18 Nisan Ehliyet Sınav Sonuçları
18 Nisan Ehliyet Sınav Sonuçları henüz açıklanmamıştır.18 Nisan Ehliyet Sınav Sonuçlarınızı kontrol etmek için aşağıdaki linke tıklayınız.
18 Nisan Ehliyet Sınav Sonuçları
Yorumlar kapalı
18 Nisan Ehliyet Sınav Sonuçları henüz açıklanmamıştır.18 Nisan Ehliyet Sınav Sonuçlarınızı kontrol etmek için aşağıdaki linke tıklayınız.
18 Nisan Ehliyet Sınav Sonuçları
Yorumlar kapalı
18 Nisan Ehliyet Sınav Yerleri henüz açıklanmamıştır.18 Nisan Ehliyet Sınav Yerleri nizi kontrol etmek için aşağıdaki linke tıklayınız.
18 Nisan Ehliyet Sınav Yerleri
Yorumlar kapalı
14 Şubat Ehliyet Sınav Sonuçları henüz açıklanmamıştır.14 Şubat Ehliyet Sınav Sonuçları açıklandığı anda aşağıdaki linke tıklayarak öğrenebilirsiniz…
14 Şubat Ehliyet Sınav Sonuçları
Yorumlar kapalı
14 Şubat Ehliyet Sınav Yerleri henüz açıklanmamıştır.14 Şubat Ehliyet Sınav Yerleri eaçıklandığı anda aşağıdaki linke tıklayarak öğrenebilirsiniz…
14 Şubat Ehliyet Sınav Yerleri
Yorumlar kapalı
Hep söylenir durur motosiklet tutkunları arasında ; “Tatlı Su Motorcusu” diye bir söz. Bu ünvan sahipleri genelde kuru ve güneşli havaları sadece tercih ederler, 2 damla yağmur gördüklerinde hemen garajlarına çekerler motosikletlerini
İşte motosikletlerine zerre toz ve su gelmemesini tercih eden ve kışın kullanmak istemeyen biniciler için pratik ve özetle kışın motosikletlerini nasıl muhafaza etmelerini anlatan bir yazıyı sizlerle paylaşıyoruz.
Motosikletimi kış uykusuna yatırıyorum ;
Kış döneminde olduğu gibi, motosikletin uzun bir süre boyunca kullanılmamasından kaynaklanan arıza ve problemlerin asgari seviyeye indirgenmesi, belirli bir takım işlemlerin uygulanması ve motosikleti depoya almadan önce gerekli tamiratların yapılması da gerekir. Aksi halde bu durum geçen zaman içerisinde motosikleti depodan çıkardığınızda yapmanız gereken tamiratları unutmanıza neden olabilir.
1- Motor yağını ve gerekli ise yağ filtresini değiştirin.
2- Piyasadan temin edilecek bir el sifonu veya benzer bir yöntemle, yakıt deposundaki benzini uygun bir kaba boşaltın.Yakıt deposunun içine paslanmayı önleyici bir yağ püskürtüp yakıt deposu kapağını yerine takın. Yakıt depo kapağını takın. Depolama süresi bir aydan fazlaysa karbüratörün boşaltılması motosikletin performansı açısından çok önemlidir.
3- Silindirdeki paslanmayı önlemek için aşağıdakileri uygulayın:
• Bujilerin başlıklarını bujilerden sökün. Buji başlıklarını, bir bant veya iple bujilerden uzak tutmak amacıyla, uygun gövde parçalarına bağlayın.
• Motordan bujileri sökün ve güvenli bir yerde saklayın. Bujileri buji başlıklarına bağlamayın.
• Bir yemek kaşığı (15 – 20 cm 3 ) temiz motor yağını her bir silindirin içine dökün ve buji deliklerini temiz bir bezle kapatın.
• Marşa birkaç defa basarak yağın dağılmasını sağlayın.
• Bujileri ve buji başlıklarını tekrar takın.
4- Aküyü sökün. Aküyü donmayacağı ve doğrudan güneş ışığı almayacağı bir yerde depolayın. Ayda bir kez aküyü yavaş şarja bağlayın.
5- Motosikleti yıkayıp kurulayın. Boyalı yüzeyleri cilalayın. Krom kısımlarına pas önleyici yağ sürün.
6- Tahrik zincirini yağlayın.
