bir şekilde araba kullanıp sizi sinirlendiren kötü şoförleri yakalayıp cezalandırmak veya ıslah etmek gibi bir göreviniz olmadığından kesinlikle emin olun.Bu gibi trafik korsanlarının plakasını almakla yetinin ve onları kendi kaderleriyle baş başa bırakın.Onlar yüzünden ölmeye hiç değmez ve yolda bin kişiye eğitim veremezsiniz.
Yağmur yağarken ,(özellikle en başında ve çok yağdığında)yollara mıcır dökülmüşken ve kent ve kasabalardan geçerken,özellikle yavaş ve kontrollü gidi.Sol şeridi yalnız görüş sahası müsaitken sollamak için kullanılan ve özellikle düşük hızda giderken sağ şeritte kalın.Önünüzdeki araca yapışmayın,fren için mesafe bırakın ,gözünüzü yoldan ayırmayın.Kör noktayı düşünerek başınızı sola çevirmeden kesinlikle şerit değiştirmeyin.Özellikle yağışlı havalarda direksiyona iki elle tutun.Virajlara hız yaparak girmeyin.Çıkmanız gereken kavşağı kaçırıyor olduğunuzu görüyorsanız ,son anda alacağınız kararla o çıkışı almaya kalkışmayın,direkt takla atarsınız.genellikle 15 dakika kaybedip ileriden dönüp tekrar gelin.arabanızın limitlerini zorlamayın.
Yokuşları çıkacağınız vitesle inin.Yandan ana yola girmek isteyenleri klaksonla ikaz etmekten çekinmeyin.Özellikle size doğru bakmıyorlarsa…Yaya ve hayvanlara özellikle dikkat edin. Geceleri uzun farlarınızı sürekli yakmayın.Sis lambalarınızı kullanmayı öğrenin.Benzin almak için, yakıtınızın dibe vurmasını beklemeyin.En geç 1/3 depo benzin kaldığında derhal bir benzincide durun.Her zaman aradığınız petrol şirketini bulamayacağınızı bilin ve inat etmeyin.
“Hiç mola vermeden on saat araba kullandım” gibi iptidai övünç konularından uzak durun.Gece(veya gündüz) uykunuz gelirse yola devam etmeyin,bir motelde kalın veya yüzünüzü ısrarla,üşenmeden durup soğuk suyla yıkayın veya bazı benzincilerde satılan ve başınızı eğdiğinizde de tiz bir uyandırma sesi çıkaran kulak arkası ikaz aletini çekinmeden kullanın.İnanın gerçekten çok işe yarar.Araç kullanırken ,sevdiklerinizi düşünerek; başkalarının yapabilecekleri hatalardan da sorumlu olabileceğinizi ve iyi bir şoförün herkesin potansiyel dikkatsizliklerini de hesaplayarak araç kullandığını unutmayın.Kazasız araç sürmeniz ancak buna bağlıdır.
Son iki hatırlatma: Sol kolunuzu camdan sarkıtmayın. eve üç-dört kilo hafiflemiş gitmenin bir yararı olmaz. Bir de, kazaları yalnız başkalarının başına gelmez. Boş yere üçüncü sayfa haberi olmayın. Bu toplumun size ihtiyacı var. Cumhuriyet okuru oluşunuzdan belli. Bu yazıyı kesip her uzun yolculuğunuzdan önce okumanızı ve sevdiklerinize yollamanızı öneririm.
Bir başka yazımda siz sürücüye değil,trafiğimizi yönlendiren devlet görevlilerini ikaz edeceğim.Çünkü onların “suçları” da en az dikkatsiz trafik canavarları kadar yüklü…
Yazan:Bedri Baykam
Yorumlar kapalı
Önce dikiz aynası ile başlayalım. Dikiz aynasını gece konumuna getirince, arkadaki arabaların farlarının ışıklarının sizi rahatsız etmeden nasıl arkayı görebildiğinizi hiç merak ettiniz mi? Eğer evinizde gece ışıklar açık ve dışarısı karanlık iken pencerenin önünde durursanız, camdan aksinizi bir aynaya yakın netlikte görebilirsiniz. Dikiz aynalarında da bu özellik kullanılır.Dikiz aynasında arka arkaya ama birbirine açılı,’ V şeklinde, önde düz bir cam, arkada ise normal düz bir ayna vardır. Normal gündüz konumunda ayna kısmı dik durumdadır ve camdan geçen ışıklar burada yansıyarak arkanızı görmenizi sağlarlar.
Dikiz aynasını gece konumuna getirince, cam kısmı dik duruma gelir, açılı hale gelen ayna kısmı ise arabanızın tavanını gösterir. Bu pozisyonda ayna kısmı tamamen karanlık olan arabanın tavanını camın arkasına yansıtır ve evdeki cam örneğinde olduğu gibi, dikiz aynasının cam kısmından arkadan gelen ışıkları nispeten az ve gözlerinizi rahatsız etmeyecek şekilde görebilirsiniz.
General Motors ilgilileri, şimdi yeni bir dikiz aynası geliştirdiklerini söylüyorlar. Bunda sadece tek bir yansıtıcı yüzey olacak ve üzerindeki özel film tabakası sayesinde geceleri parlak far ışıklarını düşük düzeyde yansıtacak.
Birçok sürücü arabalarının sağ ve sol tarafındaki aynalarda-ki görüntülerin farklılıklarına dikkat etmez. Genellikle sürücü tarafındaki ayna, düz ayna olup arkadaki arabaların gerçek boyut ve uzaklıklarını gösterir.
Sağ taraftaki ayna düz değil bombelidir ve cisimleri daha küçük gösterir. Bu da sürücülerin arkalarındaki araba daha uzaktaymış gibi algılamalarına sebep olur. Ancak bu hali ile sağ taraftaki ayna arkayı daha geniş açıdan görme ve özellikle sağ arka kör noktayı daha iyi izleme imkanını sağlar.
80′li yıllarda kullanıcıların istekleri doğrultusunda başlayan bu farklı görüntülü ayna konulmasının getirebileceği sakıncalar göz önüne alınarak, son zamanlarda yeni arabalarda sağdaki aynaya ‘arabalar görüldüğünden daha yakındadırlar’ şeklinde bir ikaz yazılmaya başlanıldı. Şüphesiz sağ tarafa da bire bir ölçekte gösteren bir düz ayna konulabilir ama burayı bombeli aynadaki kadar çok geniş açıdan gösterebilmesi için, bu aynanın yüzeyinin de çok büyük olması gerekir.
Yorumlar kapalı
TRAFİK KAZALARININ OLUŞ NEDENLERİNE İLİŞKİN İSTATİSTİKİ BİLGİLERİN DERLENMESİ VE DEĞERLENDİRİLMESİ HAKKINDA YÖNERGEOnay Tarihi :14.01.1982
Onay Makamı :İçişleri BakanıI.BÖLÜM
AMAÇ-KAPSAM
Amaç
Madde l-Trafik kazalarının oluş nedenlerini insan, araç ve yol gibi kusurlu unsurlar açısından değerlendirmek ve sonuçlarına göre önleyici tedbirler almak üzere, sağlıklı ve güvenilir istatistiki bilgiler derlemektir.
Kapsam
Madde 2- Trafik kazalarının nicelik ve nitelikleri bakımından inandırıcı ve gerçek sonuçlarını elde edebilmek ve bu konuda trafik ünitelerindeki farklı uygulamalara son vermek üzere, geliştirilmiş bulunan KAZA BİLDİRİM, formlarının doldurulması, DÖKÜM FORMLARINA işlenmesi, değerlendirilmesi ve yayınlanmasına ilişkin hükümleri kapsar.II.BÖLÜM
TRAFİK KAZALARI BİLDİRİM FORMUNUN MUHTEVİYATI TANZİM ESAS VE USULLERİ
Madde 3-“Trafik Kazaları Bildirim Formu” kaza tahkik görevlisi tarafından kaza mahallinde gerekli incelemeler yapıldıktan sonra bizzat doldurulur.İHTİVA ETTİĞİ BİLGİLER İLE DOLDURULUŞ ESAS VE USULLERİ
a.Kaza Yeri ve Zamanı
Kaza yerinin kesin adresi, şehiriçi ve şehirdışı yollara göre, hangi yolda hangi istikamete ve kaçıncı km.de hangi tesisin önü, yanı veya civarında meydana geldiği, kesin tarih, ay, gün ve saat olarak yazılır.
b.Kazaya Karışan Taşıtların Cinsleri
Bu bölüm Ülkemizde meydana gelen trafik kazalarında, yabancı uyrukluların karıştığı kaza miktarları, milliyetleri, kusur durumları ile Türk uyrukluların karıştığı yabancı plakalı taşıtlar ve Türk plakalı taşıtların cinsleri ve plakalarını kapsamaktadır.
Kazaya karışan taşıtların cinsleri, miktarları, plakaları, şoförleri yabancı ise, hangi millete mensup olduğu yazılacak, kusur durumları ise, (yalnız yabancılar için) “ KUSUR DURUMU ” bölümünün altında bulunan kutulara (x) işareti koymak suretiyle belirlenir.
c.Kazazedeler
Bu bölüme, kazaya karışan kazazedelerin Adı-Soyadı, cinsiyeti itibariyle kadın veya erkek oluşu, yaş durumu, yaya, yolcu, şoför veya sürücü olduğu, yaralı ise hafif yaralı veya ağır yaralı olduğu, ölmüş ise, ölü olduğu ilgili bölümün ilgili sahifesine yazılacak ve kutular kazazedenin durumuna göre işaretle belirlenir.
d.Yayaların Kusurları
Kazaya karışan taraflardan biri yaya ise, yani kaza yayaya çarpmak suretiyle meydana gelmiş ise, yayanın yaya geçidi dışından geçmek, yola birden çıkmak, duran taşıtın yanından çıkmak, taşıt yolundan yürümek, yolda oturma veya oynamak, taşıta asılmak, sarhoşluk, kırmızı ışıktan geçmek gibi bu kabil kural dışı davranışı ihlal edilen kural karşısındaki boş kutuya işaretlenir.
e.Kazanın Oluş Şekli
Kazanın oluşu; çarpışma, duran araca çarpma, sabit cisme çarpma, hayvana çarpma, devrilme, araçtan düşme, yayaya çarpma, bisiklete çarpma veya diğer şekillerde meydana gelmiş ise meydana geliş şekli ilgili hanenin sağ hizasına tekabül eden kutuya işaretlenir.
f.Şoför Ve Sürücü Kusurları
Meydana gelen kaza; taşıt şoför veya sürücüsünün bizzat aşırı hız, yakın takip, hatalı sollamak, kırmızı ışıktan geçme, geçiş hakkını vermemek, hatalı dönüşler, yanlış şeritten gitmek, hatalı duruş ve park etme, dur işaretlerinde durmamak, uygunsuz taşımak, tedbirsizlik, dalgınlık, yorgunluk, uykusuzluk, alkollü araç kullanma, ehliyetsizlik veya diğer sebepler gibi şahsi kurusu neticesi meydana gelmiş ise, ihlal edilen kural şoför veya sürücüsünün şahsi kusuru olarak, ilgili hanenin karşısına işlenir.
g.Tekniz Arıza
Trafik kazası, fren patlaması, rot çıkması, lastik patlaması, aks kesmesi veya benzeri teknik sebeplerden meydana gelmiş ise, meydana geliş nedeni ilgili satırın karşısına tesadüf eden kutuya işaretlenir.
h.Hava Durumu
Kazanın meydana geldiği anda, havanın açık, yağmurlu, karşı, sisli veya fırtınalı oluş durumuna göre, ilgili satırın karşısına mevcut durum işaretlenir.
ı.Yol Durumu
Kazanın meydana geldiği sırada hava muhalefeti dolayısıyla yolun kaplama sathı şayet kuru, ıslak, çamurlu, karlı veya buzlu ise, bu durum; ilgili hanenin karşısına işlenir.Ayrıca yolun yapısı ve kulanım amacı; trafik akımına göre otoban, çift yönlü yol, tek yönlü yol durumuna göre değerlendirilerek, ilgili hanenin karşısına işaretleme yapılır.
j.Kaza Yeri Denetim Ve Kumanda Durumu
Kazanın meydana geldiği mahal daha önce veya kaza sırasında Trafik Polisi’nce devamlı veya zaman zaman veya hiçbir zaman denetim altına alınıp alınmadığı, ışıklı işaretin bulunup bulunmadığı, ışıklı işaret ve trafik polisinin birlikte bulunup bulunmadığı tespit edilerek neticesi bu bölümün ilgili hanesine işlenir.
k-Aydınlatma Durumu
Kaza, zaman itibariyle gündüz, gece, alaca karanlık veya karanlık durumuna göre hangi zamanda meydana gelmiş ise, ilgili hanesine işaretlenir.
l-Kusurlu Unsurlar
Kazaya tesir eden faktörler başlığı altında mütalaa edilen, bu bölümde, insan, yol, araç gibi kazaya sebebiyet veren kusurlu unsurlar tespit edilerek ilgili haneye işaretlenir.
m-Kaza Neticesi
Kaza, hasarla, ölümle veya yaralanma ile neticelenmiş ise, sonucuna göre ilgili bölüme gerekli işaretleme yapılır.
n-Trafik kazaları bildirim formunun ilgili bölümleri doldurulurken, bölüm başlıklarına bağlı haneler karşısında bulunan boş kutuya (x) işaret konur.Düzenleyen kaza tahkik görevlisi imzaladıktan sonra diğer işlemler yapılmak üzere, istatistik kısmına teslim edilir.
III.BÖLÜM
KAZA BİLDİRİM FORMUNDAKİ BİLGİLERİN DEĞERLENDİRME FORMLARINA İŞLENMESİ
Madde 4-Kaza bildirim formları, kaza tahkik görevlilerince istatistik birimine teslimini müteakip birim yetkilisince kazanın oluş tarihi ve saatine göre her birine ayrı bir sıra numarası verilir.
Verilen bu sıra numarası aynı zamanda değerlendirme formlarının sol üst köşesinde belirtilmiş olan “KAZA NO” hanesine yazılır.Bütün formlar verilen bu numara sırası esasına göre doldurulur.
Madde 5-Değerlendirme formları 20 adet olup, muhteviyatı ve yıl sonundaki değerlendirme sonuçlarına göre yayınlanacak istatistiki bilgilere esas olacak tabloların hangilerinin kaç nolu form neticelerine göre, tanzim edileceğine dair esaslar aşağıda belirlenmiştir.
1 NOLU FORM: Kaza, ölü ve yaralı sayıları, bunlardan kazazedelerin yaya, yolcu, şoför ve sürücülere göre dağılımı ve maddi hasar miktarını ihtiva etmekte olup, 1-2-3 nolu tablolar ile A-B-C, nolu grafiklerin tanzim ve yapımında faydalanılır.
2 NOLU FORM: Kazanın oluş şeklindeki durumları ihtiva etmekte olup, sonucuna göre 4 nolu tablonun tanzimi sağlanır.
3 NOLU FORM: Kazaya karışan taşıt tiplerini belirtmekte olup, 5 ve 6 nolu tabloların oluşturulmasında yararlanılır.
4 NOLU FORM: Türk ve yabancı uyruklu şahıslar ile bunlara ait yerli ve yabancı plakalı taşıt tiplerini ihtiva etmekte olup, 7 nolu tablonun tanzimi sağlanır.
5 NOLU FORM: Aylara göre kaza miktarları ve bunların tabii sonucuna göre kazazedelerin durumlarını tespit etmekte olup, 8 ve 9 nolu tablolar ile GRAFİK C ‘nin tanzim ve yapımında yararlanılır.
6 NOLU FORM: Kazaların haftanın günlerine göre dağılımını, ölü ve yaralı sayılarını göstermekte olup, 10 nolu tablonun tanziminde yararlanılır.
7 NOLU FORM: Kazalar ve kazazedelerin günün saatlerine göre, dağılımını ihtiva etmekte olup, 11 nolu tablonun tanziminde yararlanılır.
8 NOLU FORM: Kazaların; şoförlerin yaş durumuna göre dağılımını tespit etmekte olup, 12 nolu tablo ile GRAFİK D ve E’nin tanzim ve yapılında yararlanılır.
9 NOLU FORM:Kazaya karışan yayaların yaş grupları, sayıları, ölü ve yaralı miktarlarını tespit etmekte olup, 13 nolu tablo ile GRAFİK D ve E’nin tanzim ve yapımında faydalanılır.
10 NOLU FORM : Kaza mahallinin denetim ve kumanda durumunu tespit etmekte olup, 14 nolu tablonun tanziminde yararlanılır.
11 NOLU FORM: Kaza sırasında hava muhalefet durumunu tespit etmekte olup, 15 nolu tablonun oluşması sağlanır.
12 NOLU FORM:Kaza sırasında, kaza mahallinin gece, gündüz veya karanlık olduğunu tespit etmekte olup, 16 nolu tablonun tanziminde faydalanılır.
13 NOLU FORM:Kaza sırasında kaza mahallindeki yolun, şekli, kaplama düzeyinin nasıl olduğunu tespite yarar.Bu bilgilerden 17 nolu tablonun tanziminde faydalanılır.
14-15 NOLU FORMLAR:Kazaların yolun geometrik özelliğine göre, dağılımını ve kazazedelerin durumları tespit edilir ve 18 no’lu tablonun tanziminde yararlanılır.
16 NOLU FORM:Kazanın meydana gelmesinde etkin olan kusurlu unsurları ve sayılarını göstermektedir.19 nolu tablonun tanziminde yararlanılır.
17-18 NOLU FORMLAR:Araçları bizzat sevk ve idare eden şoför ve sürücülerin hatalı hareketleri tespit edilir ve 20 nolu tablonun tanziminde yararlanılır.
19 NOLU FORM: Kazaya karışan yayaların kusurlu hareketleri tespit etmektedir.21 nolu tablonun tanziminde yararlanılır.
20 NOLU FORM: Kazaların taşıtlarda meydana gelen teknik arıza durumlarına göre dağılımını tespit etmektedir.22 nolu tablonun tanziminde yararlanılır.
Madde 6-a.KAZA BİLDİRİM FORMU’nun muhtelif bölümlerindeki bütün bilgiler, 5’inci Maddede bahis konusu edilen, başlıkları ve muhteviyatı itibariyle geliştirilmiş bulunan 20 adet trafik kazaları “DEĞERLENDİRME FORMU” adı altında tanzim edilmiştir.
b.Verilen kaza sıra numarasını takip etmek şartı ile, her bir kaza bildirim formu, DEĞERLENDİRME formlarındaki sıra numarasına bağlı kalınarak ilgili bölümlerine işlenir.
IV.BÖLÜM
DEĞERLENDİRME FORMLARININ ANALİZE VE TABLOLARA İŞLENMESİ
Madde 7-5.maddede belirtilmiş olan DEĞERLENDİRME FORMUNDAKİ bilgiler ayrı ayrı yıl sonunda toplanır, oranları alınır elde edilen değerler istatistiki bilgilere esas olmak üzere yayımlanır.
Madde 8-7.Maddeye göre elde edilen trafik kazalarına ilişkin tüm toplam bilgiler ve değerler;muhteviyatı ve örneği ilişikte göndermiş bulunan, “TRAFİK KAZALARI İSTATİSTİĞİ” başlığı altında tanzim edilen tablolara ve örnek grafiklere işlenerek neşriyatı sağlanır.
Madde 9-a.Tüm Bölge Trafik ve Şehir içi Trafik Şube Müdürlükleri ve onlara bağlı trafik bürosu ve istasyonları kendi sorumlu olduğu yol birleşim birimleri hakkında bu Yönerge hükümlerine göre istatistiki bilgiler derleyecektir.
b.Derlenen bu bilgiler her yıl Mart ayı içerisinde Şehir içi ve Bölge Trafik Şube Müdürlükleri ayrı ayrı bölümlerde mütalaa edilerek grafik, tablo ve izahat şeklinde örneğe göre İl Emniyet Müdürlüklerince bastırılır.
c.Neşriyatı sağlanan bu kitap en geç Nisan ayı ilk haftasında Emniyet Genel Müdürlüğü Trafik Destek Daire Başkanlığı’na gönderilir.
d.Gereği için birer örneği, başta Belediye ve Karayolları olmak üzere, diğer lüzum görülen kamu kuruluşlarına resmi yazı ile iletilir.
e.Derlenen bilgilerin ışığı altında, yerleşim birimleri içinde ve dışında, kazaların tüm kusurlu unsurlara göre genel bir değerlendirilmesinin yapılması, oluş nedenlerine göre, alt yapının ıslahı, trafik mühendisliğine ilişkin ışıklandırma, kısıtlama, yönlendirme, yasaklama gibi bil’umum hizmetlerin yerine getirmesi, denetleme ve düzenleme hizmetlerinin daha ziyade kazaların oluştuğu hassas noktalara kaldırılması konuları İl Trafik Komisyonu’nun gündemine alınarak, öncelikle görüşülür ve uygulamaya geçilir.
Madde 10-a.Her trafik birimi sorumlu olduğu bölgenin, (Şehir içi Trafik Şube Müdürlüğü, şehir içi haritası, Bölge Trafik Şube Müdürlüğü’ne bağlı üniteler, sorumluluk bölgesi yol grafisi) bir harita ve grafisini hazırlayarak kazalar bu harita ve grafi üzerinde aşağıda renkleri belirtilen iğnelerle gösterilecektir.
Ölümle sonuçlanan kazalar: Siyah başlıklı iğnelerle, Yaralama ile sonuçlanan kazalar: Kırmızı başlıklı iğne ile,
Hasarla neticelenen kazalar: Beyaz başlıklı iğnelerle belirtilir.
b.Renkli iğneler kazanın sonucuna göre, hangi kavşak veya güzergahta meydana gelmiş ise, harita veya yol grafisi üzerinde tam o noktaya isabet eden yere tespit edilir.
c.Yoğun kazaların oluştuğu noktalarda iğne ile tespit için, yer kalmadığı takdirde, aynı renklere bağlı kalmak şartı ile, daha büyük başlıklı iğnelerden istifade edilecek ve her büyük başlı iğne, örneğin 5 veya 10 ölümlü veya yaralanmalı kazayı gösterecek şekilde işaretlenir.
d.Her yıl sonunda haritaların ve grafiklerin renkli resimleri çekilerek büyütülecek, bir örneği istatistik arşivlerinde saklanacak, diğer örneği Emniyet Genel Müdürlüğü Trafik Daire Başkanlığı’na gönderiler.Mümkün olduğu takdirde çıkartılarak istatistik kitabına da ilave edilebilecektir.
e.Her trafik biriminde bir yıl önceki istatistik grafik ve tabloları büyütülmüş olarak her zaman tetkik edilebilecek şekilde panolara ve çerçevelettirilerek duvarlara asılar.
Henüz içerisinde bulunulan yıl içinde önem arz eden ve kazaların oluşumunu bariz şekilde ifade eden grafik ve tablolar ile ekip faaliyetlerini ihtiva eden bilgilerde istatistik biriminde teşhir edilir.
Madde 11-a.Her trafik biriminde bu faaliyetlerin verimli şekilde yürütülebilmesi için, ayrı bir bölüm tefrik edilir.
b.İş hacmine göre, istatistik birimine yeteri kadar görevli tefrik edilerek, çalışan personel başka hizmetlerde istihdam edilmeyecektir.
c.Kazaların oluş nedenlerine ilişkin istatistiki bilgilerin sonuçları yıl sonunda kısım kısım mahalli basın ve TRT kanalı ile halka duyurulur.
V.BÖLÜM
SON HÜKÜMLER
Sorumluluk
Madde 12-Bu Yönergenin uygulanmasından İl Emniyet Müdürleri, trafik işleriyle görevli Emniyet Müdür Muavini, Şehiriçi ve Şehirdışı Trafik Şube Müdürleri ile sıralı amirler sorumludur.
Yürürlük
Madde 13-Bu Yönerge onaylandığı tarihte yürürlüğe girer.
Yürütme
Madde 14-Bu Yönergeyi Emniyet genel Müdürü yürütür.
Yorumlar kapalı
Trafik ışıklan uygulaması, önceleri demiryollarının trenleri kontrol için uyguladığı sinyaller örnek alınarak başlamıştır. Demiryolları idaresi kırmızı rengi ‘dur’ sinyali olarak seçmişti. Kırmızı renk kan rengi olduğundan asırlar boyu tehlikenin, tahribatın ve ölümün simgesi olmuştur. Demiryolları ilk faaliyete geçtiği 1830′lu yıllarda ‘ikaz’ ışığının rengi yeşil, ‘geç’ ışığının ise beyazdı.Bir süre sonra beyaz sinyal problem yaratmaya başladı. Beyaz renkli ‘geç’ sinyali diğer sokak lambaları ile karıştırılabili-yordu. Ama daha da kötüsü ‘dur’ işaretlerine konulan kırmızı mercekler yerlerinden düşünce ışık beyazlaşıyor, ‘geç’ sinyali olarak algılanıyor ve kazalara yol açabiliyordu.
Sonunda demiryolcular kırmızıyı ‘dur’, yeşili ‘geç’ san rengi de ‘ikaz’ sinyali olarak kullanmaya başladılar. Bilindiği gibi sarı, renk spektrumu içinde en göz alıcı renktir. Böylece makinist bir sinyalin bulunması gereken yerde beyaz ışığı görürse, bir şeylerin yanlış olduğunu anlıyor ve tedbirini alıyordu.
Karayollarına gelince, yollarda sadece atların ve at arabalarının bulunduğu tarihlerde bile dünyanın büyük şehirlerinde trafik sorundu. İlk trafik lambası otomobillerin ortaya çıkmasından çok önce 1868′de Londra’da kullanıldı. Gazla yakılan ve bir eksen etrafında döndürülebilen kırmızı ve yeşil lambalar bir yıl sonra patlayıp, kendilerini çeviren polisi de yaralayınca bu uygulama ortadan kalktı.
Ama öte yandan otomobillerin ortaya çıkması ve şehirlerde dolaşmaya başlamalarıyla birlikte durum iyice kötüleşti. Çeşitli şehirlerde değişik uygulamalar yapıldı. Demiryollarındaki uygulama örnek alındı ama demiryollarında birbirine paralel iki hat vardı. Bu sistem iki yolun kesiştiği kavşaklarda işe yaramıyordu.
Sonunda günümüzdekilere benzeyen ilk elektrikli otomatik trafik lambasını, ilkokul mezunu ve ABD’deki Cleveland’da otomobil sahibi ilk siyah olan Garrett Morgan geliştirdi. 1914′de ilk denemelerine başlayan Morgan 1923′de de patentini aldı. Morgan 1963′de ölümünden az önce patentini 40 bin dolara General Electric firmasına sattı.
Morgan’ın lambaları demiryollarına benzer şekilde bir ‘T’ üzerinde kırmızı ve yeşil iki lambadan ibaretti. Çok geçmeden ikaz anlamında sarı lamba da ilave edildi ve uygulama bütün dünyaya süratle yayıldı.
Aradan geçen yıllara rağmen sarı renk hala ‘ikaz’ anlamındadır ama günümüz sürücüleri onu ‘geç’ sinyali olarak algılıyorlar
Yorumlar kapalı
Direksiyon sınavında dikkat edilmesi gereken
Önemli hususlar
Koltuk ve ayna ayarlarını yap.Emniyet kemerini tak
Vites kolunu boşa al.Kontak anahtarını çevirerek aracını çalıştır.
Debriyaj pedalına basarak vitesi Bir’e al
Aracın kalkış yönüne doğru sinyalini ver.ve El frenini indir.
Hareket edecek olan aracının debriyajını yavaş yavaş gevşeterek hafif gaz vererek kalk.
Gaz pedalına bas,araç devrini aldıktan sonra debriyaj pedalına basarak vites kolunu İki’ye al.
U dönüşü yapmak için gazı kes vites kolunu bire al dönüş yapacağın yöne doğru sinyalini ver,orta
dikiz aynandan aracının arkasına bak yol müsait ise dönüşünü yap.
U dönüşü bitiminde direksiyon hakimiyetini bozmadan yolun sağ şeridini takip et.
aracı (sağa) yanaştırırken sağ sinyalini ver. Duruşlar (Park) için debriyaja bas geri görme
aynasına bak müsaitse frene bas. Aracı terketmeden önce vites kolunu boşa
al emniyet kemerini çıkar ve El frenini çek. Araçtan inerken sol aynayla arkanı mutlaka
kontrol ederek çık
Güvenli sürüş için Öneriler
Koltuğu, elinizi uzattığınızda bileğiniz direksiyonun en üst kısmına uzanacak konuma
ayarlayın ve simetrik olarak, saat 3 ve 9 konumlarında tutun.
Aracı hareket ettirmeden ve durdurmadan önce her şeyin yolunda olup olmadığını kontrol edin.
Araç kullanırken sürekli dikkatli olun ve genellikle sağ tarafa dikilmiş olan trafik
işaretlerini asla gözden kaçırmayın! Trafik işaret levhalarındaki hız sınırlarının
müsaade edilen maksimum hızlar olduğu unutulmamalı.
Yokuşları, çıkabileceğinizi tahmin ettiğiniz vitesle inin. Yokuş aşağı inişlerde asla vitesi
boşa almayın. Şehirlerarası yollarda başka araçlara çok yaklaşmazsanız, onların yapacağı kazalara karışmamış olursunuz.
Aynalarınıza sık sık göz atın. Hız yapanları yavaşlatmaya da çalışmayın
Kısa süreli de olsa, aracınızı terk ederken güvenceye alın.
Yaklaşan farlara fazla bakmayın. Bakışınızı yolun sağ kenarına yoğunlaştırın.
Geçişler dışında sol şeridi boşaltın. Uykulu iken araç kullanmayın.
Gözleriniz bir noktada sabit kalıyorsa bu tehlike işaretidir.
Yorumlar kapalı
|
24 Saat Kesintisiz Yol Yardım Telefonları |
||||||||||||||||
|
Yorumlar kapalı
YABANCI ÜLKE EHLİYETİ
Türk ve Türk
vatandaşı olmayan kişilerin yabancı ülkelerden
aldıkları sürücü belgeleri ile ülkemizde araç
kullanmalarına ve bunların değiştirilmesine
ilişkin esaslar aşağıda gösterilmiştir.
A)Türk vatandaşları
ile ilgili kanunlar ile ikili ve taraflı anlaşma
hükümleri saklı kalmak üzere yabancı kişiler,
dış ülkelerden alınmış, cinsi için geçerli
sürücü belgeleri ile ülkemizde yabancı ve Türk
plakalı araçları sürebilir.
Ancak;
Turistler ve geçici
bir süre için gelenler dışında herhangi bir iş,
hizmet veya eğitim amacıyla ülkemizde bulunan
yabancıların ise Konsolosluk veya noter
tarafından tercüme edilmiş tasdikli sürücü
belgesi örneklerini sürücü belgesi ile birlikte
yanlarında bulundurmaları mecburidir.
B) Yurda
dönüşlerinde Türk vatandaşlarının ilgili
Kanunlar ile ikili ve çok taraflı anlaşma
hükümleri saklı kalmak üzere de istekleri
halinde yabancıların, dış ülkelerden aldıkları
sürücü belgeleri, eğitim ve sınav şartı
aranmadan karşiliği veya dengi olan sürücü
belgeleri ile değiştirilir.
Ancak, Türk
vatandaşları yurda dönüşlerinde bir yıl içinde
sürücü belgelerini değiştirmedikleri takdirde,
değiştirinceye kadar araç kullanamazlar.
Bu belgeler
değiştirilirken;
1- Eğitim ve sınav
şartı hariç, sürücü belgesi alacaklar için
aranan yaş, öğrenim, sağlık ve Karayolları
Trafik Kanununda belirtilen, Türk Ceza
Kanunundaki belli
suçlardan hükümlü olmama şartları aynen aranır.
Ikili veya çok
taraflı anlaşma hükümleri ile uygulamalar saklı
kalmak üzere yabancılardan diplomatik muafiyeti
olanlar için hiçbir şart aranmadan beyanları ile
yetinilir. Diğer yabancılar için belgeleri
değiştirmekle birlikte gerektiğinde Dışişleri
Bakanlığı aracılığı ile inceleme ve araştırma
yapabilirler.
2 – Müracaat
sırasında gereken işlemler aynen yapılmakla
birlikte;
a) Dış ülkelerden
alınan sürücü belgesinin aslı ve noterden veya
Dış Temsilciliklerimizden alınmış tasdikli
tercümesi istenir. Yetkili memurca müracaat
formuna kayıt konarak karşılaştırma yapıldıktan
sonra aslı ilgiliye geri verilir.
b) Geçici olarak
alınmış olan yabancı ülke sürücü belgeleri ile
Uluslararası sürücü belgeleri değiştirilmez.
c) Üzerinde
kazıntı, silinti olanlar, açıkça şüphe doğuran
iz ve belirtiler bulunanlar ile
değiştirilmelerine esas olacak bilgi derlenmemiş
olanlardan tereddüt edilenler için aslı ve
tercümesi ile Emniyet Genel Müdürlüğünün
görüşlerine başvurulur.
3 – Belgesini
değiştirenler bir üst sınıf belge almak isterse
değiştirme işlemi yapılmadan uygulamalı
sınavlara alınırlar.
Ancak bunlardan;
C,D ve E sınıfı belge almak isteyenlerden 22
yaşını bitirmiş olma şartı aranır
Yorumlar kapalı
Tabip tarafından, sürücü adayında;
a) İşitme kaybı,
b) Günlük hayatı kısıtlayan denge problemi, baş dönmesi nedeni olabilecek bir hastalık,
c) Uyku bozukluğu (Obstrüktif uyku apnesi sendromu, gündüz aşırı uyuklama hali),
ç) Malign tümör hikayesi,
d) Eklem hareketlerinde kısıtlama,
e) Ekstremite noksanlığı,
f) Kas, tendon ve bağ lezyonları,
g) Ağır diabetes mellitus hastalığı,
ğ) Kalp-damar hastalığı(anjinal yakınma, akut koroner sendrom tanısı, angioplasti, kalp yetmezliği, hipertansiyon, kalıcı pil implantasyonu),
h) Organ yetmezliği (organ nakli geçirilmiş olması, kronik böbrek yetmezliği ve diğer hayati önemi haiz organlarda dekompanse yetmezlik),
ı) Santral sinir sistemi hastalıkları,
i) Periferik sinir sistemi hastalıkları,
j) Epilepsi,
k) Kas hastalıkları (myopati, progresif muskuler distrofi, kas-sinir kavşak hastalıkları),
l) Ruh hastalığı (ağır akıl hastalığı, zeka geriliği, demans, kişilik bozukluğu, ağır davranış bozukluğu),
m) Alkol bağımlılığı,
n) Psikotrop madde bağımlılığı,
o) Görme derecelerinin uygun,
ö) Görme alanının uygun,
p) Renk körlüğü (Herhangi bir koşul aranmadan sürücü olabilirler.),
r) Gece körlüğü (Varsa gün doğumundan bir saat önce ile gün batımından bir saat sonraki zaman dilimi içerisinde kullanılabilir.),
s) Derinlik duyusunun normal,
ş) Pitozis-hemipitozis,
t) Diplopi ve paralitik şaşılığı,
u) Blefarospazm, katarakt, afaki, progresif göz hastalığı,
ü) Monoküler görme yönünde genel olarak değerlendirme yapılır.
(3) Tabip tarafından, bu Yönetmelikte belirtilen kriterlere göre sürücülüğe engel hali olmayanlara muayeneyi yapan tabip tarafından uygun rapor verilir. Bu Yönetmeliğe göre sürücülüğe engel hali tespit edilen veya hakkında karar verilemeyen sürücü adayı ilgili uzman tabip/tabiplere gönderilerek ilgili uzman muayenesi istenir ve verilecek rapor doğrultusunda işlem yapılır.
Yorumlar kapalı
Karayolları Trafik Muayene İstasyonlarında Yapılacak
Araç Muayenelerinde Alınacak Harçlar Hakkında Sirküler/2
| Konusu | : | Araç Muayenelerinde Alınacak Harçlar |
1-Giriş :
01/01/2007 tarihinden itibaren trafik muayene istasyonlarınca alınacak muayene ücretleri bu sirkülerin konusunu oluşturmaktadır.
2-Yasal Düzenleme :
2918 sayılı Kanunun 35 inci maddesinin 2 nci fıkrasında, “Muayene istasyonlarınca; otobüs, kamyon, çekici ve tanker için 100 milyon lira, otomobil, minibüs, kamyonet, özel amaçlı taşıt, arazi taşıtı, römork ve yarı römork için 75 milyon lira, traktör (römorklu-römorksuz) motosiklet, motorlu bisiklet için 40 milyon lira muayene ücreti (katma değer vergisi hariç) alınır. Bu maddede sayılanların dışındaki araçların hangi gruba gireceği Ulaştırma Bakanlığınca belirlenir.
Bu ücretler….her takvim yılı başından geçerli olmak üzere, her yıl sonunda o yıl için Vergi Usul Kanunu hükümleri uyarınca tespit ve ilan olunan yeniden değerleme oranında artırılarak belirlenir. Bu suretle hesaplanan ücret tutarlarında 1.000.000 liranın altındaki tutarlar dikkate alınmaz…” denilmiştir.
Aynı Kanunun Geçici 18 inci maddesinde ise, “Araç muayenesi ile ilgili olarak Karayolları Genel Müdürlüğünce verilen hizmet, yetkilendirilen gerçek veya tüzel kişilerce faaliyete geçirilinceye kadar devam eder. Karayolları Genel Müdürlüğü tarafından yapılan muayeneler için 35 inci maddede belirtilen muayene ücreti ile bu ücretin genel katma değer vergisi oranı kadar fazlasından oluşan tutar, Teknik Muayene Harcı olarak vergi dairelerince tahsil edilir. Bu harç hakkında 492 sayılı Harçlar Kanunu hükümleri uygulanır.” hükmüne yer verilmiştir.
3- Sonuç:
Yapılan düzenleme ile 01/01/2007 tarihinden itibaren muayene istasyonlarınca yapılacak araç muayenelerinde alınacak Teknik Muayene Harç tutarları:
| a- Otobüs, kamyon, çekici ve tanker için | 138.00 YTL. |
olarak uygulanacaktır.
Diğer taraftan, 2918 sayılı Kanunun 35 inci maddesinin 2 nci fıkrasında yer alan “Muayene süresi geçirilen her ay için muayene ücreti, yetki verilen gerçek veya tüzelkişi ya da alt işleticiler tarafından, % 5 fazlası ile tahsil edilir. Ay kesirleri tam ay olarak hesap edilir.” hükmü vergi dairelerince yapılacak harç tahsilatı sırasında dikkate alınmayacaktır.
Duyurulur.
|
Osman ARIOĞLU |
Yorumlar kapalı
Sürücü Kursundan alınan Sertifikanın aslı ile diğer kurs evrkları.
Nüfus cüzdanı aslı ve 1 adet fotokopisi
Diploma aslı.
Şoförler Derneğinden dosya (Dosya içindeki evraklar nüfus bilgilerine göre doldurulacaktır.)
Kan grubu belgesi
Maliyeden harç makbuzu (Sürücü belgesi sınıfına göre)
Üç adet fotoğraf
Sürücü belgesi ücreti 35 YTL
Yorumlar kapalı
Trafik Tescil Şube Müdürlüğüne hitaben yazılmış dilekçe.
Nüfus cüzdanı aslı ve fotokopisi (2 Adet.)
Kaybolan sürücü belgesinde mevcut değil ise, kan grubu belgesi.
Üç adet fotoğraf
Sürücü belgesi ücreti. 35 YTL.
Yorumlar kapalı
ÇALINTI ARAÇ BULUNDUĞU ZAMAN
İCRA KANALI İLE SATILAN ARAÇLAR
NOT:Bir ay içerisinde ilgili trafik kuruluşuna tescil edilme zorunluluğu vardır. Araç şirket adına alınmış ise, yukarıda belirtilen belgelere ilaveten; a)Ticaret Odası Sicil Kayıt Sureti, b)İmza sirküleri ibraz edilecektir.
YENİ KAYIT (FATURALI) ARAÇLARDAN İSTENEN BELGELER
NOT: Fatura kesim tarihiden itibaren 3 ay içerisinde tescil zorunluluğu bulunmaktadır.
Araç şirket adına alınmış ise, yukarıda belirtilen belgelere ilaveten;
a)Ticaret Odası Sicil Kayıt Sureti,
b)İmza sirküleri
ibraz edilecektir DEVİR İŞLEMLERİNDE İSTENİLEN BELGELER
NOT:Noter satış senedi tarihiden itibaren 1 ay içerisinde tescil zorunluluğu bulunmaktadır.
Araç şirket adına alınmış ise, yukarıda belirtilen belgelere ilaveten;
a)Ticaret Odası Sicil Kayıt Sureti,
b)İmza sirküleri ibraz edilecektir.NAKİL OLAN ARAÇLARDA İSTENEN BELGELER
NOT: Araç sahibi değişmeden aynı kişi adına bir başka tescil kuruluşunda tescil edilecek araçlardan noter satış senedi aranmamakta olup, önceki kayıtlı olduğu yerin vergi dairesinden alınacak borcu yoktur yazısı getirilecektir. Noter satış senedi tarihiden itibaren 1 ay içerisinde tescil zorunluluğu bulunmaktadır.
VERASET İNTİKALİ YOLUYLA YAPILACAK İŞLEMLERDE İSTENEN BELGELER
TESCİL BELGESİ VE TRAFİK BELGESİ ZAYİİ
BELGE YENİLEME (YIPRANMA)
TRAFİKTEN ÇEKME İŞLEMİ
HURDAYA AYIRMA İŞLEMİ
ARAÇLARDA RENK DEĞİŞİKLİĞİ
TİCARİDEN GAYRİ TİCARİYE VEYA GAYRİ TİCARİDEN TİCARİYE ÇEVİRME
ÜNVAN DEĞİŞİKLİĞİ – AD , SOYAD DEĞİŞİKLİĞİ
YABANCI UYRUKLU KİŞİLER ADINA TESCİLLİ ARAÇLARIN YURDUMUZU TERK İŞLEMİ
(A) GEÇİCİ TRAFİK BELGE VE PLAKALARI
“A” Geçici Trafik Belgesi, prototip veya yol testi ve gösterisi yapılacak araçlar ile fabrika, depo, gümrük satış yeri, teşhir yeri ve benzeri gibi yerler arasında sürülecek araçlar için imalatçı ve ithalatçı firmalar ile bu firmaların yetki verdiği araç satıcılığı yapan bayilere verilir. Bir yıl için geçerlidir.
(B) GEÇİCİ TRAFİK BELGESİ
Tescili yapılmamış veya tescil ve trafik belgesi işlemleri tamamlanmamış araçlara verilir. 30 gün süre ile geçerlidir.
(C) GEÇİCİ TRAFİK BELGESİ
Satıldığı veya bulunduğu yerden tescil edileceği ve bulundurulacağı veya onarımının yapılacağı yere kadar götürülecek araçlara verilir. En fazla 6 gün süre ile verilir.Bu araçlar belirtilen güzergah dışına çıkamaz
YABANCI UYRUKLU KİŞİLER ADINA ARAÇ TESCİLİ
AD VE/VEYA SOYAD VEYA TİCARİ UNVANLI PLAKA TESCİL İŞLEMLERİ
ARAÇLARDA LPG DÖNÜŞÜMÜ
YENİ KAYIT (GÜMRÜK TRAFİK ŞAHADETNAMELİ) ARAÇLARDAN İSTENİLEN BELGELER
NOT: Şahadetname tarihiden itibaren 3 ay içerisinde tescil ettirme zorunluluğu bulunmaktadır. Araç şirket adına alınmış ise, yukarıda belirtilen belgelere ilaveten; a) Ticaret Odası Sicil Kayıt Sureti, b) İmza sirküleri ibraz edilecektir
İCRA KANALI İLE SATILAN ARAÇLAR
NOT:Bir ay içerisinde ilgili trafik kuruluşuna tescil edilme zorunluluğu vardır. Araç şirket adına alınmış ise, yukarıda belirtilen belgelere ilaveten; a)Ticaret Odası Sicil Kayıt Sureti, b)İmza sirküleri ibraz edilecektir.
MOTOR VEYA ŞASE DEĞİŞİMİ
YABANCI GERÇEK VE TÜZEL KİŞİLERİN ÜLKEMİZDEN İKİNCİ EL ARAÇ ALIMI
ÇALINAN ARAÇLAR İLE İLGİLİ İŞLEMLER
LOGO
Araç işleticisinin ticari ad ve ünvanı ile işletmeci kuruluşun tanıtımına yönelik reklam mahiyetindeki yazı ve resimler aracın yan karoserisi üzerinde bulunabilmekte, otobüs ve minibüslerin arkalarına sadece işleticinin ticari ad ve ünvanı yazılabilmektedir.
