Sürücü Kursu | Ehliyet | Kadıköy Sürücü Kursları| A2 Motosiklet ehliyeti|gelişim sürücü kursu » Faydalı Bilgiler
Ana sayfa İletişim adresi Abonelik

Faydalı Bilgiler için arşiv

Hatalı Sollama !

Avrupa Birliği’ne girmek için yoğun şekilde devam eden bürokratik görüşmelerde önümüze çeşitli uyum paketleri konmakta.Toplumların karşılıklı iş birliği ile iç içe yaşayabilmeleri için yaşam standartlarının asgari müşterekte buluşması gerekmektedir. Bu topluluğun bizi kabul etmesi için aşılması gereken en büyük engellerden bir kültürel farklılıklardır. Ayrıca insan hakları da en ön sırada yer almaktadır. Yaşam hakkına bu denli önem veren bir topluluğa, yılda 10 bin vatandaşını trafik terörü altında kurban eden bir toplumun kabul edilmesini beklemek hayal olmaz mı?Düşünün bir kere, trafik kazalarında sizden 1520 kat daha fazla ölümlü kazaların olduğu bir trafikte otomobil kullanmayı kim ister? Aceleci, sabırsız ve karşı tarafın hakkını hiçe saydığımız için yılda 10 bin kadar vatandaşımız trafik kazalarında ölürken, bir o kadarı da sakat kalarak kalbimizde derin yaralar açıyor. Biz bu haberleri TV kanallarında izleyip, kendimizi trafik kazalarında Avrupa Şampiyonu ilan ediyoruz. İnanılacak gibi değil! Tüm bunlar yaşanırken halen çeşitli yollardan güvenli otomobil kullanmanın önemini anlatmaya çalışıyoruz.Trafikte otomobil kullanmak bir takım oyunudur. Oyuncuların bu oyunu kurallarına göre oynamak ve karşı tarafa saygılı olmak gibi bir mecburiyetleri vardır. Bu oyunun kurallarına uyulmaması halinde ölüme kadar varan cezaları; oyuncular hem kendilerine, hem de hiç suçu olmayan diğer insanlara vermektedirler. Sonuç, hayat boyu yaşanacak büyük bir vicdan azabıdır. Trafik kazalarının oluş nedenleri arasında, birinci olarak sürücü hatası, ardından yol şartları, otomobilin teknik şartları ve son olarak da hava şartları olarak dört ana başlık söyleyebiliriz.

Sürücü faktörü uzun ve ciddi bir eğitim süresi gerektirir ki bu da bugün ele alınırsa, 15 yıl sonra istenen düzeye gelir ve trafik kültürü oluşur. Bu kültür ancak zorunlu eğitimle gerçekleşir. Ölümcül kazaların yaşandığı şehirlerarası yollar için acilen yeni kurallar getirilerek revize edilmesi gerekir. Güvenlik şeritlerinin, daha hızlı araçlara yol verilmesi için, ağır vasıtalar tarafından kullanılmasının mecburi hale getirilmesi şarttır.

Sizlere güvenli sürüş bilgilerini vermeden önce emniyetli yol şartlarının oluşması ve kaza sayısının azalması yönünde alınacak acil önlemleri ilgililere hatırlatmak istiyorum. Genelde hatalı sollama neticesinde oluşan, hatta katliam olarak değerlendirilen ölümlü kazalar yaşanmaktadır. Bu tür kazalar genellikle şehirlerarası tek şeritli yollarda gerçekleşmekte ve toplu ölümlerle neticelenmektedir.

Son dönemde trafik ekiplerinin yoğun radar kontrolü ile ölüm oranı azalsa da, kaza sayısında bir azalma görülmemektedir. Kazalar düşük hızda gerçekleştiği için ölüm oranı azalmış, sakat kalan sayısı ise artmıştır. Radar kontrollerinin, sürücüyü tuzağa düşürmek yerine, kazaları önlemeye yönelik olması, amacına ulaşması adına çok önemlidir. Aslına uygun maket trafik polisi otoları tehlikeli bölgelere yerleştirerek sürücülerin yavaşlaması sağlanmalı. Aşırı yükleme neticesinde özellikle yokuş çıkan kamyonların düşük hızlarda ve birbirlerine yakın seyrederek adeta tren vagonu oluşturması, hatalı sollama yapan sürücüleri kazaya bir adım daha yaklaştırmaktadır. Ağır seyreden araçların birbirlerine fazla yaklaşmaması ve daha hızlı araçlara kendi araçlarının bir kısmını güvenlik şeridine çıkararak yol vermeleri, bununla birlikte tepe üstünde görev yapan trafik ekiplerinin de bu geçişi hatalı sollama olarak değerlendirip ceza kesmemesi alınacak acil önlemlerden biridir.Sollama anında yapılan başlıca hatalardan biri de, önümüzde giden ve görüşümüzü engelleyen büyük araçlara fazla yaklaşmaktır. Bu engel, otobüs, otomobil ve kamyon için aynıdır. Sollamayı, trafik kurallarının koyduğu mesafelerde gerçekleştirmememizin nedeni ise, önümüzdeki aracı en kısa sürede geçme düşüncesidir. Bu şekilde yapılan bir sollama, görüş açısını daralttığı için en tehlikeli hatalı sollamadır ve çarpışmaların kaçınılmaz olduğu hatalı sollama çeşitlerinden bir tanesidir. Kurallara uygun olarak başladığınız bir sollama, karşıdan gelen aracın aşırı hızlı olması nedeni ile sollamanızı bitirmeden sizi yakalar ve bu kaza da tutanaklara hatalı sollama olarak geçer. Bu nedenle hız tayininin zor olduğu gece seyirlerinde çok dikkatli olmak ve karşıdan gelen araca selektör yaparak, sollama yaptığınızı belirtmeye dikkat etmenizi öneririm. Hatalı sollama sırasında gerçekleşen kafa kafaya çarpışma olarak tabir ettiğimiz çarpışmalarda, iki aracın kaza anındaki çarpışma hızlarının toplamı ile bir duvara çarpma şiddeti eşittir. (Örneğin 90 X 2 = 180 km/s)Bugün öğrenin, yarını yaşayın.

Otomobillerde Görüş Açısı

Araba kullanmayı öğrenirken büyük ihtimal ilk öğrendiğiniz şey nereye gideceğinize bakmaktır.Size öğütlenenler genelde “Karşıdan gelen trafiğe bakma seyir ettiğin şeritteki arabaları izle”,”Ortada yolu bölen şeritlere değil arasındaki yola bak”,”Etraftaki duvarlarları değil önündeki şeridi izle” dir.

Hepsi güvenli ve pratik öğütlerdir ve aynısı yarışlar için de geçerlidir.Eğer bir spor yaptıysanız veya seyrettiyseniz hangi spor olursa olsun oyuncunun yaptığı ise değil devamlı ileriye baktığını görürsünüz.Basketbol futbol oyuncu topu veya sopayı nasıl tuttuğuna bakmaz. Bunun yerine oyun alanıda gideceği yere yada pas atıcağı yere bakar. Oyuncunun görüş alanı önündeki birkaç metre değil önünde ve arkasındaki alandır.Oyuncunun görüş alanı ne kadar fazla ve kontrolündeyse rakiplerden kurtulma, gideceği yolu planlama ve diğerlerinin hareketlerini önceden tahmini o kadar başarılıdır.

Oyuncunun kontrolündeki uzaklık ve alanın büyüklüğü o oyuncunun görüş alanıdır.Bu iki onemli becerinin birleşimini gerektirir.İlk önce oyuncu etrafındakilerden ziyade önündeki alana bakmalıdır.Nerde olduğuna değil nereye gitmek istediğine bakmalıdır.İkincisi ise insan gözünün odaklanabildiği alan ufak ta olsa (göz görebildiği alanın sadece küçük bir bölümüne odaklanabılır) oyuncu odaklanmadiği yerlerdeki aktiviteleri de ayırt etmelidir. Bu beceriler sürücülükte de çok kritiktir.Arabalarla dolu olan bir parkurda derece için ortada olmalıdır ama aynı zamanda boş parkurda gidebildiği en yüksek hızda giden bir arabayı yönetmek için de aynı becerileri gerektirir.

Yeterince tecrübesi olmayan sürücülerin öndeki arabaya “tünel görüşü” ile odaklanması (tünel görüşü:Bir yere dikkatlice odaklanıp başka hiç birşey görmemek) gibi bir eğilimleri vardır.Bu doğal bir reaksiyondur.Sürücünün düşünmesi gereken bilgilerin çokluğu sürücüyü boğabilir ve aracın önünde ne olduğuna konsantre olmak çok basittir.İleriye bakmak daha fazla bilgi almak demektir.İlk başta çok zor olabilir.Ama sürücü vites değiştirme, frenleme ve çekiş örnekleme becerilerini arttırdığı ve bunları otomatikman düşünmeden yapmaya başladığı noktada görüş alanını geliştirmek için gerekli zamanı bulur.Günlük yaşamımızdan bir örnek vermek gerekirse bu becerilerle ilgili;Kaldırımda yürüdüğünüzü ve herkezden hızlı yürümeye calıştığınızı düşünün. Bunu nasıl yaptığınızı düşünün. Bunu bilinçli yapsanız da yapmasanız da beyniniz önünüzdekilerin hareketlerini önceden tahim etmeye calışır.Hızınızın ritim ve zamanlamasıyla birlikte diğer insanların hızı ve pozisyonunu beyniniz alır ve arada olacak ve sizin geçmenizi sağlayacak boşlukların nerede ve ne zaman olacagını hesaplar. Bu hesaplamaların zamanında ve kullanışlı olması için bulunduğunuz yerden daha ileriye bakmak gerekir.Ne kadar hızlı gitmek isterseniz o kadar uzağa bakmanız gerekir. Eğer yere veya önünüzdeki birkaç metreye bakarsanız insanlara çarpmaya başlarsınız. Etrafınızaki binaları çevreyi farkında olup ileriye bakarak ve etrafınızdaki değişen kosulları tahminle insanlarin arasından akıcı bir şekilde geçebilirsiniz. Vücudunuz otomatikman hızını ve pozisyonunuzu değiştirip insanlardan sakınmanızı sağlar.

Aynı teknik parkurda araç kullanmak için de geçerlidir. Sürücü nerde olduğuna odaklanamaz. Parkurda nerede olmak istediğine odaklanmalidir. En sorunsuz ve hızlı şekilde virajı veya virajlar topluluğunu alabilmek için beyniniz parkurun yeterince ilerisindeki durumun bilgisini almalı buna göre en sorunsuz çizgiyi hesaplamalı ve ne şekilde pedal ve direksyona kumanda edeceğini tahmin etmelidir.

Virajda araba kullanmak dört aşamadan oluşur ve sürücünün bu aşamalardan en az iki olmasa da birini yapmasını gerektirir.İlk aşama virajdan önceki fren noktasidir. İkincisi içeri dönüş noktası, üçüncüsü viraj alış noktası, dördüncüsü ise çıkıştır. Eğer sürücü virajı alırken sadece arabanın bulunduğu aşamaya odaklanırsa en sorunsuz ve en hızlı şekilde alamayacaktır virajı. Tek ve akıcı bir çizgi yerine her aşama süpriz gibi gözüküp düzensiz ve dört değişik çizgide alınır viraj.

Virajlarda arttırılmış görüş alanını kullanmayı tarif etmek için uzun düz yoldan sonraki tipik bir virajı ele alacağız. Viraja yaklaştıkça odaklanma noktanız fren yapma noktası olacaktır. Fren noktasına ulaşmadan birkaç araba boyu önce gözleriniz içeri dönüş noktası odaklanması gerekir. İleriye bakarken odaklanma dışındaki görüş açınızla fren noktasına geldiğinde frene basmaya başlayacaksınız. Gözleriniz hala dönüş noktasına odaklanmış olarak birkaç araba boyu yaklaşılır dönüş noktasına ve bu sırada viraj alış noktasına odaklanmaya başlanır. Gözleriniz virajı alış noktasına odaklanmışken yine gözünüzün odaklanmamış olan açısı ile içeri dönüşe başlarsınız. Virajı alış noktasına yaklaşırken birkaç araba boyu kalana kadar odaklanmayı sürdürün ve sonra her zamanki gibi bir sonraki aşama olan çıkış noktasına odaklanmaya başlayın. Çıkış noktasına odaklanmışken virajı almanız gerekir. Çıkış noktasına yaklaştıkça önünüzdeki alana bakıyor olmalısınız ve bir daha odaklanma dışındaki görüş açınızı kullanıp çıkış noktasına eriştiğinizde virajdan çıkmalısınız. Viraja göre bazı durumlarda birkaç aşamaya birden konsantre olmanız gerekebilir ve bunların hepsini odaklanmış olmayan görüş açınızla almanız gerekebilir. Odaklanırken aynı anda odaklanmış olmayan görüş açınızı kullanmak biraz çalışma gerektirir.

Bir süre bu teknik sizi odaklanmış olmayan görüş açınızdan emin olmadığınız için yavaşlatabilir viraj alışlarınızı. Fakat bu tekniğe bir kere alışıldığı zaman siz de göreceksiniz ki her aşamadaki başarınız artacak ve daha önce alınabilecek en yüksek süratle aldığınızı zannettiğiniz virajları daha hızlı alacaksınız. Bu teknikleri geliştirmek birkaç haftanızı alabilir, ama vazgeçmeyin.

İleriye bakma alışkanlığını geliştirmek için, her zaman ön camın ortasından sonraki yüksekliğe bakmayı ihmal etmeyin. Birkaç egitimci bunu size hatırlatmak ve ileri bakma alışkanlığı kazandırmak için camınıza seloteyp bile koymanızı önerebilir. Boş alanlarda bakış açınızı sabit tutmayı öğrenin ve odaklanmayan görüş açınızla görmeye alışın.

Yola Çıkmadan Önce Mutlaka Okuyun

Gündüz, farlarınız da yolunuz da hep açık olsun!
Yalnızca görmek için değil, ‘görülmek’ için farlarınızın gündüz açık olması gerekir.

Çünkü farlarınız açık olduğunda, önünüzdeki, arkanızdaki ve karşınızdaki sürücüler tarafından fark edilmeniz çok daha kolay. Yapılan tüm araştırmalar, bunu söylüyor.

Sollamak ya da sollamamak: Hayati bir karar!

Doğru yerde, doğru zamanda, doğru hızda, doğru viteste sollamak!

Yapılması gereken bu. Çünkü sollama, özellikle uzun yolda, sürücünün yapacağı en zor manevralardan biri.

Sollanan aracın yapacağı ani hareketlerin, sollayanı zor durumda bırakabileceği mutlaka hesaplanmalı.

Ayrıca, özellikle bozuk, yokuş aşağı ve virajlı yollarda kesinlikle sollama yapılmamalı; uygun yol durumu beklenmeli.

Sürücü, sollama manevrası yapmadan önce aynalarını kontrol etmeli, arkasından da sinyal vermeli. Daha sonra da, aynaları tekrar kontrol ederek trafiğin uygunluğuna göre sollama yapılmalı.

Takip mesafesi nedir, nasıl ölçülür?

Uzun yolda, önünüzdeki araçla aranızdaki mesafe, takip mesafesidir.

Ölçmek için önünüzdeki aracı, yol kenarındaki sabit bir objenin (mesela bir yol levhası) önünden geçerken izleyin. Sizin, bu objenin yanından, en erken iki saniye sonra geçmeniz gerekir. (Saniye ölçmek için kullanılan en bildik yöntem ‘bin bir, bin iki’ şeklinde sesli olarak saymaktır.)

Sabit objenin yanından daha kısa bir süre içinde geçerseniz, önünüzdeki araca gereğinden fazla yakınsınız demektir.

Unutmayın;
arka camları görüşe olanak sağlamayan araçlarla aradaki takip mesafesi, alışıldığı gibi 2 saniye değil, 3-4 saniye olmalı. Kötü hava koşulları için de bu durum geçerlidir.

Hava yastıkları, hayat kurtarır
(Doğru kullanıldığı takdirde!)

Hava yastıklarının ortalama ağırlık ve boydaki yetişkinleri korumak için tasarlandığı bilinmektedir.

Bu durumda, olası kaza durumları düşünülürse, 10 yaşından küçük çocuklar kesinlikle ön koltukta seyahat etmemeli; hava yastıkları, mutlaka emniyet kemerleri ile birlikte kullanılmalı.

Suların yarattığı tehlike: Aquaplaning.

Uzun yolda mutlaka karşılaşılan bir tehlike: Yoğun yağmur suları, yolun bir bölümü üzerinde birikebilir, hatta yolu tamamen kaplayabilir.

Yüksek hızlarda bu yüzeylere girildiğinde, aquaplaning yani ‘su yastığı üzerinde kızaklama, kayma’ ile karşılaşmanız çok normal.

En doğru yöntemler, yağmurlu havalarda önde uzanan yolun çok iyi belirlenmesi, hızın azaltılması, takip mesafesinin arttırılması. Ayrıca, ani yavaşlamalarda arkadan gelen araçlar, mutlaka dörtlü flaşörler yakılarak uyarılmalı .

Hatalı ve eski lastik kullanımı, otomobilinizin karakterini değiştirir.

Farklı basınç değerleriyle şişirilmiş, dişleri aşınmış, yanakları yıpranmış ya da cinsleri farklı lastikleri bir arada kullanmanız, özellikle virajlara girildiğinde otomobilinizin ön ya da arkasının kaymasına, patinaj yapmasına, direksiyon hakimiyetinizin azalmasına neden olur.

Ayrıca, unutmayın: Lastiğin en büyük düşmanı fazla ısıdır. Fazla ısıya da dışarıdaki havanın sıcaklığı değil, lastiğin içindeki düşük hava neden olur.

Yolculuk yakında bitiyor.

Aman gevşemeyin!

Özellikle yaz aylarında yapılan yolculuklarda sürücülerin varacakları yere yaklaştıklarında sabırsızlandıkları, hızlarını arttırdıkları gözlenir.

Ayrıca, yolculuğun sonuna varıldığından, dikkat azalmış, yorgunluk ortaya çıkmıştır. Bu gibi durumlarda en iyisi, varılacak noktaya az bir süre kala mola vermektir.

Ön camınız kırıldı ya da çamur sıçradı… Telaşa gerek yok.

Eğer ön camın birdenbire kırılması sonucu görüşünüz kısıtlanmışsa, derhal sağ sinyal verin ve mümkün olan en hızlı biçimde yavaşlayarak güvenli bir yerde durun. Aslında öndeki aracın niteliğine ve duruma göre, çamur sıçrama olasılığını önceden saptamak mümkündür. Bu durumda tedbir olarak, silecek ve su fıskiyesini önceden çalıştırın.

Durup dururken tehlike yaşamayın.

İyi fren yapmak için, fren pedalına basın ve sonra ayağınızı pedalın üstünden yavaş yavaş çekerek freni gevşetin. Bu, tekerleklerin yeniden dönmesini ve dönerek yavaşlamasını sağlar. ABS; fren sırasında tekerleklerin kızaklanmasını önleyen ve size manevra imkanı veren bir sistemdir. Ancak lastikleriniz iyi durumda değilse ve havaları eksikse, ABS görevini yerine getiremez. ABS kullanımı, normal fren kullanımından farklıdır. ABS’de tehlike anında fren pedalına sonuna kadar basmak, yavaşlama ve durma sağlanıncaya kadar pedaldaki basıncı düşürmemek gerekir.

Sis yoğunlaşıyor… En iyisi hiç ısrar etmemek.

Sisli havalarda yol sınırı belirsizleşir. Yolun nereye gittiğini anlayamayız. Çift yönlü bölünmemiş yol kısımlarında giderken, yolu belirlemek için asla orta çizgileri takip etmeyin: Karşı yönden gelen bir sürücü de aynı şeyi düşünmüş olabilir. Ayrıca, ön camlarda oluşan su taneciklerine karşı, silecekleri sık sık çalıştırmanız gerek. Aslında en iyisi, sis varsa yola hiç çıkmamak. Güvenli bir yer bulun, zaman geçirin. Bırakın sis biraz dağılsın.

Doğru oturuş, doğru direksiyon tutuşu.

Önce omuzlarınızı koltuğa yaslayın. Omuzlarınızı koltuktan ayırmadan, sağ elinizi direksiyonun en üstüne (saate göre 12 yönünde) uzatın. Bileğiniz bu noktayı rahatça kavrasın. Koltuk ayarınızı bu oturuşa göre yapın. Sonra da kollarınızı saate göre 09.15 konumuna getirin.

Bu, doğru tutma biçimidir. Üstelik böylece sürüş sırasında daha az yorulursunuz.

Flaşörlerin asıl görevi nedir?

Dörtlü ikaz lambaları, halk arasındaki deyişle flaşörler, karşılaştığınız bir tehlikeyi arkadan gelene bildirmek için kullanılır.

Bu ikaz lambalarının tünellerde ya da sisli havalarda yakılması yanlıştır. Gün içinde kısa farlarınızı, sisli havalarda ise sis lambalarınızı yakmanız gerektiği düşünüldüğünde, bu farların sizi zaten yeterince görünür kılacağı açıktır.

Sürücü siz olmasanız bile, sorumluluğunuz sürüyor.

Yolculuk yaptığınız aracın sürücüsü aşırı hız yapıyorsa, emniyet kemerini takmıyor, yolcularını takmaları konusunda uyarmıyorsa, koltukta yatar gibi oturuyor, yolculuk sırasında yolcularla konuşuyor, dikkatini yola vermiyorsa… tehlikedesiniz. Onu kesinlikle uyarın.

Gece yolculuğunda farlara dikkat!

Gece yolculuklarında bazı sürücüler, otomobillerinin kısa farları ayarsız olduğunda ve yolu gerektiği gibi aydınlatmadığında, çareyi uzun farlarını yakmakta bulurlar.

Bu da karşıdan gelenler için büyük tehlike yaratır. Yola çıkmadan önce tüm farlarınızın ayarını yaptırmak, hem sizi hem de sizinle yolu paylaşan diğer sürücüleri tehlikelerden korur.

Kar ne güzel yağıyor.

Aman dikkatinizi dağıtmasın!

Karlı zeminlerde, gaza ya da frene basma, dönüş yapma, hız arttırma, yavaşlama gibi her türlü manevra çok daha yavaş ve dikkatli yapılmalı.

Yokuşlarda öndeki araçla aranızdaki takip mesafesini daha uzun tutmalısınız. Ayrıca, kayarken savrulmayı önlemek için direksiyonunuzu kayma yönüne çevirin. Aracınız sağa kayarsa sağa, sola kayarsa sola.

Tekerleklerin kızaklamasına neden olacak şekilde ani fren yapmayın. Dönerken fren yapmamaya özen gösterin. Önemli bir nokta daha: Lastiklerinizin diş derinliği 3 milimetrenin altındaysa size önerdiklerimizi yapsanız da otomobiliniz sözünüzü dinlemeyebilir, bunu unutmayın!

Görebildiğiniz kadar görün.

Üç aynayı da, aracınızın arka uçlarını ve tam arkanızı net olarak görebileceğiniz şekilde ayarlayın. Böylece kör noktaları en aza indirmiş olursunuz.

Trafikte giderken birkaç saniyede bir yan aynalarınızı kontrol edin. Bir aracın yanından geçerken, aynadan göremediğiniz noktayı da saptayın. Sadece önünüzdeki aracı değil, onun önündeki aracı da görmeye çalışın.

Daha iyi yolculuklar için bu noktalara dikkat!

Yolculuğunuz sırasında çok dikkatli olmanız gerektiğini söyledik. Bu arada, ülkemizde dikkatinizi yoğunlaştırmanız gereken bölgelere bir kez daha dikkat çekmek istiyoruz. Farklı hava ya da yol koşulları nedeniyle, haritamızda belirtilen bölgelerde kaza riskinin normalin üstüne çıktığı gözlemlenmiştir.

Tabii bunu, yalnızca dış etkenlere bağlamak yanlış olur. Unutmayın; ne yazık ki trafik kazalarının % 80′e yakın bir kısmı, sürücü hatalarından meydana gelmektedir.

Basit bir gerçek

Yolla iyi dost olmanız için, onu iyi tanımanız gerekiyor. Yol, ona nerede, nasıl davranacağınızı bilirseniz, size hiçbir sorun çıkarmaz. Altınızdan akıp gider. Ama eğer, dikkatinizi kaybeder, yola gereken önemi vermezseniz, aklınızda olmayan durumlarla karşılaşabilirsiniz.

Yolunuzun hep açık olmasını diliyoruz.

Kaynak: yoldostu.com

Otomobillerde Klima Kullanımı ?

Klimaların yakıt sarfiyatını artırdığını hemen hemen her otomobil sahibi bilir. Peki bu artışın size ne kadara mal olduğunu biliyor musunuz? Hemen söyleyelim; klima açıkken otomobilinizle yaptığınız her 100 km cebinizden 1 lt fazla yakıt masrafı çıkması anlamına geliyor.
Oysa klima kullanırken birkaç küçük konuya dikkat ederek, hem daha az yakıt tüketmek hem de klimadan maksimum verim alabilmek mümkün.

- Güneşte uzun süre kalan otomobilinizin önce camlarını ya da varsa sunroof’unu açıp, iç sıcaklığını düşürdükten sonra klimayı çalıştırın.

- Klimayı çalıştırdığınız zaman kalorifer düğmesinin soğuk konumunda olduğundan emin olun.

- Klimayı sürücü ve yolculara havayı direkt üflemeyecek şekilde; tabana ve camlara doğru ayarlamalısınız. Aksi takdirde baş ağrısı ve sinüzit gibi rahatsızlıklarla karşılaşabilirsiniz.

- İç sıcaklık ile dış sıcaklık arasındaki farkın 10 dereceden fazla olmamasına dikkat edin, yoksa dışarı çıktığınızda aşırı sıcak farkı nedeniyle şok geçirebilirsiniz.

- Klima çalışırken, camları kapalı tutmayı ihmal etmeyin. Klimanızdan en iyi performansı bu şekilde alabilirsiniz.

- Yüksek hızda giderken klimayı devreye sokmayın, düşük hızda çalıştırıp sonra hızı artırın. Bu yakıt tüketiminizi azaltacak bir uygulamadır.

- Çok tozlu yol şartlarında klimayı çalıştırmayın. Bunun yerine kabin içindeki havayı devirdaim ettirin. Aksi halde evaporatör petekleri tıkanabilir.

- Kabin içi havayı kullanabileceğiniz sirkülasyon sistemini 30 dakikadan fazla kullanmayın. Çünkü kabin içinde sizin soluyup dışarı attığınız oksijende yanık hava mevcuttur, bu havayı tekrar soluduğunuzda boğazınızda yanma olabilir.

- Radyatör (kondenser) üzerinde birikmiş toz, ölü böcekler, yapraklar klimadan verim almayı engeller. Soğutmadan azami verimin alınması için periyodik kontroller sırasında bu tür birikimleri temizlenmesi gerekir.

- Klimanızın düzgün ve verimli çalışmasını sağlamak için 6 aylık periyotlarla aracınızın yetkili servisine götürerek kontrol ettirmelisiniz. Periyodik bakımlarda; klima sisteminde gaz kaçağı olup olmadığına, klima radyatörün üzerindeki pislikler ve korozyon nedeniyle tıkanıp tıkanmadığına ve radyatör pervanelerine bakılır.

- Klimanız soğutmuyorsa sorun, gaz kaçağı, sigorta, elektrik ya da radyotör pervanesi olabilir.

- Otomobil klimalarında R12 r 134 A soğutucu gazı kullanılır. Aracınız hangi sistemle çalışıyorsa o gaz ile şarj ettirmeniz gerekir.

- Otomobil klimalarında gaz kaçağı durumunda sistem yağının yüzde 20′sini kaybeder. Gaz şarj ederken bu yağın da sisteme konduğundan emin olmalısınız.

- Klimanın düzenli çalışması için, kompresör tahrik kayışının gerginliğini ayda bir kez serviste kontrol ettirmelisiniz.

- Klima donanımının sürekli olarak randımanlı çalışmasını sağlamak için kış aylarında da ayda bir kez en az 10 dakika klimayı çalıştırmalısınız. Sistem uzun süre kapalı kalırsa contalar kurur ve etkinliğini kaybeder. Gaz kaçakları olabileceğinden beklenmedik arızalarla karşılaşabilirsiniz.

- Kışın otomobilinizin camlarında oluşan buğulanmayı da klimanızı çalıştırarak önleyebilirsiniz.

- Arabasında klima olmayan ve sonradan klima taktırmaya karar verenlerin taktıracakları klimanın otomobillerine uyumlu ve otomobil firmasının tavsiye ettiği özelliklere sahip olmasına dikkat etmesi gerekir.

Araç Bakımları

Üretici firma tarafından verilen kullanma kılavuzuna göre her araca belirli bir km veya süre dolunca bakım uygulanır. Periyodik bakım ve kontroller firmadan firmaya değişmekle beraber genellikle 10-15 bin km aralığında yapılır.
Yetkili servislerde uygulanan bakımların dışında; sürücünün kendi kendine yapması önerilen bazı kontroller de var. İşte bunlardan birkaçı:

Günlük kontroller

Sabahları araca binmeden önce lastiklerin havasının kontrolü Aracın park edildiği yerde yağ veya sıvı izleri olup olmadığının kontrolü,

Kış mevsiminde donmuş olabileceği düşünülerek sileceklerin cama yapışıp yapışmadığının elle kontrolü,

Kontak açıldıktan sonra göstergede bulunan ikaz lambalarının kontrolü,

Yola çıkmadan önce ışıklandırma (farlar, sinyaller, fren lambaları vs.) kontrolü.

Haftalık kontroller

Sıvı seviyelerinin gözle kontrolü (radyatör genleşme kabı üzerindeki max işareti, silecek sıvısı),

Motor yağ seviye kontrolü,

Hidrolik yağ seviye kontrolü,

Özellikle ağaç altına park edilen araçlarda, motor kaputunun, havalandırma mazgallarının yaprak ve yabancı maddelerden arındırılması ve su tahliye deliklerinin gerekirse temizlenmesi,

Silecek lastiklerinin ıslak bir bez ile temizlenmesi,

Aylık kontroller

Boya üzerinde çizik veya taş yaraları kontrolü (derin çiziklere servis müdahalesi gerekir),

Emniyet kemerlerinin nemli sabunlu bez ile tozdan arındırılması Yıkama esnasında özellikle jantların balata tozundan ve yabancı maddelerden arındırılması,

Araç üzerinde olabilecek sanayi artıkları, kuş pisliği veya ağaçlardan dökülen reçine türü yapışkan veya agresif çevre etkenlerinin temizlenmesi,

Yapılan km’ye göre lastiklerin detaylı gözle kontrolü (diş derinlikleri, yaralanma veya yarılma izleri),

Araç iç temizliği, var ise deri koltukların kullanım kitabında belirtildiği üzere temizliği,

Aracın yıkamadan yıkamaya aküsünün ve kapı yağlarının kontrolü.

Araç Kullanımında Kış Önerileri

Otomobillerde yaz lastikleri düşük sıcaklıkta sertleştiği için yola tutunmasının zayıflayacağı belirtilerek, kışın kar yağmasa bile 5-6 derecenin altındaki sıcaklıklarda mutlaka kış lastiği kullanılması önerildi.
Ankara Trafik Vakfınca hazırlan “Trafik” dergisinde, kış mevsiminde hava ve yol koşullarından kaynaklanan trafik kazalarının azaltılması için sürücülere çeşitli önerilerde bulunuldu.

“Karda, kışta nasıl fren yapılır?” başlıklı makalede, araçların kışa girmeden bakımlarının yapılması gerektiği vurgulandı. Fren hidroliğinin içinde nem varsa fren sisteminin donmasına neden olacağı ifade edilerek, bu tür durumlarda fren hidroliğinin değiştirilmesi gerektiğine dikkat çekildi.

ABS sisteminin de kontrolden geçirilmesinin önemine değinilen makalede, bu mevsimde mutlaka kış lastiği kullanılması gerektiği kaydedildi.

Kışın kar yağmasa, araç 4×4 ve ABS’li bile olsa 5-6 derecenin altındaki sıcaklıklarda kış lastiği kullanılması gerektiği vurgulanırken, yaz lastiklerinin düşük sıcaklıkta sertleştiği için yola tutunmasının zayıflayacağı bildirildi.

Makalede ayrıca, yapılan bazı araştırmalara göre buzlanmayı önlemek için yola dökülen tuzun, disk frenlerin bir anlık zayıflamasına neden olduğu belirtildi. Buna karşı bazı araçlarda tuzlu suyun frenlere gidişini engelleyici aerodinamik deflektörler konulduğu ancak tavsiye edilenin böyle bir ortamdan geçtikten sonra sık ve hafif şekilde frene basılması ve araç gece park edilirken kuvvetli şekilde frene basarak disk üzerinde biriken tuz tabakasının temizlenmesi olduğu anlatıldı. Araç, bir su birikintisinden geçtikten sonra da bu şekilde önlem alınabileceği kaydedildi.

Yolun kaygan olup olmadığının da önceden bilinmesinin önemine işaret edilen makalede, yolun kaygan olup olmamasının, direksiyonun hafiflemesinden anlaşılabileceği gibi kaygan yolda patinaj olduğunun motor devir göstergesinden anlaşılabileceği, hafif gaza basıldığında ABS, ASR veya ETC’nin daha erken devreye gireceği ifade edildi.

KARDA GEREKSİZ FRENDEN KAÇINILMALI

ABS sistemi bulunmayan araçlarda, kaygan yollarda fren sırasında ön lastiklerin kilitlenmesi ile direksiyon hakimiyetinin kaybedileceği belirtilirken, arka lastikler kilitlendiğinde aracın arkasının savrulacağı bildirildi.

ABS’li araçlarda fiziksel sınırlar aşılmadığı taktirde bu sorunların olmayacağı, yine de en doğrusunun acil frenler dışındaki yavaşlamalarda, frenleri kullanmak yerine motorun kompresyonundan yararlanılması olduğu ifade edildi.

Burada da özellikle arkadan itişli araçlarda, ani vites küçültmelerinden kaçınılması gereğine değinildi.

ABS’li araçlarda kar üzerinde fren yapmak için ani durumda fren pedalına sonuna kadar basılması ve ABS direksiyon hakimiyetini koruyacağı için aynı anda direksiyonun engelden kaçacak yönde çevrilmesi gerektiği vurgulandı.

Kaygan yollarda fren mesafesi uzayacağı için ABS’nin devrede olduğu sürenin de uzayacağı hatırlatıldı. Bu sırada fren pedalı dibe doğru gideceğinden, sürücünün oturuş pozisyonunun buna uygun olması gerektiği belirtildi.

Buzlu yollarda ise zincir kullanılması gerektiği kaydedildi.

FREN SİSTEMLERİ SÜRÜCÜNÜN GÜVENİNİ ARTTIRMAK İÇİN

Makalenin sonunda, araçlardaki ABS, ASR, ETC, ESP gibi sistemlerin, sürücülerin kendilerinin ve araçlarının sınırlarını zorlamaları için değil, ani durumlarda araca olan güvenlerini arttırarak stressiz araç kullanmaları için geliştirildiği kaydedildi. Bu sistemlerin hiç birinin fizik yasalarını değiştiremeyeceği belirtildi.

Makalede, fiziksel sınırlara daha kolay ulaşabilen kışın kaygan yollarda daha yavaş ve daha dikkatli araç kullanılması gerektiği, mümkünse sürücülerin, araçlarının sınırlarını uzmanların da yardımıyla öğrenmesinin iyi olacağı bildirildi.

Islak Zeminlerde Sürüş Teknikleri

Islak zeminde oluşan su birikintisi görüldüğünde yapılması gereken şey;öncelikle ayağın gazdan çekilmesi olacaktır. Daha sonra, yumuşak frenle aracın hızı arttırılarak,ağırlığın zemine aktarılması sağlanır.

Suya girildiğinde ise, debriyaja bakılmasında yarar vardır. Bu sayede frenin ani kilitleme etkisinden kurtularak, tehlikeyi savuşturursunuz. Diğer alınacak tedbirler ise ıslak zeminler için tasarlanmış lastikleri kullanmak ve lastiklerinizin diş derinliklerini sık sık kontrol ettirmektir.

Kaygan zeminde fren

Bazı hava koşulları,sürücünün konsantrasyonunu olumsuz yönde etkiler. En kötü koşullar da,buzlu veya karlı havalar nedeniyle kayganlaşan yüzeylerdir. Bazen yolun tamamı, bazen de belirli bölgeleri buz ve kar nedeniyle kayar. Bunu kesinlikle unutmayın. Günlük kullanımda öndeki araç ile aradaki mesafeyi normalden fazla tutmak, viraj ve kavşaklara girişlerde hızı düşürmek, ayrıca gaz ve fren pedalını kullanırken daha hassas olmak gerekir. Pedallara hırsla basmak yerine yumuşakça dokunmalısınız. Tüm konsantrasyonunuzu yola verseniz bile,aniden durmanızı gerektirecek bir pozisyonla karşılaşıp karşılaşmayacağınızı hiçbir zaman bilemezsiniz. Tehlikeli bir durum(yol üstündeki küçük bir buz tabakası) sizi hızlı ve yerinde reaksiyonlar göstermeye yöneltir. Eğer yapacak başka bir şey yoksa ve bu buz tabakası üstünde yolunuza devam etmek zorunda iseniz, aracı en iyi yol tutuşunun sağlandığı bölgede kontrol etmeli ve panik stop denilen frenlerden kaçınmalısınız.

Kuru Olmayan Zeminlerde Güvenli Sürüş Teknikleri

- Islak,buzlu ve kaygan zeminlerde araç kullanıyorsanız, mümkün olduğunca ani direksiyon hareketlerinden kaçının. Gaz ve fren pedalına ani basınç uygulamayın.

- Aracınız kar yağarken uzun süre park durumunda kalacaksa,park alanına geri geri girerek park ediniz. Park yerinden çıkarken ileriye yapacağınız manevra,geri geri yapacağınız manevradan daha kolay olacaktır.

- Yokuşa tırmanırken geriye kaymaya başlarsanız,ayağınızı yavaş yavaş gaz pedalından çekin ve zemine tutunma sağlanınca yine yavaş yavaş gaza basın. – Kayarken savrulmayı engellemek için direksiyonunuzu kayma yönünde çevirmeniz gerekir. Yani sağa kayarsanız sağa, sola kayarsanız sola çevirin.

Fren Yaparken Aman Dikkat

- Tekerleklerin kızaklamasına neden olacak şekilde fren yapmayın. Ve unutmayın; kızaklayan tekerleklere yön verilemez.

- Fren pedalına sert ve ani basınç uygulamayın. Kızaklamada basıncı azaltıp tekrar arttırın. ABS fren donanımı varsa, yavaşlama gerektiğinde pedala tam basınç uygulayın.

- Yokuştan inerken hızınızı sabit tutmak için fren basınıcını azaltıp çoğaltın. Frene aniden basmayın. Yokuş sonunda güvenli bir şekilde durabilmek için inerken frene hafif hafif ve pompalayarak basın.

- Durma noktanızla aranızdaki yolda hem buzlu hem de kuru alanlar varsa,kuru alana girdiğinizde frene mutlaka kuvvetlice basın. Böylelikle buzlu alana daha düşük bir hızla girmiş olursunuz.

Otomotik Vites Araç Kullanımı Püf Noktaları

Otomatik şanzımanlı bir araçta en iyi performansı elde etmek için şu kurallara uyulması gerekiyor.
• Gaz pedalına basılıyken vites kolu P ve N konumundan başka bir konuma getirilmemelidir.

• Araç hareket halindeyken P konumuna alınmamalıdır. Aksi taktirde ciddi hasarlar ortaya çıkacaktır.

• R konumuna geçmeden önce aracın tamamen durması beklenmelidir.

• Yokuş aşağı inişlerde araç kesinlikle boşa yani N konumuna alınmamalıdır.

• Otomatik şanzıman yağ değişimi zamanlarına mutlaka uyulmalıdır, aksi taktirde yağ bozulacak ve bozulan yağ şanzımanın performansında düşüşe ve bazı arızalara neden olacaktır.

• Araç hızı 95 KM den fazlaysa vites kolu asla manuel olarak 2 veya L konumuna alınmamalıdır.

• L konumundaki sürüşlerde 50 km’nin üstündeki hızlara çıkılmamalıdır .

Tüm Sorgulama İşlemleri

Araç Sorgulama
Ceza Puanı Sorgulama
Araç Kaza Sorgulama
Kazazede Sorgulama
T.C Kimnik No Sorgulama
Vergi Kimlik No Sorgulama
“Motorlu Taşıtlar Vergi Tutarı”nı hesaplama

Araç Kullanımı Püf Noktaları

1. Bozuk ve taşlı yollarda yüksek hız yapmayın. Ayrıca ani ve sert frenden aracı hızlı kaldırıp patinaj yapmaktan kaçının. Aksi halde lastiklerde düzensiz ve erken aşınmalar meydana gelir.

2. Lastiğinizi keskin kaldırım kenarlarına sürtmekten kaçının. Lastiğin gövdesini oluşturan kordların çok hafif hasar görmesi bile üzerinde yüründüğünde lastikte tehlikeli olabilecek büyük arızalara sebep olabilir.

3. Otomobilinizi kullanırken yoldaki çukurlara ve tümseklere dikkat edin kaldırıma park etmekten kaçının.

4. Sıcak havada ve ağır yükle yüksek sürat yapmayın. Havanın sıcak olması ağır yük ve yüksek süratten ötürü fazla ısınan lastiğin soğumasını zorlaştırır.

5. Aracınızda uygun olmayan yüklemeden kaçının. Dengesiz yük dağılımı bazı lastiklerin üzerine fazla yük binmesine ve buna bağlı olarak hızlı aşınmaya sebep olabilir.

6. Diş derinliği 1.6 mm den az olan lastikleri kullanmayın. Özellikle ıslak zeminde lastiğin suyu boşaltması ve yere tutunması güçleşeceğinden diş derinliği bu seviyenin altına düşmüş lastiklerin değiştirilmesi emniyet açısından çok önemlidir.

7. Araç ve lastikle ilgili ayarsızlıkları (balans bozukluğu rot ayarsızlığı vs) giderin. Söz konusu mekanik ayarsızlıklar sürüş konforu ve direksiyon hakimiyetinin azalmasının yanısıra lastiklerde düzensiz ve erken aşınmaya neden olabilir.

8. Araç üreticisi tarafından onaylanmış ebattaki lastik ve jantları kullanın. Lastik ve Jant ebadının birbirine uygun olmasına dikkat edin.

9. Üretildiği tarih üzerinden 5 yıl geçen dış ve iç lastiklerin dikkatle kontrol edilip kullanılması gerekir. Eğer üzerinde çatlaklar oluşmuşsa söz konusu lastik kullanılmamalıdır.

10. Lastiklerinizi mümkünse her kullanımdan önce gözle kontrol edin. Lastiğe çivi taş cam gibi yabancı maddeler batmışsa bunları çıkarın. Hasar gören lastiğinizi vakit geçirmeden tamir ettirin. Hasar görmüş veya herhangi bir nedenle hava basıncı çok azalmış lastikle yola devam etmeyin.

11. Tüm supaplar iyi durumda temiz ve kapaklı olmalıdır. Supap kapakları lastiğin içine toz ve benzeri maddelerin girmesini önler.

12. İç lastiksiz (tubeless) lastiği mutlaka tubeless janta takın. İç lastikli (tubetype) lastiğiyse kesinlikle iç lastiksiz kullanmayın.

13. Bijon somunlarının sıkılığını düzenli olarak kontrol edin. Bijon somunlarının gevşek olması durumunda sürüş emniyetinin azalmasının yanısıra lastikte düzensiz aşınma meydana gelecektir.

14. Lastiğin üzerinde belirtilen hız ve yük limitlerini hiçbir şekilde geçmeyin. Aksi takdirde çok tehlikeli sonuçlar doğurabilecek lastik arızaları sözkonusu olabilir.

15. Otomobilin dört tekerleğine aynı ebat yapı ve desende lastik takın. Farklı lastik kullanımı özellikle de farklı ebat ve yapıda lastik kullanımı araç ve lastik performansını çok olumsuz etkileyecektir.

16. Her dış lastik değişiminde jant supapını veya iç lastiği değiştirin.

17. Lastik şişirme basınçlarını iki haftada bir kontrol edin basınç düşmüşse uygun seviyeye getirin. Isınan lastiğin hava basıncı yükselebileceğinden lastiklerin hava basıncını lastik soğukken ölçmeye ve ayarlamaya dikkat edin. Isınma sonucu yükselen hava basıncını azaltmak için lastiğin havasını boşaltma yoluna kesinlikle gidilmemelidir.

18. Karlı ve buzlu havalarda daha iyi çekiş sağlayacağı düşüncesiyle lastik havasını kesinlikle azaltmayın. Tersine bu gibi durumlarda hava basıncını yaklaşık 3 PSI artırmak zemindeki karlı buzlu tabakayı yarmaya yardımcı olup çekişi artıracaktır.

19. Lastiklerin her 10 bin kilometrede bir rotasyonunu tamamlayın. Radyal lastiklerde dönüş yönünü değiştirmeden öndeki lastikleri arkaya arkadakileri öne takın.

20. İki haftayı aşan park etmelerde lastik havasını 7.5 PSI artırın ve otomobili takoza alın.

Nos Nedir ?

” NOS (NITROUS OXIDE) NEDİR? ”

NITROUS OXSIDE YANICI VE PATLAYICI OLMAYAN, SOLUDUĞUMUZ HAVANIN ÇOK DAHA YOĞUN BİR BİÇİMİDİR. DAHA FAZLA YAKITIN YANABİLMESİNİ SAĞLAYAN VE EKSTRA OKSİJENİN İLAVESİNE KOLAYLIK SAĞLAYAN ÖZEL BİR GAZDIR.
GÜÇ NITRO’ DAN DEĞİL BENZİNDEN ELDE EDİLİR. BASİT OLARAK NITRO AYNI ZAMAN DİLİMİ İÇERİSİNDE DAHA FAZLA YAKIT YAKMAMIZI SAĞLAR VE BU DA ARTI BEYGİR GÜCÜ DEMEKTİR.