Yağlama: Her 1000km’de veya eğer zincir kuru ise daha sık yağlayın. SAE80 veya 90 dişli yağı ya da motor yağı veya diğer yağlar yerine piyasada satılan tahrik zinciri yağı kullanın. Her bir bakla bağlantısını, pimler, burçlar ve makaraların tam olarak yağlanması için yağa batırın.
7- Lastikleri tavsiye edilen basınç değerine kadar şişirin.Tekerleklerin altına takoz koyarak, motosikletinizin yerden temasını kesin.
8- Su soğutmalı bir motosikletiniz varsa, normal su yerine antifriz ile doldurunuz. Antifriz suyun donmasını ve paslanmayı önleyecektir.
Motosikletinizin üzerini örtün. (Plastik veya hava geçirmeyen örtü kullanmayın) ve nem oranı düşük ve günlük sıcaklık değişimi az olan, ısıtılmayan bir yerde depolayın. Motosikleti depoladığınız yerin direkt güneş ışığı almayan bir yer olmasına dikkat edin.
Alıntı : Honda Türkiye
Yorumlar kapalı
Motosiklet deyince hep dış görümünü düşünür ve hayal ederiz. Belki bir kaçımızın sadece motosikletin kalbini ve aktarma organlarını görme şansı oluyordur. Firmalar ise kendilerine olan güvenlerini ve ürünlerine olan inançlarını kanıtlarcasına, ürettikleri motosikletlerin aktarma orgranları ve motor bloklarını şeffaf olarak gün yüzüne çıkartabiliyorlar. İşte bunlardan üçünü sizler için aşağıda sergiliyoruz. Yamaha R1 (2009,) Suzuki GSX-R1000 ve Kawasaki ZX-6R modellerinin şeffaf iç tasarımları.
Yamaha R1 2009
Suzuki GSX-R1000
Kawasaki ZX-6R
Yorumlar kapalı
Neden viraja girerken başımızla viraj içine doğru bakarızda, kafamız vücudumuzla aynı düzlemde durmaz? (Küçük Emrah durumları
)
Hepimizin otomatik olarak bu soruya vereceği cevap “Nereye bakarsan oraya gidersin” olacaktır. Tamam cevap budur da, bu iş nasıl oluyorda oluyordur şimdi size bunu anlatmaya çalışayım.
Hareketlerimiz, “Motor Sistemler” tarafından kontrol edilmektedir. Bakış’da bu sistemler içinde yer alan bir motor sistemdir veya diğer bir deyişle motor sistemin bir parçasıdır. Aynı zamanda Bakış, vücudumuzun uzaydaki konumu -Kas-İskelet sisteminin işi- (postür) ve İç kulakta yer alan Denge Organı (Vestibüler Sistem) ile beraber kombine çalışan bir sistemdir.
Bakış sisteminin özelliği gereği obje duruyorsa gözler de hareketsiz tutulur; obje veya baş hareket ediyorsa görüntüyü sabitleştirir.
Baş hareketi sırasında görüntüyü tespit etmek için baş hareketine ilişkin bilgi gereklidir. İşte bu bilgiyi görme sisteminden alabiliyoruz ama gözlerde başla beraber hareket ettiği için ve bu yolun algılama süresi yavaş olduğundan, bunun yerine hareketi doğrudan tespit eden iç kulaktan gelen bilgi kullanılır.
Baş hareketleri ve yerçekimi referans alındığında, başın pozisyonu vestibüler sistem tarafından değerlendirilir. Vestibülo-oküler refleks bu bilgiyi kullanarak, doğrudan gözlerden gelen görsel enformasyondan bağımsız olarak, hareketi kontrol eder. Yani postürümüzü ayarlar. İşte bunun sonucunda viraja girerken başımızın ekseni vücudumuzun ekseninden farklı bir açıyla [yerküre eksenine paralel(-e yakın) veya yerküreye dik (-e yakın) başka bir ekseni takip eder. Burada biraz daha açıklama yapmak gerekecek galiba.
Uçaklar ve denizaltılar üç boyutta mekan durumunu ve hızlanmayı ve dönüşü bildirecek sofistike kılavuzlara sahiptirler. Halbuki bu kılavuz sistemlere benzer sistemler biz omurgalılarda 500 milyon yıldır vardır.İşte bu sistem vücudumuzun dengesininden sorumlu olan Vestibüler sistemdir.
Vestibüler sistem, Hangi yön yukarı? ve Nereye gidiyorum ? sorularına yanıt vermek için şekillendirilmiştir.