Özel şahıs veya şirketlerin kendi adlarına veya kiralamış oldukları araçların üzerine tanıtım amacıyla isim veya logoları koyulabilmektedir.Yine aynı şekilde bu kişilerin bayisi oldukları firmaların logosu sahip oldukları araçları üzerine yazılabilmektedir.
SÜRÜCÜ BELGESİ ALMAK İÇİN MÜRACAAT
NOTLAR: * Sürücü sertifikaları mutlaka alındaki yerdeki tescil kuruluşunca sürücü belgesine dönüştürülür.
* Sürücü Olur Sağlık Raporunun mutlaka sertifika alınan il’de faaliyet gösteren yetkili bir sağlık biriminden alınması gerekmektedir.
YABANCI SÜRÜCÜ BELGELERİNİN ÜLKEMİZ SÜRÜCÜ BELGESİNE DÖNÜŞTÜRÜLMESİ
KAYIP SÜRÜCÜ BELGESİNİN YENİDEN ÇIKARTILMASI
YIPRANMA VEYA KİMLİK DEĞİŞİKLİĞİNDEN DOLAYI SÜRÜCÜ BELGESİ DEĞİŞİMİ
Yorumlar kapalı
İYİ BİR SÜRÜŞ İÇİN TAVSİYELER
Kesinlikle içkili olarak otomobil kullanmayın. En azından kendinize bir limit belirleyin ve bu limite yaklaştığınızda içmeyi bırakın. Içkili olarak sürüş esnasında refleksleriniz zayıflamış olacak ve direksiyon başındaki tepkileriniz çok daha yavaş gerçekleşecektir.
Emniyet kemerinizi mutlaka takınız. Hayatınızı kurtaracak bu kadar basit bir uygulamada “sıkılıyorum” mazereti kabul edilebilir mantıklı bir mazeret değildir. Emniyet kemerini hiç takmamanın yanında yapılan bir diğer hata da emniyet kemerini otoyolda takmak, ancak şehir içinde ya da gidilecek semte yaklaşıldığında “nasıl olsa geldik” mantığıyla otomobil henüz durmadan emniyet kemerini çıkartmaktır. Kazanın emniyet kemerinin çıkarıldığı an ile otomobilin park edildiği ana kadar geçen bu süre zarfında gerçekleşmeyeceğini kimse garanti edemez. Hatchback otomobillerde 8 km/h gibi son derece düşük süratte yapılan ‘geri viteste direğe çarpma’ testinde, çarpmanın etkisiyle birçok otomobilin arka tamponlarının içeri göçtüğünü, hatta bazılarının camlarının çatladığını biliyor musunuz? Çoğumuzun dikkate almaya değer görmediği süratlerde gerçekleşen kazaların bile ciddi yaralanma ve hatta ölümlere sebebiyet verebileceğini unutmayalım.
Farlarınızı gece gündüz açık tutunuz. Bu, halk arasında her ne kadar ‘görmemişlik’, ‘hava atma’ ya da ‘dikkat çekme amacıyla yapılan bir hareket’ olarak görülse de, olası bir tehlike durumunda farı yanan araçların trafikteki diğer sürücüler tarafından farı yanmayanlara göre çok daha çabuk farkedileceğini unutmayın.
Direksiyon başındaki oturma pozisyonunuzu iyi ayarlayın. Otomobil kullanmak son derece ciddiyet göstermek gereken bir iştir ve otomobil yatak odanız değildir. Birçok otomobilde gördüğümüz neredeyse 45 derecelik açıyla geriye doğru yatırılmış koltuklar hem sürüş konsantrasyonunu azaltacak ve tehlike anında vereceğiniz tepki süresini uzatacak, hem de kaza anında tehlike arzedecektir. Yatık olmayan ancak aşırı derecede geri alınmış koltuklar ise yine direksiyon başında verilen tepkileri geciktirmekten başka bir işe yaramayacaktır.
Sürüş esnasında direksiyon daima iki el ile birden ve saat 9:15 pozisyonunda tutulmalıdır. Koltuğun direksiyona olan mesafesi, kollar yaklaşık 45 derecelik bir açı yapacak şekilde ayarlanmalıdır.
Otomobil kullanacağınız ayakkabılar: ne aynı anda iki pedala birden basacak kadar aşırı geniş, ne hissi azaltacak kadar aşırı kalın tabanlı, ne de ayakların hareketini engelleyecek kadar uzun topuklu olmalıdır. Eğer bu durumlardan bir veya birkaçı mevcut ise daha sakin ve tehlike arzetmeyecek bir sürüşle yolculuk tamamlanmalıdır.
Kalabalık (Otomobilin içinde çok sayıda kişinin bulunduğu) yolculuklar en tehlikeli yolculuklardır. Gerek görüşün kısıtlanması, gerekse yolcuların konuşma ve hareketlerinden dolayı konsantrasyonunuzun tek başınıza otomobil kullanırken olduğu kadar yoğun olamayacağından hareketle bu tip yolculuklarda maksimum dikkati sarfetmeniz sizin ve yolcularınızın yararına olacaktır.. Özellikle sollama ve şerit değişimlerinde.
Kalabalık yolculuklarda eğer arka koltuğa 3 kişi oturmak mecburiyetinde kalırsa ortaya en kısa boylu olanın oturması en mantıklı çözümdür. Dikiz aynasını kullanacağınız zamanlarda daha iyi bir görüş için yardımcı olacaktır.
Yağmurun yağmaya başladığı ilk anlarda ve mıcırlı yollarda son derece dikkatli olun. Normalin çok az üzerinde sürat yapıyor dahi olsanız özellikle mıcırlı yollarda yoldan nasıl çıktığınızı anlamazsınız bile..
Bisikletlilere her zaman dikkat edin ve yanlarından geçerken mümkün olduğunca yavaşlayın. Ülkemizde henüz bisikletlilere ayrılmış özel yollar yoktur ve her ne kadar yolun sağından gidiyor dahi olsalar kendileriyle aynı şerit üzerinde olduğunuzu unutmayın.
Yollara kesinlikle güvenmeyin. Ülkemiz yollarında çoğu viraj ya eğimsiz, ya da daha kötüsü ters eğimlidir. Hızınızı iyi ayarlayın.
Arabanız kirli bile olsa, iyi bir görüş için en azından ayna ve camlarınızı temizleyebilirsiniz.
Kazayı yaptıranın genelde aşırı hız olduğu söylense de, özellikle şehir içi trafikte hıza dayalı kazanın asıl sebebi genel olarak hızlı gitmekten çok trafiğin normal akışından hızlı gitmektir. TEM otoyolunda tüm otomobiller 180 km/s hızla giderken sorun nisbeten daha azdır, ancak bütün otomobiller 90km/s ile giderken siz 180 km/s ile gidiyorsanız tehlikenin özellikle sizin açınızdan çok daha büyük olduğunu söyleyebiliriz. Tabi kaza sırasında zarar verdiğiniz diğer otomobilleri saymazsak.. Yine aynı şekilde, hızla giden trafikte eğer siz trafiğin geneline göre son derece düşük bir süratte seyrediyorsanız trafiğin geneli için son derece büyük bir tehlike yaratıyorsunuz demektir.
Kesinlikle kimseyle yarışmayın. Yarış kaza getirir. Siz çok iyi ve son derece dikkatli bir sürücü olabilirsiniz ancak diğer sürücünün yapacağı bir hata, diğer otomobillerin de karışacağı bir kazayla sonuçlanabilir.
Önünüzdeki otomobi ille olan takip mesafesini iyi ayarlayın. Kesinlikle yakın takip yapmayın.
Yolculuk boyunca vitesi hiç bir zaman boşa almayın.
Aynaları muhakkak kullanın.
Eğer ABS sistemi varsa frene basmaktan korkmayın. Freni pompalamak, öne engel çıktığında önce frene basıp bırakmak, sonra tekrar basmak gibi teknikler sadece ABS fren sistemi olmayan otomobiller için geçerli eski tekniklerdir.
Pedal kısmında ayaklarınızın hareketini engelleyecek nesneler bırakmayın.
Bakım sırasında ön konsola torpido parlatıcı sprey uygulamayın ve yolculuk esnasında bu kısımda kutu mendil, kaset, CD gibi cama yansıması muhtemel hiçbir şey bulundurmayın. Aynaya CD asmak gibi ön konsola kutu mendil koymak da sadece ülkemiz sürücülerine has bir alışkanlıktır.
Özellikle güneşin karşıdan alındığı yolculuklarda kullanmak üzere arabanızın torpido gözünde mutlaka bir güneş gözlüğü bulundurun.
Sinyalleri kullanın. Sinyal kullanmamak sadece minibüs, özellikle de taksi sürücülerine has alışkanlıklardır.
Kırmızı ışıkta yaya geçidi üzerinde değil, yaya geçidinden önce durun. Böylelikle hem yayalar kendilerine ayrılmış olan şeritten rahatça karşıya geçecekler, hem de ilk araba olduğunuzu var sayarsak siz yeşil ışığı görebilmek için sunroof’tan bakmak zorunda kalmayacaksınızdır. Böyle bir durumda arkanızdaki araç bir minibüs veya taksi ise muhtemelen önde kendisine göre bir araçlık yer bıraktığınız için size korna çalacaktır. Muhatap olmayın.
Tümsek veya çukurlardan geçerken arkadaki trafiği de kontrol etmek sureti ile mümkün olduğunca yavaşlayın, ancak tam üzerinden geçerken ayağınızı fren pedalından çekin. Tümsek veya çukurlardan geçerken lastiğin darbeyi döner vaziyette alması gereklidir. O ana kadar yavaşladınız yavaşladınız, yavaşlayamadıysanız yavaşlayabildiğiniz kadarıyla geçin gitsin. Fren basılı durumdayken verdiğinden daha az zarar verecektir. Asfalta gömülen tırtıkların amacının ise her ne kadar hızı azaltmak olduğu söylense de bunların ön takımları bozmaktan başka bir işlevi olduğunu sanmıyorum, bu sebepten ötürü üzerlerinden mümkün olduğunca hızlı geçin. Bence tümüyle kaldırılmalılar. Ayrıca tümsekleri de artık inşaat işçilerinden ziyade Avrupa’daki örneklerine uygun şekilde geniş, ve üzerinde gece de görülmelerini saglayacak boyalar olacak şekilde daha bilgili ekipler hazirlamali.. Deermişim..
Sürüş sirasinda arabanizin kaputu ya da öndeki arabanin plakasina kilitlenmek yerine ileriye, daha geniş bir alana bakip tüm trafigi kontrol edin.
ABS sistemini bozacagi ve maddi zarar doguracagi için degil, ancak sizin konsantrasyonunuzu dagitacagi için sürüş sirasinda mümkün oldugunca cep telefonuyla konuşmayin. Hands-free seti olsa dahi… En azindan siz arama yapmayın.
Sürüş esnasinda sik fren kullanmak ya gereginden daha hizli ve/veya agresif gittiginizin işaretidir, ya da eger yavaş gittiginiz halde çok sik fren kullaniyorsaniz bu da acemi oldugunuzun göstergesidir. Her iki durumda da sizi takip eden araçlari tedirgin edeceksinizdir.
Eğerr normalde şehir içinde otomobil kullaniyor ve şehirlerarasi yolculuklara daha seyrek gidiyor iseniz şehirlerarasi yolculugun ilk kilometrelerinde kendinize biraz zaman veriniz. Şehir içi ve şehirlerarasi yolculuklar birbirinden tamamiyla farkli tecrübeler gerektirir ve uzun zaman sonra uzun yola ilk defa çiktiginizda araç sollarken gereken mesafe tayinini iyi yapamayacaksiniz. ilk sollamalarda çekingen davranın, birden bire açılmayın.
Hayatinizda ne zaman ve nereye uzun yol yaparsaniz yapin vardiginizda ilk soru “Yolculuk nasıldı, kaç saatte geldin?”, döndüğünüzde ise “Yolculuk nasıldı, kaç saatte gittin?” olacaktır. Hatta çoğunlukla daha bu sorunun sorulmasına izin verilmeden “Abi valla altı saatte Bodrum’a indik” gibi açıklamalar yapılır, başkalarıyla iddiaya girilir. Ayrıca bu tip uzun yolculuklarda muhakkak bir veya en azından birkaç arabayla ölümüne yarışılır, rakip araba konvoylarda sollarken sıkıştırılır vs. Artık bunların ne kadar mantıklı olduğuna değinmek dahi istemiyorum. Otomobiliniz üzerinde yaptığınız her modifikasyon sadece ve sadece sizin güvenliğinizi artırıcı ve arabanızı gerek performens, gerek görünüm olarak sadece size özel kılan uygulamalardır ve sadece kendinizi tatmine yönelik olmalıdır. İçinde 4 kişilik bir aile ya da kız arkadaşı olduğu halde sizinle yarışmaya kalkan sorumsuz bir dangalak bırakın başka şeylerle tatmin olsun. Onu geçeceğinizi nasıl olsa biliyorsunuz.
Uzun yolculuklarda ilk 3-4 saat sonunda mola verip sonrasında mümkünse her 2 saatte bir dinlenin. Gerekirse uygun bir yere park edip bir süre uyuyun. Böyle bir durumda aklınıza ilk olarak büyük olasılıkla “Peki kaç saatte geldiğimi soranlara ne derim şimdi ben?” sorusu gelecek ve uyumakla uyumamak arasında gidip geleceksiniz. Sorulara “Valla uykum geldi uyudum, ne yapıyım yani!” şeklinde cevap vererek kestirip atabilir, ya da kaç saatte geldiginizi merak edenlere en kötü ihtimalle yalan söyleyerek yirtabilirsiniz. Aynaya asili CD’ler azaldığına göre, bu bakış açısı da bir gün mutlaka değişecektir.
Gece yolculuklarında hız yapmaktan kaçının. Ülkemizde bırakın devlet yollarını, paralı yollarda bile yolun çoğu bölümünde aydınlatma olmadığı düşünülürse, makul bir hızda gitmek hayatınız açısından daha az riskli olacaktır.
İster gece, ister gündüz olsun uzun yolda sollama yaparken ne şeritlere ne de tabelalara güvenmeyin. Bugüne kadarki tecrübelerimin gösterdiği şudur ki hatrı sayılacak kadar çok yerde sollama için asıl uygun bölümler sollama yasağının olduğu yerlerdir. Yine aynı şekilde sollama yasağı bittikten sonra, devamında size sollama hakkı tanınan bölümler ise örneğin sola doğru dönen ve ağaçlardan karşıdan geleni görme imkanı olamayan virajlardır. O tabelayı oraya dikenin kim olduğuna dair tahminde bulunarak virajı sollama yapmadan geçmek ve sollamalarda sadece tabela ya da şeride bakmayıp tecrübeyi en önde tutmak bence en iyi çözüm.
Eğer otomobilinizde spor süspansiyon sistemi, performans lastikleri, modifiyeli fren sistemi gibi güvenliği artırıcı modifikasyonlar yapılmamışsa, ya da en önemlisi ABS yoksa hız yaparken bir kez daha düşünün.
Arka koltukta otursalar dahi, sizinle birlikte yolculuk edenleri emniyet kemerlerini takmaları konusunda uyarın. Kaza esnasında arka koltukta yolculuk ediyor olmasına rağmen otomobilin ön camından fırlayanların sayısı ciddiye alınacak kadar fazladır.
Otomobiliniz bir hatchback veya sedansa arka cam kısmında bond çanta benzeri ağırlığı olan eşyalar bulundurmayın. Kaza esnasında arka camdan öne doğru fırlayacak bir bonda çantanın etkisi yüzlerce kiloya, basit bir kutu mendilin etkisi de onlarca kiloya eşit olacaktır. Eğer otomobiliniz bir station ise yine aynı mantıkla bagaj kısmına koyduğunuz eşyaların fırlamaması için bir bagaj filesi kullanın.
Sizinle birlikte seyahat eden yolcularınızı kendilerine en uygun yerde değil, trafik açısından en uygun yerde indirin.
Eğer otomobil arkadan kayma eğilimi gösterirse frene basmak yerine ayağınızı gazdan çekin ve direksiyonu kayan yöne doğru hafifçe çevirin.
Yorumlar kapalı
Gümrük Müsteşarlığından:
Amaç ve Kapsam
Madde 1- 4458 sayılı Gümrük Kanununun gümrük vergilerinden muafiyet ve istisnaları düzenleyen 167 nci maddesinin onikinci fıkrasının (a) bendinde; malül ve sakatların kullanımına mahsus eşya gümrük vergisinden muaf tutulmuştur.
Aynı maddenin son fıkrasında ise “4 ila 12 nci fıkralarında yer alan eşyayı tanımlamaya, bunların cins, nevi ve miktarları ile muafiyet ve istisna uygulanacak tutarları belirlemeye, maktu hadleri sıfıra kadar indirmeye veya iki katına çıkartmaya ve sürelerle ilgili alt ve üst sınırlan belirlemeye ve bu muafiyet ve istisnayı farklı eşyalar itibariyle birlikte veya ayrı uygulatmaya Bakanlar kurulu yetkilidir.” hükmü bulunmaktadır.
Bu hükme dayanılarak 05/2/2000 tarihli 23955 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 13/1/2000 tarihli 2000/53 sayılı Bakanlar Kurulu Eki, Gümrük Vergilerinden Muafiyet ve İstisna Tanınacak Haller Hakkında Kararın 116 ncı maddesinin 2 nci fıkrasında değişiklik yapan ve 01/6/2001 tarihli 24419 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Bakanlar Kurulu Kararının 1 nci maddesinin ikinci fıkrasında; münhasıran malul ve sakatlar tarafından kullanılmak üzere özel surette imal edilmiş hareket ettirici tertibatı bulunan ve bunlar tarafından ithal edilen motorlu veya motorsuz koltuklar, bisiklet, motosiklet ve motor silindir hacmi 1600 (dahil) cc’ye kadar olan binek otomobilleri (arazi taşıtları hariç) ile el ve ayak fonksiyonlarını tamamen yitirmiş olmaları nedeniyle bizzat sakat kişi tarafından kullanılmayan, sakat kişinin araca binip inmesiyle taşınmasını kolaylaştırıcı tertibatı bulunan ve sakat kişinin üçüncü dereceye kadar kan ve sıhri hısımlarından bir sürücü veya sakat kişi tarafından iş akdine bağlı olarak istihdam edilen bir sürücü tarafından kullanılan Gümrük Giriş Tarife Cetvelinin 8702.10 ve 8702.90 pozisyonlarında yer alan minibüslerin gümrük vergisinden muaf olduğu hükme bağlanmıştır.
Kararın 116 ncı maddesinin üçüncü fıkrasında da minibüslerin gümrük vergilerinden muaf olarak ithaline izin verilebilmesi için sakat kişinin yaşı veya ağırlığı itibariyle bu tür bir araca ihtiyacı bulunduğuna Gümrük Müsteşarlığınca kanaat getirilmesi gerektiği belirtilmiştir.
Bu hükümler kapsamında ithali yapılan özel tertibatlı sakat araçlarının sahiplerinin ölümü sonucu varislerine intikal etmesi halinde, varislerin veraset ilamı tarihinden itibaren 6 ay içerisinde gümrük idaresine başvurarak kendi adlarına yeni bir trafik şahadetnamesi düzenlettirmeleri halinde gümrük vergileri aranmaz
Varisler tarafından özel tertibatın kaldırılmak suretiyle kullanılmak istenilmesi veya satılması halinde gümrük vergileri alınır.
Özel Tertibatlı Sakat Aracı İthal Edebilecek Kişiler
Madde 2- 4458 sayılı Gümrük Kanununa göre muafen özel tertibatlı sakat aracı ithal edecek kişilerin, el ve ayaklardaki ortopedik özre dayanan özürler nedeniyle malül ve sakat olması gerekir.
Özel Tertibatlı Sakat Aracının İthal Şekli
Madde 3- Sakat kişi;
a) Türkiye Gümrük Bölgesi dışında çalışıyor ise ikametin Türkiye Gümrük Bölgesine kesin olarak nakletmesi halinde (bu şart sadece minibüs, binek otomobil ve motosiklet için geçerlidir. Motorlu ve motorsuz koltuklar ile bisikletler zati eşya kapsamında kesin dönüş şartı aranmaksızın sakat kişi tarafından muafen ithal edilebilir.),
b) Türkiye Gümrük Bölgesinde yerleşik ise; Yurt dışına resmi kanalla döviz transferi veya Türkiye Gümrük Bölgesi dışındaki gerçek ve tüzel kişiler tarafından kendisine bağış yoluyla gönderilen, özel tertibatlı sakat aracını ithalat vergilerinden muaf olarak ithal edebilir.
Özel Tertibatlı Sakat Araçlarında Aranılan Şartlar
Madde 4- Özel tertibatlı sakat araçlarında aşağıdaki şartlar aranır.
a) Malül ve sakat tarafından ithal edilmek istenen araç binek otomobili ise, binek otonun münhasıran malül ve sakallar tarafından kullanılmak üzere özel surette imal edilmiş hareket ettirici tertibatı bulunmalıdır.
b) Malül ve sakat tarafından ithal edilmek istenilen araç minibüs ise; minibüsün el ve ayak fonksiyonunu tamamen yitirmiş sakat kişinin araca binip inmesiyle, taşınmasını kolaylaştırıcı tertibatı bulunmalıdır.
Özel surette yapılmış hareket ettirici tertibatı bulunmayan ve sadece otomatik vitesli olan binek oto ile sakat kişinin araca binip inmesiyle taşınmasını kolaylaştırıcı tertibatı bulunmayan minibüsun muafiyetten yararlandırılmak suretiyle ithali mümkün değildir.
Binek oto ve minibüsün standart olmayan aksesuarları bulunması halinde bu aksesuarların ithaline gümrük vergilerinin tahsili kaydıyla izin verilir.
Özel olarak malül ve sakatların kullanımına mahsus olan ve eşya ile birlikte getirilen parça yedek parça ve standart aksesuarlara veya bu eşyanın bakım, kontrol ayarlama, ya da tamiri için gerekli olan aletler de muafiyet kapsamındadır. Söz konusu parça, yedek parça ve aksesuarlar ile sair aletlerin eşyanın ithalinden sonra getirilmesi halinde muafiyetin uygulanması için bunların muafen ithal edilen eşya ile ilgili olduklarının tevsik edilmesi gerekir.
3- Malül ve sakat tarafından ithal edilmek istenen araç motosiklet ise, motosiklet malül ve sakatlar tarafından kullanılmak üzere özel surette imal edilmiş olmalıdır.
Madde 5- Malül ve sakatlara 4458 sayılı Gümrük Kanununun 167 nci maddesinin onikinci fıkrasının (a) bendi kapsamında gümrük vergisinden muaf araç ithaline izin verilmesi için aşağıda belirtilen belgelerin ibraz edilmesi gerekir.
a) Fizik ve Rehabilitasyon merkezince onaylı, 18/3/1998 tarihli 23290 Resmi Gazete’de yayımlanan “Sağlık Bakanlığı tarafından özürlülere Verilecek Sağlık Raporları Hakkında Yönetmelik” eki listede yer alan sağlık kurulu raporu vermeye yetkili sağlık kuruluşlarından alınmış heyet raporunun aslı, (bu raporda; ilgilinin sakatlığı ile bunun derecesinin ve haline göre kullanabileceği taşıt özelliğinin belirtilmesi gerekir. Şayet ilgili, yurt dışında iken resmi bir hastaneden aldığı ve dış temsilciliklerimize onaylattığı bir rapor ibraz ederse bu raporun 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 41 inci maddesine, uygunluğunun da ayrıca belgelenmesi gerekir.),
b) Trafik Dairesince düzenlenen ve ilgili şahsın sakatlık durumu itibariyle, taşıt kullanabileceğini gösteren H sınıfı sürücü belgesi,
c) 1- Yurt dışında ikamet eden malül ve sakatlar için; Yurda kesin döndüğünü gösteren konsoloslukça onaylı belge ile yurda kesin dönüşünden önce satın alınan taşıtın mülkiyetinin kendisine ait olduğunu gösterir mülkiyet belgesi,
2- Türkiye’de ikamet eden malül ve sakata bağış yapılması halinde; bağışı yapan gerçek veya tüzel kişinin yurt dışındaki ikametini gösterir konsoloslukça onaylı belge, taşıtın bağışlayana ait olduğunu gösterir mülkiyet belgesi ile noter veya konsoloslukça düzenlenmiş bağış belgesi,
3- Taşıtın ithalinin resmi kanalla döviz transferi suretiyle gerçekleştirilmek istenilmesi halinde; döviz transferine ilişkin belge ile ithal edilmek istenilen taşıtın cins, marka ve özellikleri ile fiyatını gösteren proforma fatura ve ithal sırasında fatura aslı,
d) Nüfus cüzdanı örneği,
f) 1- İthal olunacak motosiklet veya binek otomobilin malül ve sakat kişinin kendisi tarafından kullanacağına, başkasının kullanımına veya istifadesine izin verilmeyeceğine,
2- İthal olunacak minibüsün el ve ayak fonksiyonlarını tamamen yitirmiş kişinin üçüncü dereceye kadar kan ve sıhri hısımlarından bir sürücü veya sakat kişi tarafından iş aktine bağlı olarak istihdam edilen bir sürücü tarafından kullanılacağına başkasının kullanımına veya istifadesine izin verilmeyeceğine,
3- Ankara Naklihane ve Bedelsiz İthalat Gümrük Müdürlüğünün, izni olmadan mezkur taşıtların başkasına devredilmeyeceğine ve satılmayacağına, kiralanmayacağına, ödünç verilmeyeceğine,
4- İthal olunan taşıt üzerindeki özel tertibatta da hiçbir değişiklik yapmayacağına İkametgah değişikliği olması halinde bu değişikliği Ankara Naklihane ve Bedelsiz İthalat Gümrük Müdürlüğüne bildireceğine dair,
Noterden onaylı taahhütname. (Ek:1) ; (EK:2),
f) İkamet ettiği mahalle veya köy muhtarlığınca düzenlenmiş İkametgah belgesi,
g) …………………..
Madde 6 -Özel tertibatlı otomobil ile minibüs için araç Türkiye’ye getirilmeden önce malül ve sakat kişiler veya bunlar hesabına bu kişinin vekil tayin ettiği ve Türkiye Gümrük Bölgesinde yerleşik kişiler tarafından Ankara Naklihane ve Bedelsiz İthalat Gümrük Müdürlüğüne 5 inci maddenin (a), (b) bentlerinde belirtilen belgelerin biri asıl olmak üzere iki nüshası ise birlikte müracaat edilir.
Madde 7-Özel tertibatlı otomobil ithalatı talebi Ankara Gümrükleri Başmüdürü veya yetki vereceği Başmüdür Yardımcısı başkanlığında, Ankara Naklihane ve Bedelsiz İthalat Gümrük Müdürü, İçişleri Bakanlığı, Sağlık Bakanlığı ile Türkiye Sakatlar Konfederasyonu temsilcilerinden oluşan bir heyet tarafından karara bağlanır. Söz konusu heyet tarafından sakat ve malül kişinin ithal etmek istediği otomobilde bulunması gereken özel tertibat da belirlenir. Heyet çalışmalarını Ankara Naklihane ve Bedelsiz İthalat Gümrük Müdürlüğünde yürütür. Heyetin toplanacağı gün ilgili sakat ve malül kişiler de anılan gümrükte hazır bulunur.
Minibüslerin karara bağlama işlemleri Gümrük Müsteşarlığının olumlu ön iznini müteakip gerçekleştirilir.
Binek otomobili veya minibüsün ithaline ilişkin kararların (müspet) Komisyon tarafından oybirliği ile verilmesi gerekir.
Madde 8-Komisyon kararının olumlu olması halinde, otomobil ile minibüs için Ankara Naklihane ve Bedelsiz İthalat Gümrük Müdürlüğü’nce “İthal İzin Belgesi” düzenlenir. İzin belgesinin geçerlilik süresi 6 (altı) aydır.
Taşıt, izin belgesinin geçerlilik süresi içerisinde bu Tebliğin 5 inci maddesinde belirtilen belgelerle birlikte Ankara Naklihane ve Bedelsiz İthalat Gümrük Müdürlüğü’ne teslim edilir. Gümrük Müdürü veya yetkili kılacağı Gümrük Müdür Yardımcısı başkanlığında iki muayene memurundan oluşturulan heyet tarafından aracın söz konusu heyet kararına uygunluğunun tespit işlemleri yapılarak uygun bulunması halinde ithaline izin verilir.
Adı geçen gümrük idaresince, ithal işlemi tamamlanan binek otomobil için düzenlenecek trafik şahadetnamesine EK:3’deyer alan şerh, minibüs için düzenlenecek trafik şahadetnamesine EK:4’deyer alan şerh konularak ilgili trafik tescil dairesine gönderilir.
Malül ve Sakatlar Tarafindan İthal Edilecek Diğer Eşya
Madde 9- Gümrük Vergilerinden Muafiyet ve İstisna Tanınacak Haller Hakkındaki Bakanlar Kurulu Karar eki Kararın 113, 115 maddeleri ile 116 ncı maddesinin birinci fıkrasında belirtilen eşya ile; malül ve sakatlar tarafından kullanılmak üzere imal edilmiş hareket ettirici tertibatı bulunan ve bunlar tarafından ithal edilen motorlu veya motorsuz koltuklar, bisiklet, motosikletin muafen ithaline ilişkin talepler doğrudan eşyanın getirildiği Gümrük idaresine yapılır.
Gümrük İdaresince de eşyanın Gümrük Vergilerinden Muafiyet ve İstisna Tanınacak Haller Hakkındaki Bakanlar Kurulu Kararının 113, 115 maddeleri ile 116 ncı maddesinin birinci fıkrası kapsamında bulunduğunun anlaşılması ile bu kararın 114 ncü maddesi kapsamında sadece 3 nolu ekinde belirtilen eşya olması halinde ithaline izin verilir. Ayrıca, Tebliğ eki taahhütname alınarak ithale ilişkin tek tip gümrük beyannamesine eklenir (Ek:1).
Bilgi Verme
Madde 10- Ankara Naklihane ve Bedelsiz İthalat Gümrük Müdürlüğünce malül ve sakatlar adına ithali gerçekleştirilen sakat aracı ve minibüslere ilişkin model, marka ve sayısal bilgileri içeren listeler her ayın sonunda Gümrük Müsteşarlığına (Gümrükler Genel Müdürlüğü) gönderilir (Ek:5).
9 uncu madde kapsamında yapılan ithal işlemleri ise, her ayın 15 inde Ankara Naklihane ve Bedelsiz İthalat Gümrük Müdürlüğü’nde olacak şekilde aylık olarak Tebliğ eki liste düzenlenerek adı geçen Gümrük Müdürlüğüne gönderilir (Ek:6).
Devir ve Satış
Madde 11- Gümrük Vergilerinden Muafiyet ve İstisna Tanınacak Haller Hakkında 13/1/2000 tarihli 2000/53 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı eki Kararın 113 ve 116 ncı maddeleri gereğince muafen ithal edilen eşya, gümrük idaresinin izni olmadan ve gümrük vergileri alınmadan malül ve sakat olmayanlara ödünç verilemez, kiralanamaz, devredilemez veya satılamaz.
Ayrıca;
a) Malül veya sakat kişiler; mülkiyetlerinde bu yolla muafen ithal edilmiş özel tertibatlı otomobil, minibüs ve motosiklet kayıtlı olduğu sürece ve bunların fiili ithal tarihinden itibaren 5 (beş) yıl geçmedikçe, bu taşıtları satamaz ve yeniden aynı şekilde muaf olarak otomobil, minibüs ve motosiklet ithal edemezler.
b) Malül ve sakatlar tarafından ithal edilen özel tertibatlı otomobil, minibüs ve motosikletlerin fiili ithal tarihinden itibaren 10 (on) yıl geçmemişse malül ve sakat olmayanlara gümrük vergileri tahsil edilmeden satışı, hibesi ve devri mümkün değildir.
c) Söz konusu aracı devralacak kişinin sakatlığının farklı olması halinde devredilecek taşıtın Ankara Naklihane ve Bedelsiz İthalat Gümrük Müdürlüğü’ne teslim edilerek devri alacak kişinin sakatlığına uygun olarak aracın anılan Gümrük İdaresinin gözetimi altında dizayn edilmesi gerekmektedir.
Gümrük vergilerinden muafen ithali yapılan eşya için muafiyet tanınmasını sağlayan şartları kaybeden veya muafen ithal edilen eşyayı söz konusu Kararnamenin eki Kararın 113 ila 118 inci maddelerinde belirtilenlerden başka amaçlarla kullanmayı talep eden kişi, kurum ve kuruluşların gümrük idaresine bildirimde bulunarak izin alması gerekir. Bu izin ancak gümrük vergilerinin tahsil edilmesi kaydıyla verilebilir.
Mezkur Kararname eki Kararın 116 ve 117 nci maddeleri kapsamında gümrük vergilerinden muaf olarak ithal edilen eşya gümrük idaresinin izni olmadan ve gümrük vergileri ödenmeden muafiyetten yararlanmayan amaçlar için ödünç verilemez, kiralanamaz, devredilemez veya satılamaz.
Söz konusu eşya ve malzemeler muafiyetin veriliş amacına uygun kullanılmak ve ilgili Gümrük Müdürlüğünden izin alınmak kaydıyla muafiyet hakkı tanınmış başka bir kurum veya kuruluşa ödünç verilir, kiralanır, devredilir veya satılırsa gümrük vergileri aranmaz.
İzin alınmadan ödünç verilen, kiralanan, devredilen veya satılan eşyanın gümrük vergileri 4458 sayılı Gümrük Kanunu’nun 181 ila 194 üncü maddeleri hükümleri uyarınca tahsil edilmekle beraber ayrıca, 1918 sayılı Kaçakçılığın Men ve Takibine Dair Kanun hükümlerine göre takibat yapılır.
Geçici Madde 1- 5/2/2000 tarihinden önce başlamış işlemlerde yükümlünün lehine olan hükümler uygulanır.
Yürürlük
Madde 12- Bu Tebliğ 5/2/2000 tarihinden geçerli olmak üzere yayımı tarihinde yürürlüğe girer.
Yürütme
Madde 13- Bu Tebliğ hükümlerini Gümrük Müsteşarlığı’nın bağlı bulunduğu Bakan yürütür.
EKLER
TAAHHÜTNAME
…………….tarih ve …………… sayılı tek tip gümrük beyannamesi ile muafen ithali yapılan ………………………… minibüsü üçüncü dereceye kadar kan ve sıhri hısımlarından bir sürücü veya tarafımdan iş aktine bağlı olarak istihdam edilen bir sürücü tarafımdan kullanılacağını başkasının kullanımına veya istifadesine izin vermeyeceğimi Ankara Naklihane ve Bedelsiz İthalat Gümrük Müdürlüğünün izni olmadan başkasına devretmeyeceğimi, satmayacağımı, kiralayamayacağımı veya ödünç vermeyeceğimi ithal olunan minibüs üzerindeki özel tertibatta da hiçbir değişiklik yapmayacağımı, ikametgah değişikliği olması halinde bu değişikliği Ankara Naklihane ve Bedelsiz İthalat Gümrük Müdürlüğüne bildireceğimi, aksi takdirde 4458 sayılı Gümrük Kanunu ile buna ilişkin Bakanlar Kurulu Kararı ve 1918 sayılı Kaçakçılığın Men ve Takibine Dair Kanun, 237 sayılı Taşıt Kanununun, Türk Parasının Kıymetini Koruma Hakkındaki 1567 sayılı Kanun ile Türk Ceza Kanunu’nun ilgili hükümlerinin tarafıma uygulanmasını kabul ettiğimi, beyan ve taahhüt ederim.
Adı Soyadı
Tarih-İmza
TAAHHÜTNAME
…………….tarih ve …………… sayılı tek tip gümrük beyannamesi ile muafen ithali yapılan ………………………..aracı/eşyayı, başkasının kullanımına veya istifadesine izin vermeyeceğimi, Ankara Naklihane ve Bedelsiz İthalat Gümrük Müdürlüğünün izni olmadan mezkur aracı/eşyayı başkasına devretmeyeceğimi, satmayacağımı, kiralayamayacağımı veya ödünç vermeyeceğimi ithal olunan araç üzerindeki özel tertibatta da hiçbir değişiklik yapmayacağımı, ikametgah değişikliği olması halinde bu değişikliği Ankara Naklihane ve Bedelsiz İthalat Gümrük Müdürlüğüne bildireceğimi, aksi taksirde 4458 sayılı Gümrük Kanunu ile buna ilişkin Bakanlar Kurulu Kararı ve 1918 sayılı Kaçakçılığın Men ve Takibine Dair Kanun, 237 sayılı Taşıt Kanununun, Türk Parasının Kıymetini Koruma Hakkındaki 1567 sayılı Kanun ile Türk Ceza Kanunu’nun ilgili hükümlerinin tarafıma uygulanmasını kabul ettiğimi, beyan ve taahhüt ederim.
Adı Soyadı
Tarih-İmza
Yorumlar kapalı
Sınavda toplam kaç soru sorulur? 50 trafik , 40 motor ve 30 ilk yardım olmak üzere toplam 120 sorulur.* Sınavda verdiğim yanlış cevaplar doğru cevaplarımı etkiler mi? Etkilemez, yanlış doğruyu götürmüyor.* Trafik , motor ve ilkyardım dersleri toplam kaç saattir? Trafik 35 , motor 16 ve ilkyardım 12 olmak üzere toplam 63 saat ders verilir.* Sürücü belgemi almadan sürücü sertifikasıyla araç kullanabilir miyim?
Hayır. Trafik Tescil Bürosuna başvurup sürücü belgenizi aldıktan sonra araç kullanabilirsiniz.* Sınav süresi toplam kaç saattir? Toplam 2.5 saattir.* Sınavda başarısız olduğumda kaç defa sınava girme hakkım var? Sınavdan başarısız olduktan sonra 4 defa , toplam 5 sınav hakkınız var.* Sınavda 1 veya 2 dersten kaldığım takdirde tekrar 3 dersten sınava girecek miyim? Sadece kaldığınız derslerden tekrar sınav olursunuz.* Yazılı ve direksiyon sınavı nerede yapılıyor? Ankara Eğitim Teknolojileri Genel Müdürlüğü’nün belirlediği okullarda yazılı sınav , direksiyon sınavı ise Milli Eğitim Müdürlüğünün ve Trafik Şube Müdürlüğünün belirlediği güzergahta yapılır.* Sürücü olur raporu (Heyet raporu) nerelerden alınabilir? Devlet Hastaneleri ve sürücü olur raporu vermeye yetkili özel hastanelerden alınabilir.
* Sınav komisyon üyeleri kimlerden oluşur? İlçe Milli Eğitim Müdürlüğünün belirlediği sınav yapma yeterliliği olan öğretmenlerden oluşur.
* Ders saatlerinde ne kadar devamsızlık yapabilirim? Mazeretsiz olarak toplam ders saatlerinin 1/5 i kadar.
* Sürücü sertifikamı aldıktan sonra ne kadar süre içerisinde Trafik Tescil Bürosuna başvurmam gerekiyor? Eğer verilen süre içerisinde başvuru yapamazsam sürücü sertifikam iptal olur mu? Kurs başlangıç tarihinden itibaren 6 ay süre verilir. Verilen süre içerisinde başvurulmadığı takdirde tekrar sağlık raporu (Heyet raporu) ve sabıka kaydı yenilenmesi gerekir.
* İlkokul mezunu olanlar hangi tarihe kadar sürücü belgesi için müracat edebilir?
31 Aralık 2004′de kadar başvurulabilir.
* Sınav başarı puan barajı kaçtır? Başarı puan barajı 100 üzerinden 70′tir.
Yorumlar kapalı
Fiyatın öncelikli tercih olarak dikkate alınmaması gerekir.Hasarı en çabuk ve eksiz ödeyen firmaların tercih edilmesi gerekir.
* Poliçede belirtilen araç değeri,aracınız yeni ise anahtar teslim fiyatı,kullanılmış ise piyasa fiyatı ile aynı olmasına dikkat edilmesi gerekmektedir
* Ferdi Kaza Sigortası ve İhtiyari Mali Mesuliyet Sigortasından verilen teminatlara ve ödenecek prime dikkat edilmesi gerekiyor.Piyasada primi düşük göstermek amacıyla bu teminatlar düşük tutuluyor.
* Poliçedeki genel ve özel şartların iyi okunması gerekiyor.Grev,lokavt,deprem,sel gibi teminatların bulunup bulunmadığının kontrol edilmesi gerekiyor.
* Teminatlar dışında dikkat edilmesi gereken diğer bir konu ise primlerin ödeme tarihleri.Çünkü poliçede yazılı tarihlerden itibaren 15 gün içinde prim taksisi ödenmediği takdirde,sigorta teminatı durduruluyor.Bu tarihten sonra meydana gelecek hasarlar ise ödenmiyor.
* Prim taksitleri acentelere veya şirketlere elden yatırıldığında karşılığında mutlaka makbuz alınması gerekiyor.
* Poliçenin enflasyona karşı endeksli olup olmadığına dikkat etmek gerekiyor.
* Hazine müsteşarlığı tarafından her üç ayda bir belirlenen ve şirketlere bildirilen araç kasko değeri esas alınarak,kasko poliçesinin düzenletilmesi gerekiyor.
Yorumlar kapalı
Günümüzün yüksek yakıt fiyatlarında, aracınızda ve sürüş alışkanlıklarınızda yapacağınız küçük bazı değişiklikler, yakıt ekonominizi iyileştirecektir. İşte bu değişikliklerden bazıları…
Araçla ilgili ipuçları
Sürüşle ilgili ipuçları
Motoru ısıtmak için fazla zaman harcamayınız. Modern motorlarda gerekli değildir.
Yorumlar kapalı
Sürücü belgesi alma zorunluluğu; Motorlu araçların sürücü belgesi sahibi olmayan kişiler tarafından karayolunda sürülmesine izin verilmesi yasaktır.
Araçlar, bu konuda sınıfları belirtilen sürücü belgelerine sahip sürücüler ile çok taraflı anlaşmalara göre sürücü belgesi bulunan veya geçerli uluslararası sürücü belgesi olan kişilerce sürülebilir.
Sürücü adaylarında aranacak şartlar:
Sürücü belgesi alacaklarda aşağıdaki şartlar aranır;A)Yaş şartı:
1- A1, A2, F ve H sınıfı sürücü belgesi alacakların 17,