NOS SİSTEMİ NELERDEN OLUŞUR?

NOS TÜPÜ (DOLU)

NOS BORUSU + BENZİN BORUSU

NOS VE BENZİN SOLENOID’ İ (VANASI)

MONTAJ KABLOLARI VE APARATLARI

ATIŞ VE HAZIRLAMA BUTONLARI

NOS ETİKETLERİ

KULLANIM KLAVUZU

NOS VE BENZİN MEMELERİ

BENZİN EMNİYET MÜŞÜRÜ

HANGİ ARABALARA UYGULANABİLİR?

TÜM BENZİNLİ VE DİZEL ARABALARDA, 4-6-8-10-12 SİLİNDİRLİ MOTORLARDA, ARACIN GÜCÜNE VE MOTOR HACMİNE GÖRE ÖZEL DİZAYN EDİLMİŞ KİTLER UYGULANABİLİR. ANA PRENSİP OLARAK STANDART MOTORLAR 4 Silindirli motorlar 60-100 Hp. 6 Silindirli Motorlar 75-125 Hp. 8 Silindirli (Small Block) Motorlar 125-150 Hp. 8 Silindirli (Big Block) motorlar 150-250 Hp. EKSTRA GÜÇ ARTIŞINI RAHATLIKLA TOLERE EDERLER. BU DEĞERLERİN ÜSTÜNE ÇIKILDIĞINDA, İSTENEN GÜCE GÖRE DEĞİŞEN FORGED PİSTON, ÇELİK FORGED PİSTON KOLU VE DAHA İLERİ SAFHALARINDA ÇELİK FORGED KRANK GEREKSİNİMİ VARDIR. APLİKASYONUN GENELDE SAĞLIKLI ÇALIŞAN BİR MOTORA YAPILMASI UYGUNDUR YANİ YAĞ YAKAN VEYA ÇOK FAZLA REKTEFİYE EDİLMİŞ MOTORA UYGULANMASI TAVSİYE EDİLMEMEKTEDİR. BİR ÖRNEK VERİRSEK SU’YUN İNSANA BİR ZARARI YOKTUR. FAKAT 5 DAMACANA SU İÇİLİRSE ZARARI KAÇINILMAZDIR. NOS SİSTEMİ DE AYNEN BU ÖRNEKDEKİ GİBİ UZMAN KİŞİLER TARAFINDAN MONTE EDİLİRSE VE MOTORUN KAPASİTESİNE GÖRE SEÇİLİRSE HİÇ BİR ZARARI YOKTUR.

GÜÇ NASIL ELDE EDİLİR? KULLANIM ŞEKLİ NEDİR?

NOS KİTİNİN ARACA MONTAJINI MÜTEAKKİP, ELİNİZİN ALTINDA 3 EMNİYET ŞALTERİ VARDIR. BİRİNCİSİ TÜP VANASI, İKİNCİSİ SOLENOİDLERE ELEKTRİK VEREN HAZIR ŞALTERİ, ÜÇÜNCÜSÜ ATIŞ ŞALTERİDİR. TÜP AÇIK İKEN HAZIR ŞALTERİ AÇILIR VE 1500-2000 DEVİR VEYA ÜSTÜNDE SEYREDEN BİR ARAÇTA GAZ PEDALININ ALTINDA VEYA KOLAYCA ULAŞILABİLECEK (ÖRNEĞİN VİTES TOPUZU, DİREKSİYON) ATIŞ ŞALTERİNE BASTIĞINIZ SÜRECE MOTORA NOS VE EKSTRA BENZİN VERİR. GENELDE TÜP BİTENE KADAR BASILABİLİR. FAKAT SAĞLIKLI OLMASI BAKIMINDAN YETKİLİLER 15-20 SANİYEYİ YETERLİ BULUYORLAR. ÇÜNKİ BU YARIŞ MODUNDA ÜRETİLMİŞ BİR SİSTEM OLDUĞU İÇİN, YARIŞLARIN DA EN FAZLA 16-17 SANİYE (0-400 MT.) OLACAĞINDAN FAZLASI GEREKSİZ BULUNMAKTADIR.

TÜP NEKADAR DAYANIR?

TÜPÜMÜZ 15-20 SANİYELİK ATIŞLARLA, 10 OZ’ LUK MİNİK TÜP İLE 4-5 ATIŞ 2 LBS’ LİK TÜP İLE 10-15 ATIŞ 10 LBS’ LİK TÜP İLE 20-30 ATIŞ TABİİ BU KULLANILAN KİTE VE MOTORUN HACMİNE GÖREDİR. 10 OZ’ LUK TÜP 50 HP. 2 LBS’ LİK TÜP 60-75 HP. 10 LBS’ LİK TÜP 100-150 HP.ARTI GÜÇ ARTIŞI VERECEK ŞEKİLDE ÖRNEK GÖSTERİLMİŞTİR. TÜP BİTTİĞİNDE TÜRKİYE’ DEKİ TEK REFİLL (DOLUM) İSTASYONU RPM’ DE VEYA SANAYİ GAZI DOLUM TESİSLERİNDE KOLAYCA DOLDURULABİLİR.

İLAVE HERHANGİ BİR MODİFİKASYONA GEREK VARMI VEYA YAPILMASI GEREKLİMİDİR?

NOS İÇİN HERHANGİ BİR MODİFİKASYONA GEREK YOKTUR. STANDART HER TÜRLÜ MOTORA KOLAYCA UYGULANIR. ENJEKSİYONLU ARAÇLARDA BASINÇ REGULATÖRÜ NOS DEVREYE GİRDİĞİNDE BY PASS EDİLEREK BENZİN YETİŞTİRMEME GİBİ SORUNLARLA KARŞILAŞILMAZ. KARBURETORLÜ ARAÇLARDA İSE NOS SİSTEMİNİN 10 PSİ’ DAN AŞAĞI OLMAMASI BASINÇ REGULATÖRÜ VEYA EKSTRA BİR BENZİN POMPASI İLE SAĞLANIR. MOTORA YAPILMIŞ OLAN MODİFİKASYONLAR VAR İSE NOS HERZAMAN ARTI GÜÇ VERECEĞİNDEN FAYDASI VARDIR. (EGZANTRİK MİLLERİ, AÇIK HAVA FİLİTRELERİ, CHİP VE ATEŞLEME SİSTEMLERİ GİBİ) DEVİR KESİCİ BULUNAN ARAÇLARDA DEVİR, KESİCİ DEVREYE GİRMEDEN ATEŞLEME YAPILMASI UYGUNDUR.

MOTORA BİR ZARAR VERİR Mİ?

TAVSİYE EDİLEN KİTLER MOTORA HERHANGİ BİR ZARAR VERMEZ. (NOS MEMELERİNİN KAPASİTESİ İLE OYNAMAK HİÇ BİR ZAMAN ARTI GÜÇ VERMEZ. SADECE ZARAR VERİR. SİSTEM OLARAK NOS TEK BAŞINA HİÇ BİR ZAMAN GÜÇ VERMEZ. GÜÇ YAKITTAN GELİR. YAKITI SAĞLAYAMAZSANIZ NOS’ UN TEK BAŞINA YAPACAĞI HİÇ BİR ŞEY YOKTUR. NOS İLAVE BİR YAKIT DEĞİLDİR. SADECE DAHA FAZLA YAKITIN YAKILMASINA MÜSADE EDEN BİR GAZDIR. SİSTEMİN EN ÖNEMLİ UNSURU BUDUR. NOS’ U VERDİĞİNİZDE İLAVE YAKIT ORADA YOKSA MOTORUNUZUN NORMAL ZAMANDA KULLANDIĞI YAKITIN YANMA NİSPETİNİ HIZLANDIRMIŞ OLURSUNUZ. BU DURUM ÇOK GEÇMEDEN PİSTONLARDA DETENASYON’ A (HARABİYET’ E) SEBEP OLUR. ONUN İÇİN EN ÖNEMLİ HUSUS , NOS VE BENZİNİ AYNI ANDA ORANLI BİR ŞEKİLDE VERMENİZ GEREKİR. 50 HP. ‘ LİK SİSTEMLERDE MOTORUN BENZİN EMMESİ YETERLİ OLDUĞUNDAN İLAVE BENZİN SOLENOİD’ İNE GEREKSİNİMİ YOKTUR. FAKAT DAHA ÜST ARTI GÜÇLERDE MUHAKKAK İLAVE BENZİN SOLENOİD’ İ KULLANILMALIDIR. ZATEN RPM SİZİN HANGİ KİTİ NASIL KULLANACAĞINIZI VE NE KADAR ARTIŞ ELDE EDECEĞİNİZİ SİZE BİLDİRMEKTEDİR.

MONTAJI NASIL VE NE KADAR SÜRE İÇERİSİNDE YAPILMAKTADIR?

• 50 HP. ‘ LİK KİTLER 2-3 SAAT 50 HP. ÜZERİNDEKİ KİTLER YAKLAŞIK 4-5 SAATTE MONTE EDİLİRLER. MONTAJ İSTASYONLARI, ŞU ANDA İSTANBUL VE ANKARA OLARAK HİZMET VERMEKTEDİRLER. KOLAY ANLAŞILABİLİR MONTAJ ŞEMASI İLE GÜN İÇERİSİNDE KENDİNİZ BİLE TAKABİLİRSİNİZ. MONTAJI KOLAYDIR.

NOS DİĞER PERFORMANS ÜRÜNLERİNE KARŞI NE GİBİ AVANTAJLAR SAĞLAR?

MALİYET AÇISINDAN NOS MÜŞTERİYE PARASI İLE SATIN ALABİLECEĞİ EN UCUZ BEYGİR GÜCÜDÜR. EKSTRA BEYGİR GÜCÜ ELDE ETMEK İÇİN KARBURASYON, CHİP, PORTING, ROLISHING, TURBO VE EGZOST SİSTEMLERİNE ORANLA MALİYETİ DÜŞÜK VE NORMAL SÜRÜŞ NORMLARINI BOZMADAN VE MOTORA EKSTRA STRES YARATMADAN KULLANACAĞINIZ GÜVENLİ BİR SİSTEMDİR.

NOS MOTORDA EKSTRA BİR AŞINMAYA SEBEBİYET VERİR Mİ?

ARTI BEYGİR GÜCÜ SEÇİMİ ANAHTAR NOKTADIR. DOĞRU BİR UYGULAMA AŞINMAYA SEBEBİYET VERMEZ. SİLİNDİRDE ORTAYA ÇIKAN ENERJİ ARTAR VE BUNLARI İDARE EDECEK FARKLI BİRİMLER DE YÜKÜ KALDIRIR. EĞER YÜK ARTIŞLARI ONLARI İDARE EDECEK BİRİMLERİN KAPASİTESİNİ GEÇERSE İLAVE AŞINIM MEYDANA GELİR. NOS HER ZAMAN DEĞİL SADECE İSTENİLDİĞİNDE KULLANILMAK ÜZERE İMAL EDİLDİĞİNDEN FEVKALADE AVANTAJLIDIR. İLERİ DERECEDE BEYGİR ARTIŞI İÇİN DİZAYN EDİLEN KİTLERDE BUJİ VE ATEŞLEME ZAMANLARININ GECİKTİRİLMESİ GİBİ İLAVE AYARLARLA SİSTEME ZARAR VERMEZ. DOĞAL OLARAK BENZİN OKTAN’ ININ DA ARTIRILMASI GEREKEBİLİR.

NİTRO KİMYASAL OLARAK NEDİR?

NITROUS OXIDE 2 BİRİM NİTROJEN (AZOT) VE 1 BİRİM OKSİJEN’ DEN İBARETTİR. (AĞIRLIK OLARAK %36’ SI OKSİJENDİR.) MOTOR ÇALIŞMA ISISINDA NİTRO PARÇALANARAK OKSİJENİ SERBEST BIRAKIR. BU EKSTRA OKSİJEN DAHA FAZLA YAKITIN YANMASINI TEMİN EDEREK İLAVE GÜÇ YARATIR. PARÇALANAN NİTRO YANMA İŞLEMİNİN KONTROLÜNE YARDIMCI OLARAK ARTAN SİLİNDİR BASINCINA KORUYUCU KALKAN VE NEMLENDİRİCİ ETKİ YAPARAK OLUŞAN ISIYI DÜŞÜREREK HAREKETİ’ DE ETKİLER.

TÜP NE KADAR ZAMANDA BİTER?

BU GENİŞ ÖLÇÜDE KİTİN YAPISINA VE JET MEMELERİNE BAĞLIDIR. ÖRNEĞİN, 10 LBS KAPASİTELİ BİR TÜP 125 HP KİT İLE 7-10 KEZ 0-400 METRE KALKIŞI YAPTIRIR. TABİİ BU SÜRENİN UZAMASI VEYA KISALMASI TÜP ÖMRÜNÜ UZATIP KISALTIR.

EN İYİ KULLANMA ZAMANI NEDİR?

SADECE TAMAMEN AÇIK KELEBEKLE (TAM GAZDA) KULLANILMALIDIR. NİTRO TÜM KELEBEK AÇIKLIĞINDA 1500 DEVİR / DAKİKANIN ÜSTÜNDE DE MÜKEMMEL SONUÇ VERİR.

TURBO İLE UYGULANMASI YARAR SAĞLARMI?

TAMAMEN, TURBO VE SUPERCHARGERLAR MOTOR İÇİNE HAVA BASARLARKEN SIKIŞTIRIRLAR VE BU DA İÇ ISININ (HARARETİN) ARTMASINA NEDEN OLURLAR. İŞTE NOS BURADA İŞE ÇOK YARAR. 20-30o ISI DÜŞÜŞÜ YAPARAK MOTORU VE İÇERİ GİREN HAVAYI SOĞUTUR VE OKSİJENİ ARTIRIR. BU DA İLAVE BEYGİR GÜCÜ DEMEKTİR. BU TİP TURBO VE SUPERCHARGERLİ ARAÇLAR İÇİN MÜKEMMEL BİR UYGULAMA OLUR.

NİTRO KATALİTİK KONVERTORE ZARAR VERİR Mİ?

HAYIR. EGZOSTA MEVCUT OKSİJENİN ARTMASI, AKSİNE KONVERTORÜN ETKİNLİĞİNİ ARTIRIR. BİR ÇOK ÜLKEDE EGZOST EMİSYON YASALARI TARAFINDAN KABUL EDİLİR.

Amortisörü Tanımak

Amortisörün birincil islevi tekerlek tümseklerin ve çukurlarin üzerinden geçtikten sonra yaylarin salinimini azaltmaktadir.

Yaylarin görevi ise, lastigin yolun yüzeyi ile sürekli temasi muhafaza etmesine imkan saglamaktir. Aslinda yüzeyin bozuklugunun soklarini emen yaydir. Bu durumda, yaygin olarak kullanilan isimlerinin aksine, “sok emicisi”nin yani amortisörün amaci yoldaki tümseklerin sokunu emmek degildir. Bu yaylarin görevidir. Amortisörün amaci aslinda yaylarin salinimini azaltmaktir.

Bir yayin, sikistirildiktan ya da gerildikten sonra asil biçimine geri dönebilmek için enerjiyi muhafaza eder. Ne yazik ki, bir yay sadece asil sekline geri dönüp orada öylece kalmaz. Bir yayi sikistirir ya da gererseniz, sonunda durana kadar giderek daha küçük artislarla ileri geri salindigini muhtemelen siz de gözlemlemissinizdir. Eger eski bir arabanin bir tümsegi astiktan sona sürekli ziplayip durdugunu görmüs iseniz, etkisiz amortisörleri olan bir arabada yaylarin ne yapacagini görmüssünüz demektir. Bu durum arabanin güvenle kontrol edilmesi bakimindan iyi olmadigi gibi, yaris esnasinda arabanin etkili bir sekilde kullanilmasi bakimindan iyi olmadigi da kesindir.

Amortisörün birinci amaci bu salinimi kontrol etmektir. Yolcularin tasindigi bir arabada, tasarimci bu amortisörlerin yayin sokunu nasil azaltacagini ayarlayabilmektedir. Eger bu azaltma ani olursa, arabanin agirlik aktarim hizi kontrolü daha iyi, ancak kullanimi daha sert olacaktir. Eger azalma daha yavassa ve 2 ila 3 salinima kadar imkan taniyorsa, arabanin kullanimi çok daha yumusak olacaktir.

Araba yarislarinda, azalmanin neredeyse derhal olmasini arzu edilir. Bir aracin yayin üzerinde ziplamasi lastigin temas parçalarinda istikrarsiz degisiklikler ve lastikler üzerinde mekanik bir ters kuvvet yaratir. Bu kosullarin her ikisi de lastiklerin sahip oldugu etkili tutusu azaltir. Aracin karoserinde meydana gelen tüm ziplamalar, tam tutusun mümkün oldugu hizla lastiklere dönmesi için hizla ortadan kaldirilmalidir.

Ancak, aynen yaylar gibi, bir amortisörün çok sert olmasi ihtimali de mevcuttur. Öncelikle, eger amortisörler yaylardan daha sertse, yaylar etkisiz hale gelecek ve çarpmalari emme islemlerini yerine getirmeyecektir.

Ikinci olarak, amortisörün hizlanma, frenleme ve viraj almanin dinamik degisikliklerinde agirlik aktariminin ne kadar hizla ortaya çiktigi üzerinde önemli bir etkisi vardir. Bu durum aracin direksiyonunun çok hafif olmasina yardimci olacaksa da, aktarim sürücü için çok hizli olabilir.

Özellikle viraj alirken, sürücünün yumusak bir agirlik aktarimi gerçeklestirmesi ve lastiklerin azami tutuslarina ulastigini hissetmesi gereklidir. Eger agirlik çok hizli aktarilirsa, sürücü lastigin söz konusu zirve tutusa ulastiklarini hissedemeyecek, ve muhtemelen lastiklerin çekme kapasitesini asarak asiri kayma ya da dönüslere (spin) yol açacaktir.

Arabaniz üzerinde degisiklik yaparken, ise satin alabileceginiz en müthis yaris donanimi ile baslamak muhtemelen en uygun baslangiç noktasi degildir. Tam yaris amortisörleri yollar için çok sert olacak ve büyük bir ihtimalle arabanizin tümsekler üzerinde ziplamasina neden olacaktir. Buna ek olarak, muhtemelen azami hizda viraj alirken lastiklerin tutus seviyesini hissedecek duyarliliga da sahip olmayacaksiniz.

Çifte amaçli yol/pist arabasina yardimci olmak ve kullanim performansinin ayarlanabilmesini saglamak amaciyla, ayarlanabilen birkaç piyasa sonrasi amortisör mevcuttur. Manuel (ve hatta elektronik) bir gösterge sayesinde giderek daha sertlesen birkaç ayardan birini seçmek mümkündür. Bu amortisörler yol üzerinde yumusak bir kullanim için (her ne kadar yine de normal amortisörden daha sert olsalar da) en yumusak derecelerine, ve karoserin yuvarlanmasini en aza indirmek ve direksiyonunun yumusakligini arttirmak için en sert derecelerine ayarlanabilmektedir. Bu ayarlanabilir sayesinde, ayrica kullanim performansinin belirli bir pist için ince ayarinin yapilmasi da mümkün olmaktadir.

Eger mali durumunuz ayarlanabilir amortisörleri satin alacak kadar iyi degilse sabit fiyatli bir amortisörde daha sertin daha iyi oldugunu düsünmeyin. Amortisörler birlikte kullanilacagi yaylar bilinerek seçilmelidir. Çok sert bir amortisör yayi etkisiz hale getirerek verimini azaltacaktir. Eger amortisör ayarlanamiyorsa, amortisörün yaylarin sinifina uydurulmasi daha da büyük önem tasimaktadir. Bu uyum konusunda deneyimli bir magazaya danismalisiniz.

Arabanizi taniyan teknisyen ile konusun ve hangi amortisörlerin arabanizin degisiklik derecesi için en iyi performansi sundugunu bulun. Bir baskasinin arabasi için süper olan amortisör sizinki için en iyisi olmayabilir.

Özet

Amortisörün amaci yaylarin tümseklere ve çukurlara verdigi tepkinin salinimini kontrol etmektir. Amortisör ne kadar sert olursa, azalma islemi o kadar hizli olur. Amortisör ayni zamanda agirlik aktarim hizini da kontrol eder. Amortisör kompresyon (ya da daha yaygin olarak bilinen adiyla “çarpma”) için ne kadar sertse, lastiklerin bir virajda ne kadar hizli yanit verecegini ve bunun sonucu olarak arabanin direksiyonunun yumusakligini belirleyen agirlik aktarimi da o kadar hizli olacaktir

Yaylari etkisiz hale getirecek çok sert bir amortisör kullanmak ve bunun sonucunda sürücünün deneyimi ve bir virajda azami tutusa ne zaman erisildigi konusundaki duyarliligi için çok hizli agirlik aktarimlari yasamak mümkündür (ki bu durumda genel olarak araba etrafinda dönüp duracaktir). Amortisörlerin yaylarin sinifi bilinerek seçilmesi gereklidir.

İstanbul Yol Durumu

İstanbul’un Trafik ve Yol Durumu


Çevre Yolu Londra Asfaltı
* Boğaz Köprüsü
* Mecidiyeköy
* Çağlayan
* Okmeydanı
* Haliç Köprüsü
* Cevizlibağ E-5
* Bakırköy İncirli
* Yeni Bosna
* Çobançeşme
* Florya E*5
* Avcılar
* Güneşli
* Havalimanı

Tem Otoyolu ve BağlantılarıAvrupa Yakası
* Karanfilköy (FSM Köprüsü Gişeler Öncesi)
* Hasdal TEM
* Metris
* İstoç İkitelli
* Hal
* Bayrampaşa Otogar
* Rami
* Bayrampaşa
* Edirnekapı

Anadolu Yakası
* FSM Köprüsü (Kavacık)
* Libadiye
* Küçükbakkalköy
* Ümraniye – TEM
* Kozyatağı

Topkapı – Taksim* Topkapı
* Vatan Caddesi
* Anıtmezar
* Aksaray
* Saraçhane
* Unkapanı Köprüsü
* Taksim

Bakırköy – Beşiktaş – Maslak* Kazlıçeşme
* Yenikapı
* Galata Köprüsü
* Fındıklı
* Dolmabahçe
* Beşiktaş
* Gültepe
* Harp Akademileri
* Hacıosman
* Veliefendi

Ankara Asfaltı Çevreyolu* Gülsuyu
* Maltepe
* Küçükyalı
* Bostancı
* Çamlıca
* Altunizade
* Bağlarbaşı
* Koşuyolu
* Göztepe
* Kadıköy

Şantiyeler* Bayrampaşa – Otogar (Şantiye)

Sürüş Pozisyonları

Kontak anahtarini bile çevirmeden önce ilk hazirlamaniz gereken seylerden biri dogru koltuk pozisyonudur.Buna çogunlukla fazla dikkat edilmez, veya yanlis örnek alinir ve daha zayif araba kontrolü ve adele kasilmalarina sebep olur.
Eger çesitli yaris otomobillerine bakarsaniz degisik sekillerde oturus pozisyonlari oldugunu fark edersiniz.Açik tekerlekli CART ve Formula arabalarinda genelde sürücü yatar pozisyonda olup kollari gergindir (aslinda degildir).Tam kaporta kaplamasi olan NASCAR türü yaris arabalarinda ise söför daha dik ve neredeyse direksiyona yapismis durumdadir. Bu pozisyonlarin hiç biri binek otomobillerinde kullanilmasi gereken dogru oturus biçimi degildir. Açik tekerlekli yaris otomobillerinin gövdesi derin ve kokpit çok dardir.Bu durum sürücünün oturus pozisyonunu belirler.Sürücünün bacaklari dizde hafif bir açiyla neredeyse uzanmis pozisyondadir ve ayaklar neredeyse kalçalarin altindadir.Bu araçlarin pedallari neredeyse birbirine deyecek kadar yakindir.Pedallar bileginizi germe hareketinden birazcik fazla güç gerektirir.Sürücünün kollarini oynatabilmesi için çok az yer vardir fakat direksiyonu çevirmek için çok az bir döndürme yeterlidir.
Açik tekerlekli otomobillerde fonksiyon (sürücünün oturus pozisyonu ve kontrol operasyonu) aracin formuna (derin ve ince kokpit) göredir.
Dogru koltuk ayari için üç dikkat edilmesi gereken madde vardir.Bunlarin her biri asagida maddeler halinde genis olarak açiklanmistir.Binek otomobillerde pedal veya direksiyon sekli sizin yapiniza göre dogru yapida veya uzunlukta olmayabilir.Fakat biraz fedakarlik edilip dengeli bir dogru oturus pozisyonu bulunabilir.Üzerinde para harcadiginiz yaris otomobillerinde veya cadde otomobillerinde pedal kollari veya degisik çaplarda ve derinliklerde direksiyon modifiyeleri ile mükemmel oturus pozisyonu saglanabilir.
Madde 1
İlk madde koltuga oturmak, koltuga oturuldugunda ürücünün arkasi koltugun arkasina dik durumda olmali sürücünün kalçasida koltugun arkasinda ve altinda olan kesimlerin ortasina sikismis olmalidir.Bacaklarin içi koltugun zeminiyle temasta olmalidir.Bu pozisyonun amaci sürücünün vücudu ve koltuk arasindaki temasi en yüksek düzeye çikarmaktir.Bunun güvenlik açisindan yararlari yaninda da sürücüye en zahmetsiz kullanimi saglar.
Madde 2
İkinci madde kol pozisyonu.Yukarda tarif edildigi sekilde oturuldugunda sürücünün kollari tamamen uzanmis durumda bilekler direksiyonun üzerine konulabilecek uzaklikta olmalidir.
Bu dönüslerde uzanmis kollarin hafifçe dirsekten bükülmesini saglar.Bu pozisyonun amaci dönüslerde kollarin çok bükülmemesini saglamaktir (omuzlar direksiyon tamamen çevrilip kollar çapraz pozisyonda iken bile kalkmayacak sekilde olmalidir).Çok uzatilan ve gerilen kollar çabuk yorulmaya sebep olup sürücünün direksiyondaki titresimleri hissetmesini de önler.

Madde 3
Üçüncü madde ise bacak pozisyonu.Bacaklar herhangi bir pedal komple ayak parmaklarinin altindaki eklemli kisim basildiginda (ucuyla degil), dizlerden bükülmüs olmalidir.Bu kollarda da oldugu gibi gerilmeyi engellemek içindir.
Bununla birlikte bir sürü oto meraklisi binek otomobili kullanmaktadir, bunun için dizlerin konsol altina ya da direksiyonun altina yapisik olmamasina dikkat etmek gerekir.Hatta birkaç santim bosluk olmasi kaza aninda yaralanmayi önlemek açisindan çok yararlidir.Sag bacak için daha fazla diz mesafesi ayirmakta yarar vardir.Böylece topugunuzun frende ve ayaginizin ucununun gaz pedalinda olmasini saglayip topuk-ayak ucu seklinde vites düsürebilirsiniz.

Trafikte Stresle Baş Etme Yolları

Arabamızın kontağını çalıştırdık. Trafikteyiz…

Şeridinde gitmeyen araçlar, sürekli sol sinyali yanıp sönen ve sürekli şerit değiştiren minibüsler, trafik ışıklarını yok sayan yayalar/arabalar, yol çalışmaları, duraklarında yolcu indirmeyen otobüsler, işe gidiş-gün ortası- mesai bitimi trafiği, cehalet, emniyet kemerini fazlalık olarak görenler, radarı yavaş geçince sevinenler, sollama yaparken, arkadan hızla gelen ve selektör yakarak “senin geçmeye hakkın yok, yol benim, ne işin var yolumda?” diyenler, trafikte “makas” atanlar, şehir magandaları vs…

Bu durumları tanımak için araç kullanmak gerekmez. Toplu taşıma araçlarında ya da bir yaya olarak da tüm bu durumlara maruz kalmaktayız. Hızlı iş temposu ve büyüyen şehirlerin kaçınılmaz sonu gibi görünen yoğun trafik, artık yaşamımızın bir parçası haline geldi.

Trafik stresi ile baş etmek için ne yapılabilir?

Araç trafiğini şimdilik hayatımızdan kaldıramayacağımıza göre, trafikte yaşadığımız stresi en aza indirebilmek için çeşitli bilgiler ve pratik öneriler sunulabilir…

•Trafikte, sıkışıklığın yanı sıra stres yaratan diğer unsurlar nelerdir?

Araç kullanırken, her ne kadar dikkatimizi yola versek de, her zaman için zihnimiz tümüyle sürüşe konsantre olamaz. Aklımız; o günkü yapılacak işler, eşimizle ya da arkadaşımızla aramızda geçen tatsız konuşma, canımızı sıkan faturalar vs. gibi zihnimizi meşgul eden şeylerle doludur. Bu kaçınılmazdır. Kişilik yapımız, stresle baş etme düzeyimiz, fiziksel ve ruhsal sağlık durumumuz ile araba kullama konusundaki becerimiz, trafikte yaşadığımız stresi olumlu/olumsuz etkileyebilecek diğer faktörlerdir.

•Sıkışık bir trafikte, arabanın içinde, stresten uzaklaşabilmek için neler yapılabilir?

Sıkışık bir trafikte, o andaki stresi en aza indirebilmek için şunlar önerilebilir: Hoşa giden bir müzik kanalı, ulaşabileceğimiz yerde duran ve sürüşümüzü etkilemeyecek şekilde yenebilecek kuru yiyecekler, nefes egzersizleri uygulanabilir.

•Arabada bulundurulabilecek bir takım küçük objeler, sıkışık bir trafikte stresi hafifletebilir mi?

Araba kullanırken ya da durma halinde, dikkatimizi dağıtacak herşey güvenliğimizi tehlikeye atar. Bu yüzden, sıkışık trafikte ya da seyir halinde herhangi başka bir şeyle ilgilenmek doğru değildir. Çünkü yola bakmadığımız zaman, o aracı biz götürmüyoruzdur. Araç kullanırken, el- göz ve refleks kontrolü önemli olduğundan, dikkati ve konsantrasyonu bozması açısından, bu koordinasyonu bozabilecek her nesne bir tehdit unsurudur.

Arabada çocuk varsa nelere dikkat etmek gerekir?

Çocuklar da, araç içindeki önemli risk gruplarından biridir. Sürüşten önce, öncelikle çocuğun araçtaki güvenliği sağlanmalıdır. Su, yiyecek ve tuvalet ihtiyacı ilk sırada düşünülmesi gereken unsurlardır. Ayrıca, çocukların araba içersinde istekleri farklı olabilir. Bazıları arabaları severken, bazıları hoşlanmaz. Bu yüzden, yolculuk kısa ya da uzun da olsa, araçta çocuğun kendisine ait oyuncaklarından birkaçı ya da bir eşyasının (battaniye, yastık vs.) bulundurulması, çocuğun seyahat boyunca oyalanması ve dikkatini odaklaması için faydalı olabilir.

Trafikte dikkatsiz araba kullanan diğer sürücüler de bir stres nedeni midir? Bu konuda neler yapılabilir?

Trafikte dikkatsiz araç kullanımının pek çok sonucu olabilir. Sürücülerde yarattığı stresin yanında, bu stresin yarattığı engellemişlik ile yapılan saldırgan davranışlar, pek çok kazanın sebebidir. Ölüm veya yaralanma ile sonuçlanabilecek, araç içi veya araç dışı kazalar, dikkatsizlik ve trafik kurallarına uymamaktan kaynaklanmaktadır. Araştırmalar gösteriyor ki, trafik kazalarının %95’i sürücü kaynaklı olmaktadır. Sürücülerin trafiğe çıkmadan önce yeterli beceriye sahip olmalarının yanında, ruhsal durumlarının elverişli olması da çok önemlidir. Trafik yoğun da olsa, karşılıklı anlayış ile trafikte düzgün ilerlemek, gereksiz yere korna çalmamak, gereksiz yere şerit değiştirmemek, trafikte yaşanılan stresi biraz da olsa azaltabilir.

•Yoğun saatlerde trafiğe kimlerin çıkmaması gerekir?

Güvenli araç kullanmak istiyorsak, öncelikle sürücülükte kendimiz için risk oluşturacak faktörlere bakmalıyız. Kişiliğimiz, kendimizi ve dünyayı algılama şeklimiz ve stresle başetme becerilerimiz, trafikteki davranışlarımızı etkiler. Öfke kontrolu bozukluğu olanlar, saldırgan kişilik yapısında olanlar, panik bozukluğu olanlar, güvenli araç trafiğini etkileyen risk gruplarıdır. Şayet araç kullandıkları zaman bu faktörler davranışlarına ve araç hakimiyetini etkiliyorsa; profesyonel yardım alınarak, araba kullanmayı hem kendileri hem de çevreleri için daha güvenli hale getirebilirler.

Tasarruflu Sürüş İçin

- Arabayı çalıştırırken gaza basmayın
- Hareket ettikten hemen sonra ikinci vitese geçin
- 3. ve 4. viteste hızlı gidin. Bu arada benzin tüketirsiniz ama yol da alırsınız
- Vites büyütmek için motorun bağırmasını beklemeyin
- 15 saniyeden fazla süren beklemelerde motoru kapatın
- Arabanıza üst bagajı takmayın. Bunlar benzin tüketimini yüzde 50 artırır
- Arabaya fazladan yüklenen her 100 kilo yaklaşık 1 litre daha fazla benzin yakmanıza neden olur…

Nasıl Bir Motosiklet Almalıyım ?

Motosiklet dünyasına yeni girecek birinin aklına ilk gelen soru hep bu olmuştur. Ayakkabı alırken bile alacağımız ayakkabıyı kullanacağımız yere göre almazmıyız. Takım elbise altına giyeceğimiz ayakkabı ile spor yaparken kullanacağınız ayakkabı nasıl birbirinden farklı özelliklerde ise almayı düşündüğünüz motoru kullanacağınız şartlarda motor seçimimizi çok kesin hatlarla ayırır. Motosiklet seçiminizde size rehberlik yapacak dört soruyu yanıtladığınızda nasıl bir motor ile başlamanız gerektiği ana hatlarıyla ortaya çıkacaktır.


* Motor kullanmak için yeterli eğitime sahipmisiniz ?
* Motoru ne amaçla kullanacaksınız ?
* Motoru nasıl bir trafikte ve hangi yol koşullarında kullanacaksınız ?
* Motor almak için ayırdığınız bütçe ne kadar ?


* Motor kullanmak için yeterli eğitime sahipmisiniz ?

*Motor hiçbir eğitim almadan kullanılabilecek bir ulaşım aracı değildir. Sonuçta ayakta durabilmesi için bir denge unsuru gerekmektedir.Size ilk tavsiyemiz motorunuzu almadan önce ehliyetinizi ve almayı planladığınız motora eşdeğer bir motor üzerinde eğitim almanız olacaktır. Özellikle büyük şehirlerde yaşayan arkadaşlarımız profösyonel verilen motor eğitimlerini alma olanağına sahiptir. Bu şansa sahip olmayan arkadaşlarımız için maalesef yapılabilecek çok şey yok . Bu durumda olan arkadaşlarımızın gücü ve hızı çok yüksek olmayan bir motordan başlaması en mantıklısı olacaktır. Selesi çok yüksek olmayan her iki ayak tabanınızın da yere tam olarak basabildiği gidonuna çok rahat eriştiğiniz .ön tekerin hemen önünü rahatlıkla görebildiğiniz bir model başlamak için uygun modeldir.

Başlangıç modeli için bir motor hacmi belirtmek pek akıl karı olmayacaktır. 250 cc 2 zamanlı bir model 40 hp civarı güç üretirken daha yüksek motor hacmine sahip 4 zamanlı başka bir model yine aynı civarda güç üretecektir. Buradan da anlaşılacağı üzere önemli olan motorun hacmi değil , ürettiği güçtür.

Profösyonel eğitim alma imkanı olan arkadaşlar bu konuda eğitmenlerinin onlara tavsiye edeceği modelden başlayarak bu hendikapı daha rahat çözerler

* Motoru ne amaçla kullanacaksınız ?

*Cevap vermemiz gereken sorulardan biride motoru hangi amaçla kullanmayı düşündüğümüzdür. İş için mi , seyehat etmek için mi , şehiriçi trafiğinden kurtulmak işten eve evden işe hem ekonomik hem de kısa sürede gitmek için mi yoksa hafta sonları partnerinizi de arkanıza atıp kısa geziler yapmak için mi ?

Motorlar üzerlerinde gittikleri yol şartlarına göre sınıflandırılmıştır . Almayı düşündüğünüz motor çevrenizde hakim olan yol şartlarına uygun bir model olmalıdır .

Ağırlıklı olarak kullanmayı düşündüğünüz şartlar bozuk yollar ise cross ve enduro tarzı sizin için en uygun seçenek olacaktır. Daha müsait yol koşulları için daha fazla seçenek mevcuttur. Scooter , naked , chopper gibi modeller daha iyi yol şartlarında kullanılacak modellere örnektir. Sport (race) modeller yol şartları ne olursa olsun yeni başlayan biri için çok güçlü , süratli ve tehlikeli modellerdir.

* Motoru nasıl bir trafikte ve hangi yol koşullarında kullanacaksınız ?

* Trafik durumu motor seçiminizi belirleyecek en önemli etkenlerden biridir. Yanlarda çantaları olan geniş yer kaplayan motosikletler trafikte hareket kabiliyetini kısıtlayarak sizi o trafiğe takılmaya mecbur bırakacaktır. Yoğun trafikte tercih edilmesi gereken modeller daha ufak ebatlı motorlardır. Aynı şekilde kullanacağınız aksesuarları da buna göre seçmek ,başınıza gelebilecek bir çok sorunu önceden bertaraf edecektir.

Farklı markalara ait aynı tip modeller hemen hemen aynı güç ve sürati sağlarken farklı boyutlarda olmaktadır . Güç sabit kalmak şartı ile boyut ufalırsa motor trafikte daha kıvrak ve kolay bir kullanım sergileyecektir. Ama bu şartlarda artçı ve farklı tip çantaları yerleştirmek için kullanacağımız alanda belli ölçüde daralacaktır. Burada da size en uygun ebatı belirlemek yine sizin tercihiniz olacaktır.

* Motor almak için ayırdığınız bütçe ne kadar ?

* İşin en can alıcı bölümü maddi imkanlarımızdır. . Gönül ister ki en iyisini en güzelini alın . Önce kendinizi zora sokmadan ayırabileceğiniz maksimum üst limitinizi belirleyin . Çünki çevreden bu kadarı veren üstüne şu kadar daha koyar şunu alırdı gibi sözleri sıklıkla işiteceksiniz. Bu laflara kulak asmayın benim limitim budur diyip bu limitler içinde bir motor bulma çabasına gidin . Bu limiti koyarken Kask , mont , eldiven , yağmurluk gibi olmazsa olmaz ekipmanlarında maliyeti hesaplanmalı ve bu ayrılan bütçe içinde yerlerini almalıdır.

Özellikle kask kaliteli olmalıdır . İnternette yapacağınız kısa bir gezi kasklar hakkında yeterli bilgiyi bulmanızı sağlayacaktır. Unutmayınız ki motorun kaportası sizin vicudunuzdur. Bu yüzden hem motorunuzda tecrübe kazandığınız ilk kilometrelerde hem de seçtiğiniz ekipmanlarda bunu hep aklınızın bir köşesinde bulundurun .

Ana hatları ile alınacak ilk motorda aranması gereken şartları paylaştık ilerleyen sayılarımızda bu bölümde güvenli sürüş için kullanılan yöntemler ve ekipmanlar hakkında bilgileri paylaşacağız yolunuz ve farınız daima açık olsun . Allaha emanet olun.

Motorumuzu tanıyalım (Güç aktarım sistemine göre)

Yeni bir yıla girdiğimiz şu günlerde tüm motorseverler için hayırlı bir yıl olmasını dileyerek bu sayımızın konusuna geçelim .

Geçen sayımızda Nasıl Bir Motorla Başlamalıyım ? sorusuna ana hatları ile bir cevap aramıştık . Bu hafta birazda motorumuzu tanıyalım.

Motorları güç aktarım şekline göre üç ana grupta incelememiz mümkündür.


1- Vitessiz motorlar.
2- Vitesli motorlar.
3- Yarı otomatik şanzımanlı motorlar.

Vitessiz motorlar.

Scooter, moped olarak adlandırdığımız bu grup kullanması ve öğrenmesi en kolay grup olarak karşımıza çıkıyor.

Sistem gayet basit sağ elde gaz ve ön fren sol elde arka fren . Tahrik ya kayışla yada zincirle .Oturağın hemen altında bir bagaj, sele yüksekliği 65-75 cm aralığında.,lastikleri vitesli motorlara göre daha ufak motorlardır. Şehir içi kullanıma yönelik , kullanımı nispeten daha kolay motorlardır. Elbette maxi scooter dediğimiz motor hacimleri yüksek olanlarıda var ama biz genelleme yaparak incelediğimizde öne çıkan özellikleri bunlar .

Ülkemizde ve diğer ülkelerde trafikte en sık gördüğümüz motorlar bu tip motorlardır. Ekonomik yakıt sarfiyatları ve bir şeyler taşımak için uygun fiziki yapıları çok amaçlı kullanıma olanak sağlamaktadır.Yol çok bozuk olmadıkça stabilize veya toprak yollarda da rahatlıkla kullanılabilecek motorlardır.

Özellikle ülkemizde moped diye adlandırdığımız modeller modifiye edilip hızları ciddi oranlarda arttırılabilmekte ve trafiğe açık alanlarda illegal olarak yarıştırılmaktadır. Bu türün ilk örneklerinden olan ( Scooter) VESPA ve LAMBRETTA gibi markaların dünya üzerinde farklı ülkelerde fan kulüpleri vardır . 1950 – 1960 lı yıllarda üretilmiş ve günümüzde hala kullanılan örnekleri mevcuttur.

Motorun çalışma prensibi karışık gibi görünse de oldukça basittir. Vitesli motorlardan farklı olarak vitessiz motorlarda kavrama sistemi manuel değil merkezkaç kuvveti ile çalışmaktadır. Yani bir debriyaj sistemi vardır ama bu sistem sizin kontrolünüz dışında devirle doğru orantıda çalışmaktadır.

Çalışma prensibi ise şöyledir. Bir aktarım kayışı, bir mil üzerinde hareket eden iki adet konik disk ve tekerleğe güç aktaran diğer kayış diski yardımı ile vitesler devamlı olarak değişir.
Vites sistemi tamamen motorun devrine orantılıdır. Yani mil üzerinde hareket eden kayış, diskler birbirine yaklaşınca büyüyen çap ile daha düşük hızda yani 1 viteste gibi gider. Diskler uzaklaşınca kayışın dönüğü çap küçüldüğü için vites büyür ve 5. vites gibi olur. Devir belli bir seviyeye düşünce balatalar merkezkaç kuvvetinden yararlanamadığından tekere güç aktaran kasnağı hareket ettiremez. Buda rolantide iken motorun stop etmemesini sağlar.

Bu sisteme CVT deniyor açılımı ise şöyle CVT :( Continuously Variable Transmission/Sürekli Değişken Aktarma)

Burada basitçe vitessiz motorların çalışma prensiplerini ve öne çıkan özelliklerini işledik . Elbette ayaktan frenli ve vitesli scooter örnekleri var bu modelleri vitesli motorlarda işleyeceğiz.

Vitesli motorlar

Çok geniş bir ürün yelpazesi olan modellerdir. 50cc den tutun +2000 cc ye kadar değişen motor hacminde, araziden tutun pist yarışlarına kadar değişik modellerde ürünler bu bölüme girmektedir.

Kullanımı vitessiz motorlara göre daha zor görünse de, motor üzerinde ki hakimiyet arttıkça kullanım daha da rahatlamaktadır.

Birkaç ekstrem örnek dışında sağ elde gaz ve ön fren sol elde debriyaj sağ ayakta arka fren ve sol ayakta vites bulunmaktadır. Eller ve ayakların senkronize çalışması ile kullanılan, özellikle araba deneyimi olan sürücülerin vites debriyaj senkronizasyonunda deneyimli olmaları sebebiyle oldukça kolay adapte oldukları modellerdir.

Vitessiz motorların aksine vitesli motorlarda hem debriyaj hem de vites tamamen sürücünün kontrolündedir. Bu tür modellerde el, ayak ve gaz freni haricinde vites düşürülerek kompresyon freni de yapılabilir. Deneyimli sürücülerin acil frenlemeler dışında çok kullandığı bir frenleme sistemidir. Motorun devirli veya düşük devirli kullanılarak seri veya ekonomik kullanılabilmesi de yine sürücünün tercihidir.

Vites değişimi aynı arabalarda olduğu gibi motorun belli bir devire ulaşması sonucu yapıldığından binicinin motordan çıkan sese ve titreşime göre devri anlayıp vitesi düşürmesi veya yükseltmesi esasına dayanan bir çalışma şekli vardır. Devir saati olan modellerde binicinin işi kolaydır, ama asıl önemlisi motorun o anki durumunu devir saatine bakmadan anlayıp gereken müdaheleyi yapabilmektir. Bu beceri zaman içinde gelişecek binici motorunu tanıyacak ve gereken müdaheleleri otomatik olarak yapacaktır.

Görüldüğü gibi vitesli motoru vitessiz motordan ayıran en kalın çizgi motorun deviridir. Vitessiz motorda her şeyi motor kendisi yaparken viteslide motor tamamen binici kontrolüne bırakılmaktadır.

Yarı otomatik şanzımanlı motorlar

Trafikte örneğine en az rastlayacağımız modellerdir. “cup” modeller olarak da adlandırılırlar. Büyük hacimli motorlarda da kullanılan bir sistemdir. Basitçe anlatmak gerekirse aynı vitessiz motolarda olduğu gibi debriyaj sistemi binicinin kontrolü dışındadır. Sistem tamamen belli bir devire gelindiğinde bir üst veya bir alt vitese binicinin müdahelesi ile geçmesi esasına dayanır.

Vites ya sağ ayakta yada sol elde olabilir. Her zamanki gibi sağ elde gaz ve ön fren sol elde arka fren vardır yine farklı modellerde arka frenin sağ ayakta olduğu örnekleri de mevcuttur.

