Sürücü Kursu | Ehliyet |Kadıköy Sürücü Kursu| Sürücü Kursları |Motosiklet Ehliyeti | 19 Nisan Ehliyet Sınav sonuçları
Ana sayfa İletişim adresi Abonelik

En Yakın Ehliyet Sınav Tarihi 5 Temmuz 2008′dir.

Merhaba Arkadaşlar;
Bir kayıt dönemini daha geride bıraktık.Şimdi ise 2008 yılının 3. ehliyet sınavı için kayıt işlemlerine başladık.
05 Temmuz 2008 Yazılı sınav
26/27 Temmuz Direksiyon Sınavı
Bu sınava katılabilmek için gerekli olanlar;
A2 Sınıfı Motosiklet Ehliyeti İçin En az 08/06/1991 doğumlu olmak
B sınıfı Otomobil Ehliyeti için En az 08/06/1990 doğumlu olmak
E sınfı Otobüs Ehliyeti için En az 08/06/1986 doğumlu olmak
D sınıfı Çekici ( tır) ehliyeti için En az 08/06/1986 doğumlu olmak ,
İlkokul mezunu olmak veya bir okulda okumak , mezun olmak yada ilkokul harici bir okuldan tasdikname almak….
05 Temmuz Ehliyet sınavı için son kayıt tarihi 08/06/2008 dir….

19 Nisan Ehliyet Sınav Yerleri

19 Nisan ehliyet sınav yerleri

Stajyer Ehliyet

STAJYER SÜRÜCÜ YASASI NİSAN 2008’DE ÇIKIYOR.

01 Nisan 2008 Tarihinde uygulanmaya başlayacak yeni trafik yasasına göre; ilk defa sürücü belgesi alan sürücülere 2 yıllık stajyerlik uygulamasının getirileceği Trafik Uygulama ve Denetleme Dairesi Başkan Yardımcısı Nevzat ÖNDER tarafından açıklandı.

Bu yasa çıktıktan sonra otomobil ehliyeti alacak olanlar 2 yıl stajyer sayılmalarının yanı sıra motosiklet ehliyeti alacaklarda 2 yıl boyunca 125cc üzerinde motosiklet kullanamayacaklardır.

Yasadan etkilenmemek için, yasa çıkmadan önce sürücü kursuna kayıt olmanız gereklidir. Bunun için son tarih 20 Ocak 2008’dır.

ikinci mailde şöyle

Kazaları onlemek icin beklenen yasa cıkıyor.

Nihayet Stajyer sürücü yasası nisan 2008 de çıkıyor..

1 Nisan Tarihinde uygulanmaya başlayacak yeni trafik yasasına göre; ilk defa sürücü belgesi alan sürücülere 2 yıllık stajyerlik uygulamasının getirileceği Trafik Uygulama ve Denetleme Dairesi Başkan Yardımcısı Nevzat ÖNDER tarafından açıklandı.

Bu yasa çıktıktan sonra otomobil ehliyeti alacak olanlar 2 yıl stajyer sayılmalarının yanı sıra motosiklet ehliyeti yeni alacaklarda 2 yıl boyunca 125 cc üzerinde motosiklet kullanamayacaklardır.

Yani yeni Motosiklet ehliyeti alacaklar A2-125 cc — A3 250 cc—- A4 500 cc gibi tekrar sınavlarına gireceklerdir.

Yasadan etkilenmemek için, yasa çıkmadan önce sürücü kursuna kayıt olmanız gereklidir.

Bunun için son tarih 20 ocak 2008 dir.

Detaylı bilgi ve sorularınız için :

Msn:
ehliyet@msn.com
surucukursu@msn.com

A2 Motosiklet Ehliyeti Hakkında Detaylı Bilgi

Türkiye genelinde sınav tarihleri;

  • 5 Temmuz 2008 test sınavı (20 adet motor tekniği bilgisi sınavı)

  • 26 /27Temmuz 2008 direksiyon sınavı

 

Motosiklet kullanım eğitimleri;

  •  Toplamda 4 Hafta sonu (7 ders) motosiklet eğitimi yapılacak,

 

A2 sınıfı Motosiklet sürücü belgesinin toplam maliyeti;

  • 150 ytl kurs ücreti (taksitli)

  • 35 ytl sınav hizmetleri ücreti (M.E.B.lığı Ziraat bankası Halkbank veya Vakıflar bankası hesabına)

  • 35 ytl sağlık raporu (ilgili polikliniğe ödenecek)

  • 105 ytl trafik masrafı 

 

Gerekli belgeler;

  •  3 adet fotoğraf

  •  ikamet belgesi

  •  Diploma fotokopisi

  •  Sağlık raporu (daha sonra olabilir, kursumuz yardımcı olacak)

  •  Savcılık belgesi (daha sonra olabilir, kursumuz yardımcı olacak)

 

Motosiklet Eğitim Araçlarımız;

  • Honda Today 50 cc (scooter)

  • Honda Activa 100 cc (scooter)

  • Kmyco 125 cc CK commuter

  • Yamaha Ybr 125 commuter

 

NOT:

  • Yukarıda belirtilen ücretler dışında ekstra hiç bir masrafınız olmayacaktı?r. (sınav harcı, temsilci ücreti, direksiyon ücreti vs.)

  •  Eğitimlerde; eğitmen, güvenlik ekipmanları, motosiklet temini kurs ücretine dahildir.

  •  Ön kayıt için sadece kimlik ve (A2 ye geçişlerde ehliyetinizi) faxlayınız.

B Sınıfı Otomobil Ehliyeti Hakkında Detaylı Bilgi

Türkiye geneli İçin sınav tarihleri;

  • 5 Temmuz 2008 test sınavı

  • 26 /27Temmuz 2008 direksiyon sınavı

 

Eğitimlerimiz;

  • Hafta içi 3 hafta teorik eğitim, 18:30  20:00 saatleri arasında

  • Hafta sonu 4 hafta teorik eğitim, 10:00 13:00 saatleri arasında 

  • 3 haftalık simülatör eğitimi ve sonrasında direksiyon eğitimlerine geçilir.

  • Direksiyon eğitimlerimiz randevu usulü yapılmaktadır. Toplamda 4 hafta sürmektedir.

 

B sınıfı ehliyetin toplam maliyeti;

  • 400 ytl kurs ücreti taksitli

  • 35 ytl ziraat ve vakıflar bankası (sınav hizmetleri ücreti)

  • 35 ytl sağlık raporu (ilgili polikliniğe ödenecek)

  • 230 ytl trafik masrafı (sürücü belgesi alırken ödenecek.)

Gerekli belgeler;

  • 3 adet fotoğraf

  • İkamet belgesi

  • Diploma veya öğrenim belgesi

  • Sağlık raporu  (kursumuz yardımcı olabilir)

  • Savcılık belgesi (kursumuz temin edebilir.

NOT:

  • Bu ücretler dışında ekstra hiçbir masrafınız olmayacaktır. (sınav harcı, temsilci ücreti vs.)
  • ön kayıt İçin sadece kimlik fotokopisi yeterlidir.Diğer evraklar kurs süresi içerisinde temin edilebilir.

15 Aralık Ehliyet Sınav Yerleri

15 Aralık Ehliyet sınav yerleri için tıklayın

27 Ekim Ehliyet Sınav Soruları

Merhaba Arkadaşalr;

27 Ekim ehliyet sınav soruları açıklanmıştır…

 27 Ekim ehliyet sınav soruları

27 Ekim Ehliyet Sınav Sonuçları

Merhaba Arkadaşlar ,

27 Ekim ehliyet sınav sonuçları tahminen 12/ 19 Kasım tarihleri arasında açıklanacaktır.

27 Ekim ehliyet Sınav Sonuçları

H Sınıfı Ehliyet Hakkında Detaylı Bilgi

Türkiye geneli İçin sınav tarihleri;

  • 5 Temmuz 2008 test sınavı

  • 26 /27Temmuz 2008 direksiyon sınavı

 

Eğitimlerimiz;

  • Hafta içi 3 hafta teorik eğitim, 18:30  20:00 saatleri arasında

  • Hafta sonu 4 hafta teorik eğitim, 10:00 13:00 saatleri arasında 

  • 3 haftalık simülatör eğitimi ve sonrasında direksiyon eğitimlerine geçilir.

  • Direksiyon eğitimlerimiz randevu usulü yapılmaktadır. Toplamda 4 hafta sürmektedir.

 

H sınıfı ehliyetin toplam maliyeti;

  • 450 ytl kurs ücreti taksitli

  • 30 ytl ziraat ve vakıflar bankası (sınav hizmetleri ücreti)

  • 35 ytl sağlık raporu (ilgili polikliniğe ödenecek)

  • 100 ytl trafik masrafı (sürücü belgesi alırken ödenecek,Yılbaşı itibarı ile zamlanacak)

Gerekli belgeler;

  • 3 adet fotoğraf

  • İkamet belgesi

  • Diploma veya öğrenim belgesi

  • Sağlık raporu  (kursumuz yardımcı olabilir)

  • Savcılık belgesi (kursumuz temin edebilir.

NOT:

  • Bu ücretler dışında ekstra hiçbir masrafınız olmayacaktır. (sınav harcı, temsilci ücreti vs.)
  • ön kayıt İçin sadece kimlik fotokopisi yeterlidir.Diğer evraklar kurs süresi içerisinde temin edilebilir.

E sınıfı Otobüs Ehliyeti Hakkında Detaylı Bilgi

Türkiye geneli İçin sınav tarihleri;

  • 5 Temmuz 2008 test sınavı

  • 26 /27Temmuz 2008 direksiyon sınavı

 

Eğitimlerimiz;

  • Hafta içi 3 hafta teorik eğitim, 18:30  20:00 saatleri arasında

  • Hafta sonu 4 hafta teorik eğitim, 10:00 13:00 saatleri arasında 

E sınıfı ehliyetin toplam maliyeti;

  • 500 ytl kurs ücreti taksitli

  • 35 ytl ziraat ve vakıflar bankası (sınav hizmetleri ücreti)

  • 35 ytl sağlık raporu (ilgili polikliniğe ödenecek)

  • 350 ytl trafik masrafı (sürücü belgesi alırken ödenecek.)

Gerekli belgeler;

  • 3 adet fotoğraf

  • İkamet belgesi

  • Diploma veya öğrenim belgesi

  • Sağlık raporu  (kursumuz yardımcı olabilir)

  • Savcılık belgesi (kursumuz temin edebilir.

NOT:

  • Bu ücretler dışında ekstra hiçbir masrafınız olmayacaktır. (sınav harcı, temsilci ücreti vs.)
  • ön kayıt İçin sadece kimlik fotokopisi yeterlidir.Diğer evraklar kurs süresi içerisinde temin edilebilir

7 Temmuz Ehliyet Sınav Sonuçları Açıklandı?

7 temmuz ehliyet sınav sonuçları

Ehliyet Sınav Sonuçları

Sınav sonuçları açıklandı mı? Sınav sonuçlarının açıklanması tahminen 25 ila 30 gün arası sürmektedir.Nasıl öğrenebiliriz? Sınav sonuçlarını web sitemizden öğrebileceğiniz gibi sürücü kursunuzdanda öğrenebilirsiniz.

Özel Direksiyon Dersi

Kurumumuzda otomobil ve motosiklet için özel direksiyon dersi verilmektedir…

Simülatör destekli 2007 model Peugeot 207 ile direksiyon dersi daha kolay, daha keyifli…Detaylı bilgi için lütfen kursumuzla irtibata geçin….