2- B ve G sınıfı sürücü belgesi alacak olanların 18,
3. C, D ve E sınıfı sürücü belgesi alacak olanların 22 (Üniversitelerin sürücü eğitimi veren yüksek okullarından mezun olanlarda bu şart aranmaz.), yaşını bitirmiş olmaları,
B) Öğrenim Şartları;
F,G ve H sınıfı sürücü belgesi alacakların ilkokulu,
A1, A2, B, C, D ve E sınıfı sürücülerin en az ortaokulu veya 8 yıllık temel eğitimi bitirmiş olmaları,(Bu şart Milli Eğitim Bakanlığı’nın 22 MART 2000 tarihli emriyle ilkokul mezunları 21 Aralık 2004 yılına kadar uzatılmıştır)
C) Sağlık Şartları;
Sürücü belgesi alacakların, resmi ve özel sağlık kuruluşlarında İç Hastalıkları, Ortopedi, Göz, Kulak-Burun-Boğaz ve Psikiyatri uzmanları bulunan Sağlık Kurulunca, yönetmelikte belirtilen esaslara göre “Sürücü Olur” raporu almaları gerekir. Ortopedist bulunmadığı takdirde Genel Cerrahtan, Psikiyatri uzmanı bulunmadığı durumlarda Nörölog veya Psikologtan görüş alınarak Sağlık Kurulu kararını verir. Sağlık Kurulu raporuna bir defaya mahsus olmak üzere itiraz halinde Sağlık Bakanlığı nihai karar için sürücü adayını bir başka Devlet Hastanesi Sağlık Kurulu’na sevkeder. Ancak, verilen sağlık raporlarının eksik veya gerçeğe uygun olmamasının tesbiti halinde, sorumlular hakkında Türk Ceza Kanununa göre işlem yapılmakla birlikte, bu tabiplerin daha sonra verecekleri raporlar da geçersiz sayılır.
D) Eğitim ve sınav şartı;
Sürücü kursuna katılmış ve yapılan sınavları da başararak sertifika almış olmaları
E) Hükümlü olmama şartları;
Türk Ceza Kanunu’nun 403 ve 404 üncü maddeleri ile 572/2-3 maddelerinden ikiden fazla ve 1918 Sayılı Kaçakçılığın Men ve Takibine Dair Kanun’un 28 ve 29 uncu maddeleri, 6136 Sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar Hakkında Kanunun 12 inci Maddesinin 3 üncü ve takip eden fıkralarındaki suçlardan hüküm giymemiş olmaları,
Önceden verilmiş aynı sınıf ve başka sürücü belgesinin bulunmaması, sürücü belgelerinin süresiz alınmamış olması veya geçici olarak geri alınmış ise sürenin dolmuş bulunması zorunludur.
DIŞ ÜLKELERDEN ALINMIŞ OLAN SÜRÜCÜ BELGELERİNİN,
TÜRK SÜRÜCÜ BELGESİ İLE DEĞİŞTİRİLMESİ
Türk ve yabancı kişilerin dış ülkelerden aldıkları sürücü belgeleri ile ülkemizde araç kullanmalarına ve bunların değiştirilmesine ilişkin esaslar aşağıda gösterilmiştir.
a)Türk vatandaşları ile ilgili kanunlar ile ikili ve taraflı anlaşma hükümleri saklı kalmak üzere yabancı kişiler, dış ülkelerden alınmış, cinsi için geçerli sürücü belgeleri ile ülkemizde
yabancı ve Türk plakalı araçları sürebilir.
Ancak;
Turistler ve geçici bir süre için gelenler dışında herhangi bir iş, hizmet veya eğitim amacıyla ülkemizde bulunan yabancıların ise Konsolosluk veya noter tarafından tercüme edilmiş tasdikli sürücü belgesi örneklerini sürücü belgesi ile birlikte yanlarında bulundurmaları mecburidir.
b) Yurda dönüşlerinde Türk vatandaşlarının,
İlgili Kanunlar ile ikili ve çok taraflı anlaşma hükümleri saklı kalmak üzere de istekleri halinde yabancıların, dış ülkelerden aldıkları sürücü belgeleri, eğitim ve sınav şartı aranmadan karşılığı veya dengi olan sürücü belgeleri ile değiştirilir.
Ancak, Türk vatandaşları yurda dönüşlerinde bir yıl içinde sürücü belgelerini değiştirmedikleri takdirde, değiştirinceye kadar araç kullanamazlar.
Bu belgeler değiştirilirken;
1- Eğitim ve sınav şartı hariç, sürücü belgesi alacaklar için aranan yaş, öğrenim, sağlık ve Karayolları Trafik Kanununda belirtilen, Türk Ceza Kanunundaki belli suçlardan hükümlü olmama şartları aynen aranır.İkili veya çok taraflı anlaşma hükümleri ile uygulamalar saklı kalmak üzere yabancılardan diplomatik muafiyeti olanlar için hiçbir şart aranmadan beyanları ile yetinilir. Diğer yabancılar için belgeleri değiştirmekle birlikte gerektiğinde Dışişleri Bakanlığı aracılığı ile inceleme ve araştırma yapabilirler.
2- Müracaat sırasında gereken işlemler aynen yapılmakla birlikte;
a) Dış ülkelerden alınan sürücü belgesinin aslı ve noterden veya Dış Temsilciliklerimizden alınmış tasdikli tercümesi istenir. Yetkili memurca müracaat formuna kayıt konarak karşılaştırma yapıldıktan sonra aslı ilgiliye geri verilir.
b) Geçici olarak alınmış olan yabancı ülke sürücü belgeleri ile Uluslararası sürücü belgeleri değiştirilmez.
c) Üzerinde kazıntı, silinti olanlar, açıkça şüphe doğuran iz ve belirtiler bulunanlar ile değiştirilmelerine esas olacak bilgi derlenmemiş olanlardan tereddüt edilenler için aslı ve tercümesi ile Emniyet Genel Müdürlüğünün görüşlerine başvurulur.
3- Belgesini değiştirenler bir üst sınıf belge almak isterse değiştirme işlemi yapılmadan uygulamalı sınavlara alınırlar.
Ancak bunlardan; C,D ve E sınıfı belge almak isteyenlerden 22 yaşını bitirmiş olma şartı aranır.
SÜRÜCÜ BELGESİ SINIFLARI
“A1” Sınıfı Sürücü Belgesi : Motorlu bisiklet kullanacaklara,
“A2” Sınıfı Sürücü Belgesi : Motorsiklet kullanacaklara,
“B” Sınıfı Sürücü Belgesi : Otomobil, Minibüs veya kamyonet kullanacaklara,
“C” Sınıfı Sürücü Belgesi : Kamyon kullanacaklara,
“D” Sınıfı Sürücü Belgesi : Çekici kullanacaklara,
“E” Sınıfı Sürücü Belgesi : Otobüs kullanacaklara,
“F” Sınıfı Sürücü Belgesi : Lastik Tekerlekli Traktör kullanacaklara,
“G” Sınıfı Sürücü Belgesi : İş Makinası türünden motorlu araç kullanacaklara,
“H” Sınıfı Sürücü Belgesi : Özel tertibatlı olarak, imal, tadil veya teçhiz edilmiş motorsiklet veya otomobil türünden araçları kullanacak hasta ve sakatlara,
“K” Sınıfı Sürücü Aday Belgesi : İki veya çok taraflı anlaşmalar uyarınca sınıflarına göre araç kullananlara belli süre ile verilen belgedir.
SÜRÜCÜ BELGELERİNE AİT ESASLAR
Araç kullanma yetkisi:
1. A1, F,G ve H sürücü belgeleri ile yalnız kendi sınıflarındaki araçlar
2. A2 sınıfı sürücü belgesi ile A1,
3. B sınıfı sürücü belgesi ile F,
4. C sınıfı sürücü belgesi B ve F
5. D sınıfı sürücü belgesi ile B,C ve F,
6. E sınıfı sürücü belgesi ile B,C ve F,
Sınıfı sürücü belgesi ile kullanılan arabilir.
Yorumlar kapalı
Doğru frenaj yapabilmek ciddi bir beceri işidir. Yavaşlamak istediğinizde fren pedalına basarsınız. Eğer daha çok yavaşlamak istiyorsanız pedala biraz daha kuvvetli basarsınız. Bu yaklaşım şehir içi trafiğinde gezinirken oldukça yeterli olacaktır. Ancak yüksek performanslı bir sürüş esnasında hızınızı istediğiniz oranda ve mümkün olan en kısa sürede düşürmeniz önem kazanır.Eğer fren pedalına gereğinden az basıyorsanız frenaja daha erken başlamanız gerekecek bu da fren mesafenizi ve sürenizi uzatacaktır. Bunun aksine frene gereğinden fazla bir kuvvetle basmak da tekerleklerinizi kilitleyecek, direksiyon kontrolünüz kaybolacak, fren mesafeniz uzayacak ve lastiklerinizde düz bölgeler şeklinde aşınmalar meydana gelecektir. Bu durumlardan kaçınmak için yapılması gereken şey limit frenlemedir.
LİMİT (EŞİK) FRENLEME
Fren pedalına tekerleklerin tam kilitlenme noktasından bir parça daha az bir basınç uygulanarak yukarıda sözü edilen olumsuz durumların ortaya çıkmasını önlerken fren mesafesi ve süresini en az değerde tutmaktır.
Fren limiti bir çok parametreye bağlı olarak değişim göstermektedir. Bunları iki grupta toplamak mümkündür.
Fren limitini alçaltan (tekerleklerin daha kolay kilitlenebileceği) etkenler:
Meyil inme.
Sıklıkla tekrarlanan tümsekler ve çukurlar.
Gevşek yüzey kaplamaları (tozlu, mıcırlı ve toprak yollar).
Su, yağ, çiğ gibi kayganlığı arttırıcı etkiler.
Büyük kamber açıları ve yolun gidiş doğrultusuna dik yöndeki eğimi.
Aşırı sıcak veya soğuk lastikler
Fren limitini yükselten etkenler:
Meyil tırmanma.
Temiz ve kuru yol yüzeyleri
Uygun sıcaklıktaki lastikler
Yapılması gereken şey; sürüş esnasında yukarıdaki etkenlerin varlığını ve değişimini sürekli olarak izleyip değerlendirerek fren limitine olacak etkilerini göz önüne almaktır. Diğer bir değişle yol durumu değerlendirilmeli ve tekerlekleri kilitlemeksizin en yüksek fren gücü uygulanacak şekilde pedala uygulanan basınca karar verilmelidir.
SIKLIKLA YAPILAN FRENLEME HATALARI
- Fren limitinin bilinmemesi dolayısıyla çoğu zaman erken ve hafif frenaj sonucu frenleme süresi ve mesafesinin uzaması nedeniyle zaman kayıpları artmaktadır.
- Yukarıdakinin tersine çok geç ve sert fren yapmak da arabayı kontroldan çıkarabileceği gibi kıymetli yarış lastiklerini de duman haline getirecektir. (Bu durum daha çok başlarda olmaktadır. Yarış dergileri okumak yerine yarışmaya başlandıktan bir süre sonra geçer:-)).
- Bu tür sert frenajların sonucu çoğu zaman virajın giriş noktası kaçırılabilmekte ve yoldan çıkma tehlikesi ortaya çıkmaktadır. Ayrıca bir süre sonra lastiklerinizden “LAP LAP LAP” diye bir ses duyarsanız bu, lastiklerinizin bu tür kızaklamalar sonucu üzerlerinde oluşan düz bölgelerin yere çarpma sesi olabilir.
- Önemli hatalardan birisi de viraj içerisinde dönüş esnasında fren yapmaktır. Bu düşük süratler için bir sorun teşkil etmez. Ancak yüksek performanslı bir sürüşte şık bir spin ve yol dışına çıkma ile sonuçlanabilir. Frenaj işlemi viraj öncesinde bitmiş, hız ayarlanmış olmalıdır. (Sol ayak freni hariç tabii).
Fren pedalına kıracak gibi çok ani biçimde basmak, pompalamak, tekmelemek vs. faydasız hareketlerdir.
LİMİT FRENLEME EGZERSİZLERİ
Limit freni trafikte denemek gerçekten çok tehlikeli sonuçlar doğurabilir. Küçük bir hata önünüzdekinin arkasından çarpmanıza veya arkanızdakinin size çarpmasına sebep olacaktır. Bu durum gerçekleştiğinde üzülmek veya pişmanlık bir işe yaramayacaktır. En iyisi kendinize boş ve tercihen kaygan bir yol bulmanızdır. Fren pedalına uyguladığınız basınca konsantre olmanız işinizi kolaylaştırabilir.
- Kendinize bir işaret seçip bu noktadan sabit bir hızla (40-50 km/h ile başlayın) geçerken frene başlayın ve bunu en kısa durma mesafesini elde edene kadar tekrarlayın.
- Daha sonra iki işaret arasında çalışmaya başlayacaksınız. Birinci işareti geçtiğiniz an fren pedalına sabit bir basınç uygulamaya başlayın ve araç durana kadar bu basıncı değiştirmeyin. Tam ikinci işaretin üzerinde durana kadar bu egzersizi tekrarlayın.
Not: Bu bilgiler sizi daha kanlı bir trafik canavarı haline getirmek amacıyla verilmemiştir. Yeteneklerinizi gösterebileceğiniz yerlerin yarış pistleri olduğunu unutmayınız. Bu alıştırmalar esnasında ve sonrasında arkanızdan gelen sürücülerin otomobil yarışçısı olmadıklarını ve sizin kadar iyi frenaj yapamama ihtimallerini unutmayın
Yorumlar kapalı
Gücü artirmak, yol tutuşu ve frenaji güçlendirmek, kabin ve karoserde degisiklik yapmak, bir baska deyisle otomobili ayricalikli kilmak..
Tuning yada diger adiyla Modifiye denince akla ilk gelen motorda güç artirimi oluyor. Neredeyse motorun üretimiyle birlikte gelismeye baslayan modifiye islemi, günümüzde bir sektör haline geldi. Tabii boyutlari da çok genisledi. Artik standardin disinda otomobilin gücünü, yol tutus özelliklerin! ve görünümünü degistirmek amaciyla yapylan islemler modifiye olarak adlandiriliyor. Teknolojinin gelismesi, ürünlerin farkli zevklere göre tasarlanmasini sagladi. Bu degisimde motorsporlarinin da katkisi çok büyük. Öyle ki, kabin içindeki “süslemelerden” alüminyum görünümlü depo kapaklarina kadar tüm aksesuarlarin temelinde motorsporlari yatiyor. Dis görünümde jant-lastik, karoser kiti, farlar, far kaslari, son susturucular, aynalar ve hava kanallari otomobili farkli kilan ayrintilar. Bu aksesuarlardan bir bölümü, otomobilin sadece görünümüne degil, yol tutusuna da katki sagliyor. Kabindeyse direksiyon simidi, vites topuzu, konsol kaplamalari koltuklar ve renkli gösterge zeminleri yapilan degisiklikler arasinda yer aliyor.
Modifikasyonun temel amaci, gücü artirmak. Standarttan daha genis piston kullanmak ya da egzantrik milinin derecesini degistirmek, motora güç kazandirmanin en etkin yollari.
Bunlari destekleyen diger islemler, elektronik beyin programinin gelistirilmesi ve hava emmeyle egzoz sisteminin modifikasyonu. Turbo takviyeli motorlarda bu islemlere ek olarak turbo valfinin basinç limitini artirmak, intercooler’i büyütmek ve pop-off supapi monte ederek güç artirilabiliyor.
Otomobilde teknik olarak vaDilan modifikasyon sadece gücü artirmayi degil, yol tutusu güçlendirmeyi ve frenaj kabiliyetini artirmayi da kapsiyor. Bu degisimler neredeyse bir zincir gibi birbirini takip ediyor, çünkü gücü artirilan otomobili yolda tutmak için birtakim teknik degisiklikler yapmak ve güvenli durabilmesini saglamak için fren sistemini güçlendirmek gerekiyor. Biri eksik oldugunda, kötü sonuçlanabilecek kazalarin yasanmasy her an mümkün. Bu nedenle modifiye islemini profesyonel kisilere birakmak en dogrusu. Dünyanyn en büyük modifiye firmalarinin Türkiye temsilcilikleri bu amaçla hizmet veriyor. Bu arada kullanilan parçalarin mutlaka belgeli ve trafikte kullanima uygun olduguna dikkat etmek gerekiyor.
Dikkate alinmasi gereken bir baska nokta da bu isin hobi olarak degerlendirilmesi. Son yillarda özellikle performans tutkunu gençler arasinda yaygynlasan modifiye, farkli amaçlarla yapildiginda, insanlarin hayatini tehlikeye atacak sonuçlar dogurabilir. Yarismak için caddelerin uygun olmadigini unutmamak gerek. Eger yarismak ve otomobilinizin performansini görmek istiyorsaniz, yapmaniz gereken tek sey, bu yil sampiyona olarak düzenlenecek drag yarislarina katilmak. Toplam 7 siniftan (1600 cc’ye kadar* 1600-2000 cc arasi*2000-4000 cc arasi*4000-6600 cc arasi*Turbo ve / kompresörsüz*6601 cc nitrosuz ve asiri beslemesiz*asiri beslemeli) olusan sampiyona 6 yaristan olusuyor. Yarislarla ilgili ayrintili bilgi almak için Türkiye Otomobil ve Motorsporlari Federasyonu’nu 0216 46511 55 no’lu telefondan arayabilirsiniz.
Traction Control
Halk arasinda “anti-patinaj sistemi” olarak da isimlendirilen çekis kontrol sistemi, elektronik bir aktif güvenlik ünitesidir. Çekis Kontrol Sistemi Nedir?
Otomobilin çekise sahip tekerleklerinden herhangi birisi gereginden fazla dönüp patinaja düstügünde devreye giren sistem gazi kademeli olarak kesip motor gücünü gerekli oranda düsürerek patinaji önler. Böylece tekerleklerin yola tutunmasi saglanarak aracin güvenli bir sekilde yol almasi saglanir.
Hangi araçlara uygulanabilir?
ABS fren sistemli ve enjektörlü her türlü araca uygulanabilir.
Çekis Kontrol Sistemi’nin avantajlari nelerdir?
Çekis Kontrol Sistemi bulunmayan araçlarda kaygan zeminlerde (islak, buzlu, toprak, vb.) ve dönüslerde gereginden fazla gaza basilmasi durumunda çekis yapan tekerlekler hizla bosa döner ve aracin savrulmasina sebep olabilir. Oysa Çekis Kontrol Sistemi bulunan araçlarda her türlü yol sartlarinda emniyetli yol tutus saglanir.
- Sürüs güvenliginizi arttirir
- Virajlarda yoldan çikmanizi engeller
- Kayfan zeminlerde güvenli yol almanizi saglar
- Her türlü yol sartinda daha performansli kalkis yapmaniza yardim eder
- Lastik ömrünü uzatir
- Aks, debriyaj balatasi, sanziman vb. aktarma organlarinin ömrünü uzatir
- Kullanim tarzina göre ayarlanabilir
- Istenildiginde devreden çikartilabilir
- Aracin orjinal tesisatini bozmaz
- -40 C, +80 C ortam sicaklakliklari arasinda çalisabilir
“… Yaptigim inceleme ve test sürüslerinde hiçbir olumsuzluk görmedim. Gerek üretim sekli, gerekse elde edilen sonuç itibariyla çok profesyonel bir sistem. Ürünün en büyük avantaji sürücünün kullanim tarzina göre ayarlanabilmesi ve aracin orjinalligini bozmamasi. Bu sistem hem istenildiginde devreden çikartilabiliyor, hem de sökülmek istendiginde hiçbir olumsuz iz birakmiyor.
SÜRÜS GÜVENLIGI IÇIN FAYDALI VE GEREKLI.” Onno Usta
NOS
Bir motordan en fazla guc artisi NOS ile saglanir. Calisma prensibi cok basit olan NOS, otomobilin herhangi bir yerine monte edilen tuple kontrol ediliyor.
Tup baglantilarla, istenildiginde motorun yanma odasina yakit ve havanin yaninda “nitroues oxide” gazi veriyor. Bu gazin sogutucu etkisi, genlesme katsayisini dusuruyor ve yanma odasina normalin cok ustunde miktarda oksijen dolmasina neden oluyor. Bu sayede yakit daha iyi yaniyor, patlama cok daha siddetli gerceklesiyor ve guc artiyor.
Kiti bir tup, butonlar ve motor ici baglanti aparatlarindan olusan NOS’u aktif hale getirmek tupun vanasi, ardindan iceride bulunan ana kumanda dugmesi aciliyor, gaz pedalinin altinda bulunan buton, gaza tam basilmasi halinde aktif hale geliyor ve “nitroues oxide” gazi yanma odasi icine pompalaniyor.
Sahip olduğu potansiyel gücün hepsini verebilecek olan bir motorla ilgili opsiyonları göz önüne almak zorunda olduğunuzda; nitro oksidin size verebileceği kapasitede hiçbir benzerinin olmadığını görürsünüz. Nitro sistemine herbir beygir gücü için bir dolar esasıyla bakarsanız, NOS’dan alınan bir nitro sisteminin kıymetli yatırımızın herbir doları için en büyük değeri temin ettiğini göreceksiniz. Yıllar boyunca var olan tecrübelerimiz sadece birkaç saat içerisinde 50 ila 500 beygir gücü ilave etme yeteneğine sahip ürünlerimizden performansçılar ve yarışçılar gibi çoğunluğun etkilendiğini bize ispatlamıştır. Uygulamanız için doğru sistemi dikkatlice seçmek suretiyle sedece NOS sisteminizi harekete geçirerek motorunuzun hacmını iki katına çıkartmayla mukayese edilebilecek bir performans artışı ve güvenlik faktörü yönünden emin kılınmış olacaksınız.
Artı Beygir Gücünü Nasıl Elde Etmeli
Bir motor, Yakıt yakarak çalışır ve genişleme yaparak pistonları aşağıya iter. Daha fazla beygir gücü yapmak istiyormusunuz? Daha fazla yakıt yakın böylece motor pistonları aşağıya daha kuvvetle itecektir. Çok kolay gibi geliyor. Fakat, bu o kadar da kolay değil. Gücü arttırmayı bir kompleks mühendislik problemi yapan çok sayıda ki faktörler olduğundan biz burada sadece üç ana esası ele alacağız.
Herşeyden evvel, tüm yakıtlar yanabilmek için oksijene ihtiyaç duyar. Daha fazla yakıt yakmak istiyorsanız, daha fazla oksijen vermeniz gerekecektir. Hemen hemen bütün motor performans ürünleri yakıt ve oksijen akışını arttırara gücü yükseltirler.
Egzantrikler, daha hacimli karbüratörler veya valfler, porting, emme manifoldu, egzost headersları, superchargerlar, turbochargerlar, ve NOS geliştirilmiş bir motorun nasıl hava aldığını gösteren açık örneklerdir (daha fazla yakıt yakmak için daha fazla oksijen ) ve bu size artan beygir gücü verir. Oksijen ve yakıtın akışını arttırmak için en etkin yol muhtemelen Nitro oksid enjeksiyon sistemidir. Nitro sisteminin bu kadar büyük beygir gücü üretmesinin başlıca sebebi budur.
Diğer bir temel güç faktörü yakıtın buharlaştırılmasıdır. Diğer yarış yakıtlarında olduğu gibi benzin sıvı haldeyken yanmayacaktır. Benzinin yanabilmesi için buhar haline dönüştürülmelidir. Benzinin buhar haline dönüştürülmesi kolay bir işlemdir. Bu husus temel olarak dışarıya bir bardak su koyup kurumasını beklemeden farklı değildir. Elbetteki motorun içinde buharlaşma çok çabuk olmaktadır. 8000 RPM’de çiğ benzinin buhara dönüştürülmesi, yeterince buharlaştırma işleminin harekete geçirilmesinde anahtar; motor ısısı ve yakıt atomizasyonudur. Atomizasyon işlemi çiğ yakıt akışını çok küçük damlacıklara dönüştürür ve böylece buharlaşma yüzeyinin genişlemiş olmasından ötürü buharlaşma hızlanır. Yakıt damlacıklarının ebadı çok önemlidir. Büyük bir damla benzin alın ve onu on küçük damlacığa dönüştürün, bu durumda daha etkin buharlaştırma için yüzey sahasını genişletmiş olmaktasınız. Sonuç, yanmak üzere daha fazla yakıt elde edilmiş olur. İyi dizayn edilmiş olan bir NOS sistemi nitro ile birlikte motora akan yakıtta çok küçük damlacık ebatları meydana getirir. İşte bu sebepten dolayı NOS sistemleri diğer sistemlere göre daha güçlü beygir gücü oluşturur.
Bizim bakacağımız üçüncü ana güç faktörü hava/yakıt karışımının yoğunluğudur. Toros’larda ki 5000 metredeki geçitte hiç jogging yapmayı denediniz mi? Nefesinizi kesiyor değil mi? Atmosferin yüksekliklerinde, deniz seviyesinde olduğuna nazaran hava daha ince ve daha az yoğunluktadır. İşte bu sebepten dolayı, deniz seviyesinde olan İstanbula’da yolda giden bir kamyona göre, Toroslardaki bir yolda giden kamyon daha yavaş ilerler. Yoğunluk, atmosfer basıncı (üzerinizde olan atmosferin ağırlığı), sıcaklık, ve nem tarafından etkinleşir. Atmosferin basıncını değiştiremeyiz, ancak bir dereceye kadar emme odasının ısısını düzenleyebiliriz. Cool can’ler ve intercooler’lar yakıt ile hava/yakıt karışımını soğutarak daha yoğunlaştırırlar ve böylece ekstra bir güç meydana getirirler. Bu karışım ne denli daha yoğun olursa silindir yanma için yakıt ve havayla daha fazla sıkışır ve daha fazla güç oluşturur. Nitro oksid enjekte edildiğinde derhal likit halinden gaz haline dönüşür ve çok soğuk olur. Bu soğuk nitro buharı manifolddaki tüm emme odasının ısısını 65 o Fahrenhayt’a kadar düşürür. Daha yoğun karışım bir nitro sistemiyle motor’a çok daha fazla güç üretmesine yardımcı olur.
Nitro Oksid ve Emisyonları
Nitro Oksid’in (N2O) kullanılması havayı kirleten nitrojen oksitlerinin (NOx) artması anlamına gelmez. Elbette ki NOS’un yaptığı “sadece yarış için” olan sistemler, emisyon kontrollü motorlarda kullanımı kanuni değildir. Buna rağmen, NOS sistemlerinin çoğu 50 eyaletten ABD’de kullanımının kanuni olduğuna dair belge almıştır. Emisyon kontrollü araçlarda kullanım tasdiki bağımsız laboratuvar testleri tarafından alınmış olup, bu NOS sistemlerinin egzost emisyonlarının normal sürüş koşullarında arttırılmadığı ispata bağlanmıştır. Emisyon kontrol tüzüklerine bağlı olan motorlarda emisyon müsadeli NOS kitlerinin kullanılmasını öneririz
NOS Sisteminizin İnce Ayarı (Tuning)için Hatırlanması Gereken Birkaç Önemli Husus.
Bu çok eskimiş bir ifade gibi gözükse de, Nitro deneyiminizin başarılı mı, başarısız mı olacağı konusunda muhtemelen daima 1 numaralı sebebi olacaktır. Daima herhangibir başlamadan evvel sisteminize konulan bütün talimatları okuyun! Motorunuzda bir şeyin değiştirilmesine karar verebilirsiniz veya dergilerde okuduğunuz sistemimizden farklı yeni bir şey dizayn etmiş olduğumuzu görebilirsiniz. Biraz zaman ayırarak bütün talimatları dikkatlice okuyun.
Daima tutucu şekilde başlayın. Tavsiye ettiğimiz jet kombinasyonları hakkındaki tavsiyelerimizi takip edin ve ayar gerektiren bir sisteme sahipseniz en alt seviyeden işe başlayın. Jetleri değiştirmek daima birkaç dakikanızı alır bu sebepten en üst seviyeden başlayarak gereksiz riskleri üstlenmeyin
Motorunuzun ne kadarlık bir gücü kaldırabileceği hakkında gerçekçi olun. Burada ileriye gitmeyin. Siz sadece motorunuzda bulunan parçaları kesin olarak biliyorsunuz. Bu parçalar hakkında şüpheniz varsa, bizim teknik hattımızı arayabilir ve size yüksek tecrübesi olan teknik elemanımız bu özel kombinasyonunuz için nelerin emin olduğu hakkında yardımcı olur. Motorunuzda neyin olduğunu bilmiyorsanız o taktirde motorun içindekilerin fabrikanın taktıklarından ibaret olduğu farzedilerek en emin durumda olacak ve bu uygulama için doğru sistemi seçeceksiniz.
Güç, yakıttan gelmektedir. NOS Sistemi çalışırken, sisteminizin tedarik ettiği ilave yakıt miktarıyla ilave güç ayarlanır. Eğer yakıt orada değilse hiçbir zaman güç olmaz ve hiçbir nitro miktarı veya başka bir şey onu geri getiremez.
Sistemin kullanılması esnasında mümkün olan yakıt miktarını idare eden el altında tipik iki kontrol vardır; yakıt jet ebadı ve yakıt basıncı. Sistem yakıtı akıtırken, doğru yakıt basıncı okunur. Bazı yakıt basınç regülatörleri hatalı rakkam verirler, çünkü basınç okuma sistemi çalışmazken tırmanırlar. Bu olduğu zaman, gerçek akan yakıtın basıncı umulandan çok daha aşağıda olup, problem yaratacaktır. Yanlış ateşleme veya detonasyon ile ilgili problemlerle karşılanınca, DAİMA ilk önce nitro jet miktarını azaltın! Gücün yakıttan geldiğini hatırlayın, Nitro’dan değil, yakıt vermek suretiyle soğutmaya çalışmak, basit olarak biraz daha güç verir ve problemi karışık hale getirir. Karbüratörler aşırı zengin işleyen soğutucuyla jetlenir ve daha az güç üretir. Aşırı zenginleşerek jetlenen NOS sistemleri muhtemelen biraz daha güç verir, böylece problemlerle karşılaşırsanız, ilk evvela nitro jetin (jetlerin) miktarını azaltın. Sisteminizin nasıl çalıştığının yanıtını almak için bujilerinizi kontrol ettiğinizde, HERBİR BUJİYİ KONTROL EDİN, sadece kolay ulaşılabilenleri değil. İki silindir hiçbir zaman aynı şekilde çalışmaz.Nitronun bir karakteristik özelliği de bujileri temizlemesidir, öyle ki daha yeni takılmış gibi gelir.Buji porseleni üzerinde küçük gümüş parçacıkları gibi detonasyon işaretleri varsa nitro jet miktarını azaltın.Bujinin toprak kordonu bir mavimsi-gökkuşağı renkleri gösteriyorsa, nitro jet miktarını azaltın.Eğer toprak hattları erime emareleri veriyorsa, nitro jet miktarını azaltın ve daha kısa olan ve daha kalın toprak hatlı buji takın.
Hiçbirşeyi değiştirmediğiniz halde sisteminiz aniden problem çıkarmaya başlarsa kuralı bozan sıklıkla bir tıkanmış nitro veya yakıt filitresidir. Sisteminizle birlikte verilen talimat broşürü nitro ve yakıt filitre elemanlarının nerede bulunduğunu gösterir, onları periyodik olarak kontrol edin.
NOS Hakkında Genelde En Çok Sorulan 40 Soru
Otomotiv motorlarına nitro oksid ve uygulaması hakkında hiçbir mistik husus yoktur. NOS bunları müşterileri için daha iyi ve daha emniyetli yapmıştır. Aşağıda yer alan sualler ve cevaplar kazanmayı arzu edenlere yardımcı olacağını ummaktayız:
S : Nitro motor güvenliğine etki eder mi?
C : Verilen bir uygulama için doğru H.P.’ın seçimi anahtar noktadır.Doğru fabrika kalibrasyonunu kullanan bir kit artmış oranlada aşınmaya sebebiyet vermez.Silindirde ortaya çıkaran enerji artar ve bunları idare edecek olan farklı birimlerde yükü kaldırır.Eğer yük artışları onları idare edecek olan birimlerin kapasitesini geçerse, ilave aşınma husule gelir.NOS kitleri talep üzerine kullanılmak üzere sadece geniş açık kelebekl için dizayn edilmiştir. NİTRO her zaman değil sadece istendiğinde kullanılmak üzere yapılmış olup, fevkalade avantajlıdır. Bütün NOS kitleri, verilen bir uygulama için güvenli azami güç temini için dizayn edilmiştir.
S : Stok motoruma bir nitro kiti basitçe takabilirmiyim?
C : Evet, NOS üretim sistemleri hemen hemen her stok motor uygulaması içindir. Burada anahtar; verilen bir uygulama için doğru kitin seçimidir; yani, 4silindirli motorlar normal olarak bir ekstra 60-100 beygir gücü’ne izin verir, 6 silindirli motorlar genellikle 75-125 beygirlik ekstra bir güçle çalışır, Small block V8’s (302/350/400cid) genel olarak 140 ekstra beygir gücü’ne kadar kabul eder, ve Big block V8’s (427/454) 125-250 ekstra beygir gücü’ne kadar kabullenebilir. Bu teklif edilen oranlar modifikasyon az yapılmış veya hiç yapılmamış olan cast piston ve cast crank kullanılan stok motorlarda maksimum güvenle kullanılır.
S : Daha da yüksek beygir gücü kazanımı için diğer bazı genel kurallar hangileridir?
C : Genellikle, forged (Dövme) aluminyum pistonlar modifikasyon yapabileceklerinizin en iyisini teşkil eder. Ateşleme zamanının 4-8 derece geciktirilmesi (her 50 H.P. kazanımı için 1 ila 1 ½ derecelik ateşleme geciktirmesi rötar). Çoğu durumlarda, daha fazla akış sağlayan bir yakıt pompası gerekebilir. Daha yüksek oktanlı (100+) yarış tipi yakıt gerekebileceği gibi, .025” -.030” aralığa yakın normal bujilerden 1’den 2’ye ısı değişimi olan daha soğuk bujiler gerekebilir. 250 H.P.’ın üzerinde güç kazanımı için, yukarıza zikredilenlere ilaveten diğer modifikadyonlar gerekebilir. Bu özel modifikasyonlar çelik dövme krank, yüksek kalitede yarış tipi piston kolu, nitro sisteminin ilave yakıt ihtiyacını karşılamaya mahsus yüksek çıkışlı yakıt pompasını, ve 110 oktan veya üzerinde ve yüksek özel gravitede yarış yakıtını içerir. Uygulamalarınızda daha özel malumat için lütfen NOS teknik departmanına başvurunuz.
S : Nitro nasıl çalışır?
C : Nitro oksid 2 bölüm nitrojen (azot) ve bir bölüm oksijenden ibarettir (ağırlık olarak %36’ı oksijendir). Motorun içinde yaklaşık 572 Fahrenhayt’ta yanma işlemi esnasında nitro parçalanarak oksijeni serbest bırakır. Bu ekstra oksijen daha fazla yakıtın yanmasını temin ederek ilave güç yaratır. Nitrojen yanma işleminin kontrolüne yardımcı olarak, artan silindir basınçlarına koruyucu kalkan ve nemlendirici etkisi yapar. Nitro aynı zamanda giriş şarj ısısını 60 ila 75 fahrenhayt derece düşürerek büyük bir “iç soğuma” etkisi yapar.
S : NOS ürünleri üzerinde ne tür testler veya araştırmalar yapılır?
C : NOS’un bilgisayarlı dinamometre ekipmanı, nitro akış test aletleri dahil olmak üzere komple bir araştırma ve geliştirme merkesi bulunmaktadır. İlave olarak,NOS aktif olarak yarışın pek çok safhalarıyla da alakadardır; dünyadaki güvenilir nitros sisteminin en güçlüsünü geliştirmek için flaş isimli yarışçılarla çalışmaktadır.
S : Bir nitro sistemiyle ne kadarlık bir performans gelişmesi bekleyebilirim?
C : Bir çok uygulamalar için 1’den 3 tam saniyeye ve çeyrek milde 10’dan 15’e kadar MPH beklenebilir. (Motor hacmi, tekerlekler, jetleme, dişliler, v.s. gibi faktörler nihai sonucu etkileyecektir)
S : Tüp ne kadar devam edecek?
C : Bu geniş ölçüde nitro kitine ve jetlemeye bağlıdır. Örneğin; standart 10 lb.kapasitedeki şişeyle bir 125 HP Power Shot Kit 7 ila 10 tam çeyrek-mil yarışına izin verir. 250 HP güç seviyesinde, 3 ila 5 tam çeyrek-mil yarışı beklenmelidir. Eğer nitro sadece 2 ve 3.ncü viteste kullanılırsa daha fazla sayı beklenmelidir.
S : Nitro bütonunu ne kadar süre ile basılı tutabilirim?
C : Tüp bitinceye kadar bütonu basılı tutmak mümkündür. Bununla beraber, her seferinde sürekli 20 saniye veya biraz daha azı tavsiye edilir,zaten bu sistemler yarış aplikasyonu olan malzemelerdir ve yarışlarınızda genelde 15 saniye içinde bitmesi gerekir daha uzun sürüyorsa fasılalı basışlar etkili ve güvenilir olur.
S : Nitro en iyi şekilde ne zaman kullanılabilir?
C : Sadece tamamen açık kelebekle ( gelişmiş bir kontrolör kullanılmamışsa). Müthiş miktarda arttırılan tork miktarı sebebiyle, genelde en iyi neticeleri elde edeceksiniz, erken harekete geçirmede traksiyona müsaade edilecektir. Nitro, tüm kelebek açıklığı şartları altında 2,500 RPM’in üstünde güvenle uygulanabilir.
S : Nitro ilave ederken arabamdaki Karbüratörü tekrar jetlemek zorundamıyım?
C : Hayır! NOS sistemi karbüratörünüzden bağımsızdır, ve yakıt ve nitrodan müteşekkil kendi yakıtını enjekte eder.
S : Nitro oksid alev alırmı?
C : Hayır. Nitro oksid kendi başına yanıcı bir madde değildir. Bununla beraber, nitro oksidin içindeki oksijen yakıtın daha süratli yanmasına sebebiyet verir
S : Nitro oksid detonasyona sebebiyet verir mi?
C : Doğrudan değil. Detonasyonun sebebi yanma esnasında çok az yakıtın (zayıf karışımın) bulunması veya çok düşük oktanlı yakıtın bulunmasıdır. Çok fazla avans ta ateşlemede detonasyona sebebiyet verir. Genelde, kit’lerimizin çoğu stok tipi motorlar için üretilmiş olup, orta tip yakıtla, ve ateşleme zamanının minumum azalmasıyla gayet iyi çalışırlar.Yüksek silindir basınçlarına sebebiyet veren, yüksek kompresyon derecelerinin kullanıldığı yarışlarda daha yüksek yakıt oktanı ve daha rötarlı (gecikmeli) ateşleme kullanılmalıdır. özellikle progessive kontrollu veya modül le kontrollu ateşleme kitleri için RPM size en iyi çözümü sunar
S : Tüp’ü nerede doldurabilirim?
C : Türkiye’de ki tüm Habaş, Karbogaz bayilerinde azat Peroksit (Narkoz gazı) adı altında doldurtabilir veya direk Ankara ve İstanbulda Bulunan işyerlerimizden doldurtabilirsiniz elimizde herzaman acil durumlar için yedek dolu tüpler bulunmaktadır.
S : Bir NOS sistemiyle yan sanayi ürünü olan bilgisayar çipi kullanmak iyi bir fikirmidir?
C : Eğer çip sadece Nitro Oksidin kullanılması için özellikle dizayn edilmişse. Yan sanayi üretimi olan çiplerin çoğu daha fazla güç yaratmak için daha saldırgan zamanlama ileri eğrileri kullanır. Bu, potansiyel bir detonasyona (ayarsızlığa) götürebilir. Kullanmadan evvel üreticinin çipini kontrol etmek isteyebilirsiniz. Hypertech gibi bazı üst düzey üreticileri nitro ile kullanılan özel çipler yapmaktadır.
S : Genellikle NOS kitinin takılması ne kadar sürer?
C : NOS kitlerinin çoğu bilenen el aletleri kullanılarak 3-5 saatte takılır.NOS talimat kitapları endüstride en ileri olanlarıdır; özel montaj çizimleri, hat çekme diyagramları ve tüp tesbit işlemleri ve de performans ipuçları ile arıza tespit klavuzu ihtiva eder.
S : Nitro sisteminin bir plate enjektör tipine hangi çeşit manifold daha iyi uyar, tek (single) veya çift (dual) delikli manifoldu mu?
C : Manifol bar’ların spray dizaynıyle alışverişte olmadığı sürece her ikisi de çoğunlukla iyi çalışır. Yüksek devirde tek delik ile dağıtım (distribution) daha iyidir. Eğer hedefiniz gücü 200 HP’dan daha fazla yükseltmek ise tek girişli manifold daha iyidir. veya en iyisi fogger sistemlerimizdir yani her bir piston tepesine ayrı ayrı nos ve yakıt püskürtme.
S : Nitro oksid silindir basıncı ve ısısını yükseltir mi?
C : Evet. Daha fazla yakıt yakma kabiliyetinden dolayı böyledir, ve işte tam bu sebepten ötürü nitro çok fazla güç yapar.
S : Nitro tüpünü soğutmanın faydası varmıdır?
C : Hayır. Tüpü soğutmak basıncı önemli ölçüde düşürür ve yakıtın zengin kondisyonu için gereken nitronun akış hızını azaltır ve güç azalır. Soğuk gecelerde zengin tarafta sürmelisiniz. Optimal sürüş kondisyonları için tüp basıncını yaklaşık 800-900 psi’de tutun.NOS’un bir nitro basınç göstergesi vardır, bununla monitörde görebilirsiniz.Daha soğuk iklimlerde yaşıyor ve sürüyorsanız şişe ısıtıcı kitini almanız iyi bir fikir olabilir. (P/N14164). Genellikle70-90 Fahrenhaytlık mulayim iklimler NOS kitinin en güçlü potansiyeline izin verirler.
S : Nitro’yu turbo veya supercharger uygulamalarıyla kullanmanın faydası varmıdır?
C : Tamamen. Turbo uygulamalarında Bir nitro sisteminin ilavesiyle turbo lag tamamen elimine edilir.İlave olarak, hem turbo hem de supercharger’lar içeriye giren havayı kompres ederler, böylece de ısıtmış olurlar.Nitro’nun enjekte edilmesiyle, büyük iç soğutan etki emme odasının ısısını 75 fahrenhayt derece veya daha fazla düşürür. Genişlemede artış olur, bu da daha fazla güç yapar.