İç kulağın vestibüler kısmının sezici organları:
· Yarım daire kanalları: Her biri birbirine dik düzlemde bulunan yarım daire şeklindeki 3 kanaldan oluşur. Bir tanesi yatay düzlemle 30 derece açı yapar. Her kanal kendi düzlemindeki dönme gibi açısal eylemleri sezer ve yanıt verir.
·Utrikül: Algılayıcı yapısı yatay düzlemdedir, dik alçalma ve doğrusal ivmeye yanıt verir.
·Sakkül:Algılayıcı yapısı utriküldekine diktir, doğrusal ivmeye yanıt verir.
Yani denge sağlama işini, başın doğrusal ve açısal hareketleri ve bu hareketelerdeki hızlanmasının veya yavaşlamasının, iç kulakta bulunan 5 duysal organ topluluğu tarafından ölçülmesiyle gerçekleştirir.
Bunun yanı sıra aynı zamanda göz kaslarını kontrol ederek bu yolla görsel oryentasyonu sağlamak ve aldığı tüm bu veriler neticesinde vücudumuzun pozisyonunu (postür) ayarlamak üzere gerekli komutları Kas-İskelet sistemine iletmek suretiyle “dengemizi” sağlamaktadır.
Yani uzun lafın kısası, başımızın yatay düzlemle yaptığı açı 30dereceyi geçtiği anda vücudumuz bunu “ulan gene düşüyoruz” diye algılayıp, “hop hop hooppp değiş ton ton” muamelesi yapmaya başlar.
İşte bu muameleye maruz kalmamak için başımızla viraj içine bakacak şekilde (çenemiz viraj çıkış noktasını gösterecek şekilde) tutarak virajlara güvenle, keyif içinde yatarız. 
Saygılar,
Dr.Ali Tüter
Referanslar:
1)Goldberg, Michael E. : The Control of Gaze; Chapter 39
2)Çelikyurt, Cengiz : Denge, Dengesizlik,Başdönmesi
3)Tüter, Ali: KBB ders notları; Fizyoloji ders Notları; Nöroloji ders Notları
4)İnternet
Yorumlar kapalı
Pek çoğumuz motosikletten önce otomobil kullanmayı öğrendiğimizden dolayı, alışkanlıklarımızı motor kullanımımıza da taşıyoruz. Yapılan en büyük hatalardan bir taneside kırmızı ışıkta beklerken vitesimizi boşa alıp, iki ayağımız yerde beklememizdir.
Bu hatanın önce sebeplerini açıklayalım.
Motosiklet denen bu şeytan icadı, gerek kapladığı alanın küçük oluşundan, gerek genelde performansının yüksek oluşundan ve diğer motorlu taşıtlar tarafından pek sevilmediğinden dolayı, hem gözden kaçması kolaydır hemde hareketleri -motosiklet sürücüsü olmayan biri tarafından- tahmin edilemezdir. Bu sebeple bize düşen en önemli görev (hayatta kalabilmek için) sabit halde durduğumuzda bile etrafımızı sürekli gözlemleyerek her an başımıza gelebilecek felaktleri daha olmadan önce farketmek ve işin içinden en az zararla çıkabileceğimiz hareketi uygulamaktır.
Kırmızı ışıkta durdunuz. Aynadan arkaya baktınız. Oda ne. Arkadan gelen araba sanki siz yokmuşsunuz gibi süratle size doğru geliyor. Yapmanız gereken şey derhal gazı çevirerek kontrollü bir şekilde hedef noktası olmakatn uzaklaşmak, kendnizi emniyete almaktır. Bunu yapabilmenin en kısa ve emiyetli yolu, motoru vitesiniz boşta bekletmek değil.
Arkadan gelen hızlı aracın dışında da tehlikeler vardır. Özellikle büyük şehirlerdeki sabırsız trafikte çoğu şöför hareket etmek için referans noktası olarak kendi trafik ışığının yeşilini değil yaya ışıklarının kırmızısını alır. Arkadan gelenler tarafındak sıkıştırılmak, sabırsız insanların korna ve selektörleriyle paniğe sevkedilmek, sizi aceleye ve hata yapmaya zorlar. Henüz gideceğiniz yol üstündeki gerekli detaylara (çukur, hala yolda olan yaya, yan şeritteki gaza gelmiş cadde genci,vs) hakim olmadan harekete geçmek zorunda kalabilir ve hoş olmayan sonuçlarla karşılaşabilirsiniz.