0216 330 5 444

0216 336 6 277

0216 330 8 666 tel fax

15 Aralık Ehliyet Sınav Sonuçları

15  Aralık Ehliyet Sınav Sonuçları için tıklayın
sürücü kursu
ehliyet
A2 motosiklet ehliyeti
ehliyet test
motosiklet eğitimi
motosiklet ehliyeti
ehliyet sınav yerleri
ehliyet sınav sonuçları

27 Ekim Ehliyet Sınav Sonuçları

27 Ekim Ehliyet sınav sonuçları için tıklayın

27 Ekim Ehliyet Sınav Yerleri

27 Ekim ehliyet sınav yerleri için tıklayın

7 Temmuz Sınavı İçin Okul Telefon Ve adresleri

7 Temmuz da yapılacak sınav için  Pendik ilçesi Okul telefonları tıklayın

Ehliyet

Ehliyet alırken önemli hususlardan biride alacağınız sertifikanın ihtiyacınızı karşılayabilmesidir.

  • A2 Sınıfı Sürücü Belgesi ile Motosiklet ve A1 sınıfı Motorlu Bisiklet kullanılabilir.
  • B Sınıfı Sürücü Belgesi ile Otomobil, Minibüs ve Kamyonet kullanılabilir.
  • C Sınıfı Sürücü Belgesi ile Kamyon kullanılabilir.
  • D Sınıfı Sürücü Belgesi ile Çekici kullanılabilir.
  • E Sınıfı Sürücü Belgesi olanlar Otobüsün yanısıra B, C ve F Sınıfı Araçları Sürebilir.
  • F sınıfı ehliyet sadece Traktör kullanabilir.
  • H Sınıfı Sürücü Belgesi ile Kullanılacak Araç Hasta ve Sakatların Kullanabilecekleri Şekilde özel Tertibatlı Olarak İmal, Tadil, Techiz Edilmiş Otomobil veya Motorsiklet olmalıdır.

H Sınıfı Özürlü Ehliyeti

Eğitim süresi 5 haftadır
12 saat ilkyardım dersi,35 saat trafik ve çevre bilgisi ile… 16 saat direksiyon eğitimi alır
Kursiyerin durumuna göre uygun araçla direksiyon dersi alır, elden kumandalı ve otomatik vites
Sınavlarda 50 trafik ve 30 ilk yardım sorusu sorulur
Yalnızca kendi sınıfındaki araçları kullanır
Yaş şartı 17

Hatalı Sollama !

Avrupa Birliği’ne girmek için yoğun şekilde devam eden bürokratik görüşmelerde önümüze çeşitli uyum paketleri konmakta.Toplumların karşılıklı iş birliği ile iç içe yaşayabilmeleri için yaşam standartlarının asgari müşterekte buluşması gerekmektedir. Bu topluluğun bizi kabul etmesi için aşılması gereken en büyük engellerden bir kültürel farklılıklardır. Ayrıca insan hakları da en ön sırada yer almaktadır. Yaşam hakkına bu denli önem veren bir topluluğa, yılda 10 bin vatandaşını trafik terörü altında kurban eden bir toplumun kabul edilmesini beklemek hayal olmaz mı?Düşünün bir kere, trafik kazalarında sizden 1520 kat daha fazla ölümlü kazaların olduğu bir trafikte otomobil kullanmayı kim ister? Aceleci, sabırsız ve karşı tarafın hakkını hiçe saydığımız için yılda 10 bin kadar vatandaşımız trafik kazalarında ölürken, bir o kadarı da sakat kalarak kalbimizde derin yaralar açıyor. Biz bu haberleri TV kanallarında izleyip, kendimizi trafik kazalarında Avrupa Şampiyonu ilan ediyoruz. İnanılacak gibi değil! Tüm bunlar yaşanırken halen çeşitli yollardan güvenli otomobil kullanmanın önemini anlatmaya çalışıyoruz.Trafikte otomobil kullanmak bir takım oyunudur. Oyuncuların bu oyunu kurallarına göre oynamak ve karşı tarafa saygılı olmak gibi bir mecburiyetleri vardır. Bu oyunun kurallarına uyulmaması halinde ölüme kadar varan cezaları; oyuncular hem kendilerine, hem de hiç suçu olmayan diğer insanlara vermektedirler. Sonuç, hayat boyu yaşanacak büyük bir vicdan azabıdır. Trafik kazalarının oluş nedenleri arasında, birinci olarak sürücü hatası, ardından yol şartları, otomobilin teknik şartları ve son olarak da hava şartları olarak dört ana başlık söyleyebiliriz.

Sürücü faktörü uzun ve ciddi bir eğitim süresi gerektirir ki bu da bugün ele alınırsa, 15 yıl sonra istenen düzeye gelir ve trafik kültürü oluşur. Bu kültür ancak zorunlu eğitimle gerçekleşir. Ölümcül kazaların yaşandığı şehirlerarası yollar için acilen yeni kurallar getirilerek revize edilmesi gerekir. Güvenlik şeritlerinin, daha hızlı araçlara yol verilmesi için, ağır vasıtalar tarafından kullanılmasının mecburi hale getirilmesi şarttır.

Sizlere güvenli sürüş bilgilerini vermeden önce emniyetli yol şartlarının oluşması ve kaza sayısının azalması yönünde alınacak acil önlemleri ilgililere hatırlatmak istiyorum. Genelde hatalı sollama neticesinde oluşan, hatta katliam olarak değerlendirilen ölümlü kazalar yaşanmaktadır. Bu tür kazalar genellikle şehirlerarası tek şeritli yollarda gerçekleşmekte ve toplu ölümlerle neticelenmektedir.

Son dönemde trafik ekiplerinin yoğun radar kontrolü ile ölüm oranı azalsa da, kaza sayısında bir azalma görülmemektedir. Kazalar düşük hızda gerçekleştiği için ölüm oranı azalmış, sakat kalan sayısı ise artmıştır. Radar kontrollerinin, sürücüyü tuzağa düşürmek yerine, kazaları önlemeye yönelik olması, amacına ulaşması adına çok önemlidir. Aslına uygun maket trafik polisi otoları tehlikeli bölgelere yerleştirerek sürücülerin yavaşlaması sağlanmalı. Aşırı yükleme neticesinde özellikle yokuş çıkan kamyonların düşük hızlarda ve birbirlerine yakın seyrederek adeta tren vagonu oluşturması, hatalı sollama yapan sürücüleri kazaya bir adım daha yaklaştırmaktadır. Ağır seyreden araçların birbirlerine fazla yaklaşmaması ve daha hızlı araçlara kendi araçlarının bir kısmını güvenlik şeridine çıkararak yol vermeleri, bununla birlikte tepe üstünde görev yapan trafik ekiplerinin de bu geçişi hatalı sollama olarak değerlendirip ceza kesmemesi alınacak acil önlemlerden biridir.Sollama anında yapılan başlıca hatalardan biri de, önümüzde giden ve görüşümüzü engelleyen büyük araçlara fazla yaklaşmaktır. Bu engel, otobüs, otomobil ve kamyon için aynıdır. Sollamayı, trafik kurallarının koyduğu mesafelerde gerçekleştirmememizin nedeni ise, önümüzdeki aracı en kısa sürede geçme düşüncesidir. Bu şekilde yapılan bir sollama, görüş açısını daralttığı için en tehlikeli hatalı sollamadır ve çarpışmaların kaçınılmaz olduğu hatalı sollama çeşitlerinden bir tanesidir. Kurallara uygun olarak başladığınız bir sollama, karşıdan gelen aracın aşırı hızlı olması nedeni ile sollamanızı bitirmeden sizi yakalar ve bu kaza da tutanaklara hatalı sollama olarak geçer. Bu nedenle hız tayininin zor olduğu gece seyirlerinde çok dikkatli olmak ve karşıdan gelen araca selektör yaparak, sollama yaptığınızı belirtmeye dikkat etmenizi öneririm. Hatalı sollama sırasında gerçekleşen kafa kafaya çarpışma olarak tabir ettiğimiz çarpışmalarda, iki aracın kaza anındaki çarpışma hızlarının toplamı ile bir duvara çarpma şiddeti eşittir. (Örneğin 90 X 2 = 180 km/s)Bugün öğrenin, yarını yaşayın.

Otomobillerde Görüş Açısı

Araba kullanmayı öğrenirken büyük ihtimal ilk öğrendiğiniz şey nereye gideceğinize bakmaktır.Size öğütlenenler genelde “Karşıdan gelen trafiğe bakma seyir ettiğin şeritteki arabaları izle”,”Ortada yolu bölen şeritlere değil arasındaki yola bak”,”Etraftaki duvarlarları değil önündeki şeridi izle” dir.

Hepsi güvenli ve pratik öğütlerdir ve aynısı yarışlar için de geçerlidir.Eğer bir spor yaptıysanız veya seyrettiyseniz hangi spor olursa olsun oyuncunun yaptığı ise değil devamlı ileriye baktığını görürsünüz.Basketbol futbol oyuncu topu veya sopayı nasıl tuttuğuna bakmaz. Bunun yerine oyun alanıda gideceği yere yada pas atıcağı yere bakar. Oyuncunun görüş alanı önündeki birkaç metre değil önünde ve arkasındaki alandır.Oyuncunun görüş alanı ne kadar fazla ve kontrolündeyse rakiplerden kurtulma, gideceği yolu planlama ve diğerlerinin hareketlerini önceden tahmini o kadar başarılıdır.

Oyuncunun kontrolündeki uzaklık ve alanın büyüklüğü o oyuncunun görüş alanıdır.Bu iki onemli becerinin birleşimini gerektirir.İlk önce oyuncu etrafındakilerden ziyade önündeki alana bakmalıdır.Nerde olduğuna değil nereye gitmek istediğine bakmalıdır.İkincisi ise insan gözünün odaklanabildiği alan ufak ta olsa (göz görebildiği alanın sadece küçük bir bölümüne odaklanabılır) oyuncu odaklanmadiği yerlerdeki aktiviteleri de ayırt etmelidir. Bu beceriler sürücülükte de çok kritiktir.Arabalarla dolu olan bir parkurda derece için ortada olmalıdır ama aynı zamanda boş parkurda gidebildiği en yüksek hızda giden bir arabayı yönetmek için de aynı becerileri gerektirir.

Yeterince tecrübesi olmayan sürücülerin öndeki arabaya “tünel görüşü” ile odaklanması (tünel görüşü:Bir yere dikkatlice odaklanıp başka hiç birşey görmemek) gibi bir eğilimleri vardır.Bu doğal bir reaksiyondur.Sürücünün düşünmesi gereken bilgilerin çokluğu sürücüyü boğabilir ve aracın önünde ne olduğuna konsantre olmak çok basittir.İleriye bakmak daha fazla bilgi almak demektir.İlk başta çok zor olabilir.Ama sürücü vites değiştirme, frenleme ve çekiş örnekleme becerilerini arttırdığı ve bunları otomatikman düşünmeden yapmaya başladığı noktada görüş alanını geliştirmek için gerekli zamanı bulur.Günlük yaşamımızdan bir örnek vermek gerekirse bu becerilerle ilgili;Kaldırımda yürüdüğünüzü ve herkezden hızlı yürümeye calıştığınızı düşünün. Bunu nasıl yaptığınızı düşünün. Bunu bilinçli yapsanız da yapmasanız da beyniniz önünüzdekilerin hareketlerini önceden tahim etmeye calışır.Hızınızın ritim ve zamanlamasıyla birlikte diğer insanların hızı ve pozisyonunu beyniniz alır ve arada olacak ve sizin geçmenizi sağlayacak boşlukların nerede ve ne zaman olacagını hesaplar. Bu hesaplamaların zamanında ve kullanışlı olması için bulunduğunuz yerden daha ileriye bakmak gerekir.Ne kadar hızlı gitmek isterseniz o kadar uzağa bakmanız gerekir. Eğer yere veya önünüzdeki birkaç metreye bakarsanız insanlara çarpmaya başlarsınız. Etrafınızaki binaları çevreyi farkında olup ileriye bakarak ve etrafınızdaki değişen kosulları tahminle insanlarin arasından akıcı bir şekilde geçebilirsiniz. Vücudunuz otomatikman hızını ve pozisyonunuzu değiştirip insanlardan sakınmanızı sağlar.