S : Bir NOS kiti ne kadar kompledir?
C : NOS bügün piyasada bulunan en komple sistemleri sunmaktan gururludur. Bir komple montaj yapımı için gerekli her parçayı içerir; örneğin ekstra uzun karbüratör saplamaları, contalar, boru tıpası, yakıt hortumu, braketler, filitreler, fitingler, hardware, kablolar, dolu olan 10 librelik şişe ve Hi-Flo valfi, ve tüm diğer ana parçalar bütün NOS kitlerinde standarttır.
S : Standart ve bir NOS Hi-Flo tüp vanası arasındaki fark nedir?
C : Hi-Flo valfinin deliği standart bir valfden daha geniş olup, daha fazlo nitro akışını temin eder.Küçük delikli bir valf ile nitro akışı fazlayken bir basınç düşüşü olur ve şişme veya yetersiz nitro akışına sebep verir. NOS’un Hi-Flo valfi bu problemi berteraf eder. NOS Hi-Flo valfleri tüm NOS kitlerinde standarttır.
S : Çok mil yapmış bir motor üzerindeki Nitro etkisi ne olur?
C : Bu geniş ölçüde motor parçalarının durumuna bağlıdır. Eskimiş veya zayıf şekilde ayarlanmış motora yapılan performans modifikasyonu zararlı etki yapacaktır. Halbuki, iyi segman ve silindir kapak contasıyla iyi durumdaki bir motor, herhangi bir aşınma ya da eskime olmaksızın nitro kullanabilir.
S : Nitro kullanımı katalitik konvertörü etkiler mi?
C : Hayır. Egzostta mevcut oksijenin artması gerçekten konvertörün etkinliğini arttırır. Nitro kullanımı 10-20 saniye ile sınırlandırılmış olduğundan, uygulanabilir hiçbir etki olmaz. Kabul edilebilir standartlarda ısı tipik olarak iyidir.
S : Aynı NOS Kiti ve jetlemeyi kullanıdığımızda bir stok motorla mukayesede performans artış yüzdesi yüksek şekilde modifiye edilen motorla aynı olur mu?
C : Pek değil. Çoğu durumlarda artış yüzdesi bir stok motordan daha fazladır, çünkü normal modunda, modifiye edilmiş bir motorunki kadar etkin değildir. Bununla beraber, Nitro etkileri herhangi bir motorun çıkış gücünü arttıracağından, modifiye edilmiş bir motorda toplam güç çıkışı çok daha fazla olacaktır.
S : Yüksek kompresyon motorları nitro oksidi kullanabilir mi?
C : Elbette. Yüksek veya düşük kompresyon dereceleri nitro ve yakıt karışımlarının uygun dengesinin temin edilip, devam ettirilmesiyle, nitro oksid ile gayet uygunlukla kullanılabilir. NOS kitleri nisbeten alçak kompresyonlu stok tip motorlardan, 15:1 ve üstü kompresyonlu motorlara kadar kullanılabilir. Sadece, daha yüksek kompresyon derecesi, daha fazla ateşleme geciktirmesi ve daha yüksek oktanlı yakıt gerektirir.
S : Pompa benzini street/strip nitro oksid uygulamalaraında kullanılabilir mi?
C : Evet. Orta tip kurşunlu veya kurşunsuz 92 veya daha yüksek oktanlı yakıt çoğu uygulamalar için tavsiye edilir.Çoğu NOS sistemleri pompa benzinleri için dizayn edilmiştir. Bununla beraber, daha yüksek kompresyon veya daha üst beygir gücü seviyeleri kullanıldığında, 100 veya daha üst oktanlı yarış yakıtı kullanılmalıdır.
S : Nitro oksid ile kullanılmak üzere ne tip bir egzantrik mili en iyi uyanı olur?
C : Genellikle, daha az egzost overlap’ı ve daha süreli olan kamlar. Bununla beraber, normal kullanım (nitro aktive edilmediği zamanlar) için olan bir egzantriği seçmek en iyisi olur çünkü, çoğu araç çalıştırmalarının %99 tam gaz ile değildir Nitro mukayeseleri için daha agresiv egzost profil rampingleri v.s. olan özel kam profilleri vardır. Kam seçimi geniş olarak aracın ağırlığına, dişlilerine v.s. bağlı olduğundan özel hedefiniz için egzantrik imalatçılarının tavsiyelerine uymak en iyisidir.
S : NOS kitler son model EFI arabalarına uygulanabilir mi?
C : Evet. NOS’un bu arabalar için mevcut çok sayıda seçilebilen nitro kitleri vardır.
S : Hangi tip nitro sistemi daha iyidir; plate enjeksiyon sistemi mi yoksa direkt port enjeksiyon sistemi mi?
C : Plate sisteminin avantajları kolaylıkla takılıp, çıkarılması, kolaylıkla diğer bir arabaya takılabilmesi, jetleme kombinasyonlarının çok çabuk değiştrilebilmesi, ve çoğu durumlarda ihtiyacınız olan ekstra beygir gücü (75-350’den fazla H.P.) temin etmesidir. Bazı durumlarda, uzun hava girişleri olan düz tip motorlarda olduğu gibi, dağılımı maksimum hale getirmek için bir direkt port tipi sistem tavsiye edilir. Hakeza 350 HP’dan fazlası gerektiğinde, direkt port fogger sistemlerimiz distribüsyon ve gücü (500+ HP) temin edecektir. Sistemin manifoldun altında gizli olması hallerinde direkt port enjeksiyonu arzu edilir.
S : Nitro oksidi kullanmak için yakıt sistemimi mofidiye etmelimiyim?
C : Daha küçük nitro aplikasyonları için çoğu stok yakıt pompaları yeterli çalışacaktır. Önemli olan husus mevcut yakıt sisteminize (karbüratör veya yakıt enjektörü) pompanızın yeterli yakıt akıttığının kontrolünün yapılması ve ayrıca, açık kelebek şartları altında nitro kit tarafından gerekli ilave yakıtın temin edildiği görülmelidir. Nitro kitine ayrıca bir yakıt pompası tahsis edilmesi tavsiye edilir.
S : Bir nitro tüpü en iyi hangi pozisyonda takılmalıdır?
C : NOS tüpleri sifon tüpleriyle birlikte verilir ve uygun bir nitro alımını devam ettirebilmek için tüpün doğru takılması önemlidir. Biz size tüpün valf dibiyle 15 derecelik açıyla ve tüpün dibinden daha yükseğe takmanızı öneririz. Tüpün valf ucu (tarafı) aracın önünü göstermeli ve vanasının tepesi ve tüp etiketi yukarıya bakmalıdır.
S : Bir Kit’te nitro ve yakıt filtrelerini kullanmak ne kadar önemlidir?
C : Herhangi bir nitro sisteminin en önemli bölümlerinden bazıları nitro ve yakıt filtreleridir,ve devamlı temizliğine dikkat etmek gerekir.
S : Diğer performans tercihleriyle mukayese edildiğinde nitro kullanmanın avantajları nelerdir?
C : Çoğu diğer performans tercihleri sizi istenmeyen duruma düşürür. Ekonomiklik açısından nitro’ya vereceğiniz az miktar para ile bundan daha iyi bir performans alamazsınız. Bir nitro sistemiyle performans ve güvenlik makul bir ücretle temin edilir ve stok motorunuzu da normal sürüşler için muhafaza etme avantajına sahip olursunuz, ve nitro motorunuzu haddinden fazla devir yaptırmaksızın tork gücüne muazzam bir katkısı olur. Bu faktörler nedeniyle motor gücüne sahip olmak için diğer metodlardan daha fazla motorunuzun uzun ömürlü olmasına yardımcı olur.
S : NOS kitleri motorsiklet, su teknesi veya kar arabaları içinde kullanılır mı?
C : Elbette. Bu işlemler için ayrıca kataoloğlarımız vardır.
S : Tipik bir nitro kitinde parçalar ne çeşit bir basınca maruz kalır.
C : Basınç sık sık 1,000 psi’ı geçer. İşte bu sebepten dolayı NOS sistemlerinde paslanmaz çelikle kaplı teflon hatlar gibi yüksek basınç testlerine tabi tutulan uçak sanayii mamulleri kullanır.
S : Tüpte ne kadar nitro kaldığını nasıl anlarım?
C : Kaç libre kaldığını anlamak için tüp tartılmalıdır. Tüp hemen hemen boşken (yaklaşık %20 veya daha az nitro kaldığı zaman) bir şişme etkisi normal olarak hissedilir. Tüplerin üzerindeki etiketlerde boş ve dolu ağırlıkları libre cinsinden yazılmıştır.
S : Tüpün üzerindeki blow-off emniyet valfinin fonksiyonu nedir?
C : Bu tüpü fazla doldurmamak için çok önemlidir, yani 10 libre kapasitedeki bir tüp 10 libre’den daha fazla nitro oksid ile doldurulmamalıdır. Haddinden fazla doldurma ve/veya aşırı sıcak fazla basınç oluşturur ve tüpün emniyet subapının atmasına ve tüpün boşalmasına sebep olur.
S : Ateşleme sistemimi değiştirmelimiyim?
C : Çoğu yeni model ateşleme sistemleri nitro uygulamalarıyla iyi uyum sağlar. Daha yüksek beygir gücü durumlarında yüksek kalitede yüksek ateşleme sistemlerine bakmak tavsiye edilir.
S : Aldığım bu kiti nerede taktırabilirim?
C : Kendiniz veya mekanik bir ustaya taktırabilirsiniz.
BASINDAN
”NOS (NITROUS OXIDE SYSTEM)”
Günümüz arabalarında ve özellikle spor arabalarda kullanabileceğimiz anında ve istediğimiz zaman 100+ beygir gücü veren bir gaz püskürtme sisteminden bahsetmek istiyorum.
Bir motor yakıt yakarak çalışır ve genişleme yaparak pistonları aşağıya iter daha fazla beygir gücü elde etmek istiyorsanız daha fazla yakıt yakın böylece motor pistonları aşağıya daha kuvvetlice itecektir çok basit bir sistem. Herşeyden evvel tüm yakıtlar yanabilmek için oksijene gerek duyarlar daha fazla yakıt yakmak için daha fazla oksijen vermeniz gerekecektir. Hemen hemen tüm motor performans ürünleri yakıt ve oksijen akışını arrtırarak gücü yükseltirler.
Dünya’da, deniz seviyesinde soluduğumuz havanın %78’i Nitrojen (Azot), %21’i Oksijen ve %1’i diğer gazlardan meydana gelmiştir. Nitrous Oxide (N2O) dünya atmosferinde bulunan başlıca iki bileşimden elde edilmiştir.
NOS = (N2O) yanıcı olmayan soğutucu özelliğe sahip yanma hücrelerine daha fazla oksijen girmesini sağlayan bir gazdır. Basit olarak Nitro aynı zaman dilimi içinde daha çok miktardaki yakıtı yakmamızı sağlar ve bu da artı beygir gücüdür. Enerji Nitrous’dan değil benzinden gelir.
NOS hakkında bilinmesi gereken en önemli nokta Nitrous’un yakıt olmadığıdır. Yakıt buharlaştığında daha iyi yanar, yakıt yanma yüzeylerini atomizasyon ile daha çabuk buharlaştırırsak yanma yüzeylerini çoğaltarak genişletmiş oluruz. Cool Can ve Intercooler’ın da amacı havayı soğutarak daha yoğunlaştırırmak ve böylece ekstra bir güç meydana getirmektir.
Nos Nasıl Çalışır: Nos gazı 2 bölüm NİTROJEN (Azot) ve bir bölüm OKSİJEN’den ibarettir. Yoğunluk olarak %36’sı oksijendir. Motorun içerisinde yaklaşık 572 fahrenaytta nitro bölünerek içindeki oksijeni serbest bırakır, bu extra oksijen daha fazla yakıtın yanmasını temin ederek ilave güç yaratır. Nitrojen (Azot) ise yanma işleminin kontrolune yardımcı olarak artan silindir basınçlarına koruyucu kalkan ve nemlendirici etkisi yaparak iç soğuma etkisi ile motor giriş ısısını 60-75 Fahrenayt derece düşürerek iç soğuma etkisi yapar.
Karburator altına koyulan bir plate ve bu plate’in ortasından geçen püskürtücü hat, bu püskürtücü hatta giren hortumun ucuna takılan meme (ayarlı), NOS ve Benzin Solenoid’i, NOS Hattı, Devre Şalteri ve Atış Şalteri, NOS Tüpü, NOS Sistemini oluşturur.
Yukarıdaki şekilde de görüleceği üzere sistem; bagaja konulan bir tüpten, motor bölümüne çekilen hat yardımıyla karburator ve emme manifoldu arasına takılan bir plate ve püskürtmeyi sağlıyacak Nos ve Benzin solenoidi ile irtibatlandırılmış sürücünün elinin altındaki bir şalterle (tetik) istediği zaman devreye sokabildiği bir güçtür.
NOS sistemi genelde hertürlü motorda rahatlıkla kullanılabilir. Pistonlar ufak aplikasyonlarda döküm (cast) olabilir, büyük beygirli aplikasyonlarda (200 ve üzeri HP) ise dövme (Forged) piston kullanılması tavsiye edilir. Nitrous gazı enjektörlü arabalarda memeler yardımı ile her porta ayrı ayrı püskürtülebilir. Çeşitli beygir güçlerine göre sistemleri ve yine bunlarında uygulanacak motor güçlerine göre püskürtme memelerinin çeşitli boyları vardır. Genelde sağlıklı bir uygulama için 1500-2000 RPM’den sonra püskürtme yapmak tavsiye edilir. Daha fazla benzin vermeden Nitro püskürtürseniz motorun normal zamanda kullandığı yakıtın yanma nispetini hızlandırmış olursunuz. Bu da çok geçmeden pistonlarda harabiyet verici detonasyona sebep olur.
Standart performans parçalarının tamamı motor üzerine ekstra stres koyarak sürekli daha fazla yakıt sarfiyatı yaparlar. NOS sisteminde ekstra stress yakıt sarfiyatı ve sürüş problemi yoktur. Çok yüksek akışlı sistemlerde ateşleme sistemine bazı ilaveler ile (örneğin; avans ve rotar zamanlayıcısı) takılması çok basittir.
100 HP civarında istenildiği zaman ve anında güç almak için çok çok ucuz bir sistemdir. Türkiye’de Nitrous gazı (N2O), “sanayi gazı” dolum firmalarınca kolaylıkla doldurulabilir ve maliyet açısından en ekonomik beygir gücü sağlayıcısıdır.
Güvenirlilik: Nos sistemi genelde her ebaddaki motorlarda güvenle uygulanabilir Ana temel standart motorlarda;
4 Silindirli motorlar 60-100 Hp.
6 Silindirli Motorlar 75-150 Hp.
8 Silindirli (Small Block) Motorlar 125-150 Hp.
8 Silindirli (Big Block) motorlar 150-250 Hp. ekstra Güç artırımını kabul ederler .
Bu verilen değerler modifikasyon hiç yapılmamış veya çok az yapılmış (cast) normal standart pistonlu ve Kranklı motorlarda güvenle kullanılabilir.
Fiyat mukayesesi için standart uygulamalı bir nos kiti 600-1250 dolar civarındadır. Nos şu anda Amerikada kullanılan her yüz Amerikan Klasik Spor otomobilinden (Muscle car) 60’nda mevcuttur, ve 50 eyalette yasaldır hiçbir emisyon artığı ürettmezler.
Türkiye genel distribütorü RPM yine ufak hacimli 1000-1400cc. gibi aplikasyona uygun Sneaky Pete isimli 2-3 sıkımlık sadece tek nos memesi ile işletilen kitlerinde satışını yaptıklarını ve kullanıcılarının memmun olduklarını bildirmişlerdir.fakat çabuk biten tüp sorunu da göz ardı edilmemelidir.
Genellikle hertürlü otomobile uygulanan Nos sistemleri mevcuttur. Doğru uygulama için yinede teknik servisimize müracatla otomobilinize en uygun kiti seçebilirsiniz.
BASINDAN
”NOS (NITROUS OXIDE) NEDİR?”
NITROUS OXSIDE YANICI VE PATLAYICI OLMAYAN, SOLUDUĞUMUZ HAVANIN ÇOK DAHA YOĞUN BİR BİÇİMİDİR. DAHA FAZLA YAKITIN YANABİLMESİNİ SAĞLAYAN VE EKSTRA OKSİJENİN İLAVESİNE KOLAYLIK SAĞLAYAN ÖZEL BİR GAZDIR.
GÜÇ NITRO’ DAN DEĞİL BENZİNDEN ELDE EDİLİR. BASİT OLARAK NITRO AYNI ZAMAN DİLİMİ İÇERİSİNDE DAHA FAZLA YAKIT YAKMAMIZI SAĞLAR VE BU DA ARTI BEYGİR GÜCÜ DEMEKTİR.
NOS SİSTEMİ NELERDEN OLUŞUR?
NOS TÜPÜ (DOLU)
NOS BORUSU + BENZİN BORUSU
NOS VE BENZİN SOLENOID’ İ (VANASI)
MONTAJ KABLOLARI VE APARATLARI
ATIŞ VE HAZIRLAMA BUTONLARI
NOS ETİKETLERİ
KULLANIM KLAVUZU
NOS VE BENZİN MEMELERİ
BENZİN EMNİYET MÜŞÜRÜ
HANGİ ARABALARA UYGULANABİLİR?
TÜM BENZİNLİ VE DİZEL ARABALARDA, 4-6-8-10-12 SİLİNDİRLİ MOTORLARDA, ARACIN GÜCÜNE VE MOTOR HACMİNE GÖRE ÖZEL DİZAYN EDİLMİŞ KİTLER UYGULANABİLİR. ANA PRENSİP OLARAK STANDART MOTORLAR 4 Silindirli motorlar 60-100 Hp. 6 Silindirli Motorlar 75-125 Hp. 8 Silindirli (Small Block) Motorlar 125-150 Hp. 8 Silindirli (Big Block) motorlar 150-250 Hp. EKSTRA GÜÇ ARTIŞINI RAHATLIKLA TOLERE EDERLER. BU DEĞERLERİN ÜSTÜNE ÇIKILDIĞINDA, İSTENEN GÜCE GÖRE DEĞİŞEN FORGED PİSTON, ÇELİK FORGED PİSTON KOLU VE DAHA İLERİ SAFHALARINDA ÇELİK FORGED KRANK GEREKSİNİMİ VARDIR. APLİKASYONUN GENELDE SAĞLIKLI ÇALIŞAN BİR MOTORA YAPILMASI UYGUNDUR YANİ YAĞ YAKAN VEYA ÇOK FAZLA REKTEFİYE EDİLMİŞ MOTORA UYGULANMASI TAVSİYE EDİLMEMEKTEDİR. BİR ÖRNEK VERİRSEK SU’YUN İNSANA BİR ZARARI YOKTUR. FAKAT 5 DAMACANA SU İÇİLİRSE ZARARI KAÇINILMAZDIR. NOS SİSTEMİ DE AYNEN BU ÖRNEKDEKİ GİBİ UZMAN KİŞİLER TARAFINDAN MONTE EDİLİRSE VE MOTORUN KAPASİTESİNE GÖRE SEÇİLİRSE HİÇ BİR ZARARI YOKTUR.
GÜÇ NASIL ELDE EDİLİR? KULLANIM ŞEKLİ NEDİR?
NOS KİTİNİN ARACA MONTAJINI MÜTEAKKİP, ELİNİZİN ALTINDA 3 EMNİYET ŞALTERİ VARDIR. BİRİNCİSİ TÜP VANASI, İKİNCİSİ SOLENOİDLERE ELEKTRİK VEREN HAZIR ŞALTERİ, ÜÇÜNCÜSÜ ATIŞ ŞALTERİDİR. TÜP AÇIK İKEN HAZIR ŞALTERİ AÇILIR VE 1500-2000 DEVİR VEYA ÜSTÜNDE SEYREDEN BİR ARAÇTA GAZ PEDALININ ALTINDA VEYA KOLAYCA ULAŞILABİLECEK (ÖRNEĞİN VİTES TOPUZU, DİREKSİYON) ATIŞ ŞALTERİNE BASTIĞINIZ SÜRECE MOTORA NOS VE EKSTRA BENZİN VERİR. GENELDE TÜP BİTENE KADAR BASILABİLİR. FAKAT SAĞLIKLI OLMASI BAKIMINDAN YETKİLİLER 15-20 SANİYEYİ YETERLİ BULUYORLAR. ÇÜNKİ BU YARIŞ MODUNDA ÜRETİLMİŞ BİR SİSTEM OLDUĞU İÇİN, YARIŞLARIN DA EN FAZLA 16-17 SANİYE (0-400 MT.) OLACAĞINDAN FAZLASI GEREKSİZ BULUNMAKTADIR.
TÜP NEKADAR DAYANIR?
TÜPÜMÜZ 15-20 SANİYELİK ATIŞLARLA, 10 OZ’ LUK MİNİK TÜP İLE 4-5 ATIŞ 2 LBS’ LİK TÜP İLE 10-15 ATIŞ 10 LBS’ LİK TÜP İLE 20-30 ATIŞ TABİİ BU KULLANILAN KİTE VE MOTORUN HACMİNE GÖREDİR. 10 OZ’ LUK TÜP 50 HP. 2 LBS’ LİK TÜP 60-75 HP. 10 LBS’ LİK TÜP 100-150 HP.ARTI GÜÇ ARTIŞI VERECEK ŞEKİLDE ÖRNEK GÖSTERİLMİŞTİR. TÜP BİTTİĞİNDE TÜRKİYE’ DEKİ TEK REFİLL (DOLUM) İSTASYONU RPM’ DE VEYA SANAYİ GAZI DOLUM TESİSLERİNDE KOLAYCA DOLDURULABİLİR.
İLAVE HERHANGİ BİR MODİFİKASYONA GEREK VARMI VEYA YAPILMASI GEREKLİMİDİR?
NOS İÇİN HERHANGİ BİR MODİFİKASYONA GEREK YOKTUR. STANDART HER TÜRLÜ MOTORA KOLAYCA UYGULANIR. ENJEKSİYONLU ARAÇLARDA BASINÇ REGULATÖRÜ NOS DEVREYE GİRDİĞİNDE BY PASS EDİLEREK BENZİN YETİŞTİRMEME GİBİ SORUNLARLA KARŞILAŞILMAZ. KARBURETORLÜ ARAÇLARDA İSE NOS SİSTEMİNİN 10 PSİ’ DAN AŞAĞI OLMAMASI BASINÇ REGULATÖRÜ VEYA EKSTRA BİR BENZİN POMPASI İLE SAĞLANIR. MOTORA YAPILMIŞ OLAN MODİFİKASYONLAR VAR İSE NOS HERZAMAN ARTI GÜÇ VERECEĞİNDEN FAYDASI VARDIR. (EGZANTRİK MİLLERİ, AÇIK HAVA FİLİTRELERİ, CHİP VE ATEŞLEME SİSTEMLERİ GİBİ) DEVİR KESİCİ BULUNAN ARAÇLARDA DEVİR, KESİCİ DEVREYE GİRMEDEN ATEŞLEME YAPILMASI UYGUNDUR.
MOTORA BİR ZARAR VERİR Mİ?
TAVSİYE EDİLEN KİTLER MOTORA HERHANGİ BİR ZARAR VERMEZ. (NOS MEMELERİNİN KAPASİTESİ İLE OYNAMAK HİÇ BİR ZAMAN ARTI GÜÇ VERMEZ. SADECE ZARAR VERİR. SİSTEM OLARAK NOS TEK BAŞINA HİÇ BİR ZAMAN GÜÇ VERMEZ. GÜÇ YAKITTAN GELİR. YAKITI SAĞLAYAMAZSANIZ NOS’ UN TEK BAŞINA YAPACAĞI HİÇ BİR ŞEY YOKTUR. NOS İLAVE BİR YAKIT DEĞİLDİR. SADECE DAHA FAZLA YAKITIN YAKILMASINA MÜSADE EDEN BİR GAZDIR. SİSTEMİN EN ÖNEMLİ UNSURU BUDUR. NOS’ U VERDİĞİNİZDE İLAVE YAKIT ORADA YOKSA MOTORUNUZUN NORMAL ZAMANDA KULLANDIĞI YAKITIN YANMA NİSPETİNİ HIZLANDIRMIŞ OLURSUNUZ. BU DURUM ÇOK GEÇMEDEN PİSTONLARDA DETENASYON’ A (HARABİYET’ E) SEBEP OLUR. ONUN İÇİN EN ÖNEMLİ HUSUS , NOS VE BENZİNİ AYNI ANDA ORANLI BİR ŞEKİLDE VERMENİZ GEREKİR. 50 HP. ‘ LİK SİSTEMLERDE MOTORUN BENZİN EMMESİ YETERLİ OLDUĞUNDAN İLAVE BENZİN SOLENOİD’ İNE GEREKSİNİMİ YOKTUR. FAKAT DAHA ÜST ARTI GÜÇLERDE MUHAKKAK İLAVE BENZİN SOLENOİD’ İ KULLANILMALIDIR. ZATEN RPM SİZİN HANGİ KİTİ NASIL KULLANACAĞINIZI VE NE KADAR ARTIŞ ELDE EDECEĞİNİZİ SİZE BİLDİRMEKTEDİR.
MONTAJI NASIL VE NE KADAR SÜRE İÇERİSİNDE YAPILMAKTADIR?
• 50 HP. ‘ LİK KİTLER 2-3 SAAT 50 HP. ÜZERİNDEKİ KİTLER YAKLAŞIK 4-5 SAATTE MONTE EDİLİRLER. MONTAJ İSTASYONLARI, ŞU ANDA İSTANBUL VE ANKARA OLARAK HİZMET VERMEKTEDİRLER. KOLAY ANLAŞILABİLİR MONTAJ ŞEMASI İLE GÜN İÇERİSİNDE KENDİNİZ BİLE TAKABİLİRSİNİZ. MONTAJI KOLAYDIR.
NOS DİĞER PERFORMANS ÜRÜNLERİNE KARŞI NE GİBİ AVANTAJLAR SAĞLAR?
MALİYET AÇISINDAN NOS MÜŞTERİYE PARASI İLE SATIN ALABİLECEĞİ EN UCUZ BEYGİR GÜCÜDÜR. EKSTRA BEYGİR GÜCÜ ELDE ETMEK İÇİN KARBURASYON, CHİP, PORTING, ROLISHING, TURBO VE EGZOST SİSTEMLERİNE ORANLA MALİYETİ DÜŞÜK VE NORMAL SÜRÜŞ NORMLARINI BOZMADAN VE MOTORA EKSTRA STRES YARATMADAN KULLANACAĞINIZ GÜVENLİ BİR SİSTEMDİR.
NOS MOTORDA EKSTRA BİR AŞINMAYA SEBEBİYET VERİR Mİ?
ARTI BEYGİR GÜCÜ SEÇİMİ ANAHTAR NOKTADIR. DOĞRU BİR UYGULAMA AŞINMAYA SEBEBİYET VERMEZ. SİLİNDİRDE ORTAYA ÇIKAN ENERJİ ARTAR VE BUNLARI İDARE EDECEK FARKLI BİRİMLER DE YÜKÜ KALDIRIR. EĞER YÜK ARTIŞLARI ONLARI İDARE EDECEK BİRİMLERİN KAPASİTESİNİ GEÇERSE İLAVE AŞINIM MEYDANA GELİR. NOS HER ZAMAN DEĞİL SADECE İSTENİLDİĞİNDE KULLANILMAK ÜZERE İMAL EDİLDİĞİNDEN FEVKALADE AVANTAJLIDIR. İLERİ DERECEDE BEYGİR ARTIŞI İÇİN DİZAYN EDİLEN KİTLERDE BUJİ VE ATEŞLEME ZAMANLARININ GECİKTİRİLMESİ GİBİ İLAVE AYARLARLA SİSTEME ZARAR VERMEZ. DOĞAL OLARAK BENZİN OKTAN’ ININ DA ARTIRILMASI GEREKEBİLİR.
NİTRO KİMYASAL OLARAK NEDİR?
NITROUS OXIDE 2 BİRİM NİTROJEN (AZOT) VE 1 BİRİM OKSİJEN’ DEN İBARETTİR. (AĞIRLIK OLARAK %36’ SI OKSİJENDİR.) MOTOR ÇALIŞMA ISISINDA NİTRO PARÇALANARAK OKSİJENİ SERBEST BIRAKIR. BU EKSTRA OKSİJEN DAHA FAZLA YAKITIN YANMASINI TEMİN EDEREK İLAVE GÜÇ YARATIR. PARÇALANAN NİTRO YANMA İŞLEMİNİN KONTROLÜNE YARDIMCI OLARAK ARTAN SİLİNDİR BASINCINA KORUYUCU KALKAN VE NEMLENDİRİCİ ETKİ YAPARAK OLUŞAN ISIYI DÜŞÜREREK HAREKETİ’ DE ETKİLER.
TÜP NE KADAR ZAMANDA BİTER?
BU GENİŞ ÖLÇÜDE KİTİN YAPISINA VE JET MEMELERİNE BAĞLIDIR. ÖRNEĞİN, 10 LBS KAPASİTELİ BİR TÜP 125 HP KİT İLE 7-10 KEZ 0-400 METRE KALKIŞI YAPTIRIR. TABİİ BU SÜRENİN UZAMASI VEYA KISALMASI TÜP ÖMRÜNÜ UZATIP KISALTIR.
EN İYİ KULLANMA ZAMANI NEDİR?
SADECE TAMAMEN AÇIK KELEBEKLE (TAM GAZDA) KULLANILMALIDIR. NİTRO TÜM KELEBEK AÇIKLIĞINDA 1500 DEVİR / DAKİKANIN ÜSTÜNDE DE MÜKEMMEL SONUÇ VERİR.
TURBO İLE UYGULANMASI YARAR SAĞLARMI?
TAMAMEN, TURBO VE SUPERCHARGERLAR MOTOR İÇİNE HAVA BASARLARKEN SIKIŞTIRIRLAR VE BU DA İÇ ISININ (HARARETİN) ARTMASINA NEDEN OLURLAR. İŞTE NOS BURADA İŞE ÇOK YARAR. 20-30o ISI DÜŞÜŞÜ YAPARAK MOTORU VE İÇERİ GİREN HAVAYI SOĞUTUR VE OKSİJENİ ARTIRIR. BU DA İLAVE BEYGİR GÜCÜ DEMEKTİR. BU TİP TURBO VE SUPERCHARGERLİ ARAÇLAR İÇİN MÜKEMMEL BİR UYGULAMA OLUR.
NİTRO KATALİTİK KONVERTORE ZARAR VERİR Mİ?
HAYIR. EGZOSTA MEVCUT OKSİJENİN ARTMASI, AKSİNE KONVERTORÜN ETKİNLİĞİNİ ARTIRIR. BİR ÇOK ÜLKEDE EGZOST EMİSYON YASALARI TARAFINDAN KABUL EDİLİR.
Hava Filtresi Nedir?
Bir motorun verimli calisabilmesi icin gerekli olan parcalardan biri hava flitresidir. Motorun hava emis yolundaki tek engel olan hava flitresi, disaridan emilen havanin temizlenerek motorun yanma odasina iletilmesini saglar.
Hava filtresinin verimli çalisabilmesi için zararli maddeleri yüksek oranda süzmesi gerekir. Spor hava filtreleri de bu fikir baz alinarak gelistirilmistir.
Otomobillerdeki orjinal kagit filtrelerin aksine, bu filtreler iki farkli maddeden uretiliyor: Sunger ve yagli pamuk-tel karisimi(koton). Sungel filtrelerin gecirgenligi daha fazla oldugu icin daha cok performans elde ediliyor. Ancak bu filtrelerde toz gecirme riski daha yuksek. Yagli pamuk-tel karisimi filtrelerse, yag ihtiva ettikleri icin tozu daha iyi tutabiliyorlar. Tabii gecirgenlikleri sunger kadar yuksek olamiyor. Filtreler otomobile iki sekilde uygulanabiliyor; Acik ve Kutu ici. Kutu ici filtreler, otomobilin orjinal filtre yuvasina takilarak daha fazla gecirgenlik saglaniyor. Acik filtlerse emme manifolduna bir aparat yardimiyla baglaniyor. Hem kutu ici hem acik yagli filtrelerin tumu, periyoduk araliklarla temizlenip yeniden kullanilabiliyor.
Ozellikle acik tip filtrelerde, otomobilin motor hacmi ve orjinal hava filtresinin yapisma gore belli bir guc artisi saglanabiliyor. Otomobilin orjinal filtre sisteminde, kaybolan hava akisi hizi ve yogunlugu, acik tip filtreler sayesinde daha efektif hale geliyor ve yanma odasina giren hava miktari daha fazla oldugu icin yanma da daha siddetli oluyor ve boylece belli bir guc artici elde ediliyor.
Dereceli Egzantrik?
Motor gucunu artirmayi saglayan yontemlerden biride standarttan daha yuksek dereceli egzantrik milinin takilmasi. Milin gorevi emme ve egzoz supaplarini kontrol etmek.
En eski ve verilmli yontemlerden biri olan egzantrik mili modifikasyonu sonucunda yuzde 35 oranina kadar guc artisi saglaniyor. Yuksek dereceli versiyonlar, supaplarin acilma ve kapanma zamanlarini uzun tutarak yanma odasina birim zamanda daha fazla yakit ve hava girmesini sagliyor. Dolayisiyla daha fazla yanma gerceklesiyor. Buda daha fazla guc anlamina geliyor. Milin uzerindeki kamlarin acilari ve yapisma gore tork yada guc etkileniyor. Sivri kamil miller, supaplari erken acarak torkun artmasini saglarken, genis tepeli kamlar gucu artirmak icin tercih ediliyor. Yuksek dereceli egzantrik milleri, motorun rolanti devrini de yukseltiyor. Ancan bunu yaparken motorun rolantide dengesiz calismasina neden olabiliyor. Verimli bir modifikasyon islemi icin, egzantrik milinin disinda supaplarin hareketini saglayan diger mekanik ve elektronik parcalarin da gelistirilmesinde yarar var. Ornegin supaplar, supap yaylari, egzantrik mili kasnaklari, beyin programi, atesleme sistemi gibi.
Lift: Lift, eksantrik milinin subaplari ne kadar bastirdigini gösteren degerdir.
Duration: Subapin yatagindan çiktigi zamanki derece ölçümüdür.
Overlap: Giris ve çikis subaplarinin ayni anda açik oldugu sürenin derecesidir. Giris eksantrik milinin açilis numarasi çikis eksantrik milinin kapanis numarasina eklenerek hesaplanir.
Power Band: Eksantrigin gücünü verimli bir sekilde verebildigi devir araligidir.
Dereceli Eksantrik Mili Ne Kadar Güç Verir?
Cadde otomobilleri için üretilmis eksantrikler derecelerine ve kullanicinin seçimine göre 10bg ile 25 bg arasinda güç üretebilecek kapasitedelerdir, yaris otomobilleri için üretilmis eksantrikler ise çok daha yüksek olarak 80-100bg’lere kadar güçler üretebilmektedirler
Amortisör?
Amortisörün birincil islevi tekerlek tümseklerin ve çukurlarin üzerinden geçtikten sonra yaylarin salinimini azaltmaktadir.
Yaylarin görevi ise, lastigin yolun yüzeyi ile sürekli temasi muhafaza etmesine imkan saglamaktir. Aslinda yüzeyin bozuklugunun soklarini emen yaydir. Bu durumda, yaygin olarak kullanilan isimlerinin aksine, “sok emicisi”nin yani amortisörün amaci yoldaki tümseklerin sokunu emmek degildir. Bu yaylarin görevidir. Amortisörün amaci aslinda yaylarin salinimini azaltmaktir.
Bir yayin, sikistirildiktan ya da gerildikten sonra asil biçimine geri dönebilmek için enerjiyi muhafaza eder. Ne yazik ki, bir yay sadece asil sekline geri dönüp orada öylece kalmaz. Bir yayi sikistirir ya da gererseniz, sonunda durana kadar giderek daha küçük artislarla ileri geri salindigini muhtemelen siz de gözlemlemissinizdir. Eger eski bir arabanin bir tümsegi astiktan sona sürekli ziplayip durdugunu görmüs iseniz, etkisiz amortisörleri olan bir arabada yaylarin ne yapacagini görmüssünüz demektir. Bu durum arabanin güvenle kontrol edilmesi bakimindan iyi olmadigi gibi, yaris esnasinda arabanin etkili bir sekilde kullanilmasi bakimindan iyi olmadigi da kesindir.
Amortisörün birinci amaci bu salinimi kontrol etmektir. Yolcularin tasindigi bir arabada, tasarimci bu amortisörlerin yayin sokunu nasil azaltacagini ayarlayabilmektedir. Eger bu azaltma ani olursa, arabanin agirlik aktarim hizi kontrolü daha iyi, ancak kullanimi daha sert olacaktir. Eger azalma daha yavassa ve 2 ila 3 salinima kadar imkan taniyorsa, arabanin kullanimi çok daha yumusak olacaktir.
Araba yarislarinda, azalmanin neredeyse derhal olmasini arzu edilir. Bir aracin yayin üzerinde ziplamasi lastigin temas parçalarinda istikrarsiz degisiklikler ve lastikler üzerinde mekanik bir ters kuvvet yaratir. Bu kosullarin her ikisi de lastiklerin sahip oldugu etkili tutusu azaltir. Aracin karoserinde meydana gelen tüm ziplamalar, tam tutusun mümkün oldugu hizla lastiklere dönmesi için hizla ortadan kaldirilmalidir.
Ancak, aynen yaylar gibi, bir amortisörün çok sert olmasi ihtimali de mevcuttur. Öncelikle, eger amortisörler yaylardan daha sertse, yaylar etkisiz hale gelecek ve çarpmalari emme islemlerini yerine getirmeyecektir.
Ikinci olarak, amortisörün hizlanma, frenleme ve viraj almanin dinamik degisikliklerinde agirlik aktariminin ne kadar hizla ortaya çiktigi üzerinde önemli bir etkisi vardir. Bu durum aracin direksiyonunun çok hafif olmasina yardimci olacaksa da, aktarim sürücü için çok hizli olabilir.
Özellikle viraj alirken, sürücünün yumusak bir agirlik aktarimi gerçeklestirmesi ve lastiklerin azami tutuslarina ulastigini hissetmesi gereklidir. Eger agirlik çok hizli aktarilirsa, sürücü lastigin söz konusu zirve tutusa ulastiklarini hissedemeyecek, ve muhtemelen lastiklerin çekme kapasitesini asarak asiri kayma ya da dönüslere (spin) yol açacaktir.
Arabaniz üzerinde degisiklik yaparken, ise satin alabileceginiz en müthis yaris donanimi ile baslamak muhtemelen en uygun baslangiç noktasi degildir. Tam yaris amortisörleri yollar için çok sert olacak ve büyük bir ihtimalle arabanizin tümsekler üzerinde ziplamasina neden olacaktir. Buna ek olarak, muhtemelen azami hizda viraj alirken lastiklerin tutus seviyesini hissedecek duyarliliga da sahip olmayacaksiniz.
Çifte amaçli yol/pist arabasina yardimci olmak ve kullanim performansinin ayarlanabilmesini saglamak amaciyla, ayarlanabilen birkaç piyasa sonrasi amortisör mevcuttur. Manuel (ve hatta elektronik) bir gösterge sayesinde giderek daha sertlesen birkaç ayardan birini seçmek mümkündür. Bu amortisörler yol üzerinde yumusak bir kullanim için (her ne kadar yine de normal amortisörden daha sert olsalar da) en yumusak derecelerine, ve karoserin yuvarlanmasini en aza indirmek ve direksiyonunun yumusakligini arttirmak için en sert derecelerine ayarlanabilmektedir. Bu ayarlanabilir sayesinde, ayrica kullanim performansinin belirli bir pist için ince ayarinin yapilmasi da mümkün olmaktadir.
Eger mali durumunuz ayarlanabilir amortisörleri satin alacak kadar iyi degilse sabit fiyatli bir amortisörde daha sertin daha iyi oldugunu düsünmeyin. Amortisörler birlikte kullanilacagi yaylar bilinerek seçilmelidir. Çok sert bir amortisör yayi etkisiz hale getirerek verimini azaltacaktir. Eger amortisör ayarlanamiyorsa, amortisörün yaylarin sinifina uydurulmasi daha da büyük önem tasimaktadir. Bu uyum konusunda deneyimli bir magazaya danismalisiniz.
Arabanizi taniyan teknisyen ile konusun ve hangi amortisörlerin arabanizin degisiklik derecesi için en iyi performansi sundugunu bulun. Bir baskasinin arabasi için süper olan amortisör sizinki için en iyisi olmayabilir.
Özet
Amortisörün amaci yaylarin tümseklere ve çukurlara verdigi tepkinin salinimini kontrol etmektir. Amortisör ne kadar sert olursa, azalma islemi o kadar hizli olur. Amortisör ayni zamanda agirlik aktarim hizini da kontrol eder. Amortisör kompresyon (ya da daha yaygin olarak bilinen adiyla “çarpma”) için ne kadar sertse, lastiklerin bir virajda ne kadar hizli yanit verecegini ve bunun sonucu olarak arabanin direksiyonunun yumusakligini belirleyen agirlik aktarimi da o kadar hizli olacaktir
Yaylari etkisiz hale getirecek çok sert bir amortisör kullanmak ve bunun sonucunda sürücünün deneyimi ve bir virajda azami tutusa ne zaman erisildigi konusundaki duyarliligi için çok hizli agirlik aktarimlari yasamak mümkündür (ki bu durumda genel olarak araba etrafinda dönüp duracaktir). Amortisörlerin yaylarin sinifi bilinerek seçilmesi gereklidir.
Chip Tuning?
Gunumuzde hemen hemen tum otomobiller, enjeksiyon sistemi ve elektronik beyin kontrollu motorlarla donatiliyor. Beyin, icerdigi yazilim sayesinde motorun atesleme, yakit ve hava beslemesi gibi bircok fonksiyonunu kontrol ediyor.
Yakin kalitesi, atesleme sisteminin gucu, havanin isisi ve oksijen miktari, motorun guc potansiyelini etkileyen onemli faktorler. Bunlardan en az biri normal seviyenin disinda oldugu takdirde motor, maksimum guce ulasamayabiliyor. Elektronik beyinse, genel dengeyi saglayarak belirli toleranslar icinde motordan en yuksek verimin alinmasini sagliyor. Modifiyeli beyin cipleri daha kisik toleranslar motoru daha yuksek guclere tasiyan programlar iceriyor. Bilindigini gibi, bir motor ne kadar devirlenirse o kadar guc kazaniyor. Bu cipler, motorun maksimium devir sinirim dahada yukariya cikararak, daha yuksek beygirgucleri kazandiriyor. Ancak bu yapilirken, gereken hava, yakit ve atesleme miktarinin da bir o kadar artirilmasi gerekiyor. Cip modifikasyonu sonucunda motorun performansinin hangi oranda arttigi kesin olarak soylenemez. Aksi takdirde fark gorulmez.
Chip Tuning iki ana sekilde yapilir:
1. Aracin beynindeki chip sökülerek Superchips tarafindan özel olarak programlanmis yeni bir chip takilmasi
2. Eger aracin orjinal chipi yeniden programlanabilir ise orjinal program yerine Superchips’in modifiyeli programinin aktarilmasi.
SUPERCHIPS uygulamasindan ne kadar kazanç elde edilir?
Superchips bir chip programi yazarken o araci özel bir dinamometreye baglar ve o aracin tüm ince ayarlarini yapar. Yani tüm atesleme avansi ve yakit püskürtme stratejilerini, yakit tasarrufunu günlük kullanimda çok etkilemeden maksimum performans öncelikli hale getirir. Bu sayede atmosferik araçlarda yaklasik %10 beygir gücü ve tork artisi elde edilir. Bu güç artisi aracin tam gaz kullaniminda aracin genel performansini arttirirken, günlük kullanim kosullarinda çok daha canli ve hizli tepki verir hale getirir.
Yorumlar kapalı
7 Temmuz ehliyet sınav sonuçlarının Temmuz ayı son haftası içerisinde açıklanması beklenmektedir.
Yorumlar kapalı
7 Temmuz ehliyet sınav soruları henüz yayınlanmamıştır.Yayınlandığı anda aşağıdaki linke tıklayarak öğrenebilirsiniz…
Yorumlar kapalı
Otomobilin yolla temasını sağlayan tek unsur olan lastiklerin önemi göz ardı edilmeyecek kadar büyüktür. Bu nedenledir ki sürüş güvenliği açısından lastikler hayati önem taşır. Yanlış basınç uygulanmış bir lastik kötü yol tutuşa ve fren mesafesinin uzamasına neden olacağı gibi, balans bozukluğu bulunan bir lastik de yolla teması azaltıp hayati tehlikeye neden olabilir.
LASTİK NEDİR?Lastik kauçuk, kord bezi ve çelik teller ile çeşitli kimyasal maddelerin birleşiminden oluşan ve aracın yer ile temasını sağlayan tek ve en önemli parçadır.
LASTİĞİN GÖREVLERİ
Lastikler, otomobilin ve yükün ağırlığını taşır ve motorun yarattığı döndürme momentini yola aktararak çekiş kuvvetine dönüştürür. Darbeleri emerek konfora katkıda bulunur. Yavaşlamalarda fren gücünü, viraj dönüşlerindeyse direksiyon kontrolüne gerekli olan yanal kuvveti üretir. Ayrıca kendine özge darbe emici emiş özellikleri sayesinde sürüşten ve zemin bozukluklarından meydana gelen kuvveti absorbe eder. Yol kaplamasının türü (asfalt, toprak, şose) ve yolun durumu ( yağmur, çamur, kar, buz) ne olursa olsun, lastiğin görevi güvenli şekilde yol tutuşu sağlamaktır. Ancak bilinçli otomobil kullanıcısı, bir lastikten güvenlik ve konforun yanında başka özellikler de arıyor. Modern bir lastiğin daha az titreşim ve gürültü üretmesi, düşük yuvarlanma direncine sahip olması, dolayısıyla daha az yakıt tüketmesi isteniyor. Fakat lastiğin bu özeliklerin hepsini aynı anda bünyesinde bulundurması imkansız. Bu özelliklerin biri sağlanırken diğerlerinden taviz veriliyor.
LASTİK SATIN ALIRKEN NELERE DİKKAT EDİLMELİ? Otomobil üreticisinin önerdiği lastik ebadının dışına çıkmamak en doğrusudur; ancak estetik kaygılarla veya özel amaçlarla lastik ebadı değiştirilebilir. Lastiğin kesit genişliğini arttırmak otomobilin viraj ve yol tutuş kabiliyetini olumlu etkileyebilir, ancak kesit genişliği arttıkça ıslak zeminde kızaklama (aquaplannig) riski de artar. Lastik serisi ve profili değiştirilirse, lastik çevresi de değişeceğinden kilometre saati yanlış gösterir. Ayrıca otomobilin maksimum hızında ve yakıt tüketimde de değişiklikler gözlenebilir. Bunun yanında farklı ebattaki lastiklerin otomobilin ön düzen ayarını bozacağı unutulmamalıdır.