Peki o zaman nasıl beklememiz gerekiyor? Tüm motosiklet eğitim kurumlarında gösterildiği üzere bunu maddeleyebiliriz.
1- Vites boşta değil 1. viteste olmalı.
2- Sol eliniz debriyaj manetini sıkıyor halde olmalı
3- Sağ eliniz gaz kolunu her an çevirmeye hazır şekilde beklemeli hatta arada bir ara gazı vermeli. Bu sayede hem kendinizi piskolojik olarak kalkmaya hazır halde tutarsınız hemde etrafınızdaki araçlar tarafından duyulmanız ve farkedilmeniz açısından faydalı olur.
4- Sol ayak yere basıyor ve motorun ağırlığını dengede tutuyor olmalı.
5- Sağ ayak arka fenin üstünde ve motorun ileri veya geri kaymasını engeleyecek şekilde ona basıyor olmalı. Bu aynı zamanda arka stop lambasının yanmasını ve bu sayede arkadan daha da görünür olmanızı sağlar.
6- Gözlerinizle, aynalar vasıtasıyla arkanızdaki hareketliliği sürekli takip edin. Yanınızdaki araçlara, geçen yaylara, ışıklara, önünüzdeki yola, yağmura, kısacası tüm etkenlere bakın ve sürekli tetikte olun.
7- Durulması gereken yer:
A: Kırmızı ışıkta durduğunuzda şeritdin en sağına veya soluna geçmeyin. Bu arkanızdaki aracı yanınıza davet edecektir.
B: Durup ayağınızı yere koymadan evvel, zemini kontrol edin. Hafif bir su birikintisi gibi gözüken yer derin bir çukur olabilir. Yerde çamur, pislik, mazot olabilir. Bunlar ayağınıza ağırlığınızı verirken kaymanıza sebep olabilir. En iyisi yere tam basmadan önce temkinli davranıp kontrol etmek.
Bu saydıklarım zaman içinde kendiliğinden öğrenilebilecek şeyler ancak bu size pahalıya mal olabilir. Bunun gibi teknikleri zor yoldan öğrenmektense yılların tecrübesini taşıyan profesyonellerden öğrenmek uzun vadede daha yararlı ve ucuz olacaktır.
En temel hareketlerimizde bile büyük hatalar olduğunu öğrendiğimizde hayretler içinde kalıyoruz. Virajda dizlerimizi viraj içine doğru açmaktan tutunda, yolda seyir halindeyken sol ayağın sürekli vitesin altında tutulmasına kadar pek çok konuda hatalar yapıyoruz. Motosiklet gibi bir derya da öğrenmemiz gereken çok şey var. Zaten bu sporu bu kadar zevkli yapanda budur.
Daha detaylı bilgi için
http://donald.hypermart.net/MCWorlDD.htm
sitesini tavsiye ediyorum. Sevgili Reşat abimizin -Donald Duck- sitesidir. onu bilen bilir zaten. Her motorcunun alması gereken bir kitap olarak da
“Reşat DD Arbaş – Motosiklet Teorisi” ni tavsiye ediyorum.
bizzat gidip eğitim almak için ise aşağıdaki siteleri ziyaret edebilirsiniz.
http://www.motoregitim.com/ (teke tek ders alabilirsiniz)
http://www.emok.org/
http://www.honda.com.tr/motosiklet/pages/?page=egitim
http://www.bmwrideracademy.com/default.asp
Ek tavsiyeler:
Taksiciler, minibüsler, otobülserdolmuşlar. Bunlar müşteri indirmek ve özellikle almak için her an ani bir manevra yapabilirler. Bu araçların sağ taraflarında kalmamaya dikkat edin. Otobüs ve minibüslerin otomatik kapıları, tahmin etmediğiniz bir anda başınıza bela olabilir. Bu araçlardan birini görünce aradaki mesafeyi arttırarak koruyun ve bir gözünüzü onların üzerinde tutun. Aynasından veya camından bir şöförü görebilmek, yapacağı hareketi kestimrek açısından faydalıdır. Ayrıca araçların ön tekerleklerinden de dönüş yapmaya başladıklarını hızlı şekilde anlayabilirsiniz.
E5 gibi bir yolda gidiyorsanız ve hava yağışlıysa sol şeridin sol kısmına yanaşmayın. Birikintiler veya su havuzları motoru altınızdan alabileceği gibi sizi içine çekerek bariyerlere yapışmanıza sebep olabilir.