Bu üç ana grup haricinde “triptonic” diye adlandırılan hem manüel hem de otomatik vites seçeneklerini aynı anda sunan motorlarda mevcuttur. Teknolojinin her geçen dakika yeni sistemler ürettiği günümüzde motosiklet sektörü de bu yeni sistemleri uygulamaya geçirmektedir. Bu sayımızda güç aktarma sistemlerine göre motorları üç ana başlıkta topladık. Önümüzde ki sayılarda hem motorumuzu tanımaya devam edeceğiz hem de güvenli sürüş için ihtiyacımız olan teknik ve ekipmanları işleyeceğiz.

Farınız ve yolunuz daima açık olsun. Önümüzde ki sayıda buluşuncaya dek Allaha emanet olun.

Motor üstünde görünür olmak !! (Yaşamla/Ölüm arasındaki ince çizgi)

Her geçen gün yeni bir motor kazasını yazılı ve görsel basında üzülerek görmekteyiz. Kazaların çok büyük bir bölümü sürücü hatasından kaynaklanıyor, yani aşırı hız, alkollü motor kullanma, kurallara uymama… Vs.

Eğer sürücü dikkat ederse, kurallara uyarsa bu sebepten kaynaklanan kazalarda ciddi azalmalar olacaktır.

Diğer büyük bölümü ise maalesef diğer sürücülerin hatalarından kaynaklanan kazalar. Özellikle diğer araç sürücülerinin en büyük şikâyeti motorları görmemek veya son anda iş işten geçmişken görmek. Oysa bu tür kazaların önlem alınarak bertaraf edilmesi mümkün.

Motorda görünür olmak görmek kadar önemlidir. Günümüzde hala gündüz vakti farımız yanıyor diye çevreden uyaran aklıevveller çıkıyor. Adam zannediyor ki yaktığımız elektrik için elektrik idaresine para ödüyoruz. Maalesef hala farın sadece görmeye yardımcı bir aparat olduğunu zanneden birçok insan var. Oysa far görmeye yaradığı kadar görünmeye de yarar. Çoğu motor markası artık farı direk marşa bağlamıştır, marşa bastığınız an far otomatik olarak yanar. Çoğumuz “ghostrider” olmaya özeniriz siyah mont siyah alt siyah vizörü ile siyah bir kask. Peki, nasıl görünüyoruz bu şekilde giyindiğimizde bunu hiç düşündük mü? G-Ö-R-Ü-N-M-Ü-Y-O-R-U-Z arkadaşlar inanın bana görünmüyoruz. Daha doğru anlatmak gerekirse hayata tutunacak kadar görünmüyoruz.

Yağışlı havalarda özellikle stoplarımız ve sinyallerimiz çok çabuk kirlenir özellikle uzun yolda isek sıklıkla arkadan görünmemizi sağlayan bu ışıkları temizlemek arkadan bizi takip eden araçların bizi görmesini kolaylaştıracaktır.
Burada alınabilecek en iyi önlem üstünde reflektör şeritler olan, iş kıyafetleri satılan yerlerden çok ucuza temin edebileceğimiz yeleklerdir.

Katlandığında standart bir cüzdandan daha da küçük yer kaplayan. Montumuzun cebinde veya motorumuzun çantasında her zaman yanımızda taşıyacağımız bu yelek özellikle gece sürüşlerinde çok uzak mesafelerden sürücüler tarafından algılanmamıza neden olacaktır.

Biz sizin için denedik arkadan yanaşan arabanın farı vurduğunda motorcu tam 2 km den görünüyor. Hem de ampul gibi görünüyor.
Hatta bu tip yelekler güvenlik güçleri ve trafik polisleri tarafından da kullanıldığı için size yaklaşan araç son noktaya kadar bu ayrımı fark edemeyeceğinden size motorlu bir polise yaklaşır dikkati ile yaklaşacaktır.
Özellikle herhangi bir sebepten yolda kalan sürücü yolun kenarında yürümek zorunda kalırsa bu yeleğin gereğine daha da fazla inanacaktır. Sadece motorunuzda değil 4 teker araçlarınızın bagajında bir yerde bu yeleği bulundurmanız faydalı olacaktır.
Fiyatı yerine göre 3–10 ytl arası değişen bu yelek başınıza gelmesi olası birçok belayı siz haberdar dahi olmadan bertaraf edecektir.

Görüldüğü gibi kazaların ana nedeni olan sürücü hatası ve diğer sürücülerin bizleri görmemesinden kaynaklanan kazaları; kurallara uyarak ve ufak tefek önlemler alarak geçiştirmek mümkün.
Her motor sürücüsü bizim için değerlidir. Her biri ailenin ferdidir. Önlem almasını sağlayarak içlerinden bir tanesinin hayatını kurtarmak bizim için büyük kazanımdır. Lütfen dediğimiz bu önlemleri alın ve motorcu arkadaşlarınıza da salık verin. Hatta bu yeleği alın sevdiğiniz motorcu arkadaşınıza hediye edin. Sevdiklerinize sevdikleriyle birlikte yaşayacak sağlıklı ve daha uzun bir ömürden değerli ne hediye edebilirsiniz ki?

Bu sayıda başka bir konu işleyecektim ama çok yeni olan bir kazada gencecik bir arkadaşımızı arkadan gelen sürücünün motoru görmemesi yüzünden kaybetmemiz bu konuyu işlememe neden oldu. Önümüzde ki ay buluşana kadar farınız ve yolunuz açık olsun Allah”a emanet olun

Motosikletin Olmazsa Olmazları

Değerli motosiklet dostları bundan önceki bölümlerimizde nasıl bir motosiklet”le başlamalıyım ve güç aktarım sistemine göre motorları anlatarak başladık. Bu ay hem aylardır beklediğimiz fuarın gelip çatmasıyla hareketlenecek aksesuar ve giyim kuşam sektörünü de göz önüne alarak çeşitli motosiklet giysilerini tanıtmayı uygun gördüm.

Motosiklet gerekli donanımlarla kullanılması gereken bir ulaşım aracı. Peki, ne bu gerekli donanımlar.

KASK
Olmazsa olmaz hatta motoru almadan önce temin edin ki motorunuzu aldığınızda birde kask almayı beklemeyin motorunuza binmek için.

Çeşitli modellerde kasklar mevcut. Tas gibi kafaya takılan Nazi kasklarından tutunda karbon kevlardan üretilen full face”lere kadar geniş bir yelpazede ürünler mevcuttur.

Tabi bu kadar geniş bir ürün yelpazesi yine geniş bir fiyat aralığı şansı sunmaktadır biz motoseverlere. Her cebe her motora uygun kasklar bulmanız mümkündür.

Kask seçiminiz yaşadığınız bölgedeki hava şartlarıyla da yakın alakalıdır. Özellikle sahil kenarı sıcak il ve ilçelerimizde yaşayan arkadaşlarımıza flip-up dediğimiz çeneden açılan istenildiğinde yarım kask gibide kullanılan veya ¾ denilen kasklardan tavsiye edeceğim. Yaşanmış tecrübelerden bu bölgelerde full-face kask çok sıcak olduğundan takılmamakta ve binicileri kasksız kullanma itmektedir. Oysa düzgün seçilen bir kask başımıza direk gelecek güneş ışığını kesecek ve daha serin bir sürüş keyfi sunacaktır.

Görülüyor ki kask tercihimizde yaşadığımız yerdeki hakim iklimden tutun, kullanacağınız motosiklete, cebinizdeki paraya kadar çeşitli etmenler rol oynamaktadır. Eğer fikir danışmak isterseniz yakınlarınızda size yardım edecek konu hakkında deneyimli motorcular bulacaksınız.

MONT
Kask kadar önemli bir giysi daha, montlarında deri, tekstil, yazlık, kışlık, su geçiren, geçirmeyen… vs farklı özelliklerde olanlarını bulacaksınız.

Hem deri sektöründe hem de tekstil sektöründe dünya devlerinden biri olan ülkemizde bu sektöre yatırım yapmayan iş adamları da işallah bu satırları okuyup kendilerine mesai çıkartıyorlardır.

Fiyatları 150–200€ civarından başlayıp 700–800 € civarına varan bu özel, korumalı montlar ülkemizde çok daha ucuza çok daha kaliteli üretilip pazarda müşteriye sunulması mümkündür.

Mont seçimimizde ilk dikkat etmemiz gereken husus; montumuzun düşme çarpma gibi durumlarda bizi koruyabilecek uygun korumaya sahip olmasıdır.

ELDİVEN
Önemli aksesuarlardan biri de eldivendir. Özellikle düşmelerde ilk feda ettiğimiz organımızdır elimiz. Kafamızı veya diğer uzuvlarımızı korumak için hemen onu kullanırız. Bu yüzden motosikletçilere özel yapılan hem avuç içinde hem de el ve parmak üstlerinde korumalar bulunan eldivenler bizlerin birçok kazada en uygun şekilde korunmamızı sağlayacaktır.

Bir başka önemli hususta eldivenin kesinlikle montun üzerine çıkacak kadar uzun olmasıdır. Bu hem yağan yağmuru içimize atmayacak hem de rüzgarın yol bulup montun içine girmesini engelleyecektir.

AYAKKABI-BOT
Diğer aksesuarlarda olduğu gibi ayakkabılarda çarpma sürtünme gibi hasar verecek durumlarda bizleri koruyacak özelliklere sahip olmalıdır.

PANTOLON-ALT-TULUM

Özellikle diz bölgesini ve baldırı koruyan donanımların kullanıldığı bu giysiler özellikle uzun yol ve soğuk havalarda ne kadar gerekli olduğunu hissedeceğimiz malzemelerdir.

TERMAL GİYİSİLER

Ülkemizde uygun hava şartları nedeni ile 12 ay motora binmeye uygun bölgelerimiz çoğunluktadır. Soğuk kış aylarında hava her ne kadar soğuk görünmese de sürüş esnasında rüzgâr hava sıcaklığını hatırı sayılır oranda düşürecektir. Bu yüzden lahana gibi kat kat giyineceğimize teknolojinin bizlere sunduğu imkânları değerlendirmeliyiz. Termal içlik dediğimiz tene yapışan ve su tutmayan giysiler her türlü ekipmanın altına rahatlıkla giyilir ve soğuktan maksimum oranda koruma sağlar.
Bu tip aksesuarları kamp, dağcılık ekipmanları satan yerlerden bulmamız mümkündür.

Tüm bu giysileri seçerken kullanacağımız yer, maddi durumumuz bizleri yönlendirecek önemli etmenlerdir. Özellikle seçtiğimiz kıyafetlerin üstünde reflektör (üstüne ışık geldiğinde parlama özelliği) parçalar olması bizim diğer sürücüler tarafından da rahatça fark edilmemizi sağlayacaktır.

Uygun ekipmanlar bizleri sadece kazalardan değil, yağmur,soğuk, sıcak gibi hava koşullarından da koruyacaktır.

Motor Kullanırken Uygun Konuşlanma

Motoru en doğru şekilde kullanmak için gerekli vücut pozisyonları nedir? Motoru kullanmamıza etkisi nasıldır? Bu ay bu konuyu işliyoruz.

Motoru değişen yol ve zemin şartlarına göre doğru şekilde ve doğru bir hızda kullanmanız gerekmektedir.

Motor kullanmayı öğrenmeye başladığınızda, doğru kullanma tekniklerini ilk baştan uygulamak çok önemlidir. Böylece ileride kronikleşecek yanlış kullanım alışkanlıklarının da önüne geçmiş olursunuz. Nasılsa motorun kontrolü ve düzgün frenleme için birçok deneme yapma şansınız olacaktır.

Doğru kullanım öncelikle motorun dengesini sağlayan çeşitli uzuvlarımızın doğru konuşlandırılmasını gerektirmektedir. Aşağıda doğru ve dengeli sürüş için uzuvlarımızın nasıl ve nerede konuşlanması gerektiğini detaylı olarak anlattık

VÜCUT POZİSYONU
Motosikleti kontrol edebilmek için vücudunuz motorun üstünde olması gereken en doğru pozisyonda olmalıdır.

Farklı motosiklet modellerinde vücudunuz farklı oturma düzenlerinde olmalıdır. Naked ve SS (süper sport) modellerde vücut öne doğru motorun üstünde yatar bir pozisyon sergilerken Enduro ve cross motorlarda motorun üstünde tam dik oturur pozisyonu alınmalıdır. Chopper modellerde ise ilk iki modelin aksine ayaklar önde vücut hafif geriye doğru yatık bir pozisyon alınmalıdır.

Yukarda ki farklı modellerde görüldüğü gibi ilk yapmanız gereken bindiğiniz motora göre en uygun pozisyonu alabilmenizdir.

SELE
Sele motosikletin gidonuna gereken yakınlıkta olmalıdır. Bu yakınlık motorun oturuş pozisyonuna göre kolların gidona dirsekten hafif bir kavisle rahatça uzanabileceği pozisyondur.

Ayrıca sele her ayak tabanımızı rahatça yere koyabileceğimiz şekilde uygun yükseklikte ayarlanmış olmalıdır.

DURUŞ
Vücudunuz motorun üzerinde motorun tarzının gerektirdiği şekilde kollarınızın gidona en rahat ulaşabileceği şekilde olmalıdır.

ELLER
Gidonu rahatça kavrayabileceğimiz, motorun yol üzerinde ki girinti ve çıkıntılardan hoplayıp zıplamalarından etkilenmeyecek şekilde rahat olmalıdır. Gidon tutuş pozisyonunda bileğinizin biraz aşağıda olması kazara gazı fazla açmanıza ve motorun kontrolünü kaybetmenize engel olacaktır.

DİZLER
Dizler sıkıca benzin deposuna yapışık tutulmalıdır. Bu şekilde oturmak özellikle dönüş pozisyonlarında daha kolay dengede kalmanızı sağlayacaktır. Yanlış bir inanış ise dönüş esnasında dönülen taraftaki dizimizi açarak dengeyi daha iyi sağladığımızı düşünmektir. Oysa dizi dışarı doğru açmak motor ve sürücüyü bir bütün olarak kabul ettiğimiz doğru sürüş pozisyonunda denge noktasını daha dışarı atarak motorun yol tutmasını zorlaştıracaktır.
Süper sportlarla yapılan pist yarışlarında pilotlar dizlerini açmakta hatta oturma pozisyonlarını bile değiştirmektedirler. Bu sadece yarışlarda limitleri zorlayan viraja gerektiğinden yüksek hızda giren pilotların düz gitmek için direnen motora ağırlıklarıyla max yatma açısını vermek istemeleridir. Oysa bizler viraja girerken en uygun hızı viraj girişi öncesinde almamız gerektiğinin bilincindeyiz ve kimseyle yarış halinde de değiliz.

AYAKLAR
Ayaklar ayaklıkların üzerinde olması gereken yerlerde olmalıdır. Doğru ayak konuşlanması uygun denge için çok önemlidir. Motor hareket ettikten sonra ayağı yere koymak veya motorun hareketiyle birlikte yürümek tehlikelidir. Ayağımızın yerde bir nesneye takılması veya ufak bir çukura girip motorunuzun yan yatması motorun dengesini kaybettireceği için sonu sakatlanmayla bitebilecek kazalara neden olabilir.

Özellikle motor kullanırken bağcıklı ayakkabı tercih etmemeniz güvenliğiniz için en doğru olandır. Ayakkabıların bağcıkları gevşeyerek rüzgarın da etkisiyle motorun ayaklıklarına fren veya vites koluna takılarak durmak istediğinizde ayağınızı yere koyamamanıza neden olabilir.

Ayaklarınız ayak kontrollerinin hemen üzerinde kullanmaya hazır tutun. Bu şekilde gerektiğinde en hızlı reaksiyonu vermeniz mümkün olacaktır.

Özellikle bozuk yok şartlarında vücut ağırlığınızı ayaklarınızla dengelemeniz en mantıklı seçenektir. Aksi halde ayaklarınız sert bir darbede ayaklıktan düşecek buda dengenizi kaybedip motoru devirmenize sebebiyet verecektir.

Motorunuzun Aküsü biterse ne yaparsınız ?

Başlık Motorunuzun Aküsü biterse ne yaparsınız ?
Açıklama Motoru Vurdurarak Çalıştırmak..
Gönderen ashkin
Belki bir gün ihtiyaciniz olabilir diye kisaca dilimin dödüğünce yazayım istedim.Kontagi acik unuttugunuzda yada akunuzun sorunlu olmasi halinde vurdurrarak çalıştırmak zorunda kalabilirsiniz.
(ben bir kac kez kontağıi açıkk unutup akü mu bitirmiştim de  )

evet oncelikle akunuzun problemi oldugunu yada tukendigini hersey normal acik konumda iken mars dugmesine bastiginizda cııırrrrrr diye bir ses geliyorsa bilin ki nefesi yetmiyor akunuzun motoru calistirmaya.

yapılacaklar.

Eger 2 kisi iseniz isiniz kolay. 

2 Kişi iseniz yada yardimci birilerini buldu iseniz :
Sürücü motorun ustunde kontak acik vites 2 ye takilmis sekildedir.
Yardimci kisi motorun arkasinda ve itmeye hazirdir.
Sürücü Debriyaji ceker ve arkaya bagirir. “İİİİTT.”
sürücü hafif popsunu seleden havaya kaldirir ve motorun hizlanmasini bekler.
yardimci arkadas itmeye baslar. Uygun hıza eriştiğinizi hissetiginizde havada bekleyen poponuz ile bir anda selenin arka tarafina dogru hizla oturursunuz tam otururken ayni anda debriyajida bir anda birakirsiniz.
TIRRRRR calıştı bile motorunuz.
İşin püf noktasi popo seleye baski uyguladigi anda Debriyajida eş zamanli olarak birakmak.

Tek Kişi iseniz (Yalnız iseniz) :
Motoru dik konuma getirin ve motorunzun solunda gidonu duz sekilde durur pozisyon alin.
Kontağı açın. Vitesi 2 ye alin. Debriyajı çekin.
Sonra ya Allah deyip kosturmaya baslayin. Yeterince hızlandığınızı hissettiğinizde (100 km/h degil tabii ki  ) motoru dik tutmaya calisarak bir anda poponuz ile sele nin arka kismina dogru bir anda oturun ve ayni anda da debriyaji birakin. (eş zamanli olarak). motor çalıştı ve siz ustunde yan oturuyorsunuz demi. Boyle yola devam etmeyin tabiiki. Hemen debriyaji cekip boşa alin ve tatli tatli gaz vererek stop etmesini engelleyin ve üzerine atlayip yolunuza devam edin.

dikkat edilecek diger noktalar :
* Mumkunse hep bir yardimci bulmaya çalışın.
* Kontak ve Start Switch OFF ta olmasın. Haybeye iktirmis olmayin motorunuzu. Dil 5 karış dışarıda küfür edersiniz sonra 
* Motosiklet duz bir sekilde ilerlemelidir.
* Zeminin islak, kaygan, tozlu vb. olması durumlarda arka tekerlege yeterli guc binmedigi icin kaymaya devam edebilir ve tatsiz durumlar meydana gelebilir. dikkat.
* İtici yardimci arkadas iktirirken frene felan yanlislikla basilmamali yada bir anda calisitrip gazlayip yardımcı arkadaştan kaçılmamaldır.

Aşkın Kaymaz

Kadıköy Sürücü Kursları

Kadıköy’deki sürücü kurslarına ulaşmak için tıklayın. kadıköy sürücü kursları

Uzun Yol Rehberi

Uzun yol rehberi az sonra da yanınıza almanız gerekenler listesini göndericem ;)

1.Limitlerinizi bilin ve seyatinizi ona göre planlayın..
Eğer hayatınızda yaptığınız en uzun mesafe 500 km. ise, 800 kilometrelik bir yolculuğu aklınızdan bile geçirmeyin. Günlük kapasiteniz 500 km. de olsa 1500 km. de olsa yol uzadıkça sonraki günlerin performansı düşer. Unutmayın ki en tehlikeli zaman 3 ve 7. günler arasında kalan zamandır. En doğrusu bu zaman diliminde performansınızın %65’i kadar yol yapmayı planlamaktır. Aynı zamanda yola çıkmadan önce planladığınız zamanlamanın gerisinde kalma riskini düşünerek en az 1-2 alternatif rota fikriniz olmalı.

2. Yüksek hızları unutun.
Yüksek süratlerin ve uzun mesafe yolculuklarının ortak noktaları çok azdır. Ana yollardan uzak duran ve sakin kullanan bir sürücü otobanda hız rekoru kırmaya çalısan bir sürücüden daha fazla yol katedebilir, aynı zamanda manzaranın ve virajların tadını çıkarabilir. Bunu yanında süratin, benzinci aramak için harcanan daha fazla zaman anlamında sarfiyata, rüzgara karşı boğuştuğunuz için yorgunluğa ve belki de bir hız cezasına neden olacağını da unutmamak gerekir.

3. İlaçlarınızı ve kahve stoğunuzu evde bırakın..
En basit şekilde, ilaçlar ve diğer uyarıcılar işe yaramazlar. Eğer dikkatinizin devamını sağlamak için kahve, kola ya da başka bir uyarıcı ihtiyacı hissediyorsanız, o gün için sürüşü sona erdirmenin ciddi bir uyku çekmenin vakti gelmiştir.

4. Motorunuzu yolculuğa hazırlayın.
Lastikleriniz, zinciriniz, motor yağınız gibi elemanlar yola çıkmadan önce mümkün olan en iyi şartlarda bulunmalıdır. Aksi halde yolda başınıza gelecek bir sorun size oldukça fazla zamana ve hatta belki evinizde halledebileceğinizden daha pahalıya malolacaktır.

5.Yolculuktan hemen önce akseuar temin etmekten kaçının.
Yeni kaskınızın rahat olmadığını veya yeni yağmurluğunuzun su geçirdiğini öğrenmek için yolculuk çok iyi bir tercih değildir. Bunun gibi aksesuarlarınızı daha önceden deneyin ve yolculuk sırasında macera yaşamayın.6. Yola çıktığınızda hazır olun. Yolda alışveriş ile vakit kaybetmeyin..
Mutlaka bir check list yapın ve yola çıkmadan önce kontrol edin. Yoksa çok değerli sürüş veya dinlenme zamanınızdan çalmak durumunda kalırsınız

7. Yaşamak istiyorsanız, kamyonlardan uzak durun.
Kamyonlar uzun ve büyük araçlardır. Direksiyonlarındaki ufak oynamalar ile arka kasasının oldukça büyük hareketler yapmasına neden olur. Kamyon şöförleri arkalarında kendilerini takip edenlerden rahatsız olurlar. Bu rahatsızlık dikkatlerinin dağılmasına ve size çarpmalarına yol açabilir. Ayrıca ağır yük taşıdıkları için lastik patlatmaları, kasasından bazı şeylerin dökülmesi veya fırlaması çok olağandır. Yakınınızda patlayan bir lastik veya dökülen bir şey ölümünüze yol açabilir. Ayrıca kamyonun arkasında seyrederseniz, önünüzü göremeyeceğiniz için kamyonun ani bir fren yaptığını ancak arkadan ona çarptığınızda anlarsınız.

8. Hiçbir zaman durabileceğinizden daha hızlı gitmeyin.
Ağır bir sis içinde şehirlerarası bir yolda seyahet ettiğinizi düşünün. Aniden sol şeritte duran bir araba görüyorsunuz. Çarpmadan önce durabilirmisiniz? Benzer bir örnek açık hava için de geçerlidir. Viraja sadece 20 km. daha hızlı girerek ilersini görememe ve 6 ay hastanede yatma riskini alırmıydınız? Bu şekilde düşünerek ertesi gün yaşıyor olmanızı sağlayabilirsiniz.

9. Daha hızlı gitmek için durmayı öğrenin.
Kendinizin yolda hangi hız aralığında motor kullandığını bilmelisiniz. Eğer süratiniz bu ortalamanın altına düşüyorsa mola vermenin vakti gelmiştir. Belki biraz uyuyabilir veya kısa bir yürüyüş yaparak bacaklarınızı ve kaslarınızı yumuşatabilir ve beyninize oksijen pompalayabilirsiniz.

10. Ne zaman durmanız gerektiğini bilin!
Bir saniye için bile gözünüzün kapandığını hissederseniz hemen en yakın yere çekin ve dinlenin. Eğer bir türlü istediğiniz sürata ulaşamıyor veya devamlı olarak hız kaybediyorsanız uykunuz gelmiş demektir. Aynı şekilde sinyalleri açık unutmak veya benzincide durup durmamak konusundaki kararsizliklar hep yorgunluk belirtileridir.

11. Doğru bir psikolojik durumda olun.
Yağmur, sıcak, soğuk gibi özellikle yolda olmaktan hoşlanmadığınız durumlarla karşılaşırsanız yola çıkmayın. Çünkü bu durumda negatif elektrikle başlayacağınız yolculukta yola konsantre olmak yerine hep içinde bulunduğunuz duruma kanalize olacaksınız. Bu yolculuk için tehlikeli bir durum yaratabilir.

12. Akıllıca toplanın ve gerekli kişisel eşyaları el altında bulundurun.
Güneş gözlüğü, kremler, lens suyu, fener, lastik basıncını ölçtüğünüz aleti, haritanızı ve diğer gerekli malzemeyi el altında bulundurun. Bunlara ihtiyaç duyduğunuz anda ulaşamazsanız, kullanamazsınız. Haritasızlık nedeniyle yolunuzu kaybederseniz değerli zamanınız kaybolur, veya güneş altında yanmış bir kafaya asla kask takamazsınız. Ruhsat, sigorta gibi gerekli evraklarınızı ise güvenli ve sudan korunaklı bir şekilde tutmalısınız13. Benzin ve yemek molalarını ayırın.
Benzin aldıktan sonra (kendi başına küçük bir mola) soyunup yolun karşısındaki lokantada yemek yemek ile 50 km ilerdeki lokantada yemek arasında zamansal bir farklılık olmayacaktır. Sonuç olarak elde edeceğiniz 1 tanesinin zamanı karşılığı 2 mola.

14. Benzine, ihtiyaç duymadan alın.
Benzin alma şansınız varsa kullanın. Daha sonra benzininiz çok azalırsa aramak için kaybedeceğiniz zaman daha fazla olacaktır.

15. Yağmurlukarınızı, yağmur yağmadan giyin.
Eğer yarım depodan daha az benzininiz varsa niye hem benzin almak hem de yağmurluklarınızı giymek için durmuyorsunuz. Bu hem çabuk hem de guvenli bir yoldur. Yağmur yağarken yol kenarında giyinmeye çalışırsanız yarım metre ötenizden süratle geçen ve yerden kalkan su yüzünden sizi görmesi engellenecek olan arabalarla mücadeleederek büyük bir risk alırsınız.

16. Lastik tamir seti taşıyın ve nasıl kullanacağınızı bilin.
Mutlaka bir lastik tamir kiti taşıyın ve nasıl kullanılacağını bilin. Eğer bu konuda daha önceden pratik yapmazsanız yolda başınız derde girerse hem çok zaman kaybedebilir hem de bu uğraşınız sonuçsuz kalabilir.

17. Takım çantanızı genişletin.
Birçok motorsikletin takım çantası yetersizdir. Bu takımları bir rehber gibi kullanarak kaliteli malzemelerle genişletin ve bir de dijital bir voltmetre edinin.

18. En az 2 litre su taşıyın.
Su stoğunuz 2 şekilde bulunmalıdır. 1. El altında içme suyu olarak, ve 2 acil durumlar için. Kendinize bir iyilik yapın ve acil durumlar için ayırdığınız suyu hemen ulaşamayacağınız bir yerde saklayın. Böylece gerçekten ihtiyaç duyduğunuzda orda olur.

19. Sıkıntıdan kurtulmayı öğrenin.
Sıkıcı yollarda bir walkman çok işe yarayabilir. Depo üstü çantada yolda atıştırmak üzere tatlı şeyler taşımak hep çalışan bir yoldur. Ayrıca ekşi bir limon suyu damlası bir anda şok etkisi yapacak ve sizi biraz daha idare edecektir.

20. Bir çekici servisine dahil olun.
Sigortanızın bir arıza durumunda sizi ve motorunuzu bulunduğunuz yerden kurtaracak fasiliteleri olmasına dikkat edin. Bu olmazsa mutlaka bu tip servisler veren kuluplere üye olun.

21. Sağlıklı yiyecekler yiyin.
Fast Food ve uzun yol yolculukları kötü bir kombinasyondur. Sabahları yulaf gibi tahıl tarzı yiyecekler yada tostla birlikte 1 yumurta iyi bir seçimdir. Tereyağından uzak durun. Öğle yemeği hafif ama sağlıklı bir şekilde yapılabilir. Akşam yemeği ise mutlaka salata ve makarna gibi karbonhidratlı bir yiyeceği kapsamalıdır. Unutmayın; “Doğrusunu yiyemiyorsanız hiç olmazsa hafif yiyin.”

22. Günün doğru zamanlarında yemek yiyin.
Standart iş temponuzun psikolojisinden kurtulmak için haftasonu erken, haftaiçi geç kahvaltı ediniz. Akşam yemeklerinin geç sayılmayacak saatlerde yenmesi gerekmektedir. Uzun bir yolculuk gününün sonunda geç yenilen bir akşam yemeği beraberinde rehaveti getirecektir. Bu da hemen uyku dolayısıyla ertesi sabah zinde olmayan bir vucüt anlamına gelir. Öğle yemekleri için kalabalık olmayan yerler seçilmelidir. Bu çok değerli zamanınıza mal olabilir. Eğer başka şansınız yoksa akıllıca davranarak ve önce siparişinizi vererek gerekli telefonları etme, motoru kontrol gibi rutin işlerinizi bu bekleme süresinde halledebilirsiniz.

23. Şehir sınırlarını geçerken dikkatli olun.
Genellikle yollar belediyelerin sorumlulukarındadır. Yani her 50 km.’de bir farklı bir belediyenin sınırına girebilirsiniz. Bu da değişik mühendisler ve farklı metodlarla inşa edilmiş yollar demektir. Bu sınırları geçtiğinizde dikkatli olun. Asfalt kalitesi, yol işaretleri, trafik işaretleri gibi şeyler değişmis olabilir. Bu sizin sürüş stilinizi etkileyecektir.

24. Bir elektrikli battaniye kullanın.
Üşümek için sıcak bir günün ardından güneşin batması veya yağmurlu bir havada sürüş yeterlidir. Böyle durumlarda elektrikli battaniye hayat kurtarabilir.

25. Bir cep telefonu taşıyın.
Bir cep telefonu ve çekici servisi veren bir sigorta yolda çok işinize yarayabilir.

26. Ağrı ve acılar için asprin taşıyın.
Asprin sizin vücut ısınızı düşürür. Ağrılarınızdan dolayı asprin alıyorsanız, vucudunuzu soğutacağını lütfen bilin. Ayrıca asprin pıhtılaşmayı önleyen bir maddedir. Kanayan açık bir yaranız varsa asprinden uzak durun.

27. Yanınızda vitamin bulundurun.
Normalde her gün one – a – day tarzı bir vitamin almak önerilebilir. Ancak yaz ve kış sürüşlerinde durumlar çok farklıdır. Doktorunuzun tavsiyelerine uyunuz. Uzun mesafe sürüşlerinde krampları engelleyecek tarzda olan vitaminlere bakın.

Ehliyetsiz Olmak Her Durumda Suçmu Sayılır ?

Trafik kazalarında yeni TCK 179 maddesinde dava açılmaktadır. Ehliyetsiz sürücü trafik kazalarında ila kusurlu diye bir şey söz konusu olamaz ehliyetsiz olan sürücü Trafik kazasına karışmış ise ve herhangi bir ihlal yapmamamış o kazada kusur verilemez.Yeni TCK göre ceza mahkemelerinde kusur oranını sadece mahkemeler vermektedir hukuk mahkemelerinde bilirkişi tarafında kusur verirmektedir.Bilirkişiye vermiş olduğu karar mahkemeye bağlanmaz.Ehliyetsiz sürücü kırmızı ışıkta durmuş arkadan gelen araba ona çarpışsa arkadan gelen sürücü 1 dereceden kusurlu olduğu ve öndeki aracın kusuru bulunmamaktadır.Eskiden araca binen sürücü kazaya karıştımı mutlaka 8-2 kusurlu derledi şimdik ise Uluslararası eğitim almış teknik bilirkişi arkadaşlarımız ve Eğitimli trafik polisi arkadaşlarımız bu yanlışa düşmüyorlar.
Alkollü sürücü Trafik Kazasına karışmışsa kazanın durumuna göre hareket etmekiyiz ve şunuda unutmayalım 2918 KTY 972-c-2 Alkollü sürücü ölümlü ve yaramalı trafik kazasına karışmışsa ağır kusurun varlığı kabul edilmektedir.Bu yüzden trafik kazalarını kusurları araştırıken illiyet bağı ve 2918 sayılı trafik kanunu bilmelidir ve şunu bilinmeli ki yola inen her yaya kusuludeğirdir.Trafik Kazalarında 179 maddesine giren ihlal vvarsa şahış ceza alır.arac kullanırken kanunları iyi bilmek gerekir saygılarımla

UZUN YOLDA CANLI KALIN ?

Bu yazının hedefi, size “demokratik” bir ülkede sosyal demokrasinin cevherlerini veya sorunlarını anlatmak değil.Bu yazının tek hedefi sizlerin ,bugün yaz tatilinden,yarın bayram tatilinden dönerken canlı ve tek parça halinde sevdiklerinize ulaşmanızı sağlamak.Bir birimizi ciddiye aldığımıza göre her yıl onca vatandaşımızı yok eden trafik kazalarını ortadan kaldırmak için çalışmamız lazım.Umarım zaten araba kullanırken bunların çoğunu uyguluyorsunuzdur ve yine inanmak istiyorum ki ,bu yazı hiçbir zaman “çok geç” aklınıza gelmez.
Uzun yol kullanacaksanız ,lütfen hiç olmazsa sevdiklerinizin uğruna hayatınızı ciddiye alın.Yola çıkmadan önce son gece en fazla 1-2 kadeh şarap yada tek duble rakı için.En az 6 saat uyuyun.Yola çıkarken yanınıza su ve atıştıracak bir şeyler alın,kan şekeriniz düşmesin,susayarak konsantrasyon kaybetmeyin.tercihen arabanın içine ağır çanta ve eşya koymayın ve siz dahil dört kişiden fazla olmayın.Sizi şoför olarak hiç kimsenin sinirlendirmesine izin vermeyin.Sizinle kavga edenler var ise ,gerekirse onları en yakın otobüs durağında indirin .Yarının dertlerini yolunuza ortak etmeyin.İşlerinizin stresini ve sorumluluklarınızı ertesi güne saklayınız.Arabanızın lastikleri ,frenleri veya debriyajı iyi durumda değilse uzun yola gitmeyin.Ayna ayarlarınızı yola çıkmadan tekrar yapın ve aşırı yemek yemeyin.Klimayı sürekli çalıştırmayın.Ayaklarınızın altına pedalların arasına bir şey düşürmemeye dikkat edin,düşürseniz de üşenmeyin,arabayı sağa çekip yerden alın.Yanınızda sevdiğiniz müzikler bulundurun.Yolu ve geçen saatleri hissetmezsiniz.
Yetişeceğiniz bir feribot,bir düğün ,bir iş randevusu vs varsa,yola hesapladığınızdan en az bir saat önce çıkın.Dünyanın en kötü şeyi bir yere belirli bir saatte ulaşma mecburiyeti karşısında yapılan hızdır.Yolda kışkırtıcı şekilde arabanızın arkasına yapılan kimseyle yarış yapmayın.Şehirlerarası tehlikeli bir şekilde araba kullanıp sizi sinirlendiren kötü şoförleri yakalayıp cezalandırmak veya ıslah etmek gibi bir göreviniz olmadığından kesinlikle emin olun.Bu gibi trafik korsanlarının plakasını almakla yetinin ve onları kendi kaderleriyle baş başa bırakın.Onlar yüzünden ölmeye hiç değmez ve yolda bin kişiye eğitim veremezsiniz.
Yağmur yağarken ,(özellikle en başında ve çok yağdığında)yollara mıcır dökülmüşken ve kent ve kasabalardan geçerken,özellikle yavaş ve kontrollü gidi.Sol şeridi yalnız görüş sahası müsaitken sollamak için kullanılan ve özellikle düşük hızda giderken sağ şeritte kalın.Önünüzdeki araca yapışmayın,fren için mesafe bırakın ,gözünüzü yoldan ayırmayın.Kör noktayı düşünerek başınızı sola çevirmeden kesinlikle şerit değiştirmeyin.Özellikle yağışlı havalarda direksiyona iki elle tutun.Virajlara hız yaparak girmeyin.Çıkmanız gereken kavşağı kaçırıyor olduğunuzu görüyorsanız ,son anda alacağınız kararla o çıkışı almaya kalkışmayın,direkt takla atarsınız.genellikle 15 dakika kaybedip ileriden dönüp tekrar gelin.arabanızın limitlerini zorlamayın.
Yokuşları çıkacağınız vitesle inin.Yandan ana yola girmek isteyenleri klaksonla ikaz etmekten çekinmeyin.Özellikle size doğru bakmıyorlarsa…Yaya ve hayvanlara özellikle dikkat edin. Geceleri uzun farlarınızı sürekli yakmayın.Sis lambalarınızı kullanmayı öğrenin.Benzin almak için, yakıtınızın dibe vurmasını beklemeyin.En geç 1/3 depo benzin kaldığında derhal bir benzincide durun.Her zaman aradığınız petrol şirketini bulamayacağınızı bilin ve inat etmeyin.
“Hiç mola vermeden on saat araba kullandım” gibi iptidai övünç konularından uzak durun.Gece(veya gündüz) uykunuz gelirse yola devam etmeyin,bir motelde kalın veya yüzünüzü ısrarla,üşenmeden durup soğuk suyla yıkayın veya bazı benzincilerde satılan ve başınızı eğdiğinizde de tiz bir uyandırma sesi çıkaran kulak arkası ikaz aletini çekinmeden kullanın.İnanın gerçekten çok işe yarar.Araç kullanırken ,sevdiklerinizi düşünerek; başkalarının yapabilecekleri hatalardan da sorumlu olabileceğinizi ve iyi bir şoförün herkesin potansiyel dikkatsizliklerini de hesaplayarak araç kullandığını unutmayın.Kazasız araç sürmeniz ancak buna bağlıdır.
Son iki hatırlatma: Sol kolunuzu camdan sarkıtmayın. eve üç-dört kilo hafiflemiş gitmenin bir yararı olmaz. Bir de, kazaları yalnız başkalarının başına gelmez. Boş yere üçüncü sayfa haberi olmayın. Bu toplumun size ihtiyacı var. Cumhuriyet okuru oluşunuzdan belli. Bu yazıyı kesip her uzun yolculuğunuzdan önce okumanızı ve sevdiklerinize yollamanızı öneririm.
Bir başka yazımda siz sürücüye değil,trafiğimizi yönlendiren devlet görevlilerini ikaz edeceğim.Çünkü onların “suçları” da en az dikkatsiz trafik canavarları kadar yüklü…

Yazan:Bedri Baykam

Araç Aynaları Farkı ?

Önce dikiz aynası ile başlayalım. Dikiz aynasını gece konumuna getirince, arkadaki arabaların farlarının ışıklarının sizi rahatsız etmeden nasıl arkayı görebildiğinizi hiç merak ettiniz mi? Eğer evinizde gece ışıklar açık ve dışarısı karanlık iken pencerenin önünde durursanız, camdan aksinizi bir aynaya yakın netlikte görebilirsiniz. Dikiz aynalarında da bu özellik kullanılır.Dikiz aynasında arka arkaya ama birbirine açılı,’ V şeklinde, önde düz bir cam, arkada ise normal düz bir ayna vardır. Normal gündüz konumunda ayna kısmı dik durumdadır ve camdan geçen ışıklar burada yansıyarak arkanızı görmenizi sağlarlar.
Dikiz aynasını gece konumuna getirince, cam kısmı dik duruma gelir, açılı hale gelen ayna kısmı ise arabanızın tavanını gösterir. Bu pozisyonda ayna kısmı tamamen karanlık olan arabanın tavanını camın arkasına yansıtır ve evdeki cam örneğinde olduğu gibi, dikiz aynasının cam kısmından arkadan gelen ışıkları nispeten az ve gözlerinizi rahatsız etmeyecek şekilde görebilirsiniz.
General Motors ilgilileri, şimdi yeni bir dikiz aynası geliştirdiklerini söylüyorlar. Bunda sadece tek bir yansıtıcı yüzey olacak ve üzerindeki özel film tabakası sayesinde geceleri parlak far ışıklarını düşük düzeyde yansıtacak.
Birçok sürücü arabalarının sağ ve sol tarafındaki aynalarda-ki görüntülerin farklılıklarına dikkat etmez. Genellikle sürücü tarafındaki ayna, düz ayna olup arkadaki arabaların gerçek boyut ve uzaklıklarını gösterir.
Sağ taraftaki ayna düz değil bombelidir ve cisimleri daha küçük gösterir. Bu da sürücülerin arkalarındaki araba daha uzaktaymış gibi algılamalarına sebep olur. Ancak bu hali ile sağ taraftaki ayna arkayı daha geniş açıdan görme ve özellikle sağ arka kör noktayı daha iyi izleme imkanını sağlar.
80′li yıllarda kullanıcıların istekleri doğrultusunda başlayan bu farklı görüntülü ayna konulmasının getirebileceği sakıncalar göz önüne alınarak, son zamanlarda yeni arabalarda sağdaki aynaya ‘arabalar görüldüğünden daha yakındadırlar’ şeklinde bir ikaz yazılmaya başlanıldı. Şüphesiz sağ tarafa da bire bir ölçekte gösteren bir düz ayna konulabilir ama burayı bombeli aynadaki kadar çok geniş açıdan gösterebilmesi için, bu aynanın yüzeyinin de çok büyük olması gerekir.