LASTİK ÇEŞİTLERİ
Konvansiyonel ve radyal lastik
Lastikler yapılarına, taban desenlerine, kauçuk karışımlarına ve kullanım amaçlarına göre sınıflara ayrılır. Lastiğin karkas yapısında kullanılan kord bezinin geometrisi lastiğin konvansiyonel veya radyal yapıda olmasını belirler. Konvansiyonel lastiklerde, lastiğin yapısını meydana getiren kord bezleri 30-40 derecelik açılarda, üst üste ve çapraz biçimde yerleştirilir. Bu nedenle konvansiyonel lastikler çapraz katlı ve diyagonal lastikler olarak da adlandırılır. Son yıllarda otomobil lastik teknolojisindeki gelişmeler, konvansiyonel lastiklerin terk edilip radyal lastiklerin kullanılmasına yol açtı.
Radyal lastikler ve avantajları
Radyal lastiklerin konvansiyon lastiklere göre en önemli avantajları daha esnek olmaları ve daha az ısınıp daha kolay soğumalarıdır. Bunun dışında radyal lastiklerin yerde bıraktığı taban izi çapraz lastiklerinkinden daha geniştir. Bu avantaj radyal lastiklerin konvansiyonel lastiklere oranla yüzde 20 daha iyi yol tutmasını sağlar. Yola temas eden bölümün daha fazla oluşu nedeniyle çekiş gücü ve fren güvenliği daha yüksektir. Radyal lastiklerde taban sert, yanaklar yumuşaktır; bu da lastiğin yola temas eden bölümünün sürekli olarak aynı genişlikte kalmasını sağlar. Radyal lastiklerin kat ve sırt ayrılmaları da daha dayanıklıdır. Bu ise yola tutunum başarısını arttırır.
Çelik kuşaklar
Radyal gövdeli lastiklerin sırt gövdesi boyunca 15 ile 25 derecelik açılarla üst üste ve çapraz biçimde kuşaklar yerleştirilir. Kuşakların görevi lastiğin mukavemetini arttırmak taban izinin şekil değiştirmesini önlemek ve lastiğin yerle temas eden bölgesinin alanını arttırmaktır. İki tür kuşak bulunur. Birincisi bez dokumandan üretilen ‘tahrik’, diğeriyse tellerden üretilen ‘çelik’ kuşaktır. Çelik kuşağın daha dayanıklı, daha emniyetli ve yüksek hızlara daha iyi uyum sağlaması, lastik üreticilerinin bu tür lastik üretimine yönelmesine neden olmuştur.
Sırt deseni
Farklı amaçlara hizmet etmek için farklı yapıda, desenlerde ve kauçuk çeşitlerine sahip lastikler üretiliyor. Otomobil lastikleri desenlerine göre ikiye ayrılır. Standart lastikler ve yüksek performans lastikleri . Ayrıca bu lastiklerin normal tipleri dışında dört mevsim ve kış lastiği versiyonları da mevcut. Standart desenli lastiğin kuru ve ıslak zeminde iyi çekiş gücü, yeterli antiaquaplaning (suda kızaklamaya karşı hızlı su deşarjı) özellikleriyle, güvenli viraj alma kabiliyetlerine sahip olması istenir. Bunun yanında standart lastiklerin sesiz ve konforlu olması düşük yuvarlanma direncine sahip olması gerekmektedir. Dört mevsim lastiklerin desenleriyse, ıslak, kuru, karlı, çamurlu zeminlerde güvenli kullanım, frenleme ve yeterli çekiş gücü sağlamak üzere tasarlanır..
Kış lastikleri
Kışın, uzun ve şiddetli olduğu, yolların uzun süre kar ve buzla kaplı olduğu bölgelerde kış lastikleri kullanılmalıdır. Deseniyle olduğu kadar soğuğa dayanıklı kauçuk karışımlarıyla da kar ve buz gibi kaygan koşullarda maksimum çekiş ve fren gücünü zemine iletebilen kış lastikleri silika teknolojisiyle üretiliyor. Bu teknoloji de lastiğin tutunma özelliğini arttırıyor. Kış lastiklerinde dikkat edilmesi gereken en önemli noktaysa hız serilerine uyumdur. Çünkü kış lastiklerinde hız serileri standart lastiklere oranla düşüktür. Otomobilin son sürati yüksek olsa bile lastiğin hız serisi aşılmamalıdır.
Yüksek performans lastikleri
Yüksek motor gücüne sahip otomobiller, bu yüksek gücü yere aktarabilmek ve yüksek süratlere çıkabilmek için performans lastiklerine ihtiyaç duyar. Bu tür lastikler V, W, Z gibi daha yüksek hız serisine sahip lastiklerdir. Yüzde 55 veya yüzde 35 gibi basıklık oralarına (alçak profile) sahip yüksek performans lastikleri, yola daha iyi tutunmayı sağlayan özel kauçuk karışımlarına sahiptir. Geniş tabanlı yüksek performans lastiklerinin kuru ve ıslak zeminde iyi yol tutması, iyi viraj alması gerekir. Yüksek performans lastiklerinin ömrüyse, standart lastiklere göre (kullanıma bağlı olarak ) yüzde 20 daha kısadır.
SIRT: Lastiğin yolla temasını sağlayan en üst bölümüdür. Üzerindeki desen kulanım amacını gösterir. Desendeki oluklar yağmur suyunu deşarj etmeye yarar. Zemine temas eden dolu bloklarsa çekiş ve fren gücünü iletir, yanal kuvvet üretir.
OMUZ: Sırt ile yanağın birleştiği ve kalın kauçuktan yapılmış bölgesi
YANAK: Lastiğin topuk ve omuz bölgesi arasında kalan ve bölgesidir. Direksiyon kontrol karakteristiğini, taşıma ve konfor estetiğini belirler. Lastiğe esneklik sağlar, üzerinde markalama ve tanıtıcı bilgiler bulunur.
TOPUK: Lastiğin janta temas eden ve sıkıca bağlanmasını sağlayan bölgesidir.
DAMAK TELİ: Lastiği jantın etrafında tutan bölgedir. Gerilmeye dayanıklı, uzamayan çelik tellerden üretilir.
CEYFIR: Damak telinin dış kısmına yerleştirilir. Karkas yapının jant tarafından aşındırılmasını ve tahrip edilmesini engeller. Jant ucu üzerinde gerekli olan esnekliği sağlar.
KARKAS YAPI: Lastiğin alt ucundaki bir damak telinden diğerine uzayan destek bölümüdür. Damak telinin etrafını dolaşarak lastiğe bağlanır. Polyester kord bezinden üretilen karkas yapıda uzunlamasına lifler yükü taşır, yatay liflerse yapıyı bir arada tutar.
KUŞAKLAR: Lastik sırt deseninin altında uzanan dar katmanlara kuşak adı verilir. Çelik ve bez olmak üzere ikiye ayrılan kuşaklar karkas yapıyı sıkıştırır.
ASTAR: Lastiğin iç yüzeyindeki ince bir kauçuk katmanı olan astar hava sızdırmazlığını sağlar. Lastiğin içine sıkıştırılmış basınçlı havanın dışarı kaçmasını önler.
DOĞRU JANTA DOĞRU LASTİK TAKIN!
Üzerinde durulması gereken bir diğer konuysa lastiğe uygun olan jantı seçmektir. Tubeless lastikle kenarları düzgün tubeless jant kullanılmalıdır. Her lastik ebadı için tavsiye edilen bir jant eni vardır. Birde kullanılabilir jant enleri bulunur. Lastik eşdeğer tablosundaysa uygun jantların enleri verilir. 185/70 R 13 lastikte tavsiye edilen jant eni 5.0 inçtir. Ama bunun bir altı ve ya bir üstü olan 5 ve 5.5 inçlik jantlarda kullanılabilir.
LASTİĞİN DİLİNDEN ANLAYIN!
Tüketicilerin büyük bölümü lastik satın alırken lastik yanağındaki yazılara pek bakmaz. Bir çok insan için önemli olan sadece lastiğin markasıdır. Oysa lastik yanağında lastiğin üretim tarihinden kauçuk karışımının cinsine kadar pek çok bilgi bulunur. Örneğin, yanağında 185 65 R 14 85H ENCT2 TL yazan bir lastikteki rakamlar sırasıyla milimetre cinsinden lastiğin kesit genişliğini, balonluk, yüzde olarak lastiğin profilini büyük harfler lastiğin gövde yapısını daha sonra gelen rakam inç cinsinden jantın çapını son rakam yük endeksini son harf hız sembolünü ifade eder. ENCT2 lastiğin ismini; TL ise lastiğin tubeless yani lastiğin iç lastiksiz olduğunu belirtir.
185=Kesit genişliği (mm)
65=Lastiğin serisi
R=Lastik gövde yapısı
14=Jant çapı (1 inç=2.54mm)
85=Yük endeksi
H=Hız limiti
ENCT2=Lastiğin özel ismi
TL=Tubeless
Yorumlar kapalı
MOTOR NEDİR
Yakıttan elde ettiği ısı enerjisini mekanik enerjiye çeviren makinalara motor denir.
Yakıtlarına göre motorlar, Dizel-Benzin-LPG li olmak üzere ayrılırlar. Benzinli motorun yakıtı benzin; Dizel motorun yakıtı Mazot (motorin); LPG’li motorun yakıtı ise LPG gazıdır.
Silindir diziliş şekillerine göre motorlar sıra tipi, v tipi, yıldız tipi, boksör tipi şeklindedir.
Soğutma sistemine göre motorlar, su soğutmalı ve hava soğutmalı diye ikiye ayrılır.
Yanma sistemine göre motorlar, içten yanmalı ve dıştan yanmalı diye ikiye ayrılır. Araçlardaki motorlar içten yanmalı motorlardır. İçten yanmalı motorlar ise, mazot, benzin ya da motorin yakarlar.
Motorlar, çalışma zamanlarına göre, iki zamanlı ve dört zamanlı motorlar diye ikiye ayrılır.
Benzinli motorlarda ateşleme, sıkıştırılmış benzin-hava karışımının buji ile ateşlenmesi ile olur.
4 zamanlı motorlarda 4 zaman, sırası ile şöyledir: Emme, sıkıştırma, ateşleme (veya genişleme; iş zamanı da denir), egzost.
Enjektörlerden püskürtülerek ateşleme yapılan motorlarda yakıt olarak motorin kullanılır.
Katalitik konvertör kullanılan araçlarda yakıt olarak, kurşunsuz benzin kullanılır.
Bir motorun bazı parçaları şunlardır: marş motoru, piston, segman, piston kolu, silindir kapağı, supap kapağı, eme manifoltu, egzost manifoltu, silindir gövdesi, silindir gömleği, karter, conta, külbütör, emme supapı, ekzost supapı, supap iteceği, krank mili, kam mili, volan dişlisi, eksantrik dişlisidir.
Dizel motorda ise bunların dışında, mazot pompası (enjeksiyon pompası) ve enjektör de bulunur.
Benzinli motorlarda, üsttekilerin dışında karbüratör, benzin pompası, buji, disribütör, bobin vardır.
ATEŞLEME SİSTEMİ
Benzinli motorun ateşleme siteminin bazı önemli parçaları şunlardır:
Akü, kontak anahtarı, endüksiyon bobini, distribütör, buji ile distribütör içinde bulunan platin takımı, alçak yüksek gerilim kabloları kondansatör, tevzii makarasıdır.
Bezinli motorlarda bujinin görevi ateşlemeyi sağlamaktır. Benzinli motorlarda bulunan distribütör’ ün en önemli görevleri endüksiyon bobininden gelen yüksek voltajı bujilere dağıtmanın yanı sıra, platin ve meksefe yardımıyla yüksek voltajın oluşumunu sağlamak, ayrıca tevzii makarasıyla da elektrik dağıtımını sağlamaktır.
Endüksiyon bobini aküden gelen voltajı 15.000 – 25.000 volta çıkarır.
Bujilere ateşleme sırasına göre akım dağıtan distribütördür. Motor çalışmazken kontak anahtarı, ateşleme durumunda açık unutulursa platin ya da bobin yanabilir.
Aracın belirli bir km.’sinden sonra bazı parçaları değişmelidir. Bunlardan biri platin ve bujidir. Ateşleme sistemi ayarlarından biri buji ayarı ve diğeri ise platin ayarı ile avans ayarıdır.
Platin meme yapmış ise meksefe (kondansatör) yanabilir. Platin meme yaparsa zımparayla temizlenir.
Motorun çalışması sarsıntılı ise, sebebi buji kablolarından birinin çıkmış olması olabilir.
Benzinli bir motorda normal yanma olmamasının sebeplerinden biri bujilerin normal ateşleme yapmaması,
bir diğeri de platin ayarının bozuk olması ayrıca bujilerin kurum bağlanmış olmasıdır.
Bujiler ayarsız ve aşınmış ise motor çekişten düşer.
Buji ayarları yanlış yapılmış bir aracın egzost dumanı siyahtır.
Motorun egzostundan siyah duman çıkması durumunda karışım oranı da kontrol edilmelidir.
YAKIT SİSTEMİ
Benzinli motorun yakıt sisteminin parçalarından bazıları şunlardır:
yakıt deposu, yakıt pompası, yakıt göstergesi, karbüratör, hava filtresi, emme manifoltu.
Dizel motorun yakıt sisteminin parçalarından bazıları şunlardır: yakıt deposu, besleme pompası, mazot filtresi, enjeksiyon pompası, enjektör, ısıtma kızdırma bujileri, yakıt göstergesi.
Hava filtresinin görevi, karbüratöre giren havayı süzmek ve ve sessiz emiş sağlamaktır. Hava filtresinin tıkanmasını önlemek için basınçlı hava ile temizlemeliyiz. Öte yandan, hava filtresi tıkalı olan motor zengin karışımla çalışır. Filtre yine de temzilenmeden motor hala çalıştırılırsa motor boğulur.
Karbüratör, emme manifoltu üzerindedir ve sadece benzinli motorlarda olur. Benzin-Hava karışımını ayarlar. Karbüratörün karıştırma oranı 1/15′tir.
Jikle devresinin görevi, soğuk havalarda motorun çabuk çalışmasını sağlamaktır. Jikle devresi karbüratörde bulunur. Jikle kelebeği, karbüratörün hava giriş deliği önünde bulunur.
Yağ filtresi yağı süzer ve temizler.
Silindir içindeki yanmış gazlar egzost manifoldu ile dışarı atılır.
Egzost susturucusu, basınçlı olarak çıkan yanlış gazların sesini azaltır. Eğer aracın egzostundan fazla ses çıkıyorsa susturucu patlak olabilir.
Supap ayarı, en önemli motor ayarlarından biridir. Soğuk ve sıcak ayar olarak ikiye ayrılır.
Bir aracı kış şartlarına hazırlarken en önemli noktalardan biri hava filtresini kışlık pozisyona almak ve otomatik jikle kışlık pozisyonuna çevirmektir.
Araçta yakıt ikmali yapılırken motor stop edilir.
Ayağımızı gaz pedalından çeksek bile motorun hala çalışmasını sağlayan devre rölanti devresidir.
Yakıtın içinde toz-su-pislik vs. varsa motor tekleyerek çalışır.
Yakıt sistemi ayarlarından biri rölanti ayarıdır.
Boğulmuş bir motoru çalıştırmak için gaz pedalına sonuna kadar basılarak marş yapılır.
Motor ısınıca stop ediyorsa karbüratöre de bakılmalıdır.
Araç kulanırken yakıt tasarrufu için
hava filtresi temizlenmeli,
Karbüratör ayarları yapılmalı,
Jikle devresi açık unutulmamalıdır,
Rölanti yüksek olmamalıdır,
Eskimiş bujiler temizlenmeli,
Lastik hava basınçları normal olmalıdır,
Fren ayarlarının sıkı olmaması,
Uygun viteste gidilmesi,
Debriyaj kaçırması olmamalıdır,
Saatte 90/100 km hızın geçilmemesi
gerekmektedir.
Aracın fazla yakıt yaktığını anlamak için eksozuna bakılır. Eğer egzost rengi siyahsa fazla yakıt yakıyor olabilir.
YAĞLAMA SİSTEMİ
Yağlama sisteminin parçaları:
Karter-yağ pompası,
Filtre,
Gösterge,
Seviye çubuğu,
Yağ kanallarıdır.
Motorda yağın bazı görevleri:
Sürtünmeyi azaltmak,
Aşınmayı önlemek,
Silindir ve segmanlar arası boşluğu doldurup sızdırmazlığı sağlamak,
Soğutmaya yardımcı olmak,
Aşınmadan dolayı oluşan pislikleri temizlemektir.
Karterin önemli görevlerinden bazıları:
Motor bloğunun altını kapatmak ve yağa depoluk etmektir.
Araçta motor yağı kontrol edilirken kontak anahtarı kapatılır ve 4-5 dakika beklenir. Yağ ölçümü yapılırken araç düz durumda olmalıdır. Yağ seviyesi yağ çubuğuyla ölçülür, ve yağın seviyesi yağ çubuğunun iki çizgisi arasında olmalıdır. Yağ seviyesi normalin çok altında iken motor çalıştırılırsa motor ısınır ve yanar.
Motor yağı değiştirilirken motor sıcak olmalıdır.
Motorlarda genellikle 20-50 W numara motor yağı kullanılır. Motorun yağı karterin altındaki tapa açılarak boşaltılır. Yeni motoryağı ise süpap muhafaza kapağı üzerindeki kapaktan doldurulur.
Motor yağı ve yağ filtresi belli km’lerde mutlaka değiştirilmelidir.
Motorda yağ basıncı yoksa,
yağ yok,
filtre tıkalı,
yağ pompası arızalı,
ya da yağ müşiri arızalı olabilir.
Motorun yağ eksiltmesinin sebeplerinden bazıları:
Karter contasnın yırtılması,
sekman ya da silindirlerin aşınması,
karterin delik olması,
tapadan yağ sızdırmasıdır.
Yağ yakan motorun eksoztundan mavi duman çıkar.
Marşa basılıp motor çalıştırıldığında yağ lambasının sönmesi gerekir.
Motor çalıştığı sürece yağlamanın olup olmadığı motor yağ göstergesinden takip edilebilir.
Motor çalışırken yağ göstergesinde anormallik görülürse motor hemen durdurulur.
SOĞUTMA SİSTEMİ
Su ile soğutma sisteminin bazı parçaları:
Radyatör,
Vantilatör,
Devir daim pompası,
Termostat,
Hararet (ısı) gösterici,
Hararet (ısı) müşiri,
İlave su kabı,
Fan motorudur.
Radyatör, soğutma suyuna depoluk eder. radyatörün altında su boşaltma musluğu vardır.
Termostat silindir kapağı su çıkışındadır. Motorun sıcaklığını çalışma sıcaklığında sabit tutar.
Devir daim pompası vantilatör kayışından hareket alır. Radyatördeki soğuk suyu su kanallarına yollar.
Hava soğutmalı motoru, su soğutmalı motordan ayıran bir diğer özellik hava soğutmalı motorda radyatör ve su pompasının olmamasıdır.
Vantilatör kayışı V şeklindedir. Kayış gerginliği 1-1,5 cm civarında olmalıdır. Vantilatör kayışı hareketini krank mili kasnağından alır ve vantilatör kayışı devir daim pompası ve alternatörü (şarj dinamosunu) çalıştırır. vantilatör kayışı koparsa motor hararet yapar.
Soğutma sisteminde su azalıyorsa
silindir kapak contası arızalı veya radyatör delik,
radyatör kapağı bozuk,
radyatör hortum ve kelepçeleri arızalı veya delik,
kalorifer hortumları delik veya
termostat arızalı olabilir.
Motorun hararet yapmasının nedenleri:
->Radyatör peteklerinin tıkanması,
->radyatörde suyun azalması,
->vantilatör kayışının gevşek veya kopuk olması,
->termostatın arızalı olması,
->motor yağının azalması,
->motor soğutma suyu kanallarının tıkalı olması,
->uygun vites ve hızda gidilmemesi,
->otomatik fanın arızalı olmasıdır
Radyatöre konacak suyun seviyesi peteklerin üzerinde olmalıdır.
Çok sıcak motora rölantide çalışırken ılık ve kireçsiz su konur.
Motor bloğundaki su kanalları pastan ya da kireçten tıkanmış ise motor fazla ısınır.
Radyatöre konacak suyun içilecek temizlikte ve temiz su olması gerekir.
Su olduğu halde motor fazla ısınıyorsa, termostat arızalıdır.
Donmayı önlemek için radyatöre antifriz ilave edilir.
Termostatı sökülmüş motor, gereğinden soğuk çalışır aşınmalar artar ve verim düşer.
Motorun çok sıcak çalıştırılması motoru çekişten düşürür.
Motor çok sıcakken radyatöre soğuk su konursa silindir kapağı ve blok çatlayabilir.
Çok sıcak bir motorda radyatör kapağı ıslak bir bezle tutulup hafifçe gevşetilir ve buhar tamamen atılınca radyatör kapağı açılır.
Araçta ısı (hararet) göstergesi çalışmıyorsa ısı müşiri arızalı olabilir.
Motor, çalıştıktan sonra çalışma sıcaklığına gelmiyorsa kalorifer hortumlarında kaçak olabilir.
Motor ısısının aniden yükselmesinin sebebi kayış kopması olabilir.
MARŞ SİSTEMİ
Marş sistemi motora ilk hareketi verir.
Parçaları:
-akü,
-kontak anahtarı,
-marş motoru,
-volan dişlisidir.
Marşa basıldığında marş motorunun bediks dişlisi volanın üzerindeki dişlilerle kavraşır ve volanı döndürür.
Volan da krankı döndürerek, motora gerekli ilk hareketi verir.
Marş durumunda marş motoru hiç dönmüyorsa:
akü bitik,
akü kutup başları gevşek,
akü kutup başları oksitli,
marş otomatiği arızalı,
marş motoru sargıları arızalı ya da sigortası atık olabilir.
Motor çalışırken marş yapılırsa volan dişlidi, marş motoru ve marş dişlisi zarar görür.
Marşa basıldığında marş motoru dönmez, korna da çalmaz ise sorun aküde-kutup başlarında olabilir.
Akü başka bir aküyle takviye yapılacaksa her iki akünün (+) kutup başları (+) kutup başlarıyla, (-) kutup başları ise (-) kutup başlarıyla birleştirilir. Her iki akünün de voltajı aynı olmalıdır.
Dijital göstergeli araçlarda akü takviyesi yapılmaz.
Marşa basma süresi 10-15 saniyedir. Fazla basılırsa akü biter.
Marş yapıldığında tık diye bir ses gelip, marş motoru çalışmıyorsa akü kutup başları gevşek olabilir.
Vantilatör kayışı hareketini volant kasnağından alır ve pervaneyi -devirdaim pompasını- şarj dinamosunu çalıştırır. Kayış koparsa vantilatör pervanesi – devirdaim pompası ve şarj dinamosu hareket.
ŞARJ SİSTEMİ
Şarj sistemi, motor çalışmaya başladığı andan itibaren aracın elektrik ihtiyacını karşılar ve aküyü şarj eder.
Şarj sisteminin parçaları:
alternatör,
konjektör (regülatör),
şarj lambası,
vantilatör kayışıdır.
Alternatör, krank mili kasnağından vantilatör kayışı ile aldığı mekanik enerjiyi elektrik enerjisine çevirir. Bazı araçlarda alternatör değil, şarj dinamosu bulunur.
Konjektör (regülatör), alternatörün ürettiği elektriğin volt ve akımını ayarlar. Aracın devri arttıkça alternatörden çıkan akım ve voltajı ayarlar, tesisata ve aküye gönderir.
Şarj lambası, şarj sisteminin çalışmadığını ikaz eder. Yani alternatör, konjektör vs. arızasını belirtir.
Bir araç için gerekli elektrik enerjisini şarj sistemi sağlar.
Akü, motor çalışmazken ışık ve özel elektrikli alıcılatrı besler.
Vantilatör kayışı çok sıkı ise alternatör yatakları bozulabilir.
Vantilatör kayışının koptuğu “ilk olarak” şarj ikaz lambasından anlaşılır.
Motor çalışırken ayağımızı gaz pedalından çekince far ışıkları zayıflıyorsa akü zayıflamış olabilir.
Motor çalıştığı halde şarj ikaz lambası yanıyorsa vantilatör kayışı gevşek olabilir ya da alternatör kablo bağlantıları gevşek veya alternatör kömürü aşınmış olabilir.
Aracın durdurulup kontağın hemen kapatılması gereken hallerden bazıları:
- Şarj ikaz lambasının yanması.
- Motordan ani bir sarsıntı ya da ses gelmesi.
- Yağ lambalarının yanmasıdır.
Konjektör ayarı bozuksa akünün su kaybı çok olur.
Araçta ampuller sık sık patlıyorsa veya akü su kaybı fazlaysa veya konjektör arızalı olabilir.
Marşa basılıp motor çalıştığında şarj ikaz lambası sönmelidir.
GÜÇ AKTARMA ORGANLARI
Güç aktarma organları sırasıyla:
Debriyaj, vites kutusu, şaft, diferansiyel, akslar, tekerleklerdir.
Difarensiyelin görevi, gücü arttırmak, kendine gelen hareketi 90 derece kırıp akslar yardımıyla tekerleklere iletmek, virajlarda içteki tekerleği az, dıştakini fazla döndürerek kolay ve rahat viraj almayı temin etmektir.
Kavrama (debriyaj) motorla vites kutusu arasındaki irtibatı keserek vites değiştirme olanağı sağlayan aktarma organıdır.
Akslar, diferansiyelin hareketini tekerleklere iletirler.
Vites kutusu, aracın hızını ve gücünü ayarlar.
Araç hareket halindeyken ayağımız debriyaj pedalı üzerinde devamlı durursa debriyaj balatası aşınır.
Aracın ilk çalışması esnasında bir miktar gaz verildikten sonra debriyaj pedalına sonuna kadar basmanın faydası vardır.
Debriyaj balatası yağlanırsa debriyaj kaçırır. Debriyaj teli koparsa araç vitese geçmez.
Vites değiştirirken debriyaj pedalına basılır.
Araç geri vitese takılmak istendiğinde takılmıyorsa, debriyaj pedalından ayak çekilip yeniden basılır.
Aktarma organlarında yağ olarak, dişli yağı kullanılır.
Vites değiştirirken ses geliyorsa, debriyaja tam basılmamıştır.
Ani ve sert duruş kalkış yapmak debriyaj balatasını sıyırabilir.
Vites kutusu bakımı yapılırken yağa ve yağ kaçağına dikkat edilir.
Yorumlar kapalı
NASIL KAZA YAPILMAZ ?
Trafik Kazaları ülkemizin adeta bir Yüz Karası haline gelmiştir. Yurt dışındaki bazı kesimlerde ülkemiz insanı ile Trafik Kazaları maalesef özdeşleşmiş bulunmaktadır. Müller deyince “GOL”, Türk deyince “KAZA” gibi.
Bu bir iftira değil, istatistikler onları haklı çıkarıyor. Çünkü bahis konusu olan hem mal, hem de “Can” dır.
Milletçe bize düşen görev, akıl yolu ile davranıp, bu kara lekeyi üzerimizden atmaktır.
Bu aslında çok ta kolaydır zira, kazalar kader değil, düşüncesiz ve sorumsuz davranışların bir sonucudur.
Yabancı uzmanlar, Trafik Kazalarının azaltılması için şu meşhur 4 E formülünün yerine getirilmesinin şart olduğunu belirtmektedirler:
1. (E) Education. : (Eğitim)
2. (E) Engineering : (Teknik Bakım)
3. (E) Enforcement : (Yasal düzenleme ve denetim)
4. (E) Emergency : (Acil Yardım)
Bu doğrulara ek olarak biz çok daha basit bir formül öneriyoruz: HAYA formülü.
Kaza ihtimalinin sıfıra indirilmesi için uyması kolay olan bu kuralına riayet yeterlidir:
1. (H) Hatalı Sollama
2. (A) Aşırı hızlı gitme
3. (Y) Yakın takip yapma
4. (A) Alkollü araç kullanma
Bu dört basit kurala uyulduğu takdirde, sizden kaynaklanan kaza yapma ihtimâlinin milyonda bir bile olmayacağını bilmek gerekmektedir
Bu konuda en büyük görev, elbette ki gençlere düşmektedir. Zira kazaya karışanlar arasında gençlerin oranı oldukça yüksektir.
SEVGİLİ GENÇLER
Tekrar ediyoruz ki, insanın en kutsal değeri olan “Yaşama Hakkı”; sorumsuz insanlar tarafından trafik kazalarında yok edilmektedir. Dünyada en çok kaza olan ülkeler listesinde ise ülkemiz, hep ilk sıralarda yer almaktadır. Bu acı felâketler, can ve mal kaybının yanında, bir ömür boyu sakat ya da yetim kalanları, sönen ocakları da arkasında bırakmaktadır.
Bilindiği gibi sürücü kurslarında eğitim tam olarak verilmiyor ama hemen herkes bir şekilde imtihanı kazanıyor ve ehliyetini alabiliyor. Burada esas gaye, sadece imtihanı kazanmak değil; trafik kurallarını tam olarak öğrenmek, sürücü eğitimini de iyi almak olmalıdır. Bu konuda titizlik gösteren gençlerin sayısının arttığını görmek, ülkemizde insan kalitesi ile kültür düzeyinin yükselmekte olduğunun işaretidir.
Zira yaptığı işi sadece başarmak için çaba gösterenleri “Yönetilen Tip-Tüketici” olarak; işin öncelikle ayrıntılarını anlamaya çalışanları ise “Yönetici Tip-üretici” olarak tarif etmek gerekmektedir. Ana hedef öğrenmek olunca, kazanma şansı zaten % 100 olmaktadır. Bu sebeple ideâliniz, hem eğitime devam etmek, hem de ön sıralarda oturmaya çalışmak olsun.
Sürücü belgesinin gerçek adı “Ehliyet” olup, “işinin tam ehli, uzmanı” anlamını taşır. İnsan hayatının söz konusu olduğu bir çalışmayı ezbercilik veya kopya ile geçiştirmek isteyenler ise “iradesi zayıf, sorumluluk derecesi düşük, topluma ve çevreye problem yaratan kişiler” olarak değerlendirilir.
Direksiyonda iken asla otonuzu bir “Meydan Okuma Aracı” zannedip, kendinizi onunla ispatlamaya kalkışmayınız… buna asla tenezzül etmeyiniz. Çünkü kullandığınız arabayı tasarlayıp, üreten siz değilsiniz ki…! İnsan kendisini ancak; güreş, koşu veya boks gibi spor dallarında ispatlayabilir. Başkalarının ürettiği oto ile değil.
Kişiliği sağlam olanlar için otomobil; attan daha hızlı giden basit bir nakil vasıtasıdır. Bu kişiler onu uzay aracı olarak algılamazlar..! Otolarının markasını veya kalitesini de bir övünç nedeni saymazlar.
Otomobilin gazına küçük bir çocuk bile bassa araç hızlanır. Hız marifet değil. Biraz sonra nelerin olabileceğini erkenden sezinleyip, aklı ve zekâyı ona göre kullanarak, önceden tedbirini almaktadır marifet.
Ehliyet aldıkları hâlde, en basit kurallara bile uymayanlarla, aşırı hızlı ve alkollü araç kullananların, zaten kompleks sahibi, zayıf, zavallı kişiler oldukları uzmanlarca ifade edilmektedir.
Yedeği olmayan tek şey “Can“dır. Hem kendi canını, hem başkalarının canını gereksiz yere tehlikeye atanların akılları eksiktir. Yolda karşılaştığınız takdirde onlarla muhatap olmayınız.
İyi bir kültürle yetişen, sağlam karakterli gençlerimizin otomobili “Amaç Değil, Araç” olarak algıladığını görmek, eğitime önem verme ve derslere devam etme konusunda titiz davranmaya başladııklarına şahit olmak ülkemiz, gençliğimiz ve geleceğimiz adına sevindiricidir.
Özetlemek gerekirse ideâl olan; Yüce Yaradan’ın, her insana armağan ettiği akıl ve zekâyı, eğitimle kazanılan bilgiler doğrultusunda ustaca kullanabilmektir.
Unutmayınız ki, geleceğin liderleri, toplumun saygın kişileri, genç yaşında bile olgun davranması bilenler arasından çıkmaktadır.
Unutmayınız : HAYA hayat kurtarır.
Yorumlar kapalı
10 Saniyenizi ayırın, hayatınızı güvence altına alın Ayıracağınız zaman sizin ve sevdiklerinizin hayatlarını kurtarabilir
50 km/saat süratle bir kaza yaptığınızda, sadece 0.015 saniye sonra hava yastıklarınız tam şişmiş ve emniyet kemeriniz ise aktif gergiyle sizi koltuğunuza sabitlemiş olacaktır. Bu durumda yaralanmadan bir kaç saniye içinde aracınızdan rahatça inebilirsiniz.
Ama – kaza anından 0.14 saniye sonra eğer arka camın önünde herhangi bir şey bırakmışsanız ki bu sadece 2 kg ağırlığında bir ajanda bile olabilir, bu ajanda siz durduğunuz halde o hala 50 km/saat hızla seyahat etmeye devam ettiği için 40 kg dan fazla bir ağırlıkla kafanıza çarpacaktır. Aracınıza sizin can güvenliğiniz için konmuş olan hava yastıkları ve aktif gergili emniyet kemerleri siz araç içinde gerekli tedbirleri almadığınız sürece yeterli olmayabilir.
Eşyalarınızı bagajda veya koltuk arkasında taşıyın, taşıttırın.
Çocuklarınızı otomobilinizin her zaman arka koltuğuna ve emniyet kemerleri takılı bir şekilde oturtunuz. Yaşları küçük olan çocuklar mutlaka kendileri için özel olarak üretilen araç koltuklarına oturtulmalı ve kemerleri sıkı olarak takılmalıdır.
50 km/saat bir hızla meydana gelen kazada 4 yaşındaki bir çocuk öne doğru 400 kg.lık bir ağırlığa eşit güçte savrulur (Bu küçük bir filin ağırlığına eşittir).
Doğru olarak araç koltuğuna bağlanan çocukların kazaların %75 hiç zarar görmedikleri ve büyük kazalarda ise % 67 korundukları tespit edilmiştir. Buna karşılık ailelerin % 80 ‘inin çocuklarını koltuğa bağladığı fakat bunun ise % 50 ile 70 arasında yanlış yapıldığı ve çocukların gevşek bağlandığı tespit edilmiştir. Çocuk koltuklarının büyük bir kısmının da çocuklar için küçük olduğu belirlenmiştir.
Çocuk koltuğu alırken lütfen doğru seçimi yapmak için yetkililerden yardım alınız. Çocuğunuzu koltuk üreticisinin talimatlarına göre yerleştiriniz ve bağlayınız.
Aracınızla seyahat ettiğinizi ve önde giden araç ani durduğu için sert bir fren yaptığınızı düşünün. Arkanızdan gelen sürücü sizin kadar ani fren yapamaz ve size arkadan çarpar ise başınız beklemediği bu darbe yüzünden hızla geriye gidecek ve darbe sona erdiği anda ise aynı hızla öne doğru ilerleyecektir. Bu duruma “whiplash” adı verilir. Bu durum kısaca akselerasyon ve ters akselerasyon yaşayan boynunuzda oluşan enerji transferidir. Boyun kaslarınız böyle bir darbeyi ememez ve kaslarda gerilme ile kemiklerde, damarlarda ve sinirlerde hasara yol açabilir. Bu durumun oluşması için sadece 10 km/saat hızla bir çarpışma yeterlidir.
Bu tür kazaların en sık görülen yaralanma türü “whiplash”tir. Arka başlık doğru olarak ayarlanmayan araçlardaki bu şekilde oluşan kazaların % 95′inde kişiler boyun zedelenmesine maruz kalmıştır.
Daha yüksek süratlerde oluşan arkadan çarpma durumlarında boyun kırılmaları en çok oluşan durumlardandır.
Aracınızın başlıklarını üst noktasının baş seviyenizin üst noktasına gelecek seviyede ayarlayınız ve buna üşenmeyin.
Araçta oturan herkesin emniyet kemeri takması artık tüm Avrupa’da benimsenmiştir. Bunun sebebi ise araçlarda meydana gelen kazalarda emniyet kemerlerinin hayat koruyucu özelliğidir. Emniyet kemeri sadece önde oturanların değil ayrıca arkada oturanlarında takması gereken bir donanımdır.
50 km/saat hızla oluşan bir kazada arka koltukta oturan bir yetişkin 3.5 ton ağırlıkla öne savrulur, bu bir filin ağırlığıdır. Hayati tehlike sadece öne fırlayan yolcuda değil aynı zamanda çarpacağı sürücü veya önde oturan yolcuda da olacaktır. 3.5 ton ağırlıkla ön koltuğa çarpan yolcu ön koltuğu kıracak ve öndeki yolcu, aracın göğüs kısmı ile koltuğunun üzerine çıkmış bir filin ağırlığı arasında sıkışmış etkisi ile karşı karşıya kalacaktır.
Emniyet kemerlerinizi takın ve taktırın !
Yorumlar kapalı
Merhaba Arkadaşlar;
04/05 Ağustosta yapılması planlalan direksiyon sınavı büyük ihtimalle 11/12 Ağustos tarihine ertelenecektir….
Yorumlar kapalı
ÖZEL AS MOTORLU TAŞIT SÜRÜCÜLERİ KURSU REŞİTPAŞA CAD.AS ER İŞHANI NO: 55/5 AVCILAR/İSTANBUL
ÖZEL FİDAN MOTORLU TAŞIT SÜRÜCÜLERİ KURSU ÇİĞDEM CAD.OZAN ŞEKER İŞ MERKEZİ NO:38 KAT:4 AVCILAR/İSTANBUL
ÖZEL GÖKCAN MOTORLU TAŞIT SÜRÜCÜLERİ KURSU (AVCILAR ŞB.) MERKEZ MAH. MARMARA CAD.NO/14 AVCILAR İSTANBUL
ÖZEL HAZARDAĞLI MAKİNELERİ KURSU AVCILAR ŞUBESİ MUSTAFA KEMAL PAŞA MAH.ÜMİT SOKAK NO:108 AVCILAR/İSTANBUL
ÖZEL MİM MOTORLU TAŞIT SÜRÜCÜLERİ KURSU FİRUZKÖY ESEN YURT YOLU NO:28 AVCILAR/İSTANBUL
ÖZEL ÖZGÖZEN MOTORLU TAŞIT SÜRÜCÜLERİ KURSU MERKEZ MAH.MARMARA CAD.NO:19 KAT:2 AVCILAR/İSTANBUL
ÖZEL SÖZEL MATEMATİK FEN MOTORLU TAŞIT SÜRÜCÜLERİ KURSU MARMARA CAD. EVCİL İŞHANI NO:5/5 AVCILAR/İSTANBUL
ÖZEL YENİ AKYÜZ MOTORLU TAŞIT SÜRÜCÜLERİ KURSU AVCILAR ŞB. ÜNİVERSİTE MAH.MARAŞAL CAD. AYAZ İŞHANI NO:38 KAT:4 AVCILAR/İSTANBUL
ÖZEL YENİ AVCILAR MOTORLU TAŞIT SÜRÜCÜLERİ KURSU MERKEZ MAH.NAMIK KEMAL CAD.UMUT İŞ HANI NO:23 KAT:2 AVCILAR/İSTANBUL
Yorumlar kapalı
Merhaba arkadaşlar, bu yazımızda motosikletimize kamera monte edebilmek için bir aparat yapmayı anlatacağım. Tabi yine amacımız iş görsün mantığı olduğu için, çevremizde kolay bulabileceğimiz ve ucuza temin edebileceğimiz bir şeyler ile bunu gerçekleştireceğiz.
Başdan söyliyeyim, böyle bir şeye ihtiyacınız yok ise ve daha önce motosikletiniz ile kat ettiğiniz bir güzergahı “keşke imkan olsada videoya çekebilsem” diye düşünmediyseniz bu yazıyı hiç okumayın. Çünkü sıkılabilir ve hatta “ne kadar gereksiz bir şey” diye düşünebilirsiniz.
Ama motosikletin özgürlük, özgürlüğün uzak yerlere gitmek, uzak yerlere gitmeyide video ve fotoğraflayıp başkalarıyla paylaşmak olduğuna inananların işine yarayacağını umuyorum.
Şimdi gelelim malzeme listemize :
Bir adet 20 x 25 T (PVC)
Bir adet 20′lik kapama başlığı (PVC)
Bir adet 10~20 cm 20′lik boru (PVC)
Bir adet vida ve somunu (Kameranızın Tripod bağlantı yuvasına uyumlu, muhtemelen 6.8)
İki adet 22-36 kelepce
Bu malzemelerin hepsini bir nalburdan temin edebilrsiniz.
Başlayalım ;
Önce kapama başlığını tam ortadan matkap ile deliyoruz. Geniş delmemeye özen gösterin, vidamızın tatlı sıkı bir şekilde delikden geçmesi lazım.
Vidayı delikden geçirip somunu ile sıkıp kapama başlığına sabitliyoruz.
T bağlantı elemanını resiimdeki gibi ortadan ikiye , bir demir testeresi yardımı ile kesmelisiniz. Sabırlı ve yavaş yavaş kesin, dikkatinizi dağıtmayın.
Sıra geldi bu parçaları birleştirmeye ;
Bu PVC boru ve ekipmanlarını birleştirmek için en kolay ve sağlıklı yöntem bunlar için üretilen bir kaynak makinesi kullanmaktır. Bölgenizde yada mahalinizde su tesisatı, doğalgaz kombi işleri yapan bir yere danışırsanız bu işlemi hemen yapacaklarını sanıyorum çünkü makine varsa çok kolay bir işlem.
Eğer böyle bir şey için imkanınız yok ise, borunun iki ucunu bir bıçak yada maket bıçağı yardımı ile azar azar tıraşlayarak parçalara oturtacak seviyeye getirip kuvvetli bir yapıştırıcı ile yapıştırabilirsiniz. Ama üzerine değerli bir şey takacağımız için en sağlıklısı kaynak yaptırmanızdır.
Resimdende anlaşıldığı üzere aparatımızı gidona oturtup kelepçeler ile sıkıyoruz.
İşte bu kadar.
Resimlerde ne olduğu belli olsun diye ben boruyu uzun tuttum, siz kendi motorunuza göre mesafeyi ayarlarsınız. Renkli boru kullanıp, yada işlemler bittikden sonra boruyu boyayıpda kullanabilirsiniz. Malzeme boyamaya müsaittir, her zaman kullanmayacağımız bir şey olduğu için estetiğe önem vermesenizde olur.
Saygılar
Olcay AVŞAR
Yorumlar kapalı
Merhaba motorcu dostlarım, bu yazımda debriyaj telimizi nasıl yağlayacağımızı ve koptuysa yada kopmak üzereyse nasıl değiştireceğimizi anlatacağım.Şu bir gerçektir ki debriyajımız ne kadar rahat ve yumuşak ise bize bu oranda rahat ve konforlu bir şürüş sağlar. Debriyaj sertliğinin en büyük etkeni üreticinin kullandığı malzeme olsada debriyaj telimizin düzenli olarak yağlanması ile hem süpriz kopmaların önüne geçmiş oluruz hemde trafikde isyan eden sol el parmaklarımıza bir nebze rahatlatma sağlarız.
Yağlama için bize lazım olan şey eczanelerden kolayca temin edebileceğimiz bir adet şırıngadır (enjektör).