Yağışlı havalarda takip mesafenizi ciddi oranda arttırın. Arkanızdan gelen aracında dibinize girmesine izin vermeyin. Selektör veya korna ile sizi sıkıştıran olursa sakin biçimde yol verin. bırakn geçsin gitsin. İnatlaşmak, hayatınızı tehlikeye atmaya değmez. Saatte 100 km hız ile gidiyorken sadece 10 m. arkanızda bir araç olması bırak fren yapmayı, ani şekilde gazdan elinizi bile çekseniz sizin sonunuz olabilir.
Herhangi bir çukur ile karşılaşırsanız ve tahmnin ettiğinizden daha büyük veya derin ise, üstelikte kaçmak için hiç vaktiniz kalmadıysa, yani mecburen içine girecekseniz çukura fren yaparak girmeyin. Bu zaten ihtiyaç duyduğunuz ön amortisör hareket mesafenizin -frenajla beraber ağırlık merkezinizin öne kaymasından dolayı- daha da kısalmasına ve çukuru daha sert hissetmenize sebep olur. Ayrıca çukura girerken selede oturur vaziyette olmayın. Pedlerin üstünde hafifçe ayağa kalkın.
Vedat Kürşün
Yorumlar kapalı
Taşıtlarımızda önümüzü görmek kadar arkanızı görmek de önemlidir. Önümüze çıkacak tehlikeler kadar arkamızdan gelecek tehlikelere de hazır olabilmek açısından aynalarımıza gereken ilgiyi göstermeliyiz.
Peki bu ilgiyi gösterirken nelere dikkat etmeliyiz..
Aynalara bakış yönümüz, açımız, süratimiz yoldaki şeritteki konumumuz göstereceğimiz dikkatin ana unsurlarıdır. Arkadan gelen araçlarını hızına göre kendi hızımızı geçiş rotamızı duruş sırasındaki güvenliğimizi kontrol etmemiz için hayatş önem taşırlar.
Tüm aynalarda bakış açımızla odaklama ve görüş açısı aynı olmadığından dolayı görüşte farklılık ortaya çıkar. Bu farklılık halk dilinde “kör nokta” olarak adlandırılmaktadır.
Kör nokta nedir ? Aynaların en uç noktasında olan gösterme açısının azaldığı ve son bulduğu noktadır. Şerit değiştirmelerde aynaya baktığınızda arkanızı boş gibi görebilirsiniz ancak hemen yanınızda bir araç olabilir. İşte bu araç sizin aynanızın kör noktasında ve siz göremediniz !!! Peki bunu nasıl öneleyebiliriz ?
Otomobilde bunun tek şansı direksiyona doğru biraz daha eğilerek aynaya baış açısını genişletmektir.
Ancak motosiklette aynanın kör noktasında kalan aracı görmenin 2 yolu vardır.
Bunlardan ilki otomobildeki gibi başımızı geçmek istediğimiz şeritin aksi yönüne ve gidona doğru yaklaştırıp geçiş yapacağımız şeridin aynasına daha geniş açıyla bakmak.
İknci ve sıklıkla kullanılan bir sistem ise omuz bakışı. Motosiklet sürücülerinin sıklıkla kullandığı bir bakış sistemidir. Bu bakış maalesefki çoğu sürücü tarafından yanlış yapılmaktadır neden mi ?
Normal trafikte seyir ederken doğru şerit değiştirme nasıl yapılır ? Öncelikle geçiş yapılacak şeridin aynasına bakılır, şeridin serbest olduğu görüldüğünde ikinci olarak boynumuzu çenemiz omuz hizasına gelecek şekilde geçiş yapacağımız yöne çevirip kör noktada kalma ihtimali olan araçları kontrol ederiz. Geçişe uygun ise şeride geçeriz.
Ancak bazı sürücüler neredeyse yarı beline kadar dönüp arkadan trafiği kontrol ediyorlar. Bu sırada şeridin geçiş yapmaya uygun olmadığını görüp önünüze döndüğünüzde eğer önünüzdeki araç 20 km yavaşlamış veya aniden durmuşssa arkadan çarpmanız işten bile değildir.
Ayna ve kör nokta kontrolü yaparken gözümüzü asla yoldan ayırmamalıyız. Bu sebeple aynaları karenaj da olan sürücüler aynaları gidonda olanlara nazaran gözlerini yoldan ayırmadan kafayı kaldırmadan daha rahat ayna kontrolü yapalirler.
