Sürücü Kursu | Ehliyet | Kadıköy Sürücü Kursları| A2 Motosiklet ehliyeti|gelişim sürücü kursu » 2007 » Ocak
Ana sayfa İletişim adresi Abonelik

Ocak, 2007 için arşiv

Yaralanmalarda İlkyardım

Yaralanmalarda öncelikle:
-Dezenfektan (mikrop öldürücü) maddenin yaranın içine girmesi engellenmelidir.
-Toz ya da pomat gibi maddeler kullanılmamalıdır.
-Kullanılan sargı fazla sıkılmamalıdır.
Yaralanma terimi, demin, bazen derialtının hatta daha derindeki dokuların bütünlüğünün bozulması için kullanılır.

Yaralanmalar basitçe şöyle sınıflandırılabilir:

a)Basit yaralanmalar: Şiddetli kanamalara neden olmayan, yaşamsal önemi olan organlrın zedelenmediği ve fazla yaygın olmayan yaralanmalardır.
b)Ağır yaralanmalar: Yara derindeki dokuları da içine alıyorsa ve bölgedeki yapıların bütünlüğü bozulmuşsa; genişçe bir alana yayılmışsa ve aynı bölgede birden çok yara varsa; şiddetli kanamalara neden oluyorsa; derindeki yapılar açığa çıkmışsa ya da yara bölgesinde yabancı cisimler kalmışsa, ağır yaralanmadan söz edilir. Ağır yaralarımalara yaklaşım ve tedavi yöntemleri ile şiddetli kanamaların tedavisi farklıdır. Bu maddede yalnız küçük yaralanmalar ele alınacaktır.
Yapılması Gerekenler;
Dikkatsizlik, acelecilik ve yorgunluk gibi nedenlerle yalnızca çocuklar değil, erişkinler de evde ve evin dışında küçük kazalara uğrayabilmektedir. Bir bıçak ya da kırık bir cam parçasıyla yaralanma sonucunda oluşan ve çok kanamaya neden olan bir kesik, duvar ya da demir. törpüsü gibi pürtüklü bir yüzeye sürtünme sonucunda ortaya çıkan bir sıyrık ya da çekiç ve çivi kullanırken ortaya çıkan yaralanmalar karşısında ne yapılmalıdır’? Böyle bir durumda her şeyden önce sakin olmak, tartışmaya girmeden yaralanan kişiyi bir an önce aydınlık bir yere oturtmak gerekir.
Bundan sonra, acil girişimde bulunacak kişinin aşağıdaki temel noktaları göz önüne alması gerekir:

1)Girişimi yapacak kişi ellerini su. ve sabunla iyice yıkamalı ve temiz bir havluyla kuruladıktan sonra alkolden geçirerek havada kurutmalıdır.
2)Yara kollardaysa yaralının parmaklanndaki yüzükler ve kollaıındaki bilezikler çıkarılmalıdır. Böylece yaralanma bölgesinde ödem oluşursa bölgedeki kan dolaşımı engellenmemiş olur.
3)Yaranın çevresindeki bölge saf suyla (gerekirse su ve sabunla) yıkan-malı, yara bölgesine dokunulmamalıdır.
4)Yaranın çevresi dezenfektan (mikrop öldürücü) maddeye batınlmış bir parça pamukla silinmelidir.
5)Yaranın çevresi silinirken dezenfektan maddenin doğrudan yaraya değmemesine dikkat edilmelidir. Dezenfektan madde derinin bütünlüğünün bozulduğu yara bölgesindeki hücrelere zarar verebilir.
6)Yaranın üstüne pomat ya da toz ve pudra halindeki ilaçlar sürülmemelidir.
7)Yara bölgesini steril gazlı bezlerle koruyun.
8)Bölgeyi bir sargı bezi ile çok sıkmadan, yaranın her yanını hafifçe ve aynı ölçüde saracak biçimde sann. (Sargı bezinin tek işlevi yara bölgesine sürülen ilacın yerinde kalmasını sağlamaktır.)
9)Yara bölgesinde yabancı cisim (örneğin cam parçaları) varsa sargı yapılmamalı, bölgeyi korumak için üzerine bol miktarda birkaç kez katlanmış steril gazlı bez ya da temiz mendil konmalıdır. Bu sırada yaraya baskı uygulamanın yabancı cisimlerin daha da derine gitmesine yol açabileceği unutulmamalıdır.
10)Yara bölgesinde yabancı cisim varsa ya da yara paslı ya da kirli bir cisimle oluştııysa kazazede mutlaka bir ilkyardım merkezine ulaştınlmalıdır.

Küçük Yaraların Bakımı

Evde ya da işyerinde oluşan küçük yaralarda, yara bölgesi uygun bir yöntemle temizlenu1kten sonra steril gazlı bezle kapatılıp sanlmalıdır.
Aşağıdaki iki temel kural unutulmamalıdır:
-Kullanılan steril gazlı bezler kuru olmalı; yara bölgesinin yumuşamasını önlemek için yaranın çevresi yıkanıp temizlendikten sonra iyice kurulanmalıdır.
-Bölgeye uygulanan sargı ya da flasterin kirlenmedikçe ya da ıslanmadıkça değiştirilmesine gerek yoktur. Gerektiği gibi yapılan sargı, günlerce yara bölgesinde kalabilir.

Sargı Türleri;

Gazlı bez sargısı: Sargı için her boyda gazlı bez piyasada buluqmaktadır; bunlar, yaranın tümüyle örtülerek sarılması-nı sağlar. Ne var ki, gazlt bezlerin steril olmadığı ve doğrudan yaraya değmesinin sakıncalı olduğu unutulmamalıdır.
Steril sargılar: Piyasada mikroplardan anndırtldıktan sonra paketlenmiş sargılar bulunmaktadır.
Uçgen sargılar: Çeşitli boyutlardaki üçgen sargılar dayanıklı malzemeden yapılmıştır. Bir yandan yara bölgesinin hareketsiz tutulmasını, öte yandan sargı bezlerinin yaranın üstünde kalmasını sağlar.
Esnek rulo sargılar: Genellikle bir özelliği olmayan basit sargılar da, sıklıkla, yaranın üstüne yerleştirilen steril gazlı bezleri yerinde tutmak için kullamlır. Farklı boyutlarda pek çok türü vardır.
Flasterler (yara bandı): Piyasada birçok farklı biçim ve boyutta flaster bulunur. Derin yaralarda birbirinden uzakla
şan yara kenarlarını bir araya getirmek için kullamlır. Plastik ve yapışkan içeren bölüm yaranın çevresindeki sağlam deriye yapıştınlır; flasterin ortasındaki steril gazlı bez içeren bölüm ise yaranın üstünü tümüyle örler.

Sargının Olmadığı Durumlarda;

Yara bakımı için gerekli malzemenin olmadığı durumlarda, kanamayı saptayabilmek için açık renkli sargı malzemesi kullanılması önerilir. Steril gazlı bezleri yerinde tutmak için mendil, kravat, havlu ve hatta kadın çorabı bile kullanılır.

Araç Sürücüleri Dikkat

Günümüzde insanlarımız, nereden ne şekilde geleceği belli olmayan ve değerli hayatını tehlikeye sokabilecek trafik kazalarıyla sıkça karşılaşır.

Ne yazık ki bizler, çoğunlukla kendi yaşantımızda herhangi bir kazayla karşılaşmadıkça önlem almayı düşünmeyiz. Ancak unutulmamalıdır ki, trafik kazalarını önleyici kurallara uymak ve uyulmasını sağlamak, en temel vatandaşlık görevimizdir. Biz cankurtarıcılara göre ‘Temel İlkyardım’ konuları ve trafik, ilköğretimden itibaren ders olarak okutulmalıdır.

Herhangi bir trafik kazasıyla karşılaştığımızda, kazazedeye hemen ilkyardım uygulaması yapmadan önce, mutlaka uygulamamız gereken iki önemli işlem daha vardır. Bunlar:

1. Kendinizin ve ortamın güvenliğini sağlayın. Örneğin; araç sürücüsü olarak trafikte hızlı seyir halindeyken, gidiş yönünüzde tehlikeli bir durumu farkettiyseniz, dörtlülerinizi yakıp hızınızı azaltın ve dikkatli bir şekilde yolun sağına geçin. Aracınızı, kaza yapan aracın içinde bulunduğu tehlike tipine göre (yanmakta olan araç, elektrik direğine çarpma sonucu aracın üzerine yüksek gerilim hatlarının düşmesi, vb.) yeterince uzak ve güvenli bir bölgeye dörtlüleriniz açık kalacak şekilde park ediniz. Ancak aracınızı çok uzağa park ederseniz, ilkyardım yapmak için çok zaman kaybetmiş olursunuz. Sadece aracınızın dörtlülerinin açık kalması yetmez; tehlike uyarıcısı reflektörlerinizle ve varsa sinyalli acil fenerinizle kaza mahallini, seyir halindeki diğer sürücülerin yeni kazalara yol açmaması için koruma altına alın. Çok gerekmedikçe, trafiği tamamen kesintiye uğratmayın.