Aynı teknik parkurda araç kullanmak için de geçerlidir. Sürücü nerde olduğuna odaklanamaz. Parkurda nerede olmak istediğine odaklanmalidir. En sorunsuz ve hızlı şekilde virajı veya virajlar topluluğunu alabilmek için beyniniz parkurun yeterince ilerisindeki durumun bilgisini almalı buna göre en sorunsuz çizgiyi hesaplamalı ve ne şekilde pedal ve direksyona kumanda edeceğini tahmin etmelidir.

Virajda araba kullanmak dört aşamadan oluşur ve sürücünün bu aşamalardan en az iki olmasa da birini yapmasını gerektirir.İlk aşama virajdan önceki fren noktasidir. İkincisi içeri dönüş noktası, üçüncüsü viraj alış noktası, dördüncüsü ise çıkıştır. Eğer sürücü virajı alırken sadece arabanın bulunduğu aşamaya odaklanırsa en sorunsuz ve en hızlı şekilde alamayacaktır virajı. Tek ve akıcı bir çizgi yerine her aşama süpriz gibi gözüküp düzensiz ve dört değişik çizgide alınır viraj.

Virajlarda arttırılmış görüş alanını kullanmayı tarif etmek için uzun düz yoldan sonraki tipik bir virajı ele alacağız. Viraja yaklaştıkça odaklanma noktanız fren yapma noktası olacaktır. Fren noktasına ulaşmadan birkaç araba boyu önce gözleriniz içeri dönüş noktası odaklanması gerekir. İleriye bakarken odaklanma dışındaki görüş açınızla fren noktasına geldiğinde frene basmaya başlayacaksınız. Gözleriniz hala dönüş noktasına odaklanmış olarak birkaç araba boyu yaklaşılır dönüş noktasına ve bu sırada viraj alış noktasına odaklanmaya başlanır. Gözleriniz virajı alış noktasına odaklanmışken yine gözünüzün odaklanmamış olan açısı ile içeri dönüşe başlarsınız. Virajı alış noktasına yaklaşırken birkaç araba boyu kalana kadar odaklanmayı sürdürün ve sonra her zamanki gibi bir sonraki aşama olan çıkış noktasına odaklanmaya başlayın. Çıkış noktasına odaklanmışken virajı almanız gerekir. Çıkış noktasına yaklaştıkça önünüzdeki alana bakıyor olmalısınız ve bir daha odaklanma dışındaki görüş açınızı kullanıp çıkış noktasına eriştiğinizde virajdan çıkmalısınız. Viraja göre bazı durumlarda birkaç aşamaya birden konsantre olmanız gerekebilir ve bunların hepsini odaklanmış olmayan görüş açınızla almanız gerekebilir. Odaklanırken aynı anda odaklanmış olmayan görüş açınızı kullanmak biraz çalışma gerektirir.

Bir süre bu teknik sizi odaklanmış olmayan görüş açınızdan emin olmadığınız için yavaşlatabilir viraj alışlarınızı. Fakat bu tekniğe bir kere alışıldığı zaman siz de göreceksiniz ki her aşamadaki başarınız artacak ve daha önce alınabilecek en yüksek süratle aldığınızı zannettiğiniz virajları daha hızlı alacaksınız. Bu teknikleri geliştirmek birkaç haftanızı alabilir, ama vazgeçmeyin.

İleriye bakma alışkanlığını geliştirmek için, her zaman ön camın ortasından sonraki yüksekliğe bakmayı ihmal etmeyin. Birkaç egitimci bunu size hatırlatmak ve ileri bakma alışkanlığı kazandırmak için camınıza seloteyp bile koymanızı önerebilir. Boş alanlarda bakış açınızı sabit tutmayı öğrenin ve odaklanmayan görüş açınızla görmeye alışın.

Yola Çıkmadan Önce Mutlaka Okuyun

Gündüz, farlarınız da yolunuz da hep açık olsun!
Yalnızca görmek için değil, ‘görülmek’ için farlarınızın gündüz açık olması gerekir.

Çünkü farlarınız açık olduğunda, önünüzdeki, arkanızdaki ve karşınızdaki sürücüler tarafından fark edilmeniz çok daha kolay. Yapılan tüm araştırmalar, bunu söylüyor.

Sollamak ya da sollamamak: Hayati bir karar!

Doğru yerde, doğru zamanda, doğru hızda, doğru viteste sollamak!

Yapılması gereken bu. Çünkü sollama, özellikle uzun yolda, sürücünün yapacağı en zor manevralardan biri.

Sollanan aracın yapacağı ani hareketlerin, sollayanı zor durumda bırakabileceği mutlaka hesaplanmalı.

Ayrıca, özellikle bozuk, yokuş aşağı ve virajlı yollarda kesinlikle sollama yapılmamalı; uygun yol durumu beklenmeli.

Sürücü, sollama manevrası yapmadan önce aynalarını kontrol etmeli, arkasından da sinyal vermeli. Daha sonra da, aynaları tekrar kontrol ederek trafiğin uygunluğuna göre sollama yapılmalı.

Takip mesafesi nedir, nasıl ölçülür?

Uzun yolda, önünüzdeki araçla aranızdaki mesafe, takip mesafesidir.

Ölçmek için önünüzdeki aracı, yol kenarındaki sabit bir objenin (mesela bir yol levhası) önünden geçerken izleyin. Sizin, bu objenin yanından, en erken iki saniye sonra geçmeniz gerekir. (Saniye ölçmek için kullanılan en bildik yöntem ‘bin bir, bin iki’ şeklinde sesli olarak saymaktır.)

Sabit objenin yanından daha kısa bir süre içinde geçerseniz, önünüzdeki araca gereğinden fazla yakınsınız demektir.

Unutmayın;
arka camları görüşe olanak sağlamayan araçlarla aradaki takip mesafesi, alışıldığı gibi 2 saniye değil, 3-4 saniye olmalı. Kötü hava koşulları için de bu durum geçerlidir.

Hava yastıkları, hayat kurtarır
(Doğru kullanıldığı takdirde!)

Hava yastıklarının ortalama ağırlık ve boydaki yetişkinleri korumak için tasarlandığı bilinmektedir.

Bu durumda, olası kaza durumları düşünülürse, 10 yaşından küçük çocuklar kesinlikle ön koltukta seyahat etmemeli; hava yastıkları, mutlaka emniyet kemerleri ile birlikte kullanılmalı.

Suların yarattığı tehlike: Aquaplaning.

Uzun yolda mutlaka karşılaşılan bir tehlike: Yoğun yağmur suları, yolun bir bölümü üzerinde birikebilir, hatta yolu tamamen kaplayabilir.

Yüksek hızlarda bu yüzeylere girildiğinde, aquaplaning yani ’su yastığı üzerinde kızaklama, kayma’ ile karşılaşmanız çok normal.

En doğru yöntemler, yağmurlu havalarda önde uzanan yolun çok iyi belirlenmesi, hızın azaltılması, takip mesafesinin arttırılması. Ayrıca, ani yavaşlamalarda arkadan gelen araçlar, mutlaka dörtlü flaşörler yakılarak uyarılmalı .

Hatalı ve eski lastik kullanımı, otomobilinizin karakterini değiştirir.

Farklı basınç değerleriyle şişirilmiş, dişleri aşınmış, yanakları yıpranmış ya da cinsleri farklı lastikleri bir arada kullanmanız, özellikle virajlara girildiğinde otomobilinizin ön ya da arkasının kaymasına, patinaj yapmasına, direksiyon hakimiyetinizin azalmasına neden olur.

Ayrıca, unutmayın: Lastiğin en büyük düşmanı fazla ısıdır. Fazla ısıya da dışarıdaki havanın sıcaklığı değil, lastiğin içindeki düşük hava neden olur.

Yolculuk yakında bitiyor.

Aman gevşemeyin!

Özellikle yaz aylarında yapılan yolculuklarda sürücülerin varacakları yere yaklaştıklarında sabırsızlandıkları, hızlarını arttırdıkları gözlenir.

Ayrıca, yolculuğun sonuna varıldığından, dikkat azalmış, yorgunluk ortaya çıkmıştır. Bu gibi durumlarda en iyisi, varılacak noktaya az bir süre kala mola vermektir.

Ön camınız kırıldı ya da çamur sıçradı… Telaşa gerek yok.

Eğer ön camın birdenbire kırılması sonucu görüşünüz kısıtlanmışsa, derhal sağ sinyal verin ve mümkün olan en hızlı biçimde yavaşlayarak güvenli bir yerde durun. Aslında öndeki aracın niteliğine ve duruma göre, çamur sıçrama olasılığını önceden saptamak mümkündür. Bu durumda tedbir olarak, silecek ve su fıskiyesini önceden çalıştırın.

Durup dururken tehlike yaşamayın.

İyi fren yapmak için, fren pedalına basın ve sonra ayağınızı pedalın üstünden yavaş yavaş çekerek freni gevşetin. Bu, tekerleklerin yeniden dönmesini ve dönerek yavaşlamasını sağlar. ABS; fren sırasında tekerleklerin kızaklanmasını önleyen ve size manevra imkanı veren bir sistemdir. Ancak lastikleriniz iyi durumda değilse ve havaları eksikse, ABS görevini yerine getiremez. ABS kullanımı, normal fren kullanımından farklıdır. ABS’de tehlike anında fren pedalına sonuna kadar basmak, yavaşlama ve durma sağlanıncaya kadar pedaldaki basıncı düşürmemek gerekir.

Sis yoğunlaşıyor… En iyisi hiç ısrar etmemek.

Sisli havalarda yol sınırı belirsizleşir. Yolun nereye gittiğini anlayamayız. Çift yönlü bölünmemiş yol kısımlarında giderken, yolu belirlemek için asla orta çizgileri takip etmeyin: Karşı yönden gelen bir sürücü de aynı şeyi düşünmüş olabilir. Ayrıca, ön camlarda oluşan su taneciklerine karşı, silecekleri sık sık çalıştırmanız gerek. Aslında en iyisi, sis varsa yola hiç çıkmamak. Güvenli bir yer bulun, zaman geçirin. Bırakın sis biraz dağılsın.

Doğru oturuş, doğru direksiyon tutuşu.

Önce omuzlarınızı koltuğa yaslayın. Omuzlarınızı koltuktan ayırmadan, sağ elinizi direksiyonun en üstüne (saate göre 12 yönünde) uzatın. Bileğiniz bu noktayı rahatça kavrasın. Koltuk ayarınızı bu oturuşa göre yapın. Sonra da kollarınızı saate göre 09.15 konumuna getirin.

Bu, doğru tutma biçimidir. Üstelik böylece sürüş sırasında daha az yorulursunuz.

Flaşörlerin asıl görevi nedir?

Dörtlü ikaz lambaları, halk arasındaki deyişle flaşörler, karşılaştığınız bir tehlikeyi arkadan gelene bildirmek için kullanılır.

Bu ikaz lambalarının tünellerde ya da sisli havalarda yakılması yanlıştır. Gün içinde kısa farlarınızı, sisli havalarda ise sis lambalarınızı yakmanız gerektiği düşünüldüğünde, bu farların sizi zaten yeterince görünür kılacağı açıktır.

Sürücü siz olmasanız bile, sorumluluğunuz sürüyor.

Yolculuk yaptığınız aracın sürücüsü aşırı hız yapıyorsa, emniyet kemerini takmıyor, yolcularını takmaları konusunda uyarmıyorsa, koltukta yatar gibi oturuyor, yolculuk sırasında yolcularla konuşuyor, dikkatini yola vermiyorsa… tehlikedesiniz. Onu kesinlikle uyarın.

Gece yolculuğunda farlara dikkat!