Trafik Kazaları Oluş Nedenleri

TRAFİK KAZALARININ OLUŞ NEDENLERİNE İLİŞKİN İSTATİSTİKİ BİLGİLERİN DERLENMESİ VE DEĞERLENDİRİLMESİ HAKKINDA YÖNERGEOnay Tarihi :14.01.1982
Onay Makamı :İçişleri Bakanı
I.BÖLÜM
AMAÇ-KAPSAM
Amaç
Madde l-Trafik kazalarının oluş nedenlerini insan, araç ve yol gibi kusurlu unsurlar açısından değerlendirmek ve sonuçlarına göre önleyici tedbirler almak üzere, sağlıklı ve güvenilir istatistiki bilgiler derlemektir.
Kapsam
Madde 2- Trafik kazalarının nicelik ve nitelikleri bakımından inandırıcı ve gerçek sonuçlarını elde edebilmek ve bu konuda trafik ünitelerindeki farklı uygulamalara son vermek üzere, geliştirilmiş bulunan KAZA BİLDİRİM, formlarının doldurulması, DÖKÜM FORMLARINA işlenmesi, değerlendirilmesi ve yayınlanmasına ilişkin hükümleri kapsar.
II.BÖLÜM
TRAFİK KAZALARI BİLDİRİM FORMUNUN MUHTEVİYATI TANZİM ESAS VE USULLERİ
Madde 3-“Trafik Kazaları Bildirim Formu” kaza tahkik görevlisi tarafından kaza mahallinde gerekli incelemeler yapıldıktan sonra bizzat doldurulur.
İHTİVA ETTİĞİ BİLGİLER İLE DOLDURULUŞ ESAS VE USULLERİ
a.Kaza Yeri ve Zamanı
Kaza yerinin kesin adresi, şehiriçi ve şehirdışı yollara göre, hangi yolda hangi istikamete ve kaçıncı km.de hangi tesisin önü, yanı veya civarında meydana geldiği, kesin tarih, ay, gün ve saat olarak yazılır.
b.Kazaya Karışan Taşıtların Cinsleri
Bu bölüm Ülkemizde meydana gelen trafik kazalarında, yabancı uyrukluların karıştığı kaza miktarları, milliyetleri, kusur durumları ile Türk uyrukluların karıştığı yabancı plakalı taşıtlar ve Türk plakalı taşıtların cinsleri ve plakalarını kapsamaktadır.
Kazaya karışan taşıtların cinsleri, miktarları, plakaları, şoförleri yabancı ise, hangi millete mensup olduğu yazılacak, kusur durumları ise, (yalnız yabancılar için) “ KUSUR DURUMU ” bölümünün altında bulunan kutulara (x) işareti koymak suretiyle belirlenir.
c.Kazazedeler
Bu bölüme, kazaya karışan kazazedelerin Adı-Soyadı, cinsiyeti itibariyle kadın veya erkek oluşu, yaş durumu, yaya, yolcu, şoför veya sürücü olduğu, yaralı ise hafif yaralı veya ağır yaralı olduğu, ölmüş ise, ölü olduğu ilgili bölümün ilgili sahifesine yazılacak ve kutular kazazedenin durumuna göre işaretle belirlenir.
d.Yayaların Kusurları
Kazaya karışan taraflardan biri yaya ise, yani kaza yayaya çarpmak suretiyle meydana gelmiş ise, yayanın yaya geçidi dışından geçmek, yola birden çıkmak, duran taşıtın yanından çıkmak, taşıt yolundan yürümek, yolda oturma veya oynamak, taşıta asılmak, sarhoşluk, kırmızı ışıktan geçmek gibi bu kabil kural dışı davranışı ihlal edilen kural karşısındaki boş kutuya işaretlenir.
e.Kazanın Oluş Şekli
Kazanın oluşu; çarpışma, duran araca çarpma, sabit cisme çarpma, hayvana çarpma, devrilme, araçtan düşme, yayaya çarpma, bisiklete çarpma veya diğer şekillerde meydana gelmiş ise meydana geliş şekli ilgili hanenin sağ hizasına tekabül eden kutuya işaretlenir.
f.Şoför Ve Sürücü Kusurları
Meydana gelen kaza; taşıt şoför veya sürücüsünün bizzat aşırı hız, yakın takip, hatalı sollamak, kırmızı ışıktan geçme, geçiş hakkını vermemek, hatalı dönüşler, yanlış şeritten gitmek, hatalı duruş ve park etme, dur işaretlerinde durmamak, uygunsuz taşımak, tedbirsizlik, dalgınlık, yorgunluk, uykusuzluk, alkollü araç kullanma, ehliyetsizlik veya diğer sebepler gibi şahsi kurusu neticesi meydana gelmiş ise, ihlal edilen kural şoför veya sürücüsünün şahsi kusuru olarak, ilgili hanenin karşısına işlenir.
g.Tekniz Arıza
Trafik kazası, fren patlaması, rot çıkması, lastik patlaması, aks kesmesi veya benzeri teknik sebeplerden meydana gelmiş ise, meydana geliş nedeni ilgili satırın karşısına tesadüf eden kutuya işaretlenir.
h.Hava Durumu
Kazanın meydana geldiği anda, havanın açık, yağmurlu, karşı, sisli veya fırtınalı oluş durumuna göre, ilgili satırın karşısına mevcut durum işaretlenir.
ı.Yol Durumu
Kazanın meydana geldiği sırada hava muhalefeti dolayısıyla yolun kaplama sathı şayet kuru, ıslak, çamurlu, karlı veya buzlu ise, bu durum; ilgili hanenin karşısına işlenir.Ayrıca yolun yapısı ve kulanım amacı; trafik akımına göre otoban, çift yönlü yol, tek yönlü yol durumuna göre değerlendirilerek, ilgili hanenin karşısına işaretleme yapılır.
j.Kaza Yeri Denetim Ve Kumanda Durumu
Kazanın meydana geldiği mahal daha önce veya kaza sırasında Trafik Polisi’nce devamlı veya zaman zaman veya hiçbir zaman denetim altına alınıp alınmadığı, ışıklı işaretin bulunup bulunmadığı, ışıklı işaret ve trafik polisinin birlikte bulunup bulunmadığı tespit edilerek neticesi bu bölümün ilgili hanesine işlenir.
k-Aydınlatma Durumu
Kaza, zaman itibariyle gündüz, gece, alaca karanlık veya karanlık durumuna göre hangi zamanda meydana gelmiş ise, ilgili hanesine işaretlenir.
l-Kusurlu Unsurlar
Kazaya tesir eden faktörler başlığı altında mütalaa edilen, bu bölümde, insan, yol, araç gibi kazaya sebebiyet veren kusurlu unsurlar tespit edilerek ilgili haneye işaretlenir.

m-Kaza Neticesi
Kaza, hasarla, ölümle veya yaralanma ile neticelenmiş ise, sonucuna göre ilgili bölüme gerekli işaretleme yapılır.
n-Trafik kazaları bildirim formunun ilgili bölümleri doldurulurken, bölüm başlıklarına bağlı haneler karşısında bulunan boş kutuya (x) işaret konur.Düzenleyen kaza tahkik görevlisi imzaladıktan sonra diğer işlemler yapılmak üzere, istatistik kısmına teslim edilir.
III.BÖLÜM
KAZA BİLDİRİM FORMUNDAKİ BİLGİLERİN DEĞERLENDİRME FORMLARINA İŞLENMESİ
Madde 4-Kaza bildirim formları, kaza tahkik görevlilerince istatistik birimine teslimini müteakip birim yetkilisince kazanın oluş tarihi ve saatine göre her birine ayrı bir sıra numarası verilir.
Verilen bu sıra numarası aynı zamanda değerlendirme formlarının sol üst köşesinde belirtilmiş olan “KAZA NO” hanesine yazılır.Bütün formlar verilen bu numara sırası esasına göre doldurulur.
Madde 5-Değerlendirme formları 20 adet olup, muhteviyatı ve yıl sonundaki değerlendirme sonuçlarına göre yayınlanacak istatistiki bilgilere esas olacak tabloların hangilerinin kaç nolu form neticelerine göre, tanzim edileceğine dair esaslar aşağıda belirlenmiştir.
1 NOLU FORM: Kaza, ölü ve yaralı sayıları, bunlardan kazazedelerin yaya, yolcu, şoför ve sürücülere göre dağılımı ve maddi hasar miktarını ihtiva etmekte olup, 1-2-3 nolu tablolar ile A-B-C, nolu grafiklerin tanzim ve yapımında faydalanılır.
2 NOLU FORM: Kazanın oluş şeklindeki durumları ihtiva etmekte olup, sonucuna göre 4 nolu tablonun tanzimi sağlanır.
3 NOLU FORM: Kazaya karışan taşıt tiplerini belirtmekte olup, 5 ve 6 nolu tabloların oluşturulmasında yararlanılır.
4 NOLU FORM: Türk ve yabancı uyruklu şahıslar ile bunlara ait yerli ve yabancı plakalı taşıt tiplerini ihtiva etmekte olup, 7 nolu tablonun tanzimi sağlanır.
5 NOLU FORM: Aylara göre kaza miktarları ve bunların tabii sonucuna göre kazazedelerin durumlarını tespit etmekte olup, 8 ve 9 nolu tablolar ile GRAFİK C ‘nin tanzim ve yapımında yararlanılır.
6 NOLU FORM: Kazaların haftanın günlerine göre dağılımını, ölü ve yaralı sayılarını göstermekte olup, 10 nolu tablonun tanziminde yararlanılır.
7 NOLU FORM: Kazalar ve kazazedelerin günün saatlerine göre, dağılımını ihtiva etmekte olup, 11 nolu tablonun tanziminde yararlanılır.
8 NOLU FORM: Kazaların; şoförlerin yaş durumuna göre dağılımını tespit etmekte olup, 12 nolu tablo ile GRAFİK D ve E’nin tanzim ve yapılında yararlanılır.
9 NOLU FORM:Kazaya karışan yayaların yaş grupları, sayıları, ölü ve yaralı miktarlarını tespit etmekte olup, 13 nolu tablo ile GRAFİK D ve E’nin tanzim ve yapımında faydalanılır.
10 NOLU FORM : Kaza mahallinin denetim ve kumanda durumunu tespit etmekte olup, 14 nolu tablonun tanziminde yararlanılır.
11 NOLU FORM: Kaza sırasında hava muhalefet durumunu tespit etmekte olup, 15 nolu tablonun oluşması sağlanır.
12 NOLU FORM:Kaza sırasında, kaza mahallinin gece, gündüz veya karanlık olduğunu tespit etmekte olup, 16 nolu tablonun tanziminde faydalanılır.
13 NOLU FORM:Kaza sırasında kaza mahallindeki yolun, şekli, kaplama düzeyinin nasıl olduğunu tespite yarar.Bu bilgilerden 17 nolu tablonun tanziminde faydalanılır.
14-15 NOLU FORMLAR:Kazaların yolun geometrik özelliğine göre, dağılımını ve kazazedelerin durumları tespit edilir ve 18 no’lu tablonun tanziminde yararlanılır.
16 NOLU FORM:Kazanın meydana gelmesinde etkin olan kusurlu unsurları ve sayılarını göstermektedir.19 nolu tablonun tanziminde yararlanılır.
17-18 NOLU FORMLAR:Araçları bizzat sevk ve idare eden şoför ve sürücülerin hatalı hareketleri tespit edilir ve 20 nolu tablonun tanziminde yararlanılır.
19 NOLU FORM: Kazaya karışan yayaların kusurlu hareketleri tespit etmektedir.21 nolu tablonun tanziminde yararlanılır.
20 NOLU FORM: Kazaların taşıtlarda meydana gelen teknik arıza durumlarına göre dağılımını tespit etmektedir.22 nolu tablonun tanziminde yararlanılır.
Madde 6-a.KAZA BİLDİRİM FORMU’nun muhtelif bölümlerindeki bütün bilgiler, 5’inci Maddede bahis konusu edilen, başlıkları ve muhteviyatı itibariyle geliştirilmiş bulunan 20 adet trafik kazaları “DEĞERLENDİRME FORMU” adı altında tanzim edilmiştir.
b.Verilen kaza sıra numarasını takip etmek şartı ile, her bir kaza bildirim formu, DEĞERLENDİRME formlarındaki sıra numarasına bağlı kalınarak ilgili bölümlerine işlenir.
IV.BÖLÜM
DEĞERLENDİRME FORMLARININ ANALİZE VE TABLOLARA İŞLENMESİ
Madde 7-5.maddede belirtilmiş olan DEĞERLENDİRME FORMUNDAKİ bilgiler ayrı ayrı yıl sonunda toplanır, oranları alınır elde edilen değerler istatistiki bilgilere esas olmak üzere yayımlanır.
Madde 8-7.Maddeye göre elde edilen trafik kazalarına ilişkin tüm toplam bilgiler ve değerler;muhteviyatı ve örneği ilişikte göndermiş bulunan, “TRAFİK KAZALARI İSTATİSTİĞİ” başlığı altında tanzim edilen tablolara ve örnek grafiklere işlenerek neşriyatı sağlanır.
Madde 9-a.Tüm Bölge Trafik ve Şehir içi Trafik Şube Müdürlükleri ve onlara bağlı trafik bürosu ve istasyonları kendi sorumlu olduğu yol birleşim birimleri hakkında bu Yönerge hükümlerine göre istatistiki bilgiler derleyecektir.
b.Derlenen bu bilgiler her yıl Mart ayı içerisinde Şehir içi ve Bölge Trafik Şube Müdürlükleri ayrı ayrı bölümlerde mütalaa edilerek grafik, tablo ve izahat şeklinde örneğe göre İl Emniyet Müdürlüklerince bastırılır.
c.Neşriyatı sağlanan bu kitap en geç Nisan ayı ilk haftasında Emniyet Genel Müdürlüğü Trafik Destek Daire Başkanlığı’na gönderilir.
d.Gereği için birer örneği, başta Belediye ve Karayolları olmak üzere, diğer lüzum görülen kamu kuruluşlarına resmi yazı ile iletilir.
e.Derlenen bilgilerin ışığı altında, yerleşim birimleri içinde ve dışında, kazaların tüm kusurlu unsurlara göre genel bir değerlendirilmesinin yapılması, oluş nedenlerine göre, alt yapının ıslahı, trafik mühendisliğine ilişkin ışıklandırma, kısıtlama, yönlendirme, yasaklama gibi bil’umum hizmetlerin yerine getirmesi, denetleme ve düzenleme hizmetlerinin daha ziyade kazaların oluştuğu hassas noktalara kaldırılması konuları İl Trafik Komisyonu’nun gündemine alınarak, öncelikle görüşülür ve uygulamaya geçilir.
Madde 10-a.Her trafik birimi sorumlu olduğu bölgenin, (Şehir içi Trafik Şube Müdürlüğü, şehir içi haritası, Bölge Trafik Şube Müdürlüğü’ne bağlı üniteler, sorumluluk bölgesi yol grafisi) bir harita ve grafisini hazırlayarak kazalar bu harita ve grafi üzerinde aşağıda renkleri belirtilen iğnelerle gösterilecektir.
Ölümle sonuçlanan kazalar: Siyah başlıklı iğnelerle, Yaralama ile sonuçlanan kazalar: Kırmızı başlıklı iğne ile,
Hasarla neticelenen kazalar: Beyaz başlıklı iğnelerle belirtilir.
b.Renkli iğneler kazanın sonucuna göre, hangi kavşak veya güzergahta meydana gelmiş ise, harita veya yol grafisi üzerinde tam o noktaya isabet eden yere tespit edilir.
c.Yoğun kazaların oluştuğu noktalarda iğne ile tespit için, yer kalmadığı takdirde, aynı renklere bağlı kalmak şartı ile, daha büyük başlıklı iğnelerden istifade edilecek ve her büyük başlı iğne, örneğin 5 veya 10 ölümlü veya yaralanmalı kazayı gösterecek şekilde işaretlenir.
d.Her yıl sonunda haritaların ve grafiklerin renkli resimleri çekilerek büyütülecek, bir örneği istatistik arşivlerinde saklanacak, diğer örneği Emniyet Genel Müdürlüğü Trafik Daire Başkanlığı’na gönderiler.Mümkün olduğu takdirde çıkartılarak istatistik kitabına da ilave edilebilecektir.
e.Her trafik biriminde bir yıl önceki istatistik grafik ve tabloları büyütülmüş olarak her zaman tetkik edilebilecek şekilde panolara ve çerçevelettirilerek duvarlara asılar.
Henüz içerisinde bulunulan yıl içinde önem arz eden ve kazaların oluşumunu bariz şekilde ifade eden grafik ve tablolar ile ekip faaliyetlerini ihtiva eden bilgilerde istatistik biriminde teşhir edilir.
Madde 11-a.Her trafik biriminde bu faaliyetlerin verimli şekilde yürütülebilmesi için, ayrı bir bölüm tefrik edilir.
b.İş hacmine göre, istatistik birimine yeteri kadar görevli tefrik edilerek, çalışan personel başka hizmetlerde istihdam edilmeyecektir.
c.Kazaların oluş nedenlerine ilişkin istatistiki bilgilerin sonuçları yıl sonunda kısım kısım mahalli basın ve TRT kanalı ile halka duyurulur.
V.BÖLÜM
SON HÜKÜMLER
Sorumluluk
Madde 12-Bu Yönergenin uygulanmasından İl Emniyet Müdürleri, trafik işleriyle görevli Emniyet Müdür Muavini, Şehiriçi ve Şehirdışı Trafik Şube Müdürleri ile sıralı amirler sorumludur.
Yürürlük
Madde 13-Bu Yönerge onaylandığı tarihte yürürlüğe girer.
Yürütme
Madde 14-Bu Yönergeyi Emniyet genel Müdürü yürütür.

Niçin trafik lambaları kırmızı , sarı ve yeşildir ?

Trafik ışıklan uygulaması, önceleri demiryollarının trenleri kontrol için uyguladığı sinyaller örnek alınarak başlamıştır. Demiryolları idaresi kırmızı rengi ‘dur’ sinyali olarak seçmişti. Kırmızı renk kan rengi olduğundan asırlar boyu tehlikenin, tahribatın ve ölümün simgesi olmuştur. Demiryolları ilk faaliyete geçtiği 1830′lu yıllarda ‘ikaz’ ışığının rengi yeşil, ‘geç’ ışığının ise beyazdı.Bir süre sonra beyaz sinyal problem yaratmaya başladı. Beyaz renkli ‘geç’ sinyali diğer sokak lambaları ile karıştırılabili-yordu. Ama daha da kötüsü ‘dur’ işaretlerine konulan kırmızı mercekler yerlerinden düşünce ışık beyazlaşıyor, ‘geç’ sinyali olarak algılanıyor ve kazalara yol açabiliyordu.

Sonunda demiryolcular kırmızıyı ‘dur’, yeşili ‘geç’ san rengi de ‘ikaz’ sinyali olarak kullanmaya başladılar. Bilindiği gibi sarı, renk spektrumu içinde en göz alıcı renktir. Böylece makinist bir sinyalin bulunması gereken yerde beyaz ışığı görürse, bir şeylerin yanlış olduğunu anlıyor ve tedbirini alıyordu.

Karayollarına gelince, yollarda sadece atların ve at arabalarının bulunduğu tarihlerde bile dünyanın büyük şehirlerinde trafik sorundu. İlk trafik lambası otomobillerin ortaya çıkmasından çok önce 1868′de Londra’da kullanıldı. Gazla yakılan ve bir eksen etrafında döndürülebilen kırmızı ve yeşil lambalar bir yıl sonra patlayıp, kendilerini çeviren polisi de yaralayınca bu uygulama ortadan kalktı.

Ama öte yandan otomobillerin ortaya çıkması ve şehirlerde dolaşmaya başlamalarıyla birlikte durum iyice kötüleşti. Çeşitli şehirlerde değişik uygulamalar yapıldı. Demiryollarındaki uygulama örnek alındı ama demiryollarında birbirine paralel iki hat vardı. Bu sistem iki yolun kesiştiği kavşaklarda işe yaramıyordu.

Sonunda günümüzdekilere benzeyen ilk elektrikli otomatik trafik lambasını, ilkokul mezunu ve ABD’deki Cleveland’da otomobil sahibi ilk siyah olan Garrett Morgan geliştirdi. 1914′de ilk denemelerine başlayan Morgan 1923′de de patentini aldı. Morgan 1963′de ölümünden az önce patentini 40 bin dolara General Electric firmasına sattı.

Morgan’ın lambaları demiryollarına benzer şekilde bir ‘T’ üzerinde kırmızı ve yeşil iki lambadan ibaretti. Çok geçmeden ikaz anlamında sarı lamba da ilave edildi ve uygulama bütün dünyaya süratle yayıldı.

Aradan geçen yıllara rağmen sarı renk hala ‘ikaz’ anlamındadır ama günümüz sürücüleri onu ‘geç’ sinyali olarak algılıyorlar

Direksiyon Sınavı İçin Bilinmesi Gerekenler

Direksiyon sınavında dikkat edilmesi gereken
  Önemli hususlar
  

 Koltuk ve ayna ayarlarını yap.Emniyet kemerini  tak 

 Vites kolunu boşa al.Kontak anahtarını  çevirerek aracını çalıştır.

   Debriyaj pedalına basarak vitesi Bir’e al

   Aracın kalkış yönüne doğru sinyalini ver.ve  El frenini indir.

   Hareket edecek olan aracının debriyajını yavaş  yavaş gevşeterek hafif gaz vererek kalk.

   Gaz pedalına bas,araç devrini aldıktan sonra  debriyaj pedalına basarak vites kolunu İki’ye al.

   U dönüşü yapmak için gazı kes vites kolunu bire  al dönüş yapacağın yöne doğru sinyalini ver,orta
  dikiz aynandan aracının arkasına bak yol müsait  ise dönüşünü yap.

   U dönüşü bitiminde direksiyon hakimiyetini  bozmadan yolun sağ şeridini takip et.

   aracı (sağa) yanaştırırken sağ sinyalini ver. Duruşlar (Park) için debriyaja bas geri görme
  aynasına bak müsaitse frene bas. Aracı terketmeden önce vites kolunu boşa
  al emniyet kemerini çıkar ve El frenini çek. Araçtan inerken sol aynayla arkanı mutlaka
  kontrol ederek çık

  Güvenli sürüş için Öneriler

  Koltuğu, elinizi uzattığınızda bileğiniz  direksiyonun en üst kısmına uzanacak konuma
  ayarlayın ve simetrik olarak, saat 3 ve 9  konumlarında tutun.

  Aracı hareket ettirmeden ve durdurmadan önce her  şeyin yolunda olup olmadığını kontrol edin.

  Araç kullanırken sürekli dikkatli olun ve  genellikle sağ tarafa dikilmiş olan trafik
  işaretlerini asla gözden kaçırmayın!  Trafik işaret levhalarındaki hız sınırlarının
  müsaade edilen maksimum hızlar olduğu  unutulmamalı.

  Yokuşları, çıkabileceğinizi tahmin ettiğiniz  vitesle inin. Yokuş aşağı inişlerde asla vitesi
  boşa almayın.  Şehirlerarası yollarda başka araçlara çok  yaklaşmazsanız, onların yapacağı kazalara  karışmamış olursunuz.

  Aynalarınıza sık sık göz atın.  Hız yapanları yavaşlatmaya da çalışmayın

  Kısa süreli de olsa, aracınızı terk ederken  güvenceye alın.

  Yaklaşan farlara fazla bakmayın. Bakışınızı  yolun sağ kenarına yoğunlaştırın.

  Geçişler dışında sol şeridi boşaltın.  Uykulu iken araç kullanmayın.

  Gözleriniz bir noktada sabit kalıyorsa bu  tehlike işaretidir.

Araç Yol Yardım Telefonları

24 Saat Kesintisiz Yol Yardım Telefonları

Marka Telefon Numarası
Renault 0212 282 54 80
Audi 0212 335 04 00
Ford 0212 267 26 26
Volkswagen 0212 335 04 04
Opel 0800 211 40 26
Mitsubishi 0800 211 62 52
Mazda 0212 275 69 64

Yabancı Ülke Ehliyet İşlemleri

YABANCI ÜLKE EHLİYETİ

 
  Türk ve Türk
  vatandaşı olmayan kişilerin yabancı ülkelerden
  aldıkları sürücü belgeleri ile ülkemizde araç
  kullanmalarına ve bunların değiştirilmesine
  ilişkin esaslar aşağıda gösterilmiştir.

 


  A)Türk vatandaşları
  ile ilgili kanunlar ile ikili ve taraflı anlaşma
  hükümleri saklı kalmak üzere yabancı kişiler,
  dış ülkelerden alınmış, cinsi için geçerli
  sürücü belgeleri ile ülkemizde yabancı ve Türk
  plakalı araçları sürebilir.


  Ancak;
 


  Turistler ve geçici
  bir süre için gelenler dışında herhangi bir iş,
  hizmet veya eğitim amacıyla ülkemizde bulunan
  yabancıların ise Konsolosluk veya noter
  tarafından tercüme edilmiş tasdikli sürücü
  belgesi örneklerini sürücü belgesi ile birlikte
  yanlarında bulundurmaları mecburidir.

 


  B) Yurda
  dönüşlerinde Türk vatandaşlarının ilgili
  Kanunlar ile ikili ve çok taraflı anlaşma
  hükümleri saklı kalmak üzere de istekleri
  halinde yabancıların, dış ülkelerden aldıkları
  sürücü belgeleri, eğitim ve sınav şartı
  aranmadan karşiliği veya dengi olan sürücü
  belgeleri ile değiştirilir.


  Ancak, Türk
  vatandaşları yurda dönüşlerinde bir yıl içinde
  sürücü belgelerini değiştirmedikleri takdirde,
  değiştirinceye kadar araç kullanamazlar.

 


  Bu belgeler
  değiştirilirken;


  1- Eğitim ve sınav
  şartı hariç, sürücü belgesi alacaklar için
  aranan yaş, öğrenim, sağlık ve Karayolları
  Trafik Kanununda belirtilen, Türk Ceza

 


  Kanunundaki belli
  suçlardan hükümlü olmama şartları aynen aranır.
 


  Ikili veya çok
  taraflı anlaşma hükümleri ile uygulamalar saklı
  kalmak üzere yabancılardan diplomatik muafiyeti
  olanlar için hiçbir şart aranmadan beyanları ile
  yetinilir. Diğer yabancılar için belgeleri
  değiştirmekle birlikte gerektiğinde Dışişleri
  Bakanlığı aracılığı ile inceleme ve araştırma
  yapabilirler.


  2 – Müracaat
  sırasında gereken işlemler aynen yapılmakla
  birlikte;


  a) Dış ülkelerden
  alınan sürücü belgesinin aslı ve noterden veya
  Dış Temsilciliklerimizden alınmış tasdikli
  tercümesi istenir. Yetkili memurca müracaat
  formuna kayıt konarak karşılaştırma yapıldıktan
  sonra aslı ilgiliye geri verilir.
 


  b) Geçici olarak
  alınmış olan yabancı ülke sürücü belgeleri ile
  Uluslararası sürücü belgeleri değiştirilmez.
 


  c) Üzerinde
  kazıntı, silinti olanlar, açıkça şüphe doğuran
  iz ve belirtiler bulunanlar ile
  değiştirilmelerine esas olacak bilgi derlenmemiş
  olanlardan tereddüt edilenler için aslı ve
  tercümesi ile Emniyet Genel Müdürlüğünün
  görüşlerine başvurulur.


  3 – Belgesini
  değiştirenler bir üst sınıf belge almak isterse
  değiştirme işlemi yapılmadan uygulamalı
  sınavlara alınırlar.


  Ancak bunlardan;
  C,D ve E sınıfı belge almak isteyenlerden 22
  yaşını bitirmiş olma şartı aranır

Sağlık Raporu Şartları

Tabip tarafından, sürücü adayında;

        a) İşitme kaybı,

        b) Günlük hayatı kısıtlayan denge problemi, baş dönmesi nedeni olabilecek bir hastalık,

        c) Uyku bozukluğu (Obstrüktif uyku apnesi sendromu, gündüz aşırı uyuklama hali),

        ç) Malign tümör hikayesi,

        d) Eklem hareketlerinde kısıtlama,

        e) Ekstremite noksanlığı,

        f) Kas, tendon ve bağ lezyonları,

        g) Ağır diabetes mellitus hastalığı,

        ğ) Kalp-damar hastalığı(anjinal yakınma, akut koroner sendrom tanısı, angioplasti, kalp yetmezliği, hipertansiyon, kalıcı pil implantasyonu),

        h) Organ yetmezliği (organ nakli geçirilmiş olması, kronik böbrek yetmezliği ve diğer hayati önemi haiz organlarda dekompanse yetmezlik),

        ı) Santral sinir sistemi hastalıkları,

        i) Periferik sinir sistemi hastalıkları,

        j) Epilepsi,

        k) Kas hastalıkları (myopati, progresif muskuler distrofi, kas-sinir kavşak hastalıkları),

        l) Ruh hastalığı (ağır akıl hastalığı, zeka geriliği, demans, kişilik bozukluğu, ağır davranış bozukluğu),

        m) Alkol bağımlılığı,

        n) Psikotrop madde bağımlılığı,

        o) Görme derecelerinin uygun,

        ö) Görme alanının uygun,

        p) Renk körlüğü (Herhangi bir koşul aranmadan sürücü olabilirler.),

        r) Gece körlüğü (Varsa gün doğumundan bir saat önce ile gün batımından bir saat sonraki zaman dilimi içerisinde kullanılabilir.),

        s) Derinlik duyusunun normal,

        ş) Pitozis-hemipitozis,

        t) Diplopi ve paralitik şaşılığı,

        u) Blefarospazm, katarakt, afaki, progresif göz hastalığı,

        ü) Monoküler görme yönünde genel olarak değerlendirme yapılır.

        (3) Tabip tarafından, bu Yönetmelikte belirtilen kriterlere göre sürücülüğe engel hali olmayanlara muayeneyi yapan tabip tarafından uygun rapor verilir. Bu Yönetmeliğe göre sürücülüğe engel hali tespit edilen veya hakkında karar verilemeyen sürücü adayı ilgili uzman tabip/tabiplere gönderilerek ilgili uzman muayenesi istenir ve verilecek rapor doğrultusunda işlem yapılır.

Araç Muayene Harçları

Karayolları Trafik Muayene İstasyonlarında Yapılacak
Araç Muayenelerinde Alınacak Harçlar Hakkında Sirküler/2

Konusu : Araç Muayenelerinde Alınacak Harçlar

 

1-Giriş :

01/01/2007 tarihinden itibaren trafik muayene istasyonlarınca alınacak muayene ücretleri bu sirkülerin konusunu oluşturmaktadır.

2-Yasal Düzenleme :

2918 sayılı Kanunun 35 inci maddesinin 2 nci fıkrasında, “Muayene istasyonlarınca; otobüs, kamyon, çekici ve tanker için 100 milyon lira, otomobil, minibüs, kamyonet, özel amaçlı taşıt, arazi taşıtı, römork ve yarı römork için 75 milyon lira, traktör (römorklu-römorksuz) motosiklet, motorlu bisiklet için 40 milyon lira muayene ücreti (katma değer vergisi hariç) alınır. Bu maddede sayılanların dışındaki araçların hangi gruba gireceği Ulaştırma Bakanlığınca belirlenir.

Bu ücretler….her takvim yılı başından geçerli olmak üzere, her yıl sonunda o yıl için Vergi Usul Kanunu hükümleri uyarınca tespit ve ilan olunan yeniden değerleme oranında artırılarak belirlenir. Bu suretle hesaplanan ücret tutarlarında 1.000.000 liranın altındaki tutarlar dikkate alınmaz…” denilmiştir.

Aynı Kanunun Geçici 18 inci maddesinde ise, “Araç muayenesi ile ilgili olarak Karayolları Genel Müdürlüğünce verilen hizmet, yetkilendirilen gerçek veya tüzel kişilerce faaliyete geçirilinceye kadar devam eder. Karayolları Genel Müdürlüğü tarafından yapılan muayeneler için 35 inci maddede belirtilen muayene ücreti ile bu ücretin genel katma değer vergisi oranı kadar fazlasından oluşan tutar, Teknik Muayene Harcı olarak vergi dairelerince tahsil edilir. Bu harç hakkında 492 sayılı Harçlar Kanunu hükümleri uygulanır.” hükmüne yer verilmiştir.

3- Sonuç:

Yapılan düzenleme ile 01/01/2007 tarihinden itibaren muayene istasyonlarınca yapılacak araç muayenelerinde alınacak Teknik Muayene Harç tutarları:

a- Otobüs, kamyon, çekici ve tanker için 138.00 YTL.

olarak uygulanacaktır.

Diğer taraftan, 2918 sayılı Kanunun 35 inci maddesinin 2 nci fıkrasında yer alan “Muayene süresi geçirilen her ay için muayene ücreti, yetki verilen gerçek veya tüzelkişi ya da alt işleticiler tarafından, % 5 fazlası ile tahsil edilir. Ay kesirleri tam ay olarak hesap edilir.” hükmü vergi dairelerince yapılacak harç tahsilatı sırasında dikkate alınmayacaktır.

Duyurulur.

Osman ARIOĞLU
Gelir İdaresi Başkanı

Sınavlar Sonrası Trafik İşlemleri

  1. Sürücü Kursundan alınan Sertifikanın aslı ile diğer kurs evrkları.

  2. Nüfus cüzdanı aslı ve 1 adet fotokopisi

  3. Diploma aslı.

  4. Şoförler Derneğinden dosya (Dosya içindeki evraklar nüfus bilgilerine göre doldurulacaktır.)

  5. Kan grubu belgesi

  6. Maliyeden harç makbuzu (Sürücü belgesi sınıfına göre)

  7. Üç adet fotoğraf

  8. Sürücü belgesi ücreti 35 YTL

Zayi Ehliyet İşlemleri

  1. Trafik Tescil Şube Müdürlüğüne hitaben yazılmış dilekçe.

  2. Nüfus cüzdanı aslı ve fotokopisi (2 Adet.)

  3. Kaybolan sürücü belgesinde mevcut değil ise, kan grubu belgesi.

  4. Üç adet fotoğraf

  5. Sürücü belgesi ücreti. 35 YTL.

Trafik Tescil İşlemleri

ÇALINTI ARAÇ BULUNDUĞU ZAMAN

  1. Karakoldan alınacak teslim tutanağı birlikte, Oto Hırsızlık Büro Amirliğinden aracın bulunduğuna dair belge
  2. Dilekçe

İCRA KANALI İLE SATILAN ARAÇLAR

  1. İcra Müdürlüğü, vergi dairesi gibi kuruluşlarca düzenlenen satış yazısı
  2. Vergi Dairesinden borcu yoktur yazısı
  3. Trafik sigortası
  4. Trafik belgesi (Muayenesi bitenler için)
  5. Yeni tescil belgesi (Trf.Tescil Şube veya Bürosundan)
  6. İki adet Araç Trafik Tescil ve Müracaat İşlem Formu (Ek-1)

NOT:Bir ay içerisinde ilgili trafik kuruluşuna tescil edilme zorunluluğu vardır. Araç şirket adına alınmış ise, yukarıda belirtilen belgelere ilaveten; a)Ticaret Odası Sicil Kayıt Sureti, b)İmza sirküleri ibraz edilecektir.


YENİ KAYIT (FATURALI) ARAÇLARDAN İSTENEN BELGELER

  1. Fatura ve faturayı düzenleyen bayinin yetki belgesi.
  2. Uygunluk Belgesi
  3. Zorunlu mali mesuliyet sigortası
  4. ÖTV ödeme belgesi aslı
  5. Vatandaşlık numarası
  6. Tescil ve Trafik belgesi ((Trf.Tescil Şube veya Bürosundan)
  7. Şoförler Odasından yeni kayıt dosyası

NOT: Fatura kesim tarihiden itibaren 3 ay içerisinde tescil zorunluluğu bulunmaktadır.

Araç şirket adına alınmış ise, yukarıda belirtilen belgelere ilaveten;

a)Ticaret Odası Sicil Kayıt Sureti,

b)İmza sirküleri

ibraz edilecektir DEVİR İŞLEMLERİNDE İSTENİLEN BELGELER

  1. Noter Satış senedi
  2. Vergi İlişik Kesme Belgesi
  3. Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası (Alıcı adına)
  4. Araca ait eski Tescil ve Trafik Belgeleri
  5. Vatandaşlık numarası
  6. Yeni Tescil Belgesi (Trf.Tescil Şube veya Bürosundan)
  7. Muayene süresi dolmuş ise muayenesi yaptırılacaktır.
  8. 2 adet Araç Trafik Tescil ve Müracaat İşlem Formu (Ek-1)

NOT:Noter satış senedi tarihiden itibaren 1 ay içerisinde tescil zorunluluğu bulunmaktadır.

Araç şirket adına alınmış ise, yukarıda belirtilen belgelere ilaveten;

a)Ticaret Odası Sicil Kayıt Sureti,

b)İmza sirküleri ibraz edilecektir.NAKİL OLAN ARAÇLARDA İSTENEN BELGELER

  1. Noter satış senedi
  2. Vergi ilişik kesme belgesi
  3. Tescilli olduğu il veya ilçeden sakınca yoktur yazısı (_e-posta ile yazışma yapılmaktadır.)
  4. Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası (Alıcı adına)
  5. Araca ait eski Tescil ve Trafik Belgeleri ile plakalar
  6. Vatandaşlık numarası
  7. Yeni Tescil ve Trafik Belgesi (Trf.Tescil Şube veya Bürosundan)

NOT: Araç sahibi değişmeden aynı kişi adına bir başka tescil kuruluşunda tescil edilecek araçlardan noter satış senedi aranmamakta olup, önceki kayıtlı olduğu yerin vergi dairesinden alınacak borcu yoktur yazısı getirilecektir. Noter satış senedi tarihiden itibaren 1 ay içerisinde tescil zorunluluğu bulunmaktadır.

VERASET İNTİKALİ YOLUYLA YAPILACAK İŞLEMLERDE İSTENEN BELGELER

  1. Veraset İlamı (ilgili mahkemeden)
  2. Veraset intikali yönünden borcu yoktur belgesi (ilgili vergi dairesinden)
  3. Vergi Dairesinden borcu yoktur belgesi
  4. Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası (Alıcı adına)
  5. Araca ait eski Tescil ve Trafik Belgeleri
  6. Vatandaşlık numarası
  7. Yeni Tescil Belgesi (Trf.Tescil Şube veya Bürosundan)
  8. Muayene süresi dolmuş ise muayenesi yaptırılacaktır.
  9. 2 adet Araç Trafik Tescil ve Müracaat İşlem Formu (Ek-1)
  10. 10-Varislerin kendisi veya kanuni vekilleri müracaat edeceklerdir

TESCİL BELGESİ VE TRAFİK BELGESİ ZAYİİ

  1. Yeni tescil ve trafik belgesi (Trf.Tescil Şube veya Bürosundan)
  2. Bir adet Araç Trafik Tescil ve Müracaat İşlem Formu (Ek-1)
  3. Dilekçe
  4. Karayolları Muayene İstasyonundan motor şase tespiti (Muayene)
  5. Zayi edilen belge ve plakaların yenisinin çıkartılabilmesi için, aracın kayıtlı olduğu tescil kuruluşuna müracaat edilebileceği gibi, herhangi bir tescil kuruluşuna da müracaat edilebilir.

BELGE YENİLEME (YIPRANMA)

  1. Yıpranan Tescil ve Trafik Belgelerinin yenisi alınacak (Trf.Tescil Şube veya Bürosundan)
  2. Bir adet Araç Trafik Tescil ve Müracaat İşlem Formu (Ek-1)
  3. Dilekçe
  4. Muayene süresi dolmuş ise muayenesi yaptırılacaktır.
  5. Yıpranan belge ve plakaların yenisinin çıkartılabilmesi için, aracın kayıtlı olduğu tescil kuruluşuna müracaat edilebileceği gibi, herhangi bir tescil kuruluşuna da müracaat edilebilir.

TRAFİKTEN ÇEKME İŞLEMİ

  1. Yeni tescil belgesi (Trf.Tescil Şube veya Bürosundan)
  2. İki adet Araç Trafik Tescil ve Müracaat İşlem Formu (Ek-1)
  3. Dilekçe
  4. Vergi Dairesinden borcu yoktur belgesi
  5. Plakalar getirilecek
  6. Eski tescil ve trafik belgeleri getirilecek

HURDAYA AYIRMA İŞLEMİ

  1. Yeni tescil belgesi (Trf.Tescil Şube veya Bürosundan)
  2. İki adet Araç Trafik Tescil ve Müracaat İşlem Formu (Ek-1)3-Dilekçe
  3. Vergi Dairesinden borcu yoktur belgesi
  4. Plakalar getirilecek
  5. Eski tescil ve trafik belgeleri getirilecek
  6. Hurdaya ayrılan araçlar onarımla yenilenseler bile yeniden tescil edilemezler

ARAÇLARDA RENK DEĞİŞİKLİĞİ

  1. Yeni tescil ve trafik belgesi (Trf.Tescil Şube veya Bürosundan)
  2. İki adet Araç Trafik Tescil ve Müracaat İşlem Formu (Ek-1)
  3. Dilekçe
  4. Karayolları Muayene İstasyonundan renk tespiti (Muayene bitmiş ise yaptırılacak).


TİCARİDEN GAYRİ TİCARİYE VEYA GAYRİ TİCARİDEN TİCARİYE ÇEVİRME

  1. Yeni tescil belgesi (Trf.Tescil Şube veya Bürosundan)
  2. İki adet Araç Trafik Tescil ve Müracaat İşlem Formu (Ek-1)
  3. Dilekçe
  4. Ticariye çevirmek için bağlı olduğu vergi dairesinden kayıt örneği
  5. Gayri Ticariye çevirmek için bağlı olduğu vergi dairesinden kayıt örneği

ÜNVAN DEĞİŞİKLİĞİ – AD , SOYAD DEĞİŞİKLİĞİ

  1. Yeni tescil belgesi (Trf.Tescil Şube veya Bürosundan)
  2. İki adet Araç Trafik Tescil ve Müracaat İşlem Formu (Ek-1)
  3. Dilekçe
  4. Kayıtlı olduğu nüfus idaresinden vukuatlı nüfus örneği
  5. Mahkeme kararı veya evlenme cüzdanı (Şahıslar için)
  6. Ticaret Sicil Kayıt Sureti ve imza sirküleri (Şirketler için)

YABANCI UYRUKLU KİŞİLER ADINA TESCİLLİ ARAÇLARIN YURDUMUZU TERK İŞLEMİ

  1. MA-MZ grubu plakalar ile diplomatlara ve Nato’ya tahsis edilen araçlara işlem yapılır.
  2. Beş adet Araç Trafik Tescil ve Müracaat İşlem Formu (Ek-1)
  3. Araca ait plakalar
  4. Araca ait tescil ve trafik belgeleri
  5. Dilekçe
  6. Vergi Dairesinden borcu yoktur belgesi (Nato personeli ve diplomatlar hariç)


(A) GEÇİCİ TRAFİK BELGE VE PLAKALARI

“A” Geçici Trafik Belgesi, prototip veya yol testi ve gösterisi yapılacak araçlar ile fabrika, depo, gümrük satış yeri, teşhir yeri ve benzeri gibi yerler arasında sürülecek araçlar için imalatçı ve ithalatçı firmalar ile bu firmaların yetki verdiği araç satıcılığı yapan bayilere verilir. Bir yıl için geçerlidir.

  1. Her türlü hukuki ve mali sorumluluğu kabul ettiklerini beyan eden dilekçe
  2. İki adet geçici trafik belgesi
  3. Şirketin oda sicil kaydı, imza sirküleri, ticaret sicil gazetesi
  4. Harç makbuzu
  5. Garanti belgesi
  6. Trafik sigortası


(B) GEÇİCİ TRAFİK BELGESİ

Tescili yapılmamış veya tescil ve trafik belgesi işlemleri tamamlanmamış araçlara verilir. 30 gün süre ile geçerlidir.

  1. Dilekçe
  2. Trafik sigortası
  3. ÖTV Ödeme Belgesi aslı
  4. Harç makbuzu
  5. Aracın faturası-trafik şahadetnamesi-noter satış senedi


(C) GEÇİCİ TRAFİK BELGESİ

Satıldığı veya bulunduğu yerden tescil edileceği ve bulundurulacağı veya onarımının yapılacağı yere kadar götürülecek araçlara verilir. En fazla 6 gün süre ile verilir.Bu araçlar belirtilen güzergah dışına çıkamaz

  1. Dilekçe
  2. Trafik sigortası
  3. Aracın satın alındığı belge
  4. Harç makbuzu

YABANCI UYRUKLU KİŞİLER ADINA ARAÇ TESCİLİ

  1. Araç tescil işlemleri sırasında Türk Vatandaşlarından istenilen belgeler yabancılardan da istenir.
  2. Yabancı uyrukluların araçları MA-MZ grubu plakaya tescil edilir.


AD VE/VEYA SOYAD VEYA TİCARİ UNVANLI PLAKA TESCİL İŞLEMLERİ

  1. Araç faturalı ise, faturalı araçlar için uygulanan tescil işlemi uygulanır.
  2. Araç tescilli ise dilekçe ile müracaat edilir.
  3. Araç başka bir tescil kuruluşundan nakil geliyor ise, nakil araçlar için yapılan tescil işlemi uygulanır.
  4. Ad, soyad veya ticari ünvanlı plakanın harcının ödendiğine dair makbuz.
  5. Yıllık vergisi tescil tarihinden itibaren yıllık sürenin sona erdiği günden başlamak üzere (30) gün içinde plaka vergisini ödemeyenler hakkında 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsili Hakkında Kanun hükümleri uygulanır.

ARAÇLARDA LPG DÖNÜŞÜMÜ

  1. Fatura
  2. Montaj Tespit Raporu
  3. İmalat Yeterlilik belgesi
  4. Karayolu Uygunluk Belgesi
  5. Karayolları Muayene İstasyonundan tespit yaptırılacak
  6. Dilekçe
  7. İki adet Araç Trafik Tescil ve Müracaat İşlem Formu (Ek-1)
  8. Yeni tescil ve trafik belgesi (Trf.Tescil Şube veya Bürosundan)
  9. Eski tescil ve trafik belgeleri getirilecek


YENİ KAYIT (GÜMRÜK TRAFİK ŞAHADETNAMELİ) ARAÇLARDAN İSTENİLEN BELGELER

  1. Gümrük Trafik Şahadetnamesi
  2. Uygunluk belgesi
  3. Zorunlu mali mesuliyet sigortası
  4. ÖTV Ödeme Belgesi aslı
  5. Vatandaşlık numarası
  6. Tescil ve Trafik Belgesi (Trf.Tescil Şube veya Bürosundan)
  7. Şoförler Odasından yeni kayıt dosyası

NOT: Şahadetname tarihiden itibaren 3 ay içerisinde tescil ettirme zorunluluğu bulunmaktadır. Araç şirket adına alınmış ise, yukarıda belirtilen belgelere ilaveten; a) Ticaret Odası Sicil Kayıt Sureti, b) İmza sirküleri ibraz edilecektir

İCRA KANALI İLE SATILAN ARAÇLAR

  1. İcra Müdürlüğü, vergi dairesi gibi kuruluşlarca düzenlenen satış yazısı
  2. Vergi Dairesinden borcu yoktur yazısı
  3. Trafik sigortası
  4. Trafik belgesi (Muayenesi bitenler için)
  5. Yeni tescil belgesi (Trf.Tescil Şube veya Bürosundan)
  6. İki adet Araç Trafik Tescil ve Müracaat İşlem Formu (Ek-1)

NOT:Bir ay içerisinde ilgili trafik kuruluşuna tescil edilme zorunluluğu vardır. Araç şirket adına alınmış ise, yukarıda belirtilen belgelere ilaveten; a)Ticaret Odası Sicil Kayıt Sureti, b)İmza sirküleri ibraz edilecektir.

MOTOR VEYA ŞASE DEĞİŞİMİ

  1. Motor satış senedi, gümrük Şahadetnamesi veya fatura ile satın alınan motor bloğunun girişi ile ilgili son sahibi arasındaki satışa esas belgeler.
  2. Garanti kapsamında değiştirilen motor bloğu için fatura ve bu motor bloğunun garanti kapsamında değiştirildiğine dair firmanın yazısı.
  3. Teknik belge
  4. İki adet Araç Trafik Tescil ve Müracaat İşlem Formu (Ek-1)
  5. Yeni tescil ve trafik belgesi (Trf.Tescil Şube veya Bürosundan)
  6. Eski trafik tescil ve trafik belgeleri

YABANCI GERÇEK VE TÜZEL KİŞİLERİN ÜLKEMİZDEN İKİNCİ EL ARAÇ ALIMI

1-Yabancı gerçek veya tüzel kişilik adına tescilli bir aracın yurt dışına çıkarılmak istenmesi halinde;
a)Dilekçe
b)Vergi ilişiğinin kesildiğine dair ilişik kesme belgesi
c)Tescil ve Trafik belgeleri
d)Plakalar
Belge ve plakaları geri alınan araca yurt dışında da geçerli mali sorumluluk sigortası ibraz edilmesi kaydıyla (D) Geçici Trafik Belge ve Plakaları verilir.
2-Yabancı gerçek veya tüzel kişilere noterlerce satışı yapılan 2. el bir aracın yabancı gerçek veya tüzel kişiler tarafından Ülkemizde tescil ettirilmeden yut dışına çıkarılmak istenmesi halinde;
a)Dilekçe
b)Noter satış senedi
c)Tescil ve trafik belgeleri
d)Plakalar
e)İlişik kesme belgesi (vergi dairesinden)
f)Yurt dışında geçerli mali sorumluluk sigortası

ÇALINAN ARAÇLAR İLE İLGİLİ İŞLEMLER

  1. Karakol tarafından tutulan tutanak ile Oto Hırsızlık Büro Amirliğinden çalıntı olduğuna dair belge getirilir.
  2. Çalındığı tarihten itibaren 1 ay geçmiş olması şartıyla, araç sahibinin istemesi halinde, savcılık veya mahalli zabıtadan alınan, çalınma olayına ait belgenin eklendiği dilekçe alınır ve trafik kuruluşunca tescil kaydı silinerek vergi dairesine bilgi verilir.
  3. Araçla birlikte araca ait belgelerde çalınmış ise sahibine isteği halinde aracın kayıtlarına çalınmıştır şerhi konulduğuna dair yazı verilir.