Telimizi yağlamak için şırıngamıza çekeceğimiz yağın kalınlığı çok önemlidir, çünkü 90 numara dişli yağı gibi bir yağı iğne ucuyla basmak kalın olduğu için çok zor olacaktır. İnceliğinden ve rahat basıldığından dolayı tamircilerin kullandığı hidrolik yağı ise akıcılığı yüzünden tercih etmemeliyiz, bizim için en ideali herhangi özellikde bir motor yağıdır.

Debriyaj telimizi sökmek için debriyaj kolu tarafından müdaheleye başlayalım, önce kontra somunu ve tel girişini örten lastik korumayı geriye doğru sıyırıyoruz.

Kontra somunu açıp debriyaj ayar vidasını sonuna kadar (kola kadar) gevşetiyoruz, son sınırda veyahut sınıra yakın iken kontra somunu ve debriyaj ayar vidasının üzerlerindeki kesik kısımlar kolun kesik kısmı ile aynı hizada olmalıdır. Bu sayede debriyaj kolunu sökdüğümüzde tel ve kolu kütüklükden ayırabiliriz.

Debriyaj kolunu tutan bir adet somunlu vida vardır, kolun altındaki somunu sökdükden sonra vidayı çıkarmak için kaba kuvvet uygulamayın. Eğer çıkmıyorsa vidayı saatin tersi istikametine çevirmeye (sökmeye) devam edin, büyük ihtimalle somunun haricinde kolada vidalıdır.