Yanmakta olan bir araçla karşı karşıyaysanız; aracınızı rüzgarın esme yönüyle tehlike kaynağı arasında olacak şekilde park edin. Kısacası; rüzgarın, yanmakta olan araçtan sıçrayabilecek hiçbir şeyi sizin aracınıza taşımasına izin vermeyin.

Elektrik direğine çarpan bir araçla karşılaştığınızda, araç üzerinde elektrik telleri olup olmadığını dikkatli bir şekilde kontrol etmeniz ve ‘Elektrik Arıza (186)’ya haber vererek, ortamdan elektriği uzaklaştırmanız güvenli bir davranış olacaktır.

Karşı şeritte meydana gelen trafik kazalarında, ilkyardımcı olarak kendimizi korumak çok daha önem kazanır. Bu gibi durumlarda aracınızı güvenli bir yere park etmiş olmanız, tek başına yeterli olmayacaktır. Özellikle trafiğin hızlı seyrettiği ve yoğun olduğu otobanlarda, yolun ortasındaki bariyerleri de gözönüne aldığınızda, karşıdan karşıya geçmenin ne kadar tehlikeli olduğunu düşünebilirsiniz. Hele bir de viyadük üzerindeyseniz, sakın karşıdan karşıya geçmeye kalkışmayın! (Dikkat! Viyadükler arası uçurum tehlikesi)

2. Kaza mahallini hızlıca değerlendirdikten sonra, size en yakın ambulans servisini arayın. Yanınızda işe yarayabileceğine inandığınız başkaları varsa, onlardan da yardım isteyin. Örneğin; bu gönüllü kişilerden ‘seyirci kuru kalabalığın’ kaza mahalline üşüşmesini engellemede, ‘Alo Trafik (154)’ veya ‘Alo Jandarma (156)’yı arattırmada ve güç gerektiren işlemlerde yararlanabilirsiniz. Böyle davranmanız size zaman ve saygınlık kazandıracaktır. Bir ambulans servisinden yardım isterken, kendinizi yeterince tanıtın, olayı, olay yerini, yaralı sayısını ve telefon numaranızı açıklayıcı bir şekilde bildirin.

Kendinizin ve ortamın güvenliğini sağlayıp gerekli yardımları istedikten sonra, kazazedeye ilkyardıma başlayabilirsiniz. Travmalı hastaya ilkyardımda ana kuralımız, hastanın bizim hatalı taşımamızdan kaynaklanan yeni zararlara maruz kalmaması olmalıdır. Bunun için hastayı araçtan çıkarırken baş, boyun ve bel bölgesinin dikey düzlemini korumamız gerekir. Kazazedeyi gerekmedikçe hareket ettirmeyin. Kazazedeye yardımlarınız daima mantıklı bir gerekçeye dayanmalıdır. Örneğin; ciltten dışarıya doğru olan bir kanamayı üzerine sıkıca bastırarak veya kanamanın üst tarafındaki tek kemikli bölgeye turnike uygulayarak durdurmak için çok tereddüt etmeyin. ‘Hastayı karga tulumba taşıma yüzünden birçok kazazede sakat kalıyor veya ölüyor.’

Son üç yıldan beri her yıl ortalama 450.000 trafik kazası yaşandığını, bu kaza sayısının dörtte bir oranında yaralı sayısı ve yüzde biri oranında ise ölü sayısı olduğunu düşünürsek, ilkyardım konularını öğrenmenin önemini anlamamız gerekir. Sadece kurallarına uygun hasta taşıyarak, sakatlanmaları çok aza indirebiliriz.

Beyin Kanamasında Teşhis

Lütfen çok dikkatle okuyunuz.

Mangal yaparken aniden Sinem’in ayağı takıldı ve düştü. Hemen Ambulans’a haber vermek istedilerse de Sinem buna karşı çıktı – kendisini iyi hissettiğini ve düşmesine sepeb olarak da ayakkabılarının yeni olduğunu gösterdi.

Biraz titrek ve solgun göründüğünden, arkadaşları üstünü başını temizlemeye yardımcı oldular ve önüne dolu bir tabak koydular, çünkü elindeki tabağı düşürmüştü. Sinem akşama kadar diğerleriyle birlikte eğlenmeye devam etti.

Eşi akşam olduğunda hepimizi arayıp Sinem’in hastaneye kaldırıldığını haber verdi.

Akşam saat 23:00’te Sinem vefat etmiş. Meğer Mangal yaparken Beyin Kanaması geçirmiş.

- Eğer herhangi biri bunun bir Beyin kanaması olduğunu anlasaydı Sinem bugün hayatta olurdu.

Lütfen ekteki yazıyı dikkatle okuyunuz:

Bir Nöroloji Uzmanı şöyle der: Önemli olan Beyin kanaması teşhisini koymak ve 3 saat içerisinde bunu tedavi ettirmek, ki bu hiç de kolay değil.

Beyin kanaması olduğunu anlamak için aşağıdaki dört adımı uygulamak gerekir:

Beyin kanaması semptonlarını anlamak çok zor olabilir. Fakat bu konuda bilgisiz olup beyin kanaması geçiren kişiye müdahale edilmezse, beyini çok ciddi zararlar görebilir.

Doktorlar, artık herkesin aşağıdaki 4 adımı uygulamakla, bunu kolayca anlayabileceğini söylemektedir.

* Kişinin gülümsemesini istemek (eğer yapamazsa = Felç demektir)

* Kişinin çok basit bir cümle söylemesini istemek (“Bugün çok güzel bir gün”) gibi.

* Kişiden her iki kolunu birden kaldırmasını istemek.

* Kişiden dilini dışarı çıkartmasını istemek. Eğer yamulmuşsa bu da felç geçirdiğine işarettir.

Eğer kişi bu dört adımdan birini yerine getiremiyorsa – “lütfen” derhal acil Servise haber veriniz ve Doktora telefonda durumu izah ediniz.

Yanıklarda İlkyardım

Yanık, vücudun bir bölgesindeki dokuların yüksek ısıdan zarar görmesidir. Hastanın yaşamını tehdit etmesinin yanı sıra, oluşan nedbe dokusu estetik açıdan sorun yarattığından her zaman acil olarak tedavi edilmelidir.

NEDENLERİ

Yanık, alev ya da sıvı, katı ve buhar halindeki sıcak cisimlerin doğrudan etkisiyle oluşur. Bunların yanında, elektrik çarpması ya da sülfürik asit gibi kimyasal maddelerle temas sonucunda da yanığa benzer lezyonlar oluşabilir. Dokunun gördüğü zarar, ısının yüksekliği ve dokunun ısıya maruz kaldığı süre ile doğru orantılıdır. Dokunun 550C’lik ısı-ya 30 saniye süreyle maruz kalması sonucunda yalnız o bölgede kızarıklıkla (eritem) ortaya çıkan hafif düzeyde bir reaksiyon oluşur. Isının 650C’ye çıkması, aynı sürede, o bölgedeki derinin zedelenmesine yol açar. Yanık, ne kadar derine inmişse ve ne kadar geniş bir yüzeye yayılmışsa o kadar ağırdır.