LOGO

Araç işleticisinin ticari ad ve ünvanı ile işletmeci kuruluşun tanıtımına yönelik reklam mahiyetindeki yazı ve resimler aracın yan karoserisi üzerinde bulunabilmekte, otobüs ve minibüslerin arkalarına sadece işleticinin ticari ad ve ünvanı yazılabilmektedir.

Özel şahıs veya şirketlerin kendi adlarına veya kiralamış oldukları araçların üzerine tanıtım amacıyla isim veya logoları koyulabilmektedir.Yine aynı şekilde bu kişilerin bayisi oldukları firmaların logosu sahip oldukları araçları üzerine yazılabilmektedir.

SÜRÜCÜ BELGESİ ALMAK İÇİN MÜRACAAT

  1. Sertifikanın aslı.
  2. Nüfus cüzdanı aslı ve 1 adet fotokopisi
  3. Diploma aslı.
  4. Şoförler Derneğinden dosya (Dosya içindeki evraklar nüfus bilgilerine göre doldurulacaktır.)
  5. Sağlık Raporu (aslı) (1 Yıl Geçerli)
  6. Sabıka Kaydı (aslı) (1 Yıl Geçerli)
  7. Kan grubu belgesi
  8. Maliyeden harç makbuzu (Sürücü belgesi sınıfına göre)
  9. Üç adet fotoğraf
  10. Sürücü belgesi ücreti 32.500YTL

NOTLAR: * Sürücü sertifikaları mutlaka alındaki yerdeki tescil kuruluşunca sürücü belgesine dönüştürülür.

* Sürücü Olur Sağlık Raporunun mutlaka sertifika alınan il’de faaliyet gösteren yetkili bir sağlık biriminden alınması gerekmektedir.

YABANCI SÜRÜCÜ BELGELERİNİN ÜLKEMİZ SÜRÜCÜ BELGESİNE DÖNÜŞTÜRÜLMESİ

  1. Sürücü belgesini noterden veya elçilikten tasdikli tercümesi
  2. Şoförler derneğinden dosya
  3. Nüfus cüzdanının aslı ve bir adet fotokopisi ( yabancı uyruklular için ikametgah tezkeresi.
  4. Üç adet fotoğraf
  5. Sabıka kaydı. (aslı) (1 Yıl Geçerli)
  6. Sağlık raporu (aslı) (Devlet Hastanesi veya özel sağlık kuruluşlarından)
  7. Kan grubu belgesi.
  8. Yabancı sürücü belgesi aslı (İşlemden sonra iade edilmek üzere)
  9. Maliyeden harç makbuzu (Sürücü belgesi sınıflarına göre ödenecektir)
  10. Sürücü Belgesi ücreti 32.500 YTL

KAYIP SÜRÜCÜ BELGESİNİN YENİDEN ÇIKARTILMASI

  1. Trafik Tescil Şube Müdürlüğüne hitaben yazılmış dilekçe.
  2. Nüfus cüzdanı aslı ve fotokopisi (2 Adet.)
  3. Kaybolan sürücü belgesinde mevcut değil ise, kan grubu belgesi.
  4. İki adet fotoğraf
  5. Sürücü belgesi ücreti. 32.500 YTL


YIPRANMA VEYA KİMLİK DEĞİŞİKLİĞİNDEN DOLAYI SÜRÜCÜ BELGESİ DEĞİŞİMİ

  1.  
    1. Trafik Tescil Şube Müdürlüğüne hitaben yazılmış dilekçe.
    2. nüfus cüzdanı fotokopisi ve aslı
    3. Daha önceki belgesinde mevcut değil ise, kan grubu belgesi
    4. İki adet fotoğraf
    5. Eski Sürücü belgesi.
    6. Kimlik değişikliği var ise değişikliği belirtir belge, (Evlenme cüzdanı veya boşanma ilanı fotokopisi)
    7. Sürücü belge ücreti 35 YTL 

Sürüş Tavsiyeleri

İYİ BİR SÜRÜŞ İÇİN TAVSİYELER

Kesinlikle içkili olarak otomobil kullanmayın. En azından kendinize bir limit belirleyin ve bu limite yaklaştığınızda içmeyi bırakın. Içkili olarak sürüş esnasında refleksleriniz zayıflamış olacak ve direksiyon başındaki tepkileriniz çok daha yavaş gerçekleşecektir.

Emniyet kemerinizi mutlaka takınız. Hayatınızı kurtaracak bu kadar basit bir uygulamada “sıkılıyorum” mazereti kabul edilebilir mantıklı bir mazeret değildir. Emniyet kemerini hiç takmamanın yanında yapılan bir diğer hata da emniyet kemerini otoyolda takmak, ancak şehir içinde ya da gidilecek semte yaklaşıldığında “nasıl olsa geldik” mantığıyla otomobil henüz durmadan emniyet kemerini çıkartmaktır. Kazanın emniyet kemerinin çıkarıldığı an ile otomobilin park edildiği ana kadar geçen bu süre zarfında gerçekleşmeyeceğini kimse garanti edemez. Hatchback otomobillerde 8 km/h gibi son derece düşük süratte yapılan ‘geri viteste direğe çarpma’ testinde, çarpmanın etkisiyle birçok otomobilin arka tamponlarının içeri göçtüğünü, hatta bazılarının camlarının çatladığını biliyor musunuz? Çoğumuzun dikkate almaya değer görmediği süratlerde gerçekleşen kazaların bile ciddi yaralanma ve hatta ölümlere sebebiyet verebileceğini unutmayalım.

 Farlarınızı gece gündüz açık tutunuz. Bu, halk arasında her ne kadar ‘görmemişlik’, ‘hava atma’ ya da ‘dikkat çekme amacıyla yapılan bir hareket’ olarak görülse de, olası bir tehlike durumunda farı yanan araçların trafikteki diğer sürücüler tarafından farı yanmayanlara göre çok daha çabuk farkedileceğini unutmayın.

Direksiyon başındaki oturma pozisyonunuzu iyi ayarlayın. Otomobil kullanmak son derece ciddiyet göstermek gereken bir iştir ve otomobil yatak odanız değildir. Birçok otomobilde gördüğümüz neredeyse 45 derecelik açıyla geriye doğru yatırılmış koltuklar hem sürüş konsantrasyonunu azaltacak ve tehlike anında vereceğiniz tepki süresini uzatacak, hem de kaza anında tehlike arzedecektir. Yatık olmayan ancak aşırı derecede geri alınmış koltuklar ise yine direksiyon başında verilen tepkileri geciktirmekten başka bir işe yaramayacaktır.

 Sürüş esnasında direksiyon daima iki el ile birden ve saat 9:15 pozisyonunda tutulmalıdır. Koltuğun direksiyona olan mesafesi, kollar yaklaşık 45 derecelik bir açı yapacak şekilde ayarlanmalıdır.

 Otomobil kullanacağınız ayakkabılar: ne aynı anda iki pedala birden basacak kadar aşırı geniş, ne hissi azaltacak kadar aşırı kalın tabanlı, ne de ayakların hareketini engelleyecek kadar uzun topuklu olmalıdır. Eğer bu durumlardan bir veya birkaçı mevcut ise daha sakin ve tehlike arzetmeyecek bir sürüşle yolculuk tamamlanmalıdır.

 Kalabalık (Otomobilin içinde çok sayıda kişinin bulunduğu) yolculuklar en tehlikeli yolculuklardır. Gerek görüşün kısıtlanması, gerekse yolcuların konuşma ve hareketlerinden dolayı konsantrasyonunuzun tek başınıza otomobil kullanırken olduğu kadar yoğun olamayacağından hareketle bu tip yolculuklarda maksimum dikkati sarfetmeniz sizin ve yolcularınızın yararına olacaktır.. Özellikle sollama ve şerit değişimlerinde.

 Kalabalık yolculuklarda eğer arka koltuğa 3 kişi oturmak mecburiyetinde kalırsa ortaya en kısa boylu olanın oturması en mantıklı çözümdür. Dikiz aynasını kullanacağınız zamanlarda daha iyi bir görüş için yardımcı olacaktır.

 Yağmurun yağmaya başladığı ilk anlarda ve mıcırlı yollarda son derece dikkatli olun. Normalin çok az üzerinde sürat yapıyor dahi olsanız özellikle mıcırlı yollarda yoldan nasıl çıktığınızı anlamazsınız bile..

 Bisikletlilere her zaman dikkat edin ve yanlarından geçerken mümkün olduğunca yavaşlayın. Ülkemizde henüz bisikletlilere ayrılmış özel yollar yoktur ve her ne kadar yolun sağından gidiyor dahi olsalar kendileriyle aynı şerit üzerinde olduğunuzu unutmayın.

 Yollara kesinlikle güvenmeyin. Ülkemiz yollarında çoğu viraj ya eğimsiz, ya da daha kötüsü ters eğimlidir. Hızınızı iyi ayarlayın.

 Arabanız kirli bile olsa, iyi bir görüş için en azından ayna ve camlarınızı temizleyebilirsiniz.

 Kazayı yaptıranın genelde aşırı hız olduğu söylense de, özellikle şehir içi trafikte hıza dayalı kazanın asıl sebebi genel olarak hızlı gitmekten çok trafiğin normal akışından hızlı gitmektir. TEM otoyolunda tüm otomobiller 180 km/s hızla giderken sorun nisbeten daha azdır, ancak bütün otomobiller 90km/s ile giderken siz 180 km/s ile gidiyorsanız tehlikenin özellikle sizin açınızdan çok daha büyük olduğunu söyleyebiliriz. Tabi kaza sırasında zarar verdiğiniz  diğer otomobilleri saymazsak.. Yine aynı şekilde, hızla giden trafikte eğer siz trafiğin geneline göre son derece düşük bir süratte seyrediyorsanız trafiğin geneli için son derece büyük bir tehlike yaratıyorsunuz demektir.

 Kesinlikle kimseyle yarışmayın. Yarış kaza getirir. Siz çok iyi ve son derece dikkatli bir sürücü olabilirsiniz ancak diğer sürücünün yapacağı bir hata, diğer otomobillerin de karışacağı bir kazayla sonuçlanabilir.

 Önünüzdeki otomobi ille olan takip mesafesini iyi ayarlayın. Kesinlikle yakın takip yapmayın.

 Yolculuk boyunca vitesi hiç bir zaman boşa almayın.

 Aynaları muhakkak kullanın.

 Eğer ABS sistemi varsa frene basmaktan korkmayın. Freni pompalamak, öne engel çıktığında önce frene basıp bırakmak, sonra tekrar basmak gibi teknikler sadece ABS fren sistemi olmayan otomobiller için geçerli eski tekniklerdir.

 Pedal kısmında ayaklarınızın hareketini engelleyecek nesneler bırakmayın.

 Bakım sırasında ön konsola torpido parlatıcı sprey uygulamayın ve yolculuk esnasında bu kısımda kutu mendil, kaset, CD gibi cama yansıması muhtemel hiçbir şey bulundurmayın. Aynaya CD asmak gibi ön konsola kutu mendil koymak da sadece ülkemiz sürücülerine has bir alışkanlıktır.

 Özellikle güneşin karşıdan alındığı yolculuklarda kullanmak üzere arabanızın torpido gözünde mutlaka bir güneş gözlüğü bulundurun.

 Sinyalleri kullanın. Sinyal kullanmamak sadece minibüs, özellikle de taksi sürücülerine has alışkanlıklardır.

 Kırmızı ışıkta yaya geçidi üzerinde değil, yaya geçidinden önce durun. Böylelikle hem yayalar kendilerine ayrılmış olan şeritten rahatça karşıya geçecekler, hem de ilk araba olduğunuzu var sayarsak siz yeşil ışığı görebilmek için sunroof’tan bakmak zorunda kalmayacaksınızdır. Böyle bir durumda arkanızdaki araç bir minibüs veya taksi ise muhtemelen önde kendisine göre bir araçlık yer bıraktığınız için size korna çalacaktır. Muhatap olmayın.

 Tümsek veya çukurlardan geçerken arkadaki trafiği de kontrol etmek sureti ile mümkün olduğunca yavaşlayın, ancak tam üzerinden geçerken ayağınızı fren pedalından çekin. Tümsek veya çukurlardan geçerken lastiğin darbeyi döner vaziyette alması gereklidir. O ana kadar yavaşladınız yavaşladınız, yavaşlayamadıysanız yavaşlayabildiğiniz kadarıyla geçin gitsin. Fren basılı durumdayken verdiğinden daha az zarar verecektir. Asfalta gömülen tırtıkların amacının ise her ne kadar hızı azaltmak olduğu söylense de bunların ön takımları bozmaktan başka bir işlevi olduğunu sanmıyorum, bu sebepten ötürü üzerlerinden mümkün olduğunca hızlı geçin. Bence tümüyle kaldırılmalılar. Ayrıca tümsekleri de artık inşaat işçilerinden ziyade Avrupa’daki örneklerine uygun şekilde geniş, ve üzerinde gece de görülmelerini saglayacak boyalar olacak şekilde daha bilgili ekipler hazirlamali.. Deermişim..

 Sürüş sirasinda arabanizin kaputu ya da öndeki arabanin plakasina kilitlenmek yerine ileriye, daha geniş bir alana bakip tüm trafigi kontrol edin.

 ABS sistemini bozacagi ve maddi zarar doguracagi için degil, ancak sizin konsantrasyonunuzu dagitacagi için sürüş sirasinda mümkün oldugunca cep telefonuyla konuşmayin. Hands-free seti olsa dahi… En azindan siz arama yapmayın.

 Sürüş esnasinda sik fren kullanmak ya gereginden daha hizli ve/veya agresif gittiginizin işaretidir, ya da eger yavaş gittiginiz halde çok sik fren kullaniyorsaniz bu da acemi oldugunuzun göstergesidir. Her iki durumda da sizi takip eden araçlari tedirgin edeceksinizdir.

 Eğerr normalde şehir içinde otomobil kullaniyor ve şehirlerarasi yolculuklara daha seyrek gidiyor iseniz şehirlerarasi yolculugun ilk kilometrelerinde kendinize biraz zaman veriniz. Şehir içi ve şehirlerarasi yolculuklar birbirinden tamamiyla farkli tecrübeler gerektirir ve uzun zaman sonra uzun yola ilk defa çiktiginizda araç sollarken gereken mesafe tayinini iyi yapamayacaksiniz. ilk sollamalarda çekingen davranın, birden bire açılmayın.

 Hayatinizda ne zaman ve nereye uzun yol yaparsaniz yapin vardiginizda ilk soru “Yolculuk nasıldı, kaç saatte geldin?”, döndüğünüzde ise “Yolculuk nasıldı, kaç saatte gittin?” olacaktır. Hatta çoğunlukla daha bu sorunun sorulmasına izin verilmeden “Abi valla altı saatte Bodrum’a indik” gibi açıklamalar yapılır, başkalarıyla iddiaya girilir. Ayrıca bu tip uzun yolculuklarda muhakkak bir veya en azından birkaç arabayla ölümüne yarışılır, rakip araba konvoylarda sollarken sıkıştırılır vs. Artık bunların ne kadar mantıklı olduğuna değinmek dahi istemiyorum. Otomobiliniz üzerinde yaptığınız her modifikasyon sadece ve sadece sizin güvenliğinizi artırıcı ve arabanızı gerek performens, gerek görünüm olarak sadece size özel kılan uygulamalardır ve sadece kendinizi tatmine yönelik olmalıdır. İçinde 4 kişilik bir aile ya da kız arkadaşı olduğu halde sizinle yarışmaya kalkan sorumsuz bir dangalak bırakın başka şeylerle tatmin olsun. Onu geçeceğinizi nasıl olsa biliyorsunuz.

 Uzun yolculuklarda ilk 3-4 saat sonunda mola verip sonrasında mümkünse her 2 saatte bir dinlenin. Gerekirse uygun bir yere park edip bir süre uyuyun. Böyle bir durumda aklınıza ilk olarak büyük olasılıkla “Peki kaç saatte geldiğimi soranlara ne derim şimdi ben?” sorusu gelecek ve uyumakla uyumamak arasında gidip geleceksiniz. Sorulara “Valla uykum geldi uyudum, ne yapıyım yani!” şeklinde cevap vererek kestirip atabilir, ya da kaç saatte geldiginizi merak edenlere en kötü ihtimalle yalan söyleyerek yirtabilirsiniz. Aynaya asili CD’ler azaldığına göre, bu bakış açısı da bir gün mutlaka değişecektir.

 Gece yolculuklarında hız yapmaktan kaçının. Ülkemizde bırakın devlet yollarını, paralı yollarda bile yolun çoğu bölümünde aydınlatma olmadığı düşünülürse, makul bir hızda gitmek hayatınız açısından daha az riskli olacaktır.

 İster gece, ister gündüz olsun uzun yolda sollama yaparken ne şeritlere ne de tabelalara güvenmeyin. Bugüne kadarki tecrübelerimin gösterdiği şudur ki hatrı sayılacak kadar çok yerde sollama için asıl uygun bölümler sollama yasağının olduğu yerlerdir. Yine aynı şekilde sollama yasağı bittikten sonra, devamında size sollama hakkı tanınan bölümler ise örneğin sola doğru dönen ve ağaçlardan karşıdan geleni görme imkanı olamayan virajlardır. O tabelayı oraya dikenin kim olduğuna dair tahminde bulunarak virajı sollama yapmadan geçmek ve sollamalarda sadece tabela ya da şeride bakmayıp tecrübeyi en önde tutmak bence en iyi çözüm.

 Eğer otomobilinizde spor süspansiyon sistemi, performans lastikleri, modifiyeli fren sistemi gibi güvenliği artırıcı modifikasyonlar yapılmamışsa, ya da en önemlisi ABS yoksa hız yaparken bir kez daha düşünün.

 Arka koltukta otursalar dahi, sizinle birlikte yolculuk edenleri emniyet kemerlerini takmaları konusunda uyarın. Kaza esnasında arka koltukta yolculuk ediyor olmasına rağmen otomobilin ön camından fırlayanların sayısı ciddiye alınacak kadar fazladır.

 Otomobiliniz bir hatchback veya sedansa arka cam kısmında bond çanta benzeri ağırlığı olan eşyalar bulundurmayın. Kaza esnasında arka camdan öne doğru fırlayacak bir bonda çantanın etkisi yüzlerce kiloya, basit bir kutu mendilin etkisi de onlarca kiloya eşit olacaktır. Eğer otomobiliniz bir station ise yine aynı mantıkla bagaj kısmına koyduğunuz eşyaların fırlamaması için bir bagaj filesi kullanın.

 Sizinle birlikte seyahat eden yolcularınızı kendilerine en uygun yerde değil, trafik açısından en uygun yerde indirin.

 Eğer otomobil arkadan kayma eğilimi gösterirse frene basmak yerine ayağınızı gazdan çekin ve direksiyonu kayan yöne doğru hafifçe çevirin.

H Sınıfı İçin Özürlü Araç Alımları

Gümrük Genel Tebliği (Muafiyetler) Seri No: 2 (18.02.2000 t. 23968 s. R.G.)

Gümrük Müsteşarlığından:

Amaç ve Kapsam

Madde 1- 4458 sayılı Gümrük Kanununun gümrük vergilerinden muafiyet ve istisnaları düzenleyen 167 nci maddesinin  onikinci fıkrasının (a) bendinde; malül ve sakatların kullanımına mahsus eşya gümrük vergisinden muaf tutulmuştur.

Aynı maddenin son fıkrasında ise “4 ila 12 nci fıkralarında yer alan eşyayı tanımlamaya, bunların cins, nevi ve miktarları ile muafiyet ve istisna uygulanacak tutarları belirlemeye, maktu hadleri sıfıra kadar indirmeye veya iki katına çıkartmaya ve sürelerle ilgili alt ve üst sınırlan belirlemeye ve bu muafiyet ve istisnayı farklı eşyalar itibariyle birlikte veya ayrı uygulatmaya Bakanlar kurulu yetkilidir.” hükmü bulunmaktadır.

Bu hükme dayanılarak 05/2/2000 tarihli 23955 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 13/1/2000 tarihli 2000/53 sayılı Bakanlar Kurulu Eki, Gümrük Vergilerinden Muafiyet ve İstisna Tanınacak Haller Hakkında Kararın 116 ncı maddesinin 2 nci fıkrasında değişiklik yapan ve 01/6/2001 tarihli 24419 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Bakanlar Kurulu Kararının 1 nci maddesinin ikinci fıkrasında; münhasıran malul ve sakatlar tarafından kullanılmak üzere özel surette imal edilmiş hareket ettirici tertibatı bulunan ve bunlar tarafından ithal edilen motorlu veya motorsuz koltuklar, bisiklet, motosiklet ve motor silindir hacmi 1600 (dahil) cc’ye kadar olan binek otomobilleri (arazi taşıtları hariç) ile el ve ayak fonksiyonlarını tamamen yitirmiş olmaları nedeniyle bizzat sakat kişi tarafından kullanılmayan, sakat kişinin araca binip inmesiyle taşınmasını kolaylaştırıcı tertibatı bulunan ve sakat kişinin üçüncü dereceye kadar kan ve sıhri hısımlarından bir sürücü veya sakat kişi tarafından iş akdine bağlı olarak istihdam edilen bir sürücü tarafından kullanılan Gümrük Giriş Tarife Cetvelinin 8702.10 ve 8702.90 pozisyonlarında yer alan minibüslerin gümrük vergisinden muaf olduğu hükme bağlanmıştır.

Kararın 116 ncı maddesinin üçüncü fıkrasında da minibüslerin gümrük vergilerinden muaf olarak ithaline izin verilebilmesi için sakat kişinin yaşı veya ağırlığı itibariyle bu tür bir araca ihtiyacı bulunduğuna Gümrük Müsteşarlığınca kanaat getirilmesi gerektiği belirtilmiştir.

Bu hükümler kapsamında ithali yapılan özel tertibatlı sakat araçlarının sahiplerinin ölümü sonucu varislerine intikal etmesi halinde, varislerin veraset ilamı tarihinden itibaren 6 ay içerisinde gümrük idaresine başvurarak kendi adlarına yeni bir trafik şahadetnamesi düzenlettirmeleri halinde gümrük vergileri aranmaz

Varisler tarafından özel tertibatın kaldırılmak suretiyle kullanılmak istenilmesi veya satılması halinde gümrük vergileri alınır.

Özel Tertibatlı Sakat Aracı İthal Edebilecek Kişiler

Madde 2- 4458 sayılı Gümrük Kanununa göre muafen özel tertibatlı sakat aracı ithal edecek kişilerin, el ve ayaklardaki ortopedik özre dayanan özürler nedeniyle malül ve sakat olması gerekir.

Özel Tertibatlı Sakat Aracının İthal Şekli

Madde 3- Sakat kişi;

a) Türkiye Gümrük Bölgesi dışında çalışıyor ise ikametin Türkiye Gümrük Bölgesine kesin olarak nakletmesi halinde (bu şart sadece minibüs, binek otomobil ve motosiklet için geçerlidir. Motorlu ve motorsuz koltuklar ile bisikletler zati eşya kapsamında kesin dönüş şartı aranmaksızın sakat kişi tarafından muafen ithal edilebilir.),

b) Türkiye Gümrük Bölgesinde yerleşik ise; Yurt dışına resmi kanalla döviz transferi veya Türkiye Gümrük Bölgesi dışındaki gerçek ve tüzel kişiler tarafından kendisine bağış yoluyla gönderilen, özel tertibatlı sakat aracını ithalat vergilerinden muaf olarak ithal edebilir.

Özel Tertibatlı Sakat Araçlarında Aranılan Şartlar

Madde 4- Özel tertibatlı sakat araçlarında aşağıdaki şartlar aranır.

a) Malül ve sakat tarafından ithal edilmek istenen araç binek otomobili ise, binek otonun münhasıran malül ve sakallar tarafından kullanılmak üzere özel surette imal edilmiş hareket ettirici tertibatı bulunmalıdır.

b) Malül ve sakat tarafından ithal edilmek istenilen araç minibüs ise; minibüsün el ve ayak fonksiyonunu tamamen yitirmiş sakat kişinin araca binip inmesiyle, taşınmasını kolaylaştırıcı tertibatı bulunmalıdır.

Özel surette yapılmış hareket ettirici tertibatı bulunmayan ve sadece otomatik vitesli olan binek oto ile sakat kişinin araca binip inmesiyle taşınmasını kolaylaştırıcı tertibatı bulunmayan minibüsun muafiyetten yararlandırılmak suretiyle ithali mümkün değildir.

Binek oto ve minibüsün standart olmayan aksesuarları bulunması halinde bu aksesuarların ithaline gümrük vergilerinin tahsili kaydıyla izin verilir.

Özel olarak malül ve sakatların kullanımına mahsus olan ve eşya ile birlikte getirilen parça yedek parça ve standart aksesuarlara veya bu eşyanın bakım, kontrol ayarlama, ya da tamiri için gerekli olan aletler de muafiyet kapsamındadır. Söz konusu parça, yedek parça ve aksesuarlar ile sair aletlerin eşyanın ithalinden sonra getirilmesi halinde muafiyetin uygulanması için bunların muafen ithal edilen eşya ile ilgili olduklarının tevsik edilmesi gerekir.

3- Malül ve sakat tarafından ithal edilmek istenen araç motosiklet ise, motosiklet malül ve sakatlar tarafından kullanılmak üzere özel surette imal edilmiş olmalıdır.

Talep Edilen Belgeler

Madde 5- Malül ve sakatlara 4458 sayılı Gümrük Kanununun 167 nci maddesinin onikinci fıkrasının (a) bendi kapsamında gümrük vergisinden muaf araç ithaline izin verilmesi için aşağıda belirtilen belgelerin ibraz edilmesi gerekir.

a) Fizik ve Rehabilitasyon merkezince onaylı, 18/3/1998 tarihli 23290 Resmi Gazete’de yayımlanan “Sağlık Bakanlığı tarafından özürlülere Verilecek Sağlık Raporları Hakkında Yönetmelik” eki listede yer alan sağlık kurulu raporu vermeye yetkili sağlık kuruluşlarından alınmış heyet raporunun aslı, (bu raporda; ilgilinin sakatlığı ile bunun derecesinin ve haline göre kullanabileceği taşıt özelliğinin belirtilmesi gerekir. Şayet ilgili, yurt dışında iken resmi bir hastaneden aldığı ve dış temsilciliklerimize onaylattığı bir rapor ibraz ederse bu raporun 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 41 inci maddesine, uygunluğunun da ayrıca belgelenmesi gerekir.),

b) Trafik Dairesince düzenlenen ve ilgili şahsın sakatlık durumu itibariyle, taşıt kullanabileceğini gösteren H sınıfı sürücü belgesi,

c) 1- Yurt dışında ikamet eden malül ve sakatlar için; Yurda kesin döndüğünü gösteren konsoloslukça onaylı belge ile yurda kesin dönüşünden önce satın alınan taşıtın mülkiyetinin kendisine ait olduğunu gösterir mülkiyet belgesi,

2- Türkiye’de ikamet eden malül ve sakata bağış yapılması halinde; bağışı yapan gerçek veya tüzel kişinin yurt dışındaki ikametini gösterir konsoloslukça onaylı belge, taşıtın bağışlayana ait olduğunu gösterir mülkiyet belgesi ile noter veya konsoloslukça düzenlenmiş bağış belgesi,

3- Taşıtın ithalinin resmi kanalla döviz transferi suretiyle gerçekleştirilmek istenilmesi halinde; döviz transferine ilişkin belge ile ithal edilmek istenilen taşıtın cins, marka ve özellikleri ile fiyatını gösteren proforma fatura ve ithal sırasında fatura aslı,

d) Nüfus cüzdanı örneği,

f) 1- İthal olunacak motosiklet veya binek otomobilin malül ve sakat kişinin kendisi tarafından kullanacağına, başkasının kullanımına veya istifadesine izin verilmeyeceğine,

2- İthal olunacak minibüsün el ve ayak fonksiyonlarını tamamen yitirmiş kişinin üçüncü dereceye kadar kan ve sıhri hısımlarından bir sürücü veya sakat kişi tarafından iş aktine bağlı olarak istihdam edilen bir sürücü tarafından kullanılacağına başkasının kullanımına veya istifadesine izin verilmeyeceğine,

3- Ankara Naklihane ve Bedelsiz İthalat Gümrük Müdürlüğünün, izni olmadan mezkur taşıtların başkasına devredilmeyeceğine ve satılmayacağına, kiralanmayacağına, ödünç verilmeyeceğine,

4- İthal olunan taşıt üzerindeki özel tertibatta da hiçbir değişiklik yapmayacağına İkametgah değişikliği olması halinde bu değişikliği Ankara Naklihane ve Bedelsiz İthalat Gümrük Müdürlüğüne bildireceğine dair,

Noterden onaylı taahhütname. (Ek:1) ; (EK:2),

f) İkamet ettiği mahalle veya köy muhtarlığınca düzenlenmiş İkametgah belgesi,

g) …………………..

Müracaat Şekli

Madde 6 -Özel tertibatlı otomobil ile minibüs için araç Türkiye’ye getirilmeden önce malül ve sakat kişiler veya bunlar hesabına bu kişinin vekil tayin ettiği ve Türkiye Gümrük Bölgesinde yerleşik kişiler tarafından Ankara Naklihane ve Bedelsiz İthalat Gümrük Müdürlüğüne 5 inci maddenin (a), (b) bentlerinde belirtilen belgelerin biri asıl olmak üzere iki nüshası ise birlikte müracaat edilir.

Karara Bağlama

Madde 7-Özel tertibatlı otomobil ithalatı talebi Ankara Gümrükleri Başmüdürü veya yetki vereceği Başmüdür Yardımcısı başkanlığında, Ankara Naklihane ve Bedelsiz İthalat Gümrük Müdürü, İçişleri Bakanlığı, Sağlık Bakanlığı ile Türkiye Sakatlar Konfederasyonu temsilcilerinden oluşan bir heyet tarafından karara bağlanır. Söz konusu heyet tarafından sakat ve malül kişinin ithal etmek istediği otomobilde bulunması gereken özel tertibat da belirlenir. Heyet çalışmalarını Ankara Naklihane ve Bedelsiz İthalat Gümrük Müdürlüğünde yürütür. Heyetin toplanacağı gün ilgili sakat ve malül kişiler de anılan gümrükte hazır bulunur.

Minibüslerin karara bağlama işlemleri Gümrük Müsteşarlığının olumlu ön iznini müteakip gerçekleştirilir.

Binek otomobili veya minibüsün ithaline ilişkin kararların (müspet) Komisyon tarafından oybirliği ile verilmesi gerekir.

İthalat İşlemi

Madde 8-Komisyon kararının olumlu olması halinde, otomobil ile minibüs için Ankara Naklihane ve Bedelsiz İthalat Gümrük Müdürlüğü’nce “İthal İzin Belgesi” düzenlenir. İzin belgesinin geçerlilik süresi 6 (altı) aydır.

Taşıt, izin belgesinin geçerlilik süresi içerisinde bu Tebliğin 5 inci maddesinde belirtilen belgelerle birlikte Ankara Naklihane ve Bedelsiz İthalat Gümrük Müdürlüğü’ne teslim edilir. Gümrük Müdürü veya yetkili kılacağı Gümrük Müdür Yardımcısı başkanlığında iki muayene memurundan oluşturulan heyet tarafından aracın söz konusu heyet kararına uygunluğunun tespit işlemleri yapılarak uygun bulunması halinde ithaline izin verilir.

Adı geçen gümrük idaresince, ithal işlemi tamamlanan binek otomobil için düzenlenecek trafik şahadetnamesine EK:3’deyer alan şerh, minibüs için düzenlenecek trafik şahadetnamesine EK:4’deyer alan şerh konularak ilgili trafik tescil dairesine gönderilir.

Malül ve Sakatlar Tarafindan İthal Edilecek Diğer Eşya

Madde 9- Gümrük Vergilerinden Muafiyet ve İstisna Tanınacak Haller Hakkındaki Bakanlar Kurulu Karar eki Kararın 113, 115 maddeleri ile 116 ncı maddesinin birinci fıkrasında belirtilen eşya ile; malül ve sakatlar tarafından kullanılmak üzere imal edilmiş hareket ettirici tertibatı bulunan ve bunlar tarafından ithal edilen motorlu veya motorsuz koltuklar, bisiklet, motosikletin muafen ithaline ilişkin talepler doğrudan eşyanın getirildiği Gümrük idaresine yapılır.

Gümrük İdaresince de eşyanın Gümrük Vergilerinden Muafiyet ve İstisna Tanınacak Haller Hakkındaki Bakanlar Kurulu Kararının 113, 115 maddeleri ile 116 ncı maddesinin birinci fıkrası kapsamında bulunduğunun anlaşılması ile bu kararın 114 ncü maddesi kapsamında sadece 3 nolu ekinde belirtilen eşya olması halinde ithaline izin verilir. Ayrıca, Tebliğ eki taahhütname alınarak ithale ilişkin tek tip gümrük beyannamesine eklenir (Ek:1).

Bilgi Verme

Madde 10- Ankara Naklihane ve Bedelsiz İthalat Gümrük Müdürlüğünce malül ve sakatlar adına ithali gerçekleştirilen sakat aracı ve minibüslere ilişkin model, marka ve sayısal bilgileri içeren listeler her ayın sonunda Gümrük Müsteşarlığına (Gümrükler Genel Müdürlüğü) gönderilir (Ek:5).

9 uncu madde kapsamında yapılan ithal işlemleri ise, her ayın 15 inde Ankara Naklihane ve Bedelsiz İthalat Gümrük Müdürlüğü’nde olacak şekilde aylık olarak Tebliğ eki liste düzenlenerek adı geçen Gümrük Müdürlüğüne gönderilir (Ek:6).

Devir ve Satış

Madde 11- Gümrük Vergilerinden Muafiyet ve İstisna Tanınacak Haller Hakkında 13/1/2000 tarihli 2000/53 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı eki Kararın 113 ve 116 ncı maddeleri gereğince muafen ithal edilen eşya, gümrük idaresinin izni olmadan ve gümrük vergileri alınmadan malül ve sakat olmayanlara ödünç verilemez, kiralanamaz, devredilemez veya satılamaz.

Ayrıca;

a) Malül veya sakat kişiler; mülkiyetlerinde bu yolla muafen ithal edilmiş özel tertibatlı otomobil, minibüs ve motosiklet kayıtlı olduğu sürece ve bunların fiili ithal tarihinden itibaren 5 (beş) yıl geçmedikçe, bu taşıtları satamaz ve yeniden aynı şekilde muaf olarak otomobil, minibüs ve motosiklet ithal edemezler.

b) Malül ve sakatlar tarafından ithal edilen özel tertibatlı otomobil, minibüs ve motosikletlerin fiili ithal tarihinden itibaren 10 (on) yıl geçmemişse malül ve sakat olmayanlara gümrük vergileri tahsil edilmeden satışı, hibesi ve devri mümkün değildir.

c) Söz konusu aracı devralacak kişinin sakatlığının farklı olması halinde devredilecek taşıtın Ankara Naklihane ve Bedelsiz İthalat Gümrük Müdürlüğü’ne teslim edilerek devri alacak kişinin sakatlığına uygun olarak aracın anılan Gümrük İdaresinin gözetimi altında dizayn edilmesi gerekmektedir.

Gümrük vergilerinden muafen ithali yapılan eşya için muafiyet tanınmasını sağlayan şartları kaybeden veya muafen ithal edilen eşyayı söz konusu Kararnamenin eki Kararın 113 ila 118 inci maddelerinde belirtilenlerden başka amaçlarla kullanmayı talep eden kişi, kurum ve kuruluşların gümrük idaresine bildirimde bulunarak izin alması gerekir. Bu izin ancak gümrük vergilerinin tahsil edilmesi kaydıyla verilebilir.

Mezkur Kararname eki Kararın 116 ve 117 nci maddeleri kapsamında gümrük vergilerinden muaf olarak ithal edilen eşya gümrük idaresinin izni olmadan ve gümrük vergileri ödenmeden muafiyetten yararlanmayan amaçlar için ödünç verilemez, kiralanamaz, devredilemez veya satılamaz.

Söz konusu eşya ve malzemeler muafiyetin veriliş amacına uygun kullanılmak ve ilgili Gümrük Müdürlüğünden izin alınmak kaydıyla muafiyet hakkı tanınmış başka bir kurum veya kuruluşa ödünç verilir, kiralanır, devredilir veya satılırsa gümrük vergileri aranmaz.

İzin alınmadan ödünç verilen, kiralanan, devredilen veya satılan eşyanın gümrük vergileri 4458 sayılı Gümrük Kanunu’nun 181 ila 194 üncü maddeleri hükümleri uyarınca tahsil edilmekle beraber ayrıca, 1918 sayılı Kaçakçılığın Men ve Takibine Dair Kanun hükümlerine göre takibat yapılır.

Geçici Madde 1- 5/2/2000 tarihinden önce başlamış işlemlerde yükümlünün lehine olan hükümler uygulanır.

Yürürlük

Madde 12- Bu Tebliğ 5/2/2000 tarihinden geçerli olmak üzere yayımı tarihinde yürürlüğe girer.

Yürütme

Madde 13- Bu Tebliğ hükümlerini Gümrük Müsteşarlığı’nın bağlı bulunduğu Bakan yürütür.

EKLER


 EK:1

TAAHHÜTNAME

…………….tarih ve …………… sayılı tek tip gümrük beyannamesi ile muafen ithali yapılan ………………………… minibüsü üçüncü dereceye kadar kan ve sıhri hısımlarından bir sürücü veya tarafımdan iş aktine bağlı olarak istihdam edilen bir sürücü tarafımdan kullanılacağını başkasının kullanımına veya istifadesine izin vermeyeceğimi Ankara Naklihane ve Bedelsiz İthalat Gümrük Müdürlüğünün izni olmadan başkasına devretmeyeceğimi, satmayacağımı, kiralayamayacağımı veya ödünç vermeyeceğimi ithal olunan minibüs üzerindeki özel tertibatta da hiçbir değişiklik yapmayacağımı, ikametgah değişikliği olması halinde bu değişikliği Ankara Naklihane ve Bedelsiz İthalat Gümrük Müdürlüğüne bildireceğimi, aksi takdirde 4458 sayılı Gümrük Kanunu ile buna ilişkin Bakanlar Kurulu Kararı ve 1918 sayılı Kaçakçılığın Men ve Takibine Dair Kanun, 237 sayılı Taşıt Kanununun, Türk Parasının Kıymetini Koruma Hakkındaki 1567 sayılı Kanun ile Türk Ceza Kanunu’nun ilgili hükümlerinin tarafıma uygulanmasını kabul ettiğimi, beyan ve taahhüt ederim.

Adı Soyadı

Tarih-İmza


 EK:2

TAAHHÜTNAME

…………….tarih ve …………… sayılı tek tip gümrük beyannamesi ile muafen ithali yapılan ………………………..aracı/eşyayı, başkasının kullanımına veya istifadesine izin vermeyeceğimi, Ankara Naklihane ve Bedelsiz İthalat Gümrük Müdürlüğünün izni olmadan mezkur aracı/eşyayı başkasına devretmeyeceğimi, satmayacağımı, kiralayamayacağımı veya ödünç vermeyeceğimi ithal olunan araç üzerindeki özel tertibatta da hiçbir değişiklik yapmayacağımı, ikametgah değişikliği olması halinde bu değişikliği Ankara Naklihane ve Bedelsiz İthalat Gümrük Müdürlüğüne bildireceğimi, aksi taksirde 4458 sayılı Gümrük Kanunu ile buna ilişkin Bakanlar Kurulu Kararı ve 1918 sayılı Kaçakçılığın Men ve Takibine Dair Kanun, 237 sayılı Taşıt Kanununun, Türk Parasının Kıymetini Koruma Hakkındaki 1567 sayılı Kanun ile Türk Ceza Kanunu’nun ilgili hükümlerinin tarafıma uygulanmasını kabul ettiğimi, beyan ve taahhüt ederim.

Adı Soyadı

Tarih-İmza


EK:3SAKATATLAR TARAFINDAN İTHAL EDİLECEK OTOMOBİLE İLİŞKİN TRAFİK ŞAHADETNAMESİNE KONULACAK ŞERHBu binek otomobilin, araç sahibi malül ve sakat kişi tarafından kullanılması zorunlu olup, Ankara Naklihane ve Bedelsiz İthalat Gümrük Müdürlüğünden izin alınmaksızın devri, satışı, hibesi, kullanma hakkının mülkiyeti muhafaza kaydıyla veya sair şekillerde akden devri, tasarruf hakkının vekaletname ile devredilmesi, özel tertibatın kaldırılması veya değiştirilmesi, kiralanması, ödünç verilmesi yasaktır.


EK:4SAKATLAR TARAFINDAN İTHAL EDİLEN MİNİBÜSE AİT TRAFİK ŞAHADETNAMESİNE KONULACAK ŞERHBu minibüsün araç sahibi malül ve sakat kişinin üçüncü dereceye kadar kan ve sıhri hısımlarından bir sürücü veya sakat kişi tarafından iş aktine bağlı olarak istihdam edilen bir sürücü tarafından kullanılması zorunlu olup, Ankara Naklihane ve Bedelsiz İthalat Gümrük Müdürlüğünün izini olmadan minibüsün devri, satışı, hibesi, intifaının mülkiyeti muhafaza kaydıyla veya sair şekillerde akden devri, tasarruf hakkının vekaletname ile devredilmesi, özel tertibatın kaldırılması veya değiştirilmesi, kiralanması, ödünç verilmesi yasaktır.


KAYNAK: 9ekim.com sitesidir.

 

Aracınıza Kasko Yaptırırken Bilmeniz Gerekenler

  Fiyatın öncelikli tercih olarak dikkate alınmaması gerekir.Hasarı en çabuk ve eksiz ödeyen firmaların tercih edilmesi gerekir.
  * Poliçede belirtilen araç değeri,aracınız yeni ise anahtar teslim fiyatı,kullanılmış ise piyasa fiyatı ile aynı olmasına dikkat edilmesi gerekmektedir
 * Ferdi Kaza Sigortası ve İhtiyari Mali Mesuliyet Sigortasından verilen teminatlara ve ödenecek prime dikkat edilmesi gerekiyor.Piyasada primi düşük göstermek amacıyla bu teminatlar düşük tutuluyor.
 * Poliçedeki genel ve özel şartların iyi okunması gerekiyor.Grev,lokavt,deprem,sel gibi teminatların bulunup bulunmadığının kontrol edilmesi gerekiyor.
  * Teminatlar dışında dikkat edilmesi gereken diğer bir konu ise primlerin ödeme tarihleri.Çünkü poliçede yazılı tarihlerden itibaren 15 gün içinde prim taksisi ödenmediği takdirde,sigorta teminatı durduruluyor.Bu tarihten sonra meydana gelecek hasarlar ise ödenmiyor.
  * Prim taksitleri acentelere veya şirketlere elden yatırıldığında karşılığında mutlaka makbuz alınması gerekiyor.
  * Poliçenin enflasyona karşı endeksli olup olmadığına dikkat etmek gerekiyor.
  * Hazine müsteşarlığı tarafından her üç ayda bir belirlenen ve şirketlere bildirilen araç kasko değeri esas alınarak,kasko poliçesinin düzenletilmesi gerekiyor.

Kaza sonrası yapılması gerekenler: * Kaza sonrası otomobiller hareket ettirilmeden ilgili trafik şubelerine haber vermek ve trafik polislerinin zabıt tutmalarını beklemek gerekiyor.(Eğer kaza bölgesinde trafik şubeleri yerine jandarma varsa,jandarmalar zabıt tutuyor)
 * Alkol muayenesi yapılması gerekiyor.
 * Sürücünün kazanın meydana geldiği yerden veya tutanaklar tutulduktan ve araç tamirhaneye çekildikten sonra sigorta şirketlerine haber vermesi gerekmektedir.
 * Bu işlemler sonrasında sigorta şirketi hasarın bedel tespiti için eksper gönderir.Eksperin hasar tespit çalışmaları sırasında hasar dosyasının tamamlanması ve para alınabilmesi için tutulan tutanağın tasdikli örneğini,alkol muayenesi örneğini ve aracın ruhsatının fotokopilerini tamin etmesi gerekiyor.
  * Aracınızın hasarlı durumunu gösteren fotoğrafları çektirmesi gerekiyor.

Yakıt Tasarrufu Sağlamak İçin Bilinmesi Gerekenler

Günümüzün yüksek yakıt fiyatlarında, aracınızda ve sürüş alışkanlıklarınızda yapacağınız küçük bazı değişiklikler, yakıt ekonominizi iyileştirecektir. İşte bu değişikliklerden bazıları…

Araçla ilgili ipuçları

  • Lastiklerinizi uygun basınçta tutunuz ve bunu sık sık kontrol ediniz.
  • Ön düzen ve direksiyonunuzu uygun ayarda tutunuz.
  • Aracınızın imalatçısının önerdiği en düşük viskoziteli yağı kullanınız.
  • Motorunuzu uygun mekanik kondisyonda ve ayarlı tutunuz.
  • Motorunuzun hava ve yakıt filtrelerinin temiz olduğundan emin olunuz.
  • Frenlerinizin sürtmediğinden emin olunuz.
  • Gövde hasarlarını tamir ettiriniz. Hasarlı kısımlar aerodinamik direnci artırır.
  • Aracınız gerektirmiyorsa süper benzin kullanmayınız. Gereksiz yere fazla harcama yapmış olursunuz.

Sürüşle ilgili ipuçları

  • Motoru ısıtmak için fazla zaman harcamayınız. Modern motorlarda gerekli değildir.