Unutmayalım. Doğru bakılmayan ayna hiçbir işe yaramaz.
Yorumlar kapalı
Hepimiz motorumuzla zaman zaman artçı taşıyoruz. Peki motosikletimize birisini ilk defa yolcu olarak aldığımızda ona gerekli bilgileri veriyor muyuz ?
Belirli şeyleri anlatmadan arkama yolcu alıp sonardan pişman olduğum oldu. Yolda yaşadığım huzursuzluklardan ve canımı sıkan durumlardan sonra ders aldım ve uzun zamandır ne vakit arkama birisini alacak olsam 5 dakikamı ayırıp bazı ehemmiyetli ve elzem bilgileri onunla paylaşıyorum. Her motorcunun günlük hayatında ihtiyaç duyacağını düşündüğüm bir listem var kendime göre. Emin olun çok faydasını göeceksiniz.
Başlamadan Önce…. “Acemiyseniz lütfen arkanıza yolcu almayın!”
Yolculuk Öncesi Artçıya Anlatılması Gereken Kurallar:
Artçı olarak alacağınız kişiye kesin talimatlar vermektense, neyi neden yapması gerektiğini izah ederseniz, anlattıklarınızı ezberlemek yerine gerçekten öğrenecek ve daha iyi uygulayacaktır. “Şöyle otur” yerine “şöyle otur çünkü…” cümlesini kuralım.
* Tüm gerekli koruma ekipmanlarını takmadan artçıyı motora bindirmeyin. Onun canı size emanet. Kaza anında bir tarafına bir şey olursa vicdan azabını siz çekersiniz.
* Kendisi motosiklet kullanıyor olsa bile bu kuralları kendisiyle paylaşın. Motorcu veya tecrübeli artçı olması bu kuralları bildiği anlamına gelmez. Unutmayın ki kaptan sizsiniz ve bir aksilik durumunda onun değil sizin suçunuz olacaktır bu bilgi eksikliği.
* Motora binmeden önce artçınıza selede nereye oturacağını gösterin. Yolcunun mümkün mertebe biniciye yakın olması gerekir. Yolcu ile binici arasında ki mesafenin artması motorun ağırlık merkezini geriye çektiği gibi araya rüzgar girmesinede sebep olacaktır. Her ikiside dengeyi bozan unsurlardır.
* Artçınıza ayaklığa ayağının topuyla (ayak parmaklarının ayağa bağlandığı boğum yeri) basmasını söyleyin. Bu hem onun darbeleri emmesini kolaylaştıracaktır hem de bacağını ayak bileğinden oynatabileceğinden yolda kasılmasını azaltacaktır. Ayrıca tabanın ortası veya topuk kısmıyla ayaklıklara basıldığında bazen farkına varmadan artçının ayaklarını pergel gibi sağa sola açtığı oluyor. Buda dar geçişlerde ayakların bir yerlere takılmasına ve zarar görmesine sebep olabilir.
* Artçının, sizin ve kendisinin cüssesine ve boyuna göre farklı şekillerde motora binmesi mümkündür. İster sol taraftaki yolcu ayaklığına basarak kendini yukarı çeker ve ata biner gibi biner, ister motorun yanında ayakta dururken sağ bacağını motorun arkasından havalandırıp diğer tarafa uzatır ve poposunu seleye yerleştirir. Kısa boylu veya aşırı kilolu artçılar için bir çözüm daha var. Genelde sürücünün ayaklığı yolcu ayaklığından daha aşağıya konumlandırıldığından ona basmak daha kolay olabilir. Tabi uygularken dikkatli olmak şart.
Bilhassa yüksek motorlarda artçı motorun üzerine binmek için zorluk yaşıyorsa kullanılabilecek bir yöntem daha vardır. Yan veya orta sehpada duran motora artçı sanki kendisi kullanacakmış gibi biner ve sonra selenin arkasına kayar. İnerken de aynı şekilde yapılır. Sürücü motoru yan sehpaya aldıktan sonra iner. Arından da artçı selede öne kayar ve motordan öyle iner.