SINIFLANDIRMA
Yanıklar derecesine ve yaygınlığına göre sınıflandırılır. Yanık derecesinin artması, o bölgedeki doku hasarının arttığını gösterir.
-Birinci derece yanıklar: Yanık bölgesinde deride kızanklık (eritem) dışında bulgu yoktur.
-İkinci derece yanıklar: Bölgesel kızarıklığa ek olarak derinin yüzeysel katmanlan ve küçük kan damarlarının zarar görmesi sonucu içi berrak sıvı dolu kesecekler (bül) oluşur.
-Üçüncü derece yanık]ar: Yanık bölgesindeki deride doku ölümü de (nekroz) vardır; derinin bütün katmanlarının yanı sıra bazen derinin altındaki dokular da zedelenmiştir.
-Yanık bölgesinde kömürleşme varsa ve yağ dokusu, kas ya da kemik gibi derindeki yapılar da etkilenmişse dördüncü derece yanıktan söz edilir.
Yanıkların Değerlendirilmesi;
Yanıkların değerlendirilmesinde ele alınan bir ölçüt de vücudun yanıktan etkilenen yüzeyinin genişliğidir. Yaygınlık derecesi tüm vücut yüzeyine oranla yüzde olarak belirtilir. Bu amaçla vücuttaki çeşitli bölgeler, kapladığı alanın büyüklüğüne göre derecelenmiştir. Örneğin, kafa derisi, tüm vücut yüzeyinin yaklaşık yüzde 9′luk bölümünü oluşturur. Kollann her birinin kapladığı alan tüm vücut yüzeyinin yüzde 9′u, gövde-nin ön ve arka yüzeylerinin her biri yüzde 18, bacaklann her biri yüzde 18 ve cinsel organlann bulunduğu bölge yüzde 1 olarak kabul edilir.
Vücutta yanıktan etkilenen toplam alan erişkinde yüzde 20′nin, çocukta yüzde 12-15′in altında kalırsa yamğın bölgesel olduğu kabul edilir. Bunun tersine, yanıktan etkilenen yüzey bu olgulardan genişse, geniş yanıktan söz edilir; bu yanıkiann bütün vücudu etkileyen değişikliklere neden olması beklenir. Çok geniş alana yayılan yanıklar aşın sıvı kaybına yol açar; bunun sonucunda akut böbrek yetmezliği gelişebilir ve hasta ölebilir.
Bölgesel yanıkların gidişi de yanığın dereeesiyle ilişkilidir: Birinci ve ikinci derece yanıklar genellikle çok kötü sonuçlanmaz ve herhangi bir nedbe dokusu oluşumuna yol açmadan birkaç gün içinde iyileşir.
Uçüncü derece yanıklarda ise ölü doku artıklarının uzaklaştınlması iki-üçhaftayı bulur; doku ölümü olan bölgede normal deriye benzer doku yerine nedbe dokusu oluşur. Derideki herhangi bir lezyonun iz bırakmadan iyileşmesi ya da zedelenen dokunun tıpatıp aynının oluşabilmesi için bu bölgedeki derinin en alt katmanının sağlam kalmış olması gerekir. Yoksa, özgün dokunun yerine sadece açık kalan bölgeyi kapatmak için basit bağdoku yapısında bir örtücü katman oluşur. Nedbe dokusu adı verilen bu doku vücudun herhangi bir organında oluşabilir. Nedbe dokusu derininkilere benzemeyen özellikleri nedeniyle hem estetik bozukluk yaratır, hem de esnekliği olmadığından çevresindeki deriyi çekerek bölgenin gerginleşmesine ve büzülmesine yol açar. Uçüncü derece yanıklarda görülen başka bir sorun da bu bölgedeki savunma öğelerinin yitirilmesine bağlı olarak bölgenin her türlü enfeksiyon etkenimne açık olmasıdır. Bu yüzden bu bölgenin enfeksiyonlardan iyi korunması gerekir. Yanık çok ileri derecede ve yaygınsa, hastada ateş, kilo kaybı, iştahsızlık, kansızlık, hipoproteinemi (kan proteinlerinde düşüklük), böbrek işlevlerinin bozulmasına bağlı belirtiler, bazen akciğer enfeksiyonlan ve septisemiden (mikrobun kana kanşması) şoka varabilen çeşitli belirtiler görülebilir.

İlk Alınacak Önlemler

Yanıkların mutlaka bu konuda uzmanlaşmış hastanelerde tedavi edilmesi gerekir. Bununla birlikte, çoğu durumda yanıklı hastaya ilk girişim, kazanın olduğu bölgede yapılmalıdır. Bu yüzden yanan hastaya yaklaşımda şu temel kurallara uyulmalıdır:
-Ilk iş olarak yanığa neden olan ısı kaynağı hemen uzaklaştınlmalı ve etkisiz hale getirilmelidir.
-Bu amaçla hastanın vücudunun üstündeki alev hemen bir battaniye ya da örtüyle söndürülmelidir.
-Hastanın üstündeki giysiler hemen soğutulmalı, zararlı bir kimyasal maddeye bulaşmışsa çıkartılmalıdır. Hastanın giysileri dikkatle üstünden çıkanImalıdır. Bu işlem aceleyle ve dikkatsizce yapılırsa, yanık bölgesine yapışmış olan giysilerin çıkanlması bölgenin daha fazla zarar görmesine yol açabilir. Özellikle vücuda değen ve alev olmadan da yanma özelliği olan plastik gibi maddelerin deriyi zedelemesini engellemek gerekir.

-Bulunduğu bölgeye zarar vermeyen giysileri çıkarmak gereksizdir; yanık bölgeleri sterll (mikroptan anndınlmış) gazlı bezlerle örtülmelidir.
-Bölgeyi dezenfekte etmemek ve bölgeye pomat sürmemek gerekir.
-Hasta bir an önce hastaneye götürülmelidir.
Ufak yanıklar evde de tedavi edilebilir. ‘ıbölgesine herhangi bir pomat sürülmemelidir. Aynca bölgede içi berrak sıvı dolu olan keseciklerin oluşumuna neden olan yanıklarda enfeksiyon gelişmesini engellemek için bu kesecikler patlatılmamalıdır. Yapılacak tek şey bu bölgenin mikroplardan arındırıcı maddelerle yıkanması ve sargı bezleriyle bölgenin gevşekçe sarılmasıdır. (Ağır yanıklarda bölge dezenfekte edilmez.)
Böyle bir önlem bakteri kökenli bir enfeksiyonun oluşmasını engellerse de, bütün önlemlere karşın gene de enfeksiyon oluşabilir.
Yanıkların değerlendirilmesinde dikkatli davranmak gerekir; yalnızca kızanklık oluşumuna neden olsa da, yaygın yanıklarda mutlaka bir hekime başvurulmalıdır.

Boğulmada ilkyardım

Böyle bir durumda sudan çıkarılan şahsın, yapay solunumla oksijenasyonu sağlanmaya çalışılmalı ve zaman kaybdilmeden hasteneye kaldırılmalıdır.

Boğulma yüzme bilenlerin bile başına gelebilir. Suda boğulanların yalnızca yüzde 50sinin hiç yüzme bilmediği düşünülürse, yüzme bilenlerin de bazı önlemlere uymaları gerektiği anlaşılır. Ozellikle sualtında yüzenlerde duyu kaybı görülebilir.Boğulmalarda ölüm nedeninin akciğerlere su dolması olduğu varsayıldığından yardım etmek için suyun boşaltılmasına çalışılarak zaman kaybedilir. Oysa boğulmanın ilk evresinde, kazaya uğrayan kişi soluğunu tutacak durumda olmadığından, istenci dışında bir miktar su yutar. Ama kısa bir süre sonra gırtlakta, suyun solunum yollarına ve akciğerlere girmesini engelleyen bir kasılma gerçekleşir. Ancak kişi duyularını yitirdiğinde, gırtlak gevşer, mideye ve akciğerlere yeniden su gider. Boğulan pek çok kişinin (yaklaşık yüzde 10-15) akciğerlerde fazla su olmadan, oksijensiz kalarak ölmesi boğulmanın ilk evresinde gerçekleşir. Dolayısıyla yardıma koşanların, akciğerlerdeki az miktardaki suyu çıkarmaya çalışarak zaman kaybetmeden, yapay solunuma başlaması gerekir. Boğulma sonucunda solunum yetmezliğine yol açan mekanizmalar kazanın tatlı ya da tuzlu suda olmasına göre değişir.

Yapılması Gerekenler;

Boğulmalarda ilkyardımın temel amacı, akciğerlere hava girmesini sağlamaktır; ilkyardıma mümkün olduğunca zaman geçirmeden başlanmalıdır. Kazazede sudan çıkarılır çıkanlmaz, ağzında protez varsa alınmalı ve boğazındaki salgı-lar temizlenmeli, başı iyice arkaya yatırılarak, altçenesi iki elle kavranıp aşağıya ve geriye çekilmeli, bu arada başparmaklar ağzı açık tutmalı, ağızdan ağza yapay solunum uygulanmalı ve göğüs kafesine düzenli aralıklarla bastırarak kapalı kalp masajı yapılmalıdır.
Yapay solunum uygulamak için kazazedenin başı arkaya eğilir, ensesinin altına bir el ya da katlanmış giysiler sokulur. Oteki el ise kazazedenin alnına, işaret ve baş parmaklar bumu kapatacak biçimde yerleştirilir. Yardım eden kişi derin bir soluk aldıktan sonra, dudaklarını kazazedenin dudaklarının üstüne yerleştirir ve soluğunu güçle verir. Kazazede çocuksa soluk verme fazla güçlü olmamalıdır. Soluk verdikten sonra kazazedenin soluk vermesine izin vermek amacıyla ağzı açık tutulur.
Bu işlem iki kez daha yinelendikten sonra göğüs kafesine bastırarak kalp masajına başlanır. Bunun için kazazedenin yanı başına diz çökerek bir el göğüs kemiğinin alt bölümüne, öteki el ise bu elin sırtına yerleştirilir. Göğüs kemiğine omzun ve vücudun ağırlığı gelecek ve 30-40 kg’lik bir güç oluşturacak biçimde güçle bastırıldıktan sonra hızla bırakılır. İki soluk verdikten sonra göğse 15 bası uygulanır.
Ağızdan ağza solunumun mümkün olmadığı durumlarda Halger-Nielsen ya da Silvester yöntemine başvurulabilir.
Halger-Nielsen yöntemi kazazedeyi sırtüstü yatırmanın mümkün olmadığı zamanlarda yararlıdır. Yardım eden kişi avuçlarını kazazedenin kürek kemiklerinin hemen altına koyar; kazazede bu arada olanaklıysa ayakları başından daha alçakta ve kolları yüzünün altında birbirine kavuşmuş olarak yatınlır. Yardım eden kişi kollanyla kazazedenin sırtına bastırarak, havanın dışarı çıkmasını, daha sonra kazazedenin dirseklerini tutarak kendisine ve yukanya doğru çekip göğsün genişlemesini ve akciğerlere hava girmesini sağlar. Daha sonra kollar özenle yere konur, bası manevrası yinelenir. Bu manevra dakikada 12-15 kez yinelenmelidir.
Silvester yönteminde, kazazede sırtüstü yatınlır; omuzlannın altına kalın bir şey konur. Yardım eden kazazedenin başucunda, bacakları başın her iki yanında olacak biçimde oturur.
Kazazedenin kolları bileğin hemen üstünden sıkıca yakalandıktan sonra, son kaburgaların düzeyinde göğsün üstüne doğru dirençle karşılaşana değin bükülür. Bu anda hava akciğerlerden çıkar. Daha sonra kollar başın üstünde dışa yukarıya ve geriye kaldınlarak göğsün genişlemesi ve havanın pasif yolla akciğerlere girmesi sağlanır, kollar yavaşça göğse geri getirilir. Bu manevra dakikada 10-12 kez yinelenir.