Gece yolculuklarında bazı sürücüler, otomobillerinin kısa farları ayarsız olduğunda ve yolu gerektiği gibi aydınlatmadığında, çareyi uzun farlarını yakmakta bulurlar.

Bu da karşıdan gelenler için büyük tehlike yaratır. Yola çıkmadan önce tüm farlarınızın ayarını yaptırmak, hem sizi hem de sizinle yolu paylaşan diğer sürücüleri tehlikelerden korur.

Kar ne güzel yağıyor.

Aman dikkatinizi dağıtmasın!

Karlı zeminlerde, gaza ya da frene basma, dönüş yapma, hız arttırma, yavaşlama gibi her türlü manevra çok daha yavaş ve dikkatli yapılmalı.

Yokuşlarda öndeki araçla aranızdaki takip mesafesini daha uzun tutmalısınız. Ayrıca, kayarken savrulmayı önlemek için direksiyonunuzu kayma yönüne çevirin. Aracınız sağa kayarsa sağa, sola kayarsa sola.

Tekerleklerin kızaklamasına neden olacak şekilde ani fren yapmayın. Dönerken fren yapmamaya özen gösterin. Önemli bir nokta daha: Lastiklerinizin diş derinliği 3 milimetrenin altındaysa size önerdiklerimizi yapsanız da otomobiliniz sözünüzü dinlemeyebilir, bunu unutmayın!

Görebildiğiniz kadar görün.

Üç aynayı da, aracınızın arka uçlarını ve tam arkanızı net olarak görebileceğiniz şekilde ayarlayın. Böylece kör noktaları en aza indirmiş olursunuz.

Trafikte giderken birkaç saniyede bir yan aynalarınızı kontrol edin. Bir aracın yanından geçerken, aynadan göremediğiniz noktayı da saptayın. Sadece önünüzdeki aracı değil, onun önündeki aracı da görmeye çalışın.

Daha iyi yolculuklar için bu noktalara dikkat!

Yolculuğunuz sırasında çok dikkatli olmanız gerektiğini söyledik. Bu arada, ülkemizde dikkatinizi yoğunlaştırmanız gereken bölgelere bir kez daha dikkat çekmek istiyoruz. Farklı hava ya da yol koşulları nedeniyle, haritamızda belirtilen bölgelerde kaza riskinin normalin üstüne çıktığı gözlemlenmiştir.

Tabii bunu, yalnızca dış etkenlere bağlamak yanlış olur. Unutmayın; ne yazık ki trafik kazalarının % 80′e yakın bir kısmı, sürücü hatalarından meydana gelmektedir.

Basit bir gerçek

Yolla iyi dost olmanız için, onu iyi tanımanız gerekiyor. Yol, ona nerede, nasıl davranacağınızı bilirseniz, size hiçbir sorun çıkarmaz. Altınızdan akıp gider. Ama eğer, dikkatinizi kaybeder, yola gereken önemi vermezseniz, aklınızda olmayan durumlarla karşılaşabilirsiniz.

Yolunuzun hep açık olmasını diliyoruz.

Kaynak: yoldostu.com

Otomobillerde Klima Kullanımı ?

Klimaların yakıt sarfiyatını artırdığını hemen hemen her otomobil sahibi bilir. Peki bu artışın size ne kadara mal olduğunu biliyor musunuz? Hemen söyleyelim; klima açıkken otomobilinizle yaptığınız her 100 km cebinizden 1 lt fazla yakıt masrafı çıkması anlamına geliyor.
Oysa klima kullanırken birkaç küçük konuya dikkat ederek, hem daha az yakıt tüketmek hem de klimadan maksimum verim alabilmek mümkün.

- Güneşte uzun süre kalan otomobilinizin önce camlarını ya da varsa sunroof’unu açıp, iç sıcaklığını düşürdükten sonra klimayı çalıştırın.

- Klimayı çalıştırdığınız zaman kalorifer düğmesinin soğuk konumunda olduğundan emin olun.

- Klimayı sürücü ve yolculara havayı direkt üflemeyecek şekilde; tabana ve camlara doğru ayarlamalısınız. Aksi takdirde baş ağrısı ve sinüzit gibi rahatsızlıklarla karşılaşabilirsiniz.

- İç sıcaklık ile dış sıcaklık arasındaki farkın 10 dereceden fazla olmamasına dikkat edin, yoksa dışarı çıktığınızda aşırı sıcak farkı nedeniyle şok geçirebilirsiniz.

- Klima çalışırken, camları kapalı tutmayı ihmal etmeyin. Klimanızdan en iyi performansı bu şekilde alabilirsiniz.

- Yüksek hızda giderken klimayı devreye sokmayın, düşük hızda çalıştırıp sonra hızı artırın. Bu yakıt tüketiminizi azaltacak bir uygulamadır.

- Çok tozlu yol şartlarında klimayı çalıştırmayın. Bunun yerine kabin içindeki havayı devirdaim ettirin. Aksi halde evaporatör petekleri tıkanabilir.

- Kabin içi havayı kullanabileceğiniz sirkülasyon sistemini 30 dakikadan fazla kullanmayın. Çünkü kabin içinde sizin soluyup dışarı attığınız oksijende yanık hava mevcuttur, bu havayı tekrar soluduğunuzda boğazınızda yanma olabilir.

- Radyatör (kondenser) üzerinde birikmiş toz, ölü böcekler, yapraklar klimadan verim almayı engeller. Soğutmadan azami verimin alınması için periyodik kontroller sırasında bu tür birikimleri temizlenmesi gerekir.

- Klimanızın düzgün ve verimli çalışmasını sağlamak için 6 aylık periyotlarla aracınızın yetkili servisine götürerek kontrol ettirmelisiniz. Periyodik bakımlarda; klima sisteminde gaz kaçağı olup olmadığına, klima radyatörün üzerindeki pislikler ve korozyon nedeniyle tıkanıp tıkanmadığına ve radyatör pervanelerine bakılır.

- Klimanız soğutmuyorsa sorun, gaz kaçağı, sigorta, elektrik ya da radyotör pervanesi olabilir.

- Otomobil klimalarında R12 r 134 A soğutucu gazı kullanılır. Aracınız hangi sistemle çalışıyorsa o gaz ile şarj ettirmeniz gerekir.

- Otomobil klimalarında gaz kaçağı durumunda sistem yağının yüzde 20’sini kaybeder. Gaz şarj ederken bu yağın da sisteme konduğundan emin olmalısınız.

- Klimanın düzenli çalışması için, kompresör tahrik kayışının gerginliğini ayda bir kez serviste kontrol ettirmelisiniz.

- Klima donanımının sürekli olarak randımanlı çalışmasını sağlamak için kış aylarında da ayda bir kez en az 10 dakika klimayı çalıştırmalısınız. Sistem uzun süre kapalı kalırsa contalar kurur ve etkinliğini kaybeder. Gaz kaçakları olabileceğinden beklenmedik arızalarla karşılaşabilirsiniz.

- Kışın otomobilinizin camlarında oluşan buğulanmayı da klimanızı çalıştırarak önleyebilirsiniz.

- Arabasında klima olmayan ve sonradan klima taktırmaya karar verenlerin taktıracakları klimanın otomobillerine uyumlu ve otomobil firmasının tavsiye ettiği özelliklere sahip olmasına dikkat etmesi gerekir.

Araç Bakımları

Üretici firma tarafından verilen kullanma kılavuzuna göre her araca belirli bir km veya süre dolunca bakım uygulanır. Periyodik bakım ve kontroller firmadan firmaya değişmekle beraber genellikle 10-15 bin km aralığında yapılır.
Yetkili servislerde uygulanan bakımların dışında; sürücünün kendi kendine yapması önerilen bazı kontroller de var. İşte bunlardan birkaçı:

Günlük kontroller

Sabahları araca binmeden önce lastiklerin havasının kontrolü Aracın park edildiği yerde yağ veya sıvı izleri olup olmadığının kontrolü,

Kış mevsiminde donmuş olabileceği düşünülerek sileceklerin cama yapışıp yapışmadığının elle kontrolü,

Kontak açıldıktan sonra göstergede bulunan ikaz lambalarının kontrolü,

Yola çıkmadan önce ışıklandırma (farlar, sinyaller, fren lambaları vs.) kontrolü.

Haftalık kontroller

Sıvı seviyelerinin gözle kontrolü (radyatör genleşme kabı üzerindeki max işareti, silecek sıvısı),

Motor yağ seviye kontrolü,

Hidrolik yağ seviye kontrolü,

Özellikle ağaç altına park edilen araçlarda, motor kaputunun, havalandırma mazgallarının yaprak ve yabancı maddelerden arındırılması ve su tahliye deliklerinin gerekirse temizlenmesi,

Silecek lastiklerinin ıslak bir bez ile temizlenmesi,

Aylık kontroller

Boya üzerinde çizik veya taş yaraları kontrolü (derin çiziklere servis müdahalesi gerekir),

Emniyet kemerlerinin nemli sabunlu bez ile tozdan arındırılması Yıkama esnasında özellikle jantların balata tozundan ve yabancı maddelerden arındırılması,

Araç üzerinde olabilecek sanayi artıkları, kuş pisliği veya ağaçlardan dökülen reçine türü yapışkan veya agresif çevre etkenlerinin temizlenmesi,

Yapılan km’ye göre lastiklerin detaylı gözle kontrolü (diş derinlikleri, yaralanma veya yarılma izleri),

Araç iç temizliği, var ise deri koltukların kullanım kitabında belirtildiği üzere temizliği,

Aracın yıkamadan yıkamaya aküsünün ve kapı yağlarının kontrolü.

Araç Kullanımında Kış Önerileri

Otomobillerde yaz lastikleri düşük sıcaklıkta sertleştiği için yola tutunmasının zayıflayacağı belirtilerek, kışın kar yağmasa bile 5-6 derecenin altındaki sıcaklıklarda mutlaka kış lastiği kullanılması önerildi.
Ankara Trafik Vakfınca hazırlan “Trafik” dergisinde, kış mevsiminde hava ve yol koşullarından kaynaklanan trafik kazalarının azaltılması için sürücülere çeşitli önerilerde bulunuldu.

“Karda, kışta nasıl fren yapılır?” başlıklı makalede, araçların kışa girmeden bakımlarının yapılması gerektiği vurgulandı. Fren hidroliğinin içinde nem varsa fren sisteminin donmasına neden olacağı ifade edilerek, bu tür durumlarda fren hidroliğinin değiştirilmesi gerektiğine dikkat çekildi.

ABS sisteminin de kontrolden geçirilmesinin önemine değinilen makalede, bu mevsimde mutlaka kış lastiği kullanılması gerektiği kaydedildi.

Kışın kar yağmasa, araç 4×4 ve ABS’li bile olsa 5-6 derecenin altındaki sıcaklıklarda kış lastiği kullanılması gerektiği vurgulanırken, yaz lastiklerinin düşük sıcaklıkta sertleştiği için yola tutunmasının zayıflayacağı bildirildi.

Makalede ayrıca, yapılan bazı araştırmalara göre buzlanmayı önlemek için yola dökülen tuzun, disk frenlerin bir anlık zayıflamasına neden olduğu belirtildi. Buna karşı bazı araçlarda tuzlu suyun frenlere gidişini engelleyici aerodinamik deflektörler konulduğu ancak tavsiye edilenin böyle bir ortamdan geçtikten sonra sık ve hafif şekilde frene basılması ve araç gece park edilirken kuvvetli şekilde frene basarak disk üzerinde biriken tuz tabakasının temizlenmesi olduğu anlatıldı. Araç, bir su birikintisinden geçtikten sonra da bu şekilde önlem alınabileceği kaydedildi.