Artçıdan önce sizin hazır olmanız gerekir. İki ayağınız yere sağlam basarken ellerinizlede gidonu sağlam ve dik tutmanız gerekir. Bu arada ön frenide sıkmayı unutmayın. Eğer motor çalışıyor vaziyetteyse artçıyı almadan önce motoru 1. vitese takın ve debriyaja basın. Böylece artçı bindikten sorna motoru vitese takmak için sağa yatırıp ağırlığı tek ayağınızla taşımak zorunda kalmazsınız.
* Bozuk zeminli bir geçiş sırasında veya park ederken artçınızdan inmesini isteyebileceğinizi ona anlatın. Sorgulamadan sizin isteğiniz üzerine inip binmesi gerektiğini anlaması gerekiyor.
* Artçının, asla ama asla iki elini birden bırakmaması gerekir. İster ışıklarda dururken, ister düşük hızda seyrederken. Bunun her artçıya sıkı sıkı tembih edilmesi gerekir. Bir motosiklet kullanıcısı, gerekli gördüğünde bir tehlikeden kaçmak için aniden hızlanmak zorunda kalabilir. Böyle ani bir durumda artçının hazırlıklı olması mümkün olmadığından her daim en az bir eliyle sürücüye tutunması şarttır. Tek veya iki elle arkaya tutunmak da işe yaramaz. Güçlü bir motosiklette ani ivmelenme esnasında çok kuvvetli birinin bile arkadan veya yanda tuttuğu tutamaç sayesinde motosiklet üzerinde kalması düşük ihtimaldir.
Artçının sürüş tarzınıza ve motora göre farklı şekillerde tutunması mümkündür.
Enduro, gezinti ve tur motosikletlerinde…

Artçı 2 eliyle sürücünün beline sarılır. Ancak bunu kan dolaşımını kesmeden yapması lazım.
Nefes almayan bir binici istemeyiz herhalde. Sürücüyü daha da rahat ettirmek için artçının bir eliyle sürücünün beline sarılması diğer eliyle ise motorun arka veya yan kısmında bir tutamaca tutunması gerekir (varsa). Bu oturuş sayesinde, hızlanırken sürücüye tutunmak mümkünken, frenleme esnasında da öne çullanmamak için motora tutunmak mümkün olur.
Sportif tur ve süper spor motosikletlerinde…

Süper Spor motosikletlerde binici oldukça öne yatık ve arka selede yüksekte olduğundan artçılar epey öne eğilmek zorundalar. Bu yüzden bu tarz motorlarda en uygun artçı duruşu daha farklıdır. Artçının her iki koluyla binicinin belinin etrafından kollarını uzatıp depoya tutunması gerekir. Böylece hızlanırken geriye gitmemek için bel kısmına kollarıyla sarılırken, frenleme esnasında ise depoya yüklenerek biniciyi rahat bırakacaktır. Ancak uzun süren yolculuklarda bu oturuş çok yorucudur. Bu yüzden sık sık artçı taşıyanların SS almasını tavsiye etmiyorum (tabi hatundan kurtulmak için bir plansa bu o ayrı).
Hangi oturma şeklini kullanırsa kullansın, artçının her daim dizleriyle sürücüyü sıkıştırması gerekir. Bu hem hızlanma ve frenlemelerde artçının sürücüye doğru gidip gelmesini engeller hem de iki vücudun tek parça olarak hareket etmesini sağlar. Bu hareket aynı zamanda artçının üst gövdesini gevşetmeye yardımcı olarak yol boyunca daha az yorulmasını sağlar.
* Motosiklete soldan binilir ve soldan inilir. Bunun sebebi ise motosikletin yan sehpasının sol tarafta olmasıdır. Dolayısıyla motor hep sola yatık durur ve sol bacağımıza yüklenerek motoru dikleştirdiğimizden soldan yük kaldırmaya ve soldan motoru dikleştirmeye yatkınız. Artçının yanlış yerden inmesi hiç beklemediğinzi bir anda dengenizi bozabilir.
* Siz izin vermeden motosikletin üzerine binilmez ve siz izin vermeden motosikletten inilmez. Bir yanlış hareket artçının inmeye veya binmeye çalışırken düşmesi ile sonuçlanabilir veya dengenizi bozup motoru düşürebilir.
* Hareket etmeden önce artçıdan onay alın. O hazır olduğunu belirtmeden hareket etmeyin.
* Işıklarda dururken, mola verildiğine ve hatta motor düşüyorken bile artçının kesinlikle kollarını ve bacaklarını olması gereken yerde tutması ve sürücüye yardım etmeye çalışmaması gerekir. Her halükarda bilhassa ayaklarını ayaklıklardan çekmemesi konusunda artçınızı uyarın.