Kolu sökdükden sonra teli koldan çok rahat bir şekilde ayırabilirsiniz, bu noktada iyi bir gözlemleme ile telde bir hasar olup olmadığına bakmalıyız. Dikkat etmemiz gereken tek yer tel ile kurşunun birleştiği noktadır, eğer bu birleşme noktasın ince tellerin ayrıldığını veya yakın zamanda ayrılmaya başlayacağını sezerseniz telinizi değiştirmeniz gereklidir. Eğer herhangi bir hata gözükmüyorsa yağlama işlemine geçebilirsiniz.

İçine gerekli olan yağı çektiğimiz şırıngamızın iğnesini iç telin yanından dış telin iç kısmına doğru dikkatli bir şekilde sokuyoruz.

İğneyi dış telin içine soktukdan sonra yağlamaya başlayabilirsiniz.

Şırıngaya yavaş yavaş (güç uygulayarak) sabırla basmalısınız yağın akması için, yağ iğneye göre biraz kalın olacağı için zor akacaktır. 5-10 saniyelik beklemeler ile yağı yavaş yavaş enjekte etmelisiniz, telin içinden aşağı doru süzülmekde zorlanan yağ dışarı da taşabilir dikkat edin.
Eğer teli ilk söktüğünüzde kontrol yaparken telin değişmesi kanaatinme vardıysanız, telinizi tamamen sökmelisiniz.

Önce şanzımandan çıkan debriyaj mandalı pimini tutan parçayı sökmeliyiz.

Sonra dış teli tutan bölgedeki somunu , büyük ihtimalle lastik bir körük altındadır.

Telin karşı tarafına geçip önce kontra somununu gevşetmeli, sonrada tel ayar vidasını gevşeterek iç ve dış teli komple çıkarmalısınız. Yenisini temin ettiğiniz komple debriyaj telini (İÇ-DIŞ) bu işlemlerin tersini uygulayarak yerine monte edebilirsiniz.
Dikkat etmeniz gereken bir nokta ise debriyaj telinin koldan şanzımana kadar olan güzergahıdır, yenisini takmaya başlamadan eskisini yerinden çıkarmayınki bu nerden geçiyordu diye düşünmeyin. Montajınız bittikden sonra gidonu sağa sola hareket ettirerek telin kasılmadığını ve rahat çalıştığını kontrol edin.
Kazasız ve arızasız günler dileğiyle…
Olcay AVŞAR
Yorumlar kapalı
Merhaba arkadaşlar, bu yazıda elimden geldiğince fren balatası değişiminde yapılan işlemleri izah etmeye çalışacağım, unutmadan belirtelim ki aracınızın bakımlarını zamanında ve yetkili servisinde yaptırınız.
Fren balatalarının azalması frenajda bir etkide bulunmaz ve herhangi bir tehlikesi yoktur, ama bitmeden önce değiştirmemiz hem bizi süpriz tehlikelerden uzak tutar hemde biten balatanın diskimizi bozmasına mani olur.
Şu an motorunuzda kullandığınız balatanın kaç km ömrü olduğunu bilmiyorsanız sık sık balatanın durumunu incelemek gerekir. Bitmeye yakın değiştirme işlemine geçersiniz ve balatanın kaç km yaptığını öğrenmiş olursunuz, bir daha ki balata değişiminin de ne zman yapılcağını daha kolay belirleyebilirsiniz.
Balatanızın bitmek üzere olduğunu tespit ettiyseniz eğer değişme işleminde yapılacaklara göz atmaya başlayalım ;
İlk önce fren merkezinde balataları tutan pimleri sökmek için başlıklarındaki kontra somunları gerekli allen (alyan) anahtar ile sökülür;

Aynı anahtar ile kontra somunun altındaki vidalı pimide sökülür, aynı işlem diğer pim içinde tekrarlanır;

Aşağıdaki resimlerde de görüldüğü gibi merkezi tutan iki adet somunu söküp çıkardık;


Sökülen somunların vidaları fren merkezinin üstünde kauçuk bir conta içindedir, bu vidaları içeri doğru itip merkezi disk üzerinden ayırdık;

Söktüğümüz Pim Kontra Somun ve Eski Balatalar :

Şimdi yeni balataları takabilmemiz için fren merkezinde yer açmalıyız, bunuda fren kaliper pistonları geriye doğru iterek yapabiliriz. Bir yıldız anahtar bunu yapabilmeniz için en iyi yardımcıdır, merkezin karşı kısmından destek alıp pistonları geriye doğru yavaşca bastırıyoruz;

Önce ön tarafa yeni balatanın birini koyun ve fren merkezini yerine yerleştirdik. Diğer balatayı ise diskin arkasından elimiz ile tutup balata pimlerini yerine vidaladık, pimleri doğru takdığımıza emin olduktan sonra kontra somunları ve fren merkez somunlarınıda takıp sıkıyoruz;

İşlem bittikden sonra her ihtimale karşı fren hidroliğinde oluşabilcek havayı almamız lazım.
Fren hidroliğinde ki hava nasıl alınır? önce fren pedalını şişene kadar pompalıyoruz, şiştikten sonra basılı tutuyoruz ve fotoğrafta gördüğünüz hava almak için olan siboplu vidayı gevşetiyoruz. Vidanın üstündeki delikten fışkıran fren yağının boyalı kısımlara gelmesine izin vermeyerek bir bezle fışkırmasını engelleyiyoruz;

Vidayı gevşettiğinizde yağ fışkıracak ve fren pedalı aşşağı doğru basılacaktır, pedalı asla bırakmıyoruz. Vidayı tatlı sıkı bi şekilde sıkıp, pedalı bırakıyoruz, tekrar pompalayıp aynı işlemi yapıyoruz. 4 – 5 kez tekrarladıkdan sonra hava alma vidasını bozmayacak bir güçle vidayı sıkıyoruz ve freni pompaladıkdan sonra eksilen yağ yerine hidrolik deposuna yeterli miktarda fren yağını dolduruyoruz. Fren sisteminiz için gerekli olan yağ numarası motorunuzun kitapcığında veya yağ haznesi kapağında yazar, servisinize farklı bir yağ kullandırtmayın.
Bu yazı bilgi vermek amaçlıdır, aracınızın bakımlarını zamanında ve yetkili servisinde yaptırınız., tekeriniz düz bassın, kazasız sürüşler..
Olcay AVŞAR
Yorumlar kapalı
Günümüzde birçok motosiklet modelinde dörtlü flaşör standart olarak sunulmaya başlansada, motosikletlerin birçoğunda dörtlü flaşör standart değildir. Ama dörtlü flaşör olmayam motosikletimize bu özelliği katmak hiçde zor değildir.Şimdi sizlere bunu nasıl yapabileceğimizi anlatacağım ;Motosikletimize dörtlü flaşör özelliği katabilmemizin iki yolu vardır. Oldukca basit ve masrafsız olan birinci yöntemden başlayalım ;
Bize lazım olan malzemeler bir adet buton (swich) ve biraz kablo. Evet hepsi bu kadar. Şimdi nasıl yapacağımıza gelelim ;
Olayın mantığı şu : sağa yada sola sinyal verdiğimizde iki adet sinyalimiz yanıp sönmeye başlar, o esnada kapalı olan diğer iki sinyalimizin (+) uçlarına yanmakda olan sinyallerin (+) uçlarındaki elektriği verirsek dördü binden yanmaya başlayacaktır
Şimdi olayı açarsak, sinyal şeması yaklaşık olarak alttaki gibidir :

Sinyal flaşöründe 3 adet uç vardır, bunların biri şase (-) biri 12 V elektrik (+) ve biride lambalara giden (yanıp yanıp sönen) 12 V (L) dir.
Kontağı açtığımızda flaşör üzerinde 12 V elektirik devamlı vardır, L (lamba) ucundan çıkan kablo sinyal anahtarındadır. Sinyal anahtarı ile sağa sinyal verdiğimizde flaşörden gelen akım sağdaki lambaları yakıp söndürür, aynı şey sol taraf içinde geçerli.
Şimdi bizim yapmamız gereken o basit işlem kısaca şudur; sağ ve sol sinyallerin (+) uçlarını motosikletimize sonradan eklediğimiz butona bağlamaktır. Elbetteki sadece bu sonradan taktığımız butona basarak dörtlülerimiz yanmayacaktır, hem sinyal verip (herhangi bir tarafa) hemde bu taktığımız butonu açarsak dörtlülerimiz yanmaya başlayacaktır. Korkmamıza gerek yok çünkü motosikletimizin sinyal flaşörü dört lambayıda yakacak güçdedir.
Peki bu bağlantıyı nasıl gerçekleştireceğiz;
Önce temin ettiğimiz bir adet butonu motorumuzda uygun bir yere monte etmemiz lazım, tabi bu montajdan önce butonun ayaklarına fiş yada lehimleme yoluyla yeteri kadar uzunlukta bir kablo eklemiş olmalıyız. Ekleyeceğimiz kablonun uzunluğu bağlantımızın nerede olacağıyla alakalıdır.
Şimdi gelelim sağ ve sol sinyallerin artı uçlarını bulmaya, bunun için bir adet seyyar apmule (12 V) ihtiyacımız var, resimdeki gibi :

Seyyar apmulün bir ucunu şaseye sabitlersek eğer, boşda kalan diğer ucu bize herhangi bir yerdeki 12 V (+) yı bulmamıza yardım edecektir. Seyyar ampul işe hazır ise bizde sinyallerin (+) ucunu bulmak için bize en kolay olan kısmı ön yada arka sinyallerin kablo bağları yada ek yerleri veya fişleri rahat çalışabilmemiz için göz önünde çıkarmalıyız.
Kontağı açıp sağa sinyal veriyoruz, sağ sinyal yanıp sömekde ve elimizdeki seyyar ampulun boş ucunu sağ sinyalin bağlantı fişlerinin kenarından kıyısından temas ettirerek sinyalimizin (+) ucunu buluyoruz (seyyar ampulde yanıp sönecektir) Aynı işlemi sol sinyal içinde yapıyoruz, şimdi sağ ve sol sinyallerinin (+) uçlarından BUTON umuza ara kablo çekiyoruz.
DİKKAT!! herhangi bir kesme, sökme, çıkarma yapmayacağız sadece olan tesisattan ek çekeceğiz butonumuza. Şimdi herhangi bir tarafa sinyal verdikden sonra butonumuza basdığımızda Dörtlü Flaşör lerimizin yandığını göreceksiniz
Basit bir yöntem dedim ama baya uzun yazmışım, durun bakalım karışık olan yöntemi nasıl anlatacağım
Şimdi , “ben ayrı bir sistem istiyorum, sinyal koluna bağımlı kalmayayım. Butonuma basdığımda dörtlüm yansın, hatta istersem frene basdığımda stop lambamla birlikde dörtlümde yansın” derseniz eğer buyrun başlayalım derim
Bize lazım olan malzemeler :

1. Bir adet buton 0,5 YTL
2. İki adet 12 V Mini Röle 2,5 YTL x 2 : 5 YTL (oto parçacılarda)
3. Yeterli sayıda küçük sarı dişi fiş (papuç) ve koruma plastiği 0,5 ~1 YTL
4. İzole bant 0,5 YTL
5. Plastik kelepçe 0,5 ~1 YTL
6. 10-15 amper sigorta 0,5 ~1 YTL
Önce uygun bir yere butonumuzu monte ediyoruz ve yukarda da tarif ettiğim gibi butona eklediğimiz kablomuzu çalışmalarımızı yapacağımız yere kadar (büyük ihtimalle sele altı) uygun yerlerden geçirip plastik kelepçemiz ile sabitliyoruz.
Geldik rölelerin montajına ;
Montajın tarifine başlamadan önce kabaca tarif ederek rölenin ne işe yaradığını anlatırsam montajı daha rahat yapabileceğiniz kanaatindeyim.
Röle nedir? Aşşağıdaki resimde bir adet mini röle görüyoruz ;

Röleler, kendilerine verilen tetikleme ile iki bağlantı arasında ki köprülemeyi tamamlayan devrelerdir, yani aslında bir nevi anahtardırlar. Aşağıdaki şema ile biraz daha anlarız sanırım ;

Rölelerde 4 adet ayak vardır 85 – 86 – 87 ve 30 numaralı ayaklar (Bazen 87 den iki adet olur, ikiside aynı şeydir farkları yoktur)
85 ve 86 numaralı ayaklara elektrik verdiğimizde, birine (-) birine (+) içindeki bobin elektrik yükü ile manyetikleşerek mıknatıslanma yapar ve açık olan anahtarı kapayarak 30 ile 87 numaralı ayakların arasındaki devreyi tamamlar.
Sıra montajda;
Butonumuzun bir ucuna (+) 12 V vereceğiz , araya sigorta koymayı unutmayın ama. Butonun diğer ucunu rölelerin (ikisinin birden) 86 uçlarına bağlıyoruz, rölelerin 85 uçlarına şase (-) veriyoruz. Rölemiz şu an butonu açtığımızda çalışmaktadır (açma kapama sesini duyabilirsiniz)
Şimdi motosikletimizin flaşörünün lambalara (sinyal kolu) giden ucunu bulmalıyız, bunun için yine yukarda tarif ettiğim gibi seyyar lambayı kullanacağız. Seyyar lambanın bir ucunu şaseye sabitledikden sonra kontağı açıp herhangi bir tarafa sinyal verelim, sinyal flaşörü devrede iken 3 ayrı ayağınada teker teker elimizdeki seyyar lambanın boş ucunu değdirerek flaşörün hangi ayağının lambalara sinyal akımı gönderdiğini tespit edelim.
Sinyal flaşörünün tespit ettiğimiz bu ucundan (büyük ihtimalle o ucda L yazar) rölelerin (ikisinin birden) 30 numaralı ayaklarına hat çekeceğiz, rölelerin 87 numaralı ayaklarınıda birini sağ sinyal hattına diğerinide sol sinyal hattına ekliyoruz ve sistem hazır.
Şu an butona basdığımızda iki röleyi birden tetiklemekte ve rölelerin 30 numaralı uçlarındaki flaşör akımını 87 numaralı ayaklara aktararak dörtlülerimiz yanmaktadır.
Umarım anlatımımda bir hata yoktur ve anlaşılır bir dille yazmışımdır. Merak ettiğiniz ve anlayamadığınız bir nokta olur ise buradan sorabilirseniz eğer severek cevaplarım .
Biraz karışık gözüksede aslında çok basit bir işlem :


Ben motorumun naked olmasından dolayı butonu montajlayacak uygun yer bulamadığım için bir aparat yaptım, grenajlı motoru olanların işi daha kolay.