İllerimizin Plaka Kodları

İLLERİMİZİN  PLAKA  KODLARI

ADANA 01 EDİRNE 22 MALATYA 44

D Sınıfı Tır Ehliyeti

Kursumuzda vermiş olduğumuz D sınıfı Tır-Çekici Ehliyeti için: E sınıfı ehliyete sahip olan sürücüler sınava sadece direksiyon sınavına girerek bu ehliyeti alabilirler ( Ehliyetine E-D şeklinde yazılır ). Hiç ehliyeti olmayanlar ise teorik olarak motor ve direksiyon sınava girerler.

İstenen Evraklar: 5 Resim, İkametgah,Sabıka Kaydı,Sağlık Raporu,Diploma .İlk Kayıtta İse Kimlik ve Ehliyet Fotokopisi yeterlidir.

Not : 28.04.1997 Tarihinden önce E sınıfı sürücü belgesi olan kişiler Tır kullanabilirler. Belirtilen tarihten sonra E sınıfı ehliyet alanlar, D sınıfı almak zorundalar.

E Sınıfı Otobüs Ehliyeti

E-SINIFI EHLİYE ALMAK  İÇİN  
E-Sınıfı ehliyet almak için Motor,Trafik,İlkyardım ve Direksiyon sınavına girerek başarılı olduktan sonra ehliyete sahip olunur. E-Sınıfı Sürücü Belgesi ile Tır,Motosiklet ve İş Makineleri dışındaki bütün araçları kullanabilirler.

B-C-D SINIFI EHLİYETLERDEN BİRİNE SAHİP OLUP E-Sınıfı ALMAK İÇİN
B-Sınıfı ehliyeti olanlar Motor ve Direksiyon sınavına girerler.C ve D sınıfı ehliyeti olanlar yazılı sınavına girmez .Sadece direksiyon sınavına girerek E-Sınıfı Sürücü Belgesi ehliyet e sahip olurlar.

TANIM
Ülke içinde ve dışında otobüsle seyahat etmek isteyen insanları rahat ve güvenli bir şekilde istedikleri yere götüren kişidir.   

GÖREVLER
- Otobüs hareket etmeden önce firma yetkililerinden yolcuların listesini alır,
- Listedeki yolcuların yerlerini alıp almadıklarını kontrol eder ve ettirir,
- Otobüsü trafik kurallarına uyarak sürer,
- Belirli yerlerde yolcuların ve eşyaların indirilmesini sağlar,
- Otobüsün bakımını   düzenli     olarak  yapar   ve  yaptırır,
-
Otobüste görev yapan diğer kişilerin çalışmalarını denetler, aralarında
eşgüdümü sağlar,
- Gerektiğinde ilkyardım hizmeti verir.
 

KULLANILAN ALET VE MALZEMELER
-  Sürücü   belgesi   (E sınıfı),
-  Ticari taşıt kullanma belgesi (T4),
- Çeşitli modellerde otobüs,
- Araba için gerekli teknik donanım,
- Yolcu listesi, çalışma çizelgesi.
 

MESLEĞİN GEREKTİRDİĞİ ÖZELLİKLER
  Otobüs şoförü olmak isteyenlerin;
- Bedence sağlam ve dayanıklı,
- Göz, el ve ayaklarını eşgüdümle kullanabilen,
- Görme ve işitme duyuları keskin,
- Belli bir anda birçok şeyi algılayabilen,
- Uyarıcılara hemen tepki verebilen, soğukkanlı, refleksleri güçlü,
- Renkleri ayırt edebilen,
- Sorumluluk sahibi, dikkatli,
-
Gece  yolculuk  yapabilen,  uyku  düzensizliğine  ve  uykusuzluğa dayanıklı, kimseler  olmaları  gerekir.

ÇALIŞMA ORTAMI VE KOŞULLARI
Otobüs şoförleri sürekli oturarak ve her uyarıcıya dikkat ederek çalışmak zorundadırlar. Görevlerini yaparken hiçbir şekilde başkaları ile konuşmamaları gerekir. Devamlı seyahat eden otobüs şoförlerinin düzenli yaşamları olmadığı söylenebilir. Ülkemizde   yolların bakımsız ve trafik işaretlerinin  yetdolayısıyla trafik kazalarının fazlalığı bu mesleği, bir ölçüde,  tehlikeli hale getirmektedir.

ÇALIŞMA ALANLARI VE İŞ BULMA OLANAKLARI
Otobüs şoförleri;
-  Ülkelerarası veya şehirlerarası otobüs işleten firmalarda, kamu sektöründe(servis araçları,belediye otobüsleri) ve turizm işletmelerinde ücret karşılığı,
-  Kendi otobüsleri ile, bir otobüs işletmesine bağlı olarak çalışabilirler.

Yüksekokul mezunu şoförler, bu alanda yetişmiş ilk elemanlar olacaklarından, iş bulma konusunda zorluk çekmeyecekleri söylenebilir. Turizm geliştikçe, başarılı otobüs şoförlerine duyulan ihtiyaç da artmaktadır. Meslek elemanları ayrıca;
- Özel sürücü kurslarında eğitici olarak görev yapabilir,
-
Servis taşımacılığı şirketi kurabilir veya bu şirketlerde şoför olarak görev yapabilirler.
MESLEK EĞİTİMİNİN VERİLDİĞİ YERLER
Meslek eğitimi,  üniversitelere bağlı meslek yüksekokullarının ”Karayolu Taşımacılığı”“Otobüs Şoförü(Kaptan) bölümlerinde verilmekte iken, bu bölüm adının “Turizm ve Seyahat İşletmeciliği” olarak değişmesi nedeniyle,”Karayolu Taşımacılığı” adıyla  artık öğrenci alınmamaktadır. Bu nedenle  Meslek Eğitimi bölümünde bulunan bilgiler ”Karayolu Taşımacılığı” bölümü eğitiminin verildiği zamandaki araştırılan bilgileri  kapsamaktadır. 
-  MEB’ ye  bağlı, illerde ve ilçelerde bulunan bazı sürücü kurslarında,
-  507 Sayılı kanun gereğince kurulmuş bulunan, şoförler ve   otomobilciler, dolmuş veya otobüsçüler ihtisas odalarınca düzenlenen ticari taşıt kullanma eğitimi kurslarında,Dumlupınar Üniversitesi, Kütahya MYO, Karayolu Taşımacılığı Bölümü ile, -Cumhuriyet Üniversitesi (Sivas), Akmağdeni Meslek Yüksekokulu, “Otobüs Şoförlüğü (Kaptanlık)” programlarında verilmektedir.
MESLEK EĞİTİMİNE GİRİŞ KOŞULLARI
Özel sürücü kurslarında meslek eğitimi alabilmek için; en az ilkokul mezunu olmak ve 23 yaşından gün almış olmak gerekmektedir.
Ticari taşıt kullanma belgesi (T4) alabilmek için 507 Sayılı kanuna tabi ilgili ihtisas odasının üyesi ya da 5590 Sayılı kanuna tabi sanayi ve ticaret odalarının üyesi olmak veya üyelerin yanında çalışıyor olmak gerekmektedir.”Otobüs Şoförlüğü (Kaptanlık)”   önlisans programına girebilmek için,Lise veya dengi okul mezunu
olmak,Merkezi sistemle yapılan Öğrenci Seçme Sınavı’nda(ÖSS), yeterli “EŞİT AĞIRLIK  (EA)” puan almak gerekmektedir. Ayrıca: Erkek ve TC vatandaşı olmak, Boyu en az 1,65 m’den kısa olmamak ,  boy uzunluğunun cm olarak ifade edilen değerin son iki rakamından en çok  5 fazla , 15 noksan kilo ağırlıkta olmak, Dilinde kekemelik, pelteklik, tutukluk olmamak, Sürücü belgesi almaya  engel sağlık sorunu olmadığını, sağlık raporu ile kanıtlamak, Kayıt tarihinde 20 yaşını tamamlamış olmak gerekmektedir.