Yolun kaygan olup olmadığının da önceden bilinmesinin önemine işaret edilen makalede, yolun kaygan olup olmamasının, direksiyonun hafiflemesinden anlaşılabileceği gibi kaygan yolda patinaj olduğunun motor devir göstergesinden anlaşılabileceği, hafif gaza basıldığında ABS, ASR veya ETC’nin daha erken devreye gireceği ifade edildi.

KARDA GEREKSİZ FRENDEN KAÇINILMALI

ABS sistemi bulunmayan araçlarda, kaygan yollarda fren sırasında ön lastiklerin kilitlenmesi ile direksiyon hakimiyetinin kaybedileceği belirtilirken, arka lastikler kilitlendiğinde aracın arkasının savrulacağı bildirildi.

ABS’li araçlarda fiziksel sınırlar aşılmadığı taktirde bu sorunların olmayacağı, yine de en doğrusunun acil frenler dışındaki yavaşlamalarda, frenleri kullanmak yerine motorun kompresyonundan yararlanılması olduğu ifade edildi.

Burada da özellikle arkadan itişli araçlarda, ani vites küçültmelerinden kaçınılması gereğine değinildi.

ABS’li araçlarda kar üzerinde fren yapmak için ani durumda fren pedalına sonuna kadar basılması ve ABS direksiyon hakimiyetini koruyacağı için aynı anda direksiyonun engelden kaçacak yönde çevrilmesi gerektiği vurgulandı.

Kaygan yollarda fren mesafesi uzayacağı için ABS’nin devrede olduğu sürenin de uzayacağı hatırlatıldı. Bu sırada fren pedalı dibe doğru gideceğinden, sürücünün oturuş pozisyonunun buna uygun olması gerektiği belirtildi.

Buzlu yollarda ise zincir kullanılması gerektiği kaydedildi.

FREN SİSTEMLERİ SÜRÜCÜNÜN GÜVENİNİ ARTTIRMAK İÇİN

Makalenin sonunda, araçlardaki ABS, ASR, ETC, ESP gibi sistemlerin, sürücülerin kendilerinin ve araçlarının sınırlarını zorlamaları için değil, ani durumlarda araca olan güvenlerini arttırarak stressiz araç kullanmaları için geliştirildiği kaydedildi. Bu sistemlerin hiç birinin fizik yasalarını değiştiremeyeceği belirtildi.

Makalede, fiziksel sınırlara daha kolay ulaşabilen kışın kaygan yollarda daha yavaş ve daha dikkatli araç kullanılması gerektiği, mümkünse sürücülerin, araçlarının sınırlarını uzmanların da yardımıyla öğrenmesinin iyi olacağı bildirildi.

Islak Zeminlerde Sürüş Teknikleri

Islak zeminde oluşan su birikintisi görüldüğünde yapılması gereken şey;öncelikle ayağın gazdan çekilmesi olacaktır. Daha sonra, yumuşak frenle aracın hızı arttırılarak,ağırlığın zemine aktarılması sağlanır.

Suya girildiğinde ise, debriyaja bakılmasında yarar vardır. Bu sayede frenin ani kilitleme etkisinden kurtularak, tehlikeyi savuşturursunuz. Diğer alınacak tedbirler ise ıslak zeminler için tasarlanmış lastikleri kullanmak ve lastiklerinizin diş derinliklerini sık sık kontrol ettirmektir.

Kaygan zeminde fren

Bazı hava koşulları,sürücünün konsantrasyonunu olumsuz yönde etkiler. En kötü koşullar da,buzlu veya karlı havalar nedeniyle kayganlaşan yüzeylerdir. Bazen yolun tamamı, bazen de belirli bölgeleri buz ve kar nedeniyle kayar. Bunu kesinlikle unutmayın. Günlük kullanımda öndeki araç ile aradaki mesafeyi normalden fazla tutmak, viraj ve kavşaklara girişlerde hızı düşürmek, ayrıca gaz ve fren pedalını kullanırken daha hassas olmak gerekir. Pedallara hırsla basmak yerine yumuşakça dokunmalısınız. Tüm konsantrasyonunuzu yola verseniz bile,aniden durmanızı gerektirecek bir pozisyonla karşılaşıp karşılaşmayacağınızı hiçbir zaman bilemezsiniz. Tehlikeli bir durum(yol üstündeki küçük bir buz tabakası) sizi hızlı ve yerinde reaksiyonlar göstermeye yöneltir. Eğer yapacak başka bir şey yoksa ve bu buz tabakası üstünde yolunuza devam etmek zorunda iseniz, aracı en iyi yol tutuşunun sağlandığı bölgede kontrol etmeli ve panik stop denilen frenlerden kaçınmalısınız.

Kuru Olmayan Zeminlerde Güvenli Sürüş Teknikleri

- Islak,buzlu ve kaygan zeminlerde araç kullanıyorsanız, mümkün olduğunca ani direksiyon hareketlerinden kaçının. Gaz ve fren pedalına ani basınç uygulamayın.

- Aracınız kar yağarken uzun süre park durumunda kalacaksa,park alanına geri geri girerek park ediniz. Park yerinden çıkarken ileriye yapacağınız manevra,geri geri yapacağınız manevradan daha kolay olacaktır.

- Yokuşa tırmanırken geriye kaymaya başlarsanız,ayağınızı yavaş yavaş gaz pedalından çekin ve zemine tutunma sağlanınca yine yavaş yavaş gaza basın. - Kayarken savrulmayı engellemek için direksiyonunuzu kayma yönünde çevirmeniz gerekir. Yani sağa kayarsanız sağa, sola kayarsanız sola çevirin.

Fren Yaparken Aman Dikkat

- Tekerleklerin kızaklamasına neden olacak şekilde fren yapmayın. Ve unutmayın; kızaklayan tekerleklere yön verilemez.

- Fren pedalına sert ve ani basınç uygulamayın. Kızaklamada basıncı azaltıp tekrar arttırın. ABS fren donanımı varsa, yavaşlama gerektiğinde pedala tam basınç uygulayın.

- Yokuştan inerken hızınızı sabit tutmak için fren basınıcını azaltıp çoğaltın. Frene aniden basmayın. Yokuş sonunda güvenli bir şekilde durabilmek için inerken frene hafif hafif ve pompalayarak basın.

- Durma noktanızla aranızdaki yolda hem buzlu hem de kuru alanlar varsa,kuru alana girdiğinizde frene mutlaka kuvvetlice basın. Böylelikle buzlu alana daha düşük bir hızla girmiş olursunuz.

Otomotik Vites Araç Kullanımı Püf Noktaları

Otomatik şanzımanlı bir araçta en iyi performansı elde etmek için şu kurallara uyulması gerekiyor.
• Gaz pedalına basılıyken vites kolu P ve N konumundan başka bir konuma getirilmemelidir.

• Araç hareket halindeyken P konumuna alınmamalıdır. Aksi taktirde ciddi hasarlar ortaya çıkacaktır.

• R konumuna geçmeden önce aracın tamamen durması beklenmelidir.

• Yokuş aşağı inişlerde araç kesinlikle boşa yani N konumuna alınmamalıdır.

• Otomatik şanzıman yağ değişimi zamanlarına mutlaka uyulmalıdır, aksi taktirde yağ bozulacak ve bozulan yağ şanzımanın performansında düşüşe ve bazı arızalara neden olacaktır.

• Araç hızı 95 KM den fazlaysa vites kolu asla manuel olarak 2 veya L konumuna alınmamalıdır.

• L konumundaki sürüşlerde 50 km’nin üstündeki hızlara çıkılmamalıdır .

Tüm Sorgulama İşlemleri

Araç Sorgulama
Ceza Puanı Sorgulama
Araç Kaza Sorgulama
Kazazede Sorgulama
T.C Kimnik No Sorgulama
Vergi Kimlik No Sorgulama
“Motorlu Taşıtlar Vergi Tutarı”nı hesaplama

Araç Kullanımı Püf Noktaları

1. Bozuk ve taşlı yollarda yüksek hız yapmayın. Ayrıca ani ve sert frenden aracı hızlı kaldırıp patinaj yapmaktan kaçının. Aksi halde lastiklerde düzensiz ve erken aşınmalar meydana gelir.

2. Lastiğinizi keskin kaldırım kenarlarına sürtmekten kaçının. Lastiğin gövdesini oluşturan kordların çok hafif hasar görmesi bile üzerinde yüründüğünde lastikte tehlikeli olabilecek büyük arızalara sebep olabilir.

3. Otomobilinizi kullanırken yoldaki çukurlara ve tümseklere dikkat edin kaldırıma park etmekten kaçının.

4. Sıcak havada ve ağır yükle yüksek sürat yapmayın. Havanın sıcak olması ağır yük ve yüksek süratten ötürü fazla ısınan lastiğin soğumasını zorlaştırır.

5. Aracınızda uygun olmayan yüklemeden kaçının. Dengesiz yük dağılımı bazı lastiklerin üzerine fazla yük binmesine ve buna bağlı olarak hızlı aşınmaya sebep olabilir.

6. Diş derinliği 1.6 mm den az olan lastikleri kullanmayın. Özellikle ıslak zeminde lastiğin suyu boşaltması ve yere tutunması güçleşeceğinden diş derinliği bu seviyenin altına düşmüş lastiklerin değiştirilmesi emniyet açısından çok önemlidir.

7. Araç ve lastikle ilgili ayarsızlıkları (balans bozukluğu rot ayarsızlığı vs) giderin. Söz konusu mekanik ayarsızlıklar sürüş konforu ve direksiyon hakimiyetinin azalmasının yanısıra lastiklerde düzensiz ve erken aşınmaya neden olabilir.

8. Araç üreticisi tarafından onaylanmış ebattaki lastik ve jantları kullanın. Lastik ve Jant ebadının birbirine uygun olmasına dikkat edin.

9. Üretildiği tarih üzerinden 5 yıl geçen dış ve iç lastiklerin dikkatle kontrol edilip kullanılması gerekir. Eğer üzerinde çatlaklar oluşmuşsa söz konusu lastik kullanılmamalıdır.

10. Lastiklerinizi mümkünse her kullanımdan önce gözle kontrol edin. Lastiğe çivi taş cam gibi yabancı maddeler batmışsa bunları çıkarın. Hasar gören lastiğinizi vakit geçirmeden tamir ettirin. Hasar görmüş veya herhangi bir nedenle hava basıncı çok azalmış lastikle yola devam etmeyin.

11. Tüm supaplar iyi durumda temiz ve kapaklı olmalıdır. Supap kapakları lastiğin içine toz ve benzeri maddelerin girmesini önler.

12. İç lastiksiz (tubeless) lastiği mutlaka tubeless janta takın. İç lastikli (tubetype) lastiğiyse kesinlikle iç lastiksiz kullanmayın.

13. Bijon somunlarının sıkılığını düzenli olarak kontrol edin. Bijon somunlarının gevşek olması durumunda sürüş emniyetinin azalmasının yanısıra lastikte düzensiz aşınma meydana gelecektir.

14. Lastiğin üzerinde belirtilen hız ve yük limitlerini hiçbir şekilde geçmeyin. Aksi takdirde çok tehlikeli sonuçlar doğurabilecek lastik arızaları sözkonusu olabilir.

15. Otomobilin dört tekerleğine aynı ebat yapı ve desende lastik takın. Farklı lastik kullanımı özellikle de farklı ebat ve yapıda lastik kullanımı araç ve lastik performansını çok olumsuz etkileyecektir.

16. Her dış lastik değişiminde jant supapını veya iç lastiği değiştirin.

17. Lastik şişirme basınçlarını iki haftada bir kontrol edin basınç düşmüşse uygun seviyeye getirin. Isınan lastiğin hava basıncı yükselebileceğinden lastiklerin hava basıncını lastik soğukken ölçmeye ve ayarlamaya dikkat edin. Isınma sonucu yükselen hava basıncını azaltmak için lastiğin havasını boşaltma yoluna kesinlikle gidilmemelidir.