(Sıcak ekzozlar ve yol kenarında ki olası engeller bacaklarını sarkıtan yolcu için ciddi tehlike oluşturabilirler.)
* Artçınıza kaskın vizörünü nasıl açıp kapatacağını gösterin ve bunu elinde eldiven varkende yapabileceğinden emin olun. Yolculuk sırasında (eğer sizin içinde sakıncası yoksa) sizinle konuşabileceğini ancak vizörünün gözlerini ve yüzünü koruması açısından mümkün mertebe kapalı kalması gerektiğini izah edin. Ancak düşük hızla seyir ederken arada bir onunla konuşmak rahatlatıcı olacaktır.
(Açık vizörden içeri giren bir sinek veya taş artçınızın can havliyle sizi birden bırakmasına sebep olabilir.)
* Sizin sağa veya sola sapmanızı veya durmanızı istediği taktirde bunu size nasıl anlatabileceğini izah edin. Sağ sapmanızı istiyorsa belinizin sağ tarafına sola sapmanızı istiyorsa belinizin sol tarafına iki kere hafifçe vurmasını söyleyin. Durmanızı istiyorsa ise göbeğinize 2 – 3 kere vurması mesajı almanızı sağlayacaktır.
* Motosikletin virajları yatarak alan bir araç olduğunu iyice anlamasını sağlayın. Merkez kaç kuvveti sayesinde, motorun yattıkken düşmediğini ama bunun korunması gereken hassas bir denge olduğunu izah edin. Pek çok artçı içgüdüsel olarak viraj alımı sırasında ters tarafa yatarak motoru dengelemeye çalışır. Böyle bir hareketin motosikletin düşmesiyle ve kaza yapmanızla sonuçlanacağını artçının kafasına sokun. Bu en hayati kuraldır. Ters bir harekette dengenizi kaybetmeniz işten bile değildir.
* Doğal olarak artçınızda yolu görmek isteyecek ve bu yüzden kafasını sağdan veya soldan çıkartacaktır. Dengenizin bozulmaması için bu kopnuyada açıklık getirmek gerekir. Artçınıza kafasını tamamen dışarıya doğru uzatmaktansa omuzunuzun üzerinden yola bakmasını söyleyin. Sağ dönüşlerde sağ omuzunuzdan sola dönüşlerde sol omuzunuzdan bakması gerekiyor. Böylece hem sizin viraj almanıza yardımı olacaktır hem de gittiğiniz yere baktığından olan bitenden haberi olacaktır.
Yola çıkıyoruz…
Tüm kuralları anlattıktan ve artçınızın bunları anladığından emin olduktan sonra, onu seyir esnasında nelerin bekleyebileceğini anlaması için ufak bir iki hareketin faydası olacaktır. Ona, birazdan aniden hızlanacağınızı ve sonrasında da sert bir fren yapacağınızı söyleyin ve hazır olmasını isteyin. Artçınızdan “ok” aldığınız taktirde hızlanın. Ancak bunu abartmadan ve hem kendinizi hem de etrafınızı tehlikeye atmadan yapın. Sonrasında ise aynalardan arkanızı kontrol etmeyi unutmayarak sert bir fren yapın.
Bu uygulama artçınızın altınızdaki motorun hızlanma ve durma potansiyeli hakkında bir fikir sahibi olmasını sağlayacaktır. Ayrıca ilerleyen dakikalarda ellerini bıraktığı veya yanlış tutunduğu taktirde başın(ız)a neler gelebileceğini anlamasına yardımcı olacaktır. Yanlız eğitim amaçlı olsa dahi yinede bu hızlanma ve frenlemeyi abartmamakta fayda var. Aksi taktirde aşırı tedirgin ve hem kendisini hem de sizi kasan bir yolcunuz olabilir.
Artçınızın söylediklerinizi uygulayıp uygulamadığından emin olana kadar, ani hareketlerden, yüksek yatış açılarından ve sert kullanımdan kaçının.
Akılda kalıcı olması için özet başlıkları yazıyorum tekrar.
* Ekipman
* Motorun üzerinde oturuş ve kuralları
* Motora binme ve inme şekli, kuralı
* Motor üzerinde tutunma
* Motor üzerinde iletişim
* Viraj alma
Sonuç:
Yazar : Vedat Kürşün
Yorumlar kapalı