Sonuç bu olacak :

Şimdi gelelim zurnanın malum sesi çıkardığı yere
Eğer ki frene basdığınızda stop lambanız yanarken dörtlülerinde yanmasını istiyorsanız, bunun içinde sisteme bir adet röle daha eklemeliyiz.
Rölemizin 85 nolu ayağına şase veriyoruz, 86 numaralı ayağınada stop lambasına giden (+) 12 V dan hat çekiyoruz. Stop lambamızın (+) ucunu yine seyyar lamba yardımı ile deneyerek bulacağız.
Şu an frene basdığımızda stop lambası ile birlikte rölemizde devreye girmektedir (sesini duyabilirsiniz)
Rölemizin 30 numaralı ayağına (+) 12 V elektrik veriyoruz ve 87 numaralı ayaktan diğer iki rölenin 86 numaralı ayaklarına kablo çekiyoruz. Frene basdığımızda rölemiz devreye girmekdedir ve 30 numaralı ayakdaki 12 V elektiriği 87 nolu ayağa aktarıp oradan diğer iki rölenin 86 ayaklarına ulaşarak bu iki röleyide tetiklemekde ve dörtlü flaşörümüzü devreye sokmaktadır.
Hayırlı olsun…
Notlar :
Kullandığımız 2 adet rölenin yaptığı işi yapan tek rölelerde var, fakat temizleri zor ve fiyatları makul olmadığı için 2 adet röle kullanmayı uygun gördüm.
Tek bir röle kullanıp 2. bir flaşör ekleyerekde yapabilirdik sistemi ama yine fiyat olarak fazladan bi harcamamız gerekecek ve aracımızın elektrik sistemine fazladan bir flaşör daha eklemeye gerek duymadım.
Röleleri ve soketleri oto parçacılarda, butonu ise elektronikçilerde bulabilirsiniz.
Olcay Avşar
Yorumlar kapalı
Merhaba arkadaşlarım bu yazımızda oldukca işlevsel olan ve her motorda olması gerektiğine inandığım “Sis Lambası” montajını anlatacağım. Umarım akıcı bir dil ile anlatmayı başarır ve sizlere bir fayda sağlarım.
Sis lambası, adı üstünde demiyelim. Çünkü sadece sisde işe yaramazlar, sağanak yağmurda görünür olmamızı sağlarlar, ışıklandırılmamış yollarda görmemizi sağlarlar. İhtiyacımız olduğu anda yardımımıza yetişirler, eğer iyi konuşlandırıp doğru bağlantı yaparsanız farımıza kardeşlik değil abilik yaparlar.
Evet sabırsızlandığınızı biliyorum, o zaman montajımıza başlıyalım. Ama başlamadan önce aracınızın garanti durumunu kontrol etmenizi, sonuçdan emin değil iseniz servisinizden fikir almanızı tavsiye ederim.
İlk önce sis lambalarını nereye montaj edeceğimize karar vermeliyiz, eğer motorunuz çıplak ise işiniz oldukca kolaydır. Ama eğer grenajlı bir motora sahipseniz işiniz zor, çünkü hem estetiğe önem vermek zorundasınız hemde montaj yapacağınız uygun bir yer bulmak zor olacaktır. Neyse işin o kısmına ben karışmıyorum, kendi becerinizle başbaşasınız.
Ben çıplak olan motorumda yuvarlak farında avantajı ile sis lambalarını farın iki yanına takdım, zaten hiçbir zaman estetiğe önem vermemişimdir. İşlevsel olsun yeter, ama kötüde durmadı hani…
İkinci adımımız akümüzün (+) ucundan çalışma yapacağımız bölgeye tesisat çekmek olacak, bunun için en az 1,5 mm lik bir kablo kullanmamız gerekli.
Aküden elektiriği alır almaz fazla uzaklaşmadan hemen çıkışına bir adet 10 amper sigorta koymalıyız, 2 adet sis lambası için 10 amper yeterlidir, fazlasına gerek yok.
Sigorta bağlantısını yaptıkdan sonra sigortayı yerinden çıkartıyoruz ve kablomuzu zarar görmeyeceği yerlerden geçirerek çalışacağımız bölgeye (büyük ihtimal farın arka kısımları) kadar getiriyoruz.
Şimdi sıra geldi sis lambalarını ne ile çalıştıracağımıza. Sis lambaları 110 watt gibi güçlü bir akım çektikleri için aküden çektiğimiz bu ana hat ile lambaların arasına röle koyacağız, fakat bu röleyi ne ile tetikleyeceğimiz önemlidir. Genelde araçlarda sis lambalarını yakmak için ayrı bir anahtar koyulur, fakat ben daha işlevsel birşekilde kullanma taraftarıyım. Ne olduğunu birazdan anlatacağım, ama önce buton ile kullanmak isteyenler için buton bağlantısını anlatalım.
Önce uygun bir butonu motorunuzda uygun bir yere montajlayın, sonra butonun bir ayağına kontağımız açıkken elektirk veren her hangi bir yerden 12 V elektrik verin. Diğer ayağından çıkaracağınız kabloyuda çalışma yapacağımız yere (aküden hat çekmişdik hani) doğru çekin.
Şimdi anlatacağım şeyi dikkatli okuyun, hani butona bağlamaktansa daha işlevsel olan yönteme. Sis lambalarınızı benim yaptığım gibi bir buton ile çalıştırmak yerine farımızın uzun hüzmesine adapde edersek ne kadar çok işe yarayacağını bir düşünün. Bize ışık lazım olduğu durumda hep uzunlarımızı yakmaz mıyız zaten? Uzunları yakınca sislerde beraberinde yansa bizi uğraştırmadan, kötümü olur? Hatta olayın en güzel yanı ise selektör yapdığımızda sis lambalarımızda farımızla birlikde göz kırpsa ve görünürlüğümüz artırsa daha iyi olmaz mı? Fikri beğendiyseniz anlatmaya başlıyorum dikkatli okuyun.
Rölemizi tetiklemek için farımızın uzun hüzmesinden + 12 V elektrik çekmeliyiz, bunun için uzun farın elektiriğini tespit etmemiz lazım. Bu konuda bize seyyar ampulümüz yardımcı olacak, hatırlarsanız dörtlü flaşör montajında ayrıntılı anlatmışdım. Far ampulünde 3 adet ayak vardır, biri şase (-) biri kısa için 12 V biri de uzun için 12 V dur. Seyyar ampul ile deneyerek hangi kablonun uzun far elektiriği olduğunu tespit edelim ve buradan bir kablo çekerek kablomuzu çalışacağımız bölgeye uzatalım. DİKKAT far hattında herhangi bir kesme veya iptal yapmayacağız, sadece uzun farın elektiriğinden fazladan bir hat alacağız.
Evet şu an çalışma yapacağımız bölgede (büyük ihtimalle farın arka kısımları) bir adet aküden çektiğimiz ana hat var (+ 12 V) ve bir adet de röleyi tetiklemek için kablo var. Bu tetikleme kablosunu ya bir buton bağlayarak buraya getirdik yada uzun fardan çekdik. İkisi birden değil yani, ikisinden birini seçmeniz lazım.
Sıra geldi röleyi nasıl bağlayacağımıza, rölenin ne olduğunu bilmiyor ve ne işe yaradığını merak ediyorsanız eğer “Dörtlü Flaşör” makalesinde ayrıntılı anlatmışdım lütfen okuyun. Ben direk bağlantıya geçiyorum.
Bağlantıya geçmeden önce bize bir adetde şase (-) kabosu gerekli olduğunu hatırladım
Evet, çalışma yapacağımız bölgede veya yakınında şaseye saplı bir vidadan faydalanarak şase (-) için bir kablo bağlantısı yapmalıyız. Bilmeyenler için söyliyeyim, şasenin herhangi bir yerine mukavvemetli olarak bağladığımız kablo, akünün (-) uzundan alacağımız kablo ile aynı işi görür. Yani akünün (-) ucundan çıkan kalın bir kablo her motorlu araçda şaseye zaten vidalanmış durumdadır. Bu yüzden aküden uzun bir kablo çekeceğimize çalışma yapacağımız bölgede şaseye vidalanmış herhangi bir vidanın (geçirgenliği olmak kaydıyla) altına kablo sarar yada bunun için üretilmiş bir kablo ucu vidalarsak işimizi görecektir.
Evet sıra geldi bağlantıya, işin en zevkli ve kolay kısmı burası. Çünkü röle ayakları numaralandırılmıştır ve vereceğim tarif ile yanlış bağlantı yapma ihtimaliniz çok düşüktür. Bu arada röle bağlantısı için mutlaka kablo fişi kullanın.
Aküden çektiğimiz ana hat elektriği rölemizin 30 numaralı ayağına takıyoruz. 85 numaralı ayağa şase (-) elektrik takıyoruz. 86 numaralı ayağa ise tetikleyici kablomuzu takıyoruz, hani butondan yada uzun far dan çektiğimiz kablo. Evet şu an kontağımız açıkken butonumuz açtığımızda yada uzunları yaktığımızda rölemiz devreye geçmektedir, açma kapama sesini duyabilirsiniz. Geriye 87 numaralı ayak kaldı, sis lambalarımızın (+) ucunu da birleştirerek 87 numaralı ayağa takıyoruz. Sis lambasının (+) ucu olan kablo beyaz yanmaz kablodur genelde, ve ucunda büyük ihtimalle erkek fiş bulunur. Sis lambalarımızın (+) ucunuda bağladıktan sonra geriye sis lambalarının (-) şase kablosu kalıyor. Sislerin (-) uçlarınıda birleştirerek şaseye bağlıyoruz.
Bağlantılarımız bitirdikten sonra Sis Lambalarımızın çalışırlığını kontrol ediyoruz ve sorun yok ise rölemizi ve röle üzerindeki kablolarımızı izole bant ile (elektirik bandı) güzelce izole ettikden sonra bize veya gidonumuza engel olmayacak bir yere kablo bağları ile (cırt bant) sabitliyelim. Bağlantıları yaptığımız yer gidon üzerinde ise, gidonumuz sağa sola hareket ettiğinde herhangi bir kabloyu gerdirmediğinden emin olun, gerekli boşluğu vermeyi unutmayın. Bknz. debriyaz yada gaz teli.
Benim motorumda sislerin görüntüsü sonuç olarak bu, nasıl çalıştığını yazının sonunda belirteceğim.
Fakat daha önce yine zurnanın malum sesi çıkardğı yere değineceğim
Evet, şu anda sislerimiz hali hazırda çalışmakda, sisleri çalışıtrmak için buton takan arkadaşlar siz şöyle kenara çekilin bakalım.
Sisleri farının uzun hüzmesine adapte eden arkadaşların şu an ki durumuna bir bakalım, parkımız yanıyor, kısa farımız yanıyor ama uzunları yaktığımızda beraberinde sislerimizde yanmaktadır. Hatta en güzeli selektör yaptığımızda sis lambalarıda uzun farımızla birlikde göz kırpmaktadır. Bence çok işlevsel oldu, peki selektör yaparken bir şeye dikkat ettiniz mi?
Evet, genelde kütüklüğün ön tarafında bulunan selektör düğmesi işaret parmağıyla çalıştırılabildiği için zor bir konumda değil mi? Heleki kısa parmaklı kullanıcılar için. Hatta kışın kalın eldivenle kullanırken hem gidonu tutp hemde selektör yapmak ne kadar zordur. Aynı anda debriyaja basmak zorunda olduğunuzuda bir düşünün, çoğunuz başına gelmiştir bu olay. Debriyaj sıkılı durumdadır ve selektör yapma ihtiyacı duyarsınız, ne zor bi işdir değil mi
Evet işde tam bu esnada benim yıllardır kullandığım bir yöntemi sizinle paylaşmam gerektiğine inanıyor ve anlatmaya başlıyorum.
Selektörümüzü kornamıza entegre etmek, şaşırdık mı? Durun ne olduğunu anlatayım. Kornaya basdığımızda aynı anda selektör de yapsa aracımız fena mı olur. Ama sadece kornaya basınca selektör yapıcak, yani selektör yapınca korna çalmıyacak. Malum sessiz geçmemiz gereken yollarda var, ve uzunları direk yaktığımızda kornamızın da sürekli çalmasını istemeyiz.
Şimdi nasıl olacağını anlatacağım, çok kolay bir işlem. Bize şimdi bir adet röle daha lazım.
Motosiklet kornaları genelde iki girişlidir, yani çoğu araçda olduğu gibi bağlandığı yerden şaseyi alıp sadece elektirik vererek değilde , hem (+) hem (-) elektiriği iki ucuna bağlayarak çalışırlar. İşde buda bizim bağlantımızı kolaylaştırıyor.
Resimde de gördüğünüz gibi herhangi kalınlıkdaki çiftli bir kabloyu kornamızın iki ucunada ayrı ayrı bağlıyoruz. Hangisinin (+) hangsinin (-) olduğunun önemi yok. Elimizdeki iki adet kablo ucunuda 2. rölemizin 85 ve 86 ayaklarına takıyoruz, yine hangi ucun nereye takılacağı önemli değil. Rölenin 30 numaralı ayağına yine aküden sis ler için çektiğimiz ana elektrikden veriyoruz. 87 numaralı ayağada bir kablo takıp bu kabloyu farımızın uzun elektrik hattına bağlıyoruz. Hatırlarsanız sislerin rölesini tetiklemek için uzun fardan bir kablo çekmişdik, işde o kabloya bağlayın yeterli, tekrar far kısmındaki kablolara uğraşmaya gerek yok.
Sonuç olarak buton ile sisleri çalıştırmayı seçen arkadaşlarımız sadece butonu açdıklarında sisleri yanmaktadır, ama korna selektör bütünleşmesini uzun farlarına uygulayabilirler.
Uzunlar ile sislerini yakmayı seçen arkadaşlarımız ise hem uzunu yaktıklarında sisleride yanmaktadır, hemde selektör yapdıklarında sisleride selektör yapmaktadır. Ayrıca kornaya basdıklarında kornayla birlikde lazım olsa da olmasa da selektörleri de sisleriyle birlikde göz kırpmakda ve görünürlüklerini arttırmaktadır.
Görünür olmanın görmekden çok daha önemli olduğunu biz motorculardan daha iyi bilen yoktur.
Farınızda hep açık olsun, yolunuzda…
Kazasız belasız sürüşler dileğiyle…
Olcay AVŞAR
Not : Sislerin ve kornanın bütünleşerek nasıl çalıştığını sis videosu adresindeki kısa videodan izleyebilirsiniz
Yorumlar kapalı
Su soğutmalı motorlarda hararet göstergesi yada en azından hararet ışığı gibi bir ibare olsada, hava soğutmalı yada yağ soğutmalı motorlarda hararet durumu ile ilgili bir düzenek bulunmaz. Biz kullanıcılar da motorumuzun hararet durumunu hep merak ederiz, hatta iki zamanlı motorlardan kalma alışkanlık olarak uzun yolda ara sıra dinlendirir ve soğuturuz motorumuzu.
Bu yazımızda hava yada yağ soğutmalı motorumuza yağ hararet göstergesi takmayı anlatacağız, tabi su soğutmalı motor kullanan ve bir hararet göstergesine sahip olanlarda yağ harareti göstergesini uygulayabilirler.
Yağ hararet göstergesi, adından da anlaşıldığı üzere kabaca yağın sıcaklığını ölçen bir müşür ve bu müşürden gelen bilgiyi dijital yada mekanik ibre ile gösteren bir düzenektir.
Fiyatları kalitelerine göre 30 YTL den 250 YTL ye kadar geniş bir yelpazede sunulmaktadır.
Benim tavsiyem önce bütçenizi zorlamıyacak bir fiyatla ucuz bir ürün alıp uygulamanız, sistemin çalışırlığını ve işe yararlılığını gözetledikten sonra eğer ucuz olan ürün bozulursa daha kaliteli bir ürünle değişebilirsiniz. Tabi bozulmaz ise kullanmaya devam edersiniz, fakat pahalı bir ürün alıp montajladıktan sonra işinize yaramıyacağını yada gereksiz olduğunu düşünürseniz verdiğiniz paraya yazık olur.
Oto aksesuarcılardan yada tuning malzemeleri satan bir yerden kolayca temin edebilirsiniz göstergenizi.
Göstergemizin ön görünüşü;
Bu da arka görünüşü, görüldüğü üzere otomobil için tasarlanmış olan bu ürünün arka kısmı görsel açıdan motosiklete pek uygun değil. Eğer motosikletiniz grenajlı ise ve bu göstergeyi arka kısmı gözükmeyecek şekilde monte edebilirseniz işiniz daha kolay. Diğer türlü hız ve devir göstergesinin yanına uygun bir yere monte etmeyi düşünüyorsanız bu arka görüntüyü kamufle etmeniz gerekmekte, yada bir ön cama sahipseniz bu kötü görüntüyü kamufle edebilirsiniz.
Bu resimdekiler göstergemiz ile beraber gelen montaj aparatları, bu aparatların bol olduğu bir ürün almanızı tavsiye ederim. Zira müşür montajı için çeşitli ölçilerde rediksiyon yada bezeri aparatlara ihtiyacınız olacaktır.
Yavaş yavaş montajımıza başlıyalım, benim motorum tamamen çıplak bir model olduğu için göstergenin arka kısmının ve bağlantı yerlerinin kötü görüntüsünü kamufle etmek ve sudan korumak için aklıma onu uygun bir malzemenin içine koymak geldi.
Ve bu malzemenin bir pimaş boru olabileceğine karar verdim. Uygun ölçülerde estetik olarak kesip biçimlendirdikten sonra motoruma uygun olarak boyadım.
Göstergemizi motosikletime monte edebilmek için , monte etmeyi planladığımız yere göre uygun bir aparat bulmamız yada yağmamız lazım. Nalburlardan bağlantı demirleri filan bulup bunu kendinize göre uygun şekle getirebilirsiniz.
Göstergelerin yanına monte etmek için rahat çalışabilmem adına farı söküyorum.
İşte oldu, göstergenin montajını yaptıktan sonra gösterge ışığı için olan kabloya park lambasına gelen kablodan hat çekiyoruz. Hararet için olan elektirik kablosunu kontaktan gelen bir kabloya bağlıyoruz, yani kontak açılınca elektirik veren bir yerden çekebiliriz bu hattı. Şase bağlantısınıda yaptıkdan sonra müşüre gidecek olan kabloyu da müşürü monte edeceğimiz yere kadar çekiyoruz.
Sıra geldi müşür montajına, işin en zor kısmı. Genelde motosiklet üreticileri yağ filtresi civarında yağla temas kurabilmek için bir kör tıpa (vida) bırakırlar. Bu temas sonradan takılacak yağ harareti yada basıncı göstergesi için olsada, genelde bir sorun yada şüphe olduğunda servis buraya gerekli cihazı takıp yağ basıncını filan ölçer.
Benim motorumda da böyle bir yer mevcut ve işim oldukça kolay. Fakat sizin motorunuzda böyle bir vida şayet yok ise, ve eğer motorunuz yağ soğutmalı ise yağ radyatörüne giren hortumu yerinden söküp araya bir T bağlantı takarak bu T nin bir ucuna yağ hortumunu bir ucuna müşürü bir ucunada radyatörü takabilirsiniz. Benim aldığım gösterge modelin de bu tür gerekli olabilecek bütün aparatlar mevcut.
Şayet hem böyle bir vida yada tıpa yeri yok ise ve motorunuz hava soğutmalı ise ve de illaki bu göstergeyi takmak istiyorsanız, servisinizden yada işin ehli bir atölyeden yardım alarak karterde yağ boşaltma tıpasının yakınında uygun bir yerde müşürünüze göre bir delik açtırıp diş çektirebilirsiniz ama zorlu bir iştir belirteyim!!!
Montaj işlemimiz bitti, şu an kontak kapalı durumda;
Kontağı açıp motorumuzu çalıştırıyoruz ve hararetimiz yavaş yavaş yükseliyor. Malum hava kış ve ben hararetin çok fazla yükselmesini beklemedim.
Göstergelerin uzaktan bir görünüşü;
Ve diğer açılardan…
Umarım aklında böyle bir şeyi yapmayı düşünenlere yardımım dokunmuştur.
Fakat unutmadan belirteyim gösterge montajı kolay bir iş olsada müşür montajı oldukça zordur ve yanlış bir durumda tehlike doğurabilir.
Yanlış veya hatalı montajlanan bir müşür yağ dolaşımını engelliyebilir yada yağ kaçağına sebep olur ise motorunuzda onarılması güç ve oldukça pahalı arızalar yaratabilir.
Bu işlemleri yapmadan önce yetkili servisinize danışmalısınız ve gerekli ise bu montaj işlemini ehil kişilere yaptırmalısınız.
Olcay AVŞAR
Yorumlar kapalı
Merhaba arkadaşlar, bu yazımızda fiber glas nedir nasıl uygulanır dilimiz döndüğünce anlatmaya çalışacağız.
Fiber Glas dendiğinde biz motorcuların aklına hemen grenajlar gelir, motosiklette fiber glasın en önemli ve bilinen kullanım alanı grenaj dökme işlemidir. Çoğu zaman bize lazım olan grenajı pahalı oluşundan dolayı orjinal almaktansa fiber glas dan yaptırma yoluna gideriz.
Orjinal grenajın birebir kopyasının çıkarılması dışında farklı formlarda fiber glas dan mamül grenajlar elde edilebilir.
Peki fiber glass nedir ve nasıl yapılır?
Önce Fiber Glas nedir kısaca ondan bahsedelim;
Fiber Glas, cam elyafının polyester ile uygulanarak sertleşmesinden elde edilir. Fiber glas çevremizde bir çok alanda kullanılır, otomobilden deniz araçlarına , su depolarından banyo küvetine ve aklınıza gelebilecek ahşap yada çelikten mamül edilen her şeye alternatif olarak kullanılabilir.
Fiber glas yapımında en önemli şey kalıptır, elinizde bir kalıp var ise o kalıptan bir mamül üretmek oldukca kolay ve eğlencelidir. Fakat elimizde bir kalıp yoksa , hayal gücümüzü ve birazda el becerimizi kullanarak bir kalıp oluşturduktan sonra bu kalıba fiber glas dökebiliriz. Tabi ki bu ilk denemede oldukca zor olacaktır, iki – üç belkide daha fazla deneme yanılma yöntemi ile tam olarak istediğimiz şeyin kalıbını oluşturabiliriz.
Elbetteki kısıtlı imkanlarla ve el yapımı bir kalıp yapmak çok zor olacaktır, fakat elimizde bulunan mesela orjinal bir grenajı kalıp olarak kullanıp birebir kopyasını da çok kolay yapabilirsiniz.
Peki nereden temin edebiliriz?
Fiber glası kişisel kullanım için en kolay oto sanayi siteleri yada tamircilerine yakın bir nalbur yada yapı marketten temin edebilirsiniz. En çok bulunan satış şekli “Fiber Glas Tamir Takım Seti” olarak adlandırılır. Bu sette bir miktar Cam Elyaf, bir miktar Polyester ve Sertleştiricisi bulunur. Bu miiktarlar ile küçük parçalar üretebilir yada adındanda anlaşıldığı gibi parçaların tamirlerini yapabilirsiniz.
Daha büyük parçalar yada geniş kullanım alanları için Polyesteri ve Cam Elyafını ayrı ayrı satın alabilirsiniz. Ama bu şekilde satış yapan bir nalbur yada yapı market bulmanız tamir takımı almanız kadar kolay olmayacaktır.
Ne kadarlık bir ücreti vardır?
Örnek olarak şöyle söyliyeyim, race bir motorun yan grenajına (bir adet) yaklaşık 1 kilo polyester ve 2-3 paket cam elyafı yeterli olur. Buda 10 – 15 YTL arası bir ücrete temin edilebilir.
Nasıl uygulanır?
Uygulamasını kabaca anlatmaya çalışacağım, buyrun başlıyalım…
Öncelikle bize bir kalıp lazım, diyelimki bir grenajı kopyalayacaksınız. Önce grenajın iç tarafına “Kalıp Ayırıcı” olarak satılan kimyasal maddeyi sürüp grenajın içkısmına fiber glas uygulamasını yapıp , kuruduktan sonra orjinal grenajı kalıpdan çıkararak elde ettiğimiz bu kalıbın üzerine fiber glas döküp orjinalin bire bir kopyasını elde edebilirsiniz.
Yani eldeki numune grenaja bir seferde uygulama yapıp kopyalama yapamazsınız, çünkü iç tarafa dökerseniz bir numara ufak, dış tarafa dökerseniz bir numara büyük olacaktır döktüğünüz malzeme.
Bu yüzden önce iç tarafa döküp bu elde edileni kalıp olarak kullanarak üzerine uygulama yolu ile istediğiniz adette üretebilirsiniz.
Grenaj dökümü zor ve ustalık isteyen bir iştir, ilk denemelerde başarısız olma ihtimaliniz yüksek. Fakat küçük uygulamalarda başarı oranınızı artırabilirsiniz.
Mesela gelin bir mono kapak yapalım arka sele yerine;
Yine bize bir kalıp lazım, kalıbı nasıl yapabiliriz? Kartondan , mukavvadan, tahtadan yada sac dan. Kolayımıza yada yapacağımız şeye en uygun ne ise ondan bir kalıp çıkarmamız lazım önce. Elbette bu çıkardığımız kalıp sağlam ve dayanıklı olmalıdır, çünkü polyesteri cam elyafa emdirirken fırça ile bastırarak güç uygulamamız gerekecek.
Kalıbı oluşturduktan sonra kalıbın üstüne kalıp ayırıcı sürmemiz kuruduktan sonra fiber glası kalıptan ayırmaya yardımcı olur. Fakat kolay ve fazla girintili olmayan bir kalıpda aliminyum folyoda işimizi rahatca görür.
Başlıyalım ;
Önce küçük bir kaba az miktarda polyester döküp sertleştirici ekleyin ve karıştırın. Fazla sertleştirici daha çalışmanız bitmeden kaptaki polyesteri donduracağı gibi az sertleştiricide geç donma yaparak canımızı sıkabilir. Ne kadar polyestere ne kadar sertleştirici katacağınızı elinizdeki polyester ve sertleştirici ölçeklerini hesaplayarak yapabilirsiniz. Aldığınız ürünü üreten firma polyesterin yanında verdiği sertleştiriciyi (beraber satılır) hesaplayarak vermiştir.
Aliminyum folyo sarılmış kalıbımızın bir ucuna polyesterimizi fırça yardımı ile sürüp cam elyafımızı üzerine yapıştırıyoruz, bu arada cam elyafımızı daa önce küçük parçalar halinde kesip hazırda bulundurmalıyız. Cam elyafını kalıba yerleştirdikten sonra tekrar fırça ile polyesteri cam elyafın üzerine hafif hafif bastırarak emdiriyoruz.

Cam elyafı yeterli emmeyi yaptıktan sonra başka bir parça elyafı elimize alıp tekrar aynı uygulamayı yaparak kalıbın tamamını cam elyafı sarıp polyester emdirilmiş hale getirmemiz lazım. Hızlı olmamız lazım çünkü kapdaki polyester donmaya başladıkca emme işlemi zorlaşacaktır.

Uygulama bittikten sonra yaklaşık yarım saatte fiber glas kurumuş olur, ortam sıcaklığı ve sertleştirici oranı bu zamanı değiştirebilir. Malzeme kuruduktan sonra kalıptan ayırmamız gerekiyor.

Taşlama motoru ile fazlalıklarını kesip kabaca şeklimizi tamamlıyoruz. Kesme işlemi esnasında çıkan tozu teneffüs etmeyin, sağlığa zararlıdır.

Öyle dümdüz olmasın tabiki, biraz şekil verelim. Ana kalıp oluştuktan sonra üzerinde istediğiniz şekillemeyi yapabilirsiniz.

Vereceğiniz şekil hayal gücünüze ve sanatcı ruhunaza kalmış artık, sanattan yoksun bu kardeşinize gülmemenizi rica ederim
Zira benim amacım uygulamayı anlatmak, güzel bişey meydana getirmek değil.

Şekillendirme işlemide tamamlandıktan sonra gerekli yerlere tekrar fiber glas uyguluyoruz ve tekrar kurumaya bırakıyoruz. Aslında en güzeli vereceğimiz şekli kalıp ile oluşturmak ve tek seferde dökmetir, ama öyle bir kalıbı yapmak zor olacaktır.

Fiber glas ile işimiz bitti, sıra geldi macunlamaya. Macunlama için gerekli olan macunun cinsi her yerde kolayca bulabileceğiniz çelik macundur (Polyester macun) Yine bu macunu bir kabda sertleştiricisi ile hazırlayıp malzemeye uyguluyoruz.

Birinci kat macun bittikten sonra kabaca zımparalayıp ikinci kat macunu atıyoruz. Sonra gerekli ise üçüncü katı atmalıyız, zımparalandıktan sonra yüzeyde hiç hata kalmıcayana kadar macunlama gerekli. Yani pürüzsüz bir yüzey elde etmeden boyaya geçmeyin.

Sıra geldi boyaya, macunlama işi bittikten sonra ince zımpara yapıp hatasız bir yüzey elde etmeliyiz.
Boyama işlemi yine daha önce anlattığım gibi sprey boya ile kolayca halledilebilir.

İki kat boya yeterli gelir temiz bir yüzeye, sonra isteğe bağlı vernik uygulanırsa daha hoş durur.

Buda motor daki hali, daha yaratıcı şekiller ile daha güzel şeyler yapabilmek sizin elinizde. Benden anlatması

Olcay AVŞAR
Yorumlar kapalı