18. Karlı ve buzlu havalarda daha iyi çekiş sağlayacağı düşüncesiyle lastik havasını kesinlikle azaltmayın. Tersine bu gibi durumlarda hava basıncını yaklaşık 3 PSI artırmak zemindeki karlı buzlu tabakayı yarmaya yardımcı olup çekişi artıracaktır.

19. Lastiklerin her 10 bin kilometrede bir rotasyonunu tamamlayın. Radyal lastiklerde dönüş yönünü değiştirmeden öndeki lastikleri arkaya arkadakileri öne takın.

20. İki haftayı aşan park etmelerde lastik havasını 7.5 PSI artırın ve otomobili takoza alın.

Nos Nedir ?

” NOS (NITROUS OXIDE) NEDİR? ”

NITROUS OXSIDE YANICI VE PATLAYICI OLMAYAN, SOLUDUĞUMUZ HAVANIN ÇOK DAHA YOĞUN BİR BİÇİMİDİR. DAHA FAZLA YAKITIN YANABİLMESİNİ SAĞLAYAN VE EKSTRA OKSİJENİN İLAVESİNE KOLAYLIK SAĞLAYAN ÖZEL BİR GAZDIR.
GÜÇ NITRO’ DAN DEĞİL BENZİNDEN ELDE EDİLİR. BASİT OLARAK NITRO AYNI ZAMAN DİLİMİ İÇERİSİNDE DAHA FAZLA YAKIT YAKMAMIZI SAĞLAR VE BU DA ARTI BEYGİR GÜCÜ DEMEKTİR.

NOS SİSTEMİ NELERDEN OLUŞUR?

NOS TÜPÜ (DOLU)

NOS BORUSU + BENZİN BORUSU

NOS VE BENZİN SOLENOID’ İ (VANASI)

MONTAJ KABLOLARI VE APARATLARI

ATIŞ VE HAZIRLAMA BUTONLARI

NOS ETİKETLERİ

KULLANIM KLAVUZU

NOS VE BENZİN MEMELERİ

BENZİN EMNİYET MÜŞÜRÜ

HANGİ ARABALARA UYGULANABİLİR?

TÜM BENZİNLİ VE DİZEL ARABALARDA, 4-6-8-10-12 SİLİNDİRLİ MOTORLARDA, ARACIN GÜCÜNE VE MOTOR HACMİNE GÖRE ÖZEL DİZAYN EDİLMİŞ KİTLER UYGULANABİLİR. ANA PRENSİP OLARAK STANDART MOTORLAR 4 Silindirli motorlar 60-100 Hp. 6 Silindirli Motorlar 75-125 Hp. 8 Silindirli (Small Block) Motorlar 125-150 Hp. 8 Silindirli (Big Block) motorlar 150-250 Hp. EKSTRA GÜÇ ARTIŞINI RAHATLIKLA TOLERE EDERLER. BU DEĞERLERİN ÜSTÜNE ÇIKILDIĞINDA, İSTENEN GÜCE GÖRE DEĞİŞEN FORGED PİSTON, ÇELİK FORGED PİSTON KOLU VE DAHA İLERİ SAFHALARINDA ÇELİK FORGED KRANK GEREKSİNİMİ VARDIR. APLİKASYONUN GENELDE SAĞLIKLI ÇALIŞAN BİR MOTORA YAPILMASI UYGUNDUR YANİ YAĞ YAKAN VEYA ÇOK FAZLA REKTEFİYE EDİLMİŞ MOTORA UYGULANMASI TAVSİYE EDİLMEMEKTEDİR. BİR ÖRNEK VERİRSEK SU’YUN İNSANA BİR ZARARI YOKTUR. FAKAT 5 DAMACANA SU İÇİLİRSE ZARARI KAÇINILMAZDIR. NOS SİSTEMİ DE AYNEN BU ÖRNEKDEKİ GİBİ UZMAN KİŞİLER TARAFINDAN MONTE EDİLİRSE VE MOTORUN KAPASİTESİNE GÖRE SEÇİLİRSE HİÇ BİR ZARARI YOKTUR.

GÜÇ NASIL ELDE EDİLİR? KULLANIM ŞEKLİ NEDİR?

NOS KİTİNİN ARACA MONTAJINI MÜTEAKKİP, ELİNİZİN ALTINDA 3 EMNİYET ŞALTERİ VARDIR. BİRİNCİSİ TÜP VANASI, İKİNCİSİ SOLENOİDLERE ELEKTRİK VEREN HAZIR ŞALTERİ, ÜÇÜNCÜSÜ ATIŞ ŞALTERİDİR. TÜP AÇIK İKEN HAZIR ŞALTERİ AÇILIR VE 1500-2000 DEVİR VEYA ÜSTÜNDE SEYREDEN BİR ARAÇTA GAZ PEDALININ ALTINDA VEYA KOLAYCA ULAŞILABİLECEK (ÖRNEĞİN VİTES TOPUZU, DİREKSİYON) ATIŞ ŞALTERİNE BASTIĞINIZ SÜRECE MOTORA NOS VE EKSTRA BENZİN VERİR. GENELDE TÜP BİTENE KADAR BASILABİLİR. FAKAT SAĞLIKLI OLMASI BAKIMINDAN YETKİLİLER 15-20 SANİYEYİ YETERLİ BULUYORLAR. ÇÜNKİ BU YARIŞ MODUNDA ÜRETİLMİŞ BİR SİSTEM OLDUĞU İÇİN, YARIŞLARIN DA EN FAZLA 16-17 SANİYE (0-400 MT.) OLACAĞINDAN FAZLASI GEREKSİZ BULUNMAKTADIR.

TÜP NEKADAR DAYANIR?

TÜPÜMÜZ 15-20 SANİYELİK ATIŞLARLA, 10 OZ’ LUK MİNİK TÜP İLE 4-5 ATIŞ 2 LBS’ LİK TÜP İLE 10-15 ATIŞ 10 LBS’ LİK TÜP İLE 20-30 ATIŞ TABİİ BU KULLANILAN KİTE VE MOTORUN HACMİNE GÖREDİR. 10 OZ’ LUK TÜP 50 HP. 2 LBS’ LİK TÜP 60-75 HP. 10 LBS’ LİK TÜP 100-150 HP.ARTI GÜÇ ARTIŞI VERECEK ŞEKİLDE ÖRNEK GÖSTERİLMİŞTİR. TÜP BİTTİĞİNDE TÜRKİYE’ DEKİ TEK REFİLL (DOLUM) İSTASYONU RPM’ DE VEYA SANAYİ GAZI DOLUM TESİSLERİNDE KOLAYCA DOLDURULABİLİR.

İLAVE HERHANGİ BİR MODİFİKASYONA GEREK VARMI VEYA YAPILMASI GEREKLİMİDİR?

NOS İÇİN HERHANGİ BİR MODİFİKASYONA GEREK YOKTUR. STANDART HER TÜRLÜ MOTORA KOLAYCA UYGULANIR. ENJEKSİYONLU ARAÇLARDA BASINÇ REGULATÖRÜ NOS DEVREYE GİRDİĞİNDE BY PASS EDİLEREK BENZİN YETİŞTİRMEME GİBİ SORUNLARLA KARŞILAŞILMAZ. KARBURETORLÜ ARAÇLARDA İSE NOS SİSTEMİNİN 10 PSİ’ DAN AŞAĞI OLMAMASI BASINÇ REGULATÖRÜ VEYA EKSTRA BİR BENZİN POMPASI İLE SAĞLANIR. MOTORA YAPILMIŞ OLAN MODİFİKASYONLAR VAR İSE NOS HERZAMAN ARTI GÜÇ VERECEĞİNDEN FAYDASI VARDIR. (EGZANTRİK MİLLERİ, AÇIK HAVA FİLİTRELERİ, CHİP VE ATEŞLEME SİSTEMLERİ GİBİ) DEVİR KESİCİ BULUNAN ARAÇLARDA DEVİR, KESİCİ DEVREYE GİRMEDEN ATEŞLEME YAPILMASI UYGUNDUR.

MOTORA BİR ZARAR VERİR Mİ?

TAVSİYE EDİLEN KİTLER MOTORA HERHANGİ BİR ZARAR VERMEZ. (NOS MEMELERİNİN KAPASİTESİ İLE OYNAMAK HİÇ BİR ZAMAN ARTI GÜÇ VERMEZ. SADECE ZARAR VERİR. SİSTEM OLARAK NOS TEK BAŞINA HİÇ BİR ZAMAN GÜÇ VERMEZ. GÜÇ YAKITTAN GELİR. YAKITI SAĞLAYAMAZSANIZ NOS’ UN TEK BAŞINA YAPACAĞI HİÇ BİR ŞEY YOKTUR. NOS İLAVE BİR YAKIT DEĞİLDİR. SADECE DAHA FAZLA YAKITIN YAKILMASINA MÜSADE EDEN BİR GAZDIR. SİSTEMİN EN ÖNEMLİ UNSURU BUDUR. NOS’ U VERDİĞİNİZDE İLAVE YAKIT ORADA YOKSA MOTORUNUZUN NORMAL ZAMANDA KULLANDIĞI YAKITIN YANMA NİSPETİNİ HIZLANDIRMIŞ OLURSUNUZ. BU DURUM ÇOK GEÇMEDEN PİSTONLARDA DETENASYON’ A (HARABİYET’ E) SEBEP OLUR. ONUN İÇİN EN ÖNEMLİ HUSUS , NOS VE BENZİNİ AYNI ANDA ORANLI BİR ŞEKİLDE VERMENİZ GEREKİR. 50 HP. ‘ LİK SİSTEMLERDE MOTORUN BENZİN EMMESİ YETERLİ OLDUĞUNDAN İLAVE BENZİN SOLENOİD’ İNE GEREKSİNİMİ YOKTUR. FAKAT DAHA ÜST ARTI GÜÇLERDE MUHAKKAK İLAVE BENZİN SOLENOİD’ İ KULLANILMALIDIR. ZATEN RPM SİZİN HANGİ KİTİ NASIL KULLANACAĞINIZI VE NE KADAR ARTIŞ ELDE EDECEĞİNİZİ SİZE BİLDİRMEKTEDİR.

MONTAJI NASIL VE NE KADAR SÜRE İÇERİSİNDE YAPILMAKTADIR?

• 50 HP. ‘ LİK KİTLER 2-3 SAAT 50 HP. ÜZERİNDEKİ KİTLER YAKLAŞIK 4-5 SAATTE MONTE EDİLİRLER. MONTAJ İSTASYONLARI, ŞU ANDA İSTANBUL VE ANKARA OLARAK HİZMET VERMEKTEDİRLER. KOLAY ANLAŞILABİLİR MONTAJ ŞEMASI İLE GÜN İÇERİSİNDE KENDİNİZ BİLE TAKABİLİRSİNİZ. MONTAJI KOLAYDIR.

NOS DİĞER PERFORMANS ÜRÜNLERİNE KARŞI NE GİBİ AVANTAJLAR SAĞLAR?

MALİYET AÇISINDAN NOS MÜŞTERİYE PARASI İLE SATIN ALABİLECEĞİ EN UCUZ BEYGİR GÜCÜDÜR. EKSTRA BEYGİR GÜCÜ ELDE ETMEK İÇİN KARBURASYON, CHİP, PORTING, ROLISHING, TURBO VE EGZOST SİSTEMLERİNE ORANLA MALİYETİ DÜŞÜK VE NORMAL SÜRÜŞ NORMLARINI BOZMADAN VE MOTORA EKSTRA STRES YARATMADAN KULLANACAĞINIZ GÜVENLİ BİR SİSTEMDİR.

NOS MOTORDA EKSTRA BİR AŞINMAYA SEBEBİYET VERİR Mİ?