  • Motorunuzu uzun süre rölantide çalıştırmayınız. Aracınızı terk ederken veya uzun süre beklemeniz gerektiğinde motorunuzu stop ediniz.
  • Ani ve hızlı kalkışlardan kaçınınız.
  • Mümkün olduğu kadar 90 km/h ve altında sürünüz.
  • Aerodinamik tasarımlı yeni taşıtlarla yapacağınız şehirlerarası yolculuklarda, aracınızın camlarını kapalı tutarak, gerekiyorsa klimayı çalıştırınız.
  • Daha eski taşıtlarla yapacağınız şehirlerarası yolculuklarda, aracınızın camlarını mümkün olduğu kadar kapalı tutarak, gerekiyorsa havalandırmayı çalıştırınız.
  • Sıkışan trafiği ve trafik ışıklarını sezinleyerek, yumuşak bir şekilde hızlanın veya yavaşlayınız.
  • Seyahatinizi dikkatlice planlayınız. Birçok yere uğramak zorunda iseniz, rotanızı aynı yerden iki kere geçmeyecek ve bir çıkışta mümkünse hepsine uğrayacak biçimde planlayınız.
  • Bagajınızı boşaltınız. Bagajınızda bulunan her fazlalık aracınızın ağırlığını gereksiz yere artıracaktır.
  • Pratik ve mümkün olduğu kadar, aynı yere giden arkadaşlarınızla birleşerek ve dönüşümlü olarak tek araç kullanınız.
  • Radyo trafik durumu anonslarını dinleyerek, mümkün olduğu kadar trafiğin sıkışık olduğu güzergahlardan kaçınınız.
  • Aracınızı, herhangi bir hız için motorun sarsıntılı ve düzensiz çalışmayacağı mümkün olan en yüksek viteste kullanınız.
  • Hızınızı sabit tutmaya çalışınız. Uzun düz yol kesimlerinde varsa aracın cruise (seyir) kontrol sistemini kullanınız.

Fren Kullanımı !

Doğru frenaj yapabilmek ciddi bir beceri işidir. Yavaşlamak istediğinizde fren pedalına basarsınız. Eğer daha çok yavaşlamak istiyorsanız pedala biraz daha kuvvetli basarsınız. Bu yaklaşım şehir içi trafiğinde gezinirken oldukça yeterli olacaktır. Ancak yüksek performanslı bir sürüş esnasında hızınızı istediğiniz oranda ve mümkün olan en kısa sürede düşürmeniz önem kazanır.Eğer fren pedalına gereğinden az basıyorsanız frenaja daha erken başlamanız gerekecek bu da fren mesafenizi ve sürenizi uzatacaktır. Bunun aksine frene gereğinden fazla bir kuvvetle basmak da tekerleklerinizi kilitleyecek, direksiyon kontrolünüz kaybolacak, fren mesafeniz uzayacak ve lastiklerinizde düz bölgeler şeklinde aşınmalar meydana gelecektir. Bu durumlardan kaçınmak için yapılması gereken şey limit frenlemedir.

LİMİT (EŞİK) FRENLEME

Fren pedalına tekerleklerin tam kilitlenme noktasından bir parça daha az bir basınç uygulanarak yukarıda sözü edilen olumsuz durumların ortaya çıkmasını önlerken fren mesafesi ve süresini en az değerde tutmaktır.

Fren limiti bir çok parametreye bağlı olarak değişim göstermektedir. Bunları iki grupta toplamak mümkündür.

Fren limitini alçaltan (tekerleklerin daha kolay kilitlenebileceği) etkenler:

Meyil inme.
Sıklıkla tekrarlanan tümsekler ve çukurlar.
Gevşek yüzey kaplamaları (tozlu, mıcırlı ve toprak yollar).
Su, yağ, çiğ gibi kayganlığı arttırıcı etkiler.
Büyük kamber açıları ve yolun gidiş doğrultusuna dik yöndeki eğimi.
Aşırı sıcak veya soğuk lastikler

Fren limitini yükselten etkenler:

Meyil tırmanma.
Temiz ve kuru yol yüzeyleri
Uygun sıcaklıktaki lastikler

Yapılması gereken şey; sürüş esnasında yukarıdaki etkenlerin varlığını ve değişimini sürekli olarak izleyip değerlendirerek fren limitine olacak etkilerini göz önüne almaktır. Diğer bir değişle yol durumu değerlendirilmeli ve tekerlekleri kilitlemeksizin en yüksek fren gücü uygulanacak şekilde pedala uygulanan basınca karar verilmelidir.

SIKLIKLA YAPILAN FRENLEME HATALARI

- Fren limitinin bilinmemesi dolayısıyla çoğu zaman erken ve hafif frenaj sonucu frenleme süresi ve mesafesinin uzaması nedeniyle zaman kayıpları artmaktadır.
- Yukarıdakinin tersine çok geç ve sert fren yapmak da arabayı kontroldan çıkarabileceği gibi kıymetli yarış lastiklerini de duman haline getirecektir. (Bu durum daha çok başlarda olmaktadır. Yarış dergileri okumak yerine yarışmaya başlandıktan bir süre sonra geçer:-)).
- Bu tür sert frenajların sonucu çoğu zaman virajın giriş noktası kaçırılabilmekte ve yoldan çıkma tehlikesi ortaya çıkmaktadır. Ayrıca bir süre sonra lastiklerinizden “LAP LAP LAP” diye bir ses duyarsanız bu, lastiklerinizin bu tür kızaklamalar sonucu üzerlerinde oluşan düz bölgelerin yere çarpma sesi olabilir.
- Önemli hatalardan birisi de viraj içerisinde dönüş esnasında fren yapmaktır. Bu düşük süratler için bir sorun teşkil etmez. Ancak yüksek performanslı bir sürüşte şık bir spin ve yol dışına çıkma ile sonuçlanabilir. Frenaj işlemi viraj öncesinde bitmiş, hız ayarlanmış olmalıdır. (Sol ayak freni hariç tabii).
Fren pedalına kıracak gibi çok ani biçimde basmak, pompalamak, tekmelemek vs. faydasız hareketlerdir.

LİMİT FRENLEME EGZERSİZLERİ

Limit freni trafikte denemek gerçekten çok tehlikeli sonuçlar doğurabilir. Küçük bir hata önünüzdekinin arkasından çarpmanıza veya arkanızdakinin size çarpmasına sebep olacaktır. Bu durum gerçekleştiğinde üzülmek veya pişmanlık bir işe yaramayacaktır. En iyisi kendinize boş ve tercihen kaygan bir yol bulmanızdır. Fren pedalına uyguladığınız basınca konsantre olmanız işinizi kolaylaştırabilir.

- Kendinize bir işaret seçip bu noktadan sabit bir hızla (40-50 km/h ile başlayın) geçerken frene başlayın ve bunu en kısa durma mesafesini elde edene kadar tekrarlayın.
- Daha sonra iki işaret arasında çalışmaya başlayacaksınız. Birinci işareti geçtiğiniz an fren pedalına sabit bir basınç uygulamaya başlayın ve araç durana kadar bu basıncı değiştirmeyin. Tam ikinci işaretin üzerinde durana kadar bu egzersizi tekrarlayın.

Not: Bu bilgiler sizi daha kanlı bir trafik canavarı haline getirmek amacıyla verilmemiştir. Yeteneklerinizi gösterebileceğiniz yerlerin yarış pistleri olduğunu unutmayınız. Bu alıştırmalar esnasında ve sonrasında arkanızdan gelen sürücülerin otomobil yarışçısı olmadıklarını ve sizin kadar iyi frenaj yapamama ihtimallerini unutmayın

Modifiye ve Araçlar Üzerine

Gücü artirmak, yol tutuşu ve frenaji güçlendirmek, kabin ve karoserde degisiklik yapmak, bir baska deyisle otomobili ayricalikli kilmak..
Tuning yada diger adiyla Modifiye denince akla ilk gelen motorda güç artirimi oluyor. Neredeyse motorun üretimiyle birlikte gelismeye baslayan modifiye islemi, günümüzde bir sektör haline geldi. Tabii boyutlari da çok genisledi. Artik standardin disinda otomobilin gücünü, yol tutus özelliklerin! ve görünümünü degistirmek amaciyla yapylan islemler modifiye olarak adlandiriliyor. Teknolojinin gelismesi, ürünlerin farkli zevklere göre tasarlanmasini sagladi. Bu degisimde motorsporlarinin da katkisi çok büyük. Öyle ki, kabin içindeki “süslemelerden” alüminyum görünümlü depo kapaklarina kadar tüm aksesuarlarin temelinde motorsporlari yatiyor. Dis görünümde jant-lastik, karoser kiti, farlar, far kaslari, son susturucular, aynalar ve hava kanallari otomobili farkli kilan ayrintilar. Bu aksesuarlardan bir bölümü, otomobilin sadece görünümüne degil, yol tutusuna da katki sagliyor. Kabindeyse direksiyon simidi, vites topuzu, konsol kaplamalari koltuklar ve renkli gösterge zeminleri yapilan degisiklikler arasinda yer aliyor.

Modifikasyonun temel amaci, gücü artirmak. Standarttan daha genis piston kullanmak ya da egzantrik milinin derecesini degistirmek, motora güç kazandirmanin en etkin yollari.

Bunlari destekleyen diger islemler, elektronik beyin programinin gelistirilmesi ve hava emmeyle egzoz sisteminin modifikasyonu. Turbo takviyeli motorlarda bu islemlere ek olarak turbo valfinin basinç limitini artirmak, intercooler’i büyütmek ve pop-off supapi monte ederek güç artirilabiliyor.
Otomobilde teknik olarak vaDilan modifikasyon sadece gücü artirmayi degil, yol tutusu güçlendirmeyi ve frenaj kabiliyetini artirmayi da kapsiyor. Bu degisimler neredeyse bir zincir gibi birbirini takip ediyor, çünkü gücü artirilan otomobili yolda tutmak için birtakim teknik degisiklikler yapmak ve güvenli durabilmesini saglamak için fren sistemini güçlendirmek gerekiyor. Biri eksik oldugunda, kötü sonuçlanabilecek kazalarin yasanmasy her an mümkün. Bu nedenle modifiye islemini profesyonel kisilere birakmak en dogrusu. Dünyanyn en büyük modifiye firmalarinin Türkiye temsilcilikleri bu amaçla hizmet veriyor. Bu arada kullanilan parçalarin mutlaka belgeli ve trafikte kullanima uygun olduguna dikkat etmek gerekiyor.

Dikkate alinmasi gereken bir baska nokta da bu isin hobi olarak degerlendirilmesi. Son yillarda özellikle performans tutkunu gençler arasinda yaygynlasan modifiye, farkli amaçlarla yapildiginda, insanlarin hayatini tehlikeye atacak sonuçlar dogurabilir. Yarismak için caddelerin uygun olmadigini unutmamak gerek. Eger yarismak ve otomobilinizin performansini görmek istiyorsaniz, yapmaniz gereken tek sey, bu yil sampiyona olarak düzenlenecek drag yarislarina katilmak. Toplam 7 siniftan (1600 cc’ye kadar* 1600-2000 cc arasi*2000-4000 cc arasi*4000-6600 cc arasi*Turbo ve / kompresörsüz*6601 cc nitrosuz ve asiri beslemesiz*asiri beslemeli) olusan sampiyona 6 yaristan olusuyor. Yarislarla ilgili ayrintili bilgi almak için Türkiye Otomobil ve Motorsporlari Federasyonu’nu 0216 46511 55 no’lu telefondan arayabilirsiniz.

Traction Control

Halk arasinda “anti-patinaj sistemi” olarak da isimlendirilen çekis kontrol sistemi, elektronik bir aktif güvenlik ünitesidir. Çekis Kontrol Sistemi Nedir?
Otomobilin çekise sahip tekerleklerinden herhangi birisi gereginden fazla dönüp patinaja düstügünde devreye giren sistem gazi kademeli olarak kesip motor gücünü gerekli oranda düsürerek patinaji önler. Böylece tekerleklerin yola tutunmasi saglanarak aracin güvenli bir sekilde yol almasi saglanir.

Hangi araçlara uygulanabilir?

ABS fren sistemli ve enjektörlü her türlü araca uygulanabilir.

Çekis Kontrol Sistemi’nin avantajlari nelerdir?

Çekis Kontrol Sistemi bulunmayan araçlarda kaygan zeminlerde (islak, buzlu, toprak, vb.) ve dönüslerde gereginden fazla gaza basilmasi durumunda çekis yapan tekerlekler hizla bosa döner ve aracin savrulmasina sebep olabilir. Oysa Çekis Kontrol Sistemi bulunan araçlarda her türlü yol sartlarinda emniyetli yol tutus saglanir.

- Sürüs güvenliginizi arttirir
- Virajlarda yoldan çikmanizi engeller
- Kayfan zeminlerde güvenli yol almanizi saglar
- Her türlü yol sartinda daha performansli kalkis yapmaniza yardim eder
- Lastik ömrünü uzatir
- Aks, debriyaj balatasi, sanziman vb. aktarma organlarinin ömrünü uzatir
- Kullanim tarzina göre ayarlanabilir
- Istenildiginde devreden çikartilabilir
- Aracin orjinal tesisatini bozmaz
- -40 C, +80 C ortam sicaklakliklari arasinda çalisabilir

“… Yaptigim inceleme ve test sürüslerinde hiçbir olumsuzluk görmedim. Gerek üretim sekli, gerekse elde edilen sonuç itibariyla çok profesyonel bir sistem. Ürünün en büyük avantaji sürücünün kullanim tarzina göre ayarlanabilmesi ve aracin orjinalligini bozmamasi. Bu sistem hem istenildiginde devreden çikartilabiliyor, hem de sökülmek istendiginde hiçbir olumsuz iz birakmiyor.
SÜRÜS GÜVENLIGI IÇIN FAYDALI VE GEREKLI.” Onno Usta

 NOS

Bir motordan en fazla guc artisi NOS ile saglanir. Calisma prensibi cok basit olan NOS, otomobilin herhangi bir yerine monte edilen tuple kontrol ediliyor.

Tup baglantilarla, istenildiginde motorun yanma odasina yakit ve havanin yaninda “nitroues oxide” gazi veriyor. Bu gazin sogutucu etkisi, genlesme katsayisini dusuruyor ve yanma odasina normalin cok ustunde miktarda oksijen dolmasina neden oluyor. Bu sayede yakit daha iyi yaniyor, patlama cok daha siddetli gerceklesiyor ve guc artiyor.

Kiti bir tup, butonlar ve motor ici baglanti aparatlarindan olusan NOS’u aktif hale getirmek tupun vanasi, ardindan iceride bulunan ana kumanda dugmesi aciliyor, gaz pedalinin altinda bulunan buton, gaza tam basilmasi halinde aktif hale geliyor ve “nitroues oxide” gazi yanma odasi icine pompalaniyor.

Sahip olduğu potansiyel gücün hepsini verebilecek olan bir motorla ilgili opsiyonları göz önüne almak zorunda olduğunuzda; nitro oksidin size verebileceği kapasitede hiçbir benzerinin olmadığını görürsünüz. Nitro sistemine herbir beygir gücü için bir dolar esasıyla bakarsanız, NOS’dan alınan bir nitro sisteminin kıymetli yatırımızın herbir doları için en büyük değeri temin ettiğini göreceksiniz. Yıllar boyunca var olan tecrübelerimiz sadece birkaç saat içerisinde 50 ila 500 beygir gücü ilave etme yeteneğine sahip ürünlerimizden performansçılar ve yarışçılar gibi çoğunluğun etkilendiğini bize ispatlamıştır. Uygulamanız için doğru sistemi dikkatlice seçmek suretiyle sedece NOS sisteminizi harekete geçirerek motorunuzun hacmını iki katına çıkartmayla mukayese edilebilecek bir performans artışı ve güvenlik faktörü yönünden emin kılınmış olacaksınız.

Artı Beygir Gücünü Nasıl Elde Etmeli

Bir motor, Yakıt yakarak çalışır ve genişleme yaparak pistonları aşağıya iter. Daha fazla beygir gücü yapmak istiyormusunuz? Daha fazla yakıt yakın böylece motor pistonları aşağıya daha kuvvetle itecektir. Çok kolay gibi geliyor. Fakat, bu o kadar da kolay değil. Gücü arttırmayı bir kompleks mühendislik problemi yapan çok sayıda ki faktörler olduğundan biz burada sadece üç ana esası ele alacağız.
Herşeyden evvel, tüm yakıtlar yanabilmek için oksijene ihtiyaç duyar. Daha fazla yakıt yakmak istiyorsanız, daha fazla oksijen vermeniz gerekecektir. Hemen hemen bütün motor performans ürünleri yakıt ve oksijen akışını arttırara gücü yükseltirler.
Egzantrikler, daha hacimli karbüratörler veya valfler, porting, emme manifoldu, egzost headersları, superchargerlar, turbochargerlar, ve NOS geliştirilmiş bir motorun nasıl hava aldığını gösteren açık örneklerdir (daha fazla yakıt yakmak için daha fazla oksijen ) ve bu size artan beygir gücü verir. Oksijen ve yakıtın akışını arttırmak için en etkin yol muhtemelen Nitro oksid enjeksiyon sistemidir. Nitro sisteminin bu kadar büyük beygir gücü üretmesinin başlıca sebebi budur.

Diğer bir temel güç faktörü yakıtın buharlaştırılmasıdır. Diğer yarış yakıtlarında olduğu gibi benzin sıvı haldeyken yanmayacaktır. Benzinin yanabilmesi için buhar haline dönüştürülmelidir. Benzinin buhar haline dönüştürülmesi kolay bir işlemdir. Bu husus temel olarak dışarıya bir bardak su koyup kurumasını beklemeden farklı değildir. Elbetteki motorun içinde buharlaşma çok çabuk olmaktadır. 8000 RPM’de çiğ benzinin buhara dönüştürülmesi, yeterince buharlaştırma işleminin harekete geçirilmesinde anahtar; motor ısısı ve yakıt atomizasyonudur. Atomizasyon işlemi çiğ yakıt akışını çok küçük damlacıklara dönüştürür ve böylece buharlaşma yüzeyinin genişlemiş olmasından ötürü buharlaşma hızlanır. Yakıt damlacıklarının ebadı çok önemlidir. Büyük bir damla benzin alın ve onu on küçük damlacığa dönüştürün, bu durumda daha etkin buharlaştırma için yüzey sahasını genişletmiş olmaktasınız. Sonuç, yanmak üzere daha fazla yakıt elde edilmiş olur. İyi dizayn edilmiş olan bir NOS sistemi nitro ile birlikte motora akan yakıtta çok küçük damlacık ebatları meydana getirir. İşte bu sebepten dolayı NOS sistemleri diğer sistemlere göre daha güçlü beygir gücü oluşturur.

Bizim bakacağımız üçüncü ana güç faktörü hava/yakıt karışımının yoğunluğudur. Toros’larda ki 5000 metredeki geçitte hiç jogging yapmayı denediniz mi? Nefesinizi kesiyor değil mi? Atmosferin yüksekliklerinde, deniz seviyesinde olduğuna nazaran hava daha ince ve daha az yoğunluktadır. İşte bu sebepten dolayı, deniz seviyesinde olan İstanbula’da yolda giden bir kamyona göre, Toroslardaki bir yolda giden kamyon daha yavaş ilerler. Yoğunluk, atmosfer basıncı (üzerinizde olan atmosferin ağırlığı), sıcaklık, ve nem tarafından etkinleşir. Atmosferin basıncını değiştiremeyiz, ancak bir dereceye kadar emme odasının ısısını düzenleyebiliriz. Cool can’ler ve intercooler’lar yakıt ile hava/yakıt karışımını soğutarak daha yoğunlaştırırlar ve böylece ekstra bir güç meydana getirirler. Bu karışım ne denli daha yoğun olursa silindir yanma için yakıt ve havayla daha fazla sıkışır ve daha fazla güç oluşturur. Nitro oksid enjekte edildiğinde derhal likit halinden gaz haline dönüşür ve çok soğuk olur. Bu soğuk nitro buharı manifolddaki tüm emme odasının ısısını 65 o Fahrenhayt’a kadar düşürür. Daha yoğun karışım bir nitro sistemiyle motor’a çok daha fazla güç üretmesine yardımcı olur.

Nitro Oksid ve Emisyonları

Nitro Oksid’in (N2O) kullanılması havayı kirleten nitrojen oksitlerinin (NOx) artması anlamına gelmez. Elbette ki NOS’un yaptığı “sadece yarış için” olan sistemler, emisyon kontrollü motorlarda kullanımı kanuni değildir. Buna rağmen, NOS sistemlerinin çoğu 50 eyaletten ABD’de kullanımının kanuni olduğuna dair belge almıştır. Emisyon kontrollü araçlarda kullanım tasdiki bağımsız laboratuvar testleri tarafından alınmış olup, bu NOS sistemlerinin egzost emisyonlarının normal sürüş koşullarında arttırılmadığı ispata bağlanmıştır. Emisyon kontrol tüzüklerine bağlı olan motorlarda emisyon müsadeli NOS kitlerinin kullanılmasını öneririz

NOS Sisteminizin İnce Ayarı (Tuning)için Hatırlanması Gereken Birkaç Önemli Husus.

Bu çok eskimiş bir ifade gibi gözükse de, Nitro deneyiminizin başarılı mı, başarısız mı olacağı konusunda muhtemelen daima 1 numaralı sebebi olacaktır. Daima herhangibir başlamadan evvel sisteminize konulan bütün talimatları okuyun! Motorunuzda bir şeyin değiştirilmesine karar verebilirsiniz veya dergilerde okuduğunuz sistemimizden farklı yeni bir şey dizayn etmiş olduğumuzu görebilirsiniz. Biraz zaman ayırarak bütün talimatları dikkatlice okuyun.
Daima tutucu şekilde başlayın. Tavsiye ettiğimiz jet kombinasyonları hakkındaki tavsiyelerimizi takip edin ve ayar gerektiren bir sisteme sahipseniz en alt seviyeden işe başlayın. Jetleri değiştirmek daima birkaç dakikanızı alır bu sebepten en üst seviyeden başlayarak gereksiz riskleri üstlenmeyin
Motorunuzun ne kadarlık bir gücü kaldırabileceği hakkında gerçekçi olun. Burada ileriye gitmeyin. Siz sadece motorunuzda bulunan parçaları kesin olarak biliyorsunuz. Bu parçalar hakkında şüpheniz varsa, bizim teknik hattımızı arayabilir ve size yüksek tecrübesi olan teknik elemanımız bu özel kombinasyonunuz için nelerin emin olduğu hakkında yardımcı olur. Motorunuzda neyin olduğunu bilmiyorsanız o taktirde motorun içindekilerin fabrikanın taktıklarından ibaret olduğu farzedilerek en emin durumda olacak ve bu uygulama için doğru sistemi seçeceksiniz.
Güç, yakıttan gelmektedir. NOS Sistemi çalışırken, sisteminizin tedarik ettiği ilave yakıt miktarıyla ilave güç ayarlanır. Eğer yakıt orada değilse hiçbir zaman güç olmaz ve hiçbir nitro miktarı veya başka bir şey onu geri getiremez.
Sistemin kullanılması esnasında mümkün olan yakıt miktarını idare eden el altında tipik iki kontrol vardır; yakıt jet ebadı ve yakıt basıncı. Sistem yakıtı akıtırken, doğru yakıt basıncı okunur. Bazı yakıt basınç regülatörleri hatalı rakkam verirler, çünkü basınç okuma sistemi çalışmazken tırmanırlar. Bu olduğu zaman, gerçek akan yakıtın basıncı umulandan çok daha aşağıda olup, problem yaratacaktır. Yanlış ateşleme veya detonasyon ile ilgili problemlerle karşılanınca, DAİMA ilk önce nitro jet miktarını azaltın! Gücün yakıttan geldiğini hatırlayın, Nitro’dan değil, yakıt vermek suretiyle soğutmaya çalışmak, basit olarak biraz daha güç verir ve problemi karışık hale getirir. Karbüratörler aşırı zengin işleyen soğutucuyla jetlenir ve daha az güç üretir. Aşırı zenginleşerek jetlenen NOS sistemleri muhtemelen biraz daha güç verir, böylece problemlerle karşılaşırsanız, ilk evvela nitro jetin (jetlerin) miktarını azaltın. Sisteminizin nasıl çalıştığının yanıtını almak için bujilerinizi kontrol ettiğinizde, HERBİR BUJİYİ KONTROL EDİN, sadece kolay ulaşılabilenleri değil. İki silindir hiçbir zaman aynı şekilde çalışmaz.Nitronun bir karakteristik özelliği de bujileri temizlemesidir, öyle ki daha yeni takılmış gibi gelir.Buji porseleni üzerinde küçük gümüş parçacıkları gibi detonasyon işaretleri varsa nitro jet miktarını azaltın.Bujinin toprak kordonu bir mavimsi-gökkuşağı renkleri gösteriyorsa, nitro jet miktarını azaltın.Eğer toprak hattları erime emareleri veriyorsa, nitro jet miktarını azaltın ve daha kısa olan ve daha kalın toprak hatlı buji takın.
Hiçbirşeyi değiştirmediğiniz halde sisteminiz aniden problem çıkarmaya başlarsa kuralı bozan sıklıkla bir tıkanmış nitro veya yakıt filitresidir. Sisteminizle birlikte verilen talimat broşürü nitro ve yakıt filitre elemanlarının nerede bulunduğunu gösterir, onları periyodik olarak kontrol edin.

NOS Hakkında Genelde En Çok Sorulan 40 Soru

Otomotiv motorlarına nitro oksid ve uygulaması hakkında hiçbir mistik husus yoktur. NOS bunları müşterileri için daha iyi ve daha emniyetli yapmıştır. Aşağıda yer alan sualler ve cevaplar kazanmayı arzu edenlere yardımcı olacağını ummaktayız:
S : Nitro motor güvenliğine etki eder mi?
C : Verilen bir uygulama için doğru H.P.’ın seçimi anahtar noktadır.Doğru fabrika kalibrasyonunu kullanan bir kit artmış oranlada aşınmaya sebebiyet vermez.Silindirde ortaya çıkaran enerji artar ve bunları idare edecek olan farklı birimlerde yükü kaldırır.Eğer yük artışları onları idare edecek olan birimlerin kapasitesini geçerse, ilave aşınma husule gelir.NOS kitleri talep üzerine kullanılmak üzere sadece geniş açık kelebekl için dizayn edilmiştir. NİTRO her zaman değil sadece istendiğinde kullanılmak üzere yapılmış olup, fevkalade avantajlıdır. Bütün NOS kitleri, verilen bir uygulama için güvenli azami güç temini için dizayn edilmiştir.

S : Stok motoruma bir nitro kiti basitçe takabilirmiyim?
C : Evet, NOS üretim sistemleri hemen hemen her stok motor uygulaması içindir. Burada anahtar; verilen bir uygulama için doğru kitin seçimidir; yani, 4silindirli motorlar normal olarak bir ekstra 60-100 beygir gücü’ne izin verir, 6 silindirli motorlar genellikle 75-125 beygirlik ekstra bir güçle çalışır, Small block V8’s (302/350/400cid) genel olarak 140 ekstra beygir gücü’ne kadar kabul eder, ve Big block V8’s (427/454) 125-250 ekstra beygir gücü’ne kadar kabullenebilir. Bu teklif edilen oranlar modifikasyon az yapılmış veya hiç yapılmamış olan cast piston ve cast crank kullanılan stok motorlarda maksimum güvenle kullanılır.

S : Daha da yüksek beygir gücü kazanımı için diğer bazı genel kurallar hangileridir?

C : Genellikle, forged (Dövme) aluminyum pistonlar modifikasyon yapabileceklerinizin en iyisini teşkil eder. Ateşleme zamanının 4-8 derece geciktirilmesi (her 50 H.P. kazanımı için 1 ila 1 ½ derecelik ateşleme geciktirmesi rötar). Çoğu durumlarda, daha fazla akış sağlayan bir yakıt pompası gerekebilir. Daha yüksek oktanlı (100+) yarış tipi yakıt gerekebileceği gibi, .025” -.030” aralığa yakın normal bujilerden 1’den 2’ye ısı değişimi olan daha soğuk bujiler gerekebilir. 250 H.P.’ın üzerinde güç kazanımı için, yukarıza zikredilenlere ilaveten diğer modifikadyonlar gerekebilir. Bu özel modifikasyonlar çelik dövme krank, yüksek kalitede yarış tipi piston kolu, nitro sisteminin ilave yakıt ihtiyacını karşılamaya mahsus yüksek çıkışlı yakıt pompasını, ve 110 oktan veya üzerinde ve yüksek özel gravitede yarış yakıtını içerir. Uygulamalarınızda daha özel malumat için lütfen NOS teknik departmanına başvurunuz.
S : Nitro nasıl çalışır?
C : Nitro oksid 2 bölüm nitrojen (azot) ve bir bölüm oksijenden ibarettir (ağırlık olarak %36’ı oksijendir). Motorun içinde yaklaşık 572 Fahrenhayt’ta yanma işlemi esnasında nitro parçalanarak oksijeni serbest bırakır. Bu ekstra oksijen daha fazla yakıtın yanmasını temin ederek ilave güç yaratır. Nitrojen yanma işleminin kontrolüne yardımcı olarak, artan silindir basınçlarına koruyucu kalkan ve nemlendirici etkisi yapar. Nitro aynı zamanda giriş şarj ısısını 60 ila 75 fahrenhayt derece düşürerek büyük bir “iç soğuma” etkisi yapar.
S : NOS ürünleri üzerinde ne tür testler veya araştırmalar yapılır?
C : NOS’un bilgisayarlı dinamometre ekipmanı, nitro akış test aletleri dahil olmak üzere komple bir araştırma ve geliştirme merkesi bulunmaktadır. İlave olarak,NOS aktif olarak yarışın pek çok safhalarıyla da alakadardır; dünyadaki güvenilir nitros sisteminin en güçlüsünü geliştirmek için flaş isimli yarışçılarla çalışmaktadır.
S : Bir nitro sistemiyle ne kadarlık bir performans gelişmesi bekleyebilirim?
C : Bir çok uygulamalar için 1’den 3 tam saniyeye ve çeyrek milde 10’dan 15’e kadar MPH beklenebilir. (Motor hacmi, tekerlekler, jetleme, dişliler, v.s. gibi faktörler nihai sonucu etkileyecektir)
S : Tüp ne kadar devam edecek?
C : Bu geniş ölçüde nitro kitine ve jetlemeye bağlıdır. Örneğin; standart 10 lb.kapasitedeki şişeyle bir 125 HP Power Shot Kit 7 ila 10 tam çeyrek-mil yarışına izin verir. 250 HP güç seviyesinde, 3 ila 5 tam çeyrek-mil yarışı beklenmelidir. Eğer nitro sadece 2 ve 3.ncü viteste kullanılırsa daha fazla sayı beklenmelidir.
S : Nitro bütonunu ne kadar süre ile basılı tutabilirim?
C : Tüp bitinceye kadar bütonu basılı tutmak mümkündür. Bununla beraber, her seferinde sürekli 20 saniye veya biraz daha azı tavsiye edilir,zaten bu sistemler yarış aplikasyonu olan malzemelerdir ve yarışlarınızda genelde 15 saniye içinde bitmesi gerekir daha uzun sürüyorsa fasılalı basışlar etkili ve güvenilir olur.
S : Nitro en iyi şekilde ne zaman kullanılabilir?
C : Sadece tamamen açık kelebekle ( gelişmiş bir kontrolör kullanılmamışsa). Müthiş miktarda arttırılan tork miktarı sebebiyle, genelde en iyi neticeleri elde edeceksiniz, erken harekete geçirmede traksiyona müsaade edilecektir. Nitro, tüm kelebek açıklığı şartları altında 2,500 RPM’in üstünde güvenle uygulanabilir.
S : Nitro ilave ederken arabamdaki Karbüratörü tekrar jetlemek zorundamıyım?
C : Hayır! NOS sistemi karbüratörünüzden bağımsızdır, ve yakıt ve nitrodan müteşekkil kendi yakıtını enjekte eder.
S : Nitro oksid alev alırmı?
C : Hayır. Nitro oksid kendi başına yanıcı bir madde değildir. Bununla beraber, nitro oksidin içindeki oksijen yakıtın daha süratli yanmasına sebebiyet verir
S : Nitro oksid detonasyona sebebiyet verir mi?
C : Doğrudan değil. Detonasyonun sebebi yanma esnasında çok az yakıtın (zayıf karışımın) bulunması veya çok düşük oktanlı yakıtın bulunmasıdır. Çok fazla avans ta ateşlemede detonasyona sebebiyet verir. Genelde, kit’lerimizin çoğu stok tipi motorlar için üretilmiş olup, orta tip yakıtla, ve ateşleme zamanının minumum azalmasıyla gayet iyi çalışırlar.Yüksek silindir basınçlarına sebebiyet veren, yüksek kompresyon derecelerinin kullanıldığı yarışlarda daha yüksek yakıt oktanı ve daha rötarlı (gecikmeli) ateşleme kullanılmalıdır. özellikle progessive kontrollu veya modül le kontrollu ateşleme kitleri için RPM size en iyi çözümü sunar
S : Tüp’ü nerede doldurabilirim?
C : Türkiye’de ki tüm Habaş, Karbogaz bayilerinde azat Peroksit (Narkoz gazı) adı altında doldurtabilir veya direk Ankara ve İstanbulda Bulunan işyerlerimizden doldurtabilirsiniz elimizde herzaman acil durumlar için yedek dolu tüpler bulunmaktadır.
S : Bir NOS sistemiyle yan sanayi ürünü olan bilgisayar çipi kullanmak iyi bir fikirmidir?
C : Eğer çip sadece Nitro Oksidin kullanılması için özellikle dizayn edilmişse. Yan sanayi üretimi olan çiplerin çoğu daha fazla güç yaratmak için daha saldırgan zamanlama ileri eğrileri kullanır. Bu, potansiyel bir detonasyona (ayarsızlığa) götürebilir. Kullanmadan evvel üreticinin çipini kontrol etmek isteyebilirsiniz. Hypertech gibi bazı üst düzey üreticileri nitro ile kullanılan özel çipler yapmaktadır.
S : Genellikle NOS kitinin takılması ne kadar sürer?
C : NOS kitlerinin çoğu bilenen el aletleri kullanılarak 3-5 saatte takılır.NOS talimat kitapları endüstride en ileri olanlarıdır; özel montaj çizimleri, hat çekme diyagramları ve tüp tesbit işlemleri ve de performans ipuçları ile arıza tespit klavuzu ihtiva eder.
S : Nitro sisteminin bir plate enjektör tipine hangi çeşit manifold daha iyi uyar, tek (single) veya çift (dual) delikli manifoldu mu?
C : Manifol bar’ların spray dizaynıyle alışverişte olmadığı sürece her ikisi de çoğunlukla iyi çalışır. Yüksek devirde tek delik ile dağıtım (distribution) daha iyidir. Eğer hedefiniz gücü 200 HP’dan daha fazla yükseltmek ise tek girişli manifold daha iyidir. veya en iyisi fogger sistemlerimizdir yani her bir piston tepesine ayrı ayrı nos ve yakıt püskürtme.
S : Nitro oksid silindir basıncı ve ısısını yükseltir mi?
C : Evet. Daha fazla yakıt yakma kabiliyetinden dolayı böyledir, ve işte tam bu sebepten ötürü nitro çok fazla güç yapar.
S : Nitro tüpünü soğutmanın faydası varmıdır?
C : Hayır. Tüpü soğutmak basıncı önemli ölçüde düşürür ve yakıtın zengin kondisyonu için gereken nitronun akış hızını azaltır ve güç azalır. Soğuk gecelerde zengin tarafta sürmelisiniz. Optimal sürüş kondisyonları için tüp basıncını yaklaşık 800-900 psi’de tutun.NOS’un bir nitro basınç göstergesi vardır, bununla monitörde görebilirsiniz.Daha soğuk iklimlerde yaşıyor ve sürüyorsanız şişe ısıtıcı kitini almanız iyi bir fikir olabilir. (P/N14164). Genellikle70-90 Fahrenhaytlık mulayim iklimler NOS kitinin en güçlü potansiyeline izin verirler.
S : Nitro’yu turbo veya supercharger uygulamalarıyla kullanmanın faydası varmıdır?
C : Tamamen. Turbo uygulamalarında Bir nitro sisteminin ilavesiyle turbo lag tamamen elimine edilir.İlave olarak, hem turbo hem de supercharger’lar içeriye giren havayı kompres ederler, böylece de ısıtmış olurlar.Nitro’nun enjekte edilmesiyle, büyük iç soğutan etki emme odasının ısısını 75 fahrenhayt derece veya daha fazla düşürür. Genişlemede artış olur, bu da daha fazla güç yapar.
S : Bir NOS kiti ne kadar kompledir?
C : NOS bügün piyasada bulunan en komple sistemleri sunmaktan gururludur. Bir komple montaj yapımı için gerekli her parçayı içerir; örneğin ekstra uzun karbüratör saplamaları, contalar, boru tıpası, yakıt hortumu, braketler, filitreler, fitingler, hardware, kablolar, dolu olan 10 librelik şişe ve Hi-Flo valfi, ve tüm diğer ana parçalar bütün NOS kitlerinde standarttır.
S : Standart ve bir NOS Hi-Flo tüp vanası arasındaki fark nedir?
C : Hi-Flo valfinin deliği standart bir valfden daha geniş olup, daha fazlo nitro akışını temin eder.Küçük delikli bir valf ile nitro akışı fazlayken bir basınç düşüşü olur ve şişme veya yetersiz nitro akışına sebep verir. NOS’un Hi-Flo valfi bu problemi berteraf eder. NOS Hi-Flo valfleri tüm NOS kitlerinde standarttır.
S : Çok mil yapmış bir motor üzerindeki Nitro etkisi ne olur?
C : Bu geniş ölçüde motor parçalarının durumuna bağlıdır. Eskimiş veya zayıf şekilde ayarlanmış motora yapılan performans modifikasyonu zararlı etki yapacaktır. Halbuki, iyi segman ve silindir kapak contasıyla iyi durumdaki bir motor, herhangi bir aşınma ya da eskime olmaksızın nitro kullanabilir.
S : Nitro kullanımı katalitik konvertörü etkiler mi?
C : Hayır. Egzostta mevcut oksijenin artması gerçekten konvertörün etkinliğini arttırır. Nitro kullanımı 10-20 saniye ile sınırlandırılmış olduğundan, uygulanabilir hiçbir etki olmaz. Kabul edilebilir standartlarda ısı tipik olarak iyidir.
S : Aynı NOS Kiti ve jetlemeyi kullanıdığımızda bir stok motorla mukayesede performans artış yüzdesi yüksek şekilde modifiye edilen motorla aynı olur mu?
C : Pek değil. Çoğu durumlarda artış yüzdesi bir stok motordan daha fazladır, çünkü normal modunda, modifiye edilmiş bir motorunki kadar etkin değildir. Bununla beraber, Nitro etkileri herhangi bir motorun çıkış gücünü arttıracağından, modifiye edilmiş bir motorda toplam güç çıkışı çok daha fazla olacaktır.
S : Yüksek kompresyon motorları nitro oksidi kullanabilir mi?
C : Elbette. Yüksek veya düşük kompresyon dereceleri nitro ve yakıt karışımlarının uygun dengesinin temin edilip, devam ettirilmesiyle, nitro oksid ile gayet uygunlukla kullanılabilir. NOS kitleri nisbeten alçak kompresyonlu stok tip motorlardan, 15:1 ve üstü kompresyonlu motorlara kadar kullanılabilir. Sadece, daha yüksek kompresyon derecesi, daha fazla ateşleme geciktirmesi ve daha yüksek oktanlı yakıt gerektirir.
S : Pompa benzini street/strip nitro oksid uygulamalaraında kullanılabilir mi?
C : Evet. Orta tip kurşunlu veya kurşunsuz 92 veya daha yüksek oktanlı yakıt çoğu uygulamalar için tavsiye edilir.Çoğu NOS sistemleri pompa benzinleri için dizayn edilmiştir. Bununla beraber, daha yüksek kompresyon veya daha üst beygir gücü seviyeleri kullanıldığında, 100 veya daha üst oktanlı yarış yakıtı kullanılmalıdır.
S : Nitro oksid ile kullanılmak üzere ne tip bir egzantrik mili en iyi uyanı olur?
C : Genellikle, daha az egzost overlap’ı ve daha süreli olan kamlar. Bununla beraber, normal kullanım (nitro aktive edilmediği zamanlar) için olan bir egzantriği seçmek en iyisi olur çünkü, çoğu araç çalıştırmalarının %99 tam gaz ile değildir Nitro mukayeseleri için daha agresiv egzost profil rampingleri v.s. olan özel kam profilleri vardır. Kam seçimi geniş olarak aracın ağırlığına, dişlilerine v.s. bağlı olduğundan özel hedefiniz için egzantrik imalatçılarının tavsiyelerine uymak en iyisidir.
S : NOS kitler son model EFI arabalarına uygulanabilir mi?
C : Evet. NOS’un bu arabalar için mevcut çok sayıda seçilebilen nitro kitleri vardır.
S : Hangi tip nitro sistemi daha iyidir; plate enjeksiyon sistemi mi yoksa direkt port enjeksiyon sistemi mi?
C : Plate sisteminin avantajları kolaylıkla takılıp, çıkarılması, kolaylıkla diğer bir arabaya takılabilmesi, jetleme kombinasyonlarının çok çabuk değiştrilebilmesi, ve çoğu durumlarda ihtiyacınız olan ekstra beygir gücü (75-350’den fazla H.P.) temin etmesidir. Bazı durumlarda, uzun hava girişleri olan düz tip motorlarda olduğu gibi, dağılımı maksimum hale getirmek için bir direkt port tipi sistem tavsiye edilir. Hakeza 350 HP’dan fazlası gerektiğinde, direkt port fogger sistemlerimiz distribüsyon ve gücü (500+ HP) temin edecektir. Sistemin manifoldun altında gizli olması hallerinde direkt port enjeksiyonu arzu edilir.
S : Nitro oksidi kullanmak için yakıt sistemimi mofidiye etmelimiyim?
C : Daha küçük nitro aplikasyonları için çoğu stok yakıt pompaları yeterli çalışacaktır. Önemli olan husus mevcut yakıt sisteminize (karbüratör veya yakıt enjektörü) pompanızın yeterli yakıt akıttığının kontrolünün yapılması ve ayrıca, açık kelebek şartları altında nitro kit tarafından gerekli ilave yakıtın temin edildiği görülmelidir. Nitro kitine ayrıca bir yakıt pompası tahsis edilmesi tavsiye edilir.
S : Bir nitro tüpü en iyi hangi pozisyonda takılmalıdır?
C : NOS tüpleri sifon tüpleriyle birlikte verilir ve uygun bir nitro alımını devam ettirebilmek için tüpün doğru takılması önemlidir. Biz size tüpün valf dibiyle 15 derecelik açıyla ve tüpün dibinden daha yükseğe takmanızı öneririz. Tüpün valf ucu (tarafı) aracın önünü göstermeli ve vanasının tepesi ve tüp etiketi yukarıya bakmalıdır.
S : Bir Kit’te nitro ve yakıt filtrelerini kullanmak ne kadar önemlidir?
C : Herhangi bir nitro sisteminin en önemli bölümlerinden bazıları nitro ve yakıt filtreleridir,ve devamlı temizliğine dikkat etmek gerekir.
S : Diğer performans tercihleriyle mukayese edildiğinde nitro kullanmanın avantajları nelerdir?
C : Çoğu diğer performans tercihleri sizi istenmeyen duruma düşürür. Ekonomiklik açısından nitro’ya vereceğiniz az miktar para ile bundan daha iyi bir performans alamazsınız. Bir nitro sistemiyle performans ve güvenlik makul bir ücretle temin edilir ve stok motorunuzu da normal sürüşler için muhafaza etme avantajına sahip olursunuz, ve nitro motorunuzu haddinden fazla devir yaptırmaksızın tork gücüne muazzam bir katkısı olur. Bu faktörler nedeniyle motor gücüne sahip olmak için diğer metodlardan daha fazla motorunuzun uzun ömürlü olmasına yardımcı olur.
S : NOS kitleri motorsiklet, su teknesi veya kar arabaları içinde kullanılır mı?
C : Elbette. Bu işlemler için ayrıca kataoloğlarımız vardır.
S : Tipik bir nitro kitinde parçalar ne çeşit bir basınca maruz kalır.
C : Basınç sık sık 1,000 psi’ı geçer. İşte bu sebepten dolayı NOS sistemlerinde paslanmaz çelikle kaplı teflon hatlar gibi yüksek basınç testlerine tabi tutulan uçak sanayii mamulleri kullanır.
S : Tüpte ne kadar nitro kaldığını nasıl anlarım?
C : Kaç libre kaldığını anlamak için tüp tartılmalıdır. Tüp hemen hemen boşken (yaklaşık %20 veya daha az nitro kaldığı zaman) bir şişme etkisi normal olarak hissedilir. Tüplerin üzerindeki etiketlerde boş ve dolu ağırlıkları libre cinsinden yazılmıştır.
S : Tüpün üzerindeki blow-off emniyet valfinin fonksiyonu nedir?
C : Bu tüpü fazla doldurmamak için çok önemlidir, yani 10 libre kapasitedeki bir tüp 10 libre’den daha fazla nitro oksid ile doldurulmamalıdır. Haddinden fazla doldurma ve/veya aşırı sıcak fazla basınç oluşturur ve tüpün emniyet subapının atmasına ve tüpün boşalmasına sebep olur.
S : Ateşleme sistemimi değiştirmelimiyim?
C : Çoğu yeni model ateşleme sistemleri nitro uygulamalarıyla iyi uyum sağlar. Daha yüksek beygir gücü durumlarında yüksek kalitede yüksek ateşleme sistemlerine bakmak tavsiye edilir.
S : Aldığım bu kiti nerede taktırabilirim?
C : Kendiniz veya mekanik bir ustaya taktırabilirsiniz.