EĞİTİMİN SÜRESİ VE İÇERİĞİ
Özel sürücü kurslarında meslek eğitiminin süresi 2 aydır. Bu sürenin yaklaşık 5 haftalık kısmında Trafik, Motor,İlk Yardım dersleri teorik olarak öğretilmekte,  kalan 3 haftada ise uygulamalı olarak otobüs kullanılması öğretilmektedir

MESLEKTE İLERLEME
Kişi başarısını kanıtladıkça daha büyük firmalarda görev alabilirler. Ayrıca ileri derecede sürüş teknikleri uzmanı olarak eğitim faaliyetlerine katılabilir.           “Otobüs Şoförlüğü (Kaptanlık)” ön lisans programını başarı ile bitirenler, ÖSYM tarafından açılan Dikey Geçiş Sınavı’nda başarılı oldukları takdirde, Seyahat İşletmeciliği, Turizm İşletmeciliği, Turist Rehberliği, Turizm İşletmeciliği ve Otelcilik, Seyahat İşletmeciliği ve Turizm Rehberliği Öğretmenliği lisans programlarına dikey geçiş yapabilirler.

BENZER MESLEKLER
- Diğer şoförlükler (otomobil, minibüs, kamyon şoförlükleri),
- Gemi kaptanlığı,
- Pilotluk.

“Check your six”… Arkaya bakma teorisi…

yeni “Motor Cylist” dergisini karistirirken gordum bu resmi, gittim denedim; ve bu nadiren lazim da olsa onemli konuya bir dokunayim, bu degerli teknigi paylasayim istedim.

Gectigim kavsak yoksak sapmam geekenmiydi, o el sallayan Ruknettin miydi, Hasim agbi cok geride kadi ne oldu bu adama vb. sorular ve nedenlerle ve ozellikle titresen minik aynalarimizin yeterli olamayacagi durumlarda hep bir “arkaya bakma” arzusu icimizi kavurur durur…

Eh tabii ki bunun da bir teknigi var…Ve bu teknik yogun trafigin icinde, ozellikle virajda, bozuk yolda ve ilerisini goremediginiz durumlarda kesinlikle uygulanmaz.

Normalde basiniz cevirip arkaya bakmaya calisirsaniz “kontra teknigi” otomatik olarak devreye girer ve motor aninda yon degistirmeye baslar, duzeltmeye calisirken de rahatlikla yalpalamaya baslatabilirsiniz, o yuzden kimse bunu tavsiye etmez.

Dogru teknik soyle…

1* Once trafigin uygun oldugu bir yer kollayin. VIRAJ OLMASIN,

2* Sag ayaginizi mumkun oldugunca one kaydirin, (topugunuza basacak gibi)

3* Sol ayaginizi mumkun oldugunca geriye kaydirin,(ayak burnuna yakin bir sekilde)

4* Gaz sabit olacak sekilde sag elinizle gidonu guzelce tutun,

5* Ust govdenizi sola dogru cevirirken sol elinizi de motorun sele arkasinda saglam bir yere dayayin, yada oralarda tutunacak bir yer varsa tutunun.

6* Bu arada basinizi *yavasca* genel gorusu kaybetmecek sekilde geriye ceirerek arkaya bakin.

DIKKAT bu olay iki-uc saniyeden fazla surmemelidir.

Uygun bir yerde bir kac deneme yapmaizi tavsiye ederim, basarilar…

Donald_Duck

Bay Güvenlikten 96 Püf Noktası

Hiç bir şey, bir motosiklet binicisinin motosikletiyle uzun yıllar boyu, kazasız belasız, mutlu bir sürüş keyfi yaşayacağını garanti edemez. Bir dönem, Amerikan Motosiklet Güvenlik Vakıfları’nın görevlendirdiği bir komisyona şöyle bir görev verildi: Komisyon, Güvenli emniyetli motosiklet sürüş kurallarını tayin eden, bu kuralları düzenleyen yönergeleri ve esasları belirleyecekti… Sonunda 2.500 e yakın değişik aktiviteyi içeren bir katalogla çalışmalarını sonlandırdılar!.. Her birimiz, yılların bize öğrettiği deneyimleri, alışkanlıkları ve bize verilen öğütleri – ki bunların bazıları iyi, bazıları da kötü alışkanlıklardır. – özümsedik, birbiriyle bağdaştırdık ve kendimize has sürüş stilleri geliştirdik. İnsanlara on yedi yıldır motosiklet sürüş kursları veren biri olarak aşağıda sizlerle sık sık paylaştığım maddeleri sıralamak istiyorum:

TRAFİK STRATEJİLERİ:

Yolumuzu diğer sürücülerle daima paylaşmamız gerekmektedir. Ancak bunun limitleri vardır. Her türlü tehlikeden uzak durmak ve rüzgarın yüzünüzdeki tatlı esintisini daima hissetmek için şu püfleri dikkate alın:

1- Zamanlama Kavramı / Gidiş ve geliş çift şeritli bir yolda mükemmel bir sollama altı saniyeyi geçmez. şeridin ardındaki yerimizi tekrar alana kadar sollamamızı otoban hız limitlerinde mi, yoksa abartılı olmayan, yumuşak bir gazlama ile mi tayin etmeliyiz?

2- Zamanı iyi hesaplayın / Karşı yönden gelen araç veya tepe üstü, viraj gibi kör noktalar bizden ne kadar uzakta? Bunu iyi bilmek, sizi muhtemel bir toslaşmadan kurtaracaktır.

3- Asla öndeki aracın dibine sokulmayın / Önde bulunan, takip ettiğiniz araç, kilometre taşı gibi yol kenarında belirlediğiniz bir objeyi geçtiği sırada içinizden sayın: “Binbir.. Biniki…” Eğer o noktaya siz “İki” dediğiniz anda varmyosanız, bilin ki çok yakın takip yapıyorsunuz.

4- Her aracın seyir çizgisini kestirin / Aracın seyrettiği şeritteki doğrultusunu gözlemleyin ve motosikletinizi onun size ulaşamayacağı bir çizgide tutmaya çalışın.

5- Kararsızlık içinde gidonu sağa sola seyirterek sürmeyin / Manevra yapmak zorunda olsanız bile şeridinizin dışına taşmamaya özen gösterin.

6- Tehirli dönüşler / Dönemeçin mümkün olduğunca en dış tarafından başlamak ve dönüşe mümkün olduğunca tehirli başlamakla sadece daha ilerisini görme imkanına sahip olmakla kalmaz, merkezkaç kuvvetinin bileğinizde yarattığy baskıyı da azaltırsınız

7- Diğer araçlarda kayması muhtemel yükleri gözlemleyin / Gidiş ve geliş çift şeritli bir yolda diğer araçların yüklediği eşya ya da denkin her an kurtulup yolunuza düşmesi, saçılması riski bulunmaktadır. Taş, kaya yüklü bir kamyon ya da ev eşyası yüklü açık kasa bir kamyonet gibi tehlikeli şekilde yük taşıyan araçları belirleyin. Aranızdaki mesafeyi sabit tutun ve en sağdan seyredin. Bu, kaçış için size bariz bir üstünlük sağlar.

8- Asla ufkunuzu kapayan, görüşünüze engel teşkil eden hacimdeki araçların arkasına takılmayın / Kamyonlar, kamyonetler ve diğer önünüzü ve dolayısıyla trafikte gerçekleşen hareketleri, tehlikeleri görmenizi engelleyen araçlardan uzak durun. Bu aynı zamanda sizin karşı taraftan gelen araçlar tarafından görülmemenize neden olarak, ikincil bir riske de yol açar. Eğer sollayacak fırsatınız yoksa mümkün olduğunca geride kalın. Hatta sabit kalın, bırakın bir kaç otomobil sizi sollasın ve aralığı doldurup, size güvenli bir mesafe oluştursun.

9- Trafikte pik saatlerinden sakının / Sürücüler şehirlerarası yollarda seyahat ederken şehir merkezlerinden geçiş planlarını iyi tayin etmelidirler. Büyük bir metropolün, bir yerlere yetişme çabasında olan sürücülerle dolu, yoğun trafiğiyle boğuşmaya kalkmayın.

10- Temel kontroller: / Yalnızca dikiz aynalarınıza ya da çevresel, periferik görüşünüzün yeterli olduğuna güvenmeyin. Her şerit değişikliğinde şunları uygulayın:

11- Niyetinizi belli edin / Şerit değiştirirken en az iki tam saniye, dönüşlerde en az dört tam saniye sinyal yakın.

12- Sollama yapmadığınız sürece, olabildiğince sağ şeritte seyredin.

13- Sizden daha hızlı olanlara yol verin / Bu yapılabilecek medeni bir davranıştır.

14- Meskun mahallerde, şehir içinde hız yapmayın / Aşırı hız zaten genelde bir şeye çarpmanızla sonuçlanan bir faktördür. şehir içinde ise bu “bir şeyler” çok fazlasıyla bulunmaktadır!

15- Kötü sürücülerden kaçının / Hiç çekinmeden, abartılı bir manevra yaparak, bu gayesizce “şeridinde sağa sola sinyal vermeden gezinen şerit değiştiren, gereğinden fazla hızlı ya da yavaş seyreden bir sürücüden uzaklaşın.

16- Di?er sürücülerin arkasındayken onların kör noktalarına girmeyin / Geri durun ya da gerekiyorsa gazlayıp geçin.

17- Yolun daha ötesinde olan bitenleri gözlemleyin / İdeal olarak, minimum 12 saniyelik bir görüş ufkunun rehberliğinde seyredin. Her dönüşteki çıkış noktalarını tespit edin.