ARTI BEYGİR GÜCÜ SEÇİMİ ANAHTAR NOKTADIR. DOĞRU BİR UYGULAMA AŞINMAYA SEBEBİYET VERMEZ. SİLİNDİRDE ORTAYA ÇIKAN ENERJİ ARTAR VE BUNLARI İDARE EDECEK FARKLI BİRİMLER DE YÜKÜ KALDIRIR. EĞER YÜK ARTIŞLARI ONLARI İDARE EDECEK BİRİMLERİN KAPASİTESİNİ GEÇERSE İLAVE AŞINIM MEYDANA GELİR. NOS HER ZAMAN DEĞİL SADECE İSTENİLDİĞİNDE KULLANILMAK ÜZERE İMAL EDİLDİĞİNDEN FEVKALADE AVANTAJLIDIR. İLERİ DERECEDE BEYGİR ARTIŞI İÇİN DİZAYN EDİLEN KİTLERDE BUJİ VE ATEŞLEME ZAMANLARININ GECİKTİRİLMESİ GİBİ İLAVE AYARLARLA SİSTEME ZARAR VERMEZ. DOĞAL OLARAK BENZİN OKTAN’ ININ DA ARTIRILMASI GEREKEBİLİR.

NİTRO KİMYASAL OLARAK NEDİR?

NITROUS OXIDE 2 BİRİM NİTROJEN (AZOT) VE 1 BİRİM OKSİJEN’ DEN İBARETTİR. (AĞIRLIK OLARAK %36’ SI OKSİJENDİR.) MOTOR ÇALIŞMA ISISINDA NİTRO PARÇALANARAK OKSİJENİ SERBEST BIRAKIR. BU EKSTRA OKSİJEN DAHA FAZLA YAKITIN YANMASINI TEMİN EDEREK İLAVE GÜÇ YARATIR. PARÇALANAN NİTRO YANMA İŞLEMİNİN KONTROLÜNE YARDIMCI OLARAK ARTAN SİLİNDİR BASINCINA KORUYUCU KALKAN VE NEMLENDİRİCİ ETKİ YAPARAK OLUŞAN ISIYI DÜŞÜREREK HAREKETİ’ DE ETKİLER.

TÜP NE KADAR ZAMANDA BİTER?

BU GENİŞ ÖLÇÜDE KİTİN YAPISINA VE JET MEMELERİNE BAĞLIDIR. ÖRNEĞİN, 10 LBS KAPASİTELİ BİR TÜP 125 HP KİT İLE 7-10 KEZ 0-400 METRE KALKIŞI YAPTIRIR. TABİİ BU SÜRENİN UZAMASI VEYA KISALMASI TÜP ÖMRÜNÜ UZATIP KISALTIR.

EN İYİ KULLANMA ZAMANI NEDİR?

SADECE TAMAMEN AÇIK KELEBEKLE (TAM GAZDA) KULLANILMALIDIR. NİTRO TÜM KELEBEK AÇIKLIĞINDA 1500 DEVİR / DAKİKANIN ÜSTÜNDE DE MÜKEMMEL SONUÇ VERİR.

TURBO İLE UYGULANMASI YARAR SAĞLARMI?

TAMAMEN, TURBO VE SUPERCHARGERLAR MOTOR İÇİNE HAVA BASARLARKEN SIKIŞTIRIRLAR VE BU DA İÇ ISININ (HARARETİN) ARTMASINA NEDEN OLURLAR. İŞTE NOS BURADA İŞE ÇOK YARAR. 20-30o ISI DÜŞÜŞÜ YAPARAK MOTORU VE İÇERİ GİREN HAVAYI SOĞUTUR VE OKSİJENİ ARTIRIR. BU DA İLAVE BEYGİR GÜCÜ DEMEKTİR. BU TİP TURBO VE SUPERCHARGERLİ ARAÇLAR İÇİN MÜKEMMEL BİR UYGULAMA OLUR.

NİTRO KATALİTİK KONVERTORE ZARAR VERİR Mİ?

HAYIR. EGZOSTA MEVCUT OKSİJENİN ARTMASI, AKSİNE KONVERTORÜN ETKİNLİĞİNİ ARTIRIR. BİR ÇOK ÜLKEDE EGZOST EMİSYON YASALARI TARAFINDAN KABUL EDİLİR.

Amortisörü Tanımak

Amortisörün birincil islevi tekerlek tümseklerin ve çukurlarin üzerinden geçtikten sonra yaylarin salinimini azaltmaktadir.

Yaylarin görevi ise, lastigin yolun yüzeyi ile sürekli temasi muhafaza etmesine imkan saglamaktir. Aslinda yüzeyin bozuklugunun soklarini emen yaydir. Bu durumda, yaygin olarak kullanilan isimlerinin aksine, “sok emicisi”nin yani amortisörün amaci yoldaki tümseklerin sokunu emmek degildir. Bu yaylarin görevidir. Amortisörün amaci aslinda yaylarin salinimini azaltmaktir.

Bir yayin, sikistirildiktan ya da gerildikten sonra asil biçimine geri dönebilmek için enerjiyi muhafaza eder. Ne yazik ki, bir yay sadece asil sekline geri dönüp orada öylece kalmaz. Bir yayi sikistirir ya da gererseniz, sonunda durana kadar giderek daha küçük artislarla ileri geri salindigini muhtemelen siz de gözlemlemissinizdir. Eger eski bir arabanin bir tümsegi astiktan sona sürekli ziplayip durdugunu görmüs iseniz, etkisiz amortisörleri olan bir arabada yaylarin ne yapacagini görmüssünüz demektir. Bu durum arabanin güvenle kontrol edilmesi bakimindan iyi olmadigi gibi, yaris esnasinda arabanin etkili bir sekilde kullanilmasi bakimindan iyi olmadigi da kesindir.

Amortisörün birinci amaci bu salinimi kontrol etmektir. Yolcularin tasindigi bir arabada, tasarimci bu amortisörlerin yayin sokunu nasil azaltacagini ayarlayabilmektedir. Eger bu azaltma ani olursa, arabanin agirlik aktarim hizi kontrolü daha iyi, ancak kullanimi daha sert olacaktir. Eger azalma daha yavassa ve 2 ila 3 salinima kadar imkan taniyorsa, arabanin kullanimi çok daha yumusak olacaktir.

Araba yarislarinda, azalmanin neredeyse derhal olmasini arzu edilir. Bir aracin yayin üzerinde ziplamasi lastigin temas parçalarinda istikrarsiz degisiklikler ve lastikler üzerinde mekanik bir ters kuvvet yaratir. Bu kosullarin her ikisi de lastiklerin sahip oldugu etkili tutusu azaltir. Aracin karoserinde meydana gelen tüm ziplamalar, tam tutusun mümkün oldugu hizla lastiklere dönmesi için hizla ortadan kaldirilmalidir.

Ancak, aynen yaylar gibi, bir amortisörün çok sert olmasi ihtimali de mevcuttur. Öncelikle, eger amortisörler yaylardan daha sertse, yaylar etkisiz hale gelecek ve çarpmalari emme islemlerini yerine getirmeyecektir.

Ikinci olarak, amortisörün hizlanma, frenleme ve viraj almanin dinamik degisikliklerinde agirlik aktariminin ne kadar hizla ortaya çiktigi üzerinde önemli bir etkisi vardir. Bu durum aracin direksiyonunun çok hafif olmasina yardimci olacaksa da, aktarim sürücü için çok hizli olabilir.

Özellikle viraj alirken, sürücünün yumusak bir agirlik aktarimi gerçeklestirmesi ve lastiklerin azami tutuslarina ulastigini hissetmesi gereklidir. Eger agirlik çok hizli aktarilirsa, sürücü lastigin söz konusu zirve tutusa ulastiklarini hissedemeyecek, ve muhtemelen lastiklerin çekme kapasitesini asarak asiri kayma ya da dönüslere (spin) yol açacaktir.

Arabaniz üzerinde degisiklik yaparken, ise satin alabileceginiz en müthis yaris donanimi ile baslamak muhtemelen en uygun baslangiç noktasi degildir. Tam yaris amortisörleri yollar için çok sert olacak ve büyük bir ihtimalle arabanizin tümsekler üzerinde ziplamasina neden olacaktir. Buna ek olarak, muhtemelen azami hizda viraj alirken lastiklerin tutus seviyesini hissedecek duyarliliga da sahip olmayacaksiniz.

Çifte amaçli yol/pist arabasina yardimci olmak ve kullanim performansinin ayarlanabilmesini saglamak amaciyla, ayarlanabilen birkaç piyasa sonrasi amortisör mevcuttur. Manuel (ve hatta elektronik) bir gösterge sayesinde giderek daha sertlesen birkaç ayardan birini seçmek mümkündür. Bu amortisörler yol üzerinde yumusak bir kullanim için (her ne kadar yine de normal amortisörden daha sert olsalar da) en yumusak derecelerine, ve karoserin yuvarlanmasini en aza indirmek ve direksiyonunun yumusakligini arttirmak için en sert derecelerine ayarlanabilmektedir. Bu ayarlanabilir sayesinde, ayrica kullanim performansinin belirli bir pist için ince ayarinin yapilmasi da mümkün olmaktadir.

Eger mali durumunuz ayarlanabilir amortisörleri satin alacak kadar iyi degilse sabit fiyatli bir amortisörde daha sertin daha iyi oldugunu düsünmeyin. Amortisörler birlikte kullanilacagi yaylar bilinerek seçilmelidir. Çok sert bir amortisör yayi etkisiz hale getirerek verimini azaltacaktir. Eger amortisör ayarlanamiyorsa, amortisörün yaylarin sinifina uydurulmasi daha da büyük önem tasimaktadir. Bu uyum konusunda deneyimli bir magazaya danismalisiniz.

Arabanizi taniyan teknisyen ile konusun ve hangi amortisörlerin arabanizin degisiklik derecesi için en iyi performansi sundugunu bulun. Bir baskasinin arabasi için süper olan amortisör sizinki için en iyisi olmayabilir.

Özet

Amortisörün amaci yaylarin tümseklere ve çukurlara verdigi tepkinin salinimini kontrol etmektir. Amortisör ne kadar sert olursa, azalma islemi o kadar hizli olur. Amortisör ayni zamanda agirlik aktarim hizini da kontrol eder. Amortisör kompresyon (ya da daha yaygin olarak bilinen adiyla “çarpma”) için ne kadar sertse, lastiklerin bir virajda ne kadar hizli yanit verecegini ve bunun sonucu olarak arabanin direksiyonunun yumusakligini belirleyen agirlik aktarimi da o kadar hizli olacaktir

Yaylari etkisiz hale getirecek çok sert bir amortisör kullanmak ve bunun sonucunda sürücünün deneyimi ve bir virajda azami tutusa ne zaman erisildigi konusundaki duyarliligi için çok hizli agirlik aktarimlari yasamak mümkündür (ki bu durumda genel olarak araba etrafinda dönüp duracaktir). Amortisörlerin yaylarin sinifi bilinerek seçilmesi gereklidir.