BASINDAN
”NOS (NITROUS OXIDE SYSTEM)”

Günümüz arabalarında ve özellikle spor arabalarda kullanabileceğimiz anında ve istediğimiz zaman 100+ beygir gücü veren bir gaz püskürtme sisteminden bahsetmek istiyorum.
Bir motor yakıt yakarak çalışır ve genişleme yaparak pistonları aşağıya iter daha fazla beygir gücü elde etmek istiyorsanız daha fazla yakıt yakın böylece motor pistonları aşağıya daha kuvvetlice itecektir çok basit bir sistem. Herşeyden evvel tüm yakıtlar yanabilmek için oksijene gerek duyarlar daha fazla yakıt yakmak için daha fazla oksijen vermeniz gerekecektir. Hemen hemen tüm motor performans ürünleri yakıt ve oksijen akışını arrtırarak gücü yükseltirler.
Dünya’da, deniz seviyesinde soluduğumuz havanın %78’i Nitrojen (Azot), %21’i Oksijen ve %1’i diğer gazlardan meydana gelmiştir. Nitrous Oxide (N2O) dünya atmosferinde bulunan başlıca iki bileşimden elde edilmiştir.
NOS = (N2O) yanıcı olmayan soğutucu özelliğe sahip yanma hücrelerine daha fazla oksijen girmesini sağlayan bir gazdır. Basit olarak Nitro aynı zaman dilimi içinde daha çok miktardaki yakıtı yakmamızı sağlar ve bu da artı beygir gücüdür. Enerji Nitrous’dan değil benzinden gelir.
NOS hakkında bilinmesi gereken en önemli nokta Nitrous’un yakıt olmadığıdır. Yakıt buharlaştığında daha iyi yanar, yakıt yanma yüzeylerini atomizasyon ile daha çabuk buharlaştırırsak yanma yüzeylerini çoğaltarak genişletmiş oluruz. Cool Can ve Intercooler’ın da amacı havayı soğutarak daha yoğunlaştırırmak ve böylece ekstra bir güç meydana getirmektir.
Nos Nasıl Çalışır: Nos gazı 2 bölüm NİTROJEN (Azot) ve bir bölüm OKSİJEN’den ibarettir. Yoğunluk olarak %36’sı oksijendir. Motorun içerisinde yaklaşık 572 fahrenaytta nitro bölünerek içindeki oksijeni serbest bırakır, bu extra oksijen daha fazla yakıtın yanmasını temin ederek ilave güç yaratır. Nitrojen (Azot) ise yanma işleminin kontrolune yardımcı olarak artan silindir basınçlarına koruyucu kalkan ve nemlendirici etkisi yaparak iç soğuma etkisi ile motor giriş ısısını 60-75 Fahrenayt derece düşürerek iç soğuma etkisi yapar.
Karburator altına koyulan bir plate ve bu plate’in ortasından geçen püskürtücü hat, bu püskürtücü hatta giren hortumun ucuna takılan meme (ayarlı), NOS ve Benzin Solenoid’i, NOS Hattı, Devre Şalteri ve Atış Şalteri, NOS Tüpü, NOS Sistemini oluşturur.
Yukarıdaki şekilde de görüleceği üzere sistem; bagaja konulan bir tüpten, motor bölümüne çekilen hat yardımıyla karburator ve emme manifoldu arasına takılan bir plate ve püskürtmeyi sağlıyacak Nos ve Benzin solenoidi ile irtibatlandırılmış sürücünün elinin altındaki bir şalterle (tetik) istediği zaman devreye sokabildiği bir güçtür.
NOS sistemi genelde hertürlü motorda rahatlıkla kullanılabilir. Pistonlar ufak aplikasyonlarda döküm (cast) olabilir, büyük beygirli aplikasyonlarda (200 ve üzeri HP) ise dövme (Forged) piston kullanılması tavsiye edilir. Nitrous gazı enjektörlü arabalarda memeler yardımı ile her porta ayrı ayrı püskürtülebilir. Çeşitli beygir güçlerine göre sistemleri ve yine bunlarında uygulanacak motor güçlerine göre püskürtme memelerinin çeşitli boyları vardır. Genelde sağlıklı bir uygulama için 1500-2000 RPM’den sonra püskürtme yapmak tavsiye edilir. Daha fazla benzin vermeden Nitro püskürtürseniz motorun normal zamanda kullandığı yakıtın yanma nispetini hızlandırmış olursunuz. Bu da çok geçmeden pistonlarda harabiyet verici detonasyona sebep olur.
Standart performans parçalarının tamamı motor üzerine ekstra stres koyarak sürekli daha fazla yakıt sarfiyatı yaparlar. NOS sisteminde ekstra stress yakıt sarfiyatı ve sürüş problemi yoktur. Çok yüksek akışlı sistemlerde ateşleme sistemine bazı ilaveler ile (örneğin; avans ve rotar zamanlayıcısı) takılması çok basittir.
100 HP civarında istenildiği zaman ve anında güç almak için çok çok ucuz bir sistemdir. Türkiye’de Nitrous gazı (N2O), “sanayi gazı” dolum firmalarınca kolaylıkla doldurulabilir ve maliyet açısından en ekonomik beygir gücü sağlayıcısıdır.
Güvenirlilik: Nos sistemi genelde her ebaddaki motorlarda güvenle uygulanabilir Ana temel standart motorlarda;
4 Silindirli motorlar 60-100 Hp.
6 Silindirli Motorlar 75-150 Hp.
8 Silindirli (Small Block) Motorlar 125-150 Hp.
8 Silindirli (Big Block) motorlar 150-250 Hp. ekstra Güç artırımını kabul ederler .
Bu verilen değerler modifikasyon hiç yapılmamış veya çok az yapılmış (cast) normal standart pistonlu ve Kranklı motorlarda güvenle kullanılabilir.
Fiyat mukayesesi için standart uygulamalı bir nos kiti 600-1250 dolar civarındadır. Nos şu anda Amerikada kullanılan her yüz Amerikan Klasik Spor otomobilinden (Muscle car) 60’nda mevcuttur, ve 50 eyalette yasaldır hiçbir emisyon artığı ürettmezler.
Türkiye genel distribütorü RPM yine ufak hacimli 1000-1400cc. gibi aplikasyona uygun Sneaky Pete isimli 2-3 sıkımlık sadece tek nos memesi ile işletilen kitlerinde satışını yaptıklarını ve kullanıcılarının memmun olduklarını bildirmişlerdir.fakat çabuk biten tüp sorunu da göz ardı edilmemelidir.
Genellikle hertürlü otomobile uygulanan Nos sistemleri mevcuttur. Doğru uygulama için yinede teknik servisimize müracatla otomobilinize en uygun kiti seçebilirsiniz.

BASINDAN
”NOS (NITROUS OXIDE) NEDİR?”

NITROUS OXSIDE YANICI VE PATLAYICI OLMAYAN, SOLUDUĞUMUZ HAVANIN ÇOK DAHA YOĞUN BİR BİÇİMİDİR. DAHA FAZLA YAKITIN YANABİLMESİNİ SAĞLAYAN VE EKSTRA OKSİJENİN İLAVESİNE KOLAYLIK SAĞLAYAN ÖZEL BİR GAZDIR.
GÜÇ NITRO’ DAN DEĞİL BENZİNDEN ELDE EDİLİR. BASİT OLARAK NITRO AYNI ZAMAN DİLİMİ İÇERİSİNDE DAHA FAZLA YAKIT YAKMAMIZI SAĞLAR VE BU DA ARTI BEYGİR GÜCÜ DEMEKTİR.

NOS SİSTEMİ NELERDEN OLUŞUR?

NOS TÜPÜ (DOLU)

NOS BORUSU + BENZİN BORUSU

NOS VE BENZİN SOLENOID’ İ (VANASI)

MONTAJ KABLOLARI VE APARATLARI

ATIŞ VE HAZIRLAMA BUTONLARI

NOS ETİKETLERİ

KULLANIM KLAVUZU

NOS VE BENZİN MEMELERİ

BENZİN EMNİYET MÜŞÜRÜ

HANGİ ARABALARA UYGULANABİLİR?

TÜM BENZİNLİ VE DİZEL ARABALARDA, 4-6-8-10-12 SİLİNDİRLİ MOTORLARDA, ARACIN GÜCÜNE VE MOTOR HACMİNE GÖRE ÖZEL DİZAYN EDİLMİŞ KİTLER UYGULANABİLİR. ANA PRENSİP OLARAK STANDART MOTORLAR 4 Silindirli motorlar 60-100 Hp. 6 Silindirli Motorlar 75-125 Hp. 8 Silindirli (Small Block) Motorlar 125-150 Hp. 8 Silindirli (Big Block) motorlar 150-250 Hp. EKSTRA GÜÇ ARTIŞINI RAHATLIKLA TOLERE EDERLER. BU DEĞERLERİN ÜSTÜNE ÇIKILDIĞINDA, İSTENEN GÜCE GÖRE DEĞİŞEN FORGED PİSTON, ÇELİK FORGED PİSTON KOLU VE DAHA İLERİ SAFHALARINDA ÇELİK FORGED KRANK GEREKSİNİMİ VARDIR. APLİKASYONUN GENELDE SAĞLIKLI ÇALIŞAN BİR MOTORA YAPILMASI UYGUNDUR YANİ YAĞ YAKAN VEYA ÇOK FAZLA REKTEFİYE EDİLMİŞ MOTORA UYGULANMASI TAVSİYE EDİLMEMEKTEDİR. BİR ÖRNEK VERİRSEK SU’YUN İNSANA BİR ZARARI YOKTUR. FAKAT 5 DAMACANA SU İÇİLİRSE ZARARI KAÇINILMAZDIR. NOS SİSTEMİ DE AYNEN BU ÖRNEKDEKİ GİBİ UZMAN KİŞİLER TARAFINDAN MONTE EDİLİRSE VE MOTORUN KAPASİTESİNE GÖRE SEÇİLİRSE HİÇ BİR ZARARI YOKTUR.

GÜÇ NASIL ELDE EDİLİR? KULLANIM ŞEKLİ NEDİR?

NOS KİTİNİN ARACA MONTAJINI MÜTEAKKİP, ELİNİZİN ALTINDA 3 EMNİYET ŞALTERİ VARDIR. BİRİNCİSİ TÜP VANASI, İKİNCİSİ SOLENOİDLERE ELEKTRİK VEREN HAZIR ŞALTERİ, ÜÇÜNCÜSÜ ATIŞ ŞALTERİDİR. TÜP AÇIK İKEN HAZIR ŞALTERİ AÇILIR VE 1500-2000 DEVİR VEYA ÜSTÜNDE SEYREDEN BİR ARAÇTA GAZ PEDALININ ALTINDA VEYA KOLAYCA ULAŞILABİLECEK (ÖRNEĞİN VİTES TOPUZU, DİREKSİYON) ATIŞ ŞALTERİNE BASTIĞINIZ SÜRECE MOTORA NOS VE EKSTRA BENZİN VERİR. GENELDE TÜP BİTENE KADAR BASILABİLİR. FAKAT SAĞLIKLI OLMASI BAKIMINDAN YETKİLİLER 15-20 SANİYEYİ YETERLİ BULUYORLAR. ÇÜNKİ BU YARIŞ MODUNDA ÜRETİLMİŞ BİR SİSTEM OLDUĞU İÇİN, YARIŞLARIN DA EN FAZLA 16-17 SANİYE (0-400 MT.) OLACAĞINDAN FAZLASI GEREKSİZ BULUNMAKTADIR.

TÜP NEKADAR DAYANIR?

TÜPÜMÜZ 15-20 SANİYELİK ATIŞLARLA, 10 OZ’ LUK MİNİK TÜP İLE 4-5 ATIŞ 2 LBS’ LİK TÜP İLE 10-15 ATIŞ 10 LBS’ LİK TÜP İLE 20-30 ATIŞ TABİİ BU KULLANILAN KİTE VE MOTORUN HACMİNE GÖREDİR. 10 OZ’ LUK TÜP 50 HP. 2 LBS’ LİK TÜP 60-75 HP. 10 LBS’ LİK TÜP 100-150 HP.ARTI GÜÇ ARTIŞI VERECEK ŞEKİLDE ÖRNEK GÖSTERİLMİŞTİR. TÜP BİTTİĞİNDE TÜRKİYE’ DEKİ TEK REFİLL (DOLUM) İSTASYONU RPM’ DE VEYA SANAYİ GAZI DOLUM TESİSLERİNDE KOLAYCA DOLDURULABİLİR.

İLAVE HERHANGİ BİR MODİFİKASYONA GEREK VARMI VEYA YAPILMASI GEREKLİMİDİR?

NOS İÇİN HERHANGİ BİR MODİFİKASYONA GEREK YOKTUR. STANDART HER TÜRLÜ MOTORA KOLAYCA UYGULANIR. ENJEKSİYONLU ARAÇLARDA BASINÇ REGULATÖRÜ NOS DEVREYE GİRDİĞİNDE BY PASS EDİLEREK BENZİN YETİŞTİRMEME GİBİ SORUNLARLA KARŞILAŞILMAZ. KARBURETORLÜ ARAÇLARDA İSE NOS SİSTEMİNİN 10 PSİ’ DAN AŞAĞI OLMAMASI BASINÇ REGULATÖRÜ VEYA EKSTRA BİR BENZİN POMPASI İLE SAĞLANIR. MOTORA YAPILMIŞ OLAN MODİFİKASYONLAR VAR İSE NOS HERZAMAN ARTI GÜÇ VERECEĞİNDEN FAYDASI VARDIR. (EGZANTRİK MİLLERİ, AÇIK HAVA FİLİTRELERİ, CHİP VE ATEŞLEME SİSTEMLERİ GİBİ) DEVİR KESİCİ BULUNAN ARAÇLARDA DEVİR, KESİCİ DEVREYE GİRMEDEN ATEŞLEME YAPILMASI UYGUNDUR.

MOTORA BİR ZARAR VERİR Mİ?

TAVSİYE EDİLEN KİTLER MOTORA HERHANGİ BİR ZARAR VERMEZ. (NOS MEMELERİNİN KAPASİTESİ İLE OYNAMAK HİÇ BİR ZAMAN ARTI GÜÇ VERMEZ. SADECE ZARAR VERİR. SİSTEM OLARAK NOS TEK BAŞINA HİÇ BİR ZAMAN GÜÇ VERMEZ. GÜÇ YAKITTAN GELİR. YAKITI SAĞLAYAMAZSANIZ NOS’ UN TEK BAŞINA YAPACAĞI HİÇ BİR ŞEY YOKTUR. NOS İLAVE BİR YAKIT DEĞİLDİR. SADECE DAHA FAZLA YAKITIN YAKILMASINA MÜSADE EDEN BİR GAZDIR. SİSTEMİN EN ÖNEMLİ UNSURU BUDUR. NOS’ U VERDİĞİNİZDE İLAVE YAKIT ORADA YOKSA MOTORUNUZUN NORMAL ZAMANDA KULLANDIĞI YAKITIN YANMA NİSPETİNİ HIZLANDIRMIŞ OLURSUNUZ. BU DURUM ÇOK GEÇMEDEN PİSTONLARDA DETENASYON’ A (HARABİYET’ E) SEBEP OLUR. ONUN İÇİN EN ÖNEMLİ HUSUS , NOS VE BENZİNİ AYNI ANDA ORANLI BİR ŞEKİLDE VERMENİZ GEREKİR. 50 HP. ‘ LİK SİSTEMLERDE MOTORUN BENZİN EMMESİ YETERLİ OLDUĞUNDAN İLAVE BENZİN SOLENOİD’ İNE GEREKSİNİMİ YOKTUR. FAKAT DAHA ÜST ARTI GÜÇLERDE MUHAKKAK İLAVE BENZİN SOLENOİD’ İ KULLANILMALIDIR. ZATEN RPM SİZİN HANGİ KİTİ NASIL KULLANACAĞINIZI VE NE KADAR ARTIŞ ELDE EDECEĞİNİZİ SİZE BİLDİRMEKTEDİR.

MONTAJI NASIL VE NE KADAR SÜRE İÇERİSİNDE YAPILMAKTADIR?

• 50 HP. ‘ LİK KİTLER 2-3 SAAT 50 HP. ÜZERİNDEKİ KİTLER YAKLAŞIK 4-5 SAATTE MONTE EDİLİRLER. MONTAJ İSTASYONLARI, ŞU ANDA İSTANBUL VE ANKARA OLARAK HİZMET VERMEKTEDİRLER. KOLAY ANLAŞILABİLİR MONTAJ ŞEMASI İLE GÜN İÇERİSİNDE KENDİNİZ BİLE TAKABİLİRSİNİZ. MONTAJI KOLAYDIR.

NOS DİĞER PERFORMANS ÜRÜNLERİNE KARŞI NE GİBİ AVANTAJLAR SAĞLAR?

MALİYET AÇISINDAN NOS MÜŞTERİYE PARASI İLE SATIN ALABİLECEĞİ EN UCUZ BEYGİR GÜCÜDÜR. EKSTRA BEYGİR GÜCÜ ELDE ETMEK İÇİN KARBURASYON, CHİP, PORTING, ROLISHING, TURBO VE EGZOST SİSTEMLERİNE ORANLA MALİYETİ DÜŞÜK VE NORMAL SÜRÜŞ NORMLARINI BOZMADAN VE MOTORA EKSTRA STRES YARATMADAN KULLANACAĞINIZ GÜVENLİ BİR SİSTEMDİR.

NOS MOTORDA EKSTRA BİR AŞINMAYA SEBEBİYET VERİR Mİ?

ARTI BEYGİR GÜCÜ SEÇİMİ ANAHTAR NOKTADIR. DOĞRU BİR UYGULAMA AŞINMAYA SEBEBİYET VERMEZ. SİLİNDİRDE ORTAYA ÇIKAN ENERJİ ARTAR VE BUNLARI İDARE EDECEK FARKLI BİRİMLER DE YÜKÜ KALDIRIR. EĞER YÜK ARTIŞLARI ONLARI İDARE EDECEK BİRİMLERİN KAPASİTESİNİ GEÇERSE İLAVE AŞINIM MEYDANA GELİR. NOS HER ZAMAN DEĞİL SADECE İSTENİLDİĞİNDE KULLANILMAK ÜZERE İMAL EDİLDİĞİNDEN FEVKALADE AVANTAJLIDIR. İLERİ DERECEDE BEYGİR ARTIŞI İÇİN DİZAYN EDİLEN KİTLERDE BUJİ VE ATEŞLEME ZAMANLARININ GECİKTİRİLMESİ GİBİ İLAVE AYARLARLA SİSTEME ZARAR VERMEZ. DOĞAL OLARAK BENZİN OKTAN’ ININ DA ARTIRILMASI GEREKEBİLİR.

NİTRO KİMYASAL OLARAK NEDİR?

NITROUS OXIDE 2 BİRİM NİTROJEN (AZOT) VE 1 BİRİM OKSİJEN’ DEN İBARETTİR. (AĞIRLIK OLARAK %36’ SI OKSİJENDİR.) MOTOR ÇALIŞMA ISISINDA NİTRO PARÇALANARAK OKSİJENİ SERBEST BIRAKIR. BU EKSTRA OKSİJEN DAHA FAZLA YAKITIN YANMASINI TEMİN EDEREK İLAVE GÜÇ YARATIR. PARÇALANAN NİTRO YANMA İŞLEMİNİN KONTROLÜNE YARDIMCI OLARAK ARTAN SİLİNDİR BASINCINA KORUYUCU KALKAN VE NEMLENDİRİCİ ETKİ YAPARAK OLUŞAN ISIYI DÜŞÜREREK HAREKETİ’ DE ETKİLER.

TÜP NE KADAR ZAMANDA BİTER?

BU GENİŞ ÖLÇÜDE KİTİN YAPISINA VE JET MEMELERİNE BAĞLIDIR. ÖRNEĞİN, 10 LBS KAPASİTELİ BİR TÜP 125 HP KİT İLE 7-10 KEZ 0-400 METRE KALKIŞI YAPTIRIR. TABİİ BU SÜRENİN UZAMASI VEYA KISALMASI TÜP ÖMRÜNÜ UZATIP KISALTIR.

EN İYİ KULLANMA ZAMANI NEDİR?

SADECE TAMAMEN AÇIK KELEBEKLE (TAM GAZDA) KULLANILMALIDIR. NİTRO TÜM KELEBEK AÇIKLIĞINDA 1500 DEVİR / DAKİKANIN ÜSTÜNDE DE MÜKEMMEL SONUÇ VERİR.

TURBO İLE UYGULANMASI YARAR SAĞLARMI?

TAMAMEN, TURBO VE SUPERCHARGERLAR MOTOR İÇİNE HAVA BASARLARKEN SIKIŞTIRIRLAR VE BU DA İÇ ISININ (HARARETİN) ARTMASINA NEDEN OLURLAR. İŞTE NOS BURADA İŞE ÇOK YARAR. 20-30o ISI DÜŞÜŞÜ YAPARAK MOTORU VE İÇERİ GİREN HAVAYI SOĞUTUR VE OKSİJENİ ARTIRIR. BU DA İLAVE BEYGİR GÜCÜ DEMEKTİR. BU TİP TURBO VE SUPERCHARGERLİ ARAÇLAR İÇİN MÜKEMMEL BİR UYGULAMA OLUR.

NİTRO KATALİTİK KONVERTORE ZARAR VERİR Mİ?

HAYIR. EGZOSTA MEVCUT OKSİJENİN ARTMASI, AKSİNE KONVERTORÜN ETKİNLİĞİNİ ARTIRIR. BİR ÇOK ÜLKEDE EGZOST EMİSYON YASALARI TARAFINDAN KABUL EDİLİR.

Hava Filtresi Nedir?

Bir motorun verimli calisabilmesi icin gerekli olan parcalardan biri hava flitresidir. Motorun hava emis yolundaki tek engel olan hava flitresi, disaridan emilen havanin temizlenerek motorun yanma odasina iletilmesini saglar.
Hava filtresinin verimli çalisabilmesi için zararli maddeleri yüksek oranda süzmesi gerekir. Spor hava filtreleri de bu fikir baz alinarak gelistirilmistir.

Otomobillerdeki orjinal kagit filtrelerin aksine, bu filtreler iki farkli maddeden uretiliyor: Sunger ve yagli pamuk-tel karisimi(koton). Sungel filtrelerin gecirgenligi daha fazla oldugu icin daha cok performans elde ediliyor. Ancak bu filtrelerde toz gecirme riski daha yuksek. Yagli pamuk-tel karisimi filtrelerse, yag ihtiva ettikleri icin tozu daha iyi tutabiliyorlar. Tabii gecirgenlikleri sunger kadar yuksek olamiyor. Filtreler otomobile iki sekilde uygulanabiliyor; Acik ve Kutu ici. Kutu ici filtreler, otomobilin orjinal filtre yuvasina takilarak daha fazla gecirgenlik saglaniyor. Acik filtlerse emme manifolduna bir aparat yardimiyla baglaniyor. Hem kutu ici hem acik yagli filtrelerin tumu, periyoduk araliklarla temizlenip yeniden kullanilabiliyor.

Ozellikle acik tip filtrelerde, otomobilin motor hacmi ve orjinal hava filtresinin yapisma gore belli bir guc artisi saglanabiliyor. Otomobilin orjinal filtre sisteminde, kaybolan hava akisi hizi ve yogunlugu, acik tip filtreler sayesinde daha efektif hale geliyor ve yanma odasina giren hava miktari daha fazla oldugu icin yanma da daha siddetli oluyor ve boylece belli bir guc artici elde ediliyor.

Dereceli Egzantrik?

Motor gucunu artirmayi saglayan yontemlerden biride standarttan daha yuksek dereceli egzantrik milinin takilmasi. Milin gorevi emme ve egzoz supaplarini kontrol etmek.
En eski ve verilmli yontemlerden biri olan egzantrik mili modifikasyonu sonucunda yuzde 35 oranina kadar guc artisi saglaniyor. Yuksek dereceli versiyonlar, supaplarin acilma ve kapanma zamanlarini uzun tutarak yanma odasina birim zamanda daha fazla yakit ve hava girmesini sagliyor. Dolayisiyla daha fazla yanma gerceklesiyor. Buda daha fazla guc anlamina geliyor. Milin uzerindeki kamlarin acilari ve yapisma gore tork yada guc etkileniyor. Sivri kamil miller, supaplari erken acarak torkun artmasini saglarken, genis tepeli kamlar gucu artirmak icin tercih ediliyor. Yuksek dereceli egzantrik milleri, motorun rolanti devrini de yukseltiyor. Ancan bunu yaparken motorun rolantide dengesiz calismasina neden olabiliyor. Verimli bir modifikasyon islemi icin, egzantrik milinin disinda supaplarin hareketini saglayan diger mekanik ve elektronik parcalarin da gelistirilmesinde yarar var. Ornegin supaplar, supap yaylari, egzantrik mili kasnaklari, beyin programi, atesleme sistemi gibi.

Lift: Lift, eksantrik milinin subaplari ne kadar bastirdigini gösteren degerdir.

Duration: Subapin yatagindan çiktigi zamanki derece ölçümüdür.

Overlap: Giris ve çikis subaplarinin ayni anda açik oldugu sürenin derecesidir. Giris eksantrik milinin açilis numarasi çikis eksantrik milinin kapanis numarasina eklenerek hesaplanir.

Power Band: Eksantrigin gücünü verimli bir sekilde verebildigi devir araligidir.

Dereceli Eksantrik Mili Ne Kadar Güç Verir?

Cadde otomobilleri için üretilmis eksantrikler derecelerine ve kullanicinin seçimine göre 10bg ile 25 bg arasinda güç üretebilecek kapasitedelerdir, yaris otomobilleri için üretilmis eksantrikler ise çok daha yüksek olarak 80-100bg’lere kadar güçler üretebilmektedirler

Amortisör?

Amortisörün birincil islevi tekerlek tümseklerin ve çukurlarin üzerinden geçtikten sonra yaylarin salinimini azaltmaktadir.

Yaylarin görevi ise, lastigin yolun yüzeyi ile sürekli temasi muhafaza etmesine imkan saglamaktir. Aslinda yüzeyin bozuklugunun soklarini emen yaydir. Bu durumda, yaygin olarak kullanilan isimlerinin aksine, “sok emicisi”nin yani amortisörün amaci yoldaki tümseklerin sokunu emmek degildir. Bu yaylarin görevidir. Amortisörün amaci aslinda yaylarin salinimini azaltmaktir.

Bir yayin, sikistirildiktan ya da gerildikten sonra asil biçimine geri dönebilmek için enerjiyi muhafaza eder. Ne yazik ki, bir yay sadece asil sekline geri dönüp orada öylece kalmaz. Bir yayi sikistirir ya da gererseniz, sonunda durana kadar giderek daha küçük artislarla ileri geri salindigini muhtemelen siz de gözlemlemissinizdir. Eger eski bir arabanin bir tümsegi astiktan sona sürekli ziplayip durdugunu görmüs iseniz, etkisiz amortisörleri olan bir arabada yaylarin ne yapacagini görmüssünüz demektir. Bu durum arabanin güvenle kontrol edilmesi bakimindan iyi olmadigi gibi, yaris esnasinda arabanin etkili bir sekilde kullanilmasi bakimindan iyi olmadigi da kesindir.

Amortisörün birinci amaci bu salinimi kontrol etmektir. Yolcularin tasindigi bir arabada, tasarimci bu amortisörlerin yayin sokunu nasil azaltacagini ayarlayabilmektedir. Eger bu azaltma ani olursa, arabanin agirlik aktarim hizi kontrolü daha iyi, ancak kullanimi daha sert olacaktir. Eger azalma daha yavassa ve 2 ila 3 salinima kadar imkan taniyorsa, arabanin kullanimi çok daha yumusak olacaktir.

Araba yarislarinda, azalmanin neredeyse derhal olmasini arzu edilir. Bir aracin yayin üzerinde ziplamasi lastigin temas parçalarinda istikrarsiz degisiklikler ve lastikler üzerinde mekanik bir ters kuvvet yaratir. Bu kosullarin her ikisi de lastiklerin sahip oldugu etkili tutusu azaltir. Aracin karoserinde meydana gelen tüm ziplamalar, tam tutusun mümkün oldugu hizla lastiklere dönmesi için hizla ortadan kaldirilmalidir.

Ancak, aynen yaylar gibi, bir amortisörün çok sert olmasi ihtimali de mevcuttur. Öncelikle, eger amortisörler yaylardan daha sertse, yaylar etkisiz hale gelecek ve çarpmalari emme islemlerini yerine getirmeyecektir.

Ikinci olarak, amortisörün hizlanma, frenleme ve viraj almanin dinamik degisikliklerinde agirlik aktariminin ne kadar hizla ortaya çiktigi üzerinde önemli bir etkisi vardir. Bu durum aracin direksiyonunun çok hafif olmasina yardimci olacaksa da, aktarim sürücü için çok hizli olabilir.

Özellikle viraj alirken, sürücünün yumusak bir agirlik aktarimi gerçeklestirmesi ve lastiklerin azami tutuslarina ulastigini hissetmesi gereklidir. Eger agirlik çok hizli aktarilirsa, sürücü lastigin söz konusu zirve tutusa ulastiklarini hissedemeyecek, ve muhtemelen lastiklerin çekme kapasitesini asarak asiri kayma ya da dönüslere (spin) yol açacaktir.

Arabaniz üzerinde degisiklik yaparken, ise satin alabileceginiz en müthis yaris donanimi ile baslamak muhtemelen en uygun baslangiç noktasi degildir. Tam yaris amortisörleri yollar için çok sert olacak ve büyük bir ihtimalle arabanizin tümsekler üzerinde ziplamasina neden olacaktir. Buna ek olarak, muhtemelen azami hizda viraj alirken lastiklerin tutus seviyesini hissedecek duyarliliga da sahip olmayacaksiniz.

Çifte amaçli yol/pist arabasina yardimci olmak ve kullanim performansinin ayarlanabilmesini saglamak amaciyla, ayarlanabilen birkaç piyasa sonrasi amortisör mevcuttur. Manuel (ve hatta elektronik) bir gösterge sayesinde giderek daha sertlesen birkaç ayardan birini seçmek mümkündür. Bu amortisörler yol üzerinde yumusak bir kullanim için (her ne kadar yine de normal amortisörden daha sert olsalar da) en yumusak derecelerine, ve karoserin yuvarlanmasini en aza indirmek ve direksiyonunun yumusakligini arttirmak için en sert derecelerine ayarlanabilmektedir. Bu ayarlanabilir sayesinde, ayrica kullanim performansinin belirli bir pist için ince ayarinin yapilmasi da mümkün olmaktadir.

Eger mali durumunuz ayarlanabilir amortisörleri satin alacak kadar iyi degilse sabit fiyatli bir amortisörde daha sertin daha iyi oldugunu düsünmeyin. Amortisörler birlikte kullanilacagi yaylar bilinerek seçilmelidir. Çok sert bir amortisör yayi etkisiz hale getirerek verimini azaltacaktir. Eger amortisör ayarlanamiyorsa, amortisörün yaylarin sinifina uydurulmasi daha da büyük önem tasimaktadir. Bu uyum konusunda deneyimli bir magazaya danismalisiniz.

Arabanizi taniyan teknisyen ile konusun ve hangi amortisörlerin arabanizin degisiklik derecesi için en iyi performansi sundugunu bulun. Bir baskasinin arabasi için süper olan amortisör sizinki için en iyisi olmayabilir.

Özet

Amortisörün amaci yaylarin tümseklere ve çukurlara verdigi tepkinin salinimini kontrol etmektir. Amortisör ne kadar sert olursa, azalma islemi o kadar hizli olur. Amortisör ayni zamanda agirlik aktarim hizini da kontrol eder. Amortisör kompresyon (ya da daha yaygin olarak bilinen adiyla “çarpma”) için ne kadar sertse, lastiklerin bir virajda ne kadar hizli yanit verecegini ve bunun sonucu olarak arabanin direksiyonunun yumusakligini belirleyen agirlik aktarimi da o kadar hizli olacaktir

Yaylari etkisiz hale getirecek çok sert bir amortisör kullanmak ve bunun sonucunda sürücünün deneyimi ve bir virajda azami tutusa ne zaman erisildigi konusundaki duyarliligi için çok hizli agirlik aktarimlari yasamak mümkündür (ki bu durumda genel olarak araba etrafinda dönüp duracaktir). Amortisörlerin yaylarin sinifi bilinerek seçilmesi gereklidir.

Chip Tuning?

Gunumuzde hemen hemen tum otomobiller, enjeksiyon sistemi ve elektronik beyin kontrollu motorlarla donatiliyor. Beyin, icerdigi yazilim sayesinde motorun atesleme, yakit ve hava beslemesi gibi bircok fonksiyonunu kontrol ediyor.
Yakin kalitesi, atesleme sisteminin gucu, havanin isisi ve oksijen miktari, motorun guc potansiyelini etkileyen onemli faktorler. Bunlardan en az biri normal seviyenin disinda oldugu takdirde motor, maksimum guce ulasamayabiliyor. Elektronik beyinse, genel dengeyi saglayarak belirli toleranslar icinde motordan en yuksek verimin alinmasini sagliyor. Modifiyeli beyin cipleri daha kisik toleranslar motoru daha yuksek guclere tasiyan programlar iceriyor. Bilindigini gibi, bir motor ne kadar devirlenirse o kadar guc kazaniyor. Bu cipler, motorun maksimium devir sinirim dahada yukariya cikararak, daha yuksek beygirgucleri kazandiriyor. Ancak bu yapilirken, gereken hava, yakit ve atesleme miktarinin da bir o kadar artirilmasi gerekiyor. Cip modifikasyonu sonucunda motorun performansinin hangi oranda arttigi kesin olarak soylenemez. Aksi takdirde fark gorulmez.

Chip Tuning iki ana sekilde yapilir:

1. Aracin beynindeki chip sökülerek Superchips tarafindan özel olarak programlanmis yeni bir chip takilmasi
2. Eger aracin orjinal chipi yeniden programlanabilir ise orjinal program yerine Superchips’in modifiyeli programinin aktarilmasi.

SUPERCHIPS uygulamasindan ne kadar kazanç elde edilir?

Superchips bir chip programi yazarken o araci özel bir dinamometreye baglar ve o aracin tüm ince ayarlarini yapar. Yani tüm atesleme avansi ve yakit püskürtme stratejilerini, yakit tasarrufunu günlük kullanimda çok etkilemeden maksimum performans öncelikli hale getirir. Bu sayede atmosferik araçlarda yaklasik %10 beygir gücü ve tork artisi elde edilir. Bu güç artisi aracin tam gaz kullaniminda aracin genel performansini arttirirken, günlük kullanim kosullarinda çok daha canli ve hizli tepki verir hale getirir.

Lastiklerin Önemi !

Otomobilin yolla temasını sağlayan tek unsur olan lastiklerin önemi göz ardı edilmeyecek kadar büyüktür. Bu nedenledir ki sürüş güvenliği açısından lastikler hayati önem taşır. Yanlış basınç uygulanmış bir lastik kötü yol tutuşa ve fren mesafesinin uzamasına neden olacağı gibi, balans bozukluğu bulunan bir lastik de yolla teması azaltıp hayati tehlikeye neden olabilir.
LASTİK NEDİR?Lastik kauçuk, kord bezi ve çelik teller ile çeşitli kimyasal maddelerin birleşiminden oluşan ve aracın yer ile temasını sağlayan tek ve en önemli parçadır.
LASTİĞİN GÖREVLERİ
Lastikler, otomobilin ve yükün ağırlığını taşır ve motorun yarattığı döndürme momentini yola aktararak çekiş kuvvetine dönüştürür. Darbeleri emerek konfora katkıda bulunur. Yavaşlamalarda fren gücünü, viraj dönüşlerindeyse direksiyon kontrolüne gerekli olan yanal kuvveti üretir. Ayrıca kendine özge darbe emici emiş özellikleri sayesinde sürüşten ve zemin bozukluklarından meydana gelen kuvveti absorbe eder. Yol kaplamasının türü (asfalt, toprak, şose) ve yolun durumu ( yağmur, çamur, kar, buz) ne olursa olsun, lastiğin görevi güvenli şekilde yol tutuşu sağlamaktır. Ancak bilinçli otomobil kullanıcısı, bir lastikten güvenlik ve konforun yanında başka özellikler de arıyor. Modern bir lastiğin daha az titreşim ve gürültü üretmesi, düşük yuvarlanma direncine sahip olması, dolayısıyla daha az yakıt tüketmesi isteniyor. Fakat lastiğin bu özeliklerin hepsini aynı anda bünyesinde bulundurması imkansız. Bu özelliklerin biri sağlanırken diğerlerinden taviz veriliyor.
LASTİK SATIN ALIRKEN NELERE DİKKAT EDİLMELİ? Otomobil üreticisinin önerdiği lastik ebadının dışına çıkmamak en doğrusudur; ancak estetik kaygılarla veya özel amaçlarla lastik ebadı değiştirilebilir. Lastiğin kesit genişliğini arttırmak otomobilin viraj ve yol tutuş kabiliyetini olumlu etkileyebilir, ancak kesit genişliği arttıkça ıslak zeminde kızaklama (aquaplannig) riski de artar. Lastik serisi ve profili değiştirilirse, lastik çevresi de değişeceğinden kilometre saati yanlış gösterir. Ayrıca otomobilin maksimum hızında ve yakıt tüketimde de değişiklikler gözlenebilir. Bunun yanında farklı ebattaki lastiklerin otomobilin ön düzen ayarını bozacağı unutulmamalıdır.
LASTİK ÇEŞİTLERİ
Konvansiyonel ve radyal lastik

Lastikler yapılarına, taban desenlerine, kauçuk karışımlarına ve kullanım amaçlarına göre sınıflara ayrılır. Lastiğin karkas yapısında kullanılan kord bezinin geometrisi lastiğin konvansiyonel veya radyal yapıda olmasını belirler. Konvansiyonel lastiklerde, lastiğin yapısını meydana getiren kord bezleri 30-40 derecelik açılarda, üst üste ve çapraz biçimde yerleştirilir. Bu nedenle konvansiyonel lastikler çapraz katlı ve diyagonal lastikler olarak da adlandırılır. Son yıllarda otomobil lastik teknolojisindeki gelişmeler, konvansiyonel lastiklerin terk edilip radyal lastiklerin kullanılmasına yol açtı.
Radyal lastikler ve avantajları
Radyal lastiklerin konvansiyon lastiklere göre en önemli avantajları daha esnek olmaları ve daha az ısınıp daha kolay soğumalarıdır. Bunun dışında radyal lastiklerin yerde bıraktığı taban izi çapraz lastiklerinkinden daha geniştir. Bu avantaj radyal lastiklerin konvansiyonel lastiklere oranla yüzde 20 daha iyi yol tutmasını sağlar. Yola temas eden bölümün daha fazla oluşu nedeniyle çekiş gücü ve fren güvenliği daha yüksektir. Radyal lastiklerde taban sert, yanaklar yumuşaktır; bu da lastiğin yola temas eden bölümünün sürekli olarak aynı genişlikte kalmasını sağlar. Radyal lastiklerin kat ve sırt ayrılmaları da daha dayanıklıdır. Bu ise yola tutunum başarısını arttırır.
Çelik kuşaklar
Radyal gövdeli lastiklerin sırt gövdesi boyunca 15 ile 25 derecelik açılarla üst üste ve çapraz biçimde kuşaklar yerleştirilir. Kuşakların görevi lastiğin mukavemetini arttırmak taban izinin şekil değiştirmesini önlemek ve lastiğin yerle temas eden bölgesinin alanını arttırmaktır. İki tür kuşak bulunur. Birincisi bez dokumandan üretilen ‘tahrik’, diğeriyse tellerden üretilen ‘çelik’ kuşaktır. Çelik kuşağın daha dayanıklı, daha emniyetli ve yüksek hızlara daha iyi uyum sağlaması, lastik üreticilerinin bu tür lastik üretimine yönelmesine neden olmuştur.
Sırt deseni
Farklı amaçlara hizmet etmek için farklı yapıda, desenlerde ve kauçuk çeşitlerine sahip lastikler üretiliyor. Otomobil lastikleri desenlerine göre ikiye ayrılır. Standart lastikler ve yüksek performans lastikleri . Ayrıca bu lastiklerin normal tipleri dışında dört mevsim ve kış lastiği versiyonları da mevcut. Standart desenli lastiğin kuru ve ıslak zeminde iyi çekiş gücü, yeterli antiaquaplaning (suda kızaklamaya karşı hızlı su deşarjı) özellikleriyle, güvenli viraj alma kabiliyetlerine sahip olması istenir. Bunun yanında standart lastiklerin sesiz ve konforlu olması düşük yuvarlanma direncine sahip olması gerekmektedir. Dört mevsim lastiklerin desenleriyse, ıslak, kuru, karlı, çamurlu zeminlerde güvenli kullanım, frenleme ve yeterli çekiş gücü sağlamak üzere tasarlanır..
Kış lastikleri
Kışın, uzun ve şiddetli olduğu, yolların uzun süre kar ve buzla kaplı olduğu bölgelerde kış lastikleri kullanılmalıdır. Deseniyle olduğu kadar soğuğa dayanıklı kauçuk karışımlarıyla da kar ve buz gibi kaygan koşullarda maksimum çekiş ve fren gücünü zemine iletebilen kış lastikleri silika teknolojisiyle üretiliyor. Bu teknoloji de lastiğin tutunma özelliğini arttırıyor. Kış lastiklerinde dikkat edilmesi gereken en önemli noktaysa hız serilerine uyumdur. Çünkü kış lastiklerinde hız serileri standart lastiklere oranla düşüktür. Otomobilin son sürati yüksek olsa bile lastiğin hız serisi aşılmamalıdır.
Yüksek performans lastikleri
Yüksek motor gücüne sahip otomobiller, bu yüksek gücü yere aktarabilmek ve yüksek süratlere çıkabilmek için performans lastiklerine ihtiyaç duyar. Bu tür lastikler V, W, Z gibi daha yüksek hız serisine sahip lastiklerdir. Yüzde 55 veya yüzde 35 gibi basıklık oralarına (alçak profile) sahip yüksek performans lastikleri, yola daha iyi tutunmayı sağlayan özel kauçuk karışımlarına sahiptir. Geniş tabanlı yüksek performans lastiklerinin kuru ve ıslak zeminde iyi yol tutması, iyi viraj alması gerekir. Yüksek performans lastiklerinin ömrüyse, standart lastiklere göre (kullanıma bağlı olarak ) yüzde 20 daha kısadır.

SIRT: Lastiğin yolla temasını sağlayan en üst bölümüdür. Üzerindeki desen kulanım amacını gösterir. Desendeki oluklar yağmur suyunu deşarj etmeye yarar. Zemine temas eden dolu bloklarsa çekiş ve fren gücünü iletir, yanal kuvvet üretir.
OMUZ: Sırt ile yanağın birleştiği ve kalın kauçuktan yapılmış bölgesi
YANAK: Lastiğin topuk ve omuz bölgesi arasında kalan ve bölgesidir. Direksiyon kontrol karakteristiğini, taşıma ve konfor estetiğini belirler. Lastiğe esneklik sağlar, üzerinde markalama ve tanıtıcı bilgiler bulunur.
TOPUK: Lastiğin janta temas eden ve sıkıca bağlanmasını sağlayan bölgesidir.
DAMAK TELİ: Lastiği jantın etrafında tutan bölgedir. Gerilmeye dayanıklı, uzamayan çelik tellerden üretilir.
CEYFIR: Damak telinin dış kısmına yerleştirilir. Karkas yapının jant tarafından aşındırılmasını ve tahrip edilmesini engeller. Jant ucu üzerinde gerekli olan esnekliği sağlar.
KARKAS YAPI: Lastiğin alt ucundaki bir damak telinden diğerine uzayan destek bölümüdür. Damak telinin etrafını dolaşarak lastiğe bağlanır. Polyester kord bezinden üretilen karkas yapıda uzunlamasına lifler yükü taşır, yatay liflerse yapıyı bir arada tutar.
KUŞAKLAR: Lastik sırt deseninin altında uzanan dar katmanlara kuşak adı verilir. Çelik ve bez olmak üzere ikiye ayrılan kuşaklar karkas yapıyı sıkıştırır.
ASTAR: Lastiğin iç yüzeyindeki ince bir kauçuk katmanı olan astar hava sızdırmazlığını sağlar. Lastiğin içine sıkıştırılmış basınçlı havanın dışarı kaçmasını önler.
DOĞRU JANTA DOĞRU LASTİK TAKIN!
Üzerinde durulması gereken bir diğer konuysa lastiğe uygun olan jantı seçmektir. Tubeless lastikle kenarları düzgün tubeless jant kullanılmalıdır. Her lastik ebadı için tavsiye edilen bir jant eni vardır. Birde kullanılabilir jant enleri bulunur. Lastik eşdeğer tablosundaysa uygun jantların enleri verilir. 185/70 R 13 lastikte tavsiye edilen jant eni 5.0 inçtir. Ama bunun bir altı ve ya bir üstü olan 5 ve 5.5 inçlik jantlarda kullanılabilir.
LASTİĞİN DİLİNDEN ANLAYIN!
Tüketicilerin büyük bölümü lastik satın alırken lastik yanağındaki yazılara pek bakmaz. Bir çok insan için önemli olan sadece lastiğin markasıdır. Oysa lastik yanağında lastiğin üretim tarihinden kauçuk karışımının cinsine kadar pek çok bilgi bulunur. Örneğin, yanağında 185 65 R 14 85H ENCT2 TL yazan bir lastikteki rakamlar sırasıyla milimetre cinsinden lastiğin kesit genişliğini, balonluk, yüzde olarak lastiğin profilini büyük harfler lastiğin gövde yapısını daha sonra gelen rakam inç cinsinden jantın çapını son rakam yük endeksini son harf hız sembolünü ifade eder. ENCT2 lastiğin ismini; TL ise lastiğin tubeless yani lastiğin iç lastiksiz olduğunu belirtir.
185=Kesit genişliği (mm)
65=Lastiğin serisi
R=Lastik gövde yapısı
14=Jant çapı (1 inç=2.54mm)
85=Yük endeksi
H=Hız limiti
ENCT2=Lastiğin özel ismi
TL=Tubeless

Araçla İlgili Genel Tanımlar !

MOTOR NEDİR

Yakıttan elde ettiği ısı enerjisini mekanik enerjiye çeviren makinalara motor denir.

Yakıtlarına göre motorlar, Dizel-Benzin-LPG li olmak üzere ayrılırlar. Benzinli motorun yakıtı benzin; Dizel motorun yakıtı Mazot (motorin); LPG’li motorun yakıtı ise LPG gazıdır.

Silindir diziliş şekillerine göre motorlar sıra tipi, v tipi, yıldız tipi, boksör tipi şeklindedir.