18- Yüksek risk bölgelerinde ön fren kolunu kavrayın

19- …Ama yalnızca tek parmakla kavramayın / Hatta iki parmağınızla bile… Aslında bu daha önce yapmış olduğunuz acil frenleme pratiklerindeki alışkanlıklarınıza ve ne kadar parmakla kolun üzerinde hazırda durmaya alışmış olduğunuza da bağlıdır. Ama esas olan her an tetikte olmanızdır.

20- Hızınızı azalttığınızda mutlaka aynalarınızı kontrol edin / Aynı zamanda kendinize bir acil kaçış rotası da çizin! Arkanızdaki sürücü yeterince dikkatli olmayabilir.

21- Sol tekerlek izinden seyir / Dört tekerlekli taşıtların bıraktığı sol tekerlek izinin yer aldığı hat, prensipte motosikletlerin izlemesi gereken ideal çizgi olmalıdır . Fakat mütemadiyen bu sol tekerlek izinin değişkenliğine göre seyredin. Araçlardan dökülen yağlar ve diğer likitler genelde orta kısımda yer aldığından bu idealdir. Öte yandan, Ülkemizde, eğer sağ tekerlek izinden seyrediyorsanız, arkadan sizi takip eden ve hacminizden dolayı sizi umursamadan ve hatta uyarıda bulunmadan, sizin bulunduğunuz şerit dahilinde yanınızdan tehlikeli bir şekilde geçen araçlar da bilinen bir gerçektir. En azından böyle potansiyel tehlikelere de karşı perdeleme yapmış, şeridi bloke etmiş olursunuz. Dolayısıyla arkanızdaki aracı sizi sollamak isterse, korna ya da selektörle ikaz yapmak durumunda kalacaktır.Böylece, sizi emniyetli bir şekilde geçmesine zemin hazırlamış olursunuz.

22- Sizin şeridiniz içinden sola dönüş yapan araçlara karşı çok dikkatli olun / Yavaşlayın ve bu aracın ne yapacağını iyi kestirin. Sağ aynanızı kontrol edin ve olabildiğince sağa yanaşın. Eğer araç hemen dönerse frenleyin, uzun sürerse hızlanın.

EKİPMANLARLA İLGİLİ PÜFLER:

Arızalanmış ya da her hangi bir nedenle yolda kalmış bir motorla bilinmeyen bir yerde kala kalmayı gözünüzün önüne hiç getirmiyorsanız, sizin için yalnızca açık bir yol ve dolu bir depo benzin kafidir! Aşağıda, bazı ikmallerle daha emniyetli ve daha eğlenceli bir sürüş sağlamak adına, sizin ve motosikletiniz için yararlı bazı öneriler bulacaksınız:

23- Koruyucu zırh!.. / Koruyucu giysilerin pek çok tipi bulunmaktadır. Koruyucu zırhınız, anatomik yapınıza uygun bollukta olmalı ama asla vücudunuzdan kaymamalıdır. Yaralanma olasılığı yüksek bölgeleriniz dizleriniz, dirsekleriniz, omuzlarınız ve kalçalarınızdır. Dolayısıyla bu bölümlerde koruma bulunmalıdır.

24- Reflektif, ışığı yansıtabilen materyaller / Mümkünse kedi gözü de aplike edilmiş olan her türlü maddeyle kendinizi olabildiğince görünür hale getirin. Kasklar, fosforlu pazubantlar, elbise kollarına veya pantolonlara sonradan aplike edilebilecek reflektif materyaller. Bu maddeler özellikle arka taraflarınyıdan görülebilecek şekilde aplike edilmelidirler.

25- Görüşünüzü ve gözünüzü koruma / Çiziklerle dolu olan vizörünüzü değiştirin.Spreyinizi ve yumuşak, kaskı çizmeyecek nitelikte yumuşak bir (Mikrofiber bez idealdir) bezi, Fog City gibi kask camının buğusunu önlemeye yönelik ürünleri daima bulundurun.

26- İzotermik giysiler / İzotermik giysiler sürüş esnasında kaybolan vücut ısısını koruyan tek çözümdür.

27- Motosiklet Kullanma ve Bakım Kılavuzu / Evinizi onsuz terketmeyin

28- Gidon / Modaya uygun olsun diye gidon seçilmemelidir. Gidon, insan ve makine arasındaki ortak nokta, arayüzdür. Fabrikada üretilip, takılan orijinal gidonunuz en mükemmeli olmakla birlikte, değiştirme gereği varsa muhakkak rahat sürüşünüze imkan veren, ergonomik, yetkili servisinizin önereceği bir model seçilmelidir.

29- Doğru sele seçimi /Karayolunda seyahat ederken üzerine kuruldu?unuz sele, oturma odanızdaki koltuk kadar rahatlık hissi vermelidir. Hareket özgürlüğüne sahip olun.

30- Tüm faktörleri gözden geçirin / Motorunuzun selesine oturun ve gözlerinizi kapayın. Debriyaj ve fren el ve parmaklarınız rahatça ulaşabiliyor ve onları kavrayabiliyor mu? Gaz ve debriyaj kolları rahat ve yumuşak çalışıyor mu? Ön fren gereken sıkılıkta mı?

31- Yağlı, kablolar / Yapışkan, pasaklı, abuk sabuk, biçimsiz duran, çentiklerle dolu, hatta hasarlı kablolar sakar sürücülerin harcıdır!

32- Lastik kontrolü / Eskilikten ötürü çatlamış, yarıklarla dolu lastikler? Yabancı cisimler? Hava basıncınız nasıl?

33- Tekerleğin vaziyeti / Ayaklarınızın burnuyla vurarak yapılan kontrolü unutun! Vurulmuş ön lastikler, yarıklarla dolu, pürüzlü arka lastiklere dikkat edin.Çıkma lastik almayın; özellikle de yarışçılardan!Çünkü onlar çok kilometre yapmışlardır.Motorunuza uygun, dişleri sağlam,kaplaması mükemmel yeni bir lastik satın alın.

34- Süspansiyon ayarı / Çeşitli kademelerdeki ayarları mutlaka öğrenin.Mutlaka ikisini de aynı kademede ayarlayın. Çatal yağını en geç yılda bir değiştirin.

35- Yolda lastik tamiri / İç lastikler, yamalar, siboplar, akord telleri, lastik onarım spreyi? Motorunuzun yolda neye ihtiyacı olabilir?Yolda kalmanın ne kadar tehlikeli bir durum olduğunun bilincinde olun ve sakın hafife almayın.

36- En önemli ekipman: Uygun boyutta motosiklet! / Eğer henüz almamışsanız, önce becerilerinizi geliştirecek, ve mümkünse ilk zamanlardaki muhtemel düşüşlerinizde size fazla masraf çıkarmayacak bir küçük motor hacimli başlangıç motosikleti!

37- Eldiveninizi iyi seçin! / Yaz eldiveni tabir edilenler ya da parmaksız eldivenler bir düşme sırasında iyice örselenecek, birer konfetiye dönüşeceklerdir. El ve parmaklarınız her şeyinizdir!

38- İyi bir kask / Kaskların büyük bir bölümünün içi, darbe emici, 1-2 cm.kalınlıklara sahip genişletilmiş polisitrenle bezenmiştir. Kısmi boyutlu, chopper türü motosiklet sürücüleri tarafından rağbet gören kasklar en azından arka beyin aksını iyice kaplayan ve asla baştan kurtulamayacak dizayna sahip olmalıdırlar. Ayrıca kulaklık ve goggle takma külfeti de getirirler. En iyisi sağlam bir çene kayışına sahip, tam boyutlu, vizörlü kasklardır.

VÜCUDUNUZ:

Alkollü, uyarıcı ilaç almış, gençliğinizi ve atikliğinizi yitirmiş olsanız bile vücudunuzu bir düzene sokmanız ve dolayısıyla uzun yıllar boyunca sağlıklı bir sürüş yapabilmeniz için hala zaman vardır.

39- Seleye dikkatsizce, gevşek bir şekilde oturup yayılmayın / Sırtınızdaki bağları zedeleyebilir ve dolayısıyla disklerinizde kalıcı hasar oluşmasına yol açabilirsiniz.

40- Kulağınızı koruyun / Karayolunda yolculuk, eğer kulaklarınızı açıkta bırakacak kask takıyorsanız kulağınızda hasara yol açacaktır. Tam boyutlu,vizörlü kasklardan edinin. Bu kaskların da alttan gelecek tirbulansı önleyecek şekilde dizayn edilmiş olanlarını seçin. Bu, sizi her türlü K.B.B. hastalıklarından koruyacaktır.

41- Kolunuzu kaldırarak tansiyon kontrolü yapın / Tansiyon kollarınızı gerer, kasar ve sertleştirir.Gaz kontrolünüzü, sevk ve idare yeteneğinizi azaltır. Bileklerinizi aşağıda tutun ve bırakın dirsekleriniz doğal bir şekilde kırılsın.