İstanbul Yol Durumu

İstanbul’un Trafik ve Yol Durumu


Çevre Yolu Londra Asfaltı
* Boğaz Köprüsü
* Mecidiyeköy
* Çağlayan
* Okmeydanı
* Haliç Köprüsü
* Cevizlibağ E-5
* Bakırköy İncirli
* Yeni Bosna
* Çobançeşme
* Florya E*5
* Avcılar
* Güneşli
* Havalimanı

Tem Otoyolu ve BağlantılarıAvrupa Yakası
* Karanfilköy (FSM Köprüsü Gişeler Öncesi)
* Hasdal TEM
* Metris
* İstoç İkitelli
* Hal
* Bayrampaşa Otogar
* Rami
* Bayrampaşa
* Edirnekapı

Anadolu Yakası
* FSM Köprüsü (Kavacık)
* Libadiye
* Küçükbakkalköy
* Ümraniye - TEM
* Kozyatağı

Topkapı - Taksim* Topkapı
* Vatan Caddesi
* Anıtmezar
* Aksaray
* Saraçhane
* Unkapanı Köprüsü
* Taksim

Bakırköy - Beşiktaş - Maslak* Kazlıçeşme
* Yenikapı
* Galata Köprüsü
* Fındıklı
* Dolmabahçe
* Beşiktaş
* Gültepe
* Harp Akademileri
* Hacıosman
* Veliefendi

Ankara Asfaltı Çevreyolu* Gülsuyu
* Maltepe
* Küçükyalı
* Bostancı
* Çamlıca
* Altunizade
* Bağlarbaşı
* Koşuyolu
* Göztepe
* Kadıköy

Şantiyeler* Bayrampaşa - Otogar (Şantiye)

Sürüş Pozisyonları

Kontak anahtarini bile çevirmeden önce ilk hazirlamaniz gereken seylerden biri dogru koltuk pozisyonudur.Buna çogunlukla fazla dikkat edilmez, veya yanlis örnek alinir ve daha zayif araba kontrolü ve adele kasilmalarina sebep olur.
Eger çesitli yaris otomobillerine bakarsaniz degisik sekillerde oturus pozisyonlari oldugunu fark edersiniz.Açik tekerlekli CART ve Formula arabalarinda genelde sürücü yatar pozisyonda olup kollari gergindir (aslinda degildir).Tam kaporta kaplamasi olan NASCAR türü yaris arabalarinda ise söför daha dik ve neredeyse direksiyona yapismis durumdadir. Bu pozisyonlarin hiç biri binek otomobillerinde kullanilmasi gereken dogru oturus biçimi degildir. Açik tekerlekli yaris otomobillerinin gövdesi derin ve kokpit çok dardir.Bu durum sürücünün oturus pozisyonunu belirler.Sürücünün bacaklari dizde hafif bir açiyla neredeyse uzanmis pozisyondadir ve ayaklar neredeyse kalçalarin altindadir.Bu araçlarin pedallari neredeyse birbirine deyecek kadar yakindir.Pedallar bileginizi germe hareketinden birazcik fazla güç gerektirir.Sürücünün kollarini oynatabilmesi için çok az yer vardir fakat direksiyonu çevirmek için çok az bir döndürme yeterlidir.
Açik tekerlekli otomobillerde fonksiyon (sürücünün oturus pozisyonu ve kontrol operasyonu) aracin formuna (derin ve ince kokpit) göredir.
Dogru koltuk ayari için üç dikkat edilmesi gereken madde vardir.Bunlarin her biri asagida maddeler halinde genis olarak açiklanmistir.Binek otomobillerde pedal veya direksiyon sekli sizin yapiniza göre dogru yapida veya uzunlukta olmayabilir.Fakat biraz fedakarlik edilip dengeli bir dogru oturus pozisyonu bulunabilir.Üzerinde para harcadiginiz yaris otomobillerinde veya cadde otomobillerinde pedal kollari veya degisik çaplarda ve derinliklerde direksiyon modifiyeleri ile mükemmel oturus pozisyonu saglanabilir.
Madde 1
İlk madde koltuga oturmak, koltuga oturuldugunda ürücünün arkasi koltugun arkasina dik durumda olmali sürücünün kalçasida koltugun arkasinda ve altinda olan kesimlerin ortasina sikismis olmalidir.Bacaklarin içi koltugun zeminiyle temasta olmalidir.Bu pozisyonun amaci sürücünün vücudu ve koltuk arasindaki temasi en yüksek düzeye çikarmaktir.Bunun güvenlik açisindan yararlari yaninda da sürücüye en zahmetsiz kullanimi saglar.
Madde 2
İkinci madde kol pozisyonu.Yukarda tarif edildigi sekilde oturuldugunda sürücünün kollari tamamen uzanmis durumda bilekler direksiyonun üzerine konulabilecek uzaklikta olmalidir.
Bu dönüslerde uzanmis kollarin hafifçe dirsekten bükülmesini saglar.Bu pozisyonun amaci dönüslerde kollarin çok bükülmemesini saglamaktir (omuzlar direksiyon tamamen çevrilip kollar çapraz pozisyonda iken bile kalkmayacak sekilde olmalidir).Çok uzatilan ve gerilen kollar çabuk yorulmaya sebep olup sürücünün direksiyondaki titresimleri hissetmesini de önler.

Madde 3
Üçüncü madde ise bacak pozisyonu.Bacaklar herhangi bir pedal komple ayak parmaklarinin altindaki eklemli kisim basildiginda (ucuyla degil), dizlerden bükülmüs olmalidir.Bu kollarda da oldugu gibi gerilmeyi engellemek içindir.
Bununla birlikte bir sürü oto meraklisi binek otomobili kullanmaktadir, bunun için dizlerin konsol altina ya da direksiyonun altina yapisik olmamasina dikkat etmek gerekir.Hatta birkaç santim bosluk olmasi kaza aninda yaralanmayi önlemek açisindan çok yararlidir.Sag bacak için daha fazla diz mesafesi ayirmakta yarar vardir.Böylece topugunuzun frende ve ayaginizin ucununun gaz pedalinda olmasini saglayip topuk-ayak ucu seklinde vites düsürebilirsiniz.

Trafikte Stresle Baş Etme Yolları

Arabamızın kontağını çalıştırdık. Trafikteyiz…

Şeridinde gitmeyen araçlar, sürekli sol sinyali yanıp sönen ve sürekli şerit değiştiren minibüsler, trafik ışıklarını yok sayan yayalar/arabalar, yol çalışmaları, duraklarında yolcu indirmeyen otobüsler, işe gidiş-gün ortası- mesai bitimi trafiği, cehalet, emniyet kemerini fazlalık olarak görenler, radarı yavaş geçince sevinenler, sollama yaparken, arkadan hızla gelen ve selektör yakarak “senin geçmeye hakkın yok, yol benim, ne işin var yolumda?” diyenler, trafikte “makas” atanlar, şehir magandaları vs…

Bu durumları tanımak için araç kullanmak gerekmez. Toplu taşıma araçlarında ya da bir yaya olarak da tüm bu durumlara maruz kalmaktayız. Hızlı iş temposu ve büyüyen şehirlerin kaçınılmaz sonu gibi görünen yoğun trafik, artık yaşamımızın bir parçası haline geldi.

Trafik stresi ile baş etmek için ne yapılabilir?

Araç trafiğini şimdilik hayatımızdan kaldıramayacağımıza göre, trafikte yaşadığımız stresi en aza indirebilmek için çeşitli bilgiler ve pratik öneriler sunulabilir…

•Trafikte, sıkışıklığın yanı sıra stres yaratan diğer unsurlar nelerdir?

Araç kullanırken, her ne kadar dikkatimizi yola versek de, her zaman için zihnimiz tümüyle sürüşe konsantre olamaz. Aklımız; o günkü yapılacak işler, eşimizle ya da arkadaşımızla aramızda geçen tatsız konuşma, canımızı sıkan faturalar vs. gibi zihnimizi meşgul eden şeylerle doludur. Bu kaçınılmazdır. Kişilik yapımız, stresle baş etme düzeyimiz, fiziksel ve ruhsal sağlık durumumuz ile araba kullama konusundaki becerimiz, trafikte yaşadığımız stresi olumlu/olumsuz etkileyebilecek diğer faktörlerdir.

•Sıkışık bir trafikte, arabanın içinde, stresten uzaklaşabilmek için neler yapılabilir?

Sıkışık bir trafikte, o andaki stresi en aza indirebilmek için şunlar önerilebilir: Hoşa giden bir müzik kanalı, ulaşabileceğimiz yerde duran ve sürüşümüzü etkilemeyecek şekilde yenebilecek kuru yiyecekler, nefes egzersizleri uygulanabilir.

•Arabada bulundurulabilecek bir takım küçük objeler, sıkışık bir trafikte stresi hafifletebilir mi?

Araba kullanırken ya da durma halinde, dikkatimizi dağıtacak herşey güvenliğimizi tehlikeye atar. Bu yüzden, sıkışık trafikte ya da seyir halinde herhangi başka bir şeyle ilgilenmek doğru değildir. Çünkü yola bakmadığımız zaman, o aracı biz götürmüyoruzdur. Araç kullanırken, el- göz ve refleks kontrolü önemli olduğundan, dikkati ve konsantrasyonu bozması açısından, bu koordinasyonu bozabilecek her nesne bir tehdit unsurudur.

Arabada çocuk varsa nelere dikkat etmek gerekir?

Çocuklar da, araç içindeki önemli risk gruplarından biridir. Sürüşten önce, öncelikle çocuğun araçtaki güvenliği sağlanmalıdır. Su, yiyecek ve tuvalet ihtiyacı ilk sırada düşünülmesi gereken unsurlardır. Ayrıca, çocukların araba içersinde istekleri farklı olabilir. Bazıları arabaları severken, bazıları hoşlanmaz. Bu yüzden, yolculuk kısa ya da uzun da olsa, araçta çocuğun kendisine ait oyuncaklarından birkaçı ya da bir eşyasının (battaniye, yastık vs.) bulundurulması, çocuğun seyahat boyunca oyalanması ve dikkatini odaklaması için faydalı olabilir.

Trafikte dikkatsiz araba kullanan diğer sürücüler de bir stres nedeni midir? Bu konuda neler yapılabilir?

Trafikte dikkatsiz araç kullanımının pek çok sonucu olabilir. Sürücülerde yarattığı stresin yanında, bu stresin yarattığı engellemişlik ile yapılan saldırgan davranışlar, pek çok kazanın sebebidir. Ölüm veya yaralanma ile sonuçlanabilecek, araç içi veya araç dışı kazalar, dikkatsizlik ve trafik kurallarına uymamaktan kaynaklanmaktadır. Araştırmalar gösteriyor ki, trafik kazalarının %95’i sürücü kaynaklı olmaktadır. Sürücülerin trafiğe çıkmadan önce yeterli beceriye sahip olmalarının yanında, ruhsal durumlarının elverişli olması da çok önemlidir. Trafik yoğun da olsa, karşılıklı anlayış ile trafikte düzgün ilerlemek, gereksiz yere korna çalmamak, gereksiz yere şerit değiştirmemek, trafikte yaşanılan stresi biraz da olsa azaltabilir.

•Yoğun saatlerde trafiğe kimlerin çıkmaması gerekir?

Güvenli araç kullanmak istiyorsak, öncelikle sürücülükte kendimiz için risk oluşturacak faktörlere bakmalıyız. Kişiliğimiz, kendimizi ve dünyayı algılama şeklimiz ve stresle başetme becerilerimiz, trafikteki davranışlarımızı etkiler. Öfke kontrolu bozukluğu olanlar, saldırgan kişilik yapısında olanlar, panik bozukluğu olanlar, güvenli araç trafiğini etkileyen risk gruplarıdır. Şayet araç kullandıkları zaman bu faktörler davranışlarına ve araç hakimiyetini etkiliyorsa; profesyonel yardım alınarak, araba kullanmayı hem kendileri hem de çevreleri için daha güvenli hale getirebilirler.

Tasarruflu Sürüş İçin

- Arabayı çalıştırırken gaza basmayın
- Hareket ettikten hemen sonra ikinci vitese geçin
- 3. ve 4. viteste hızlı gidin. Bu arada benzin tüketirsiniz ama yol da alırsınız
- Vites büyütmek için motorun bağırmasını beklemeyin
- 15 saniyeden fazla süren beklemelerde motoru kapatın
- Arabanıza üst bagajı takmayın. Bunlar benzin tüketimini yüzde 50 artırır
- Arabaya fazladan yüklenen her 100 kilo yaklaşık 1 litre daha fazla benzin yakmanıza neden olur…

Nasıl Bir Motosiklet Almalıyım ?