Soğutma sistemine göre motorlar, su soğutmalı ve hava soğutmalı diye ikiye ayrılır.

Yanma sistemine göre motorlar, içten yanmalı ve dıştan yanmalı diye ikiye ayrılır. Araçlardaki motorlar içten yanmalı motorlardır. İçten yanmalı motorlar ise, mazot, benzin ya da motorin yakarlar.

Motorlar, çalışma zamanlarına göre, iki zamanlı ve dört zamanlı motorlar diye ikiye ayrılır.
Benzinli motorlarda ateşleme, sıkıştırılmış benzin-hava karışımının buji ile ateşlenmesi ile olur.

4 zamanlı motorlarda 4 zaman, sırası ile şöyledir: Emme, sıkıştırma, ateşleme (veya genişleme; iş zamanı da denir), egzost.

Enjektörlerden püskürtülerek ateşleme yapılan motorlarda yakıt olarak motorin kullanılır.
Katalitik konvertör kullanılan araçlarda yakıt olarak, kurşunsuz benzin kullanılır.
Bir motorun bazı parçaları şunlardır: marş motoru, piston, segman, piston kolu, silindir kapağı, supap kapağı, eme manifoltu, egzost manifoltu, silindir gövdesi, silindir gömleği, karter, conta, külbütör, emme supapı, ekzost supapı, supap iteceği, krank mili, kam mili, volan dişlisi, eksantrik dişlisidir.

Dizel motorda ise bunların dışında, mazot pompası (enjeksiyon pompası) ve enjektör de bulunur.

Benzinli motorlarda, üsttekilerin dışında karbüratör, benzin pompası, buji, disribütör, bobin vardır.

ATEŞLEME SİSTEMİ

Benzinli motorun ateşleme siteminin bazı önemli parçaları şunlardır:
Akü, kontak anahtarı, endüksiyon bobini, distribütör, buji ile distribütör içinde bulunan platin takımı, alçak yüksek gerilim kabloları kondansatör, tevzii makarasıdır.

Bezinli motorlarda bujinin görevi ateşlemeyi sağlamaktır. Benzinli motorlarda bulunan distribütör’ ün en önemli görevleri endüksiyon bobininden gelen yüksek voltajı bujilere dağıtmanın yanı sıra, platin ve meksefe yardımıyla yüksek voltajın oluşumunu sağlamak, ayrıca tevzii makarasıyla da elektrik dağıtımını sağlamaktır.
Endüksiyon bobini aküden gelen voltajı 15.000 – 25.000 volta çıkarır.
Bujilere ateşleme sırasına göre akım dağıtan distribütördür. Motor çalışmazken kontak anahtarı, ateşleme durumunda açık unutulursa platin ya da bobin yanabilir.
Aracın belirli bir km.’sinden sonra bazı parçaları değişmelidir. Bunlardan biri platin ve bujidir. Ateşleme sistemi ayarlarından biri buji ayarı ve diğeri ise platin ayarı ile avans ayarıdır.
Platin meme yapmış ise meksefe (kondansatör) yanabilir. Platin meme yaparsa zımparayla temizlenir.

Motorun çalışması sarsıntılı ise, sebebi buji kablolarından birinin çıkmış olması olabilir.
Benzinli bir motorda normal yanma olmamasının sebeplerinden biri bujilerin normal ateşleme yapmaması,

bir diğeri de platin ayarının bozuk olması ayrıca bujilerin kurum bağlanmış olmasıdır.
Bujiler ayarsız ve aşınmış ise motor çekişten düşer.
Buji ayarları yanlış yapılmış bir aracın egzost dumanı siyahtır.
Motorun egzostundan siyah duman çıkması durumunda karışım oranı da kontrol edilmelidir.

YAKIT SİSTEMİ

Benzinli motorun yakıt sisteminin parçalarından bazıları şunlardır:
yakıt deposu, yakıt pompası, yakıt göstergesi, karbüratör, hava filtresi, emme manifoltu.

Dizel motorun yakıt sisteminin parçalarından bazıları şunlardır: yakıt deposu, besleme pompası, mazot filtresi, enjeksiyon pompası, enjektör, ısıtma kızdırma bujileri, yakıt göstergesi.

Hava filtresinin görevi, karbüratöre giren havayı süzmek ve ve sessiz emiş sağlamaktır. Hava filtresinin tıkanmasını önlemek için basınçlı hava ile temizlemeliyiz. Öte yandan, hava filtresi tıkalı olan motor zengin karışımla çalışır. Filtre yine de temzilenmeden motor hala çalıştırılırsa motor boğulur.

Karbüratör, emme manifoltu üzerindedir ve sadece benzinli motorlarda olur. Benzin-Hava karışımını ayarlar. Karbüratörün karıştırma oranı 1/15′tir.

Jikle devresinin görevi, soğuk havalarda motorun çabuk çalışmasını sağlamaktır. Jikle devresi karbüratörde bulunur. Jikle kelebeği, karbüratörün hava giriş deliği önünde bulunur.

Yağ filtresi yağı süzer ve temizler.

Silindir içindeki yanmış gazlar egzost manifoldu ile dışarı atılır.

Egzost susturucusu, basınçlı olarak çıkan yanlış gazların sesini azaltır. Eğer aracın egzostundan fazla ses çıkıyorsa susturucu patlak olabilir.

Supap ayarı, en önemli motor ayarlarından biridir. Soğuk ve sıcak ayar olarak ikiye ayrılır.

Bir aracı kış şartlarına hazırlarken en önemli noktalardan biri hava filtresini kışlık pozisyona almak ve otomatik jikle kışlık pozisyonuna çevirmektir.

Araçta yakıt ikmali yapılırken motor stop edilir.

Ayağımızı gaz pedalından çeksek bile motorun hala çalışmasını sağlayan devre rölanti devresidir.

Yakıtın içinde toz-su-pislik vs. varsa motor tekleyerek çalışır.

Yakıt sistemi ayarlarından biri rölanti ayarıdır.

Boğulmuş bir motoru çalıştırmak için gaz pedalına sonuna kadar basılarak marş yapılır.

Motor ısınıca stop ediyorsa karbüratöre de bakılmalıdır.

Araç kulanırken yakıt tasarrufu için

hava filtresi temizlenmeli,
Karbüratör ayarları yapılmalı,
Jikle devresi açık unutulmamalıdır,
Rölanti yüksek olmamalıdır,
Eskimiş bujiler temizlenmeli,
Lastik hava basınçları normal olmalıdır,
Fren ayarlarının sıkı olmaması,
Uygun viteste gidilmesi,
Debriyaj kaçırması olmamalıdır,
Saatte 90/100 km hızın geçilmemesi
gerekmektedir.

Aracın fazla yakıt yaktığını anlamak için eksozuna bakılır. Eğer egzost rengi siyahsa fazla yakıt yakıyor olabilir.

YAĞLAMA SİSTEMİ

Yağlama sisteminin parçaları:

Karter-yağ pompası,
Filtre,
Gösterge,
Seviye çubuğu,
Yağ kanallarıdır.

Motorda yağın bazı görevleri:

Sürtünmeyi azaltmak,
Aşınmayı önlemek,
Silindir ve segmanlar arası boşluğu doldurup sızdırmazlığı sağlamak,
Soğutmaya yardımcı olmak,
Aşınmadan dolayı oluşan pislikleri temizlemektir.

Karterin önemli görevlerinden bazıları:

Motor bloğunun altını kapatmak ve yağa depoluk etmektir.

Araçta motor yağı kontrol edilirken kontak anahtarı kapatılır ve 4-5 dakika beklenir. Yağ ölçümü yapılırken araç düz durumda olmalıdır. Yağ seviyesi yağ çubuğuyla ölçülür, ve yağın seviyesi yağ çubuğunun iki çizgisi arasında olmalıdır. Yağ seviyesi normalin çok altında iken motor çalıştırılırsa motor ısınır ve yanar.

Motor yağı değiştirilirken motor sıcak olmalıdır.

Motorlarda genellikle 20-50 W numara motor yağı kullanılır. Motorun yağı karterin altındaki tapa açılarak boşaltılır. Yeni motoryağı ise süpap muhafaza kapağı üzerindeki kapaktan doldurulur.

Motor yağı ve yağ filtresi belli km’lerde mutlaka değiştirilmelidir.

Motorda yağ basıncı yoksa,

yağ yok,
filtre tıkalı,
yağ pompası arızalı,
ya da yağ müşiri arızalı olabilir.

Motorun yağ eksiltmesinin sebeplerinden bazıları:

Karter contasnın yırtılması,
sekman ya da silindirlerin aşınması,
karterin delik olması,
tapadan yağ sızdırmasıdır.

Yağ yakan motorun eksoztundan mavi duman çıkar.

Marşa basılıp motor çalıştırıldığında yağ lambasının sönmesi gerekir.
Motor çalıştığı sürece yağlamanın olup olmadığı motor yağ göstergesinden takip edilebilir.
Motor çalışırken yağ göstergesinde anormallik görülürse motor hemen durdurulur.

SOĞUTMA SİSTEMİ

Su ile soğutma sisteminin bazı parçaları:

Radyatör,
Vantilatör,
Devir daim pompası,
Termostat,
Hararet (ısı) gösterici,
Hararet (ısı) müşiri,
İlave su kabı,
Fan motorudur.

Radyatör, soğutma suyuna depoluk eder. radyatörün altında su boşaltma musluğu vardır.

Termostat silindir kapağı su çıkışındadır. Motorun sıcaklığını çalışma sıcaklığında sabit tutar.

Devir daim pompası vantilatör kayışından hareket alır. Radyatördeki soğuk suyu su kanallarına yollar.

Hava soğutmalı motoru, su soğutmalı motordan ayıran bir diğer özellik hava soğutmalı motorda radyatör ve su pompasının olmamasıdır.

Vantilatör kayışı V şeklindedir. Kayış gerginliği 1-1,5 cm civarında olmalıdır. Vantilatör kayışı hareketini krank mili kasnağından alır ve vantilatör kayışı devir daim pompası ve alternatörü (şarj dinamosunu) çalıştırır. vantilatör kayışı koparsa motor hararet yapar.

Soğutma sisteminde su azalıyorsa

silindir kapak contası arızalı veya radyatör delik,
radyatör kapağı bozuk,
radyatör hortum ve kelepçeleri arızalı veya delik,
kalorifer hortumları delik veya
termostat arızalı olabilir.

Motorun hararet yapmasının nedenleri:

->Radyatör peteklerinin tıkanması,
->radyatörde suyun azalması,
->vantilatör kayışının gevşek veya kopuk olması,
->termostatın arızalı olması,
->motor yağının azalması,
->motor soğutma suyu kanallarının tıkalı olması,
->uygun vites ve hızda gidilmemesi,
->otomatik fanın arızalı olmasıdır

Radyatöre konacak suyun seviyesi peteklerin üzerinde olmalıdır.
Çok sıcak motora rölantide çalışırken ılık ve kireçsiz su konur.
Motor bloğundaki su kanalları pastan ya da kireçten tıkanmış ise motor fazla ısınır.
Radyatöre konacak suyun içilecek temizlikte ve temiz su olması gerekir.
Su olduğu halde motor fazla ısınıyorsa, termostat arızalıdır.
Donmayı önlemek için radyatöre antifriz ilave edilir.
Termostatı sökülmüş motor, gereğinden soğuk çalışır aşınmalar artar ve verim düşer.
Motorun çok sıcak çalıştırılması motoru çekişten düşürür.
Motor çok sıcakken radyatöre soğuk su konursa silindir kapağı ve blok çatlayabilir.
Çok sıcak bir motorda radyatör kapağı ıslak bir bezle tutulup hafifçe gevşetilir ve buhar tamamen atılınca radyatör kapağı açılır.

Araçta ısı (hararet) göstergesi çalışmıyorsa ısı müşiri arızalı olabilir.
Motor, çalıştıktan sonra çalışma sıcaklığına gelmiyorsa kalorifer hortumlarında kaçak olabilir.
Motor ısısının aniden yükselmesinin sebebi kayış kopması olabilir.

MARŞ SİSTEMİ

Marş sistemi motora ilk hareketi verir.
Parçaları:
-akü,
-kontak anahtarı,
-marş motoru,
-volan dişlisidir.
Marşa basıldığında marş motorunun bediks dişlisi volanın üzerindeki dişlilerle kavraşır ve volanı döndürür.
Volan da krankı döndürerek, motora gerekli ilk hareketi verir.
Marş durumunda marş motoru hiç dönmüyorsa:
akü bitik,
akü kutup başları gevşek,
akü kutup başları oksitli,
marş otomatiği arızalı,
marş motoru sargıları arızalı ya da sigortası atık olabilir.
Motor çalışırken marş yapılırsa volan dişlidi, marş motoru ve marş dişlisi zarar görür.
Marşa basıldığında marş motoru dönmez, korna da çalmaz ise sorun aküde-kutup başlarında olabilir.
Akü başka bir aküyle takviye yapılacaksa her iki akünün (+) kutup başları (+) kutup başlarıyla, (-) kutup başları ise (-) kutup başlarıyla birleştirilir. Her iki akünün de voltajı aynı olmalıdır.
Dijital göstergeli araçlarda akü takviyesi yapılmaz.
Marşa basma süresi 10-15 saniyedir. Fazla basılırsa akü biter.
Marş yapıldığında tık diye bir ses gelip, marş motoru çalışmıyorsa akü kutup başları gevşek olabilir.
Vantilatör kayışı hareketini volant kasnağından alır ve pervaneyi -devirdaim pompasını- şarj dinamosunu çalıştırır. Kayış koparsa vantilatör pervanesi – devirdaim pompası ve şarj dinamosu hareket.

ŞARJ SİSTEMİ

Şarj sistemi, motor çalışmaya başladığı andan itibaren aracın elektrik ihtiyacını karşılar ve aküyü şarj eder.
Şarj sisteminin parçaları:
alternatör,
konjektör (regülatör),
şarj lambası,
vantilatör kayışıdır.
Alternatör, krank mili kasnağından vantilatör kayışı ile aldığı mekanik enerjiyi elektrik enerjisine çevirir. Bazı araçlarda alternatör değil, şarj dinamosu bulunur.
Konjektör (regülatör), alternatörün ürettiği elektriğin volt ve akımını ayarlar. Aracın devri arttıkça alternatörden çıkan akım ve voltajı ayarlar, tesisata ve aküye gönderir.
Şarj lambası, şarj sisteminin çalışmadığını ikaz eder. Yani alternatör, konjektör vs. arızasını belirtir.
Bir araç için gerekli elektrik enerjisini şarj sistemi sağlar.
Akü, motor çalışmazken ışık ve özel elektrikli alıcılatrı besler.
Vantilatör kayışı çok sıkı ise alternatör yatakları bozulabilir.
Vantilatör kayışının koptuğu “ilk olarak” şarj ikaz lambasından anlaşılır.
Motor çalışırken ayağımızı gaz pedalından çekince far ışıkları zayıflıyorsa akü zayıflamış olabilir.
Motor çalıştığı halde şarj ikaz lambası yanıyorsa vantilatör kayışı gevşek olabilir ya da alternatör kablo bağlantıları gevşek veya alternatör kömürü aşınmış olabilir.
Aracın durdurulup kontağın hemen kapatılması gereken hallerden bazıları:
- Şarj ikaz lambasının yanması.
- Motordan ani bir sarsıntı ya da ses gelmesi.
- Yağ lambalarının yanmasıdır.
Konjektör ayarı bozuksa akünün su kaybı çok olur.
Araçta ampuller sık sık patlıyorsa veya akü su kaybı fazlaysa veya konjektör arızalı olabilir.
Marşa basılıp motor çalıştığında şarj ikaz lambası sönmelidir.

GÜÇ AKTARMA ORGANLARI

Güç aktarma organları sırasıyla:
Debriyaj, vites kutusu, şaft, diferansiyel, akslar, tekerleklerdir.
Difarensiyelin görevi, gücü arttırmak, kendine gelen hareketi 90 derece kırıp akslar yardımıyla tekerleklere iletmek, virajlarda içteki tekerleği az, dıştakini fazla döndürerek kolay ve rahat viraj almayı temin etmektir.
Kavrama (debriyaj) motorla vites kutusu arasındaki irtibatı keserek vites değiştirme olanağı sağlayan aktarma organıdır.
Akslar, diferansiyelin hareketini tekerleklere iletirler.
Vites kutusu, aracın hızını ve gücünü ayarlar.
Araç hareket halindeyken ayağımız debriyaj pedalı üzerinde devamlı durursa debriyaj balatası aşınır.
Aracın ilk çalışması esnasında bir miktar gaz verildikten sonra debriyaj pedalına sonuna kadar basmanın faydası vardır.
Debriyaj balatası yağlanırsa debriyaj kaçırır. Debriyaj teli koparsa araç vitese geçmez.
Vites değiştirirken debriyaj pedalına basılır.
Araç geri vitese takılmak istendiğinde takılmıyorsa, debriyaj pedalından ayak çekilip yeniden basılır.
Aktarma organlarında yağ olarak, dişli yağı kullanılır.
Vites değiştirirken ses geliyorsa, debriyaja tam basılmamıştır.
Ani ve sert duruş kalkış yapmak debriyaj balatasını sıyırabilir.
Vites kutusu bakımı yapılırken yağa ve yağ kaçağına dikkat edilir.

Kaza Yapmamak İçin Lütfen Okuyun !

NASIL KAZA YAPILMAZ ?
Trafik Kazaları ülkemizin adeta bir Yüz Karası haline gelmiştir. Yurt dışındaki bazı kesimlerde ülkemiz insanı ile Trafik Kazaları maalesef özdeşleşmiş bulunmaktadır. Müller deyince “GOL”, Türk deyince “KAZA” gibi.
Bu bir iftira değil, istatistikler onları haklı çıkarıyor. Çünkü bahis konusu olan hem mal, hem de “Can” dır.
Milletçe bize düşen görev, akıl yolu ile davranıp, bu kara lekeyi üzerimizden atmaktır.
Bu aslında çok ta kolaydır zira, kazalar kader değil, düşüncesiz ve sorumsuz davranışların bir sonucudur.
Yabancı uzmanlar, Trafik Kazalarının azaltılması için şu meşhur 4 E formülünün yerine getirilmesinin şart olduğunu belirtmektedirler:
1. (E) Education. : (Eğitim)
2. (E) Engineering : (Teknik Bakım)
3. (E) Enforcement : (Yasal düzenleme ve denetim)
4. (E) Emergency : (Acil Yardım)
Bu doğrulara ek olarak biz çok daha basit bir formül öneriyoruz: HAYA formülü.
Kaza ihtimalinin sıfıra indirilmesi için uyması kolay olan bu kuralına riayet yeterlidir:
1. (H) Hatalı Sollama
2. (A) Aşırı hızlı gitme
3. (Y) Yakın takip yapma
4. (A) Alkollü araç kullanma
Bu dört basit kurala uyulduğu takdirde, sizden kaynaklanan kaza yapma ihtimâlinin milyonda bir bile olmayacağını bilmek gerekmektedir

Bu konuda en büyük görev, elbette ki gençlere düşmektedir. Zira kazaya karışanlar arasında gençlerin oranı oldukça yüksektir.

SEVGİLİ GENÇLER
Tekrar ediyoruz ki, insanın en kutsal değeri olan “Yaşama Hakkı”; sorumsuz insanlar tarafından trafik kazalarında yok edilmektedir. Dünyada en çok kaza olan ülkeler listesinde ise ülkemiz, hep ilk sıralarda yer almaktadır. Bu acı felâketler, can ve mal kaybının yanında, bir ömür boyu sakat ya da yetim kalanları, sönen ocakları da arkasında bırakmaktadır.
Bilindiği gibi sürücü kurslarında eğitim tam olarak verilmiyor ama hemen herkes bir şekilde imtihanı kazanıyor ve ehliyetini alabiliyor. Burada esas gaye, sadece imtihanı kazanmak değil; trafik kurallarını tam olarak öğrenmek, sürücü eğitimini de iyi almak olmalıdır. Bu konuda titizlik gösteren gençlerin sayısının arttığını görmek, ülkemizde insan kalitesi ile kültür düzeyinin yükselmekte olduğunun işaretidir.
Zira yaptığı işi sadece başarmak için çaba gösterenleri “Yönetilen Tip-Tüketici” olarak; işin öncelikle ayrıntılarını anlamaya çalışanları ise “Yönetici Tip-üretici” olarak tarif etmek gerekmektedir. Ana hedef öğrenmek olunca, kazanma şansı zaten % 100 olmaktadır. Bu sebeple ideâliniz, hem eğitime devam etmek, hem de ön sıralarda oturmaya çalışmak olsun.
Sürücü belgesinin gerçek adı “Ehliyet” olup, “işinin tam ehli, uzmanı” anlamını taşır. İnsan hayatının söz konusu olduğu bir çalışmayı ezbercilik veya kopya ile geçiştirmek isteyenler ise “iradesi zayıf, sorumluluk derecesi düşük, topluma ve çevreye problem yaratan kişiler” olarak değerlendirilir.
Direksiyonda iken asla otonuzu bir “Meydan Okuma Aracı” zannedip, kendinizi onunla ispatlamaya kalkışmayınız… buna asla tenezzül etmeyiniz. Çünkü kullandığınız arabayı tasarlayıp, üreten siz değilsiniz ki…! İnsan kendisini ancak; güreş, koşu veya boks gibi spor dallarında ispatlayabilir. Başkalarının ürettiği oto ile değil.
Kişiliği sağlam olanlar için otomobil; attan daha hızlı giden basit bir nakil vasıtasıdır. Bu kişiler onu uzay aracı olarak algılamazlar..! Otolarının markasını veya kalitesini de bir övünç nedeni saymazlar.
Otomobilin gazına küçük bir çocuk bile bassa araç hızlanır. Hız marifet değil. Biraz sonra nelerin olabileceğini erkenden sezinleyip, aklı ve zekâyı ona göre kullanarak, önceden tedbirini almaktadır marifet.
Ehliyet aldıkları hâlde, en basit kurallara bile uymayanlarla, aşırı hızlı ve alkollü araç kullananların, zaten kompleks sahibi, zayıf, zavallı kişiler oldukları uzmanlarca ifade edilmektedir.
Yedeği olmayan tek şey “Can“dır. Hem kendi canını, hem başkalarının canını gereksiz yere tehlikeye atanların akılları eksiktir. Yolda karşılaştığınız takdirde onlarla muhatap olmayınız.
İyi bir kültürle yetişen, sağlam karakterli gençlerimizin otomobili “Amaç Değil, Araç” olarak algıladığını görmek, eğitime önem verme ve derslere devam etme konusunda titiz davranmaya başladııklarına şahit olmak ülkemiz, gençliğimiz ve geleceğimiz adına sevindiricidir.
Özetlemek gerekirse ideâl olan; Yüce Yaradan’ın, her insana armağan ettiği akıl ve zekâyı, eğitimle kazanılan bilgiler doğrultusunda ustaca kullanabilmektir.
Unutmayınız ki, geleceğin liderleri, toplumun saygın kişileri, genç yaşında bile olgun davranması bilenler arasından çıkmaktadır.
Unutmayınız : HAYA hayat kurtarır.

Hız Kuralları !

Hız Kuralları

Emniyet Kemeri Önemi !

10 Saniyenizi ayırın, hayatınızı güvence altına alın Ayıracağınız zaman sizin ve sevdiklerinizin hayatlarını kurtarabilir

50 km/saat süratle bir kaza yaptığınızda, sadece 0.015 saniye sonra hava yastıklarınız tam şişmiş ve emniyet kemeriniz ise aktif gergiyle sizi koltuğunuza sabitlemiş olacaktır. Bu durumda yaralanmadan bir kaç saniye içinde aracınızdan rahatça inebilirsiniz.
Ama – kaza anından 0.14 saniye sonra eğer arka camın önünde herhangi bir şey bırakmışsanız ki bu sadece 2 kg ağırlığında bir ajanda bile olabilir, bu ajanda siz durduğunuz halde o hala 50 km/saat hızla seyahat etmeye devam ettiği için 40 kg dan fazla bir ağırlıkla kafanıza çarpacaktır. Aracınıza sizin can güvenliğiniz için konmuş olan hava yastıkları ve aktif gergili emniyet kemerleri siz araç içinde gerekli tedbirleri almadığınız sürece yeterli olmayabilir.

Eşyalarınızı bagajda veya koltuk arkasında taşıyın, taşıttırın.

Çocuklarınızı otomobilinizin her zaman arka koltuğuna ve emniyet kemerleri takılı bir şekilde oturtunuz. Yaşları küçük olan çocuklar mutlaka kendileri için özel olarak üretilen araç koltuklarına oturtulmalı ve kemerleri sıkı olarak takılmalıdır.
50 km/saat bir hızla meydana gelen kazada 4 yaşındaki bir çocuk öne doğru 400 kg.lık bir ağırlığa eşit güçte savrulur (Bu küçük bir filin ağırlığına eşittir).
Doğru olarak araç koltuğuna bağlanan çocukların kazaların %75 hiç zarar görmedikleri ve büyük kazalarda ise % 67 korundukları tespit edilmiştir. Buna karşılık ailelerin % 80 ‘inin çocuklarını koltuğa bağladığı fakat bunun ise % 50 ile 70 arasında yanlış yapıldığı ve çocukların gevşek bağlandığı tespit edilmiştir. Çocuk koltuklarının büyük bir kısmının da çocuklar için küçük olduğu belirlenmiştir.

Çocuk koltuğu alırken lütfen doğru seçimi yapmak için yetkililerden yardım alınız. Çocuğunuzu koltuk üreticisinin talimatlarına göre yerleştiriniz ve bağlayınız.
Aracınızla seyahat ettiğinizi ve önde giden araç ani durduğu için sert bir fren yaptığınızı düşünün. Arkanızdan gelen sürücü sizin kadar ani fren yapamaz ve size arkadan çarpar ise başınız beklemediği bu darbe yüzünden hızla geriye gidecek ve darbe sona erdiği anda ise aynı hızla öne doğru ilerleyecektir. Bu duruma “whiplash” adı verilir. Bu durum kısaca akselerasyon ve ters akselerasyon yaşayan boynunuzda oluşan enerji transferidir. Boyun kaslarınız böyle bir darbeyi ememez ve kaslarda gerilme ile kemiklerde, damarlarda ve sinirlerde hasara yol açabilir. Bu durumun oluşması için sadece 10 km/saat hızla bir çarpışma yeterlidir.
Bu tür kazaların en sık görülen yaralanma türü “whiplash”tir. Arka başlık doğru olarak ayarlanmayan araçlardaki bu şekilde oluşan kazaların % 95′inde kişiler boyun zedelenmesine maruz kalmıştır.
Daha yüksek süratlerde oluşan arkadan çarpma durumlarında boyun kırılmaları en çok oluşan durumlardandır.
Aracınızın başlıklarını üst noktasının baş seviyenizin üst noktasına gelecek seviyede ayarlayınız ve buna üşenmeyin.
Araçta oturan herkesin emniyet kemeri takması artık tüm Avrupa’da benimsenmiştir. Bunun sebebi ise araçlarda meydana gelen kazalarda emniyet kemerlerinin hayat koruyucu özelliğidir. Emniyet kemeri sadece önde oturanların değil ayrıca arkada oturanlarında takması gereken bir donanımdır.
50 km/saat hızla oluşan bir kazada arka koltukta oturan bir yetişkin 3.5 ton ağırlıkla öne savrulur, bu bir filin ağırlığıdır. Hayati tehlike sadece öne fırlayan yolcuda değil aynı zamanda çarpacağı sürücü veya önde oturan yolcuda da olacaktır. 3.5 ton ağırlıkla ön koltuğa çarpan yolcu ön koltuğu kıracak ve öndeki yolcu, aracın göğüs kısmı ile koltuğunun üzerine çıkmış bir filin ağırlığı arasında sıkışmış etkisi ile karşı karşıya kalacaktır.

Emniyet kemerlerinizi takın ve taktırın !

Güvenli Sürüş İçin Bilinmesi Gerekenler

Trafik kurallarına uymak bir zorunluluktur. Ancak, trafiğe çıkan her sürücü,

 bu kurallara uymayı bir ilke olarak kabul etmelidir. Hepimiz kuralsızlığın

kargaşaya yol açtığını biliriz. Ancak, trafikte kuralsızlık, kazaları, en kötüsü de yaralanma

ve ölümleri beraberinde getiriyor.“Yalnızca kuralları bilmekle, hata yapmamakla iyi sürücü

 olunmaz. Eğer karşındakinin yaptığı hatayı giderebiliyorsan, o zaman iyi sürücü olursun.”
Bu bölümde; “iyi bir sürücünün” sahip olması gereken kimi özellik ve durumlar

 ele alınacak…

GÜVENLİ BİR SÜRÜŞ İÇİN MERHABA!…

Sürücü belgenizi aldınız.

 Artık trafiğe çıkmaya hazırsınız. O halde, “karayolu”nun trafik için kamunun

yararlanmasına açık olan arazi şeridi, köprüler ve alanlar olduğunu lütfen unutmayalım.
Trafiğe çıkmak ciddi bir karardır. Sürücü belgesi almış olmak bunun ilk koşulu olsa da,

deneyimsizlikler trafiği aksatmamalıdır. Bu nedenle deneyimsiz sürücüler, trafiğin az

olduğu saatler ve güzergahları seçmeli, deneyim biraz daha arttığında yoğun trafiğe girilmelidir.
Trafik kurallarına uymak bir zorunluluktur. Ancak, trafiğe çıkan her sürücü, bu kurallara uymayı

 bir ilke olarak kabul etmelidir. Hepimiz kuralsızlığın kargaşaya yol açtığını biliriz.

Ancak, trafikte kuralsızlık, kazaları, en kötüsü de yaralanma ve ölümleri beraberinde

getiriyor.Öyleyse ne yapmalıyız? *Sürücü koltuğuna oturduğumuz andan itibaren kafamızdaki her şeyi atmalı vedikkatimizi sadece yola vermeyi bir alışkanlık haline getirmeliyiz.
*Lütfen dikkat! Yola zamanında çıkmamışsak, zamanında varmaya çalışmayalım.
Telaş kazayı davet eder. Telaş yerine sakinliği, sinirlenme yerine ise hoşgörülü olmayı sağlamalıyız.
*Trafiğe çıkardığınız araç bakımlı olmalı. Düzenli bakımı yapılmamış bir araçla trafiğe
çıkmak, hem kendimiz hem de diğer insanlar için tehlike oluşturacaktır.
*Yine araçta bulundurulması gerekli olan malzemelerin tam olmasına özen
gösterilmelidir.
*Bu malzemeler, yalnızca bulundurulması zorunlu olduğu için değil, gerçekten gerekli
oldukları bilinciyle araca konmalıdır. Malzemeler zaman zaman kontrol edilmelidir.

Gerekiyorsa yenileriyle değiştirilmelidir. Yangın söndürme cihazı ise 3 ayda bir

 kontrol ettirilmelidir.
*Ve lütfen yangın söndürme cihazını sürücü koltuğunun yanına kolay erişilebilir bir

yere koyalım. Unutmayalım ki, yangın söndürücü bir aksesuar değil, tehlike anında

 bir cankurtarandır. O nedenle yalnızca standartlara uygun yangın söndürücü satın alalım.

HER ŞEY GÜVENLİĞİNİZ İÇİN

Emniyet Kemeri:Aracınız size çarpmaz siz

 aracınıza çarparsınız. Tabii emniyet kemerini takmamışsanız!
Emniyet kemerini takmak zorundayız. Ancak, çarpma anında araçtan

 fırlamamızı veya ölümcül yara almamızı engelleyecek tek şey de işte bu kemerdir.
Çarpma sonucu araçtan fırlamışsanız, hep söylene geldiği gibi “emniyet kemeri sıkıyor beni”

sözünü belki bir kez daha söyleme şansına sahip olamayacaksınız. Lütfen unutmayınız:

“Emniyet kemerleri, tekerlekli sandalyeler kadar sıkıcı ve bağlayıcı değildir.”
Araç suya gömüldüğünde ya da araçta yangın çıktığında emniyet kemeri bağlı ise

 ölüm riskinin arttığı kanısı vardır. Oysa, emniyet kemeri takılmadığında çarpma

 sonucu genelde bilinç kaybı oluşur ve kazazede bu nedenle dışarıya çıkamaz.

Kemer takıldığında, başın alacağı darbe azalacağı için, bilinç kaybı oranı azalacaktır.

Dolayısıyla bilinci yerinde kazazede, ister su altında olsun, isterse yangın tehlikesi

olan araçta, emniyet kemerini açarak dışarı çıkabilecektir.İki küçük uyarı daha:

*Emniyet kemeri ne çok sıkı ne de gevşek olmalı.
*Kısa mesafelerde bile takılmalı. Ya karşıdan gelenler sizin gibi dikkatli değilse?

Koltuk başları sizce aksesuar mı?Çarpmalarda yaralanma ve ölüm nedenleri arasında

 oldukça önemli yer tutan bir öge de “ikinci darbe” denilen, başın hızla arkaya kaymasıdır.

İşte boyun kırılmalarıyla gelebilecek felç ya da ölümleri koltuk başları önler.

 Tabii emniyet kemeri takılmak kaydıyla…
Lütfen onları aksesuar olarak görmeyelim.

ÇOCUKLARI TANIYOR MUSUNUZ?

Sevgili sürücümüz, sürücü eğitiminden geçtiniz.
Saatte 50 km hızla giden bir aracın kaç metrede durabileceğini ya da kavşaklarda

ilk geçiş hakkını biliyorsunuz; peki ya çocuklar?…Çocuklara ilişkin her şeyi biliyor muyuz?

Çocuk bir şeye yoğunlaşmışsa, diğer tüm nesneler önemini yitirir. Kaçan bir top, ona hızla akan trafiği unutturabilir.
Çocuk bir şeyi görüyorsa, gördüğü şey tarafından da görüldüğünü düşünür.
 Bir aracın ya da minik bir çalının ardından aracınızı görüyorsa, sizin de onu gördüğünüzü sanır. Ayrıca çocuk, otomobillerin farlarını göz yerine koyarak, araçların çevreyi gördüğüne inanır. Ağzı, gözü olan araçların yer aldığı çocuk resimlerini bir hatırlayın isterseniz!
Çocukların görüş açısı, kafalarının anatomik yapısı nedeniyle yetişkinlerden

daha dardır. Yani size oranla daha dar bir alanı görebilir.
Koşan bir köpeğin tüy, kuyruk ve kulaklarına bakarak, hareketini ve hızını

algılayabilen çocuk, karşıdan üzerine gelen aracın hareketini ve hızını algılayamaz.
Çocukların dikkatleri çok daha çabuk dağılır. Önceden sizi görmüş olmasına

karşın, ani bir gelişme, başka bir şeye yoğunlaşmasına yol açabilir ve yaklaşan

tehlikeyi unutabilir.
Çocukları korna ile uyarmaya kalkışmayınız. Bu dikkatlerini dağıtabileceği gibi,

paniğe kapılmalarına da yol açabilir.

Öyleyse ne yapmalı?
Lütfen yerleşim birimlerinden geçerken, okul ve yaya

 geçitlerine yaklaşırken hızınızı iyice azaltın ve çok daha dikkatli olun.
Sürücülük yaşamınızda çok yararını göreceğiniz bir davranış kuralı daha:

“Sağ ayağınızı frene basmak için değil, gazdan çekmek için kullanınız.

Ya çocuk aramızdaysa?Genelde öne oturmak isterler. Israrları sizi bıktırmasın.

 10 yaşına kadar arkada oturmalarının yararlarını anlatın ve bu durumun

 yasal bir zorunluluk olduğundan söz edin. Bilgilendirirseniz ikna olacaklardır.

 Lütfen geleceğimiz ve herşeyimiz olan çocukları düşünelim.

YAYALAR…

Yayalar trafiğin en güçsüz ögeleridir. Bir yanda hızı yüz kilometreyi

bulan ve ağırlığı 1 tona yaklaşan ağırlıktaki metal kütleler, diğer yanda,

saatteki hızı 5 kilometreyi bulmayan, ortalama 70 kilogram ağırlığındaki

et ve kemikten oluşmuş yaşayan organizmalar…
Öyleyse lütfen yayalara karşı biraz daha dikkat!…Özellikle de çocuklara…

Yaya ve okul geçitlerine yaklaşırken hızımızı azaltalım. Ve daha da

dikkatli olalım.

ALKOL ve SİGARAPek çok kazanın nedeni olan alkol:
Alkol miktarı arttığında, kandaki oksijen azalır ve beyin yeterince oksijen
alamadığı için fonksiyonlarını kaybetmeye başlar. Denge, görme, işitme fonksiyonlarında zayıflama olur. Yorgunluk, dikkat azalması, hafıza kaybı, intikal eksikliği, uyuşukluk, uyuklama, tepkisizlik, karar yanlışlığı oluşur. Uyarıcı etkileri de vardır alkolün. Korku azalır, kendine güven artar. Aşırı hız isteği artabilir. Lütfen alkollü araç kullanmayalım. Dikkat sigara!
Sürücü koltuğunda sigara içmek riski az da olsa tehlikelidir. Sigarayı paketten

 çıkartmak ve yakmak dikkati bir an da olsa akan trafikten uzaklaştırır.

Bu durum özellikle yoğun kentiçi trafiğinde tehlike oluşturur. Eğer kesinlikle

 sigara yakacaksanız, kırmızı ışıklarda, araç tümüyle durunca gerçekleştirin

bu işlemi. Sigaranın külünü, kültablasına bakmadan silkeleyin. Külünüzü

kesinlikle açık camdan silkelemeye kalkışmayın. Hava akımı nedeniyle sıcak

kül aracın içine yayılabilir ve gözünüze kaçabilir.
Eğer herhangi bir nedenle sigaranın ateşi üstünüze ya da koltuğa düşmüşse,

 onu oradan atmak için can havliyle direksiyon güvenliğini tehlikeye atmayın.

 Ya yanınızdakinden yardım isteyin ya da aracınızı güvenli bir biçimde

yavaşlatarak sağa alın ve tümüyle durduktan sonra ateşten kurtulun.

Belki gömleğiniz ya da pantolonunuz yanabilir ama, yanık bir pantolon,

çarpışmış bir araçtan daha az can yakıcıdır.
Sigara izmariti ve külünü araç dışına atmak yasaklanmıştır. Çevre

kirliliğine yol açan bu davranış, bir de sönmemiş sigarayla yapılırsa, yangınlara

yol açabilir. Orman yangınlarının bazıları ne yazık ki bu nedenle çıkıyor.

Hele akaryakıt istasyonuna girmeden önce sigaramızı mutlaka söndürelim.

Söndürmeyen kişileri de uyaralım.
Daha da iyisi, gelin sürüş sırasında sigara içmeyip, bu olumsuzlukların tümünden

 kurtulalım.

ARACINIZ TEMİZ Mİ?
Bakım kadar periyodik temizlik de önemlidir. Camları, farları, lambaları,

aynaları kirli bir araç görüş durumumuzu da olumsuz etkiler.
Araç temizliği konusunda size bir kaç önerimiz var:
*Aracınızı kendiniz yıkamak istiyorsanız gölgeye park etmenizde yarar var.

Böylece, temizlik malzemeleri araç üzerinde hemen kurumaz.
*Yıkamada sabun ya da oto şampuanı kullanın. Fırça yerine de gözeneksiz sünger.

Fırça ve gözenekli sünger, kum ve tozlarla dolar. Dolayısıyla aracın boyasını çizer.

Paspaslar yağlanmışsa yıkayın. Islak olarak yerleştirirseniz aracın tabanında

çürümeye yol açarsınız. Dış yıkamaya tavandan başlanmalıdır.

Kovanın dibindeki pisliği süngere bulaştırmamak için köpükle yıkamak gerekir.

 Kurulama temiz bir bezle yapılmalıdır. Yıl boyunca arcınızı zaman zaman

 tümüyle yıkatmakta yarar vardır. Yıkama sırasında frenler ıslanacağı

 için tamamıyla kuruyana kadar aracı yavaş kullanmak gerekir

ÇEVRE
Çevre konusunda duyarlı olmak gerekiyor. Aşırı yakıt tüketimine yol açabilecek

her arızayı vakit geçirmeden gidermeli. Egzoz gazı hem insanları

hem de doğayı etkiliyor. En çok da yaşlıları ve bebekleri…
Araca gereğinden fazla yük yüklemek, aşırı hızla sürmek, gereksiz aksesuarlar

takmak (aracın üstüne bagaj bağlayıp yük almak, fazladan dış aynalar takmak,

 süsleyici şeyler ilave etmek, öne ve arkaya tamponların altına yere

kadar sarkan panel saclar takmak gibi),

sıcak havalarda camları sonuna kadar açmak, lastik havalarını kontrol etmemek,

gereksiz yere aracı çalışır durumda tutmak, hem yakıt tüketimini arttırır hem de

havayı kirletir.
Gereksiz yere yapılan sert frenler, ani kalkışlar, hızlı dönüşler, hem lastikleri

yıpratır hem de yakıt israfına yol açar. Ayrıca, yol yüzeyinde sürtünen lastiklerden

kopan parçacıklar toprağı kirletir.
Araçların bakımı tamircilerde yapılmalıdır. Akaryakıt alırken, yağ değiştirirken,

bakım ve onarım yaparken yere dökülen yakıt veya motor yağı toprağı kirletecektir.
Ayrıca araç yıkarken de çevreyi kirletmemeye özen göstermeliyiz.

MÜZİK DİNLEMEYİ SEVER MİSİNİZ?
Aman ne olur yüksek sesle dinlemeyelim. Hem diğer araçların uyarı için

çalacakları korna sesini duyamayız hem de dikkatimiz dağılabilir.

Hele kaset değiştirme işini araçtaki diğer yolculara bırakalım.

Yalnız mısınız? Radyo ne güne duruyor?…
Bir de camlarımızın ardına sızan müzik çevreyi rahatsız edebilir.

Müziği kendimiz dinleyelim başka ortaklar aramayalım.

ELİMİZ KORNAYA NE ZAMAN GİTMELİ?

*Yakın ileriyi göremediğimiz kavşak, dönemeç ve tepe üstü gibi yerlere

yaklaşırken, gelişimizi haber vermek için,
*Gerektiğinde karayolunu kullananları uyarmak için,
*Gündüz öndeki sürücüye geçme isteğimizi belirtmek için.
Bu durumlar dışında korna kullanılmamalıdır. Gereksiz yere kornaya basmak

 ya da gereğinden uzun basmak çevremizdekileri rahatsız edecektir.

 Geçiş üstünlüğüne sahip araçlarda bulundurulması gereken tipte korna

ise takılamaz. Korna ayarına da dikkat!

YOLCULUK
Yerleşim birimi dışında araç kullanmak, yerleşim birimi içinde araç

kullanmaktan daha kolay gelebilir size. Ancak bu doğru bir kanı değildir.

 Yerleşim birimi içinde yeterince deneyim kazandıktan sonra yerleşim birimi

dışında araç kullanılmalıdır. Uzun bir yolculuğa çıkmaya karar vermişsek,

lütfen aracımızıiyi bir bakımdan geçirelim. Ayrıca, lastiklerimizin hava basınçlarını ölçelim.

DİNLENME

Unutmamamız gereken bir kural da, ticari amaçla yolcu ve yük

taşıyan araç sürücülerinin karayolunda 24 saatlik bir süre içinde en

fazla 9 saat araç kullanabileceğidir. İlk 5 saat sonunda ise 30 dakika

dinlenmek gerekir. Bundan sonraki saatlerde yorgunluk daha da artacağı için

sık sık molalar vermekte yarar vardır. Özel araç sürücüleri için bir sınırlama

olmamasına karşın, onların da 2-3 saatte bir mola vermesinde yarar vardır.
Mola yalnızca bizim için değildir
Lütfen dayanıklılığımızı direksiyon başında sınamaya çalışmayalım.

Bu molalar sadece bizim için değil, ısınmış lastiklerimiz için de gereklidir.

Çünkü, araç hızla ve uzun kilometre yol aldığı sürece, lastik içindeki hava

 devamlı olarak hareket eder. Lastik gittikçe ısınır ve hava basıncı artar.

Lastikler orta kısımlarından aşınmaya başlar. Tıpkı fazla şişirilmiş lastiklerde olduğu gibi…
Uykunuz gelirse
Kalan yolun kısalığı uykuyu engelleyemez. Bu nedenle uykunuz gelirse, uygun

 bir yerde durup, yarım saat kadar uyuyun. Uyandıktan sonra, açık havada

yapacağınız basit birkaç egzersiz çok yararlıdır. Bu koşullarda yarım saatlik

uykunuz, 2 saat daha araç kullanmanızı sağlayabilecektir.
Durduğunuz yerde koşullar uygunsa, 5-10 dakika toprak ya da çimde yatmanız,

 vücudunuzda biriken durağan elektriğin boşalmasını sağlayacaktır.
Molalar kesinlikle araç dışında geçirilmelidir.
Verilen yemek aralarında ise hafif yiyecekler yemek gerekir. Direksiyon başında

ise bir şey yemek ya da içmek son derece sakıncalıdır.

HAVA KOŞULLARI ve SÜRÜCÜLÜK
YAZ:
Kış aylarının güç hava ve yol koşullarından çıkan araçların bakımı çok önemlidir.

 Bahar sonu-yaz başında alınması gereken önlemlerin başlıcaları şunlardır:
*Aracın alt bölümü toz ve çamurdan temizlenmelidir.
*Soğutma ve yağlama sistemi kontrol edilmeli, gerekli değişiklikler yapılmalıdır.
*Soğutma sıvısındaki antifiriz oranı kontrol edilmelidir.
*Klimalı araçlarda, klima gazı kontrol edilmelidir.
*Fren hidroliği değiştirilmelidir.
*Lastiklerin hava ayarları yaz ölçülerinde yapılmalıdır.
*Gerekiyorsa lastik değişimleri yapılmalıdır.
*Araç uzun süre parkedilecekse güneşlik, mümkünse tente kullanılmalıdır

İllerimizin Plaka Kodları

İLLERİMİZİN  PLAKA  KODLARI

ADANA 01 EDİRNE 22 MALATYA 44
Sonraki Yazılar »