42- Yağlı yiyeceklerden kaçının / Yağ molekülleri kırmızı kan hücrelerinde tutunurlar ve beyninizi oksijenden yoksun bırakırlar.

43- Kafeinden sakının / Yorgun olduğunuzda kan hücrelerinizi yeniden harekete geçirmek için egzersiz yapmayı deneyin. Bu işe yaramazsa derhal dinlenin.

44- Bir ilk yardım çantası bulundurun

45- İlk yardım kursu / Kızılay ya da diğer devlet ya da özel kuruluşlardan kurs alın. Kitap okuyup bilgi edinin.

46- Sık sık gevşeyin, rahatlayın / Çimenlerin üzerine yayılın. Bir yoga kitabı edinmeyi ve yoga yapmayı bile düşünebilirsiniz.

47- Motosikletinizi bazen itin! / Soğuk bir havaya yakalandıysanız, kondisyonunuzu yükseltmek ve vücut ısınızı arttırmak için en iyi yol budur.Fakat soğuk havada terlemenize yol açacak derecede bu işi sürdürmeyin!

48- Vücudunuzun sesini dinleyin / Yalnızca yorgun motosiklet kullanmak kazalara yol açmaz. Vücudunuzun bir yeri ağrıyorsa, bu bel ve sırt ağrıları ve bilek ve ellerde görülen carpal tüneli sendromu gibi kalıcı rahatsızlıklara yol açabilir. Motosikletin yarattığı titreşim hipoterminin ilk nedenidir.

49- Kendinizi rüzgardan kurtarın / İyi kalitede, rüzgar geçirmeyen bir motosiklet kıyafeti satın alın. Fakat teri ve vücut sıcaklığını dışarı atabilen, özel bir kumaştan dokunmuş olduğundan emin olun.

YARARLI ÖĞÜTLER VE BİLGİLER

Motosiklet dünyasında yaygın inançlar ve tecrübelerden harmanlanmış olan derin bir bilgi birikimi vardır ve bunlar bir noktada birleşirler.Bunlardan dikkatimi çeken bazıları aşağıdakilerdir:

50- Bir kros motoru veya enduro edinmeye gayret edin / Çekiş gücünün kontrol edilmesiyle ilgili gizemleri meydana çıkarmak için en iyi yol budur. Daha önce hiç arazide kullanmadıysanız, bu konuda kurs veren bir yerde bunu deneyebilir veya diğer organizasyonlara katılabilirsiniz.

51- Motosikletinizin motorunu ısıtın / Yanlış bir yerde motorunuzun stop etmesi başınıza dert açabilir.

52- Motorunuzu olabildiğince hafif yükleyin / Taşıma kapasitesinden fazla ve biçimsiz yüklenmiş bir motosiklette keyifli ve emniyetli bir sürüş yapmak çok zordur. Sırf sıcak ve kuru kalın…Bu size yeter!.. Diğer ihtiyaçlarınızdan fedakarlık etmesini bilin.

53- Grup sayısını dört motosikletle sınırlandırın / Daha küçük parçalı gruplar daha az kötü alışkanlık ve daha az ciddi kaza riski demektir.

54- Grup sürüşleri için basit kurallar ve işaretleşmeler geliştirin

55- İyi bir yolcu seçin! / Yolcular, aslında yükünüzün en mükemmel dengeleyici unsurudurlar. Çünkü merkezdedirler. Yolcularınız aynı zamanda sizi daha dikkatli sürmeye yöneltirler. Şöyle ki: Vitesleri daha yumuşak değiştirmeniz, daha makul bir tarzda kullanmanız, hatalı dönüşler yapmamanız, yandan, hatta arkadan gelen (Koşan köpekler gibi) tehlikeler konusunda sizi uyarırlar. Hatta belki sizi mükemmel bir sürüşten sonra, mülayimleştirici bir masajla bile ödüllendirebilirler!

56- Hayalinizde daha çok kendinizi motorun üstünde sürüş esnasındayken değil de, motorun altında kalmyışken canlandırın / Tamamiyle rahat, pervasız olmak ciddiyetinizi ve sürüş konsantrasyonunuzu bozar. Bu da risk doğurur. Bu canlandırma sizin gidona sıkıca yapışmanızı ve sorumlu ve dikkatli sürmenizi sağlayacaktır.

57- Acil bilgileri derleyin ve yanınızda bulundurun / Telefon numaraları, sigorta ve sağlık bilgileri v.s.

58- Daha önce kullanmadığınız, yabancısı olduğunuz motosikletleri tanıyın, Ne kadar deneyimli olduğunuz hiç önemli değildir. Motosikletinizi değiştirdiğinizde riskiniz ilk anda daha da büyüktür. Tanımadığınız bir motosiklete ve onun aşina olmadığınız ünitelerine alışmak için bu açığı kısa zamanda kapamalısınız.

59- Hız sırasında ortaya çıkan yalpa vurma, gezinme gibi nedenleri bertaraf edin / Yıpranmış lastikler, gevşek akord telleri ve / veya aksesuarlar – özellikle de gidona monte edilen grenaj ve rüzgar kalkanları- … Bunlar ve diğer faktörler yüksek süratte kontrolü kaybetmenize neden olabilirler.Bilmem anlaşılıyor mu?.. Yüksek sürat her zaman size problem çıkarır!

60- Neyi okuyor olduğunuzu sorgulayın / Motosiklet yazarları kendilerininkini ücretsiz elde ederler. Fan kulüplerin haber editörleri motosikletin yalnızca bir tek türü olduğuna inanırlar. Akademisyenler ise ya bolca yazı neşrederler ya da motosiklet zevkinizi öldürürler. Güvenli sürüş hocaları da… Eh, onu da biliyorsunuz canım!..

61- Yol yüzeyini okuyun / Yolun yapı ve niteliğini, teşekkülünü, virajın aldığı kavisi, yoldaki gölge ve lekeleri yani potansiyel kayganlaştırıcı lekeleri gözleyin.

62- Spor aktivitelerine katılın / Bir çok profesyonel atlet dağlarda antreman yapmaktadır. Trekking yapın.Yürüyüşü ihmal etmeyin.

63- Kendiniz için bir kurs tertip edin / Düzenli olarak kendinize bir gezinti ayarlayıp uygun bir yerde frenleme, vites değişimi ve dönüşlerinizin daha mükemmel olması için kendinizi pişirin. Özellikle kombine manevraları gerektiren, hüner isteyen pozisyonlar konusunda kendinizi geliştirin.

64- Gece sürüşlerini sınırlandırın / Motosikletin zıplaması, yana yatmalar ile sizi arkadan takip eden araç, üniformanızdaki reflektörleri dengesiz şekilde aydınlatacaktır. Sürüş serüveninizi gün ışığında sürdürmeye gayret edin.

65- İyi birer sürüş arkadaşı veya arkadaşları edinin / Halinden sıkça şikayet eden, alkollü süren ve motosikletle ilgili yayınları okumayanlardan sakının

66- Sigorta mevzuatını bilin / Sağlık ve yaşam sigortanız, motosiklet mali mesuliyet ve kasko mevzuatını iyi öğrenin. Bir kazaya karışmayı beklemeyin.

67- İyi sürücülerden öğrenecekleriniz vardır / Onların hareketlerini iyi takip edin ve sorular sorun.

68- …Fakat asla kendi ekolünüzden şaşmayın / Diğerlerinin hareketlerini tamamen uygulamak zorunda değilsiniz. Kendinize zamanla bir strateji belirleyip sürüş tarzınızı belirlemeye ve icra etmeye başlayabilirsiniz.

69- …Ve diğer arkadaşlarınızın kendi tarzlarında sürmesine izin verin / Sabırlı olun ve onu uygulamak istemediği bir sürüş tarzı için yönlendirmeyin.

YAPMANIZ GEREKEN SÜRÜş PRATİKLERi

Ailesinin okumak için Harvard’a yolladığı Clem isimli bir çocuk vardı. O, hiç faydalı bir teknik öğrenmeye çalışmadı. Bir gün aşırı yaralandı ve şimdi sakat bir motosiklet yazarı olarak yaşamını sürdürmekte… Eğer bazı talimler yapmazsanız, eğitimli biri olmanız size yetmeyebilir.İşte bir kaç talim:

70- Bir çizgi üzerinde durma talimleri / Yumuşak bir fren hareketiyle motorunuzu istediğiniz noktada durdurabilmelisiniz. Sert veya yumuşak…Düşük ya da yüksek hızlarda… Her zaman…

71- Acil frenler / Buna “Panik frenleme” demeyin. Mümkün olan en kısa mesafede soğukkanlı bir şekilde durmayı öğrenin. Araştırmalar, kazalarda çarpma hızının en çok 50 KM süratle gerçekleştiği yönündedir.

72- Kontra gidon hareketleri / Sağa kırın, sağa dönün. Sola kırın, sola dönün. Bunu yaparken içgüdüsel olarak değil sezgiyle, kararlılıkla, yumuşak hareket edin.

73- Denge hareketi / Dönemeçlerde motosikletinizi yatırdığınız açıyla doğru orantılı olarak vücudunuzu da yatırın.Bu faydalı sürüş pratiği, düşük hızlarda yapılan dönüşlerde de stabilite sağlayacaktır.

74- Direksiyon kırma / Biçimsiz bir şekilde oturma, etkin bir gidon hareketi ile birleştiğinde, motosikletiniz hele hele ağır bir makinaysa, vücudunuzdan bağımsız olarak hareket edebilecektir!

75- Zikzaklar çizme / Motosiklet sürerken can sıkıntısını geçirmenin en iyi yollarından biri, yolunuzun önünde sıralanan kasis ve çukurlardan oluşan noktalardır. Kontra gidon hareketlerini kalça hareketleriyle destekleyin.

76- U dönüşleri / Olabildiğince geniş açıyla dönün ve tek ve hızlı bir hareketle dönüşünüzü tamamlamayı deneyin.

77- …140 derecelik açıyla dönüş hareketi / Motosikletinizi kaldırım çizgisine önce 40 derecelik açıyla konuşlandırın. Gidonu kırarak ve hafifçe vücudunuzu rahat bir şekilde yatırın. İçerdeki ayağınızı sağlamca yere basın ve dışarıdaki ayağınızı motorunuzun ayak dayama pedalında tutun.Omuzunuzun üzerinden bakarak yolu kontrol edin. Hafifçe gaza dokunarak tereddüte kapılmadan kaldırım çizgisinden ayrılıp dönüşünüzü yapın.

78- Ani ve sert manialar / Eğri büğrü, kasisli çukurlu yerlere asla sert frenle dalmayın. Mümkünse giriş hızınızı koruyacak şekilde gaza dokunun.Fren ile değil gazla hız ayarlayın.

79- Düşük hızlarda kullanım / “Denge” tamamıyla debriyaj, gaz, fren ve gidon hareketlerinin hünerli idaresiyle ortaya çıkan bir olgudur. Bazen yürüyüş hızında motosiklet sürmeyi de talim edin. Tüm sürat dilimlerinde yaptığınız pratikler size daha sonra çok yarayacaktır.

80- Seyir halinde do?ru yerde gaz vermek / Bir virajın çıkış noktasında gazı hafifçe açmak motosikletinizin doğrultusunu düzeltmesini olumlu etki yapar.

81- Dönüşlerde şasinin kontrol edilmesi için arka frenin kullanılması / Keskin dönemeçlerde gazı birdenbire kapamak yerine gazı kısmen açık tutmayı ve arka freni kullanmayı bir deneyin.

82- Yarım kaldığını hissettiğiniz dönüşler / Eğer çok müşkül durumda kalırsanız, baş kısmınızı biraz daha eğin, gidona daha sıkı yapışın ve gene 81. maddede anlatılanları uygulayın. Gazı kapamayın.

83- Debriyaja “Tüy gibi” dokunun / Kros ve enduro sürücülerinin motor gücünün birdenbire artmasını ve sürüş hizasındaki bozulmaları kontrol etmek için kullandıkları yöntem budur. Anahtar, “İçgüdü” değil motor devrini kontrol altında tutmaktır.

84- Fren ve gaz geçişleri / Şasinizi stabil tutmak için, gazdan frene, ya da frenden gaza geçerken intikal devresini göz önünde tutun ve yeni aksiyona yumuşakça geçin. Gaz kolunun üzerinde kelebek gibi gezinin. Fren koluna limon sıkar gibi asılmayın. Fren kolunun üzerine hafifçe parmaklarınızı “tuşe” edin.

85- Vites yükseltme / Debriyaj kolunu fazla sıkmayın. Sadece kavrama noktasına kadar sıkmanız kafidir. Aslında bir çok motosiklet modelinde yumuşak, hızlı vites değişimleri debriyaj gerektirmez. Bunu deneyin.

86- Vites düşürme / Gazı ani bir hareketle kapayıp motor devrini düşürülecek vites için uygun çalışma düzenine sokmak en uygunudur. Böylelikle debriyaj balatasındaki hafif aşınmaları da bir ölçüde azaltmış olursunuz.

87- Eş zamanlı olarak vites düşürme ve frenleme yapın / Bu zor hareketi madde 84 ve 86 daki yönergelerle kombine olarak uygulamalısınız.

88- Gaz verme / Hızınızı değiştirme ve doğrultunuzu düzeltip tehlikelerden uzaklaşma sizin yegane savunma yöntemlerinizden biridir. Maksimum gaz verme esnasında çatala iyice hakim olmadan vites yükseltmemelisiniz.

89- Bir dönemeçte durmak / Çabuk durabilmek için doğrultunuzu çabuk düzeltebilmelisiniz. Tabii frenlemeden önce de bunu tam anlamıyla gerçekleştiremeyebilirsiniz (Yolun dışına savrulabilirsiniz). Yöntem, yatma açınızı azaltırken frene ayağınızı yumuşak bir şekilde artan bir kuvvetle bastırmanızdır.

90- Dönemeçlerde yana savrulma / Dönemeçlerde lastiklerin kıpırdanmasından kaynaklanan belli belirsiz bir lastik cayırtısı duymaya başladığınızda bunu yavaş yavaş önleyebilmek mümkündür. Eğer ön tekerlek kilitlenmeye meylediyorsa arka frene basmayı sürdürün. Yolun temiz yüzeylerini deneyin ve unutmayın: Ön frene daha kuvvetli olarak asılmanız arka frenin yükünü azaltır. Çünkü tek kişi binildiğinde ön frene binen yük daha fazla olacaktır.

91- ABS ile yapılan frenler / Hızla frenleyebilirsiniz. Size garip ve esrarengiz gelebilirler. En iyisi onlara alışmak için pratikler yapmanızdır. Ancak fren balatalarınızı ve tüm fren sisteminizi daima bakımlı tutun. Çıkmaza girmeyin!

92- Islak tümsekleri hissettirmeden geçiverin / Sıkılı durumda olan bir arka frenle, ıslak, çimenli bir tümseği ya da kaygan bir zemini geçmek zorunda kaldığınızda kontrolü nasıl sağlamanız gerektiğini tecrübe edin.Tabii daha değerli bir yöntemi de öğrenebilirsiniz.Nasıl kilitlenmeyeceğini öğrenerek!

93- Ön ve arka frenin aynı anda kullanılması / Çabuk durmanız gerektiğinde el ve ayak frenini aynı anda rahatlıkla kullanın. Bunun ötesinde, başka bir işlem yapmanıza gerek kalmaz.

94- Yakıtınız bittiğinde yakıt musluğunu rezerv konumuna getirmeyi pratik edin / San Diego otobanında tekin olmayan bir Ducati ile 90 km hızla seyrediyordum. Sağımdaki trafik ise 130 km hızla seyrediyordu. Ne kadar riskli bir durum yaşadığımı tahmin edebildiniz mi?

95- Şu gaz kolu! / Bir dönemeçte arka tekerlek kaymaya başlarsa (Mıcır,yaş veya aşırı gaz verme nedeniyle), Gaz kolunu birden kapamayın! Çekiş gücünü tekrar ele geçirene kadar soğukkanlılığınızı koruyun.

96- Yeni bir motosiklet satın almak / Teknik olarak bu gerçekten de bir görev değildir. Ancak yeni bir motosiklet sizi daha da fazla sürüş dolayısıyla becerilerinizi geliştirme yönünde motive edecektir. Motosiklet yetkili satıcınızın da karnı doyacaktır. Bağlı sektörler işleyecek ve çark dönecektir.

(COPYRIGHT © Lawrence Grodsky /Stayinsafe Sürüş Okulu- A.B.D…) çeviri:fm030-Gökhan ÇERVATOĞLU(filizcervatoglu@turk.net)

dsfdsfsdf

dsfsdfdsfsdfsdfv

15 Aralık Ehliyet Sınav Sonuçları

Merhaba Arkadaşlar;

15 Aralık ehliyet sınav sonuçlarının Ocak Ayı ilk haftası içerisinde açıklanması beklenmektedir.

 15 Aralık Ehliyet Sınav Sonuçları

27 Ekim Ehliyet Sınavına Ait Kayıtlar Dolmuştur.

27 Ekim Ehliyet sınavına ait kayıtların tümü dolmuştur.Gösterdiğiniz yoğun ilgiye teşekkür ederiz.Bir Sonraki sın av 15 Aralık 2007 dir…Detaylı bilgi için;
0216 330 5 444
0216 330 8 666  tel/ fax
0216 336 6 277
numaralı telefonlardan bizimle irtibata geçebilirsiniz.
Gelişim Sürücü Kursu

sürücü kursu
ehliyet
A2 motosiklet ehliyeti
ehliyet test
motosiklet eğitimi
motosiklet ehliyeti
ehliyet sınav yerleri
ehliyet sınav sonuçları

Yararlı Linkler

sürücü kursu
ehliyet
motosiklet ehliyeti
ehliyet test
motosiklet eğitimi
direksiyon dersi
direksiyon eğitimi
özel direksiyon dersi
anadolu yakası direksiyon dersi
kadıköy direksiyon eğitimi
motosiklet ehliyeti
kadıköy sürücü kursu
ehliyet fiyatları
ehliyet
sürücü kursu kadıköyehliyet kadıköy